Anemi kalpte ritim bozukluğuna yol açabilir

24 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Anemi kalpte ritim bozukluğuna yol açabilir

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan Coşkun Turan, Kalp Haftası sebebiyle kalpteki ritim bozuklukları mevzusunda uyarıyor: “Stres, uyku bozuklukları, çay, kahve ve içki tüketiminin fazla olması, tiroid bezinin fazla çalışması, ciddi anemi ve kullanılan bazı ilaçlar ritim bozukluğunu tetikler.” Kalp bayağıda dakikada 60-80 ortamı kumpaslı kasılma yapar ve kan pompalar. Kalp hareketlerini yasaklayan her türlü etmen ritim bozukluğuna neden olabilir. Kalpte ritim bozukluğu kalbin kendisinden kaynaklanabildiği gibi kalbinde hiçbir mesele olmayan şahıslarda da dış etmenlerden sebebiyle de gözlemlenebilir. Misalin; stres, uyku bozuklukları, çay, kahve ve içki tüketiminin fazla olması, tiroid bezinin fazla çalışması, ciddi anemi ve kullanılan bazı ilaçlar ritim bozukluğunu tetikler.

Çay kahve ve kola tüketiminden sakınmak yeterli olmayabilir

Dış etmenler olarak belirtilen çay, kahve, kola, uykusuzluk ve stres gibi tetikleyici unsurlardan sakınmanın yeterli olmadığı hastalarda, altta uyuyan sebebe bağlı olarak değişik medikal rehabilitasyonlar uygulanır. Kalbin atış süratinin fazla eksildiği ya da kalp kasılma meselelerinin olduğu hastalarda kalp bataryaları kullanılır.

Kalpte ritim bozukluğunun bulguları birey tarafından çok basit anlaşılır: Çarpıntı hissi, göğüs kafesinde bir kuş kanat çırpıyormuş hissi, kalp atışlarında tekleme, kalbin duraklayıp tekerrür çalışıyormuş hissi vermesi, soluk alamama, fenalık hissi varsa, birey kesinlikle bir kardiyoloji uzmanına tetkik olmalıdır. Seyrek de olsa ritim bozukluğuna bağlı baş dönmesi, göz kararması, bayılma gibi gidişatlar ortaya çıkabilir. Ritim bozukluklarının riskli bazı cinsleri, özellikle kalbin yapısal meseleleriyle toplandığında nedeni de olabilir.

Sıhhatli şahıslarda da ritm bozukluğu olabilir

Zaman zaman sıhhatli insanlarda da atriyum veya ventrikül gibi farklı kalp boşluklarından kaynaklanan ekstrasistol başka bir deyişle kumpassız vuruşlar olabilir. Bu tip bulguların hastalık ebadında bir ritim bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerekir. Ekstrasistol denilen kumpassız vuruşlara, şayet kalp noksanlığı veya eşi yapısal kalp meseleleri eşlik etmiyorsa, genellikle rastgele bir risk talep etmezler ve hastaya rahatsızlık veren bir çarpıntı hissine neden olmadığı sürece rehabilitasyon gerektirmez.

Ritm bozukluğu tek tip değildir

Ritim bozukluğu olarak adlandırılan tek bir hastalık yoktur. Ritim bozukluklarının onlarca değişik cinsi ve her cinsin de değişik ehemmiyeti bulunur. Dış faktörlerin yanı gizeme kalpte ritim bozukluğuna neden olan yapısal meseleler de bulunur. Kalpte, kapak, damar veya adale meseleleri gibi çoğunlukla sonradan edinilen hastalıklar olabildiği gibi, ailesel geçişli başka bir deyişle genetik orijinli ritim meseleleri de görülebilir.

Genetik geçişli ritim meseleleri arasında, doğumdan itibaren var olan fakat bulgu vermeyen, spor, ani stres veya coşku vaziyetinde ortaya çıkabilen, bazı alerji, mantar hastalığı ilaçları antibiyotikler ve zayıflama ilaçları kullanımı sonrasında kalp durması sebebiyle ani vefata yol açabilen cinsleri bulunmaktadır. Özellikle kitlesel mesullük taşıyan kaptanlık veya ağır vasıta sürücülüğü gibi yüksek tehlikeli işleri yapacak bireylerle, atletik etkinliğe başlayacak gençlerin ayrıntılı bir kalp hakimiyetinden geçirilmeleri kesinlikle önerilir.

Atriyal Fibrilasyon denilen ritim bozukluğu, kanın kalp içinde iyi hareket edemeyip koyulaşarak pıhtılaşmasına, bazı gidişatlarda da pıhtıdan kopan parçaların değişik damarları tıkamasına neden olabilir. Bu tehlikelere karşı hekim tarafından medikal rehabilitasyona ek olarak kan sulandırıcı ilaçlar kullanılır. Bu ritim bozukluğunda tehlike ömür boyu devam ettiği için kan sulandırıcı ilaçlarında ömür boyu kullanımı gerekmektedir.

Strese dikkat

Ritim bozukluğunun nedeni ne olursa olsun, stres tüm ritim meselelerini negatif tesirler. Stresle başa çıkma, vakalara tepki verme alışkanlıklarının değiştirilmesi, zekâsal ve vücutsal hafifleme teknikleri mevzusunda eğitimlerin alınması ve uygulanması, ritim bozukluğunun pek çok cinsinde pozitif neticeler elde edilmesini sağlar.

Rehabilitasyon süreci ritm bozukluğu cinsine göre değişir

Ritim bozukluğu teşhis edilirken cinsi, sıklığı dikkate alınmalı; kalp adaleleri, kapakları veya damarlarındaki meselelerle birlikte değerlendirilmelidir. Hastalığa yaklaşım ve rehabilitasyon da ritim bozukluğunun cinsine göre değişir. Özellikle şikayet esnasındaki kalp elektrosunun çekilmesi, hastalığın teşhisi için çok ehemmiyetlidir.

Öbür muayenelerle birlikte, özellikle Ritm Holteri tanıda takviyeci olur. Ritm Holter, hastanın koluna veya kemerine takılan, 24-48 saat vakitle hastanın üzerinde kalan ve bu zaman zarfında kalp atışlarını takip ve kayıt eden, anormalliklerin dökümünü veren bir sistemdir.

Daha seyrek olan ritm bozuklukları için Transtelefonik EKG usulü uygulanır. Şikayet sırasındaki kalp ritminin tespitinde kullanılan bu usulle, hasta şikayet esnasındaki kalp elektrosunu bir aygıtı göğsüne değdirip düğmesine basarak sürükleyebilir ve alakalı merkeze telefon yoluyla yollayıp dökümünü sağlayabilir. Çok daha seyrek olan ritm bozukluklarının tespit edilebilmesi ve o sırada olan bir kumpassızlığın tespit etilebilmesi için cilt altına yerleştirilen, aylarca duran ve hastanın ritmini takip eden Event Recorder denilen mini aygıtlar da kullanılmaktadır.

Bazı ritim bozukluklarında, elektriksel kumpassızlığı üreten kalp içi odağı bulmak için Elektrofizyolojik uygulama yöntemine müracaat etilir. Anjiyografi operasyonunda olduğu gibi kasık damarlarından girilerek kalp içindeki farklı bölgelere ilerletilen elektrodlarla, tıpkı bir elektrikçinin hakimiyet kalemiyle tesisatı hakimiyet edişindeki gibi, meseleli elektriksel odağın tespiti yapılır. Meseleli odak tespit edilince Ablasyon usulüne başka bir deyişle radyofrekans enerjisi veya soğuk uygulayarak bu odağı ortadan kaldırmaya gizeme kazanç. Bu usulle ritim bozukluklarının cinsine göre değişen galibiyet oranları mevzubahisidir.

  

Yorum Yazın