Bahar nezlesi ile gribal enfeksiyonu karıştırmayın

19 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Bahar nezlesi ile gribal enfeksiyonu karıştırmayın

Alerjik Hastalıklar Uzmanı Hekim Songül Çildağ, bahar nezlesi ile gribal enfeksiyonların şikayetlerinin eş olduğunu ve bu iki değişik hastalığın karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Uzman Hekim Songül Çildağ, “Bahar nezlesi ile gribal enfeksiyonlar çok sık karışır. Her iki hastalıkta eş şikayetlere sahiptir. İkisini birbirinden ayırt etmek çok güç. O surattan ‘bekle ve gör’ diyoruz.

Gribal enfeksiyon kısa sürer.Bahar nezlesi ise aylarca sürer. Hastanın polen teması ile şikayetleri çoğalır. Özellikle müddetin uzun olması bize daha çok bahar nezlesini çağrıştırır. 2 yaşın altında ender görülüyor. Çocukluk yaş grubunda özellikle mektep çağında 6 ila 16 yaş arasında sıklıkla kollanmakla beraber yetişkinlerde de görülen bir hastalıktır” dedi.

Pek çok bulgu gösteriyor

Bahar nezlesinin bulgularını aktaran Dr. Çildağ, “Bahar nezlesi polenlerin neden olduğu burun tıkanıklığı, akıntı, kaşıntı, hapşuruk, tıksırık ile davam eden bir hastalıktır. Özellikle baharın gelmesi ile beraber ağaçların çiçeklenmesi, çimenlerin yeşillenmesi ile beraber bahar nezlesi şikayetleri çoğalmaktadır. Bu hastalarda gözlerde sulanma, kaşıntı, kulaklarda, boğazda ve damakta kaşıntı şikayetleri de olabilir” söylemesinde bulundu.

Bahar nezlesinin en iyi biçimde bireyin ten testine tabi yakalanması ile anlaşılabileceğini kaydolan Çildağ, “Tanı da ehemmiyetli olan hastanın muayenehaneyidir. Özellikle bahar mevsiminin başlaması ile hücumlar biçiminde bireyde burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşuruk, gözlerde sulanma, kaşıntı gibi şikayetlerin olması bunun özellikle yineleyen zamanlarda devam etmesi bize bahar nezlesini çağrıştırır. Tabi yalnızca muayenehane yeterli değil. Biz bu hastalara muayenehanemizde alerji ten testleri yapıyoruz. Tanıda en duyarlı test ten testleridir. Ten testleri ile alerjen madde tespit etiyoruz” biçiminde konuştu.

Sabah ve akşam saatlerinde yürüyüş yapılmamalı

Polenlerin en fazla rüzgarın fazla olduğu sabah ve akşam saatlerinde dağıldığını ve bu saatlerde polene duyarlı şahısların yürüyüş yapmaması gerektiğini belirten Çildağ, “Rehabilitasyonda öncelikli olan ihtiyattır tabiki. Hastanın polen maruziyetinden uzak kalması gerekmektedir. Polenler özellikle mart ve Nisan aylarında başlar; Mayıs ayında doruk yapar. Bazı polen grupları güz sonuna kadar devam edebiliyor. Özellikle bu polen sezonunda rüzgarlı havaların polenlerin en çok dağıldığı yarıyıllar olması sebebiyle rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamalarını öneriyoruz.

Akşam ve sabah saatlerinde rüzgarın en yoğun olduğu bu saatlerde yürüyüş yapılmaması, araba kullanılacaksa sırçaların kesinlikle kapalı kalması, konutta sırçaların ve kapıların kapalı yakalanması, polen filtreli havalandırmanın kullanılmasını öneriyoruz. Bu saatlerde dışarı çıkılması gerekiyorsa gözlük takılması gerekmektedir. Hastaların maske kullanması gerekmektedir. Dışarıdan konuta girildiğinde duş alınması, giysilerin değiştirilmesi gerekmektedir. Burun çevresine sürülen kremler, ıslatıcılar bu polenlerin burun içine taşınmasını önlemede destekçi olabilir” ifadelerini kullandı.

  

Yorum Yazın