Bayanlarda en sık tesadüfülen 3 kanser cinsi

10 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Bayanlarda en sık tesadüfülen 3 kanser cinsi

Jinekolojik kanserler başka bir deyişle bayan kanserleri, dünya çapında görülen kanser hadiseleri arasında ehemmiyetli bir yer yakalıyor. Bu riskli hastalık grubunun ortaya çıkmasında; hayat stili, genetik geçiş ve bazı virüsler rol oynuyor. Ancak tehlike etkenlerinin iyi tespit etilmesi, düzenli hakimiyet ve farkındalığın çoğalması, erken teşhisi ve rehabilitasyon galibiyetini birliktesi getiriyor.

Memorial Şişli Sağlık Kurumu Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yakup Kumtepe, bayan kanserlerinde çağdaş rehabilitasyon yaklaşımları ile alakalı ehemmiyetli bilgiler verdi.

En sık görülen 10 kanserden 4’ü bayanlarda ortaya çıkıyor

Bayan kanserleri denilince akla ilk olarak hamileliğe bağlı trofoblastik rahatsızlıklar plasentada trofoblastdenilen hücrelerin anormal olarak artması , bayan kanserlerinin preinvaziv hastalıkları kanser evveli lezyonlar, yumurtalık kanseri, rahim kanseri, rahim ağzı kanseri, tüp kanseri, vajina ve vulva kanseri gelmektedir. Bu hastalıklar, bayanlarda ortaya çıkan öbür kanserler arasında ehemmiyetli bir yer yakalamaktadır. Çünkü̈ dünyada ve ülkemizde en sık görülen 10 kanser cinsi içinde, bayan kanserlerinden dört hastalık yer almaktadır. Jinekolojik kanserler, tüm kanserlerin ise yüzde 10’undan aşırısını oluşturur. Bayan kanserlerinde erken tanı ve doğru rehabilitasyon usulleri sayesinde bütün iyileşme sağlanabileceği unutulmamalıdır.

Kanser görülme oranı gitgide çoğalıyor

Ülkemizde tüm öbür kanserlerde olduğu gibi, bayan kanserlerinde de çoğalış kollanmaktadır. 2002 senesinde hayat kaybına yol açan hastalıkların yüzde 10’u kanserken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 bilgilerine göre bu oran yüzde 20-22’ye yükselmiş vaziyettedir. Geleceğe müteveccih bir perspektifle lüzumlu tedbirler alınmadığında 2025’ten sonra çoğalmak kaydıyla, 2050’li senelere doğru her 2 bireyden 1’inin kanser sebebi ile hayatını kaybedebileceği öngörülmektedir.

rahim ağzı kanseri

Ülkemizde en sık tesadüfülen üç bayan kanseri

Sigara içen bayanlarda rahim ağzı kanseri tehlikeyi çoğalıyor

Serviks kanseri olarak da öğrenilen bu hastalık, dünyada en sık görülen bayan kanseridir. Her sene takribî 540 bin bayana rahim ağzı kanseri tanısı konulmaktadır. Rahim ağzı kanserine yol açan HPV virüsü, aynı uçuk virüsü gibi hücrelerin bir yerinde saklanır. Seneler içinde buradaki hücreleri transformasyona çevirerek, klasik hücre tipini atipik başka bir deyişle kanser hücresine dönüştürebilir. Özellikle erken yaşta evlenenler, çok eşli bireyler veya çok eşli partneri olanlarla günde bir kutu ve üzerinde sigara içenlerde tehlike çoğalmaktadır. HPV’nin genetik spektrum gösteren, takribî 100 ayrı tipi var. Bunların 30-40 tanesi insanlara bulaşım yolu ile geçebilir.

Hastalığın rehabilitasyonu iki doğrultulu yapılır. Virüsün dokunun derinliğine geçmediyse rahim ağzında yakaladığı bölge kolposkopi ile tanımlanabilir. Bölgenin cerrahi usulle alınması ile kanserleşebilecek alan ortadan kaldırılarak, hastada yüksek oranda iyileşme sağlanır. Kolay bir cerrahi operasyonla hasta aynı gün taburcu edilebilir. Şayet kanser invaziv hale gelmişse başka bir deyişle doku derinlerine kadar inmişse iki rehabilitasyon alternatifi vardır. Bu gidişatta geniş kapsamlı ve uzun zaman alacak güç bir operasyon olan “radikal histerektomi” yapılır. Aynı zamanda kanser hücreleri pelvik bölgedeki lenf bezlerini yakaladığı için onlar da çıkarılır. Seçeneği ise kemo-radyoterapi; kemoterapi ilacıyla o bölgedeki kanser hücreleri ışına karşı duyarlılaştırılır, akabinde hastaya radyoterapi uygulanır ve takibe devam edilir. Şayet geç aşamadaysa cerrahi ya da kemoterapi ya da radyoterapi fark etmeksizin sağ kalım oranları muhakkak oranda olur.

rahim kanseri

Obezite rahim kanserine davetiye çıkarabilir

Endometrial veya uterus kanseri olarak da adlandırılan bu hastalığın ortaya çıkmasında obezite büyük ehemmiyet taşır. Fazla kilo östrojene, diyabete ve hipertansiyona, dolayısıyla rahim kanserine yol açar. Rahim kanserlerinin takribî yüzde 25’i menopoz evveli, yüzde 5’i de 40 yaş altında görülür. Hastalığın en ehemmiyetli bulgusu, kumpassız kanamadır. Her 4 hadiseden 3’ü erken safhada tutulabilir.

Hastalık erken safhada tutulursa histerektomi ismi verilen ve rahmin çıkarılması temeline dayalı cerrahiyle galibiyetli bir biçimde rehabilitasyon edilebilir. Şayet hasta genç yaşta ve çocuk istiyorsa fertilite gözetici rehabilitasyon uygulanır. Hastaya evvel ilaç rehabilitasyonu uygulanıp, hamileliğin sıhhatli bir biçimde bitirilmesi sağlanır. Ardından da operasyon yapılır. İleri düzeylerde cerrahinin ağırlığı da, dolayısıyla buna bağlı tehlikeler de çoğalır. Operasyonun ardından radyoterapi ön tasarıda olmak kaydıyla, hastalara kemoterapi ve radyoterapi rehabilitasyonu uygulanır.

http://www.kadinvekadin.net/galeri/yeni_trend_arma_ve_aplikeler

Yumurtalık kanseri mevzusunda aile hikayesi ehemmiyetli

Yumurtalık kanserinin görülme oranı 60’lı yaşlarda doruğa erişir. Hastalığın ortaya çıkmasındaki en ehemmiyetli sebeplerden biri doğurganlığın eksilmesidir. Çünkü doğum yapmak bireyi yumurtalık kanserine gözetir. Rahim ve rahim ağzı kanserlerine oranla daha geç yarıyılda fark edilen hastalık, hastaların yüzde 75’inde ilerlemiş safhada tutulur.

Yumurtalık kanserinin yüzde 15’i genetik geçişle ortaya çıkar. Özellikle gen değişinimi taşıyan, ailesel kanser hikayesï olan bayanların kesinlikle 6-12 ayda bir doktor tarafından hakimiyet edilmesi gerekir. Bu sayede hastalık daha erken safhada tutulabilir ve öbür bayan kanserlerinde olduğu gibi bütüne yakın oranda rehabilitasyon edilebilir. Rehabilitasyonda yalnızca rahim ve yumurtalıklar değil, bedende yakalanması mümkün olan tüm dokular alınır. Cerrahi sonrası uygulanan kemoterapiden ise pozitif cevap alınır.

  

Yorum Yazın