Böbrek sıhhati için saklı tuz alımına dikkat

13 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Böbrek sıhhati için saklı tuz alımına dikkat

Türkiye’de hali hazırda diyaliz rehabilitasyonu gören veya böbrek nakli ile hayatını sürdüren takribî 62 bin ortamında böbrek hastası var. 9 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla söyleme yapan ve diyalize girmeyen ancak böbrek işlev testlerinde bozukluk olan 7.5 milyon ortamında hastalandığının aşinasını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu “Kronik böbrek hastalığının altında uyuyan en ehemmiyetli nedenler diyabet ve hipertansiyondur. Bedenimizde tuz balansını böbrekler sağlıyor. Bu sebeple tuz tüketimi ve saklı tuz alımına dikkat edilmeli” dedi.

Bedendeki tuzun yüzde 99,5’i böbreklerden geri emiliyor

Diyabetik hastaların, hipertansiyonu olanların, koroner atardamar hastalığı ve/veya kalp yetmezliği hastalarının, obezlerin, ileri yaştaki insanların ve aralıksız ilaç kullanan hastaların böbrek sıhhatine dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu “Bedende tuz balansını böbrekler sağlıyor. Alınan tuzun takribî yüzde 99,5’i böbreklerden geri emiliyor. Her birinde takribî 1 milyon adet damar yumağı bulunan böbrekler, fazla ölçüde tuz harcanması neticesinde büyüyebilecek hipertansiyon, damar sertliği ateroskleroz, böbrek taş hastalığı gibi gidişatlardan etkilenir ve kronik böbrek hastalığı büyüyebilir” ifadelerini kullandı.

Dikkat edilmesi gereken besinler

İçeriğinde tuz bulunan yiyeceklerin harcanması ile saklı tuz alımının mevzubahisi olduğunu vurgulayan İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu “Bu besinler içinde peynir çeşitleri, tuzlu zeytinler, hazır soslar, ketçap, mayonez, hardal, kuruyemişler kavrulmuş olanlar, hazır çorbalar ve bulyonlar, konserve gıdalar, turşu, şarküteri mahsulleri sucuk, salam, sosis, cipsler, bisküviler, krakerler ve hazır ayranlar sayılabilir. Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak da yanlış bir hayat stili misalidir. Bireyin yemeğin tuzu ile alakalı bir mesele olup olmadığı mevzusunda bilgisi yokken yemeğe tuz ilave etmesi değişik günlük tavırlarında da meseleyi görmeden çözüm üretmek gibi yanlış tutumlara yönlenmesinin bir işareti olabilir. Bedenin gereksindiğinden daha fazla ölçüde harcanan tuz başta hipertansiyon ve damar sertliği olmak üzere, böbrek yetmezliği, inme, böbrek taş hastalığı, kemik erimesi osteoporoz, mide kanseri gibi pek çok ciddi hastalığa neden oluyor” dedi.

  

Yorum Yazın