Cinsel İstek Kaybı

Cinsel İstek Kaybı

Kadın ve erkekte, cinsel istek kaybı, eş meselelerdir. Cinsel istekler mevzusunda iki kuram öne sürülmektedir. Biltihapçı kurama göre fertlerin cinsel istek seviyeleri birbirinden değişiktir ve bu değişiklikler doğuştan kazanılmış özelliklerdir. Bu sebeple kimilerinin cinsel istek veya kapasiteleri çok yüksek iken, kimileri hayat süresince çok az cinsel alaka gösterebilirler. Bu gidişat, bir miktarda fertler arasındaki boy uzun1uğu veya göz rengi değişikliklerine benzetilebilir.

İkinci kurama göre ise, hayat vakaları veya eğitim ile menedilmediği, bastırı1madığı veya saptırı1madığı sürece cinsel güdü herkes için çok ehemmiyetli bir itici efordur. Muayenehane tecrübeler ikinci kuramı desteklememize neden olmaktadır. Cinsel istek eksilmesi meseleleri olan hastaların genellikle bu kaybı söyleyecek çok rakamda sebepleri vardır.

Cinsel istek kaybı, isteğin eksilmesi, ihtar neticeyi cinsel tepki a1ındığı halde istek olmaması, ihtar sonunda da cinsel tepki olmaması veya nefret biçiminde ortaya çıkabilir. Nefret, cinsel ilişkide bulunamayacak kadar negatif duyguların mevcut olması anlamına kazanç. Bu, genel olarak her türlü cinsel etkinliğe karşı o1abildiği gibi yalnızca belirli bir düşünce, inanç veya tutum biçimine karşı da geliştirilebilir misalin, oral seks gibi. Genel olarak insanlar mükâfatlandırıcı bir tavrı yineleme meylindedirler cinsel veya başka cins bir etkinlik. Tersine, belirli bir tutum anksieteye neden oluyorsa, sakınmaya çalışılır, dolayısıyla nefret ortaya çıkar. Cinsel istek kaybı olan insanlarda, çocuk1uk yarıyılındaki menedici eğitim ve galibiyetsizlik temennisi, utanç, acı veya noksanlık fobisi, hakikat menetmeler veya acı deneyler kadar önemlidir.

İstek kaybının aksine, eşler arasında cinsel isteklerin farklı seviyelerde olması, sık tesadüfülen fakat daha az ciddi bir meseledir. Bir ilişki disfonksiyonel hale geldiğinde, sıklıkla eşlerden biri, diğerinden çok daha fazla cinsel yakınlık ister. Bu mübalağa etilmiş değişiklikler, eşler değişik meselelerini çözüp tekerrür irtibat kurabildiklerinde ortadan kalkar.

Cinsel istek kaybı, çok rakamda seksüel disfonksiyonun seyri sırasında ortaya çıkabilir.

Organik hastalıklar erkeklerde olduğu gibi, bayanlarda da cinsel tepkileri negatif istikamette tesirler, fakat genellikle bayanlarda cinsel tepki üzerine tesirleri, erkeklerden daha azdır. Yeniden de, diyabetik bayanların % 50 sinin sonunda anorgazmik o1acağı bilinmektedir.

Estrojen eksik1iğine bağlı ikincil vajinal atrofi cerrahi sonrası veya menopoz sonrası, sızılı ilişkiye neden olur. Şayet atrofi çok ilerlemişse krem veya hap biçimindeki estrojenle rehabilitasyonu çok zaferli netice verir. Organik pelvik veya genital hastalıklar da sızılı ilişkiye ve giderek cinsel istek kaybına neden olabilirler.

Doğum hakimiyet hapı kullanan bazı bayanlarda da istek kaybı görülürse de, bu gidişat daha ziyade psikolojik sebeplerden kaynaklanmaktadır bunalım, yeis, bastırılmış hiddet, histerik şahsiyet, vb. gibi.

Kronik yorgun1uğun kadının cinsel tepkileri üzerindeki tesirleri sıklıkla göz arkasını edilir. Jinekologlara göre, yuvaya gidemeyecek kadar ufak çocuğu olan her bayanda, bu tip meselelerle karşılaşıldığında kronik bitkinliği akla getirmek gerekir. Klinisyenlerin, bayanlarda fiziksel yakınma veya seksüel işlev bozuklukları ile uğraşırken, kronik yorgun1uğun da bir neden olabileceğini unutmamaları gerekir.

Genel olarak, doğum, operasyon, kanser, kesintisiz perhiz yapma, fazla kilo kaybı gibi beden mukavemetini düşüren hastalık ve gidişatlarda geçici veya kesintisiz olarak cinsel istek kaybı görülebilir.

Cinsel işlev bozukluğuna neden olan veya cinsel işlev bozukluğu biçiminde ortaya çıkan değişik meseleler.

A- Madde Bağımlılığı

   1- Alkolizm

   2- Değişik Madde Bağımlılıkları

B- Şahsiyet Yapısı

   1- Obsesif/Kompulsif Şahsiyet

   2- Histerik Şahsiyet

   3- Pasif/Bağımlı Kíşilik

   4- Pasif/Asabi Şahsiyet

C- Fiziksel Meseleler

   1- Fiziksel Hastalìklar, nörolojik bozukluklar, damarsal bozukluklar.

   2- Menopozal Semptomlar, vajinal kuruluk, östrojen yetmezliği

   3- Doğum Hakimiyet Hapları

   4- İlaçlar

   5- İnfertilite, özellikle giderekilmiş ilişki

D- Duygusal Etmenler ve Stres

   1- Bastırılmış hiddet

   2- Yeis-Yadsıma, kabahatlilik duygusu, bunalım veya hiddet

   3- Bunalım

   4- Hamilelik Fobisi

   5- Bireyler Arasında İhtilaf

   6- Bedensel Görüntü Meseleleri

   7- Psikozlar

   8- Kronik bitkinlik

      a- Çok Fazla ve Uzun Vakit Çalışma

      b- Ufak Çocuk Bakımı

   9- Orta,Yaş Krizi

E- Karşılanmayan Cinsel Bedeller

——————————–

Kaynak : Kontraseptif Usuller

  

Yorum Yazın

Yorum yazmak için üye girişi girişi yapmalısınız.