Diş gıcırdatmanın sebepleri ve rehabilitasyonu

10 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Diş gıcırdatmanın sebepleri ve rehabilitasyonu

Cıvıl cıvıl bir yaz mevsimi daha geride kaldı. Yaz aylarının enerjisine alışan şahıslar güz mevsiminin getirdiği sıkıntılı havaların tembelliğine alışmaya çalışıyor. Bu vaziyete bir de yine başlayan yoğun iş temposu, yaz saati uygulamasının statiklenmesi ve uzunca bir zaman tatil yapamayacak olmanın psikolojisi de ilave edildiğinde diş sıkma ya da gıcırdatma problemi bruksizm gibi sıhhat meseleleri ortaya çıkabiliyor. Gün içerisinde yaşanan yoğun stres veya bunalımın neden olduğu bu problem, fark edilmediğinde ise kronik bir hal alabiliyor.

Protetik Diş Rehabilitasyonu Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Üşümez, diş sıkma ve gıcırdatma rahatsızlıklarına karşı uygulanabilecek rehabilitasyon yöntemlerine söylüyor.

Pek çok insan gün içerisinde istemeden de olsa iş yoğunluğu, günlük maraton gibi sebeplerle ciddi bir stres dalgası içerisinde bulunuyor. Bu stres, zaman zaman insan ilişkilerindeki tahammül hududunu en alt seviyelere sürüklerken, şahısların istem dışı tavırlarında da muhakkak bir çoğalışın gözlemlenmesine yol açıyor. Diş sıkma alışkanlığı da bu tavırlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Üstelik diş sıkma alışkanlığı edinen şahısların büyük bir kısmı bu gidişatın farkına bile varmıyor. Bu hastalar, ancak gece boyu dişlerini sıktıkları için sabah ciddi surat sızılarıyla uyanma şikayeti ile uzman doktorların kapısını çalıyor.

İlk etapta surat sızılarıyla kendini sezdiren diş sıkma problemi, ileri yarıyılda çeneyi açmada hudutluluk, kilitlenme, dişlerde sallanma veya diş kırıkları, eklem sesleri gibi neticeler doğurabiliyor. Bu sebeple diş sıkma alışkanlığının umursamama edilmemesi büyük ehemmiyet taşıyor. Zira bu alışkanlık, erken teşhis edilmediği ve uygun biçimde rehabilitasyonu yapılmadığı takdirde şahsın beden sıhhatini negatif istikamette tesirlerken, hayat niteliğini de düşürebiliyor.

Bilinçaltındaki stres diş sıkma sebebi

Uykusunda dişlerini gıcırdatan şahıslar bu eylemi şuurlu olarak yapmaz. Günlük hayatın getirdiği stres şahsın bilinçaltına yerleşir. Bilinçaltından gelen ihtarlar ise şahsın dişlerine gün içinde yaptığı baskıya oranla daha fazla şiddet uygulamasına neden olur. Problemin teşhisi ise uzman doktorun, şahsın çene eklemi bölgesinin radyolojik görüntülerini alması ve analiziyle koyulur.

Mevsim geçişleri de diş sıkmayı tetikleyebiliyor

İnsanlar, hayatlarının belli zamanlarında içinde bulundukları kasvetlerden ya da sahip oldukları mesullüklerden sıkılabiliyor. Boşanma kasveti, imtihan endişesi, yeni iş kurma stresi ya da aile içi tedirginlikler bu kasvetlere ehemmiyetli birer misaldir. Bu tip problemlere bir de mevsim geçişlerinde duygu gidişat farklılıkları ilave edildiğinde mesele iyice içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor. Şahıslar bu stresle baş edebilirse ve mevcut gidişat çok fazla ilerlemediyse çene eklemi rahatsızlıklarında geri dönüşüm sağlanabiliyor.

Rehabilitasyon süreci zaman gerektirir

Öncelikle çene eklemi meselelerinin bir günde oluşmadığı, zaman içerisinde usulca çoğaldığı, dolayısıyla rehabilitasyonunun da bir günde yapılamayacağı öğrenilmelidir. Ayrıca çene eklemi problemlerinde iyileşme süreci zaman alacağı için hastaların sabırlı olması gerektiği uslardan çıkarılmamalıdır. Akut adale spazmlarında, adale hafifletici kullanımı ve sıcak su rehabilitasyonu hastaları hafifletmeye destekçi olsa da rahatsızlığa neden olan etmeni tamamen ortadan kaldırmaz. Zira hasta geceleri dişlerini sıkmayı ve gıcırdatmayı sürdürürse, problem de devam edecektir. Bu sebeple rehabilitasyonda dikkat edilmesi gereken en ehemmiyetli nokta diş gıcırdatmayı tetikleyen etkenleri ortadan kaldırmaktadır. Var olan neden ortadan kaldırıldıktan sonra da, problem kademeli olarak eksilecektir.

Diş sıkmanın tesirleri plaklar ile eksiltilebilir

Diş gıcırdatma ya da sıkma problemlerine karşı birtakım rehabilitasyon usulleri uygulanır. Bu usullerden biri dişlerin birbirine olan temasını kesmek için kullanılan plaklardır. Bu plaklar sadece diş sıkma problemiyle müracaat eten hastalara verilir. Fakat dişlerini sıkan hastaların henüz çene eklem bölgesinde ya da surat adalelerinde şikayetler baş göstermediyse sıkmanın şiddetiyle büyüyebilecek hasarlar saydam plak ile gevşetilebilir.

Gözetici apareyler dişlerin hasar görmesini yasaklayabilir

Diş gıcırdatma problemlerinin bir değişik rehabilitasyon usulü ise, diş gıcırdatmalarının semptomatik rehabilitasyonunda kullanılan ve gece gözeticileri olarak adlandırılan apareylerdir. Diş gıcırdatma eylemini yasaklamak emeliyle uykuya geçmeden evvel ağza gece gözetici apareyler takılır. Bu gözeticiler diş gıcırdatma meselesinin tamamen önüne geçmese de gıcırdatmanın neden olduğu negatif tesirleri eksiltebilir. Bu gözeticiler ayrıca dişlerin daha ileri safhalarda yıpranmasına ve hasar görmesine mani olur. Gece gözetici apareyler sayesinde hastanın üst ve alt dişleri birbirine çarpmaz ve gıcırdatma eylemi önlenmiş olur. Bu apareylerin imalinde ise sert akrilik plastik malzemeler kullanılır.

İleri ebattaki diş sıkmalarında cerrahi usule müracaat etilebilir

Teşhisin ardından rehabilitasyon evresine gelindiğinde, hastadan alınan çene kayıtlarına uygun biçimde sert akrilik materyalinden bir plak hazırlanır. Hastanın ağzına takılacak bu plağın iki ana misyonu vardır. İlki hastanın gece dişlerini sıkma alışkanlığını önlemektir. Plağın ikinci misyonu ise, hasta dişlerini sıksa bile dişlerin ve eklemlerin bu baskıdan hasar görmesini yasaklamaktır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, her plağın her hastaya uygun olmayabileceğidir. Bu sebeple rehabilitasyon sürecini takip eden uzman doktorun, hastanın çene hareketlerini dikkate alarak apareye zorunlu ilaveler ya da yıprandırmalar yapması gerekir. Sonraki düzeyde ise doktor, aparey rehabilitasyonu gören hastayı belli yarıyıllarda hakimiyet etmeli ve uygulanan rehabilitasyon sürecini değerlendirmelidir. Rehabilitasyon edilmeyen çene eklemi problemleri, ileri ebada eriştiğinde, aparey ile birlikte cerrahi rehabilitasyonlar da gerekebilir.

  

Yorum Yazın