Diyabet hastalarının yazın yapması gerekenler

15 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Diyabet hastalarının yazın yapması gerekenler

Genellikle 30 yaş sonrasında ortaya çıkan tip 2 diyabet, son senelerde adolesan çağında, hatta çocukluk yarıyılında dahi sıkça görülmeye başlandı. Sıhhatsiz beslenme, hareketsiz hayat ve obezitenin giderek çoğalması diyabet sıklığındaki çoğalışta kilit rol oynuyor. Diyabet hem tek başına, hem de yol açtığı kalp ve damar hastalıkları, böbrek noksanlığı, görme problemleri ve asap zararı gibi bir hayli ciddi problemler sebebiyle yaşam niteliğini düşürüyor, daha da ehemmiyetlisi insan ömrünü kısaltabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Sağlık Kurumu Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Özlem Çelik diyabet hastalarının sıhhatli ve etkin bir hayat sürmeleri için dikkat etmeleri gereken noktaları anlattı, ehemmiyetli bilgiler verdi.

Ara öğünü sıçramayarak balanslı beslenin

Kan şekerini ideal seviyede yakalayabilmek için dikkat etkeniz gereken en ehemmiyetli nokta, sıhhatli beslenmek olmalı. Kumpaslı ve balanslı bir beslenme programı oluşturarak kan şekeri balanssızlığıyla büyüyen aralıksız açlık sezme, bitkinlik, baş dönmesi ve flu görme gibi negatif tesirleri ortadan kaldırmak muhtemel. Kan şekeri seviyesinin ideal seviyede kalması için 3 ana ve 2 veya 3 ara öğün biçiminde beslenmeye itina gösterin. Ayrıca glisemik indeksi yüksek olan meyveler, tatlılar ve hamur işleri gibi gıdalardan da uzak durmalısınız. Kilo alımı ve tansiyon yükselmesi gibi meselelere neden olabildiği için ağır ve yağlı gıdalardan sakınmalısınız.

Susadığınızda meyve suyu içmeyin

Yaz aylarında su tüketimini artırmak diyabetliler için çok ehemmiyetli. Zira akışkan kaybı diyabet hastalarında kan şekerinin yükselmesine, hatta böbrek yetmezliğine davetiye çıkarabiliyor. Bu sebeple, fazla terleme neticeyi alt üst olabilen elektrolit balansının sağlanması için akışkan tüketimini kesinlikle artırmalısınız. Ancak sıcak havalarda hem ferahlamak hem de akışkan gereksinimimizi karşılamak için genellikle soğuk meyve suları ve gazlı meşrubatlar harcamak gibi ehemmiyetli bir yanılgıya düşüyoruz. Bazen de seçimimizi çay ve kahveden yana kullanıyoruz. Meyve suları ve gazlı meşrubatlar kan şekerinin oynamasına neden olurken, kafein kapsayan çay ve kahve de bedenden daha fazla akışkan kaybına yol açabiliyor. Dolayısıyla yaz mevsiminde 2.5 litre su içmeyi asla ilgisizlik etmeyin.

Yaz meyvelerini dikkatli harcayın

Glisemik indeksi yüksek yiyecekler kan şekerini süratle yükselttikleri için bu cins yiyecekleri harcamaktan kaçının. Karpuz, kavun, üzüm, çilek ve incir gibi yaz meyveleri de yüksek glisemik indeksine sahipler. Dolayısıyla bu cins meyveleri 1 ufak porsiyon biçiminde glisemik indeksi ve kalorisi ayarlanarak harcamalısınız. Yüksek glisemik indeksli meyvenin yanında süt mahsulü harcamak glisemik indeksini düşürüyor. Ayrıca meyvelerde tarçın kullanımı da kan şekerini dengeleyici tesire sahip oluyor.

Seyahate çıkmadan evvel hekiminizi arayın

Diyabet seyahate mani bir gidişat değil. Ancak, yemek kumpasındaki farklılıklar, fiziksel etkinliğin çoğalışı ve medikal rehabilitasyonda rutin uygulamanın dışına çıkma lüzumluluğu seyahatte kan şekeri seviyesini negatif güzergahta etkileyebiliyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Özlem Çelik seyahate çıkarken dikkat etkeniz gereken noktaları şöyle anlatıyor: “Seyahate çıkarken yanınıza yeterli ölçüde şekersiz akışkan ve su almalı, çantanızda özellikle hipoglisemi halinde kullanmak üzere meyve suyu, kesme şeker veya glukoz tabletleri ya da bisküvi bulundurmalısınız.” dedi.

Bu saatlerde güneşe çıkmayın

Güneş çarpması sıhhatli bireyleri dahi tehdit ederken diyabet hastalarında kalp krizi ve beyin kanaması gibi ciddi problemlere yol açabiliyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Özlem Çelik bu sebeple güneşin hasarlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne dik geldiği 11.00 – 16.00 saatleri arasında caddeye çıkmamanız gerektiği ihtarında bulunarak şunları söylüyor: “Caddeye kesinlikle çıkmanız gerekiyorsa muhtemel olduğunca gölgede kalmaya ve başınızı şapkayla gözetmeye itina gösterin. Suratınızı, kollarınızı ve ellerinizi sık sık soğuk suyla ferahlatmanızda da fayda var. Sabah erken saatlerde veya akşamüstü güneş ışınlarının eğik geldiği zamanlarda güneşlenin ve bunu 20-30 dakika gibi müddetle kısıtlamaya dikkat edin”

Ayaklarınızı bol bol ıslatın

Ayak cildinde kuruluk ve çatlaklar, nasır, mantar, tırnaklarda kalınlaşma ve biçim başkalaşımı gibi problemler yaşamamak için ayak bakımınızı ilgisizlik etmemeniz çok ehemmiyetli. Ayağınızı her zaman pak ve nemli tutun. Bunun için her gün kesinlikle duş alın ve ardından ayağınızı cildinize uygun bir mahsulle ıslatın. Ayak tırnaklarınızı yuvarlak değil, düz kesmeye itina gösterin. Ayaklarınızı, özellikle de parmak arası ve tabanını hakimiyet edin ve rastgele bir renk farklılığı veya yara yaradılışı olup olmadığını gözlemleyin.

Parmak arası terlik giymeyin

Diyabet hastalarında ayak ve cilt bakımı ayrı bir ehemmiyet taşıdığını söyleyen Doç. Dr. Özlem Çelik yaz mevsiminde dar kundura ve parmak arası terlik giymemeniz gerektiğini vurgulayarak, “Zira küçük bir çizik dahi en minik bir darbeyle iyileşmesi efor olan bir yaraya dönüşebiliyor, uzun vadede diyabetik yara enfeksiyonları ve uzuv kaybı gibi ciddi meselelere yol açabiliyor. Yeniden aynı sebeple kumsalda, denizde veya taşlı arazilerde üryan ayakla gezmemeye itina gösterin” diyor.

Spor yapın

Egzersiz ve spor yaşamınızın kesinlikle bir parçası olmalı. Bunun sebebi ise kumpaslı egzersizin hem kilo vermenize katkı sağlaması, hem de insülin mukavemetini ortadan kaldırması. Gün içinde yapacağınız 40-50 dakikalık yürüyüş en çok önerilen egzersiz cinsi. Ayrıca yazın bol bol yüzebilir, bahçenizle ilgilenebilirsiniz. Ancak bunlar için akşam saatlerini seçim etmeli, güneş altında netlikle bulunmamalısınız.

Hakimiyetlerinizi kesinlikle yaptırın

Sıcak hava, güneş ve tatilin tembelliğine kapılıp rutin hakimiyetlerinizi asla ilgisizlik etmeyin. Kumpaslı yapılan endokrinolojik, kardiyolojik ve göz tetkikleri ile EKG gibi kardiyolojik ve gereksiniminize göre tanımlanan laboratuvar muayeneleri sayesinde hem ilerde büyüyecek olan karmaşıklıklar önlenebiliyor, hem de erken düzey tespit edilen böbrek noksanlığı geri döndürebiliyor. Bu sebeple kullanılan insülin ve ağızdan ilaç kullanımı, takip edilen kan şekeri gidişatının niyette olup olmamasına göre, doktorunuzun tanımladığı 3-6 aylık aralarla hakimiyetlerinize kesinlikle devam edin.

İlaçlarınızı serin civarda gizleyin

İnsülin kullanan hastalarda sıcaklar büyük bir ehemmiyet taşıyor. Zira insülin enjeksiyonu yapıldığında şayet hava çok sıcaksa ciltteki damarlar genişleyeceği için insülin çok daha basit emiliyor. Bunun için hekiminizle kesinlikle irtibat halinde olmalısınız. Ayrıca fazla sıcakta dışarda vazgeçtiğiniz insülin kalemleri bozulabiliyor, aktifliğini kaybedebiliyor. Bu surattan insülin kalemlerini kullanmadığınız zamanlarda buzdolabının yumurta kısmında ya da en azından 25 derece altı etraflarda gizlemeye itina gösterin.

  

Yorum Yazın