Varise karşı konut reçetesi

Varise karşı konut reçetesi

Varisten korunmak istiyorsanız kabız olmayın! Bol lifli beslenin, kumpaslı egzersiz yapın. Balık, kiraz, böğürtlen ve zencefil sofranızın baş tacı olsun. Her gün bacakları 20 dakika yukarıya kaldırarak dinlendirin, bacaklarınıza soğuk duş masajı yapın, banyodan sonra kremlerle ıslatmayı unutmayın!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu; hem estetik hem de sıhhat açısından ciddi meselelere neden olan varisten korunmak için 15 adımdan oluşan konut reçetesi yazdı:

Varis; toplardamarların ileri derecede genişlemesiyle ciltte makûs görünüme neden olan ilerleyici, hayatı negatif istikamette etkileyen bir hastalıktır. Cemiyette görülme oranı ülkeden ülkeye farklılık gösterse de genel olarak yüzde 15 – 20 oranında kollanmaktadır. Kolay olarak, cemiyette her 5 – 6 şahıstan birisinde hastalık kollanmaktadır.

Cemiyeti bu denli etkileyen bu hastalığın yaradılış sebepleri mevzusunda muhtelif nedenler öne sürülse de bunların içinde en kabul edileni irsiyettir. Ebeveynlerinin birisinde veya ikisinde varis hastalığı bulunanlarda, hastalık daha yüksek oranda ve şiddetli biçimde kollanmaktadır.

Negatif beslenme ve hayat koşulları da hastalığın kollanması ve ilerlemesine katkıda bulunmaktadır. Ancak varis büyümesini konutumuzda, yaşantımızda ve beslenme alışkanlıklarımızda yapacağımız farklılıklarla önleyebiliriz.

Varise karşı alabileceğimiz kolay ama tesirli temkinler…

1- Bol bol balık yiyin: Balık, taze sebze ve meyve kapsayan besinler ile balanslı biçimde beslenilmelidir. Balanslı beslenme, günümüzde hemen her hastalığın önlenmesinde tesirli bir usul olarak karşımıza çıkmaktadır. Taze lifli sebze ve meyvelerin harcanması sayesinde daha az oranda kabız kalınmakta ve buna bağlı olarak toplardamarlar daha seyrek olarak deforme olmaktadır.

2- Kiraz damarlara iyi kazanç: Kiraz, böğürtlen gibi meyveler bolca harcanmalıdır. Her iki meyve, yalnızca yakınmaların eksilmesini sağlamakla kalmaz, hastalığın önlenmesi mevzusunda da tesirlidir. Kapsadıkları antioksidan maddeler sayesinde, toplardamar yapısal olarak oksidan maddelerin hasarlı tesirlerine karşı daha mukavemetli olmaktadır.

3- Zencefille arkadaş olun: Ayrıca zencefil, soğan ve sarımsak harcanması da varis rehabilitasyonunda yararlıdır.

4- Kabızlıktan korunun: Ağırlıklı olarak lifli besinlerin harcanması; bağırsakların pak olması ve kabızlığın önlenmesi açısından tesirlidir. Kabız kalınması vaziyetinde, varis gelişimi toplardamarlara binen yük sebebiyle süratlenmektedir.

5- Şeker ve tuza düşman olun: Şeker, dondurma, kızarmış besinler, cips, tütün, tuz ve içkinin fazla tüketiminden uzak durulmalı. Bu cins lif içeriği düşük besinlerin fazla olarak harcanmasına bağlı olarak, kabızlığın kollanma oranı daha yüksektir.

6- Yürüyün ve bisiklete binin: Günlük olarak egzersiz yapılmalı. Yürüme, yüzme ve bisiklete binme özellikle dolaşımın sıhhatli olması açısından verimli egzersizlerdendir. Bu egzersizler, bacaklarda, baldır adale pompasının dinç olarak çalışmasını sağlarlar.

7- Sakın kilo almayın: Yaşınıza ve boyunuza uygun beden ağırlığına sahip olmaya itina gösterin. Obezite veya fazla kilo alma vaziyetlerinde, bacaklarda toplardamar sistemine binen yük çoğalır. Buna bağlı olarak, daha basit bir biçimde varis büyür.

8- Dar kemer ve pantolon yasak: Dar elbiselerden uzak durun. Bu cins elbiseler, sıhhatli dolaşıma mani olmaktadır. Özellikle, bel bölgesinde yaptığı bası sebebiyle dar kemer ve dar pantolon kullanımından özellikle kaçınmakta fayda var.

9- Bacaklar 20 dakika dinlensin: Günde en az bir kere, her iki bacağınızı kalp seviyenizin üzerine çıkarıp, 20 dakika müddet ile ayaklarınızı dinlendiriniz. Bu sayede, yer çekimi sebebiyle bacak toplardamarlarında oluşan kan birikmesi yasaklanmış olur.

10- Bacak bacak üstüne atmayın: Uzun müddet ayakta statik olarak veya oturma pozisyonunda kalmayın. Bacak-bacak üstüne atma pozisyonundan uzak durun. Bacak toplardamarlarınıza yük bindireceğinden ağır eşya kaldırmayın. Tüm sayılan bu gidişatlarda, bacak baldır adale pompası yeterli olarak çalışmamaktadır.

11- Masa başı molaları verin: Şayet masa başı bir işiniz varsa, uzun müddet oturmamaya ve muhakkak aralıklarda ayağa kalkıp gezmeye itina gösterin. Eş biçimde, çalışma pozisyonunda bacaklarınızı gerip – hafifleterek, baş parmaklarınızı oynatarak, sıhhatli olarak bacak dolaşımınıza katkıda bulunursunuz.

12- Tv izlerken bacakları kaldırın: Televizyon izlerken veya kitap okurken, bacaklarınızı yukarıya kaldırın, dolaşıma katkıda bulunun.

13- Varisleri kaşımayın: Genişlemiş varisli damarlarınızı kaşımayın. Unutmayın ki, incelmiş olan cilt sebebiyle enfeksiyon büyüme tehlikeyi oldukça yüksektir. Özellikle uzun zamandır varisi bulunan hastalarda dolaşıma destekçi olmak kadar, cilt bakımına da önemsemek gerekir.

14- Bacaklara soğuk duş masajı: Aralıklı olarak bacaklarınıza soğuk duşla masaj yapın. Bu, sıhhatli dolaşım için tesirli ve lüzumludur. Genellikle varis büyüyen toplardamarlar, yüzeyel damarlar olup, çoğalmış ısı farklılıklarından negatif olarak basitçe etkilenmektedir.

15- Her banyo sonrası ıslatın: Her banyo sonrasında, bacaklarınıza yumuşatıcı krem sürerek, hem cildin beslenmesini sağlayın hem de sıhhatli dolaşımı masaj yolu ile sağlayın. İlerlemiş ve uzun zamandır varisi mevcut olan hastalarda, bacaklarda toplardamara komşu cilt seviyesinde bir incelme ve buna bağlı olarak enfeksiyona yatkınlık mevcuttur.

Konutta sıhhatinizi hakimiyet etkenin kolay yolu

Konutta sıhhatinizi hakimiyet etkenin kolay yolu

Sıhhatin ne kadar ehemmiyetli olduğunu artık hepimiz öğreniyoruz. Fakat, çoğumuz hekime gitmeyi beğenmiyoruz. Konutunuzdan çıkmadan, bir dakikada kolay bir biçimde sıhhatinizi hakimiyet edebilirsiniz. Baştan ifade edelim bu usul yalnızca bilgilendirme emellidir ve hekim fikri yerine asla geçmez.

Konut imali Check – up

Bir yemek kaşığı alın ve dilinizin tüm yüzeylerinde dolaştırarak tükürüğünüzle nemlendirin. Daha sonra kaşığı transparan bir torbaya koyun ve parlak bir ışık altına yerleştirin. Bu güneş veya masa lambası olabilir. Bir dakika bekleyin ve kaşığı hakimiyet edin. Kirler ve makûs kokular kapsamayan kaşık, iç uzuvlarınızın sıhhatli olduğunu gösterir.

Şayet koku varsa ;

Sert veya hafif , koku olması akciğerler veya mide ile alakalı meseleleri gösterir. ,
Şekerli, tatlı bir koku varsa; diyabet olabilir.
Amonyak cinsi bir koku varsa; böbrekler ile alakalı mesele olabilir.

Şayet kir varsa;

Kalın beyaz veya sarı kirler ; troid beziyle ilgil meseleden bahsedilebilir.

Mor kirler; bronşit, cılız kan dolaşımı ve yüksek kolesterol seviyeyi ile alakalı olabilir.

Beyaz kirler; solunum yolu enfeksiyonu göstergesidir.

Turuncu kirler; böbrek hastalığını işaret eder.

İş yerinde en az 2 saatinizi ayakta geçirin

İş yerinde en az 2 saatinizi ayakta geçirin

İşyerinde mesainizin en az 2 saatinizi ayakta geçirin. Bu nasihat, İngiltere’deSağlık Bakanlığı’na bağlı Kamu Sıhhati Merkezi’nin emriyle yürütülen bir araştırmada yer aldı. Beynelmilel uzmanlar tarafından yapılan araştırmaya göre, günün büyük kısmını oturarak geçirmek erken vefat ve kronik hastalıklara tutulma tehlikesini artırıyor.

Çok oturanlarda kalp damar hastalıklarının görülme tehlikeyi yüzde 13, kansere tutulma tehlikesiyse yüzde 17 daha fazla. Hareketsizlik şeker hastalığı tehlikesini ikiye katlarken, erken vefata da davetiye çıkarıyor. Günde 7 saatten fazla oturanların erken vefat tehlikeyi, oturarak geçirdikleri her saat başı yüzde 5 çoğalıyor. Araştırmada bu tehlikelerin düşürülmesi için neler yapılması gerektiği de sıralanmış.

Mesainin yüzde 65’inden aşırısını oturarak geçiyor

Vasati bir çalışanın, mesaisinin yüzde 65’inden aşırısını oturarak geçirdiğine dikkat sürükleyen uzmanlar, bu vaziyetin değişmesi gerektiğini söylüyor. Çalışanların 8 saatlik mesainin 2 saatini ayakta geçirmesi için patron tarafından teşvik edilmesi isteniyor. Uzun vadede bu vaktin 4 saate çıkarılması nasihat ediliyor.

Bunun sağlanması içinse, büro etrafında farklılığa gidilebileceği belirtiliyor. Buluşmaların ayakta yapılması, ayakta çalışmaya imkân verecek masa kumpasının sağlanması gibi teklifler yer alıyor. Geçtiğimiz ay Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen bir başka araştırma da saat başı 2 dakika yürümenin vefat tehlikesini yüzde 33 eksilttiğini ortaya koymuştu.

Türkiye’de antibiyotikler artık işe yaramıyor

29 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Türkiye'de antibiyotikler artık işe yaramıyor

Dünya çapındaki antibiyotik araştırmasında doruğa çıktık. Dünya Sağlık Teşkilatı WHO, şimdiye dek antibiyotiklerle alakalı en geniş çalışmayı yaptı. 114 ülkenin bilgileri baz alınarak yapılan analizde antibiyotiklere karşı bakterilerin mukavemetinin çoğalmasının AIDS’ten dahi riskli “büyük bir küresel tehdit” oluşturduğu ihtarında bulundu. WHO’ya göre bu çoğalış dünyanın her bölgesinde sürüyor ve insanlık artık “antibiyotik sonrası yarıyıla” geçiş yaptı.

Antibiyotik mukavemeti çoğalacak

Başka Bir Deyişle kolay hastalıklardan vefatlar antibiyotik mukavemeti sebebiyle giderek çoğalacak. Acilen ihtiyat alınmamasının devirici neticeleri olacağını vurgulayan teşkilat, yeni antibiyotikler geliştirilmesi gerektiği ihtarında bulunuyor. İlaç firmaları ise çok fazla karlı olmadığı mazeretiyle yeni antibiyotiklerin araştırmasına yeterli kaynak ayırmıyor ve bu sebeple son senelerde piyasaya yeni ve kapsamlı bir antibiyotik çıkmadı.

Antibiyotikler işe yaramıyor

WHO’nun son raporu için zatürre, ishal ve kan yoluyla bulaşan enfeksiyonlar gibi en sık görülen hastalıklara yol açan yedi değişik bakteriyi araştırdı. Yapılan araştırmalarda bazı ülkelerde hastalıkların yarısından aşırısının rehabilitasyonunda kullanılan iki esas antibiyotiğin artık işe yaramadığı tanımlandı. Araştırmaya mevzu olan 114 ülke içinde Türkiye, bakterilerin antibiyotik mukavemetinin azami olduğu ülkeler arasında hemen hemen tüm bakteri cinslerinde ilk 3’te yer aldı. Kolay soğuk algınlığı için dahi reçetesiz antibiyotik kullanımının çok yüksek olduğu ülkemizde çıkan bu netice, alarm zilleri çalmasına neden olacak.

Türkiye için korkunç neticeler

– Türkiye’de bağırsak hastalıklarına neden olan ve paket basili olarak da öğrenilen ‘Escherichia coli’ bakterisinin faktör maddesi cephalosporin olan antibiyotiklere karşı mukavemet oranı yüzde 43.3. Türkiye dünyada bu alanda Makedonya’dan sonra ikinci. Aynı bakterinin faktör maddesi fluoroquinolone olan antibiyotiklere mukavemet oranı yüzde 46.3. Türkiye bu alanda dünya birincisi.

– Akciğerlerde rahatsızlığa neden olan Klebsiella pneumoniae bakterisinin Türkiye’de faktör maddesi cephalosporin olan antibiyotik ilaçlara mukavemet oranı yüzde 52.4. Türkiye bu alanda Sırbistan, Makedonya, Litvanya gibi ülkelerle en üst sıralarda yer alıyor.

– Sağlık Kurumu bakterisi MRSA olarak da öğrenilen staphylococcus aureus’un Methilicillin antibiyotiklerine mukavemet oranı yüzde 31.5. Bu Avrupa ülkelerine göre yüksek bir oran.

– Türkiye’de zatürre, menenjit, kulak irini ve sinüzite en çok neden olan bakteri olarak nitelendirilen Streptococcus Pneumoniae’nin rehabilitasyonunda uzun vakittir penicilin kapsayan ilaçlar kullanılamıyor. Zira WHO’nun raporuna göre bu bakterinin Türkiye’de penicilin mukavemeti yüzde 44.8.

Genç yaşta unutkanlığın 10 nedeni

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Genç yaşta unutkanlığın 10 nedeni

Sıhhatsiz beslenme alışkanlıkları, uyku bozuklukları, vitamin noksanlıkları ve bunalım… Genç yaşlarda da sıklıkla görülmeye başlayan unutkanlık meselesine yol açan bu sebeplerin yanı gizeme, ciddi hastalıkların bir bulgusu olarak da unutkanlık ortaya çıkabiliyor. Memorial Dicle Sağlık Kurumu Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Birsen Aydın, genç yaşlarda görülen “hafıza işlev bozukluğu” nun sebepleri hakkında bilgi verdi.

Güçlü bir hafıza için bilgi ve hünerler yenilenmeli

Unutkanlık, bellekte depolanan bilgi ve deneyimlerin geri çağırılmasında yaşanan eforluklar olarak belirlenebilir. Beyinde takribî elli milyar kadar hücre bulunmaktadır ve bu hücreler birbirleriyle aralıksız bağlantı halindedir. İnsan ihtiyarladıkça beyin de ihtiyarlar ve hücre kaybına uğrar. Bilgi ve hünerler aralıksız yenilendiğinde ve yinelendiğinde, bellekte kalması ve andırılması daha basit olur. Aksi takdirde kullanılmayan bilgiler hafızadan zamanla silinir.

Uslu telefon ve bilgisayar kullanımı hudutlandırılmalı

Unutkanlıklar şahsın günlük hayat etkinliklerini, performansını ve sosyal kumpasını bozmadığı sürece büyük bir mesele yaratmaz. Ancak bunlardan birinde aksama olduğunda, meseleler başlar. Unutkanlık genellikle ileri yaş meseleyi olarak görülse de günümüzde artık genç yaşlarda da sıklıkla tesadüfülmektedir. Bunun en büyük sebebi, geçenlerin uslu telefon ve bilgisayarla çok fazla müddet geçirmesinden kaynaklanmaktadır.

Kolay şeyleri unutuyorsanız check-up yaptırın

Unutkanlık bazen sinsi bir biçimde başlar ve erken yarıyıllarda, hasta ve yakınları tarafından fark edilmeyebilir. Kolay şeyleri unutma, ilerleyen zamanlarda şahsın öğrenişsel işlevlerde bozulma ve günlük hayat etkinliklerinin etkilenmesine yol açar. Unutkanlığın erken fark edilmesi, rehabilitasyon zaferi için çok ehemmiyetlidir. Şahsın kolay şeyleri unuttuğunu fark etmesi gidişatında zaman kaybetmeden bir check up yaptırması bereketli olacaktır. Check up’da hafıza performans ölçümü yapılır ve bu da, ileride oluşabilecek hafıza bozuklukları için referans olup erken tanıyı sağlayacaktır.

Alzheimer genç yaş hastalığı değil

Genç yaşlarda unutkanlığa yol açan sebeplerin tamamı ileri yaşlarda da unutkanlık sebebi olabilir. Ancak, yalnızca ileri yaşlarda görülen ve unutkanlığa taban hazırlayan Alzheimer ve frontotemporal demans gibi bazı hastalıklar, genç yaşlarda unutkanlığa yol açmaz.

Gençlerde unutkanlığa yol açan sebeplere dikkat

– Bilgisayar ve uslu telefonların yoğun kullanımı

– Bunalım, evham bozukluğu, stres

– Afaki bir hayli bilgi

– Uyku bozuklukları

– B12-D3 vitamin ve folik asit noksanlıkları

– Tiroid hormon bozuklukları

– Kafa travmaları

– Kumpassız hayat stili

– Yanlış beslenme alışkanlıkları ve etrafsal toksik maddelere maruz kalma

– Kitap okuma alışkanlığının olmaması

maltepe escort ataşehir escort kartal escort tuzla escort gebze escort ümraniye escort pendik escort kurtköy escort bostancı escort kartal escort kadıköy escort anadolu yakası escort ümraniye escort çekmeköy escort göztepe escort