Tiroit nodülleri ve rehabilitasyon usulleri

Tiroit nodülleri ve rehabilitasyon usulleri

Türkiye’de çok sık görülen sıhhat meselelerinden biri olan tiroit nodüllerini, tiroit bezinde oluşan yumrular oluşturuyor ve bir veya birden fazla olarak ortaya çıkabiliyor. Tiroit nodüllerinin rehabilitasyonunda erken teşhisin büyük avantaj sağladığını belirten Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır İçerenköy Sağlık Kurumu ve Levent Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Tufan Hacıahmetoğlu tiroit nodülleri ve rehabilitasyon usulleri ile alakalı bilgiler verdi.

En yaygın görülen muayenehane meselelerden biri olan tiroit nodülü, şahıstan şahsa değişse dahi genellikle boyunda şişlik, hadiselerin çok azında sızı ve çevre uzuvlara bası neticeyi soluk darlığı, yutma eforluğu gibi şikayetlerle ortaya çıkıyor. Bazı hastalarda ise rastgele bir şikayete neden olmuyor. Ancak bazı vaziyetlerde nodüller, hipertiroidi fazla tiroit hormonu salgılanması veya hipotiroidi tiroit hormonun az salgılanması tablosuna neden olabiliyor.

Hipertiroit ve Hipotiroit bulguları

Hipertiroit bulguları arasında; ciltte ıslama çoğalışı, ellerde terleme, sıcağa tahammülsüzlük, ellerde titreme, asaplılık, uykusuzluk, zayıflama, çarpıntı, nabız rakamında çoğalış, saçlarda incelme ve dökülme, adet kumpassızlıkları, hamile kalma eforluğu ve adale eforsuzluğu yer alıyor.

Hipotiroidi ise halsizlik, ciltte müesseseye, konsantrasyon ve hafıza eforluğu, tırnaklarda kırılma, nabız rakamında eksilme, bunalım, seste vahşileşme, adet kumpassızlıkları, soğuğa tahammülsüzlük, surat ifadesinde farklılık, hareketlerde yavaşlama ve eforsuzluk, kilo alma, kabızlık, hamile kalma eforluğu ve saçta vahşileşme olarak kendini gösteriyor.

Erkeklerde daha tehlikeli

Tiroid nodülleri bayanlarda daha sık görülen bir rahatsızlıktır. Nodül görülme oranına paralel olarak tiroit kanseri de bayanlarda daha fazla görülür. Tiroit kanseri ender görülen bir kanserdir. Tüm kanserler içinde oranı yüzde 1’dir. Ancak 15-24 yaş bayanlarda cemiyette en sık görülen kanser, tiroit kanseridir, 24- 49 yaş arası bayanlarda da meme kanserinden sonra ikinci sıradadır.

Bir öteki ehemmiyetli nokta da; erkeklerde nodüller bayanlara göre daha az sıklıkta görülse de, erkeklerde tespit etilen nodüllerin kanserleşme oranı bayanlardakinden daha fazladır.

Ne zaman operasyon edilmeli

– Nodüllerden birisinde kanser tanımlanması,

– Nodüllerde kanser kuşkusu olması foliküler neoplazm vaziyetinde,

– Nodülün çapında giderek çoğalan bir sihrime görülmesi,

– Çok nodüllü multinodüler guatr vaziyetinde hipertiroidi olması

– Kozmetik yanılgı yaratması,

– Nodüllere bağlı yutma eforluğu veya ses kısıklığı büyümesi veya kozmetik yanılgı yaratması halinde operasyon gerekiyor.

Tanı nasıl konulur

Tetkik: 1cm’den büyük nodüller palpe elle tetkik edilebiliyor.

Kan incelemeleri: Özellikle tiroksin T4 ve tiroid stimülan hormon TSH seviyeleri inceleniyor.

Ultrasonografi: Tüm hastalardan isteniyor. Fizik tetkik ile ele gelmeyen nodüllerin görülmesini sağlıyor, kanser tehlikesini ortaya koymaya destekçi oluyor.

Sintigrafi: Radyoaktif bir test ve tespit etilen nodülün hormonal faalliğinin sıcak, soğuk, fonksiyonel nodül olup olmadığı değerlendiriliyor.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi İİAB: Dolaysız olarak veya ultrasonografiyle iğne ile nodül üzerinden biyopsi alınıp patoloji tahliline sevk ediliyor.

İğne biyopsisi usulüyle operasyona son

Baş boyun radyoterapisi görenler, ailesinde tiroit kanseri olanlar, süratli gelişen nodüller, sert ve çevreye yapışkan nodüller, ses felci, yutma eforluğu ve öksürüğü olanlar, bölgesel lenf bezi veya uzak metastazı olan bireyler muayenehane tehlike etmeni taşıyor. Muayenehane tehlike etkenleri ve ultrasonografik kanser bulgusu olmayan 1 cm altındaki nodüllere sahip hastalara İİAB yapılmıyor. Ancak muayenehane tehlike etmeni olanlarda nodül hangi çapta olursa olsun İİAB yapılıyor. İİAB, tiroit nodüllerinin ayırıcı tanısında çok sık kullanılan bir usul.

Tiroit nodüllerinin takribî yüzde 5’i saldırgan, yüzde 95’i ise serinkanlı yapıda oluyor. Başka bir tabirle tiroit nodülü olan her hasta işleme sevk edildiği takdirde bu nodüllerin yüzde 95’i hasarsız olarak gelecek ve hasta boşuna işlem tehlikeyi altına girmiş olacak. İİAB usulü ile saldırgan olmayan nodüller, saldırgan olan nodüllerden yüzde 75 duyarlılıkla bölebiliyor. Geri kalan yüzde 25 hadisede ise tanı koymada eforluk çekiliyor veya noksan hücre alınıyor.

İİAB ile işleme sevk edilen hasta rakamı yüzde 40 eksiliyor ayrıca harekâtta nasıl bir usul izleneceğini de evvelden tanımlamaya destekçi oluyor. Gelen neticelere göre rehabilitasyon usulü tanımlanıyor. Şayet İİAB’de tanısal olmayan netice kazançsa İİAB tekerrür ediliyor. Kanser kuşkusuna tesadüfüldüğünde ya da kanser çıkarsa cerrahi rehabilitasyon uygulanmaya başlıyor.

Operasyon sonrası bir günde konuta dönüş

Kullanılan usulle beraber ufak farklılıklar gösterse de operasyon vasati 1.5 saat sürüyor. Hastalar genellikle bir gün sağlık kurumunda kalıp, ertesi gün rutin etkinliklerine geri dönebiliyorlar. Üçüncü günde ise iş başı dahi yapabiliyorlar.

Süratli bir iyileşme süreci gösterse dahi her operasyonda olduğu gibi tiroit nodülleri operasyonunun da bazı tehlikeleri bulunuyor. Bu tehlikeler arasında kanama, üst gırtlak asabı, alt gırtlak asabı ve paratiroid yaralanması, tiroid krizi ve enfeksiyon bulunuyor. Bu vaziyetlerde gerektiğinde ilaç rehabilitasyonu gerektiğinde ise cerrahi müdahale yapılıyor.

Özellikle total tiroidektomi yapılan hastaların ömür boyu ağızdan tiroit hormon hapı kullanması gerekiyor. Ayrıca kanser olaylarında operasyon sonrası radyoaktif iyot rehabilitasyonu da uygulanabiliyor.

Operasyon usulleri

Tiroit nodüllerini almak için dört değişik usul kullanılıyor:

Total tiroidektomi: Tiroit bezinin tamamının alınması anlamına geliyor. Kanser olaylarında, kanser kuşkusunda ve bazen de çok nodüllü guatr multinodüler guatr vaziyetinde seçim ediliyor.

Totale yakın tiroidektomi: Tiroit bezinin tamamına yakının alınması ve az bir kısmının vazgeçilmesidir. Çok nodüllü guatr multinodüler guatr gidişatlarında seçim ediliyor.

Lobektomi: Tiroit bezinin yalnızca bir lobunun alınması anlamına geliyor. Tek taraflı büyük nodüllerde bu teknik seçim ediliyor.

Total tiroidektomi + boyun diseksiyonu: Boyun lenf bezleri yakalanan tömörlerde tiroit bezinin alınması ve bezelerin arınılması gerekiyor.

Konut imali boğaz pastili

Konut imali boğaz pastili

Özellikle kış aylarında daha sık yaşanan boğaz sızısına çözüm boğazı hafifleten pastilleri kullanmak. Eczanelerden temin edebileceğiniz boğaz pastillerini konutunuzda kendinizde basitlikle hazırlayabilirsiniz.

Boğaz pastili için malzemeler:

1 kadeh toz şeker
1/2 kadeh su
1 yemek kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı bal
1/2 tatlı kaşığı öğütülmüş zencefil
1/4 tatlı kaşığı toz halinde karanfil

Yapılışı:

Ufak bir tencereye şeker, su, limon suyu, bal, zencefil ve karanfili sırasıyla koyun.
Karıştırarak 15-20 dakika bir taşım kaynatın.
Ateşten alın ve şurup kıvamına gelene kadar bekletin.
Karışımı fırın kabına küçük parçalar halinde kurabiye yapar gibi vazgeçin.
20 dakika soğumasını bekleyin. Ardından üzerine pudra şekeri serpin. Dilerseniz pastil gibi dilerseniz de çayınıza karıştırarak harcayabilirsiniz.

Boğaz sızısının baş düşmanları: Bal ve tarçın

Boğaz sızısının baş düşmanları: Bal ve tarçın

Çok fazla hastalanan biri olarak her dakika antibiyotik kullanmaktan bunaldığım bir hakikat. Ne zaman inat edip bu sefer ilaç kullanmayacağım, kendiliğindene geçer desem de netice yeniden hüsran netice yeniden antibiyotik…

Kader yeniden benden yana ola ki ! geçen hafta boğazları yeniden irinlere itimat ettim. Hem de bu sıcaklarda!

Doğal mucize

Bahçede oturmuş, teyzemle anneme sızlanırken, teyzemin ağzından o büyülü kelimeler dökülmeye başladı. Tamam dedim sınayacağım!

Bir koşu çıktım konuta ve teyzemin verdiği tanımı hazırladım. 3. günün sonunda teyzemin boynunu sıçradım dersem palavra olmaz herhalde. Kavradığınız üzere boğaz sızısından yapıt kalmadı!

Tabiatın bize sunduğu şeyler ne kadar da şahane değil mi?

Aman öğrenmeden etmeden yapılıp içilir mi demeyin. Netice olarak yalnızca bal, tarçın ve su. Tıbbi olarak da rastgele bir hasarı yok.

Tarçına ya da bala alerjiniz varsa o zaman dikkat! Kullanmayın natürel ki de.

Gelelim bal ve tarçının boğaz sızısına karşı savaş açan tasvirine…

Boğaz sızısına: Bal ve tarçın

Gereksiniminiz olanlar

– Bal

– Toz tarçın

– Su

Nasıl mı yapıyoruz?

İlk evvel bir kadeh suyu kaynatıyoruz. Kadehe boşalttığımız suyun içine 1 tatlı kaşığı toz tarçını ilave ediyoruz ve soğumaya vazgeçiyoruz. Kaynar suyun içine bal ilave etmeyiniz zira sıcak su baldaki emzinleri öldürüyor.

Su oda sıcaklığına geldiğinde 2 tatlı kaşığı balı ilave ediyoruz. Uyumadan evvel kadehin yarısını içiyoruz ve öteki yarısını sabaha vazgeçiyoruz.

İşte bu kadar!

Kumpaslı bir biçimde kullanıldığında boğaz enfeksiyonlarına veda edebilirsiz!

Anekdot: Her zaman koyduğunuz tarçının iki katı bal ilave etmelisiniz.

İkinci anekdot: Tarçını koyduğunuz suyu soğumaya vazgeçtiğiniz zaman dikkat edin anneniz onu soğumuş kahve sanıp dökebilir 😀 Yaşanmıştır. Deneyime statik. :

Burun tıkanıklığına son

Burun tıkanıklığına son

Cemiyetimizde çok yaygın görülen ama en çok önemsememe edilen meselelerden biri, burun tıkanıklığı. Özellikle grip, nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonları geçici burun tıkanıklığına neden olabilirken, pek çok şahısta ise burun tıkanıklığı kalıcı bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Acıbadem Kozyatağı Sağlık Kurumu Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Erdem Kılavuz, kalıcı burun tıkanıklıklarının en sık deviasyon denilen burun orta dağılmasındaki kıkırdak ve kemik çarpıklığından kaynaklandığını belirterek, öbür sebepleri kronik sinüzit, alerjik rinit burun cerahati, burun içinde alerji kaynaklı oluşan etler polip ve burun eti konka gelişmeleri olarak sıralıyor.

Bitkinlik

Yeterince iyi soluk alamamak iskelet adalelerini de etkilendiğinden şahsın günlük performansını ve fiziksel kapasitesini eksiltiyor. Bu gidişatın merdiven çıkmaktan, spora, iş ve mektep performansından cinsel yaşama kadar negatif tesirleri besbelli bir biçimde ortaya çıkıyor; üstelik birey kendinde gün boyu sebebini bütün öğrenemediği bir bitkinlik seziyor.

Surata ve göze vuran sızı

Burunda hava akışını bozan deviasyon ve konka gibi nedenler sinüslerin havalanmasını manilerken bu da uzun vadede kronik sinüzit gibi iltihabi vaziyetlere yol açabiliyor. Kronik sinüzit geniz akıntısı, surata ve gözlere vuran sızıyla izliyor ve rehabilitasyon edilmediği takdirde daha ileri sıhhat problemleri yaratabiliyor.

Uyuklama hissi

Burun tıkanıklığının yol açtığı horlama ve uyku apnesi, şahsın sosyal ve aile yaşamını etkileyebiliyor, ileri gidişatlarda dolaşım ve solunum sistemlerinde kalıcı problemlere yol açabiliyor. Ayrıca gün içinde uyuklama gibi vaziyetlere yol açarak vasıta kullanımı ya da dikkat isteyen işlerde çalışanlarda etraf sıhhatini ve iş performansını da negatif etkileyebiliyor.

Kalp hastalıkları

Burun tıkanıklığının yarattığı hava akışındaki mukavemet akciğer damarlarına ekstra yük bindirdiğinden kalbin akciğere kan pompalayan odacığı ekstra çalışmak zorunda kalıyor. Bu vaziyet uzun vakit devam ettiğinde ise kalbin işleyişini ve kan tazyiki balansını bozabileceğinden kalp sıhhati üzerinde ehemmiyetli negatif tesirlere yol açabiliyor.

Astım

KBB Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Erdem Kılavuz “Burundaki deviasyon gibi yapısal problemler birebir alerji nedeni değildir. Alerjiler bedende hücre ve moleküler seviyede oluşan fazla duyarlılık tepkinleridir, ancak burundaki yapısal problemler alerji rehabilitasyonunun faal bir biçimde yapılmasını yasaklayabilir. Ayrıca alerjik vaziyetler alt solunum yollarını da etkileyerek astım gibi akciğer problemlerine de yol açabilirler” diyor.

Koku ve tat alma

Deviasyon burun orta ayrılmasında kıkırdak ve kemik çarpıklığı, konka burun eti gelişmesi ya da polip burunda alerji kaynaklı oluşan et gibi vaziyetler koku duyusunu negatif olarak etkiliyor. Koku ve tat duyusunda eksilme yaşam niteliğini anlamlı olarak düşürürken, aynı zamanda bedeni risklere sarih hale getiriyor.

Gıcık biçiminde öksürük

Burun tıkanıklığına yol açan nedenler, özellikle kronik sinüzit, aralıksız geniz akıntısına yol açabilirken, geniz akıntısı aralıksız boğaz arınma ve gıcık biçiminde öksürüğe yol açabileceği gibi aynı zamanda özellikle sabahları daha fazla sezilen ağız kokusuna yol açabiliyor. Sigara ve tütün mahsulleri kullanımı da geniz akıntısını daha da artırabiliyor.

Diş çürükleri ve diş eti cerahati

Burun tıkanıklığı neticeyi aralıksız ağız solunumu yapılması boğaz sıhhatiyle birlikte ağız sıhhatini de etkiliyor. Aralıksız ağız kuruluğu, ağız ve dişleri gözeten tükürük salgısının eksilmesi veya yetmemesi, diş çürüklerine ve diş eti cerahatlerine yol açabiliyor. Rehabilitasyon edilmeyen diş çürükleri kalbe kadar uzanan çok ciddi sıhhat problemlerine taban hazırlayabiliyor.

Boğaz enfeksiyonları

Burun yoluyla aldığımız hava burun içinde ısıtılıp ıslatılıyor, filtre edilerek mikroplardan temizletiliyor. Arınılan ıslatılan ve ısıtılan bu hava evvel boğaza sonra akciğerlere aktarılıyor. Burun tıkanıklığı vaziyetinde ağız solunumu yapıldığında ise bu operasyonlardan geçmeyen hava doğrudan boğaza ve akciğerlere yönlendirildiğinden özellikle kronik farenjit ve bademcik cerahati gibi boğazın iltihabi vaziyetlerine yol açabiliyor.

Duyma kaybı

KBB Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Erdem Kılavuz ”Burun yoluyla aldığımız hava burnun arka kısmında bulunan östaki borusu yoluyla orta kulak boşluğunu da havalandırmaktadır. Kulak sıhhati için kulakların da “soluk alması” çok ehemmiyetlidir. Tıkanan burun tarafındaki kulak, enfeksiyonlardan daha sık etkilenir, uçuş ve dalış gibi tazyik farklılıklarında tıkanmalar yaşayabilir. Tıkanıklığın rehabilitasyon edilmediği ve uzun sürdüğü gidişatlarda orta kulakta akışkan birikmesi ve kulak çeperinde çökme gibi vaziyetlere ikincil olarak duyma kayıpları büyüyebilir. Bu vaziyet uzadığında ise kronik orta kulak cerahatine yol açarak kulak operasyonu da gerektirebilir” diyor.

Boğazınız her ağrıdığında antibiyotik kullanmayın

Boğazınız her ağrıdığında antibiyotik kullanmayın

Her mevsim yaşanabilen boğaz sızısı, havaların soğuduğu kış aylarında daha fazla görülüyor.

Boğaz sızısı için hemen bir antibiyotik alınması ise en sık yapılan yanılgıların başında geliyor.

Farenjit kaynaklı boğaz sızılarında hiçbir yararı olmayan antibiyotik, iltihaplanan bademciklerin rehabilitasyonunda kullanılmalıdır.

İşte Prof. Dr. Sami Katırcıoğlu’nun afaki yere antibiyotik kullanımı hakkında söyledikleri:

Boğazınız değişik rahatsızlıklar sebebiyle ağrıyabilir

Boğazda alana gelen sızıların tek nedeni, bademcik irini olmamasına karşın ulus arasında genellikle ilk kabahatli olarak görülmektedir. Ulus arasında öğrenilen, dilin arka kısmında sağ ve solda bulunan bademciklerin dışında 5 tane daha bademcik bulunmaktadır. İnsan boğazına millete gibi dizilen ve sanki hakimiyet kulesi vazifeyi yapan bademcikler hava yoluyla bedene giren mikroorganizmaların hakimiyetini sağlamaktadır. Bademcik iltihaplanması başka bir deyişle kriptik tonsillit ulus arasında öğrenilen bu iki bademciğin iltihaplanmasıdır. Boğazda ortaya çıkan sızılar virüs kaynaklı da olabilmektedir. Tam boğaz yapısını etkileyen farenjit ile bademcik iltihaplanmasının bulguları birbirine karıştırılabilmektedir.

Antibiyotik verimden çok hasar getirebilir

Bademcik iltihaplanması genellikle bakterilere bağlı olarak büyürken, burun yerine ağızdan soluk almak, geniz akıntısı, sinüzit hatta reflü gibi değişik rahatsızlıklar farenjite neden olabilmektedir. Tüm boğazı etkileyen farenjitin rehabilitasyonunda cerrahi usul kullanılamayacağı için, altta uyuyan tetikleyici unsur tanımlanarak nedene müteveccih rehabilitasyon uygulanmalıdır. Yaşanan her boğaz sızısında doğrudan antibiyotik kullanmak yerine, evvel rahatsızlığın ne olduğunun tanımlanması gerekir. Farenjit kaynaklı boğaz sızısında antibiyotik kullanımı faydadan çok hasar verebilmektedir.

Bademcikleriniz çok sık iltihaplanıyorsa

Genellikle bakterilerin neden olduğu bademcik iltihaplanmalarında antibiyotik kullanımı tesirli bir rehabilitasyon yoludur. Hekim hakimiyetinde alınan ilaçlara karşın bademciklerde büyüyen iltihaplanmanın önüne geçilemiyorsa, cerrahi rehabilitasyon ön tasarıya çıkmaktadır. Her bademcik iltihaplanmasında cerrahi usulü müracaat etmek doğru bir yaklaşım değildir.

– Bir yıl içerisinde 5 kereden daha fazla akut, ateşli bademcik enfeksiyonu geçiriliyorsa,

– Özellikle çocukluk yarıyılında fazla gelişen bademciklerin beslenme ve solunum işlevlerini negatif etkilediği vaziyetlerde,

– Tek taraflı asimetrik bademcik gelişmelerinde,

– Makûs kokuya neden olan bademcik iltihaplanmalarında bademcik operasyonu gerekebilmektedir.

– Hastanın kalp veya eklem romatizması ile karşı karşıya kalmaması için bademciklerin alınması uygulamasına tesirli ilaçlar sayesinde artık gerek kalmamaktadır.

Bulguları karıştırmayın

Uzman bir hekim tarafından basitlikle birbirinden ayırt edilen bademcik iltihaplanması ile farenjit arasında bireyin kavrayabileceği farklar da bulunmaktadır.

– Bademcik iltihaplanmasında kıpkırmızı bademciklerin üzerinde beyaz noktalar varken, farenjitte tüm boğazda kırmızı renk görülür.

– Farenjitte çok ateş olmamaktadır ancak bademcik irininde yüksek ateş görülür.

– Farenjitte ağız kokusu olmazken, bademcik irininde enfeksiyondan dolayı hastada ağız kokusu aşikardır.

– Bademcik irini son derece sızılıyken, farenjitte sezilen sızı bu kadar şiddetli değildir.

– Bademcik enfeksiyonunda genellikle hasta uyumak zorunda kalır ama farenjitte rahatsızlık ayakta geçirilebilir.

Bademcik şişmesine dikkat

Bademcik şişmesine dikkat

Bedendeki yabancı maddelere karşı korunma gösteren maddelerin, beden mukavemetini yerinde yakalayabilmesi için bademciğin bütün anlamıyla çalışması ve misyonunu yerine getirmesi gerekir. Bademciğin hasta olması halinde antikorların yapımında ve fayda sağlamasında eksilmeler kollanacaktır.

Bademcik şişmesinin alana getirdiği en büyük negatiflik ise bireylerde halsizliğe, yutkunmada eforluk sürüklemeye ve ateşlenmelere yol açmasıdır. Bu hastalığın rehabilitasyon safhasında genellikle antibiyotik kullanılmaktadır. Ancak hastalığın iyileşme sürecini süratlendirmek ve beden mukavemetini çoğaldırmak için nebatsal rehabilitasyonlardan da faydalanmak gerekir.

İşte bademcik şişmesine iyi gelecek birkaç usul…

– Kuru erik yaprakları sıcak suyun içerisinde 10 dakika kadar demlendirip her gün boğaza gargara yapılmalıdır.

– Adaçayı sıcak suyun içerisinde demlendirilmeli ve boğazda gargarı biçiminde kullanılmalıdır. Adaçayının içerisinde bulunan bir madde boğaz irinine ve bademcik şişmesine karşı pozitif yanıtlar vermektedir.

– Tuzlu su ile her gün boğazınıza gargara yapın.

– 1 yemek kaşık zeytinyağı ile 2 tane rendelenmiş soğanı kavurun ve bir tülbentin üzerine düz gizeme halinde yayın. Dağılmış olan soğan lapasını ılık hale gelince boğazınıza sarın ve bekletin.

– Hastalık sürecinde netlikle sigara harcamayın.

– Papatya kurusu ile kırmızı üzüm sirkesini derin bir kabın içerisine alın ve 24 saat süresince bekletin. Papatya lapa kıvamına gelince sirkeli suyun içerisinden eliniz ile alın ve iyice suyunu sıkın. Elinizde kalan papatya lapasını tülbentin üzerine yayın ve boğazına sarın.

– Her gün taze bunalmış greyfurt ve portakal suyu için.

– Kuru yaban mersinini kaynamış suyun içerisine demlendirin ve suyun içerisine yaban mersinlerini süzerek alın. Geriye kalan akışkan karışımın içerisine 1 yemek kaşığı kadar dut pekmezi ilave edin ve şurup kıvamını alana dek karıştırın. Hazır hale gelen natürel şurubu iyileşene dek her gün 3 yemek kaşığı biçiminde harcayın.

– Kuşburnu, nane ve adaçayını sıklıkla harcayın.

– Kurutulmuş papatya ile beraber hatmi çiçeğini kaynamış suyun içerisinde demlendirin. Takribî 2 saat kadar demlendikten sonra üzüm suyu ile tatlandırın ve her gün 1 fincan biçiminde harcayın.

– Her gün bal ile karıştırılmış sıcak su için.

– 30 gr hindibağ kökünü bir çaydanlığın içerisine alın ve üzerine su ilavesi yapın. Ocağın üzerinde bu ikiliyi bir taşım kaynatın ve demlenmeye vazgeçin. 20 dakika kadar demlendikten sonra ılık halde harcayın. Hazırlanılan bu çayı her gün 1 fincan şeklini harcayabilirsiniz.

– Ayvayı kaynatın ve suyundan her gün gargara yapın.

– Kuru inciri süt ile pişirin ve her gün harcayın. Bademcik şişmesine ve göğüz sızısına çok iyi kazanç.

Bademcik irini ve farenjit hakkında öğrenilmesi gerekenler

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Bademcik irini ve farenjit hakkında öğrenilmesi gerekenler

Bademcik irini ve farenjit, kış aylarında öteki aylara göre daha sık karşılaşılan hastalıklar olarak öne çıkıyor. Bulaşıcı olabilen ve kalabalık etraflarda fazla zaman geçirenlerin tehlike grubunda olduğu bu hastalıklar, bedenin bağışıklık sisteminde eforsuzluğa neden olarak bireyin sıhhatini tehdit ediyor. Doğru teşhis ve rehabilitasyonla bu hastalıkların basitçe tesirsiz hale getirilebileceğini ifade eden Emsey Hospital’dan Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Suat Turgut, mevzuyla alakalı görüşlerini paylaştı.

Bademcik irini nedir

Bademcik tıbbi ismiyle tonsil, ağız içinde solunum yolunun başlangıcında bulunan, her iki tarafta birer tane yer alan, bedenin korunma sistemine ait uzuvlardır. Bu uzuvlar, mikropların bakteri ve virüsler ilk olarak yakalandığı yerdir. Beden mukavemetinin düşmesi gidişatında bademcik tonsil tarafından yakalanan mikroplar, bu uzuv tarafından yok edilemez ve uzvu hasta eder.

Bademcik irininin bulguları

Bademcik dokusu iltihaplanınca, mikroplara ait zehirli maddelerin kana karışması sonrası bedende bazı bulgular ortaya çıkar. Bu bulgular; ateş, boğaz sızısı, halsizlik, bedende yaygın adale sızısı, iştahsızlık olarak sayılabilir. Bunun yanında, bademciklerin iltihaplanmasına bağlı olarak ağızda tat bozukluğu ve makûs koku da ortaya çıkar.

Bademcik irini nasıl bulaşır

Bademciklerin iltihaplanması genellikle beden mukavemetinin düşmesi, fazla bitkinlik, fazla fiziksel egzersiz, uykusuzluk, noksan beslenme gibi gidişatlarda ortaya çıkar. Bu gibi gidişatlarda, bedende hasarsız olan fırsatçı bakteriler enfeksiyona yol açar. Ayrıca enfeksiyona tutulmuş bir şahıstan da derisel temas veya damlacık enfeksiyonu biçiminde bulaşma olabilir. Bulaşma, genellikle eller yoluyla olur. Hasta şahısların ellerine temas edilmesiyle hastalık bulaşır.

Bademcik irini rehabilitasyonu

Bademcik rehabilitasyonu, bedenin kendi korunma mekanizmasını kuvvetlendirmekle başlar. Bunun için yatak istirahati, yeterli akışkan alımı ve beslenme ön koşuldur. Ateş olduğunda ılık suyla duş almak, bedene içki ve soğuk su ile nemlendirilmiş pamuk ve kompreslerin uygulanması işe bereket. Bunlar yeterli olmazsa, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotik rehabilitasyonları gerekebilir. Tablonun ağır olduğu bademciklerin fazla cerahatle şişmesi, hava yolunu kapatması neticeyi ağızdan beslenme efor olabilir. Bu gibi gidişatlarda sağlık kurumuna uyunması, serum ve antibiyotik rehabilitasyonu yapılması gerekebilir.

Ne zaman operasyon gerekir

Bedenin korunma uzvu olan bademcikler tonsiller sık enfeksiyon geçirmesi neticeyi, mikropların yerleştiği, koruma işlevi kaybeden bir uzuv haline kazanç. Beden mukavemetinin düştüğü her anda iltihaplanır ve bedende bir hayli uzvun hasta olmasına yol açabilir. Bademcikte üreyen mikroplar eklemlere dağılarak eklem romatizmasına, böbreklere dağılarak böbrek cerahatlerine, en riskli olarak da kalp kapakçıklarına ve çeperine dağılarak kalp irinine yola açabilir.

Bu tehlikelerden dolayı yılda 5-6 kereden fazla bademcik irini geçirme gidişatında hastalara operasyon öneririz. Çocuklarda da genellikle 3 yaşın altında operasyon önerilmez. Ancak sık bademcik enfeksiyonu geçirme yanında, bademciklerin fazla gelişmesine bağlı olarak horlama, uykuda soluk kesilmesi gibi uyku apnesi hastalığı bulguları varsa, 3 yaşın altında da operasyon yapılabilir. Ancak genellikle 3 yaş, operasyon için alt hudut kabul edilir.

Bademcikler alınınca bağışıklık sistemi cılızlar mı

Bademcikler alınınca, bedenin korunma mekanizması zayıflamaz. Yapılan bilimsel çalışmalarla bu ispatlanmıştır. Korunma sistemine ait hormonlarda hiç bir eksilme olmaz. Üst solunum yolunda, Waldeyer halkası ismi verilen bademcik dokusuna eş dokular mevcuttur. Bunlar üst solunum yolunu daire biçiminde etraflar. Dil kökünde genizde bademcik dokuları vardır. Bademcik dokusu alınınca, bunlar vazifeyi kompanze ederek üstlenir ve bedende bademciklerin yetersizliği sezilmez.

Alınan bademcikler yine gelişir mi

Bademcikler tamamen alınınca yine gelişmez. Ancak bademcik tamamen alınmazsa, parça vazgeçilirse tekerrür gelişebilir.

Farenjit nedir

Farenjit, bademcik irininden değişik bir gidişattır. Bademcik irinine göre daha hafiftir. Hastalar çoğunlukla bademcik cerahatiyle karıştırır ve hekimleri yanlış yönlendirir. Bu sebeple de afaki bademcik operasyonlarına yol açabilirler. Bu gibi gidişatlarda, operasyondan sonra şikayetler daha da çoğalır. Farenjit, üst yutak bölgesinin farenks irinidir. Boğazda yanma, kesilme stilinde sızı, aralıksız boğazda gıcık ve takılma hissi oluşur. Hastalar aralıksız olarak bu rahatsızlığı ortadan kaldırmak için, boğaz kazıma ve arınma hareketi yapar. Soğuk, sıcak ve baharatlı yiyecekleri alınca rahatsızlık çoğalır.

Farenjit nasıl rehabilitasyon edilir

Bazen farenjit, reflü hastalığı ile birlikte görülür. Reflü hastalığı rehabilitasyon edilince, farenjit de düzelir. Bu sebeple, kronik farenjiti olanların mide ve yemek borusunu hakimiyet ettirmeleri, mide kapakçığındaki probleme bağlı reflü hastalığı varsa öncelikle bunu rehabilitasyon ettirmeleri gerekir. Alerjik bünyelerde de farenjit tablosu ortaya çıkabilir. Bu vaziyette, yukarda sayılan bulgulara ilave olarak boğazda ve damakta kaşıntı hissi olur. Şayet alerji tespit edilirse, evvel alerji rehabilitasyonu hastalığın iyileşmesini sağlayabilir. Ayrıca burun ve sinüslerdeki i problemlere bağlı olarak aralıksız ağız solunumu yapma da farenjite taban hazırlayabilir. Farenjit bulguları olanların, burun ve sinüslerinin hakimiyet ettirmelerinde fayda vardır.

Farenjit rehabilitasyonu hastalığa neden olan burun kemik çarpıklığı, sinüzit, alerji ve reflü gibi vaziyetler varsa bunların rehabilitasyon edilmesiyle başlar. Farenjit rehabilitasyonunda fazla sıcak ve soğuk, baharatlı yiyeceklerden sakınma önerilir. Bunun yanında, boğaz kültürü ile bakteri tespit edilen hastalarda antibiyotik rehabilitasyonları, bunun yanında boğazı hafifletici pastiller ve sızı kesiciler bereketli olur. Sigara içen hastaların bu alışkanlığı vazgeçmeleri hastalığın rehabilitasyonuna pozitif tesir eder. Tozlu ve hava lekeliliği olan civarlardan da uzak durmak gerekir.

Bademcik irini ve farenjit hangi yollarla bulaşır

Tam enfeksiyon hastalıklarda en aşikar bulaşma yolu ellerdir. Yapılan çalışmalarda, el yıkayarak %60-70 oranında enfeksiyonlardan korunabildiği gösterilmiştir. Hasta şahısların salgılarındaki mikroplar ellere bulaşır ve bu yolla dağılır. Ayrıca öksürük balgam ve damlacık yoluyla da bulaşma olabilir. Ancak bu yolla bulaşma daha azdır. Bunun yanında, yeterli dinlenme ve beslenme de hastalıklardan korunmada ehemmiyetlidir. El yıkamanın enfeksiyon hastalıklarında gözetici tesiri yapılan bilimsel çalışmalarda kesin olarak gösterilmiştir.

Bahar alerjisi için 10 öneri

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Bahar alerjisi için 10 öneri

Bahar aylarında polenlerin çoğalması, özellikle alerjik yapıdaki pek çok bireyi etkiliyor. “Saman nezlesi” olarak da öğrenilen “bahar alerjisi”, cemiyette her 3 şahıstan birinde görülüyor. Memorial Diyarbakır Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Güngör Ateş, bahar alerjilerinden korunmak için 10 teklifte bulundu.

Alerji sene süresince de sürebilir

Alerjik hastalıkların görülme sıklığı, özellikle bahar aylarını çoğalır. Bu gidişat, nebatların erkek faize yapıları olan polenlerin ölçüsündeki çoğalış ile ilişkilidir. Polenler, tozlaşarak havaya karışır ve rüzgarla taşınma sırasında; saç, cilt, ağız, burun, göz ve alt solunum yolları aracılığıyla alerjik bünyeli bireyleri tesirler. Sıklıkla; çimen polenleri, ağaç polenleri, tahıl ve yabancı ot polenleri şahısta alerjiye neden olur. Rüzgarlı havalarda polenler havaya daha çok ayrıldığı için şikayetler de artar. Alerjik tepkinler mevsimsel olabileceği gibi sene boyu da sürebilir.

Konut içi alerjileri de olabilir

Polen alerjileri genellikle bahar aylarında olduğu gini konut civarında da; konut tozu, küf ve hayvan tüyüne bağlı alerjiler sene boyu süren şikayetlere yol açabilir. Şayet alerjik tepkin gözlerde alana kazançsa buna alerjik konjonktivit, burunda alana kazançsa saman nezlesi bahar nezlesi ya da alerjik rinit, akciğerde alana kazançsa buna da mevsimsel astım ismi verilir. Hangi uzuv etkilendiyse şikayetler de ona göre değişir. Mevsimsel olduğu kadar sene süresince de sürebilir.

Bahar alerjisi bulguları…

– Aksırma

– Burun tıkanıklığı

– Burunda su gibi akıntı

– Gözlerde kaşıntı, sulanma konjonktivit

– Burunda, damakta ve boğazda kaşıntı

– Öksürük

– Hırıltı

– Soluk darlığı

– Göğüste tıkanma ve baskı hissi

Bahar alerjisinden korunmak için 10 teklif

Polenlerle olan teması en aza indirecek şahsi temkinlerin alınmasıdır. Tüm temas ihtiyatları alınmasına karşın yakınması olanların uygun tıbbi rehabilitasyonu almaları çok ehemmiyetlidir. Polen alerjisi olan şahısların, özellikle bahar aylarında alttaki ihtiyatlara dikkat etmeleri şikayetleri eksiltecektir

– Sabahın erken saatleri polenlerin havada en fazla bulunduğu saatlerdir. Bu saatlerde, duyarlı şahısların dışarı çıkmaması önerilir. Şayet çıkacaklarsa da maske takmaları gerekir.

– Dışarıda gözlük, şapka ve zorunlu ise maske kullanılmalıdır. Konuta gelindiğinde saçlar yıkanmalıdır.

– Dışardan konuta gelindiğinde elbiseler değiştirilmelidir.

– Bahar aylarında araba kullanırken sırçaların kapalı olmasına itina gösterilmeli, hava başkalaşımının sağlanması için polen filtreli klima kullanılmalıdır.

– Konut içerisinde nebatlar varsa dışarı çıkarılmalıdır.

– Rüzgarlı havalarda ve sabah erken saatlerde konutta sırçalar açılmamalıdır.

– Polenlerin yoğun olduğu zamanlarda sarih havada egzersiz ve spordan sakınılmalıdır.

– Konutta ve büroda polen yakalayan klimalar kullanılmalı, filtresi sık sık değiştirilmeli veya arınılmalıdır.

– Çim biçmekten sakınılmalı ya da operasyon sırasında maske kullanılmalıdır.

– Bir hekime danışarak bahar nezlesi, astım ve oluşabilecek öteki hastalıklar hakkında bilgi alınmalıdır. Hekim zorunlu gördüyse verilen ilaçlar kullanılmalıdır.

Mevsim geçişlerinde boğaz sızılarına dikkat

13 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Mevsim geçişlerinde boğaz sızılarına dikkat

Yaz aylarına girdiğimiz bu günlerde aralıksız değişen hava sıcaklıkları beden ısısını da etkilendiğinden hastalıklara tutulma oranı çok fazla. Bunların yanında polenler, alıngan bünyeye sahip şahıslarda alerjik tepkinleri çoğaldığından boğazda sızı ve kaşıntı gidişatı da sık sık karşılaşılmakta. Peki ya bu sızıları en hafif biçimde atlatmak için neler yapmalıyız? Çocukları nasıl gözetmeliyiz? Okan Üniversitesi Sağlık Kurumu Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emin Ünüvar anlattı.

Böbreklerde irine yol açabilir

“Boğaz sızısı çoğu defa boğaz bölgesindeki ulusun ‘bademcik’ dediği dokunun iltihaplanmasına bağlıdır. Etmenler çoğu defa virüsler iken, yüzde 15-30 oranında yeniden ulusumuzun “beta mikrobu” diye bildiği bakterilerin neden olduğu boğaz enfeksiyonundan kaynaklanabilir. Şayet bu bakteriyel etmen neden ise hastalık geçtikten sonra yüzde 1-3 oranında olmak üzere akut eklem romatizmasının büyümesine neden olabilir. Bazı hadiselerde böbreklerde irine yol açıp, nefrit yapabilir” diyen Prof. Dr. Emin Ünüvar, boğaz sızısında semptomatik takviyeci rehabilitasyonların kullanılabileceğini şayet beta etmeni boğaz kültüründe izole edilmişse de bu vaziyette antibiyotik kullanılması gerektiğini söyledi.

Çocuklarda iştahsızlık yapabilir

Boğaz sızısı olan çocuklar aynı zamanda iştahsızlık da yaşar. Yemek yemesi ve yutması güçleşeceğinden bu hastalık bütün bir çile haline kazanç. Ünüvar, bu sızıları rahatlatmak için, “Su, akışkan alımımızı artırmalıyız. Bol akışkan alımı boğazdaki kurumayı maniler, korunma bariyerlerini kuvvetlendirir, gözetici bazı akışkanların sıvılığını artırır, yangıyı da bir ölçü eksiltir. Tuzlu su gargaraları, kolay ama hafifleticidir. Bir kadeh suya su kadehi yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek yapılabilir. Tadı zahmetli olursa limon veya bal ilave edilebilir” dedi.

‘Tavuk Suyu Çorbası’ İçin

Sıcak meşrubatlar içinde çay, kekik çayı, nane çayı, yeşil çay, ıhlamur gibi nebat çaylarının boğazı gevşeteceğini söyleyen Ünüvar, “Çorbalardan, özellikle tavuk suyu çorbasının boğaz sızısını eksilttiği öğrenilmektedir. Sızı kesici ve antiinflamatuar özellikli ilaçlar, ki bunlar ateşi de düşüren ilaçlardır, kullanılabilir. Ökaliptus kapsayan pastiller seçim edilebilir. Pastil kullanımı ile cerahat bölgesindeki yangı bir ölçü eksiltilir, salgı çekilir ve hafifleme sağlar. Yatak istirahati ehemmiyetlidir. Yatak istirahati ile virüslere karşı savaşma eforumuz çoğalmaktadır. Dinlenmek süratle düzelmeyi sağlayacaktır” tekliflerinde bulundu.

Tiroid hastalığının 16 bulgusu

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Tiroid hastalığının 16 bulgusu

Tiroid bezi insan bedeninde çok ehemmiyetli rol oynar, vücuttaki bir hayli etkinliği hakimiyet eder ve hormonların üretimini sağlar. Bu bezin çalışmasının bayağı bir biçimde devam ettirememesi neticesinde bir çok bulgu karşımıza çıkar. Cemiyetin takribî üçte birini etkileyen, çok rakamda sistemde ehemmiyetli şikayetlere ve bulgulara neden olan tiroid hastalığının teşhisi kolaydır. Hastalığın geç fark edilmesi veya teşhis edilememesi can sıkan bulgulara neden olabilir.

Medicana International İstanbul Sağlık Kurumu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fevzi Balkan tiroid hastalığının erken teşhis ve rehabilitasyonu için bulgularını anlattı.

İşte tiroid hastalığının 16 bulgusu…

Kilo alımı ve kilo verememe: Hipotiroidi kilo alımına neden olurken hipertiroidi kilo vermeye neden olabilir.

Boyunda şişlik ve sızı: Guatr, tiroid nodülünün veya kistinin habercisi olabilir.

Çarpıntı ve ellerde titreme: Tiroidin bezinin fazla çalıştığı hipertiroidi gidişatında olabilir.

Fazla terleme: Tiroidin Fazla Çalışması fazla terlemenin ehemmiyetli nedenlerindendir.

Ciltte kalınlaşma: Hipotiroidinin bulgusu olabilir.

Anemi: Hipotiroidide genelde eşlik eden anemide bulunur.

Adalelerde seyirme ve sızılar: Tiroid rahatsızlıkları, adale sızıları ve adale eforsuzluğu yapabilir.

Saç dökülmesi: Tiroid bezinin az veya çok çalışması yapabilir,bazen eşlik eden kaş dökülmeleri de olabilir.

Tansiyon yükselmesi: Tiroid bozukluklarına tansiyon balanssızlığı eşlik edebilir.

Kabızlık: Özelikle tiroid bezinin az çalıştığı vaziyetlerde olabilir.

Adet balanssızlıkları: Tiroid hastalıklarının çoğu adet düensizliği yapabilir, bazen ilk bulgu da olabilir.

Kısırlık: Tiroid hormon balanssızlıkları hamile kalmada güçlüklere neden olur.

Ses kısıklığı: Tiroid hastalıklarında ses tınısında farklılıklar olabildiği gibi bazen ses kısıklıkları da olabilir.

Kaş dökülmesi: Tiroid hastalıkları saç dökülmesi ile birlikte veya bağımsız olarak kaşların dış kısmında dökülmelere neden olabilir.

Ödem: Tiroidin az çalışması bedende su tutulumunu artırır ve ödem büyür.

Duydu durumuda farklılıklar: Tiroid hastalıkları stres, panik hücum ve bunalıma yol açabilmektedir.

Page 1 of 21 2