Kahve tüketiminde günde 2 kadehi geçmeyin

Kahve tüketiminde günde 2 kadehi geçmeyin

Gıda ve meşrubatların cilt üzerinde büyük tesirleri olduğu bir asıl.

Cildiye Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Yediğimiz yemekler, içtiğimiz meşrubatlar cildimizin nasıl görüneceği üzerinde ehemmiyetli bir role sahip. Cilt için hasarlı olan yiyecekleri harcarsanız, ivedi ihtiyarlayan ve sıhhatsiz bir cilde sahip olmanız kaçınılmazdır. En büyük uzvumuz olan cildimiz günlük yaşamımız içinde onlarca değişik problemle karşı karşıya kalır ve eskimeye başlar. Cilde hasar veren bir hayli etken mevzubahisidir. Bu etmenlerin içinde bazı gıda ve meşrubatlarda vardır” dedi.

Cildi süratli ihtiyarlatıyor

Günde 2-3 kadehten daha fazla kahve harcamanın bedende mevcut olan kortizol seviyesini artırabildiğini dile getiren Dr. Ata Nejat Ertek daha sonra şunları kaydoldu:

“Yüksek kortizol stres hormonu ihtiyarlama süratini artırır ve cildi yeniden süratli bir biçimde eskitir. Ayrıca kahve diüretik istikamette tesir göstermektedir. Bu nedenle bedenin susuz kalmasına neden olmaktadır. Beden susuz kaldığı zamanda ciltte kuruluğa ve cansızlığa neden olur. Bu vaziyette de kuru olan cilt kışıklıkların oluşmasını basitleştirir. Yeniden şeker cildin düşmanları arasında olan bir gıdadır. Cildin daha parlak ve sıhhatli bir yapıda olması için kandaki şeker ölçüsünün aralıksız hakimiyet altında yakalanmasına itina gösterilmelidir. Şeker bağışıklık sistemini zayıflatırken bakterilere karşı savaşan antikorların imalini baskılayabilir. Zayıflayan bağışıklık sistemi ciltte kirler, sivilce ve iltihaplı sivilcelere yol açabilir. Yeniden şekerli meşrubatlarda cildin kurumasına neden olabilir. Bu sebeple cildin akışkan lüzumunu su ile karşılamak en doğru alternatif olacaktır.”

Sık görülen cilt hastalıkları ve korunma usulleri

Sık görülen cilt hastalıkları ve korunma usulleri

Yaz aylarında deniz veya havuzda geçirilen zamanın uzaması ve güneşin tesiriyle bazı cilt hastalıklarının ortaya çıkma tehlikeyi çoğalıyor. Bu yarıyılda sıklıkla tesadüfülen mantar, pişik, haşere sokması, güneş alerjisi ve yanık gibi rahatsızlıklardan korunmak için bazı ihtiyatlar almak gerekiyor.

İşte yaz tatilinde sık görülen cilt hastalıkları ve korunma usulleri…

Islak mayo ve terliksiz gezmek mantar hastalıkları sebebi

Tatilde ferahlamak için uzun vakit sudan çıkmamak, bedenin nemli kalmasına bağlı olarak ortaya çıkan cilt hastalıklarına neden olabilmektedir. Deniz veya havuzdan çıktıktan sonra özellikle bedendeki kıvrım yerlerinin iyice kurulanmaması ciddi mantar hastalıklarına yol açabilir. Ayrıca ortak kullanıma sarih havuzlarda ve plajlardaki tabanlardan da mantar bulaşabilmektedir. Mantar hastalıklarından korunmak için bedendeki kıvrımlı bölgeleri çok iyi kurulanmalıdır. Sudan çıktıktan sonra ıslak mayo kurusuyla değiştirilmelidir. Havuz kenarlarındaki ıslak tabanlarda ve plajda yürürken kesinlikle terlik giyilmelidir.

Deniz suyu ve güneş cildi kurutuyor

Deniz suyu ve güneşin tesiriyle yaz mevsiminde ciltte kuruluk oluşması da sık görülen bir vaziyettir. Denizden çıktıktan sonra bedende kalan tuz güneşin tesiriyle beraber ciltte pullanmaya ve kuruluğa neden olur. Bunu önlemek için denizden çıkar çıkmaz duş alarak beden tuzdan temizletilmeli ve ıslatılmalıdır. Bir Hayli güneş kreminin ıslatıcı özelliği de bulunmaktadır. Denizden çıktıktan sonra duş alıp güneş kremini yenilemek hem güneşten korunmaya hem de cildi ıslatmaya dayanakçıdır.

Çocukluk çağı güneş yanıkları cilt kanseri tehlikesini artırıyor

Yaz mevsiminde en sık görülen bir öteki cilt hastalığı güneş alerjileri ve yanıklarıdır. Bu sebeple güneş alerjisi olan bireylerin yaz tatiline çıkmadan evvel bir cildiye uzmanına danışması öneri edilmektedir. Güneşin hasarlı tesirlerinden korunmak için özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında güneş gözetici kullanmadan netlikle güneşe çıkılmamalıdır. D vitamini birleşimi için sabah saat 10.00’dan evvel takribî 15 dakika süresince güneş gözetici kullanmadan güneşe çıkmak yeterlidir. Bunun dışındaki zamanlarda gözetici kullanmadan güneş ışınları ile temas, cilt kanseri tehlikesini çoğaldırmaktadır. Güneş yanıklarından korunmak için geniş kenarlı şapka ve gözlükler kullanılmalıdır. Uzun kollu, şile bezi gibi ince kumaştan, sarih renkli elbiseler seçim edilmelidir. Yaz süresince çocukların güneşten korunmasına iki kat daha fazla itina gösterilmelidir. Çocukluk çağında yaşanan güneş yanıkları ileride cilt kanseri görülme tehlikesini ciddi oranda çoğaldırmaktadır. Bu sebeple çocuklar her suya girip çıktıklarında güneş gözeticileri yenilenmelidir. Alınan temkinlere karşın güneş yanığı oluşması vaziyetinde yanık bölgesine netlikle diş macunu, yoğurt vb. şeyler sürülmemelidir ve en yakındaki sıhhat kuruluşuna müracaat etilmelidir.

Parfüm sıkıp güneşe çıkmayın

Terlemeye bağlı olarak ortaya çıkan isilikler, yaz mevsiminde daha sık görülmektedir. Özellikle çocukların ciltlerinin kuru yakalanması isiliklerin oluşmaması açısından ehemmiyetlidir. Bez kullanan çocuklarda “ara bezi dermatiti” denilen pişikler yaz aylarında daha sık ortaya çıkmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için emin aralıklarla çocuğun altını açarak bu bölgeyi kurulamak ve havalandırmak gerekir. Bu isilikler bazen basitlikle iyileşirken de bazen de çok şiddetli tepkinlere yol açarak iltihaplanabilmektedir. İsilikler kısa vakitte geçmezse dermatoloğa müracaat etilmelidir.

Terlemenin neden olduğu makûs kokuyu ortadan kaldırmak için kullanılan deodorant ve parfüm gibi spreyler, güneşe çıkmadan hemen evvel kullanılırsa pislenmeye neden olmaktadır. Bu sebeple deodorant ve parfüm bunalan bölgeler güneşe maruz vazgeçilmemelidir.

Sinek kovucu ilaç ve spreyler alerjik tesir yapabilir

Tatil yerlerinde sık görülen sinek ve haşere sokmaları çok ciddi alerjik tepkinlere neden olabilmektedir. Özellikle sarih pencerelerden giren sinek ve haşereler tehlikeyi çoğaldırmaktadır. Sırça ve kapılarda sineklik kullanmak, haşere sokması tehlikesini eksiltmek açısından verimli olabilir. Cilde sürülen sinek kovucu ilaç ve spreylerin de ciltte alerjik tepkinlere neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu stil mahsuller kullanmadan evvel hekime danışılmalıdır. Sinek ve haşere sokması sonrasında karın sızısı, ishal, soluk darlığı, dilde şişme gibi bulgular ortaya çıkarsa kesinlikle en yakındaki sıhhat kuruluşuna müracaat etmek gerekmektedir.

Zehirli Maddelerin bedeninize verdiği hasarlar

Zehirli Maddelerin bedeninize verdiği hasarlar

Yaşamımızın neredeyse her safhasında ağır metallere ve zehirli maddelere maruz kalıyoruz. Bitirici Tıp Uzmanı Medikal Estetik Doktoru Dr. Sibel Özgül, bu metal ve zehirli maddelerin gün içinde aralıksız kullandığımız malzemelerde gizli olduğunu söyledi. Saç boyaları, parfümler, makyaj malzemeleri, eksoz gazları, alüminyum folyolar ve deterjanlar gibi günlük rutinimizde yer alan malzemeler hakikatinde metal ve zehirli madde yuvasıdır.

Bedenimiz basmakalıp koşullarda temizletme işlevini natürel bir biçimde asıllaştırır. Ancak sanayileşme ile beraber farkında dahi olmadan bedenimizin baş edemeyeceği kadar çok metal ve zehirli maddeye maruz kalıyoruz. Tüm bunlar bedene ağır geldiği için bir haylimizin bedeni bunları arınma noktasında eksik kalıyor.

Zehirli Maddeler Deoksirübo Nükleik Asit ve Ribo Nükleik Asidin yapısını değiştirebiliyor

Bedenden atılamayan, temizletilemeyen bu hasarlı maddeler bağışıklık sistemimize ve bedenimizdeki diğer hücrelere hasar verip otoimmünite de dâhil olmak üzere düzinelerce değişik bozukluğa yol açabiliyor. Zehirli Maddelerin bedene olan tesiri o kadar doğrudan ki Deoksirübo Nükleik Asit ve Ribo Nükleik Asidin kimyevi yapısını değiştirebilmektedir. Bedenimizin savaşçı hücreleri, yapısı değişmiş olan bu hücreleri tanıyamaz işlevine reelleştiremez.

Hangi hastalıklara yol açıyor

Çalışmalar cıva, kadmiyum ve mermi gibi metallerin skleroderma, lupus, otoimmün hepatit, multipl skleroz, Hashimoto tiroiditi, Graves hastalığı, romatoid artrit, lupus, pernisiyöz kansızlık, kronik bitkinlik belirtiyi, Fibromiyalji ve tip 1 diyabet gibi hastalıklara yol açabildiklerini göstermektedir. Üstelik tam bunlar buzdağının yalnızca görünen parçası.

Nasıl rehabilitasyon ediliyor

Bedendeki ağır metal varlığını ölçmenin farklı usullerinin olduğunu ifade eden Dr. Sibel Özgül, hekimlerin zorunlu olan hastalarda bu usullerin kullanılarak metalin varlığını ve yoğunluğunu ölçtüklerini belirtti. Ağır metallerin hücre içi ve hücreler arası dokuda birikmesi sebebi ile çoğu zaman yapılan muayeneler doğru netice veremeyebiliyor. Bu nedenle rehabilitasyon uygularken evvel ağır metali hücre dışına çıkarıyor daha sonra şelasyon rehabilitasyonu ismini verdiğimiz uygulamayı asıllaştırıyoruz. Bu uygulamadan sonra hastalarımızın kronik hastalıklarında bile pozitif neticeler kollayabiliyoruz.

Cildinizi tehdit eden yiyecekler

Cildinizi tehdit eden yiyecekler

Beslenmemizin olmazsa olmazları, aralıksız harcadığımız bazı besinler surat biçimimizde ve cildimiz üzerinde negatif tesirlere neden olabilir.

Cildiniz üzerinde siyah noktalar ve sivilceler alana geliyorsa, kilonuz sıradan olmasına karşın suratınız gereğinden fazla şişiyorsa bu gidişat beslenmenizde yaptığınız bir ekip yanlışlardan kaynaklanıyor olabilir. Peki suratımızı negatif doğrultuda etkileyen bu gıdalar nelerdir? İşte surat biçiminizi değiştiren o yiyecekler…

Süt

Süt kemik gelişimi açısından ehemmiyetli bir meşrubattır. Büyüme çağında olanlara bol bol harcanması önerilirken yetiştinlerde günde 1 kadeh olarak hudutlandırılmaktadır. Sütün içerisinde yer alan laktoz çok fazla harcandığında ciltte siyah nokta ve sivilceye neden olabilir. Bazı vaziyetlerde ise nezaretinde şişlikler ve yüzde bitkinlik ifadesine neden olabilmektedir.

Gluten kapsayan besinler

Fazla ölçüde gluten harcayan şahıslarda iltihaplı sivilce, siyah nokta ve kirler alana gelebilmektedir. Başka bir ifadeyle belirtmek gerekirse gluten surat biçiminizi değiştirebilir. Bu işaretleri fark ederseniz, bedeninizin gluteni benimsemediğinin bir bulgu olabileceğini öğrenmelisiniz. Gluten altta vermiş olduğumuz yiyeceklerde bulunur,

– Buğday
– Çavdar
– Yulaf
– Arpa

Şeker

Şekerin hasarlı olduğunu artık hepimiz öğreniyoruz. Olması gerekenden daha fazla şeker yiyen insanlar için de çok tipik bir surat mevzubahisidir. Bu, suratın üst kısmında derin buruşukluklar, gözlerin altında torbalar, ince ve soluk cilt ve iltihaplı sivilce ile karakterizedir.

Şayet hoş bir cilde ve surat hatlarına sahip olmak istiyorsak ilk olarak şekeri vazgeçmeniz gerektiğini unutmayın.

Dostunun makyaj fırçasını kullanan bayan felç kaldı

Dostunun makyaj fırçasını kullanan bayan felç kaldı

Çoğu zaman dostlarımızın makyaj malzemelerini çekinmeden kullanırız. Rastgele bir riskle karşılaşacağımız usumuzun ucuna dahi gelmez. Ancak bu haberi okuyunca bir daha en yakın dostunuzun hatta ailenizden biri olsa dahi makyaj malzemelerini kullanmak istemeyeceksiniz.

Daily Mail’in haberine göre 27 yaşındaki Jo Gilchrist, suratındaki bir sivilceyi kapamak için dostunun makyaj fırçasını kullandı. Dostunun suratında stafilokok bakteri taşıdığını öğrenmeyen bayan aynı fırçayı kullanınca yaşamı kabusa döndü.

Antibiyotik rehabilitasyonu tesir etmedi

Bakterinin omurgasını hedeflemesi neticeyi yaşadığı sızılarla sağlık kurumuna kaldırılan Jo, güçlü antibiyotik rehabilitasyonu da tesirli olmayınca kötürüm kaldı. 27 yaşındaki Jo, yaşamının geri kalanını tekerlekli sandalyede geçireceğini bilince bu kadar ehemmiyetsiz bir ayrıntı dolayısıyla yaşamının bu denli etkilenmesi karşısında şok oldu.

Genelde hasarsız olan bakteri bazen enfeksiyona neden olabilir

Stafilokok bakterisi genellikle hasarsızdır ve pek çok bireyin cildinde veya burnunda bulunur. Ancak bazı şahıslarda ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Bu sebeple şahsi hijyen eşyalarının ortak kullanımından sakınmak gerekir. Stafilokok, yaralardan bulaşır ve kızarıklık, sivilce, kabarıklık ve hassasiyete neden olabilir.

Aniden gelişen benlere dikkat

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Aniden gelişen benlere dikkat

Şayet benlerinizde aniden rakamca çoğalış ve sihrime oluşması halinde bir doktora görünmeniz gerektiğini vurgulayan Dermatolog Dr. Sibel Duysak, benler üzerinde kaşınma, sızı, kanama ve yara varsa bu vaziyetin risk yaratabileceğini söyledi.

Ben deyip geçmeyin

Bedendeki benler melanosit ismindeki tene rengini veren hücrelerin gruplaşması ile oluşur. Benler doğumsal olabileceği gibi zaman içerisinde de ortaya çıkabilmektedir. Ailesel yatkınlık, yaşam boyu maruz kalınan güneş ışığı benlerin oluşmasında ana nedenlerdir. Yeniden güneş ışıkları mevcut benlerde sihrime ve kişilik metamorfozuna da neden olabilmektedir.

Doğuştan var olan ya da sonradan çıkan benler bazen göz arkasını edilebiliyor ancak benlerin üzerindeki farklılıklar cilt kanseri habercisi olabiliyor. Bazı benler kolay, iyi mizaçlı ve hasarsızdır ancak kimileri ise zaman içerisinde gelişip renk ve biçim değiştirerek malin melanom denilen tenin en makûs seyirli cilt kanserine dönüşebilir. Sık kollanması ve kansere çevirme potansiyellerinin de olması sebebi ile benler önem verilmeli ve hangi vaziyetlerde doktora müracaat etilmesi gerektiği öğrenilmelidir.

Mevcut benlerinizi gözlemleyin

Şayet benlerinizde aniden rakamca çoğalış varsa, mevcut benlerde renk ve ebat metamorfozu büyüdü ise benler üzerinde kaşınma, sızı, kanama ve yara yaradılışı var ise bir doktora görünmenizde fayda var. Et beni olarak nitelendirilen çoğunlukla ten renginde, ten yüzeyinden şişkin, minik ve saplı görünümde olan benler ise hasarsızdır. Bireye estetik endişe ve rastgele bir rahatsızlık vermediği sürece rehabilitasyon edilmelerine gerek yoktur. Et benleri sıklıkla kilo alımı, bazı hormonal rehabilitasyonlar, hamilelik veya ailesel yatkınlık gibi vaziyetlerde ortaya çıkabilmektedir.

50’den fazla ise doktora müracaat etmek zorunlu

50 yaş üzeri herkes melanom için bir kere ten tetkiki olmalıdır. Değişik görünüme sahip başka bir deyişle atipik beni olanlar, konjenital başka bir deyişle doğumsal beni olanlar, 50’den fazla beni olanlar, ailesinde cilt kanseri olanlar, daha evvel melanom geçirmiş olanlar, öteki cinste cilt kanseri geçirmiş olanlar senede en az iki kere ten tetkiki olmalıdır.

Dermatolojik tetkik ve dermoskop dediğimiz ten mikroskobu ile benlerinizin yakından araştırılması malin melanom dediğimiz ve yaşamı tehdit eden en makûs seyirli cilt kanserinin erken teşhisi ve önlenmesinde büyük ehemmiyet talep etmektedir. Bunun yanı gizeme cilt kanserine yol açan en ehemmiyetli etmenlerin başında gelen güneşten korunma, sadece tatil veya denize gidince değil sıradan günlük yaşamımızda da uygulanmalıdır. Güneşderi gözetici kreminizi her sabah surat, boyun kol ve ellere ve sarihte kalan beden alanlarına sürüp 3-4 saatte bir tekerrür etmelisiniz.