Kemik erimesini önlemenin 10 yolu

Kemik erimesini önlemenin 10 yolu

Millet arasında kemik erimesi olarak öğrenilen osteoporoz; kemik kütlesindeki eksilme ve kemik mikro mimarisindeki bozulma neticeyi ortaya çıkan kemik kırılganlığındaki çoğalıştır. Kırık ortaya çıkıncaya kadar osteoporoz suskun izler.

En çok omurgayı tesirler

Osteoporoz bedende en çok omurgayı tesirler. Osteoporotik kemiklerdeki kırıklar sıklıkla omurga, kalça ve el bileğini kapsar. Kalça ve el bileğindeki osteoporotik kırıkların aksine omurgadaki kırıklar sıklıkla düşme veya travma ile ilişkili değildir. Bedende suskunca ilerleyen ve kırık oluşmadığı sürece bulgu vermeyen osteoporoz hastalarının yalnızca yüzde 30’u muayenehane şikayetler ile tanımlanırken, geri kalan kısmın çoğu tesadüfsel olarak tespit etilir. Hastalığın yaygın belirtileri ise bel ve sırt sızıları, boyda kısalma, omurgada kırık, sırtta kamburlaşma olarak ortaya çıkar.

Süt ve süt mahsulleri harcayın

Daha az kemik dokusuna sahip oldukları için bayanların erkeklere göre osteoporoza tutulma tehlikeyi daha yüksektir. Beynelmilel Osteoporoz Vakfı bilgilerine göre dünyada 200 milyon kadının ortak tasayı olan osteoporoz, 60-70 yaşlarındaki bayanların üçte biri, 80 yaşlarındaki bayanların ise üçte ikisinde görülüyor. Doğru beslenme ile osteoporozun önüne geçmek olası. Kalsiyum, magnezyum ve mineral açısından zengin olan yiyeceklerin kemik yapısını kuvvetlendirmeye fayda sağladığını gibi bu gıdalar kemik sıhhati için en ehemmiyetli mineral kalsiyumdur. Bu sebeple kemik erimesinden gözeten en ehemmiyetli gıdalar da süt ve süt mahsulleridir. Peynir ve öteki süt mahsulleri kalsiyum bakımından zengin içeriğe sahiptir. Bunun yanı gizeme yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemiş, D vitamini kapsayan besinler ve hububat bakımından zengin gıdalar da kemik erimesini gözetmek için harcanması gereken gıdalardır.

Temkinleri alın kemik erimesini önleyin

– Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum kapsayan kayısı harcayın,

– Bedendeki D vitaminini faal hale getirmek için en az 15 dakika güneş ışığından yararlanın.

– Her gün D vitamini kaynağı yumurta sarısı harcayın.

– Çay, kahve gibi kafein kapsayan meşrubatlardan uzak durun.

– A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olan ve bol ölçüde kalsiyum kapsayan brokoli, marul gibi yeşil sebzeler harcayın.

– Kalsiyum ve D vitamini ambarı süt için.

– Haftada iki gün kalsiyum bakımından zengin olan istiridye, karides gibi deniz mahsullerini harcayın.

– Kemik erimesine neden olan proteolitik enzimleri eksiltici tesiri bulunan üzüm çekirdeği özütü harcayın.

– Sigara ve içkiden uzak durun.

– İdrarla kalsiyum atılımını artırarak kemiklerdeki kalsiyum ölçüsünü eksilten tuzu eksiltin.

D vitamini beceriksizliği rahatsızlıkları

D vitamini beceriksizliği rahatsızlıkları

Kışın dışarıda yeteri kadar süre geçirmemek, D vitamini noksanlığını artırıyor. Süt mahsulleri harcamamak, vitamin kullanmamak da noksanlığın devam etmesine neden oluyor. D vitamini beceriksizliği rahatsızlıkları ise bunalım, adale sızıları ve kemik erimesi gibi rahatsızlıklar. Bunların önüne geçmek için kesinlikle D vitamini kullanın.

D vitamini beden sıhhatinizin ehemmiyetli bir parçasıdır. Ruh sıhhati açısından ehemmiyetli olan serotonini artıran D vitamini, aynı zamanda bağışıklığınızı kuvvetlendirir, asap ve adale sistemlerinin sıhhatli çalışmasını sağlar, bazı kanser cinslerine karşı korunmaya destekçi olur. D vitamininden faydalanmanın en basit yolu, haftada birkaç kere gözetici krem kullanmadan güneşte 15-20 dakika süre geçirmektir. İçinde bulunduğumuz kış aylarında hava şartları ne yazık ki buna pek izin vermiyor.

d vitamini

Günlük gereksinimimiz 600 IU’dur

Harvard Millet Sıhhati Okulu’na göre, dünya genelinde 1 milyar insanın D vitamini beceriksizliği bulunuyor. Yaşamınızın neredeyse her alanında sıhhatli tercihler yaptığınız halde, yüksek tansiyon ve diyabet tehlikenizi 2.5 kat artıracak çok ehemmiyetli bir mevzuyu ilgisizlik ediyor olabilirsiniz. İlgisizlik edilen D vitamini beceriksizliği tehlikeyi altında olan insanlarda çoğunlukla görülen ortak özellik, süt mahsullerinden sakınma ve fazla dışarıya çıkmamaktır.
Günlük gereksinimimiz olan D vitamini bedeli 600 IU’dur. Günde birkaç dakika güneş ışığına çıkmak, bedenin D vitamini seviyesini geri yüklemeye destekçi olur. Kimilerimizin kullandığı vitamin, mineral ve kalsiyum desteğinin içerisinde yeterli seviyede D vitamini bulunmaktadır.

d vitamini

Kemik erimesi nedeni

Kanadalı analistler, güz ve kış ayları süresince, kandaki D vitamini ölçüsünün ehemmiyetli miktarda eksildiğini gözlemlemiştir. Test ettikleri insanların üçte birinde D vitamini ölçüsünün, bedenin kemik yenileme işlevini etkileyecek seviyeye kadar düştüğü fark edilmiş. Bu araştırmayı Amerika Birleşik Devletlerinde De yapan bilim adamları aynı neticeyi elde etmiş. Tenimiz güneş ışığındaki enerjiyi D vitamini üretmek için kullanıyor. Soğuk havada dışarıya çıkma isteğimiz doğal olarak düşüyor ve bu da kışın daha az gün ışığı almamız anlamına geliyor. Kışın dışarıdayken gün ışığı bedenimizde daha cılız bir tesir yaratır ve ıslatıcılardaki güneş gözeticileri de D vitamini imalini eksiltir. Günde bir kere aldığımız bir multi vitamin, günlük gereksinimimiz olan D vitamini ölçüsünün tamamını karşılayacaktır. D vitamini; çocuklarda raşitizm, bayanlarda kemik erimesi başka bir deyişle osteoporozun önlenmesine destekçi olur.

d vitamini

Kronik sızıya yol açabilir

Peki bedeninizde D vitamini beceriksizliği olduğunu nasıl anlarsınız? İşte bu bulgular:

– Son zamanlarda ekstra enerji tüketmediğiniz halde aralıksız terliyorsanız D vitamini yetersizliğiniz olabilir. D vitamini noksanlığında özellikle surat bölgesinde fazla bir terleme ve bu terlemeye bağlı olarak ortaya çıkan parlama görülür. Bu gidişata sıkça maruz kalanlar D vitamini yetersizliğinden şüphelenebilirler.

– American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir araştırmaya göre, D vitamini beceriksizliği osteoporoz belirtilerini süratlendirebilir veya makûslaştırabilir. Bu gidişata bağlı olarak kemik kırılması tehlikeyi çoğalır. Unutmamak gerekir ki D vitamini ihtiyaçlarını yalnızca beslenme yoluyla bitirmek neredeyse ihtimalsizdir. Beslenmenin yanı gizeme güneş ışığı, ek besinler gibi yardımlara da gereksinim vardır.

– Araştırmalar, bayanlarda D vitamini yetersizliğinin kronik sızılara rol açabileceğini ortaya koydu. Ayrıca değişik araştırmalar, fibromiyalji sızıları ile D vitamini beceriksizliği arasında iletişim olduğunu da ortaya koyuyor. Her iki araştırma neticesine göre kronik nedeninin de D vitamini beceriksizliği olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, sporcularda yeterli D vitamini seviyeleri idman sonrası sızıyı önleyebilir ve adale kurtarma süratini artırabilir.

– D vitamini yetersizliğinin, serotonin gibi hormonları etkileyerek beyinde bunalım ile alakalı kısımlarda rol oynadığı görülmüştür. Bu vaziyet D vitamininin asap sistemi için ehemmiyetli bir vitamin olduğunu ortaya koymaktadır.

d vitamini

Daha fazla mantar harcayın

Mantar, güneş ışığına maruz kaldığında tıpkı cildinizdeki hücreler gibi D2 vitamini üretir. Mantarın, 85 gramında 400 IU D vitamini vardır. Bu da günlük lüzumunuzun 600 IU olduğu düşünüldüğünde yeterince tatmin edici bir seviyedir.
Ayrıca D vitamini seviyenizi yükseltmek istiyorsanız, yumurtanın sarısını harcayabilirsiniz. Özellikle D vitamini yumurtanın sarısında yoğunlaşır ama tam yumurtayı yemeniz her zaman daha doğru ve sıhhatli olacaktır.
Süt ve süt mahsullerini beslenme listenize ilave etmeyi unutmayın. Kalsiyum açısından oldukça zengin bir kaynak olan süt ve süt mahsulleri aynı zamanda D vitamini açısından da oldukça zengindir. Bir kadeh sütten, günlük D vitamini lüzumunuzun takribî yüzde 13’lük kısmını elde edebilirsiniz.

d vitamini

Somon balığı yiyin

Rastgele bir destek almadan tek başına beslenme ile yeterli ölçüde D vitamini almak pek basit değildir. Ama somon balığından iyi bir ölçüde D vitaminini elde edebilirsiniz. Somon gibi yağlı balıkları sık sık harcayın. 85 gram pişmiş somon, günlük D vitamini lüzumunuzu karşılamaktadır. Yalnızca öğle ve akşam yemeklerinde salata veya ızgara somon harcamak yerine kahvaltınızda füme somon yiyebilirsiniz.

d vitamin

Adale bitkinliğine neden olur

D vitamini beceriksizliği, kendinizi fazla bitkin sezmenize neden olabilir. Özellikle adale bitkinliği biçiminde görülen bu bitkinlik bulgusu size bu noksanlığın bir öbür işaretidir. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, 60 yaşındaki erişkinlere D vitamini dayanağı yapıldığında adale bitkinliğinde yüzde 20 oranında düşüş olduğu görülmüştür.

d vitamini

Dışarı çıkın

Güneş ışığı D vitamini için en iyi kaynaktır. Natürel ki güneş ışığına direk biçimde maruz kalmak da kanser tehlikesini artıran bir unsurdur. Neyse ki, gözetmesiz kısa süreli güneşe maruz kalma dahi gereksinim dinlediğiniz D vitamini seviyesini pozitif biçimde etkileyecektir.

özel içeriğidir.

Vitamin eksikliğini belirtilerini öğreniyor musunuz

Vitamin eksikliğini belirtilerini öğreniyor musunuz

Beden ve ruh sıhhatinin korunması için vitaminlerin doğru biçimde ve uygun dozlarda alınması ehemmiyet taşıyor. Bedendeki tüm uzuv ve sistemleri etkileyen vitaminlerin noksan alımı farklı bulgularla kendini gösterebiliyor. Genellikle natürel yollarla alınabilen vitaminlerin desteği için ise kesinlikle mevzu ile alakalı bir uzman hekime müracaat etilmesi gerekiyor. Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, vitamin yetersizliğinin bulguları hakkında bilgi verdi.

vitamin

Vitamin yetersizliğinin 10 bulgusu

Görme problemleri: Görme problemlerinin yaşanması bedeninizde A vitamini yetersizliğini işaret edebilir. A vitamini klasik ve gece görmede takviye sağlayan bir vitamin cinsidir. A vitamini beceriksizliğinde gözde kseroftalmi; başka bir deyişle göz akı ve kormeanın parlaklığını kaybederek kuruması ve gece âmâlığı gibi problemler ortaya çıkabilir.

Uzun süreli bitkinlik: Bedende uzun süreli bitkinlik, zekâ fluluğu ve fiziksel koordinasyon bozukluğu sezilmesi, B1 vitamini yetersizliğini ifade edebilir. B1 vitamini özellikle beynin enerji imali için lüzumlu bir vitamindir.

yorgun

Dil ve tende çatlaklar: Bazı ten hastalıkları ve asap sistemi bozuklukları B6 vitamini beceriksizliğinden kaynaklanabilir. Özellikle dudak ve dil çatlaması ya da egzama gibi bulgular, bedende B6 vitamini yetersizliğini işaret edebilir. Beceriksizliğinde hücre yenilenmesi yavaşlar ve egzama, iltihaplanma gibi ten problemleri görülebilir.

Kansızlık: Kansızlık kimi zaman vitamin yetersizliğinin bir işareti olabilir. Folik asit B vitamini ailesinin bir azasıdır. Folat ya da B9 vitamini olarak öğrenilir. B9 vitaminin yetersizliği, bedende anemi oluşmasına yol açan bir nedendir. Deoksirübo Nükleik Asit birleşimi ve hücre parçalanması süreçlerinde ehemmiyetli bir yere sahip vitamin cinsidir.

Akılsal bitkinlik: Uzun süreli olarak yaşanan akılsal bitkinlik, B12 vitamini yetersizliği işaret edebilmektedir. B12 vitamin yetersizliği akılsal performansı etkileyen bir vaziyettir. Akılsal bitkinlik zamanla entelektüel marifetlerin de yavaşlamasına yol açar. Şayet şahsın uzun süreli olarak unutkanlık, hafıza kaybı, konsantre olamama gibi problemleri varsa kesinlikle B12 vitamini açısından araştırılması gerekir.

çürük

Ciltte basitçe oluşan çürük ve morarmalar: Bedende basitçe morlukların oluşması ya da ciltte kırmızı-mavi renkte morarmalar ve noktaların görülmesi C vitamini yetersizliğini ifade edebilir. Zira C vitamini yetersizliği ile beden kolajen yapamaz hale gelmektedir. Kolajen üretilememesi de bedende muhtelif dokuların devrilmeye başlamasına ve doku tamirinin sekteye uğramasına neden olabilir.

Kas kaybı: Kaslarda oluşan cılızlık ve eforsuzluk E vitamini beceriksizliğinden kaynaklanabilmektedir. E vitamini yetersizliği adalelerde zamanla zayıflamaya yol açabilmektedir. Kas kütlesi kaybı, adale eforsuzluğu ve buna bağlı denge problemleri ile karşı karşıya kalınabilmektedir.

kemik

Kemik sızıları: Bedende D vitamini yetersizliği kendini kemik sızısı, kemik erimesi olarak gösterebilmektedir. Beceriksizlik neticeyi oluşan kemik sızıları, tüm beden genelinde sezilebilmektedir. Bu sızılara zamanla halsizlik de eşlik edebilir.

Fazla kanamalar: Bedende alana gelen fazla kanamalar K vitamini beceriksizliğinden kaynaklanabilmektedir. Regl kanamalarının uzun sürmesi, nedensiz yere diş eti ve burun kanamalarının oluşması, idrarda ya da dışkıda kan görülmesi, K vitamini beceriksizliğini de işaret edebilmektedir.

Cansız tırnak ve saçlar: Saç ve tırnak bölgelerinde yaşanan problemler, H vitamini değişik ismiyle biotin ya da B7 vitamini yetersizliğini işaret edebilir. Saçlarda kepeklenme, dökülme, cansızlık, kırılmalar; tırnaklarda seri kırılma, yumuşama, beyaz kirler ve yavaş uzama gibi bulgulara dikkat etmek gerekir.

Mantar kanserle savaşıyor

Mantar kanserle savaşıyor

Oldukça yararlı bir gıda olan mantarın kanserle savaştada etkn rol oynadığını kaydolan Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Özellikle son yarıyıllarda sofralarda sıklıkla karşımıza çıkan mantar hakkında bedene sağladığı bereketler hakkında öğrenilmesi gerekenleri sıralamak gerekirse; D vitamini içeriği olan çok az natürel gıdadan bir tanesidir. Son senelerde kanser ve obezite gibi bir hayli ehemmiyetli hastalık tabloları ile ilişkilendirilen D Vitamini natürel olarak çok az gıdada yer almaktadır. 300g mantar günlük D vitaminin yüzde 20’sini karşılamaktadır” dedi.

Gıda kıymeti oldukça yüksek

Mantarın sebzeler arasında gıda kıymeti ve niteliği oldukça yüksek kıymete sahip olan ehemmiyetli gıdalardan biri olduğunu anlatan Uzman Diyetisyen Selçuk şunları kaydoldu; “Yalnızca hayvansal yiyeceklerde bulunan B12 vitamini dışında mantar cinslerinde de B12 vardır ve biyoyararlılığı beden için kullanılabilirlik daha yüksektir. Özellikle reishi, shitake ve maitake gibi bazı mantar türevleri biyoyararlılığı yüksek mantar türevleri olarak bazı çalışmalarda izlenmiştir. Mantarlar kanserden gözeten ve bağışıklığı güçlendiren antioksidan olarak da kabul edilen selenyum mineralince zengin içeriğe sahiptir” dedi.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmede ehemmiyetli rol oynuyor

Mantarlar sülfür kapsayan aminoasit olan ergothionoein kapsar ve bu amino asit beden hücrelerinde antioksidan rol oynamaktadır. Tiamin, Riboflavin, Niasin, Biotin, Vitamin C, Fosfor, Potasyum ve Bakırdan zengin olup vitamin ve mineral içeriği açısından çok zengindir. Bu fitobesin içeriği mantarı; kalp sıhhatini gözetmede, bazı kanser cinslerinde ve kanser rehabilitasyonu sırasında bağışıklık sistemini güçlendirmede faal rol oynamasını sağlamaktadır.

Formunu gözetmek isteyenler için ideal

İçeriğinde bulunan CLA Konjuge Linoleik Asit sayesinde yağ dokusu kaybını artırarak yağ dışı hücrelerin çoğalmasında verimleri vardır. Dolayısı ile formunu gözetmek ve yağsız adale dokusunu artırmak için fayda sağlayan yiyecekler arasındadır. Meme ve prostat kanserinde kapsadığı CLA sayesinde faydalı tesir sağladığı görülmüştür. Biyoaktif içerikleri yüksek olan bazı mantar türevleri medikal ilaç imalinde rehabilitasyon emelli, antioksidan, antihipertansif, kolesterol düşürücü, antiviral, antibakteriyel ve antiparazitik tesirleri sebebi ike kullanılmaktadır. Bazı kanser çalışmalarında beyaz mantar cinslerinin karaciğer detoksifikasyonuna pozitif tesir sağladığı görülmüştür.

İHA

Kemik sıhhatini gözetmenin 7 yolu

Kemik sıhhatini gözetmenin 7 yolu

Kemiklerimizin eforlu ve sıhhatli kalabilmesi tam beden sıhhati için çok ehemmiyetli. Kalsiyum, D vitamini, protein gibi yiyecek maddeleri dışında şahsın hayat stili de kemiklerin gelişimi için büyük ehemmiyet taşıyor.

Liv Hospital Ulus Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hilal Yıldız kemik sıhhatini gözetmenin püf noktalarını anlattı.

– Haftada 3 gün kumpaslı yürüyüş yapın ve hafif ağırlıklarla çalışın. Adale iskelet sisteminin uzun müddet sıhhatli çalışması için egzersiz koşul!

– Kilo almayın. Kilo her mevzuda mesele yaratabileceği gibi adale iskelet sistemine de hasar verir. Eklemlerin üzerine binen yük ne kadar az olursa o eklem o kadar uzun ömürlü olur.

– Sigara içmeyin. Sigara dolaşımı bozduğu için özellikle kıkırdak beslenmesine hasar vererek kıkırdak problemleri yaratabilir.

– Ayak sıhhatinize dikkat edin ve sıhhatli pabuçlar giyin. Adale iskelet sisteminin en bakımsızlık edilen kısmı ayaklar. Hakikatinde ayak sıhhatine çok dikkat etmek gerekiyor. Zira bedeni taşıyor. Ve yaşam niteliğini dolaysız etkiliyor.

– D vitamini için güneşten her gün yeteri kadar yararlanın. Bu her gün en az 15 dakika anlamına geliyor. Yeteri kadar C vitamini alın. D ve C vitamini kemik ve eklemlerin uzun ömürlü olması için lüzumlu vitaminlerdir. Özellikle D vitamini noksanlığına kemik sisteminin tahammülü yoktur.

– Yeterince yoğurt ve peynir harcayın. Özellikle çocukluk çağından itibaren kumpaslı olarak yoğurt ve peynir harcayın. Kalsiyum ambarlarını zamanında ne kadar iyi doldurursak yaşlılıkta o kadar işimize bereket.

– 45 yaşından sonra fazla spor yapmaktan kaçının. Özellikle sakatlıkların bir hayliyi orta yaş sonrası yapılan kendini fazla zorlamayla ilgilidir. Bu nedenle fazla spor yapmaktan, fazla ağırlıkla çalışmaktan kaçının.

D vitamini noksanlığı çocuk sahibi olmaya mani

D vitamini noksanlığı çocuk sahibi olmaya mani

Kış günlerinde güneş ışınlarından yeterince yararlanamıyor, D vitamini alamıyoruz. Bedenimizin D vitamini gereksinimini, gıdalardan ya da vitaminlerden almaya çalışıyoruz. Özellikle kış aylarında gebelik yarıyıllarını geçiren bayanların bu mevzuda iki kat daha dikkatli olmaları gerekiyor.

Op. Dr. Seval Taşdemir, D vitamini ve kısırlık hakkında bilgiler verdi…

“Ülkemizde güneşli geçen gün rakamı fazla olmasına karşın D vitamini noksanlığı yaygın olarak görülüyor” diyen Ferti-Jin Kadın Sıhhati ve Tüp Bebek Merkezi Muayenehane Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, “D vitamini noksanlığı faize sıhhatini negatif tesirler” diyerek uyardı.

Op. Dr. Taşdemir, “D vitamini noksanlığının, son senelerde infertilite kısırlık ve düşük problemi olan hastalarda daha sık oranda görüldüğü saptandı. D vitamini noksanlığı; faize sıhhatini, yumurta rezervini, yumurtanın niteliğini ve döllenme oranlarını negatif olarak tesirler. Ayrıca döllenmiş yumurtanın anne rahmine tutunma oranını da düşürür” dedi.

Yumurta sarısı ve süt harcayın

“Kanda 25 hidroksi vitamin D seviyesini ölçerek vitamin D ambarlarını değerlendiririz. 30 ng/ml’nin altındaki kıymetler düşük olarak kabul edilir” diyen Op. Dr. Seval Taşdemir, “D vitaminini güneşten alabileceğimiz gibi ton balığı, uskumru, yumurta sarısı, karaciğer, süt ve süt mahsulleri, hububat gibi mahsullerde de bulabiliriz” diyerek D vitamini noksanlığı olanların bu besinlerden harcaması gerektiğini özellikle belirtti.

Rehabilitasyondan evvel D vitamini seviyesine bakılmalı

“Noksanlık tespit edilirse günde 600-800 IU arası D vitamini alınabilir. 1000 IU’dan fazla alınmaz, yan tesirleri ortaya çıkabilir” diyen Op. Dr. Seval Taşdemir laflarına şöyle devam etti:

“Özellikle kısırlık ve tüp bebek rehabilitasyonu görecek olan hastalarda kesinlikle D vitamini seviyesine bakılmalı. Özellikle yaşı 35’in üzerinde olan ve güneşten daha az yararlanan grupta, D vitamini noksanlığı daha sık görülür. Yetersiz olan vitaminin rehabilitasyonundan sonra yapılan infertilite kısırlık rehabilitasyonundan, çok daha galibiyetli neticeler elde ediliyor. Son senelerde bunu destekleyen pek çok çalışma yapıldı.

Kısacası D vitamini, bedenimizde yalnızca kanda kalsiyum oranlarını tanımlayan, bağırsaktan kalsiyum emilimine desteği olan vitamin değil; tüm beden bağışıklık sistemini tertip ederek gribal enfeksiyonlara mukavemetimizi artıran bir vitamindir. Ehemmiyetli kanser hadiselerinde, meme, pankreas, sütun, rektum kanserlerinin seyrini tesirler, kalp ve damar hastalıklarını önler. İnfertiliteyi kısırlığı ehemmiyetli biçimde etkileyen çok ehemmiyetli vitamindir.”

D vitamini ile eforlu kemikler

D vitamini ile eforlu kemikler

Doğumdan vefata kadar sıhhatli bir iskelet yapısı için ehemmiyetli olan D vitamini kaynağı güneş ne yazık ki bazen yeterli gelmiyor. Bu da özellikle bayanlarda yaş almaya da bağlı bir hayli hastalığın çıkmasına neden oluyor. D vitamini beceriksizliği bulunan şahıslarda osteoporoza daha sık tesadüfülürken bunun için dışarıdan destek almak bir o kadar ehemmiyetli. Yetişkin ve yaşlılarda kemik cılızlığı ve yumuşaması bulguları ile ortaya çıkan osteoporoz boy kısalığından kamburluğa kadar duruş bozukluklarına neden oluyor.

Rehabilitasyonda D vitamini takviyeyi

Erişkinlerde D vitamini beceriksizliği osteoporoz, düşme ve kırıklar için tanı rehabilitasyon rehberlerinde yer alan belirlenmiş bir tehlike etkenidir. D vitamini beceriksizliği günümüzde küresel bir salgın olarak kabul ediliyor.

Osteoporoz rehabilitasyonunda ve önlenmesinde bedene yapılan kalsiyum ve D vitamini yardımı mevcut kemik yoğunluğunun korunması için ehemmiyetli bir dayanak olarak karşımıza çıkıyor.

D vitamininden yoksun kalmayın

D vitamininden yoksun kalmayın

Çocuk Sıhhati Hastalıkları, Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony, Dünya D Vitamini Komitesi’nin 2007 senesinde “Vitamin D Farkındalık Ayı” bülten ettiği Kasım ayında, D vitamini noksanlığının hasarlarına, bu vitaminin noksanlığının bedenimizde yarattığı rahatsızlıklara ve D vitamini noksanlığının nasıl giderileceğine dair çok ehemmiyetli bilgilendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin yüzde 70’i D vitamini beceriksizliği

D vitamini noksanlığının çağımızın belası kanser hastalığının da nedenlerinden biri olduğuna dikkat sürükleyen, Doçent Hekim, Akgül Akpınarlı Antony, “Dünya genelinde yapılan araştırmalara göre, D vitamini beceriksizliğinde ilk sırada, yüzde 90 gibi büyük bir sayıyla Kanada geliyor. Kanada’yı, yüzde 60’la Amerika ve yüzde 55 ile Avrupa ortalaması takip ediyor. Bazı araştırmaya göre, Türkiye’nin yüzde 70’i de D vitamini beceriksizliği yaşıyor” dedi.

Kanser ve metabolizma hastalıklarının gizemi D vitamini

Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony, “Yaz aylarında D vitamini gereksinimimizin yüzde 95’ini güneşten karşılayabiliyoruz. Güz ve kış aylarında konuttan çıkma sıklığı eksildikçe D vitamini beceriksizliği baş gösteriyor. Son yapılan araştırmalar gösteriyor ki, D vitamini beceriksizliği yalnızca kemikleri etkilemiyor. Aynı zamanda Alerjik rinit, alerjik astim, atopik dermait, sedef hastalığı gibi alerjik hastalıklar, sütun, bağırsak, pankreas, bayan faize uzuvları ile alakalı kanserler, metabolik belirti, kiloluluk, tip II diyabet gibi metabolizmayla alakalı rahatsızlıklar ve hipertansiyon gibi kalp hastalıklarının, D vitamini beceriksizliğiyle olan ilişkisi de yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır” diye konuştu.

Çocukluk çağında D vitamini alımına dikkat

Çocukların yetişkinlere göre D vitamini lüzumu daha fazladır. Kemikleri ve dişleri kuvvetlendiren D vitamini çocukluk çağında yeterince alınmazsa bu beceriksizlik “Raşitizm” hastalığına yol açar.

Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Özelikle D Vitamini dayanağı alması gerekenleri şöyle söyledi;

– Minik çocuklar,
– Alerjisi olan çocuklar ve yetişkinler,
– Astımı olan çocuklar ve yetişkinler,
– Aralıksız kemik sızısı olan şahıslar,
– Güneş görmeyen, kapalı alanda yaşayan ve çalışan şahıslar,
– Bağırsaklarında yağ emilimi zahmetli olan şahıslar,
– Karaciğer hastalığı olan şahıslar,
– Böbrek hastalığı olan şahıslar,
– Kemik erimesi olan şahıslar,
– 50 yaşın üzerindeki şahıslar,
– Hamileler ve emziren anneler,

D Vitamini Beceriksizliği Olmaması İçin Yapılması Gerekenler;

– Yaz mevsiminde olası olduğunca D vitamini depolamak,
– Tende D vitamini birleşimleyen ışınların en dik saatlerinde dolaysız tene temas etmesini sağlamak,
– Tenden güneş ışınlarını, pencere, araba sırçayı ve elbiseler yasakladığı için, her gün saat 11: 00 ile 15: 00 arasında, 20 -25 dakika dışarıda kremsiz surat ve ellerin güneş görmesini sağlayarak geçirmek,
– Vitamin D açısından zengin, somon, sardalya, uskumru, ringo, lüfer, ton balığı gibi yağlı balıklar harcamak,
– Vitamin D destekleri almak,
– D vitamini beceriksizliği yaşayıp yaşamadığınızı en az senede bir defa test ettirmek.

Soğuk havalar kalbinizi etkilemesin

Soğuk havalar kalbinizi etkilemesin

Geçtiğimiz aylarda Avrupa Kardiyoloji Kongresi’nde söylenen ehemmiyetli bir araştırmanın neticeleri, son 16 senede 280 bin kalp krizi araştırıldığında hava sıcaklığı sıfırın altına indiği günlerde kalp krizlerinin daha fazla olduğunu gözler önüne serrdi. Ayrıca sert rüzgarların, nemin yükselmesinin ve güneş ışığının az olmasının da kalp krizlerini artırdığını ortaya kondu. Medical Park Bahçelievler Sağlık Kurumu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gültekin Hobikoğlu, kalp damar hastalıkları ve buna bağlı olarak kalp krizinin dünyada ve Türkiye’de başta gelen vefat sebepleri arasında gösterildiğini anlatarak, soğuk havaların kalbe tesirleri hakkında ehemmiyetli bilgiler verdi.

soğuk hava

Soğuk damarları daraltıyor

Soğuk havaların tesiriyle bedenin ısı kaybetmesini önlemek için özellikle yüzeysel cilt damarları daralarak ten yoluyla ısı alış verişi eksilir ve bu damar daralmaları tansiyonu yükselterek kalbin kan pompalamasını eforlaştırır. Soğukta stres hormonları olan ‘katekolaminlerin’ salgılanması çoğalırken, damar içinden salgılanan damar genişletici nitrik oksit üretimi eksilir. Çoğalmış katekolaminler ve eksilmiş nitrik oksit; tansiyonu, kalp süratini çoğaldırdığı gibi damar spazmları ve damar mukavemetinin çoğalmasına da neden olur. Bunların neticesinde kalp damar hastalığı ve kalp noksanlığı olanlarda hastalığın makûslaşmasına, kalp krizlerinin ve ani vefatların çoğalmasına yol açar.

yürüyüş

Kışın kalp sıhhatini tehdit eden etmenler

Fiziksel etkinliğin eksilmesi: Tazyik, rüzgar başkalaşımları, makûs hava koşulları sebebiyle eksilen fiziksel hareket, toplar damar tıkanıklığı ve akciğer embolilerinin çoğalmasına neden olur.

D vitamini noksanlığı: D vitamin düşüklüğü inflamasyon yangı ve pıhtılaşmayı artırmaktadır. Yaz aylarının gelmesiyle beraber çoğalan D vitamini alımı, kardiyovasküler hastalıklardan korunmaya destekçi olmaktadır.

Pıhtılaşma etkenleri: Pıhtı yaradılışında rol oynayan fibrinojen ve etmen VII seviyelerinin kış aylarında artırdığı muhtelif araştırmalarda tespit etilmiştir. Bu çoğalışta kış aylarında çoğalan solunum yolu enfeksiyonlarının tesiri olduğu düşünülmektedir.

Hava lekeliliği: Kış aylarında ısınma için kullanılan yakıtlara bağlı hava lekeliliği çoğalmaktadır. Yapılan araştırmalarda hem kısa hem uzun yarıyılda hava lekeliliğine maruz kalmanın kardiyovasküler hastalıkları artırdığı kollanmıştır. Çoğalışa yol açan nedenlerin hava lekeliliğinin tansiyonu ve kalp süratini yükseltmesi, pıhtılaşmayı artırması, yangı, damar duvarının zarar görmesi olduğu düşünülüyor.

Enfeksiyonlar: Kış aylarında çoğalan kalp krizlerinin ve beyin felcinin inme en ehemmiyetli nedenidir. Özellikler grip ve zatüreye bağlı yangı ve pıhtılaşma etkenleri çoğalmakta, kalp damarları içindeki plaklarda eskimeye neden olarak burada oluşan pıhtı ile damar tıkanması ve kalp krizleri oluşmaktadır. Ayrıca grip ve zatüreye bağlı solunum kasvetiyle beraber çoğalan kalp sürati tazyiki de kalp krizlerini artırmaktadır.

Hava koşullarına uygun giyinin

Soğuk havaya bağlı bedenimizde oluşabilecek negatiflikleri önleyebilmek için hava sıcaklığına uygun giyinmek çok ehemmiyetlidir. Sıcak yakalayacak elbiseler, eldiven, şapka, bere kullanmak beden ısısını gözeterek soğuğa bağlı stres hormonlarının salgılanmasını eksilterek tansiyon, kalp sürati ve damar mukavemetinin çoğalmasını önler.

aşı

Grip aşısı yaptırın

Özellikle tehlike grubundaki şahısların grip ve zatürre aşısı olmaları bu hastalıkları ve irtibatlı olarak kalp krizleri ve inmeleri eksiltecektir. Kış aylarından evvel hekime danışarak aşı olmak ehemmiyetli bir koruma sağlar. Grip veya zatürre gibi ateşli hastalıklara tutulursanız hekiminize görünüp uygun rehabilitasyonu olun. Hastalık zamanınca efordan sakınıp, bol akışkan harcayın.

Hava lekeliliğinin daha yoğun olduğu günlerde lüzumlu olmadıkça dışarı çıkmayın, konutta yürüyün ve hafif egzersizler yapın. Bağışıklığınızın güçlü kalmasını sağlamak için kış mevsiminin sebze ve meyvelerini taze olarak harcayın ve haftada iki gün balık yemeye çalışın, gerekirse D vitamini takviyeleri kullanın.

yürüyüş

Karda uzun yürüyüşler tehlikeyi artırır

Karda soğuk havada ani ağır eforlar kalp hastalığı olanlarda ve yatkınlığı olanlarda kalp krizlerini başlatabilir. Özellikle fiziksel etkinliği az olanlar ile kumpaslı egzersiz ve yürüyüş yapmayanlar daha fazla tehlike taşımaktadır. Bu surattan kumpaslı yürüyüş ve egzersiz yapmıyorsanız, karda uzun yürüyüş yapmayın, ağır eforlardan kaçının. Kapalı spor salonları veya alışveriş merkezinde yürüyüşünüzü yapın. Kumpaslı egzersiz yapanlar kar da çok rüzgarlı değilse, uygun gözetici elbiselerle yürüyüşlerini yapabilir. Ancak her zamankine göre daha düşük tempo ve vakitlerde yürümeleri uygun olur. Kayak, dağ yürüyüşü gibi kış sporları yapacakların da anemi, kalp ve akciğer hastalıkları varsa hekimlerine danışmaları uygun olur. Sanılanın aksine, dağların yükseklerinde hava daha pak olmakla beraber oksijen ölçüyü deniz seviyesine göre daha düşüktür. Kalp ve akciğer hastaları yüksek irtifada bir de ağır efor sarfetmeleri gerekirse, kalp krizi ve ciddi solunum yetmezliği hayata olasılıkları yüksektir.

Akut dağ hastalığı

Akut dağ hastalığı, yüksek irtifalarda özellikle 2 bin 400 metre sonrasında daha sık görülür. Hava tazyiki ve oksijen ölçüsünün eksilmesi neden olur. Kansızlık, kalp hastalığı, akciğer hastalığı olanlarda özellikle eforla beraber ortaya çıkar. Hafif olanlarda baş sızısı, baş dönmesi, bulantı, adale sızıları, yüzde ellerde şişme olur. Şiddetli dağ hastalığında ise, öksürük, soluk darlığı göğüste tıkanma, yürüyememe ve denge bozukluğu olur.

Dans et ki kemiklerin eforlu kalsın

Dans et ki kemiklerin eforlu kalsın

Kemik erimesi bir öbür ismiyle osteoporoz, kemik dokusunun mikromimarisindeki bozulma ve kemik kitlesinde eksilme sebebiyle kemik kırılganlığında çoğalma ile sonuçlanan bir hastalıktır. Medical Park Gaziosmanpaşa Sağlık Kurumu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Ünal, hastalığı “Daha kolay bir ifadeyle kemiklerimizin mineral yoğunluğu eksildiği için, sertliklerinin ve dayanıklılığının eksilip niteliğinin bozulması neticeyi daha cılız ve kırılabilir bir hale gelmesidir” biçiminde tasvir ederken, nedenleri, tehlike grupları ve rehabilitasyon usulleri hakkında şu bilgileri verdi:

kemik

Popülasyon ihtiyarlıyor hastalık çoğalıyor

Osteoporozda kemiğin darbelere olan karşı mukavemeti eksilir. Başka Bir Deyişle kolay düşme ve çarpmalarla dahi kırıklar alana gelebilir. Ehemmiyetli bir ulus sıhhati problemidir. Tüm dünyada ve ülkemizde 60-70 yaşından sonra bayanların üçte biri ile üçte ikisinde osteoporoz hastalığı vardır. Dünya popülasyonu giderek ihtiyarlamaktadır. Buna bağlı olarak da osteoproz ve kırık görülme oranı giderek çoğalmadır.

Kırıktan evvel teşhis edilebilir

Osteoporoz, bir kırık oluşuncaya kadar suskun bir hastalıktır. Hiçbir bulgu veya belirti vermez. Kırıklar, minimal travmalarla veya bazen travmasız oluşur, özellikle yaşlılarda sıktır. Osteoporoz, kırıklar oluşmadan da tanısı konabilen, zorunlu ihtiyatlarla ve rehabilitasyonlarla, kırıkların yaratacağı sıhhat meselelerinin önlenebildiği bir hastalıktır.

Kafein kalsiyumun emilimini eksiltiyor

Tüm bayan ve erkekler osteoporoz tehlikeli açısından değerlendirilmelidir. Tehlike etkenleri ne kadar fazlaysa kırık tehlikeyi de o denli yüksek olacaktır. 50 yaş üzerinde olmak, bayan olmak, erken yaşta menopoza girmek, erkekte erkeklik hormonu olan testosteronun beceriksizliği, kalsiyum ve vitamin D’den noksan beslenmek, hareketsiz hayat sürmek, sigara, içki veya kafein harcamak, daha evvelden bazı hastalıkları geçirmiş olmak astım, tip 1 diyabet, romatoid artirt, zehirli guatr, vb. öbür tehlike etkenleri arasında sayılabilir. Kafein kalsiyum emilimini eksiltir ve idrarla kalsiyum atılımını artırır. Kafein tüketiminin çoğalışı kırık tehlikesini artırır.

kemik erimesi

Beslenme ve egzersiz önleyici tesire sahip

Öncelikle yeterli kalsiyum ve vitamin D alınmalı, egzersiz yapılmalı, sigara ve içkiden uzak durulmalıdır. Bu önleyici genel rehabilitasyonun yanı gizeme osteoporoz tespit edilen hastalarda uzun süreli kullandığımız ilaçlar vardır. Bu ilaçlar haftada bir gün kullanıldığı gibi ayda bir veya senede bir kere kullanılan ilaçlar biçimindedir. Bu rehabilitasyonlara yeniden kalsiyum ve vitamin D ilave edilir. Ayrıca yaşlı bireylerde düşmenin yasaklanması mümkün kırık gelişimini eksiltir.

Dans et

Egzersiz kırık ve düşme tehlikesini eksiltir. Kalp damar sıhhatine katkısı yanında çeviklik, güç, duruş, ve denge hünerlerini geliştirir. Kemik yoğunluğunu pozitif istikamette artırır. Yürüme, jogging, merdiven çıkma, dans etme, pilates, tenis, vb. önerilmektedir. Bu egzersizlerin rastgele birinin haftada 3-4 gün olmak üzere 30-60 dakikalık zamanlarda yapılması önerilmektedir. Yüzme kemik kütlesini artırmaz ancak adale eforunu artırması sebebiyle bereketli olabilmektedir. Ancak, bu hastalar kalp damar hastalıkları güzergahından değerlendirildikten sonra kendilerine en uygun olabilecek egzersiz yapma güzergahından teşvik edilmelidirler.

dans

Dolaysız güneş ışığına lüzum var

Güneşlenmek osteoporoz rehabilitasyonunda ve osteoporozdan korunmada ehemmiyetlidir. Vitamin D yüzde 10-20 besinlerle alınırken ehemmiyetli bir kısmı başka bir deyişle yüzde 80-90 güneşten gelen ultraviyole ışınlarının tesiri ile ciltte birleşimlenir. Bu birleşim için cilde dolaysız güneş ışığı gelmelidir. El surat bacak gibi sarih gölgelerin 20-30 dakika güneşe maruz kalması yeterli vitamin D birleşimlenmesine dayanakçı olur. Burada ehemmiyetli bir nokta etmen 15 ve üzeri güneş gözetici kremleri güneş ışığının tene erişmesini maniler. Sırça ve tül arttan güneşlenmek de aynı biçimde vitamin D birleşimini maniler.

Yedikleriniz kemiklerinizi tesirler

Balanslı beslenme genel sıhhatimiz üzerine olduğu kadar kemik sıhhati üzerine de son derece ehemmiyetlidir.

– Süt ve süt mahsulleri, et, yumurta, kuru baklagiller, taze sebze ve meyve, ekmek ve hububat grubu olmak üzere dört gıda grubundan şahsın lüzumuna göre uygun ölçülerde harcanması gerekir. Kemiklerimizin yüzde 90’ınını kalsiyum ve fosfor oluşturur. Ayrıca bu iki mineral dışında protein, magnezium, çinko, demir, florid ve başta vitamin D olmak üzere bazı vitaminler de olağan kemik sıhhati açısından son derece ehemmiyetli gıda öğeleridir.

– Kalsiyumdan zengin beslenmek gerekir. Kalsiyumdan zengin yiyecekler arasında süt mahsulleri süt, peynir, yoğurt, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, kurutulmuş meyveler, fındık, çekirdek ve bakliyat gibi gıda maddeleri bulunmaktadır. Yetişkin bir insanda günde 1000-1200 mg. kalsiyum alınması öneri dilmektedir.

– Tuzu eksiltmek gerekir.

– Güneş ışığından daha fazla yararlanmaya çalışmak, günde 700-800 IU vitamin D almak gerekir.

– Et ve et mahsulleri gibi proteinden zengin besinleri gereğinden fazla yememek gerekir.

– Kafein kapsayan kahve, kola, çikolata gibi yiyecekler fazla harcanmamalıdır.

– Sigara ve içkiden uzak durmak gerekir.

Page 1 of 31 2 3