Omuz sıkışması hakkında öğrenilmesi gerekenler

Omuz sıkışması hakkında öğrenilmesi gerekenler

Op. Dr. Davud Yasmin “Omuz sıkışması, rehabilitasyon edilmediğinde ya da geç kalındığı vaziyetlerde omuz liflerinde kopmaya kadar varabilen zararlara ve omuz ekleminde hareket kaybına neden olabiliyor” dedi.

Genellikle tek taraflı olmakla beraber, her iki omuzda da görülebilen omuz sıkışması sualin büyümesinde pek çok etmenin tesirli olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin “Bunlar arasında özellikle; omuz kemiklerinin yapısal değişiklikleri, omuzu 90 derece üstünde yakalayan devamlı yineleyici hareketler, omuz kemiklerinde oluşan kireçlenme, cılız omuz adalelerinin anormal hareketi, omuz kapsül anomalisi sıklıkla yer alıyor” söylemesinde bulundu.

İş yapan konut bayanlarında daha sık görünüyor

Omuz sıkışma belirtisiyle alakalı yapılan çalışmaların, sualin özellikle konutta iş yapan bayanlarda daha sık görüldüğünü ortaya koyduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, “Bunun en ehemmiyetli nedeni ise, baş üstü yapılan yineleyici hareketler. Bunların arasında en çok yargılanan işler ise; sırça silmek, halı silkelemek, perde asmak ya da yüksek bir dolaptan ağır bir tencere almak gibi konut işleri.

Ayrıca konut işleri dışında özellikle anne olan konut bayanlarının çocuklarının biberon ve bunun gibi eşyalarını taşımak için omuzlarına taktıkları ağır ve büyük çantalar ya da moda sebebiyle kullanılan büyük çantalar omuz etrafı tendonlarda bası sebebiyle ödem ve sonrasında omuz sıkışma belirtisine neden olabiliyor. Omuz sıkışma belirtiyi aynı zamanda tenis, basketbol, voleybol, yüzme, cirit, gülle atma gibi baş üstü etkinliğin fazla olduğu sporlarla uğraşan şahıslarda da sıklıkla kollanıyor” dedi.

Korunmak için tedbir alın

Davud Yasmin omuz sıkışması belirtisinden korunmak için ipuçları verdi:

– Özellikle iki kilodan ağır çanta taşımayın ve çantanın yerini 15 dakikada bir değiştirin.

– Bedeninizi zorlayacak biçimde çok yüksek yerlere uzanmayın.

– Sırça silerken kullandığınız kolunuzu 10 dakikada bir değiştirin.

– Sırça silme, perde takma gibi operasyonlarda kolunuzu baş üstüne kaldırarak çalışmadan ziyade, bir merdivenle çıkarak omuz yüksekliğini eksiltecek biçimde çalışın.

– Sabit pozisyonda uzun müddet bilgisayar başında kalmamaya itina gösterin.

Bu bulgular sizde de var mı

Alttaki bulgulardan yakınıyorsanız en kısa zamanda hekiminize müracaat etmeyi umursamama etmeyiniz.

– Omuz adalelerinin eforsuz sezilmesi özellikle baş üstüne doğru kaldırmaya çalışırken

– Omuzu 90 derecenin üzerine kaldırma baş üstü kaldırma hareketinde daha fazla olmak üzere yineleyici ya da devamlı omuz sızısı

– Omuz hareketleri sırasında omuz ekleminden tıkırtı stili ses gelmesi

– Omuz hareketlerinde kısıtlılık; özellikle baş üstüne kaldıramama omuzun 90 derece üzerine kaldırılamaması

Nasıl rehabilitasyon ediliyor

Omuz sıkışmasının üç aşaması mevcut:

Düzey 1: Ödem ve hemoroji kılcal damarların çatlaması neticeyi oluşan ten içi kanamalar

Düzey 2: Fibrozis bağ doku cerahati ve tendonit tendonun cerahati

Düzey 3: Kemik farklılıkları ve tendon rüptürleri yırtılmaları

Düzey 1 ve 2’de ağırlıklı olarak konservatif rehabilitasyon usulleri seçim edilirken, Düzey 3’te genellikle cerrahi rehabilitasyon usulü uygulanıyor. Konservatif rehabilitasyon usulleri arasında alttaki usuller sıklıkla kullanılıyor:

– Antienflamatuar sızı kesici ilaçlar

– Yerel soğuk ya da sıcak uygulama

– Omuz eklemi içi steroid enjeksiyon uygulamaları

– Elektroterapi elektrikle uyarma

– Ultrason uygulamaları

– Fizik rehabilitasyon ve germe, sarkaç egzersizleri

– Bireyin yaşantısını rahatsızlığına göre tertip edecek farklılıklar Misalin zorlayıcı hareketlerden uzak durma, çalışma pozisyonlarını tertip etme gibi

Düzey 3’te uygulanan cerrahi rehabilitasyon usulünde hastalığın gidişatına göre sarih cerrahi ya da artroskopik kapalı cerrahi rehabilitasyon mevzubahisidir. Cerrahi rehabilitasyonda omuz liflerini sıkıştıran kireçlenme dokuları osteofitler, kemikteki yapısal çarpıklıklar akromin kemiğindeki çarpıklık, omuz etrafı liflerde sıkışmaya neden olan dokuların subakromial bursanın eksizyonu, çıkartılması operasyonlarından oluşuyor. Operasyon sonrası yarıyılda hastanın lüzumuna göre rehabilitasyon programı verilebiliyor. Bununla kastedilen ise, omuz hareket sarihliğinin tekerrür sağlanması ve eforun artırılmasıdır. Genellikle sızıdan bütün kurtulma dört ayı almakla beraber bir seneye kadar uzayabiliyor.

Yaşlılarda düşme olaylarına karşı alınacak tedbirler

Yaşlılarda düşme olaylarına karşı alınacak tedbirler

Yaşlılarda oluşan düşme olaylarının yüzde 70’inin yaralanmayla sonuçlandığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, “Bu ciddi riskin önüne geçmek için konutlarda bir dizi temkin almak gerekiyor” dedi.

İleri yaşta ortaya çıkan düşme hadiseleri sıhhati ciddi biçimde tehdit ediyor. Yaşlılarda oluşan düşme olaylarının yüzde 70’i yaralanmayla sonuçlanırken, en çok kalça ve ön kol kırıkları görülüyor. Özellikle ilerleyen yaşlarda düşme olaylarının çok ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Davud Yasmin, “İlerleyen yaşlarda kemik erimesi de kırığın oluşmasını basitleştiriyor. Bu surattan yaşlı hasta kırıklarını rehabilitasyon ederken kaynamayı güçlendirmek için başka bir kemik dokusundan kemik nakli, kemik çimentosu ve kırığın kısaltılarak kaynatılmaya çalışılması gibi yollar izlenebiliyor” dedi.

Kırık ölümcül olabiliyor

Yaşlı kırıklarında, kırığın kendisi kadar oluşan karmaşıklıkların da ölümcül olabildiğinin altını çizen Dr. Yasmin, “Bu surattan yaşlı hasta kırıklarında hastayı daha tez ayağa kaldıracak kırık rehabilitasyon usulleri seçim ediliyor. Misalin, 20-30 yaş arası bir hastadaki kalça kırıklarının neredeyse tamamına yakını implantlar vida, plak, çivi dayanağıyla kaynatılmaya çalışılırken; yaşlı hastalarda takmayla kırığın tamiri kırık parçanın çıkartılıp yerine aynı vazifeyi gören suni metal implantın yerleştirilmesi yolu seçilebiliyor” ifadesini kullandı.

Düşmekten korunmak için 8 teklif

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, alınacak etrafsal tedbirlerin hayati ehemmiyet taşıdığını belirterek düşmekten korunmak için tekliflerde bulundu:

– Özellikle bireyin takılıp düşmesine yol kalemtıraş halı, kilim gibi eşyaları kaldırılmalı ya da yere iyice değişmezlenmeli.

– Bireyin balansını gözetebilmesi için baston kullanması teşvik edilmeli.

– Bireyin göz tetkiki yaptırılmalı ve görmesinin iyileştirilmesi sağlanmalı.

– Geceleri konut içi gece lambalarıyla aydınlatılmalı.

– Banyoları ve tuvaletler yaşlıların kullanabileceği biçimde dizayn edilmeli. Yerlerin kuru olması sağlanmalı ve yakalama kolları duvarlara monte edilmeli.

– Geceleri yatak yanında yürüteç bulundurulmalı.

– Olasıysa bireyin uyuduğu yer ile tuvalet, banyo arası mesafenin kısa olması sağlanmalı.

– Bireyin kesinlikle tabanı kaymaz terlikler kullanması teşvik edilmeli.

Büro çalışanlarını tehdit eden hastalık: Karpal Tünel Belirtiyi

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Büro çalışanlarını tehdit eden hastalık: Karpal Tünel Belirtiyi

Daha Öncekinden marangoz, kasap, demirci, paklik ve el işi yapan bireylerin hastalığı olan karpal tünel belirtiyi, günümüzde bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak büro çalışanlarının baş belası oldu. Karpal Tünel Belirtisine ve korunma yollarına dair bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin “Daha Öncekinden daha çok bayanlarda görülen bu hastalık teknolojinin büyümesiyle beraber günümüzde daha sık görülmeye başlandı” söylemesinde bulundu.

Araştırmalara göre, Türkiye’de bilgisayar ve uslu telefonlarla günde vasati 10 saat internete bağlı olarak geçiriliyor. Bu vaziyet de göz, ortopedik rahatsızlıklar ve karpal tünel hastalığına neden olabiliyor. Karpal Tünel Belirtiyi bir ya da her iki elin ilk üç parmağını yakalayan ilerleyici özellik gösteren hareket sırasında yakalanan el parmaklarında, bazen de kola doğru dağılan sızı ve üşengeçliğin çoğaldığı bir vaziyet. Genellikle elin ortasında bulunan median asabın bası altında kalması neticeyi sızı, üşengeçlik ve eforsuzlukla kendini gösterdiğini belirten Op. Dr. Yasmin “Median asap bayağı olarak başparmağın iç taraf yüzeysel duyusunu, işaret parmağın, orta parmağın ve yüzük parmağın da duyusunu taşır. Bu asap bileğimizde Karpal Tünel olarak öğrenilen ufak bir kanaldan geçerek parçalar. Bu surattan hastalık da bu kanalın ismi ile anılır” biçiminde söylemede bulundu.

El bileğini kullanarak çalışanlar tehlike altında

Bu rahatsızlığın ilk başlangıç biçiminin özellikle hanımlarda hamur yoğurmak, elde çamaşır yıkamak, el işi yaparken veya bilgisayar tuşlarına basarken başka bir deyişle el bileğini kullanarak yapılan hareketli işlerde üşengeçliğin alana gelmesi ve özellikle ilk üç parmakta elektrik çarpar gibi bir elektriklenmenin sezilmesi olduğunu vurgulayan Op. Dr. Yasmin “Karpal Tünel Belirtiyi’nda hastalar genellikle geceleri sızıların çoğalmasından ve yanma stili bir acının bireyi uykudan uyandıracak kadar fazla olmasından şikâyet ederler. Natürel ki bu vaziyet hastalığın ilerlemesi ile doğru orantılı olarak değişiklik talep eder” biçiminde konuştu.

Karpal Tünel teknolojinin büyümesiyle beraber arkasıydı

Yapılan çalışmalarda Karpal Tünel Belirtiyi’nun özellikle 30-50 yaşlar arasında görüldüğünü belirten Op. Dr. Yasmin “Bayanlarda erkeklere oranla daha fazla görülüyor. Buna rağmen bu hastalık teknolojinin büyümesine paralel olarak daha fazla bireyde görülürken, yaş gruplarındaki dağılımı da çoğaldırıyor. Yeni bir teknolojik büyüme olan uslu telefonların fazla bir biçimde kullanımı özellikle genç popülasyonda median asap rahatsızlıklarına yol açıyor. 2015 senesinde yurt dışında 102 talebe üzerinde yapılan çalışmada fazla ölçüde uslu telefon kullanan talebelerde aşikar oranda median asapta genişleme, elin kavrama eforunda ve el işlevlerinde zayıflama tespit edildi. Özellikle gençler ve çocuklarda uslu telefon kullanım zamanlarının hudutlandırılması hastalıktan korunmak için esas bir başlangıç olabilir” diyerek çözüm teklifleri sundu.

Karpal Tünel rehabilitasyon edilmezse geri dönüşsüz el işlev kaybına neden olur

Karpal Tünel hastalığının bulunduğu aşamaya göre değişik rehabilitasyon tercihlerinin olduğunu fakat rehabilitasyon edilmezse geri dönüşsüz el işlev kayıplarına yol açabileceğine değinen Op. Dr. Yasmin “Hastalığın rehabilitasyon edilmeden evvel hangi safhada olduğunun anlaşılması gerekir. Bunun için yapılması gereken EMG testidir. Bu test ile hastalık yüzde 90 olarak teşhis edilmektedir. Çok erken safha hastalıklarda EMG ile tespit bazen yapılamayabilir. Bu gidişatta şayet hastalıktan şüpheleniyorsa 1-6 ay arasında testin yinelenmesi tanının konmasına destekçi olur. Hastalar operasyon sonrası 10 gün ile 3 hafta arasında bayağı yaşamlarına dönebilirler. Hastalığın bütün iyileşmesi asaptaki harabiyet ölçüsüne bağlı olarak 6 ay – 2 sene arasındadır” söylemesinde bulundu.