Prostat sıhhatine iyi gelen 6 gıda

Prostat sıhhatine iyi gelen 6 gıda

Her erkekte doğuştan bulunan ve yaş ile beraber hormon balansının değişmesi sebebiyle gelişmeye başlayan prostat, yaşam niteliğini oldukça düşürüyor. Yapılan çalışmalar; 60 yaşındaki erkeklerin %50’sinde, 80 yaşındaki erkeklerin ise %90’ında iyi mizaçlı prostat gelişmesinin görüldüğünü gösterirken, her 12 erkekten biri de prostat kanserini tutuluyor. Yaş, aile hikayesi, yağlı beslenme alışkanlığı, hormonlar, A ve D vitamini bedelleri prostat hastalıkları üzerinde tesirli. Bu sebeple harcanan yiyeceklere dikkat edildiği takdirde, prostat hastalıkları için ihtiyat almak da muhtemel olabiliyor. Memorial Antalya Sağlık Kurumu Bevliye Bölümü’nden Op. Dr. Egemen İşgören, prostat sıhhati için harcanması gereken 6 gıda hakkında bilgi verdi.

domates

Domates likopen içeriği ile kansere “dur” diyor

Domates, likopen açısından zengin ve prostat sıhhatini destekleyici özelliklere sahip bir gıda kaynağıdır. Eforlu bir antioksidandır ve beden tarafından üretilmeyip muhtelif gıdalarla bedene alınır. Yapılan bir araştırmada, 10 hafta süresince günlük 50 gr domates harcayan iyi mizaçlı prostat gelişmesi olan erkeklerin PSA bedellerinde %10’dan fazla düşüş olduğu tespit edilmiştir. 48 bin erkek üzerinde yapılan başka bir araştırmada ise domates ve domates kapsayan mahsullerin yoğun olarak harcanması ile prostat kanseri büyüme tehlikesinin %35 oranında eksildiği, asabi prostat kanseri büyüme tehlikesinin %53 oranında düştüğü kollanmıştır.

zerdeeçal

Zerdeçal uru küçültüyor

Ananesel olarak cerahat, soğuk algınlığı ve astım ile gayrette kullanılan zerdeçalın, prostat kanseri de dahil olmak üzere kanser önleyici özellikleri bilimsel araştırmalar neticesinde ortaya konulmuştur. Prostat kanserinin önlenmesinde ve rehabilitasyonunda tesirli olmasının yanı gizeme ur gelişmesini de ehemmiyetli miktarda eksiltebildiği görülmüştür. Zerdeçal, prostat kanserinin kemik yayılımını da önleyici özelliğe sahip bir yiyecektir.

nar

Nar prostat kanserinin gelişmesini yavaşlatıyor

“Antioksidanlar” ve “ellagitannin” ismi verilen nebatsal gıdalar bakımından zengin olan nar, prostat sıhhati üzerine faydalı tesirlere sahiptir. Yapılan çalışmalar, nar özlerinin prostat kanser hücrelerinin artmasını yavaşlattığını ve apopitozis ismi verilen programlı hücre vefatını süratlendirdiğini göstermektedir. Nar suyu içinde bulunan ellagitanninlerin prostat kanser hücrelerini besleyen yeni damar yaradılışını durdurduğu tespit edilmiştir.

somon

Somon kanserle savaşta eforlu bir antioksidan

Omega-3 yağ asitleri, prostat sıhhatini destekleyen ehemmiyetli bir gıda maddesidir. Omega-3’ü almanın en lezzetli ve besleyici yolu ise somon balığı harcamaktan geçer. Somonda bulunan omega-3 yağ asitlerinin prostat kanser gelişimini önlemede, mevcut prostat kanserinin gelişmesini ve ilerlemesini yavaşlatmada ehemmiyetli bir rolü vardır. Muayenehane kanser araştırması raporunda haftada 1 somon gibi balıkları harcamanın, genetik olarak yatkınlığı bulunan erkeklerde dahi ileri düzey kanser gelişim tehlikesini eksilttiği belirtilmektedir.

yeşil çay

Yeşil çay PSA’yı düşürmeye destekçi oluyor

Yeşil çay bazı bakteri ve virüsleri yok eder, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve prostat kanseri de dahil olmak üzere muhtelif kanser cinsleriyle çaba eden eforlu bir antioksidandır. Yeşil çay içinde bulunan polifenoller, PSA seviyelerini ehemmiyetli derecede eksiltmektedir. Günde 3 fincan yeşil çay harcayan erkeklerde prostat kanseri tehlikeyi eksilir. Araştırmalar; yeşil çayın prostat kanserini tetikleyen enzimleri baskıladığını ve apopitozis ismi verilen programlı hücre vefatını tetiklediğini vurgulamaktadır.

kabak çekirdeği

Kabak çekirdeği gelişmiş prostatı küçültür

Kabak çekirdeğinin, iyi mizaçlı prostat gelişmesi başta olmak üzere, prostat sağlına yararları öğrenilmektedir. Kabak çekirdeği içindeki yağ, hormonların prostat hücrelerinin artmasını tetiklemesine mani olmaktadır. Kabak çekirdeği ayrıca karotenoidler ve omega-3 yağ asitleri kapsar. Araştırmalar, perhizlerinde daha yüksek karotenoid bulunan erkeklerin iyi mizaçlı prostat gelişmesi tehlikesinde eksilme olduğuna işaret eder. Kabak çekirdeğinde bulunan başka bir gıda çinkodur. Çinkonun da prostat sıhhatini destekleyici tesiri vardır ve prostat kanseri gelişimine karşı gözetici tesiri de öğrenilmektedir.

5 adımda libidonuzu çoğaldırın

5 adımda libidonuzu çoğaldırın

Testosteron hormonu ilk olarak libidodan mesuldür. Değişik misyonları ise metabolizmamızı, ruh halimizi, enerjimizi hakimiyet etmektir. Testosteron ölçüsünün eksilmesi hem erkek hem de bayanlarda libidonun eksilmesine neden olur. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, libido ve testesteron seviyesinin optimal seviyeye erişmesi için neler yapılması gerektiği hakkında şu bilgileri verdi:

Ağırlık antremanı yapın

Egzersiz sırasında ağırlık idmanı yapınız. Yağ yakmanın özgüveni çoğaldırmak için şahane bir yol olduğu öğrenilmektedir. Aynı zamanda yapılan çalışmalar egzersiz yapan fertlerin bedenleriyle daha basit temas kurabildiklerini göstermiştir.

Kereviz ve çikolata yiyin

Bazı gıdaların testesteron üzerine dolaysız tesiri bulunmaktadır. Kereviz ve çikolata hem erkek hem de bayanda cinsel isteği çoğaldırıcı tesir yaratmaktadır. İstiridye de testosteronu çoğaldırıcı özelliğe sahip olup sadece erkeklerde tesirlidir. Kabak çekirdeği çok ölçüde çinko kapsar, çinko da testosteron ölçüsünün çoğalmasını sağlar.

Stresi netlikle eksiltin

Stres ile baş etme usulleri ile alakalı profesyonel dayanak alabilirsiniz.

Kumpaslı yatın

Niteliksiz-kumpassız uyku alışkanlıkları ve gece yaşamı hormonal balansın bozulmasına yol açmaktadır. Az yattığınızda, hormonlar balanssızlaşır ve zaman içinde cinsel isteğinizi kaybedebilirsiniz. İçki özellikle bayanların libidosunu ehemmiyetli oranda eksiltmektedir.

Kimyon ve tarçın

Bazı meşrubatların da afrodizyak tesiri olduğu öğrenilmektedir. Misalin elma suyunu kimyon ve tarçın ilave ederek içebilirsiniz. Kahve, en iyi libido kuvvetlendirici olabilir. Hindistan’da karanfil, asırlardır erkek cinsel işlev bozukluğunu rehabilitasyon etmek için kullanılmaktadır. Karanfil şarabı seçim edebilirsiniz.

Testosteron nedir

Hormonların yalnızca faize işlevlerimizden mesul değildir. Faize de bile olmak üzere ruh halimizden, uykumuza; iştahın eksilmesinden iştahın çoğalmasına ve elbette libidomuza kadar her şeyi tertip ederler. Aynı anda bir hayli işlev yerine getirmek üzere bedenimizde 200’den fazla hormon salgılanmaktadır. Bunlardan biri de Testosteron hormonudur. Testosteron hormonu ilk olarak libidodan mesuldür. Değişik misyonları ise metabolizmamızı, ruh halimizi, enerjimizi hakimiyet etmektir. Testosteron ölçüsünün eksilmesi hem erkek hem de bayanlarda libidonun eksilmesine, kalıcı kilo almaya, bitkinliğe, anksiyete ve bunalıma, sindirim meselelerine, süratli ihtiyarlamaya neden olur. Ayrıca genel hastalık riskini çoğaldırır.

Libido nedir

Düşük libido, cinsel etkinliğe karşı eksilmiş alaka demektir. Zaman zaman cinsel ilişkiye olan alakanın kaybolması yaygındır zira libido seviyeleri hayat boyu değişir. Uzun bir vakit için düşük libido evham yaratabilir. Düşük libido bazen altta uyuyan sıhhat problemlerinin de bir göstergesi olabilir.

Libidonun düşmesinin sebebi

Testosteron seviyesinin düşük olması düşük libidonun başta gelen sebebidir. Testosteron seviyesi; desilitre başına 300 ila 350 nanogramın altına düştüğünde, düşük testosteron veya düşük T olarak kabul edilir ng / dL. Testosteron seviyesi düştüğünde, seks tutkunuz da eksilir.

İlaçlar: Eksilen testosteron, ihtiyarlamanın banal bir parçasıdır. Fakat testosteronda ciddi bir düşüş libidoda eksilmeye yol açabilir. Bununla beraber bazı ilaçlar, testosteron seviyelerini düşürür, bu da düşük libidoya yol açabilir. Misalin, ACE inhibitörleri ve beta blokerler gibi tansiyon ilaçları boşalmayı ve ereksiyonları önleyebilir.

Tedirgin bacak belirtiyi RSL: Bacaklarınızı hareket ettirmek için hakimiyet edilemeyen güdüdür. Bir çalışmada, RLS’li erkeklerin, RLS’si olmayanlara göre erektil disfonksiyon bir erkeğin ereksiyona sahip olmadığı vaziyettir geliştirme tehlikeyi daha yüksek bulunmuştur.

Bunalım: Bireyin tüm yaşamını tesirler. Bunalımı olan bireyler, bir zamanlar zevkli buldukları etkinliklere karşı dikkatsizlik yaşarlar. Buna seks de dahildir. Ayrıca kullanılan antidepresan ilaçlarının libidoyu eksiltici tesiri bulunmaktadır.

Stres: Hormon seviyelerini bozar, atardamarları daraltır. Bu daralma kan akışını kısıtlar ve potansiyel olarak erektil disfonksiyona neden olur. The Journal of Nervous and Mental Disease’de yapılan bir çalışmada, psikolojik bulgulardan ve ilişki niteliğinden ayrı olarak stresin cinsel meselelere doğrudan tesiri olduğu düşüncesi desteklenmiştir.

Uyku apnesi: Muayenehane Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi’nde JCEM yapılan bir çalışmada obstrüktif uyku apnesine OSA sahip erkeklerin testosteron seviyelerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Analistler şiddetli uyku apnesi olan erkeklerin takribî yarısının gece süresince çok düşük testosteron seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır. Dolayısıyla uyku problemleri ile testosteron arasında ciddi bir irtibat bulunmaktadır.

Baş dönmesini iyileştiren manevra

Baş dönmesini iyileştiren manevra

Baş dönmesi akla tansiyon veya başka nörolojik hastalıkları getirir. Vertigo denilen asıl baş dönmesi, şahsın çevresindeki eşyaların dönmesi ya da şahsın kendisini eşyalar çevresinde dönüyormuş gibi sezmesidir. Bu bütün anlamıyla bir dönme sanrıyı başka bir deyişle yanılsamasıdır. Cemiyette baş dönmesi olarak yakınılan duygu her zaman vertigo olmayıp, denge bozukluğu da olabilir. Denge bozukluğu pek çok nedene bağlı olabilirken vertigo genellikle hastayı çok huzursuz eder, hatta uykudan dahi uyandırabilir. Medical Park Gaziosmanpaşa Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Murat Haluk Özkul, hastalıkla alakalı şunları anlattı;

baş dönmesi

51-57 yaş aralığında görülüyor

Cemiyette en sık tesadüfülen vertigo nedeni ‘kristallerin kayması ya da yer değiştirmesi’ diye öğrenilen bir iç kulak hastalığıdır. Ülkemizde her sene vasati 1 milyon ortamında yeni hasta bu hastalığa tutulmaktadır. Bayanların yüzde 3,2’si, erkeklerin ise yüzde 1,6’sı yaşamları süresince bu hastalığa tutulma tehlikesine sahiptir. Bayanlar erkeklere göre yüzde 64 daha fazla bu tip baş dönmesi yaşarlar. Yaşla beraber görülme sıklığı da çoğalır. Vasati 51-57 yaş aralığında daha sık görülür. 35 yaş altında neredeyse hiç görülmez. İç kulak nedenli baş dönmelerinin yarısı bu tip kristallerin yer değiştirmesine bağlıdır. 5 sene içinde yineleme ihtimali yüzde 50’dir. Hastaların yarısı baş dönmesi hücumları arasında balanssızlık yaşarlar. Hamlelerin büyük çoğunluğu dönme sanrıyı başka bir deyişle asıl vertigo biçiminde olurken yüzde 14’lük bir hasta gurubu sadece balanssızlık tanım eder. Neredeyse tam hastalar saldırılarını yatakta yaşadıklarını söyler.

baş dönmesi

Tanı düzeyi çok ehemmiyetli

Vertigo ve denge mevzusunda uzmanlaşmış muayenehanelerde iç kulak kristallerinin yer değiştirmesine bağlı baş dönmeleri detaylı bir öykü ve denge testlerinden sonra anlaşılır. Lüzumlu hastalara beyin MR görüntülemesi yapılabilirse de ek bulguların olması gidişatında hastalığın tanınmasından çok ayırıcı tanısında faydayı olur. Hastanın hangi baş pozisyonunda vertigo hamleyi geçirdiği tespit etilir. Bu hücum, test sırasında hastanın şiddetli baş dönmesi yakınması yanında bulantı ve hatta kusma dahi ortaya çıkabilir. Bu vaziyetin yaşanabileceği test evveli hasta ve hasta yakınlarına anlatılarak telaş edilecek bir gidişat olmayacağı, hücumun 20-30 saniye süreceği söylenmelidir. Kusma olasılığına rağmen temkin alınması uygun olur. Bel ve boyun fıtığı olan hastalara test sırasında baş döndürme ve beden pozisyonları itinayla uygulanmalıdır. Uzman birey test sırasında hastaya gözlerini sarih yakalaması gerektiğini söylemelidir. Hücum sırasında hastanın gözlerindeki atlayıcı hareketler nistagmus dikkatle kollanmalı, gerekirse kaydolunmalıdır. Bu emelle özel aygıtlar kullanılabilir.

sağlık

İyileştiren manevra

Hasta iç kulak ve hasta yarım daire kanalı tanımlandıktan sonra, iç kulaktaki yerlerinden kopup hür yüzen kristaller, başa emin pozisyonlar verilerek kanallardan uzaklaştırmaya çalışılır. Bu hareketlere, kısaca ‘manevra’ ismi verilir. Manevra sonrası hasta süratle iyileşir. Evvelden kendisini rahatsız eden baş hareketlerini korkmadan yapar ve başının dönmediğini fark eder. Manevra sonrasında temkin emelli hastanın başının bir müddet yere paralel gelmemesini, başka bir deyişle kundurasını bağlarken gövdesiyle eğilmemesini, yatakta uyurken yüksek yastıkta yatmasını öneren veren uzmanlar vardır. Rastgele bir ilaç verilmediği gibi, perhiz kısıtlaması da yapılmaz. Hasta günlük etkinliğini korkmadan yapması mevzusunda heveslendirilmelidir. Çünkü hastalar vertigo hamlelerinin fobisini aniden atamayabilirler. Aylarca hatta senelerce yanlış ilaç kullanan hastalar olabilir. Baş dönmeleri geçmediği halde ilaca psikolojik bağımlılıkları oluşabilir.

Bedendeki ani titremeleri tetikleyen 8 etmen

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Bedendeki ani titremeleri tetikleyen 8 etmen

İstemsiz kasılma ve seğirmeler ile adalelerin kısa süreli kasılması; bedende, ellerde, ayaklarda ve boyunda titremelere yol açıyor. Türkiye’de ve tüm dünyada sık olarak görülen ancak sebebi bütün olarak belirsiz titremeler, hayat niteliğini de negatif etkiliyor. Her yaş grubunda ortaya çıkabilen titreme, sebebe müteveccih usullerle rehabilitasyon edilebiliyor.

Sebebi belirsiz hareket bozukluğu

“Esansiyonel tremor” ismi verilen ve sebebi belirsiz titremeler, bedende en sık tesadüfülen hareket bozukluklarındandır. Yetişkin yaşlarda başlayan titreme meseleyi, ihtiyarlamayla beraber ilerler. Eller öne uzatıldığında ya da kadeh, kaşık meblağken veya yazı yazarken daha çok ortaya çıkar. Eller ve kollar tamamen özgür olduğunda misalin kucakta istirahat halinde durur. Titreme en çok ellerde görülür ve daha sonra da baş, boyun, bacaklar, ses telleri ve gövdede ortaya çıkar. Her titreme bir hastalık bulgusu olmayabilir.

Stres ve uykusuzluk tetikliyor

Sebebi belirsiz titremeler başlangıçta hastanın günlük hayatını etkilemeyebilir. Ancak ilerleyen yarıyıllarda bazı tetikleyici etmenlere bağlı olarak yaşam niteliğini düşürebilir.

Esansiyonel titremeleri tetikleyen etkenler;

– Coşku ve stres yoğunluğu

– Uykusuzluk

– Fazla kafein tüketimi

– Fiziksel bitkinlik

– Kan şekeri düşüklüğü

– Tiroit işlev bozuklukları

– Altta uyuyan ehemmiyetli hastalıkların varlığı

Parkinson hastalığı ile karıştırılabilir

Esansiyonel titremeyi, ‘Parkinson Hastalığı’na bağlı titremelerden ayırt etmek gerekir. Sebebi belirsiz titreme, Parkinson’a göre 10 kat fazla görülür. Parkinson titremesi; istirahat halinde, eller rahat pozisyonda dururken ortaya çıkar ve hareketle eksilir. Parkinson’da esansiyonel titremesi olan hastalarda görülmeyen hareketlerde yavaşlama, ufak adımlarla yürüme, baş ve gövde öne eğik gidişatta yürüme, yüzde mimiklerde eksilme, rijidite denilen adalelerde sertlik gibi bulgular da vardır.

Beyincik lezyonlarının titremesi ile de eşlik gösterebilir

Esansiyonel titreme kadar sık görülmese de sebebi belirli olmayan titremeler ile karıştırılmaması gereken hareket bozukluklarından biri de “beyincik lezyonlarının” titremesidir. Esansiyonel titreme gibi hareketle ortaya çıkan bir titreme reelleşir ve esansiyonel titremeye göre daha şiddetli reelleşir. Eller gayeye yanaştıkça titreme şiddetlenir. Misalin kadeh ağıza yaklaştırıldığını çoğalır. Birey suyu meşrubatken, titremeye bağlı olarak su kadehten dökülmeye başlar. Ayrıca yürürken ve otururken balanssızlık gibi başka şikayetler de büyür.

Günlük etkinlik maharetlerinin kaybına yol açabilir

Esansiyonel başka bir deyişle sebebi belirli olmayan titremeler hayat vaktini kısaltıcı bir tesir oluşturmaz. Titreme zamanla çoğalabilir ancak metamorfoz, genellikle yavaş ve seneler içinde alana kazanç. Netice olarak bazı hastalarda yazı yazma, yemek yeme ve içme etkinliği sırasında eforluk, hatta sosyal açıdan utanma gibi vaziyetler maharetlerin kaybına neden olabilir. Hafif seviyede titreme rehabilitasyon gerektirmez ve erken rehabilitasyon da hastalığın natürel seyrini durdurmaz ya da yavaşlatmaz.

Baş-boyun titremelerinde enjeksiyon rehabilitasyonu fayda sağlıyor

Titremeler hastanın hayat niteliğini ciddi derecede düşürüyorsa ve hasta günlük etkinlikleri yerine getirmekte eforluk sürüklüyorsa ilaç rehabilitasyonuna başlanır. Ayrıca etkilenen adale gruplarına enjeksiyon da uygulanabilmektedir. Özellikle baş-boyun titremelerinde enjeksiyon rehabilitasyonunun daha tesirli olduğu gözlemlenmiştir. İlaç rehabilitasyonu ile netice alınamayan ve şiddetli titremesi olan hastalarda cerrahi rehabilitasyon usullere müracaat etilebilir.

Parkinson hastalığında egzersizin ehemmiyeti

30 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Parkinson hastalığında egzersizin ehemmiyeti

Egzersiz, sıhhatli ve formda kalmak isteyen tüm insanlar için günlük hayatın bir parçasıdır. Ancak, parkinson hastalarında vaziyet azıcık daha değişiktir. Onlar için doğru egzersiz hobi veya lüksten öte zorunluluktur. Egzersiz sayesinde balansları büyür ve hareketlilik kazanırlar.

Haftada en az 2,5 saat egzersiz

Parkinsonlu hastalar için egzersizin emeli yürüme, denge, tremorun eksilmesi, elastiklik, kavrama eforu, motor koordinasyon, duruş, adalelerde spazmın eksilmesi işlevlerinin sürekliliğini sağlar. Haftada en az 2,5 saat egzersiz, parkinson hastalarının, hareketlilik ve hayat niteliğini yükseltiyor. Egzersiz, parkinson hastalarını yalnızca fiziksel olarak etkilemez. Zekâsal gelişimlerine de katkı sağlar. Bitkinlik, ruh hali, uyku problemleri ve zekâsal sıhhat semptomlarının gevşetilmesine destekçi olur. Dopamin; beynin mükâfat ve zevk merkezlerini hakimiyet eden, hareket ve duygusal tepkileri tertip eden bir nörotransmiterdir. Parkinson hastalarında dopamin noksanlığı mevcuttur. Egzersizin beyindeki dopamin ölçüsünü çoğaldırdığı gösterilmese de, araştırmalar egzersiz neticeyi bedendeki dopaminin daha bereketli kullanıldığını göstermektedir.

Hangi egzersizler yapılmalı

Hastaların yapması gereken alıştırmalar, semptomlarının ne kadar kısıtlı olduğuna bağlıdır. Ancak her vaziyette germe egzersizleri, aerobik/kardiyo egzersizleri, mukavemetli egzersizler yapılmalıdır. Bu üç egzersiz çeşidini kapsayan etkinlikler ise Tai Chi, yoga, bisiklet sürmek, sıçrama, koşu, pilates ve danstır. “Gelişigüzel uygulama” olarak öğrenilen egzersiz cinsinin de özellikle parkinsonlu hastalara verim sağladığı gösterilmiştir. Parkinson hastalarının, bilinip yinelenenden ziyade değişen etkinlikleri uygulaması gerekmektedir. Hastalar için uygulanacak özel bir egzersiz programı yoktur. En iyi egzersiz programı şahsın semptomları dikkate alınarak hazırlanandır.

– Hafif semptomları olan şahısların spor salonunda efor idmanlarına ağırlık vermesi öneriliyor.

– Orta derecede semptomları olan bireyler, bu semptomları amaçlayan egzersizlere odaklanmalıdır.

– Daha karışık semptomları olan fertler, hayat niteliklerini çoğaldırmak üzere çalışmalıdır.

Özellikle bisiklet sürmek; hem denge hem de tepkin müddetini geliştirir. Bu iki özellik, parkinson hastaları için ehemmiyetlidir. Netice olarak, ananesel bir bisiklet kullanmak bir güvenlik tehlikeyi oluşturabilir. Seçenekler arasında üç tekerlekli bisikletler ve tandemler bulunmaktadır. Yüzme de koordinasyon için iyi bir egzersizdir ancak denge gerektirmez. Bu sebeple, parkinsonlu hastalar için iyi bir egzersiz olmayabilir. Hastaların egzersiz yapmak için ideal zamanı, hareketliliklerinin en iyi olduğu zamanlardır. Bu genellikle ilaçlarını aldıktan sonra bir saat kadar sürer. Bununla beraber, bu vaziyet değişebilir, bu sebeple her fert, hareketlilik zamanını kendi teşhis etmelidir.

Fizyoterapiste müracaat etin

Hastaların egzersizin yararlarını görmesinin en iyi yolu, bunu meblağlı bir biçimde yapmalarıdır. 6 ay veya daha uzun vakittir egzersiz programlarına katılan parkinsonlu bireyler, daha kısa programlar yapanlara mukayeseyle ehemmiyetli kazanımlar elde eder. İlk kere parkinson tanısı konulan bir hasta, kendisine uyarlanmış bir egzersiz programını yürütmek için fizyoterapist ile görüşmelidir. Ayrıca egzersiz spektrumu açısında emin aralıklarla fizyoterapiste müracaat etmeli, ihtimali varsa birlikte çalışmalıdırlar.

Denge probleminin çözümü pak hava

26 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Denge probleminin çözümü pak hava

Ani hareketlerle ortaya çıkan baş dönmeleri, denge meselelerine işaret ederek şahsın hayat niteliğini düşürebiliyor. Denge meseleyi yaşayanların, tek başına caddeye çıkmaktan korktukları için sosyal hayatlarının da negatif etkilendiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Yetişer denge meselesinin ortaya çıktığı yarıyılda ilaç rehabilitasyonu alanların yatağa uyuyup dinlenmek yerine, caddeye çıkmaları gerektiğini söyledi.

Süpermarket hastalığı da sınıyor

Denge meselesine neden olan faktörlerin genel olarak kulak kaynaklı ve santral olarak ikiye dağıldığını söyleyen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Yetişer, “Beyin dışı sebeplerin rakamı oldukça fazla olsa da en sık görüleni Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo oluyor. Aniden başlayan, baş hareketleri ile yinelenen baş dönmesi olarak özetlenebilecek ve BPPV diye kısaltılan bu neden, millet arasında daha çok ‘Kulak kristallerinin yerinden oynaması’ olarak tanım ediliyor. Gözle görülemeyecek kadar ufak olan bu kulak kristallerinin iç kulakta bulunduğunu ve darbe, uzun süreli yolculuklar ya da üst solunum yolu enfeksiyonu gibi sebeplerle yerlerinden oynayabilir. Hastalık yukarıya doğru baktıkça ortaya çıktığı için bu hastalığa ‘süpermarket hastalığı’ da denebiliyor” söylemesinde bulundu.

Denge meseleyi olan KBB uzmanına görünmeli

BPPV hastalığının bireyi uygun baş hareketleri ile test ederek basitçe tanınabiliyor. Rehabilitasyon da eş manevralarla basitlikle yapılabiliyor. Bu cins problem yaşayanların emin bir KBB uzmanına görünmesi gerekiyor.

Pak havada yürümek iyi geliyor

Denge meselesinin rehabilitasyonunda bazen bir iyileşme sürecine lüzum olabileceğini ve hareket faktörün ehemmiyetli bir yer yakaladığını belirten Prof. Dr. Sertaç Yetişer, “Baş dönmesi yaşayan şahıslar ‘Işığı kapatmalıyım, dinlenmeliyim, geçer!’ diye düşünse de bu meseleyi yaşayan şahıslara pak havada birkaç saat yürümeleri öneriliyor. Hasta, ne kadar çok dışarı çıkar ve yürürse, balansına kavuşması o kadar basit oluyor” diye konuştu.

Kalp hastalığı anne karnında teşhis edilebiliyor

23 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kalp hastalığı anne karnında teşhis edilebiliyor

İnsanlar doğar, yaşar, artar ve can verir. Bu harikulade denge içerisinde gebelik sürecinin henüz 19.’cu gününde büyümeye başlayan kalbin meseleler yaşaması milyonlarca ihtimal arasındadır ama günümüzde anne karnında bebeğin kalp sıhhati hakkında bilgi alabilmek ve mümkün meselelerin önüne geçebilmek olası.

Fetal Ekokardiyografi, anne karnındaki bebeğin kalbinin ultrason ile görüntülenmesidir. Ultrason teknolojisinin büyümesi ile beraber gebeliğin 12.’ci haftasından sonra kalbi nitelikli görüntülemek olasıdır. Ancak 16. ve 22. haftalar ideal görüntülenme zamanıdır. Emsey Hospital’dan Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu annenin hangi şartlarda Fetal Ekokardiyografi yaptırması gerektiğine söyledi.

Fetal Ekokardiyografi

Fetal Ekokardiyografi şartları

– Anne ya da babada doğumsal kalp hastalığı olanlar,

– Kardeşinde doğumsal kalp hastalığı olanlar,

– Kadın doğum hekimlerinin kalpte problem olduğunu düşünmesi,

– Annenin gebelik esnasında kuşkulu ilaç veya toksik maddeye maruz kalması,

– Annenin gebelik esnasında enfeksiyon geçirmesi,

– Bazı sendromik hastalıklar ve böbrek, göz, beyin gibi değişik uzuv hastalıkları tespit etildiğinde Fetal Ekokardiyografi yapılması önerilmektedir.

Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, ülkemizde Fetal Ekokardiyografinin otuz seneden beri yapılmakta olduğunun altını çizdi.

bebek kalbi

Emeli

Fetal Ekokardiyografi’de birinci emel doğumdan sonra rehabilitasyonu güç ya da olası olmayan kalp hastalıklarını tespit etmektir. Ufak kalp delikleri, kalp damarlarında ya da kapaklarında darlıklar ve noksanlıkları tespit etmek ise öncelikli değildir. Anne karnındaki dolaşım sistemi ile doğum sonrası dolaşım sistemi arasında bazı değişiklikler bulunmaktadır. Bu değişikliklerin hakikatleşmediği anne karnındaki bebekte bazı hastalıkların fark edilmemesi problem olarak kabul edilmemelidir. Aynı zamanda bebeğin kalp ritmi de çalışma esnasında değerlendirilmektedir. Kullanılan ultrason aygıtının niteliğine, kullanıcının deneyimine, bebeğin pozisyonuna ve hareketliliğine bağlı olarak yapılan analizin eminliği değişebilmektedir. Doğum sonrasında zorunlu görülürse yine hakimiyet önerilmektedir.

Dikkat! El titremesini umursayın

21 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Dikkat! El titremesini umursayın

Bedenin farklı bölgelerinde görülebilen titreme, bedende birbirine ters çalışan adalelerdeki kasılmalar neticeyi ortaya çıkan istemsiz hareket bozukluğudur. Titreme bedende en çok eller ve kollarda görülüyor. Fazla kafein tüketimi, stres ve bitkinliğin titremelere neden olabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Kısmı Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Bunların dışında tiroid hastalıkları, şeker düşmesi, vitamin yetersizlikleri gibi öbür sistemik ve metabolik hastalıklar, beslenme bozuklukları, nörolojik hastalıklar ve parkinson da titremelere neden olabilir” dedi.

Bitkinlik, stres, fazla egzersiz veya nikotin titremelere neden olurken, kimi zaman da titremeler hastalık habercisi olabiliyor.Titremenin sebebinin kesinlikle incelenmesi gerektiğini söyleyen Dr. Yaşar Kütükçü, “Ancak esansiyel tremor dediğimiz ve sebebini bütün olarak öğrenmediğimiz bu titremede ise titremeye müteveccih kullanılan ve titremeyi eksiltecek ilaçlar vardır” dedi.

titreme

Beslenme bozuklukları el titremesine neden olabiliyor

Tiroid hastalıkları, şeker düşmesi, vitamin yetersizlikleri gibi sistemik ve metabolik hastalıkların da el titremelerine neden olabildiğini söyleyen Dr. Kütükçü, “Bunun dışında tremorlar başka bir nörolojik hastalığın bulguları olarak karşımıza çıkabilir. Bu sebeple kesintisiz titremesi olan hastalar çok geç kalmadan kesinlikle bir nöroloğa tetkik olmalı” dedi. Kütükçü, “Bunun dışında parkinson hastalığı, polinöropatiler, distoni, beyincik hastalıkları, beyin damar hastalıkları, travmalar, metabolik hastalıklar, beslenme bozuklukları, ilaç ve zehirli maddeler de titremelere neden olabiliyor” söylemesinde bulundu.

titreme

Yaş ilerledikçe titreme çoğalır

Esansiyel tremorun sebebinin bütün olarak belirsiz, genellikle titreme dışında başka nörolojik belirti olmayan ve cemiyette oldukça sık görülen bir titreme tipi olduğunu söyleyen Dr. Kütükçü, “Genellikle ellerde ve başta görülür. Daha az olarak da ayaklarda ve hatta konuşurken seste tremor olabilir. Görülme sıklığı oldukça fazladır ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı çoğalır. Türkiye’de 50 yaş üstü cemiyette takribî yüzde 5 oranında görülüyor” dedi.

El titremesi rehabilitasyonu için geç kalınmamalı

Daha çok ellerin kullanılırken ve iş yaparken titremenin ortaya çıktığının altını çizen Dr. Kütükçü, “Yemek yerken, çay ve kahve içerken, yazı yazarken, bir şey taşırken ortaya çıkıyor. Kollar ve eller muhakkak pozisyonlara gelince titreme daha çok aşikarlaşabiliyor. Bu hastalığın ehemmiyetli özelliklerinden birisi de hastaların yarısından çoğunda genetik özellik olmasıdır” dedi. Başlangıçta hafif olan titremelerin seneler içinde giderek besbellileşebildiğini söyleyen Prof. Kütükçü, “Hastalar titreme sebebiyle bir özürlülük yaşamadığı sürece doktora müracaat etmiyor ancak rehabilitasyon için çok geç kalınmamalı” biçiminde konuştu.

titreme

Her titreme Parkinson değildir

İnsanların çoğunun titreme başladıktan sonra Parkinson hastalığı evhamı ile hekime müracaat ettiğini söyleyen Dr. Kütükçü, “Titreme Parkinson hastalığında ehemmiyetlidir ancak yalnızca titreme ile Parkinson hastalığı tanısı konulması olası değil. Parkinson hastalığında titremenin yanı gizeme hareketlerde yavaşlama, adalelerde sertlik, yürüme ve denge bozuklukları gibi ek bulgularla izler. Bunların dışında hareketle alakalı olmayan bir hayli belirti eşlik edebilir.Bu sebeple kesinlikle bir nöroloğun tetkik ve fikri alınmalı, gerekirse ayırıcı tanılar ve sebeplerine müteveccih muayeneler yapılmalı” söylemesinde bulundu.

Vertigoya çözüm manevra hareketleri

15 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Vertigoya çözüm manevra hareketleri

Baş dönmesi ile denge bozukluğu yoğun ve stresli kent yaşamında sık yaşanan rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Bir Hayli hastalık baş dönmelerinin nedeni olabilirken, iç kulaktaki denge taşlarının oynamasına bağlı oluşan vertigo, bireyin iş ve sosyal hayatını altüst edebiliyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu KBB Kısmı’nden Op. Dr. Deniz Kaya, iç kulak kristalleri olarak öğrenilen denge taşlarının neden olduğu baş dönmelerinin tanı ve rehabilitasyonu hakkında bilgi verdi.

Ani hareketler tetikleyebilir

İnsan bedeninde balansı sağlayan uzuv iç kulaktır. İç kulakta yer alan kanallarda çok rakamda minik kum tanesi gibi taşlar bulunmaktadır. Travma, uzun süreli yolculuklar, başın ani hareketleri gibi sebeplerle bu minik taşlar yerinden oynayarak denge sistemini uyarmaktadır. Cemiyet içinde iç kulak kristallerinin yerinden oynaması olarak öğrenilen “Benign Pozisyonel Paroksismal Vertigo BPPV” başın pozisyonuyla aniden başlayan, kısa süren ve şiddetli biçimde çevrenin dönmesi stilinde büyüyen bir baş dönmesi rahatsızlığıdır.

Şiddetli ama kısa sürüyor

İç kulak kristallerinin oynaması tüm baş dönmelerinin % 30’unu oluşturmaktadır. Ani başlayan kısa süren şiddetli baş dönmeleri olarak belirlenmektedir. Genellikle başı sağa sola ya da öne arkaya hareket ettirmek baş dönmesini daha fazla tetiklemektedir. Baş dönmesine bulantı, kusma, çarpıntı ve terleme gibi yakınmalar da eşlik edebilmektedir. Bu tipteki baş dönmeleri hücumlar halinde ortaya çıkar ve hamle aralarında balanssızlıklar yaşanabilmektedir.

Tanı ve rehabilitasyonda bazı özel manevralar kullanılıyor

İç kulak kristallerinden kaynaklanan baş dönmeleri genellikle uzman bir hekim tarafından yapılan tetkik ile tespit etilmektedir. Hastadan alınan bilgiler ve yapılan denge tetkikleri neticeyi tanı netleşir. Hastanın başına belirli pozisyonlar verdirilerek göz hareketlerine bakılarak tanı konabilmektedir. Bu manevra bazı makinelerle de kayıt edilebilse de görüntüleme usulleri ve laboratuvar analizleri bu vaziyette çok bilgi vermemektedir.

Tek seansta düzelebilir

Tetkikte ilk olarak etkilenen kulak ve denge uzvunun kısmı tespit edilir. Yerinden oynayan denge taşlarını yerine oturtmak için kullanılan bazı baş manevraları yüksek zafer oranı ve düşük tehlikelerinden dolayı genellikle ilk rehabilitasyon seçimidir. Bu manevraların farklı tipleri olup, tanı anında düşünülen iç kulak patolojisine göre düzenleyici manevra tipi seçim edilmektedir. Hastaların %80-90′ ı bu manevralarla tek seferde düzelmektedir. Seyrek özellikle yaşlı hastalarda ve sıhhat problemleri sebebiyle hareketsiz olan hastalarda bu manevraları bir hafta arayla çok sefer yapmak gerekebilmektedir. Konutta yapılması gereken egzersizler hastaya tanım edilir.

İlaç rehabilitasyonu seçim edilmiyor

Bu tip baş dönmelerinde İlaç rehabilitasyonu ikinci tasarıdadır. Baş dönmesiyle beraber özellikle balanssızlık hissi varsa ilaçların bereketi olabilmektedir. Çok daha ağır gidişatlarda, bulantı-kusmaları olan hastalara bulantı kesici ilaçlar kısa süreli verilebilmektedir. Yalnız bu ilaçların uzun süreli kullanımı hastalığın iyileşmesini geciktirebilmektedir. Rehabilitasyon sürecinde ani ve süratli hareketlerden sakınmak gerekmektedir

Baş dönmesi hücumunda yapılması gerekenler

· Hemen yere uzanılmalı ve baş hafifçe kaldırılmalıdır.

. Düşmeleri önlemek için ihtiyat alınmalıdır.

· Bol akışkan harcanmalıdır.

· Baş dönmesi hamlelerinde taşıt kullanılmamalıdır. Özellikle yüksek yerlerde veya ağır makinalarda çalışma yaralanmalara neden olabilmektedir.

· Ani boyun ve baş hareketlerinden sakınılmalıdır.