Dar pantolon sistit sebebi

Dar pantolon sistit sebebi

Islak mayo ile uzun vakit oturmak, pak olmayan havuzlarda yüzmek, çok dar pantolon giymek, tuvalet hijyenine dikkat etmemek gibi nedenler kadının kabusu olan sistite neden oluyor. Bayanların yarısının yaşamları süresince en az bir defa sistit saldırıyı geçirdiğini söyleyen Medical Park Bursa Sağlık Kurumu Bevliye Uzmanı Prof. Dr. Mete Kilciler; “Balayı yarıyılında, hamilelik esnasında, hamilelikten sonra ve menopoz yarıyılında sistit daha sık görülür. Rehabilitasyonu önemsememe edilen sistit ise kronik hale gelerek böbreklerinizi dahi etkileyebilir”

Medical Park Bursa Sağlık Kurumu Bevliye Uzmanı Prof. Dr. Mete Kilciler; bayanların fobili düşü sistit ile alakalı şu bilgileri verdi:

İdrar torbasının mesane mikrobik ya da kimyevi maddelerle iltihaplanmasına sistit denir. Bayanlarda mesaneden sonraki idrar yolu olan üretra erkeklere oranla çok kısa olduğundan mikroplar basitçe mesaneye erişebilir.
Bu surattan sistit daha çok bayanlarda görülen bir hastalıktır. Bayanların yarısı yaşamları süresince en az bir defa sistit saldırıyı geçirirler. Balayı yarıyılında, hamilelik esnasında, hamilelikten sonra ve menopoz yarıyılında sistit daha sık görülür. Sistit erkeklerde de seyrek görülebilen bir hastalıktır.

Sistit bir hayli sebepten oluşabilir

Tuvalet hijyenine dikkat: Sistitin en sık görülen nedeni mikrobik enfeksiyonlardır. Bunlar içerisinde de en sık görülen bakteri cinsi büyük abdest içerisinde bulunan E. Coli Escheriacia Coli dediğimiz mikroorganizmadır. Bu mikroorganizma kalın bağırsakta ve makatta bulunduğu zaman hastalık yapmaz ama vajina ya da mesane mukozasına bulaşırsa hastalık yapar. Bu bulaşma genelde tuvalette taharetlenirken alana kazanç. Taharetlenme önden arkaya doğru yapılmalı, arkaya sürülen el sabunla yıkanmadan ve dezenfekte edilmeden ön tarafa değilmemelidir. Ayrıca arka tarafın silindiği tuvalet kağıdı ile ön taraf silinmemelidir.

Pak olmayan denizde yüzmeyin: Sistitin değişik sık görülen nedeni pak olmayan havuzlarda veya denizde yüzülmesidir. Böylece su içerisindeki mikroorganizmalar basitçe idrar yoluna oradan da mesaneye erişir. Ayrıca havuz suyu içerisindeki bir ekip kimyevi maddeler de mikrobik olmayan sistite neden olabilirler. Bunlar; havuz suları içerisine atılan havuz suyunda mikrop barınmasını önleyici, suyun yosun tutmasını önleyici ve suyun duru görünmesi sağlayıcı bir ekip kimyevilerdir. Havuz suyundaki bu kimyevi maddeler havuza giren kadınların idrar yolu taşıtıyla mesanesine kadar erişebilirler. Veya denize girildiğinde deniz suyunun içerisindeki tuz, küvette yıkanırken küvet içindeki suya atılan banyo köpükleri veya şampuanlar da aynı biçimde tesir edip mikrobik olmayan sistite neden olabilirler.

Bol su için: Yeteri kadar su içilmemesi de sistite neden olan faktörlerdendir. Günde iki buçuk litre su içmek sistitten korunmada çok ehemmiyetlidir. Çok su içme sonucunda çok idrar yapılır ve atılır. Bu yerleşmeye çalışan bakterilerin ve mesaneye kadar erişen kimyevilerin atılmasını sağlar.

Islak mayo ile oturmayın: Rehabilitasyon edilmeyen genital akıntılar ve kabızlık, ıslak mayo ile durmak, pamuklu yerine sentetik içeriği fazla olan iç çamaşırı kullanmak, dar pantolon giymek, üretrada darlık olması, mesanede taş bulunması da sistite neden olan faktörlerdendir.

Sıradan doğum rakamı fazla olanlar tehlike altında: Sistosel dediğimiz mesanenin vajene doğru sarkması hastalığında da sistit alana kazanç. Zira bu hastalarda mesanede her idrar yapıştan sonra idrar kalır, mesane bütün boşaltılamaz. İçeride kalan idrar mesanenin enfeksiyonuna neden olur. Sistosel genelde fazla rakamda sıradan doğum yapmış kadınlarda daha çok görülen bir hastalıktır.

Balayı sistiti: Daha evvel cinsel ilişki yaşamamış kadınlarda ilk cinsel ilişkiden birkaç gün sonra ortaya çıkan sistit tipidir. İlk ilişkide alana gelen tahrişe bağlı olarak idrar yolunun vajinaya açıldığı yerde ödem alana kazanç. Bu ödeme bağlı olarak idrar kanalı daralır ve idrar rahat atılamadığı için mesane mukozasında ödem ve enfeksiyon alana kazanç. Bu genelde balayı yarıyılına tesadüftüğü için bu hastalığa balayı sistiti ismi verilir.

Sistit hastalığının yaygın görülen bulguları;

– Sık idrara gitme

– İdrar yaparken yanma ve sızı

– Sürekli idrar var hissi

– Yapılan idrar hacminin az olması

– Kokulu ve flu idrar yapma

– Kanlı idrar yapma kanamalı sistit

– Kasık sızısı

– Göbek altında tazyik hissi ve sıkıntılılık

Karabiberi sofralarınızdan yetersiz etmeyin

Karabiberi sofralarınızdan yetersiz etmeyin

Her baharatın bedenimize değişik faydaları vardır.

İşte karabiberin bereketleri…

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Soğanın sıhhatimize olan tesirleri

Soğanın sıhhatimize olan tesirleri

Her yemeğin bırakılmazı, A, B ve C vitaminleri ile potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, iyot, fosfor ve kükürt mineralleri bakımından oldukça zengin olan soğanın yararları saymakla bitmiyor.

İşte soğan yemeye başlamanız için 5 ehemmiyetli neden:

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Çocuklarda omurga hastalıklarına dikkat

20 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Çocuklarda omurga hastalıklarına dikkat

Ülkemizde takribî 2 buçuk milyon bireyde görülen bu rahatsızlığın önlenmesi için çocukluk yarıyılındaki beden çarpıklıklarının kesinlikle hakimiyet altına alınması gerekiyor. Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Gülseren Kayalar, ‘Skolyoz Farkındalık Ayı’nda hastalığın tanısı ve rehabilitasyon usulleri hakkında konuştu.

Solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilir

Omurga çarpıklığı veya asimetrisi olarak öğrenilen skolyoz, özellikle büyüme çağındaki çocukları tehdit etmektedir. Travma, doğumsal gelişim bozuklukları gibi çok muhtelif sebeplere bağlı olarak büyüyebildiği gibi, skolyoz olgularının büyük bir çoğunluğunda neden öğrenilmemektedir. Genellikle büyüme çağının başlangıcında, çocukta omuz asimetrisi, sırtın bir kısmında şişkinlik, kalçaların aynı seviyede durmaması gibi belirtiler anne ve baba tarafından fark edilmektedir. Hafif derecedeki omurga çarpıklıkları bireye rastgele bir rahatsızlık vermeyebilir; ancak ilerleyen yarıyıllarda; geçmeyen bel ve sırt sızıları, solunum yetmezliği, muhtelif enfeksiyonlar ve kalpte ritim bozuklukları görülebilmektedir.

Teşhis ve takip çok ehemmiyetli

Skolyozun erken aşamada teşhis ve rehabilitasyon edilmesi ehemmiyetlidir. Çocuk öne eğildiğinde omurgadaki çarpıklık fark edilir ve çekilen filmlerle çarpıklığın yeri ve derecesi tanımlanır. Bu çocuklar genellikle sıhhatlidir ve yalnızca çok ileri çarpıklıklarda kalp, akciğer gibi iç uzuv baskısı ile alakalı meseleler oluşabilmektedir. Skolyoz teşhis edildiğinde, çocuğun gelişim süreci kesinlikle takip edilmelidir.

Aileler çocuklarını kesintisiz gözlemlemeli

Çocuklarda skolyoz basitlikle gözden kaçabilmektedir. Bu sebeple ailelerin çocuklarını dikkatle gözlemleyerek; bir omuzun öbüründen daha düşük, bir kalçanın öbüründen daha yukarıyada, bir kürek kemiğinin değişiğine göre daha çıkık ve öne eğildiğinde sırtın bir tarafında keskin tümseklik olması vaziyetlerinde hekime müracaat etmeleri gerekmektedir.

Çarpıklığın gidişatına göre rehabilitasyon usulü ujygulanıyor

Omurga röntgen filmlerinde önden bakıldığında 10 derecenin üzerindeki çarpıklıklar skolyoz olarak değerlendirilmektedir. 10 ile 20 derece arası çarpıklıklar hafif, 20- 40 derece arası çarpıklıklar orta, 40 derecenin üzerindeki çarpıklıklar ise ileri seviye skolyoz olarak belirlenmektedir. Skolyozun teşhis edilmesinin ardından 4-6 ay arayla yapılan hakimiyetlerle ilerleme olup olmadığı, varsa bu ilerlemenin sürati tanımlanmaktadır. Skolyoz hastalığında kullanılacak rehabilitasyon usulüne, eğilmenin ilerleme tehlikeyi dikkate alınarak karar verilmektedir. Skolyoz rehabilitasyonunda kabul gören rehabilitasyon usulleri; izlem ve kesintisiz takip, korse uygulamaları, egzersizler ve özel rehabilitasyon uygulamalarıdır. İlerlemenin süratli olduğu ve bu rehabilitasyon usullerinin noksan kaldığı olaylarda ise cerrahi müdahale gerekebilmektedir.