İstirahat ederek hastalıktan kurtulun

29 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

İstirahat ederek hastalıktan kurtulun

Kış günlerinde sıklıkla karşılaşılan nezle ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının virüslere bağlı olduğunu belirten uzmanlar, bakteri enfeksiyonlarında tesirli olan antibiyotiklerin bu virüslere tesir etmediğini vurguluyor. Uzmanlara göre istirahat etmek hastalığın seri atlatılmasını sağlıyor. Ispanak, kereviz, turp ve narenciye gibi kış sebzelerinin ve meyvelerinin harcanmasını öneren uzmanlar “Sigaradan uzak durun” ihtarında bulundu.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Kürşat Yelken, kış mevsiminde havaların soğumasıyla birlikte nezle ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklıkla görülmeye başladığını söyledi.

nezle

Kronik hastalığı bulunanlar dikkatli olmalı

Hemen herkesin yaşamında birkaç kere yaşadığı bu enfeksiyonlarda burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz sızısı, öksürük ve yutma eforluğu gibi şikayetler ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Kürşat Yelken, şunları söyledi:

“Tüm dünyada en sık görülen enfeksiyonlar olan üst solunum yolu enfeksiyonları bağışıklık sistemi basmakalıp insanlarda genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğindene düzelir. Ancak çocuklarda ve yaşlılarda, bunun yanında kronik hastalıkları bulunanlarda ciddi sıhhat problemleri oluşturabilir.”

grip

Şahsi hijyene önemsemek salgından gözetiyor

Üst solunum yolu enfeksiyonlarına hemen tesir edebilecek bir rehabilitasyon usulünün olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yelken, “Nezle ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları genellikle virüslere bağlıdır ve bakteri enfeksiyonlarında tesirli olan antibiyotikler bu virüslere tesir etmemektedir. Bu sebeple gerçeğinde en başta salgından korunma çok ehemmiyetlidir, hastalık geçirenler ile yakın temastan sakınmaya, sık el devireme gibi şahsi hijyene ehemmiyet göstermeye dikkat etmek lüzumludur” dedi.

hasta

Kış sebzeleri harcanmalı

Kış hastalıklarının rehabilitasyonunda beslenmenin ehemmiyetine işaret eden Prof. Dr. Yelken, “Sıhhatlı beslenme hastalığın seri atlatılmasını sağlar; kış meyve ve sebzelerinin bol harcanması lüzumludur. Kereviz, brokoli, Brüksel lahanası, ıspanak, şalgam, soğan, turp, havuç, lahana, bal kabağı gibi sebzeler az pişirilmiş veya ham olarak ana öğünlerde, narenciye mahsulleri, elma, ayva, nar ve armut gibi kırmızı-mor ve sarı-turuncu renkli meyveler ise ara öğünlerde daha verimli olur” dedi.

İstirahat edilmeli ve sigaradan uzak durulmalı

Hastalık yarıyılında istirahat etkenin, sigara içmemenin ve sigara içilen etraflardan uzak durmanın önerildiğini belirten Prof. Dr. Yelken, “Bol akışkan alınması, sızı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar rehabilitasyonda önerilmektedir. Ancak bunlara karşın birkaç gün içerisinde şikayetler eksilmiyorsa veya çoğalış gösteriyorsa kesinlikle bir doktora müracaat etilmelidir” ihtarında bulundu.

Sıhhatli bir gebelik için 5 teklif

13 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Sıhhatli bir gebelik için 5 teklif

Kadınların hayatlarındaki en ehemmiyetli düzeylerinden biri olan hamilelik; bu süreçte yaşanan bulantı, halsizlik, mide yanması ve baş sızısı gibi şikayetler sebebiyle anne adayları için külfetli geçirilebiliyor. Memorial Dicle Sağlık Kurumu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Yunus Çavuş, hamilelikte yaşanabilecek meseleleri eksiltmek için tekliflerde bulundu.

Bulantılara karşı beslenmenizi tertip edin

Hamilelik bulantıları genellikle sabah saatlerinde başlar. Özellikle ilk ve çoğul hamileliklerde bulantı ehemmiyetli bir meseledir. Vasati 4-8 hafta arası görülen bulantı, 14-16’ıncı haftaya kadar eksilerek devam eder ve bazen tüm hamilelik müddetince devam edebilir. Bulantıların, alınacak bazı tedbirlerle eksiltilmesi olasıdır. Gün içinde az ve sık yemek yemek, yemekler arasında az akışkan harcamak, katı, kuru, yağsız ve tuzlu yiyecekleri seçim etmek şikayetleri eksiltir. Şayet tatlı ve meyveler bulantı yapmıyorsa, harcanmasında her hangi bir mahzur yoktur. Tuzlu kraker, galeta ve simit gibi gıdalar da bulantıyı bastırabilir. Sabah bulantılarını hafif bir biçimde atlatmak için uyandıktan hemen sonra bu yiyecekler harcanabilir. Sarih çay da bulantının baskılanmasına destekçi olur. Bunun yanında yataktan aniden kalkmamak, güzel olmayan kokulardan ve ağır gıdalardan uzak durmak da bulantıyı önlemeye destekçi olur.

Psikolojik takviye alın

Hamileliğin ilk yarıyıllarında anne adayının asaplı, gergin ve duyarlı bir ruh hali içinde olması banaldir. Zira bu 3 aylık yarıyıl hamileliğe uyarlama sürecidir. Şahıs hamileliğe geçim sağladıkça yavaş yavaş hafifleyecektir. Hemen hemen her bayanı etkileyen bu vaziyet eşlere de yansıyarak kaygılanmalarına yol açabilir. Bu gibi vaziyetlerde daha evvel hamilelik yarıyılı yaşamış yakın etraftan şahıslar ile konuşmak faydalı olacaktır. Şayet bu bir çözüm sağlamazsa, psikolojik takviye alınabilir

Yeterli ölçüde akışkan harcayın

Hamilelik yarıyılında aralıksız idrara çıkma isteği rahimde sihrime ve böbrek işlevlerindeki metamorfoza bağlıdır. Bazen idrar kaçırmalar olabilir. Bu vaziyet genellikle hamileliğin 4’üncü ayından itibaren eksilse de son aşamada tekerrür ortaya çıkabilir. Ancak yaşanan bu farklılıklar sebebiyle netlikle akışkan alımı eksiltilmemelidir. Zira sıhhatli bir hamilelik yarıyılı geçirmek için yeterli akışkan alımı lüzumludur. Lüzum sezildiği her an idrara çıkılmalıdır. Aksi takdirde idrar yolu enfeksiyonları ortaya çıkabilir. Sık idrara çıkma ile beraber yanma ve sızı meselelerinde kesinlikle hekime müracaat etilmelidir.

Baş sızılarını dikkate alın

Baş sızısı ve halsizlik genellikle hamilelikte ortaya çıkan hormonal ve kan dolaşımındaki farklılıklara bağlıdır. Ancak hamileliğin 20’inci haftasından sonra başlayan baş sızıları suçsuz olmayabilir. Bu gidişatta nöroloji uzmanına danışılması önerilir. Baş sızısı sırasında; suratın ön tarafı ve kenarlarına, burun etrafına, gözlere sıcak kompres uygulama sızıyı eksiltebilir. İyi ve balanslı beslenme, dinlenme, masaj, hafif egzersiz ve yürüyüşler şikayetleri en aza indirir.

Kanamaları umursamama etmeyin

Kir stilinde kanamalar hamileliğin her yarıyılında çok ehemmiyetlidir. Hamileliğin ilk 3 ayında oluşan kanamalar implantasyon başka bir deyişle bebeğin rahim içerisine yerleşmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak bazen de düşük habercisi olabilir. Zira hamileliğin ilk 3 ayında görülen kanamaların takribî %10’u düşükle sonuçlanmaktadır. Bu gidişatta uzman görüşüne müracaat etilmelidir.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma usulleri

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma usulleri

Sıcak ve kuru yaz ayları ile soğuk ve nemli kış mevsimi arasındaki geçiş yarıyılında enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı çoğalıyor. Bağışıklık sisteminin ani ısı farklılıklarına hemen geçim sağlayamaması özellikle üst solunum yollarını negatif etkiliyor. Bunun yanı gizeme mekteplerin açılması, toplu kullanım alanlarında ve kapalı mekanlarda daha uzun müddet geçirilmesi gibi etmenler de hastalıkların süratle dağılmasına neden oluyor. Memorial Ankara Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ozan Gökdoğan, üst solunum yolu enfeksiyonları ve korunma usulleri hakkında bilgi verdi.

Nezle ve grip arasındaki fark

Bu mevsimde en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarından olan nezle ile grip genellikle birbiriylr karıştırılmaktadır. Nezle boğaz sızısı, burun akıntısı, öksürük, surat ve alın bölgesinde dolgunluk hissi gibi bulgularla ortaya çıkmaktadır. Yetişkinlerde sıklıkla ateşle beraber izlemez. Genellikle boğaz sızısı ile başlayan hastalığın 4 ve 5’inci gününde burun akıntısı, burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve öksürük de görülmektedir. Zorlu geçen bir haftanın ardından şikayetler eksilir ve hastalığın efor olan yarıyılı geçer. Öksürük, nezleden sonra birkaç hafta daha devam edebilir.

Nezleden değişik olarak grip, daha ağır bir tablo oluşturmaktadır. Gripte 38 derece üzeri ateş olmakta ve birkaç gün devam etmektedir. Bunun yanı gizeme şiddetli halsizlik, adale sızıları ve baş sızısı da görülmektedir. Daha az sıklıkla kuru öksürük, boğaz sızısı ve burun şikayetleri de bulunabilir. Hastaların şikayetleri vasati 10-14 gün devam ettir.

Yeterli akışkan alımı ve dinlenmek ehemmiyetli

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının rehabilitasyonu, altta uyuyan hastalığa göre değişmektedir. Bu hastalıkların müddetini kısaltan rastgele bir ilaç ve nebatsal rehabilitasyon bulunmamaktadır. Rehabilitasyonun emeli bağışıklık sistemi, enfeksiyonu arınana kadar şikayetleri gevşetmektir. Ateş ve sızılar için sızı kesiciler kullanılabilir. Bedenin susuz kalmasını yasaklamak için bol akışkan alınmalıdır. Dinlenme bedenin kendini derlemesine destek eder.

Komşunuza iyi gelen antibiyotik sizin gidişatınızı makûslaştırabilir

Sıhhatli fertlerde antibiyotikler sıklıkla önerilmez. Antibiyotik kullanmadan evvel bireyin bağışıklık sisteminin enfeksiyonu arınması beklenmelidir. Antibiyotiklerin virüsler üzerine rastgele bir tesiri yoktur. Ancak viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon ilave edilmesi vaziyetinde antibiyotik kullanılması önerilir. Ateş, soluk almada kasvet veya baş sızısı daha da makûs hale kazançsa, burun akıntısı siyah, yeşil renk alırsa, balgamda kan görülüre, şuur fluluğu ortaya çıkarsa, öksürük 3-4 haftadan uzun sürerse ve yineleyen saldırılar varsa bakteriyel süper enfeksiyondan kuşku edilebilir. Bu vaziyette antibiyotik rehabilitasyonu gerekebilir.

Grip aşısı için ideal zaman Ekim ayı

Grip aşıları o yılın grip aşıları çıkar çıkmaz ideal olarak da Ekim ayında yapılmalıdır. Bununla beraber grip virüslerinin havada gezdiği sezon süresince aşılamaya devam edilmelidir. Her senenin grip aşısı o yıl görülebilecek grip virüsü çeşitlerini kapsamaktadır. Grip aşıları uygulamadan vasati 2 hafta sonra antikor oluşmasına neden olmaktadır. Bu antikorlar aşı içindeki virüslerle enfekte olmaya karşı koruma sağlamaktadır. Grip aşılarının keskin bir yan tesiri yoktur. Aşılamada kullanılan virüsler zayıflatılmış virüs olduğundan, aşı gribe neden olmamaktadır. Düşük derecede ateş, kızarıklık ve sızı görülebilen yan tesirlerdendir. Cemiyetin aşıdan çekinmesinin sebebi ise, bu aşının gözetici tesirleri ve yan tesirlerinin, bereket ve hasar oranlarının yeterince öğrenilmemesidir.

Kronik hastalığı olanların ve gebelerin grip aşısı yaptırmaları çok ehemmiyetli

Grip aşısı yaşı 6 ay ve üzeri olan herkese önerilmektedir. Bununla beraber astım, diyabet ve kronik akciğer hastalığı olanlar, hamile bayanlar, 5 yaş altı ve 65 yaş üstü gruplar gibi grip oldukları zaman ciddi karmaşıklık büyüme tehlikeyi yüksek olan şahısların grip aşısı yaptırmaları oldukça ehemmiyetlidir. Aşı özellikle 6 aylıktan ufak çocuklara önerilmemektedir.Grip aşısına karşı alerjisi olanların da aşı yaptırmaları nasihat edilmez. Rastgele bir faal hastalığı olan veya ciddi ateşi olanlar şahıslar aşı yaptırmadan evvel iyileşmeyi beklemelidir. Daha evvel aşılama sonrası rastgele bir yan tesir görenler ise aşı yapılmadan evvel doktora danışılmalıdır.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için balanslı beslenin

Güz aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için öncelikle iyi bir beden bağışıklığının sağlanması gerekir. Balanslı ve kumpaslı bir beslenme programının bağışıklık sistemi üzerinde keskin bir tesiri vardır. Bazı araştırmalar, vitamin ve mineral takviyesinin hastalıklı gün rakamını ve antibiyotik kullanımını eksilttiği ortaya koymaktadır. Bunlar içinde özellikle çinko ve selenyum üzerinde en çok durulan gıdalardır. C vitamini de üst solunum yolu enfeksiyonlarından hem korunmada hem de rehabilitasyonda sık kullanılan bir vitamindir. Ayrıca E vitamini ve ekinezyanın da hastalığı karşı gözetici tesiri bulunmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için balanslı beslenmenin yanı gizeme kumpaslı egzersiz yapılmalı, yeterli dinlenilmeli, stres eksiltilmeli ve sigaradan sakınılmalıdır. Ayrıca şahsi ve etrafsal hijyen de itina gösterilmelidir. Aksırık, öksürük veya burun arınma sonrası eller kesinlikle yıkanmalıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonu büyüme vaziyetinde maske kullanılmalıdır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyon salgını olan yarıyıllarda iyi havalanmayan kalabalık yerlerden uzak durulmalıdır.