Diş sıhhati için ksilitol kullanın

Diş sıhhati için ksilitol kullanın

Ksilitol, ağza alındığı zaman ağızda rahatlık hissinin oluşmasına neden olan ve tadı şekere çok benzeyen bir maddedir. Görüntüsü de şekere eş ancak kan şekerini ani biçimde yükseltmediği gibi kalorili de değildir. Perhizlerde de sıklıkla karşımıza çıkan bu madde, diş sıhhati açısından da son derece yararlıdır. Günümüzde sakız, pastil ve ksilitol tozlarından sağlanabilen ksilitolün dişler, diş eti ve çene kemikleri üzerindeki pozitif tesirini Diş Doktoru Pertev Kökdemir anlattı…

Klisitolün pozitif tesiri

“Ksilitolün kumpaslı bir biçimde şeker yerine kullanımının tesiri bazı doğrultulardan pozitiftir. Ağızda çözünürken tükürük salgılanmasını uyarmaktadır. Bu gidişat, tükürüğün mine yaradılışı ve sertleşmesi için zorunlu olan çok ölçüde kalsiyum fosfat kapsaması açısından avantaj sağlamaktadır. Ksilitol minenin içinde minerallerin depolanmasını dayanaklar. Ayrıca ağız içindeki asit içeriklerinin tesirini eksiltir. Diş çürüklerine neden olan bakterilerin dişlerin üzerine yapışması ve orada kümelenmesi için düşük seviyede pH’a gereksinimleri vardır. Çürük oluşturan bu bakteriler s. mutans yalnızca asit civarda pH seviyesi 4-5 hasar verici plak oluşturabilir. Ksilitol ağız içindeki pH seviyesini çoğaldırarak dişlerin çürük yaradılışına karşı korunmasında ehemmiyetli derecede katkı sağlar.”

Ksilitol sayesinde çürük potansiyelinde eksilme

Diş Doktoru Pertev Kökdemir, “Ağız civarında ksilitolün bulunması, şeker ya da nişasta gibi karbonhidratları laktik isyankarda dönüştürerek dişte zarara neden olan bakterilerden tesirli bir şekilde korunma sağlar. Günlük olarak kumpaslı kullanıldığında, ağız florasının pozitif istikamette değişmesine takviye eder. Bu doğrultudan ksilitol, streptococcus bakterisi popülasyonunu etkileyerek sansasyonel şekilde çürük oluşma potansiyelini eksiltir. Ksilitol, bakterileri öldürmez ama hasar verici içeriklerinin imaline mani olur. Finlilerin yaptığı çalışmalara göre ksilitolün gün süresince katkı sağlaması için kullanılması gereken optimal günlük ölçü 9-12 gram arasındadır. Günümüzde ksilitol; sakız, pastil ve ksilitol tozlarından sağlanabilir” diyor.

Kemik kaybına neden olabilir

Almanya’da tüm erişkinlerin yalnızca yüzde 1’inin çürüğü yoktur diyen Diş Doktoru Pertev Kökdemir laflarına şöyle devam ediyor; “Çürük, bakteriler tarafından üretilen asitlerin dişleri etkilemesi neticeyi oluşur. Bu gidişat şeker ya da nişastanın metabolize edilmesinden kaynaklanır. Bakterilerin dişlerin yüzeyine yapışması için asidik etraf pH 4-5 zorunludur. Şayet bakteriler dişlerin boyun kısımlarında birikir ve plak üretmeye başlarsa; periodontal hastalıklar görülebilir. Bu süreç süresince dağılmış bakteri artıkları dişeti irinine gingivitis neden olur. Bu hastalığın ileri aşaması periodontitis olarak adlandırılır ve yalnızca dişeti çekilmesi değil, dişler çevresinde kemik kaybı da görülür.”

Önleyici rehabilitasyonun ehemmiyeti büyük

Diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının önlenmesindeki en tesirli usul, diş fırçalama ve diş ipi kullanımından oluşan ağız bakımını içeren müthiş bir önleyici rehabilitasyondur diyen Kökdemir, “Aynı zamanda beslenme de ehemmiyetli rol oynamaktadır. Sağlıklı ve olası olduğunca az şeker kullanımı olmalıdır. Özellikle bunlara ek olarak kumpaslı ksilitol kullanıldığında çürük oluşturan bakterilerin hiç bahtı olmayacaktır” dedi.

Bir dakika süresince ağızınızda tutun ama yemeyin

Her yemekten sonra yarım çay kaşığı ksilitolün ağza alınması öneri edilir diyen Diş Doktoru Pertev Kökdemir, “Ksilitol yenmemelidir” diyerek de özellikle uyarıyor. “Zira bu madde en iyi ağız boşluğunda çözündüğünde verim sağlar. Bu süreçte pH seviyesinin yükselmesinde istenilen tesirin sağlanması için tükürük imali süratlenir. Dişlere bereketi için bir dakika süresince ağızda kalmalıdır. Ksilitol antibiyotik gibi çürük yapan bakterileri dolaysız olarak öldürerek etkilemez. Ama şeker ve nişastanın laktik asite dönüşmesini önler. Bunun ötesinde pH seviyesini yükselterek bakterilerin diş yüzeyine yapışmak emeliyle bir araya bir araya gelmesine mani olur.”

Diş yüzeyi pürüzsüz bir hal alır

“Ağzın ksilitol ile çalkalanması neticeyi tükürük içeriğinde bulunan kalsiyum fosfat sayesinde alana gelen remineralizasyonla yine mine yaradılışı diş yüzeyinin daha pürüzsüz, kaygan bir hal alması dikkat çekici bir tesirdir. Her gargaradan sonra diş yüzeyi daha da pürüzsüz bir hal alır ve bu da bakterilerin dişlere yapışmasını güçleştirir. Bir Hayli çalışma kumpaslı gargara yapma, sakız çiğneme ya da pastillerin kullanımının çürük yaradılışında öğrenilen en tesirli önleyici rehabilitasyon usulleri olduğunu ifade etmektedir.”