Doğru ağız ve diş bakımı diş hassasiyetini önlüyor

Doğru ağız ve diş bakımı diş hassasiyetini önlüyor

Millet arasında ağız ve diş sıhhatine müteveccih en sık tesadüfülen problemlerden birisi de diş hassasiyetidir. Peki çoğu zaman sıcak, soğuk, tatlı, ekşi gıda ve meşrubatların tüketimiyle bulgu veren diş hassasiyeti nasıl rehabilitasyon edilir? İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Doktorluğu Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Abonesi Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, diş hassasiyeti ve rehabilitasyon usullerine müteveccih ehemmiyetli bilgiler verdi.

Diş hassasiyeti neden olur

“Diş hassasiyeti; dişler fırçalanırken, sıcak, soğuk, tatlı, ekşi gıda ve meşrubatlar harcandığında hatta soğuk havalarda, rahatsızlık, sızlama ve sızı biçiminde kendini gösterir” diyen Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, diş hassasiyetinin, dişlerin kusurlu fırçalanması, dişlerde oluşan çatlaklar ve kırıklar, diş eti çekilmeleri, yeni yapılan dolgu, diş beyazlatma harekâtı, diş yüzeyi pakliği ve kök düzleştirmesi gibi rehabilitasyonlar sonrasında ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Rehabilitasyon için neler yapılabilir

Yrd. Doç. Dr. Koyuncuoğlu diş hassasiyeti rehabilitasyonuyla alakalı ise şöyle bilgi verdi:

“Öncelikle diş hassasiyeti sebebiyle gelen hastanın meseleyi diş doktoru tarafından tespit edilir. Kolay hadiselerde doktorun önereceği hassasiyet giderici diş macunu kullanılarak mesele giderilebilir. Bu safhada kesinlikle beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmeli, fazla sıcak veya fazla soğuk besinlerin harcanmasından uzak durulmalıdır. Ayrıca gazlı ve asitli meşrubatların tüketimi en aza indirilmeli, bu maddelerin alınmasından sonra ağızdaki asit seviyesinin dengelenmesi için su içmeye itina gösterilmelidir. Daha ileri hadiselerde muayenehane uygulamalar ön tasarıya çıkmaktadır. Flor, hassasiyet giderici casuslar ve lazer uygulamaları yapılabilir. Dişte ve kök yüzeyinde madde kayıpları varsa uygun dolgu malzemeleri kullanılarak sarih dentin yüzeyleri kapatılır. Ayrıca uygun hadiselerde sarihe çıkan kök yüzeyleri ağzın başka bir bölgesinden alınan diş eti ile kapatılarak diş hassasiyetin önüne geçilebilir.”

“Yineleyen diş hassasiyetini önlemek için günde 2 defa, yumuşak kıllı bir diş fırçası ve flor kapsayan bir diş macunuyla dişler fırçalanmalıdır. Ayrıca günlük olarak diş ipi/arayüz fırçasıyla dişleri ara bölgeleri arınılmalıdır” diyen Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, “Ağız bakım mahsullerinin kusurlu kullanımıyla travmatik fırçalama sert fırça ve eskitici diş macunları kullanımından sakınılmalı, daha ileri problemlerin önüne geçmek için kesinlikle kumpaslı olarak diş doktoruna gidilmelidir” tekliflerinde bulundu.

Diş hastalıkları ile alakalı doğru öğrenilen yanlışlar

Diş hastalıkları ile alakalı doğru öğrenilen yanlışlar

Ağız ve diş bakımının doğru yapılması, sıhhatli bir hayatın ehemmiyetli kaideleri arasında yer alıyor.

Çocukların diş sıhhatinden, diş fırçalamaya; beslenmeden, ağız kokusuna kadar bir hayli mevzuda doğru öğrenilen yanlışlar dişlerin kaybına neden olabiliyor.

Memorial Şişli Sağlık Kurumu Ağız ve Diş Sıhhati Bölümü’nden Dt. Aslı Tapan, diş hastalıkları ile alakalı yaygın ancak yanlış inanışlar hakkında bilgi verdi.

İşte diş hastalıkları ile alakalı doğru öğrenilen yanlışlar:

Elektrikli diş fırçaları hem diş eti çekilmesini artırır hem de dişleri yıprandırır

Elektrikli diş fırçaları öğrenilenin aksine çok kapsamlı bir paklik sağlamaktadır. Bu fırçalar ile yapılan aktif paklik sayesinde zamandan da tasarruf sağlanmaktadır. Ağız ve diş sıhhati için dişleri fırçalamanın yanında ara surat paklik vasıtalarını da aktif kullanmak ehemmiyetlidir.

Sarımsak, karanfil, kolonya diş sızısına iyi kazanç

Hastaların sarımsak, karanfil ya da kolonya desteğiyle diş sızılarını dindirme gayreti, psikolojik olarak hafifleme hissi verebilmektedir. Bu harekâtlar sırasında oluşan asidik tesirden dolayı yumuşak dokuda daha büyük meseleler ortaya çıkabilmektedir. Yumuşak dokuda oluşacak zararlar, basit bir harekâtla gevşeyebilecek olan hastanın daha güç ve karışık harekâtlarla karşı karşıya kalmasına neden olabilmektedir. Yaşanan diş sızılarında bir hekime gitmek en doğru yaklaşımdır

Diş etlerimin kanaması dişlerimi iyileştirir

Diş etlerinin kanayarak kendini iyileştirdiği kanısı cemiyette azımsanamayacak kadar fazladır. Hatta fırçalama sırasında fazla baskı yaparak diş etlerini kanatmak isteyen şahıslarda vardır. Diş etlerini kanaması günlük bakım sırasında istenmeyen bir vaziyettir ve diş kaybına neden olabilmektedir. Günlük bakım sırasında diş etlerinin kanaması ciddi meselelerin habercisi olabileceği için süre kaybetmeden hekime müracaat etmek en sıhhatli yoldur.

Gebelikte nasılsa kalsiyum kaybı yaşayacağım için dişlerim hasar görecek

Anne adaylarını en sık düştüğü yanılgılardan biri; gebelik sırasında kalsiyum kaybı yaşayacakları için dişlerinin hasar göreceği inancıdır. Doğru ve balanslı beslenme ile gebelik sürecinde iyi bakım, dişlerin korunması için yeterlidir. Dişler hiçbir hasar görmeden gebelik süreci bitirilebileceği gibi, bu yarıyılda yaşanan meseleler için diş hekimine gitmenin de rastgele bir mahzuru bulunmamaktadır.

İmplant yaptırdım, artık dişlerim çürümez bakım yapmama gerek yok

İmplantların ömrü 30 yıla kadar eriştiği hadiseler görülmektedir. İmplantın galibiyeti için 5-10 yıllık kriterleri göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Nasıl olsa çürümez yaklaşımıyla ilgisizlik etmek yerine, bütün tersi çok iyi bakım yapılmalıdır. İyi bakılmayan implant bölgesinde ortaya çıkan enfeksiyon implantın kaybedilmesine neden olabilmektedir. İmplantın galibiyetini iyi ağız bakımı ve hastanın alışkanlıkları %100 etkileyecektir.

Çocuğumun süt dişleri nasılsa dökülecek hekime gitmeme gerek yok

Hem hekimle tanıştırmak hem de ilerde ortaya çıkabilecek ağız ve diş sıhhati meselelerine mani olmak için çocukların 2-3 yaşından itibaren diş hekimine gitmesi ehemmiyetlidir. Ebeveynleri bilinçlendirerek ağız ve diş sıhhatiyle alakalı meselelerin bu yarıyılda tasarlanması gerekir. Bir Hayli aile çocukların süt dişlerinin nasılsa döküleceğini söyleyerek kanal rehabilitasyonu ya da dolgu harekâtına karşı çıkmaktadır. Çocuğun süt dişleri ağızda yer yakalayıcı vazifeyi görmektedir. Süt dişlerinin erken kaybı dişlerin çapraşık büyümesine neden olabileceği için bu dişlerin gerek kanal rehabilitasyonu gerekse dolgu harekâtlarıyla sonuna kadar korunması ehemmiyetlidir.

Çocuğumun çapraşık dişlerini ergenlik dönemini düzenleriz

Çocuklarda görülen çapraşıklık erken ortodonti ile 7 yaşından itibaren düzenlenebilmektedir. Bu sayede ileri yaşlarda yaşanabilecek çok daha uzun süreli rehabilitasyonların önüne geçilebilmektedir. Çocuklarda ilk azı dişi çıktığında bir ortodontistten görüş almak ileride yaşanacak büyük kasvetleri yasaklayabilmektedir.

Diş taşlarını arındırırsam duyarlılaşan dişlerim hasar görür

Hastaların bir hayliyi diş taşı pakliğine dişlerin duyarlılaşacağı ve daha çok renkleneceği mazeretiyle karşı çıkmaktadır. Arınılmayan diş taşları oluşacak diş eti problemini tetikleyecek ve ileride rehabilitasyonu daha komp0like bir problem ile hastayı karşı karşıya vazgeçecektir. Diş taşı pakliğinin ağız ve diş sıhhatindeki ehemmiyeti tartışılamaz.

Dişlerimi piyasada satılan mahsullerle beyazlatabilirim, hekime gitmeye gerek yok

Piyasada satılan mahsullerle dişleri beyazlatmak hakimiyetsiz bir operasyondur. Diş etlerinde çekilme ya da diş minesindeki derin çatlaklar şahısta hassasiyet meseleleri yaratabilmektedir. Diş beyazlatma harekâtını hekim hakimiyetinde ve bireye uygun mahsullerin tercihi ile daha sıhhatli yapılabileceği tartışılmazdır.

Ağız kokusu herkeste olur rehabilitasyonla geçmez

Ağız kokusu, ehemmiyetli bir problem olup ağız ve diler ile birlikte bir çok nedenden kaynaklı olabilir. Ehemmiyetli olan ağız ve diş kaynaklı nedeni ortadan kaldırmak. Şayet geçmiyorsa öbür etmenlere yönelmektir. Ağız ve diş sıhhati ile alakalı etmenler arasında diş çürükleri, gözden kaçan diş eti hastalıkları, makûs takmalar, ağızdaki hijyenik olmayan onarımlar sayılabilir. Ağız kokusu etmen ortadan kalkmadığı sürece kaybolmaz.

Diş sızısının 10 natürel çözümü

Diş sızısının 10 natürel çözümü

Diş sızısının kesin çözümünün diş doktoruna gidip profesyonel takviye alıp rehabilitasyon olmayı gerektirdiğini söyleyen Dt. Selçuk Özbölük, “Ancak hekime gidinceye kadar sızıyı gevşetmede bazı natürel çözümler uygulanabilir, bu çözümlerin geçici olduğu unutulmamalıdır. Oruçluysanız ve dişiniz ağrıyorsa ağrıyan diş bölgesine soğuk kompres uygulaması geçici olarak sızıyı rahatlatır. Ancak kesinlikle bir diş doktoruna görünmek gerekir” dedi.

Dt. Selçuk Özbölük sızıyı gevşetmede uygulanabilecek natürel çözümleri şu biçimde sıraladı:

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Beslenmede diş çürüğünün ehemmiyeti

Beslenmede diş çürüğünün ehemmiyeti

Dişlerimizi bir kurtçuğun yemediğini, ağızdaki bakterilerin karbonhidratla beslenerek ürettiği asidin onları çürüttüğünü takribî iki yüzyıldır öğreniyoruz. Bir dişin çürümesi için lüzumlu olan şey, mikroorganizma, kolay şekerlere indirgenen karbonhidratların rastgele biri ve dişin çözülmesini sağlayacak kadar yeterli zamandır. Bu şu anlama geliyor, bu üçünden birisi olmazsa dişlerimiz çürümez. Bakteri olmazsa ne olursa olsun diş çürümez, karbonhidrat olmazsa diş çürümez ve ikisi asit salgılayacak kadar bir arada kalmazsa diş çürümez. Bunların sıfırlanması elbette olası değil ama karbonhidrat, zaman, bakteri üçlüsünü doğru idareyebilirsek diş çürüğünden kurtuluruz. Bunların içinden dişimizi çürüten bakterilerin yiyecek kaynağı olan karbonhidratları ele alırsak şu suali sorabiliriz, biz beslenme tertip edilmesi ile ağız sıhhatimizi nasıl gözetebiliriz?

diş çürüğü

Diş çürüklerine neden olan yiyecekler

Öncelikle dişimizi çürüten aynı zamanda bedenimizin enerji kaynağı olan karbonhidratların neler olduğundan bahsedelim. En çok bildiğimiz karbonhidratlar, beyaz ve kahverengi şekerdeki sakkaroz, meyvelerdeki fruktoz, baldaki früktoz ve glikoz, sütte bulunan laktozdur. Bu maddelerin bulunduğu tüm yiyecekler, kolay şekerleri ihtiva eder. Bunların dışında daha kompleks şeker kapsayan yiyecekler; patates, pirinç, ekmek, buğday gevreği, kuru üzüm, hububatlı besinler gibi gıdalarda bulunan nişastadır.

Şeker ve nişasta kapsayan tüm bu yiyecekler ağızda bakteriler tarafından hemen harcanmaya başlar ve asit etrafı oluşur. Misal verirsek direk kolay şeker kapsayan bisküvi, tatlı ve şekerlemeler, tatlı meşrubatlar, çikolata gibi yiyeceklerin yanında patates, pilav, makarna, meyveler, meyve suları, arpa, yulaf, bulgur, darı, kestane gibi yiyecekler de kompleks şeker kapsayarak farklı seviyelerde diş çürüme sürecine katılırlar. Sütte bulunan protein, kalsiyum ve fosfat ağızdaki asitleri nötralize ettiğinden süt, kapsadığı laktoza karşın diş arkadaşıdır.

diş çürüğü

Şekerli kahve dişlerin en büyük düşmanı

Yapılan araştırmalarda, çikolatanın, elma ve ekmekle yakın oranda diş çürüğüne neden olduğu; şekerli kahvenin ise üçünden daha fazla diş çürüğüne neden olduğu anlaşılmıştır. Yemek sırasında yenilen şekerlere oranla yemek araları harcanan şekerler daha fazla çürüğe neden olur. Yemek yeme sıklığı ne kadar fazla olursa çürük oluşma sürati de o kadar çoğalır. Yemek yeme sıklığı iki katına çıktığında çürük oluşma sürati altı katına çıkar.

Çürük yaradılışı için karbonhidratın muhakkak bir zaman dişle temas etmesi gerektiği için karbonhidratların yapışıklığı da çürük yaradılışını tesirler. Elde yapışık besinler ile ağızda yapışık besinler değişiktir. Mesela karamele ve keke göre, ekmek ve kuru üzüm ağızdan daha güç arınılmaktadır. Bu açıdan çikolata karamele çözünebilir şeker kapsadığından ağızdan süratli bir biçimde atılır. Daha az yapışık gibi görünen ekmek ise ağızdan daha uzun vakitte atılabilmektedir. Mesela yulaf ezmeli bir çekyat ilk beş dakika içinde ancak yarı yarıya ağızdan uzaklaşırken karamele, çikolatalı gofret, kremalı pasta tamamen uzaklaşmaktadır. İlk beş dakikada puf böreğinin ancak dörtte biri çözülürken sütlü çikolatanın, muz, elmanın beş dakikada tamamen ağızdan uzaklaştığı görülmüştür.

diş çürüğü

Gıdalarda ki çürük yaradılışını önleyen maddeler

Bazı besinlerde çürük yaradılışını önleyen maddeler vardır misalin çikolatadaki tanin, peynirdeki kazein peptitleri, tahılardaki fitatlar, sütteki protein kalsiyum ve fosfor gibi. Bu maddeler ağızdaki asitliği nötralize ederek, mine yüzeyinin tamir sürecine katkıda bulunarak, bakterilerin faize sürecini etkileyerek dayanakçı olurlar. Bazı gıdalar harcandıklarında tükürük akış hızını çoğaldırır ve lifleriyle dişlerin mekanik olarak arınılmasına dayanakçı olur. Ham havuç ve kereviz şeker kapsamasına karşın lifli olması ve mekanik arınmaya olanak vermesiyle dişler için bereketlidir. Yeşil çay gibi şeker ihtiva etmeyen nebatsal çaylar da ağız sıhhati açısından bereketlidir. Peynirdeki protein nedeniyle yemeği peynirle tamamlamak çürük mekanizmasında dişlere dayanakçı olur. Aynı zamanda c vitamini, ağız kokusuna iyi gelmesiyle maydanoz, tere, kuruyemişler, balıktaki fosfor, yoğurt, peynir fosfat kapsamasıyla, yer fıstığı kapsadığı bir cins proteinle, bol su tüketimi dişler açısından bereketlidir.

Günümüzde konutta yemek yeme alışkanlığının giderek eksilmesi, zaman azlığı ile tez bulunabilen besinlere yönelme nedeniyle genel sıhhat olduğu sıhhati de negatif etkilenmektedir. Buna karşın sıhhatli beslenme arayışında olan bireyler için bu nüansların işe yarayacağını düşünüyoruz.

diş çürüğü

Ne kadar yediğiniz değil ne sıklıkla yediğiniz ehemmiyetli

Özetlersek gıdalarla çürük arasındaki ilişki varsayıldığından azıcık daha karışıktır. Çürük mekanizmasını bildiğimizde bunu idareyerek süreci önleyebiliriz. İyi ve balanslı bir beslenme ile sıhhatli kalabiliriz. Varsayıldığından çok daha fazla besin karbonhidrat kapsamaktadır. Yiyeceklerin çürük sürecine katkılarında dişe yapışma süresi, kapsadığı çürük yasaklayıcı maddeler de ehemmiyetlidir. Bu yiyecekleri ne kadar yediğimiz değil, ne kadar sıklıkla yediğimiz ehemmiyetlidir. Gün boyu atıştırmaktan sakınmak ve minenin tamir sürecine olanak tanımak gerekir. Yeme içme sıklığı altı kere ile sınırlanırsa ve dişlerin kendini tamir etmesi için öğün aralarında iki saat ara verilirse mine yüzeyinin mineralizasyonuna olanak tanımış oluruz.

Çürük mekanizmasında rol oynayan tükürük yapımız, ağız bakımı gibi başka etmenleri de bir başka yazımızda araştıracağız. Sıhhatlı ve mutlu kalın.

İmplant yaptırırken dikkat faktörüz gerekenler

İmplant yaptırırken dikkat faktörüz gerekenler

İmplantın canlı olmayan biyomateryallerin canlı dokuya transferi ve içine gömülmesi anlamına geldiğini belirten Hospitadent Diş Sağlık Kurumu Ağız, Çene ve Diş Cerrahisi Uzmanı Dr. Levent Uslucan, “İmplant genel tıp literatüründe, noksan bir uzuv veya dokunun yerini alan yapılar olarak belirlenmektedir. Diş doktorluğunda ise implantlar, kaybedilen dişlerin yerine yapılacak olan statik veya hareketli takmalara takviye sağlamak emeli ile kemik içine yerleştirilen biyolojik olarak geçimli materyaller olarak belirlenmektedir.” bilgisini verdi.

İmplantların avantajları hakkında bilgi veren Dr. Levent Uslucan “Fazla rakamda dişin kaybedilmesi neticeyi statik takma yaptırma kaderi kalmayan fertler, yeterli rakamda implant uygulaması ile statik dişlere sahip olabilirler. Hareketli takmaların altına takmaya takviye olmak emeliyle yerleştirildikleri vaziyetlerde takmanın daha istikrarlı olmasını sağlarlar. Takmanın ağız içindeki hareketliliğinin eksilmesi de dokularda oluşturduğu travmayı maniler ve hasta daha konforlu bir biçimde takmasını kullanır. Aynı zamanda implant ile desteklenen hareketli takmalar ile damağı tamamen örtmeyen ve dolayısı ile bulantıya yol açmayan ve tat kaybına neden olmayan daha kullanışlı takmalar yapılabilir. Diş çekimi sonrası alakalı bölgeye implant uygulaması ile bölgede bulunan kemik dokusunun erimesi ve zaman içerisinde surat profilinin değişmesi yasaklanır. Noksan dişlerin yerine konulması ile çiğneme işlevi sıhhatli hale getirilerek daha balanslı ve iyi beslenme sağlanır. Böylece oluşabilecek mide problemlerinin de önüne geçilmiş olur. Hastalar, daha estetik ve daha iyi işlev görebilen takmaları ile, istedikleri her şeyi yiyebilir ve rahatça gülerek sosyal yaşamlarını çok daha rahat yaşayabilirler.” diye konuştu.

İmplant yaptırırken bunlara dikkat edin

İmplant çalışmalarının zaferinin ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanı, takma uzmanı, periodontolog ve hasta arasındaki geçime bağlı olduğunu belirten Dr. Uslucan ” Tam uzman hekimleri bünyesinde barındıran ve sterilizasyon koşullarının çok iyi olduğu bir müessesenin seçim edilmesi galibiyetin ilk kriteridir. Ayrıca sıhhatli, sigara içmeyen ve ağız bakımı iyi olan fertlerde dental implantlar ömür boyu ağızda kalırlar. Bu nedenle emin müesseseler rehabilitasyon sonrası ömür boyu garanti sertifikası vermekten çekinmezler. Bugün dünya üzerinde binlerce implant markası bulunmaktadır. Nitelikli implant markalarının maliyetleri genel olarak muhakkak bir seviyede bulunurlar. Piyasa ortalamasının altında ucuza yaptırılan implantların bir vakit sonra çene kemiğinizi eriterek sıhhatinize hasar verebileceğini unutmamalısınız. İmplant markası olarak uzun vadede galibiyeti ispatlanmış, teknik takviye mevzusunda kasveti olmayan, takma üst yapısı için parçaları seneler sonra dahi bulunabilinen implant sistemlerinin seçilmesinde fayda vardır.” diye konuştu.

Diş fırçası ve diş macunu neye göre seçilmeli

Diş fırçası ve diş macunu neye göre seçilmeli

Uzman Diş Doktoru ve Takma Uzmanı Dr. Sevgen Eralp, diş fırçası kullanılırken dikkat edilecek hususlar hakkında bilgiler verdi.

Hepimizin bildiği üzere ağız ve diş sıhhatini gözetmenin yolu dişleri mekanik olarak arınmaktan başka bir deyişle diş fırçalamaktan geçer. Bunun için doğru diş fırçası ve diş macununu seçmek çok ehemmiyetlidir. Son zamanlarda hastalarımdan diş rehabilitasyonları dışında en çok dinlediğim suallerin başında ‘Hangi diş macununu kullanmalıyım?’ ve ‘Hangi diş fırçasını öneriyorsunuz?’ geliyor. Günümüzde bir hayli şirket tarafından üretilmiş, o kadar değişik özelliklere sahip diş fırçası ve diş macunu bulunmaktadır ki, bu sualler kaçınılmaz oluyor elbette…

Piyasada bulunan bu diş fırçalarının kimi yumuşak kıllara, kimi sert veya orta sert kıllara sahiptir. Ayrıca diş fırçasının baş kısmının büyüklüğü de değişik miktarlarda olabilir. Büyük başlıklı, orta büyüklükte ve çocuklar için minik başlıklı diş fırçaları da piyasaya sürülmüştür. Fırça kıllarının değişik uzunluklarda olması, dil arınıcı özelliklerinin olması veya diş etine masaj yapan lastik parçalar kapsaması gibi özellikler de, diş fırçası tercihini güçleştiren özelliklerdendir. Bir de bunlara ilave olarak şarjlı veya bataryalı döner başlıklı fırçalar vardır.

En iyi diş macunu ve en iyi fırça hangisidir

Bu şahsın ağız gidişatına göre değişebilir. Bu fırçalar arasından tercih yaparken, diş doktorunuza danışmanız size en doğru fırçayı seçmenizde destekçi olacaktır. Bazı bireyler dişlerini farkında olmadan veya olarak çok bastırarak fırçalarlar. Bu gibi gidişatlarda diş eti çekilmeleri görülür ve diş eti çekilmesi olan bireylerin sert kıllı diş fırçası kullanması yanlış olur. Zira sert kıllı fırçalar diş etlerini daha çok travmaya uğratır, ayrıca dişlerde de eskimeler yapabilir, yumuşak kıllı fırça kullanmaları daha doğru olur.

Bazı şahısların da ağız yapıları ufaktır ve büyük başlıklı fırça kullanmaları halinde ağzın arka bölgelerine erişmeleri güç olur. Bu gidişatta ağız hijyeni bütün sağlanamaz. Ağız yapısı minik olan bireylerin özellikle orta veya minik başlıklı diş fırçası seçmeleri gerekir. Döner başlıklı fırçalar da seçim edilebilir. Döner başlıklı fırçaların başlıkları minik olduğu için manuel olanlara göre, arka bölgedeki dişlere erişmesi daha basit olur. Ayrıca dişlerin arka kısımlarını başka bir deyişle dil yüzeyine bakan kısımlarını arınmak daha basit olur. Zira çoğu zaman dişlerimizin iç kısımlarında oluşan kirlerden şikayet etmişizdir. Sigara, çay, kahve kullanımı bu kirletilmeleri artırır, fakat kumpaslı fırçalamada bu kirleri en aza indirmek muhtemeldir.

Vasati 3-4 ayda diş fırçanızı değiştirin

Netice olarak benim sizlere teklifim, diş fırçasının kıllarının dümdüz daha önceki tip ve orta sertlikte olması, başlığının da orta boy büyüklükte olmasıdır. Bu arada diş fırçanızı belli aralıklarla vasati 3-4 ay değiştirmeniz gerekmektedir. Gereğinden uzun kullanılan fırçanın kılları yana doğru eğilir hem diş etlerine batar hem de mekanik pakliği yeni bir fırçaya göre %30 oranında eksilir. Buna ek olarak belli hastalıklar sonrasında, fırçanızda yine enfeksiyona yol açabilecek mikroplar bulunduğundan bu yarıyıllarda fırçanızı değiştirmekte fayda vardır.

Diş macununuzu diş probleminize göre seçin

Fırçalarda olduğu gibi diş macununda da bir hayli çeşit mevcuttur. Bunlar da kendi içinde farklı özelliklere dağılır. Misalin diş ve diş eti gözetici, çürük önleyici, beyazlatıcı gibi çeşitleri mevcuttur.

Daha çok ne meselemiz var ise bu meseleye müteveccih olan macunu kullanmalıyız. Misalin diş çürüğü açısından yüksek tehlike altındaysak, fluorid gibi yüzeyel gözetici tesiri yüksek diş macunu; hassasiyet problemi var ise hassasiyet giderici diş macunu, periodontal meselemiz var ise medikal içeriği yüksek, renklenme problemi var ise beyazlatıcı özelliği olan diş macunlarını kullanabiliriz.

Görüldüğü gibi çok muhtelif faalliğe sahip diş macunları ve diş fırçaları olduğu ileri sürülüyor ise de, neticede seçtiğiniz hiçbir diş macunu ve diş fırçası, diş doktorunuzun yapması gereken rehabilitasyonun yerine geçmeyecektir. Ağız ve diş sıhhatinizde rastgele bir problem yaşıyorsanız, lütfen diş doktorunuza müracaat etiniz.

Kış mevsiminde diş sıhhatine dikkat

Kış mevsiminde diş sıhhatine dikkat

Yanılgılı yapılan diş arınma harekâtları, yanlış beslenme alışkanlıkları, diş sıkma, gıcırdatma ve strese bağlı gidişatların yarattığı diş hassasiyeti kış aylarındaki ani ısı metamorfozları ile beraber çoğalış gösterebiliyor. Dr. Dt. Hacer Esved Alireisoğlu, diş hassasiyeti ile kendini gösterebilecek rahatsızlıklar ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

Burun tıkanıklığı diş sıhhatinizi negatif etkileyebilir

Özellikle kış aylarında ani ısı başkalaşımlarına bağlı olarak ya da mevcut bir rahatsızlık sebebiyle burun tıkanıklığı şikayetlerinde çoğalış görülmektedir. Ayrıca üst solunum yolu enfeksiyonları da burun tıkanıklığı ile birlikte ağız solunumuna neden olabilir ve buna bağlı ağız kuruluğu görülebilir. Burun solunumu yapamayan şahısta havadaki mikroorganizmalar basitlikle ağza eriştiğinden diş çürükleri ve diş eti problemleri ortaya çıkabilir.

Dişinizi doğru fırçalamayı öğreniyor musunuz

Diş fırçasının özelliklerine çok dikkat edilmelidir. Fırçanın ne çok sert ne de çok yumuşak olması önerilmemektedir. Doğru seçilmeyen fırça, olması gerekenden fazla kullanılan diş macunu ve gereğinden çok sert fırçalama diş yüzeyinde yıpranmalara neden olabilir.

Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat ederek dişlerinizi gözetin

Şekerli veya şekersiz tüm asitli meşrubatlar, taze bunalmış ve hazır meyve suları, bazı meyveler ve gazlı meşrubatlar ciddi bir biçimde dişlerde aşınmaya yol açıyor. Asitli meşrubatlar içildikten hemen sonra dişler en kısa vakitte arınılmalıdır ancak asit sebebiyle yumuşayan diş minesi fırçalama ile hasar görür. Bu sebeple diş hemen fırçalanmamalıdır. Tükürük yapımını artırdığından şekersiz sakız çiğnenmesi ya da suyla ağzın çalkalanması asidik olan etrafın arınılmasını sağlar.

Bruksizm hastalığına dikkat

Hastalığın psikolojik ve fizyolojik nedenleri vardır. Diş sıkma ve gıcırdatmanın sebepleri arasında stres ehemmiyetli bir etmendir. “Malokluzyon” ismi verilen dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar, kapanış bozuklukları da bu gidişatın nedenleri arasındadır. Bruksizmli olaylarda semptomlar uzun vadede ortaya çıkar ve bunlar çıkana kadar şahıs vaziyetini farkında değildir. Kumpaslı yapılan diş hakimiyetleri sırasında vaziyet doktor tarafından fark edilip lüzumlu tedbir ve rehabilitasyonlar yapılabilir.

Diş hekiminize müracaat etmekte gecikmeyin

Soğuk havalar ve şahsi ya da etrafsal etmenlerin tesiri ile dişlerde sızlama, hassasiyet gibi problemler ortaya çıktığı takdirde müddet kaybetmeden diş hekimine gidilmelidir. Bu zaman zarfında doğrudan soğuk havaya maruz kalmamak gerekir.

Demir yetersizliği ağız yaralarına neden oluyor

Demir yetersizliği ağız yaralarına neden oluyor

Diş Doktoru ve Takma Uzmanı Sevgen Eralp, ”Ağzınızda konuşmanıza ve hatta yemek yemenize dahi mani olacak kadar şiddetli sızıya yol açan bir yaranız varsa öğrenil ki yalnız değilsiniz. Günümüzde sıhhatli bir çok insan yineleyen ağız yaralarından davacıdır” dedi.

Şahıstan bireye bulaşması mevzubahisi değil

Aft, en sık tesadüfülen ağız yaralarından biridir diyen Eralp, “Aft dilde, yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen minik, yüzeysel ülserlerdir. Oldukça sızılıdırlar ve ne yaparsanız yapın 5-10 gün geçmeden iyileşmezler. Neyse ki bakteriyel ya da virüs kaynaklı olmadığı için şahıstan bireye bulaşması gibi bir vaziyet mevzubahisi değildir” dedi.

Sevgen Eralp, ”Bulaşıcı bir rahatsızlık olmaması insana moral veriyor belki ama bir bireyde aft bir kere çıktıysa, belirli aralıklarla hep çıkıyor. İstatistikler milletimizin %18-20’lik kısmında aftın aralıksız olarak tekerrür eder biçimde görüldüğünü ortaya koyuyor. Ne Yazık Ki kalıcı anlamda bir rehabilitasyonu henüz yok. Şu rehabilitasyonu uygulayalım ve sizde aft bir daha çıkmayacak diyemediğimiz gibi, şu ilacı alın sürün aftınız hemen geçecek de diyemiyoruz” diye belirtti.

Hakikat yaradılış sebebi henüz öğrenilmiyor

Sevgen Eralp, ”Aft yaradılışını süratlendiren, basitleştiren bir hayli negatif etmen tanımlanmış olsa da, aftın hakikat yaradılış sebebi henüz öğrenilmiyor. Dolayısıyla aftın sebepleri olarak değil de aft yaradılışını süratlendiren nedenler olarak bilgi vermek daha doğru olacaktır. Aft yaradılışını basitleştiren etkenlerin başında, natürel ki stres geliyor. Ayrıca kadınlarda regl evveli yarıyıllarda, stresli ve gergin çalışma şartları da aft yaradılışını kolaylaştırıyor.Fazla tuzlu ve baharatlı besinler, ağız içi mukozayı tahriş ederek aft yaradılışını basitleştirebilir. Dişler ve çene yapısında bozukluğu olan fertlerde, çapraşık duran bir dişin sert kenarı aralıksız ağız içi mukozaya sürterek, aft yaradılışına taban hazırlayabilir.Vücudumuza verimleri öğrenilen demir ve B12 vitamini noksanlığında, aft yaradılışının süratlendiği ve ağız içi yaraların iyileşme vakitlerinin uzadığı da öğreniliyor” diye ifade etti.

Diş macunları aft oluşumunu süratlendiriyor

Sevgen Eralp, ”Günlük yaşamda hepimizin farkında olmadan kullandığı bazı diş macunlarının da aft yaradılışını süratlendirdiği tespit edilmiş. Bazı diş macunlarının içinde bulunan, diş macununun daha çok köpürmesine destekçi olan “sodyum lauryl sulphate” SLS maddesi, ağız içi mukoza tamlığını bozuyor ve aft yaradılışına taban hazırlıyor. Periyodik olarak aft problemi yaşayan fertlerin, özellikle bu kimyevinin asgari olduğu diş macunlarını kullanmaları gerekmektedir” dedi.

Daha süratli iyileşmesini sağlayacak bir rehabilitasyon yok

Diş Doktoru ve Takma Uzmanı Sevgen Eralp laflarına şöyle devam etti:

”Aft görülen vaziyetlerde rastgele bir rehabilitasyon yapılmasa dahi en geç 10 gün içinde iyileşme olacaktır. Aftın daha süratli iyileşmesini sağlayacak medikal bir rehabilitasyon ne yazık ki yoktur. Fakat bu yarıyılı daha az sızılı atlatmak olasıdır. Aft görülen yarıyılda, acı ve baharatlı yemeklerden uzak durmak, fazla sıcak besin ve meşrubatlardan uzak durmak nasihat edilebilir. Çok rahatsız eden vaziyetlerde hekiminizin size önereceği, eczanelerde satılan mahsullerden kullanabilirsiniz. Bu mahsuller aftın üzerine sürüldüğünde, aftı ağız içi civardan izole edecek ve mekanik olarak hasar görmesini yasaklayacaktır. Yeniden hekiminizin önerebileceği nikotinli gargara solüsyonları da kullanılabilir. Ama en doğrusu hekiminize tetkik olmanız ve reçetenize uygun bir ilaç kullanmanız olacaktır” dedi.

Dişlerimizi fırçalamıyoruz

Dişlerimizi fırçalamıyoruz

Estetik Diş Doktoru Dt. Aydemir Karaer, ağız ve diş sıhhati için, dişleri günde en az 2 kere 2’şer dakika fırçalamak gerektiği ihtarı her kanaldan yapılmasına karşın, Türkiye’de 25 milyondan fazla şahsın günde bir kere dahi diş fırçalamadığını belirten Karaer, “Çocukların diş fırçalama alışkanlığını aileden kazanamamaları sebebi ile, 3-12 yaş grubunda her 100 çocuktan 98’i diş çürüğü problemi yaşıyor” dedi.

Türkiye’nin diş manzarası hiç de beyaz değil

22-27 Kasım Ağız ve Diş Sıhhati Haftası, Türkiye’nin hiç de beyaz olmayan diş manzarasında başkalaşım başlatabilmek için ehemmiyetli bir fırsat yaratıyor. Dt. Aydemir Karaer, günde 2 kere diş fırçalamanın, ağız ve diş sıhhatini gözeterek, kanserden kalp sıhhatine kadar, hayatsal bir hayli sıhhat tehlikesine karşı tedbir almanın, en ehemmiyetli ve en basit yolu olduğunu andırdırdı. “Türkiye’de, 2 kere 2’şer dakika dişleri fırçalamak gerektiği mevzusunda, Sıhhat Bakanlığı başta olmak üzere, bir hayli müessese ve kuruluş ulusu bilinçlendirmek üzere kampanyalar hakikatleştiriyor” diyen Dt. Karaer, “Bu kadar gayrete karşın, 2014 seneyi Türkiyesi’nde ne yazık ki her 2 konuttan 1’ine, senede 1 diş fırçası dahi girmiyor” biçiminde konuştu.

Yalnızca diş fırçalamak yeterli değil

Ağız ve diş sıhhatini gözetebilmek için, kahvaltıdan sonra ve akşam uyumadan evvel 2’şer dakikayı dişlere ayırmak gerektiğini anlatan Dt. Karaer, yalnızca dişleri fırçalamanın yeterli olmadığı, diş fırçalamayı artık, diş etlerini ve dili de fırçalayacak şekilde geliştirmenin ağız hijyeni açısından büyük ehemmiyet taşıdığı ihtarında bulundu.

Türkiye’nin diş fırçası ile beraber, diş macunu tüketiminin de gelişmiş ülkelerin çok gerisinde olduğuna vurgu yapan Dt.Karaer, “Türkiye’de diş macunu kullanımı şahıs başına senelik yalnızca 125 gram. Başka Bir Deyişle bir sene süresince, yalnızca minik bir diş macunu tüpü kadar” dedi.

Ağız ve diş sıhhati problemi bir hayli meseleye yol açıyor

Neredeyse her çocukta en az bir diş çürüğü problemi yaşanmasının, Türkiye’de ağız ve diş sıhhatinin geleceği ile alakalı olarak da endişe yaratıcı olduğunu kaydolan Dt. Karaer, “Ağız ve diş bakımı, hakikatinde bebeklerin henüz dişleri dahi çıkmadan başlar. İlk diş, diş doktoru ile ilk tanışma ve ilk diş tetkikini gerektirir. Doğru olan, en az 6 ayda bir hakimiyet için diş doktoruna gitmektir. Batı ülkelerinde diş doktoruna gitme sıklığı şahıs başına senede 5, ülkemizde yüzde 0,9, başka bir deyişle senede 1 kere dahi değildir” biçiminde konuştu.

Ağız ve Diş Sıhhati Haftası sebebi ile, herkesin kendisi, ailesi ve çocuklarıyla alakalı durup düşünmesi gerektiğini ifade eden Dt. Aydemir Karaer, “Ağız ve diş sıhhati ile alakalı problemler, hayatsal bir hayli hastalığa yol açma tehlikeyi yanında, şahsın cemiyetteki sosyal yaşamını da negatif tesirler. Öz güven ve performans kaybına yol açarak, psikolojik problemlere neden olur, iş ve özel yaşamında zafersizlik kaynağı haline kazanç” ihtarında bulundu.

Yirmi yaş dişleri hakkında merak edilenler

Yirmi yaş dişleri hakkında merak edilenler

20 yaş dişleri ile ilgili olarak her yirmi yaş dişinin çekilmesi zorunluluğu olmadığını, ağrı şikayetine ve dişin ne kadar gömülü olduğuna bağlı olarak çekime hekimin karar vereceğini söyleyen Hospitadent Diş Hastanesi’nden Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Gizem Gülgezen, ” Diğer taraftan çürük sebebiyle abseye sebep olan yirmi yaş dişlerinin mutlaka çekilmesi gerekmektedir” dedi.

Dr. Gizem Gülgezen, yirmi yaş dişleri hakkında merak edilen tüm sorulara yanıt verdi.

Yirmi yaş dişi nedir

Çenelerde diş dizilerinin en sonundan süren 3. büyük azı dişleri, yirmili yaşlar civarında gelişimlerini tamamlayıp ağız içine çıktıklarından genellikle yirmi yaş dişi olarak bilinirler. Çenelerde yer darlığına, dişin çıktığı bölgenin kemik yoğunluğuna ve dişin kök anatomisine bağlı olarak bu dişler tamamen çıkabilir veya çene kemiğinde tamamen veya yarı gömük kalabilir.

Yirmi yaş dişini çektirmek gerekir mi

Her yirmi yaş dişini çektirmek gerekli değildir. Çekim için değerlendirirken tam gömülü olan dişlerde ağrı şikayeti verip vermemesi, dişin çene kemiği içerisine ne kadar gömülü olduğu, gömülü dişin komşu dişe olan teması göz önünde bulundurulur. Bazen dişin içinde geliştiği keseden kaynaklı sürme kistleri oluşabilmektedir. Bu kistler fark edilmeden büyürse çene kemiğini zayıflatabilir. Ağrı oluşturmayan, tam gömülü olan dişler doktorunuz tarafından rutin kontrollerle takip edilip gerek olursa çekilebilir.

yirmi yaş dişleri

Ağız içinde tamamen veya yarısı çıkmış olan dişlerde ise ağız hijyeni çok önemlidir. En geri bölgede olan bu dişlere diş fırçası ile ulaşmak oldukça güçtür. Çürük sebebiyle abseye sebep olan yirmi yaş dişlerinin mutlaka çekilmesi gerekmektedir.

Yirmi yaş dişi ağrısı nasıl geçer

Gömülü yirmi yaş dişleri çıkmaya çalıştığında üst çenede kulak bölgesi ve şakaklara alt çenede çene altına ve boyuna doğru ağrı verebilir. Bazen bu bölgelerdeki lenf bezlerinde de şişlik ve hassasiyet oluşturabilir. Böyle bir durum geliştiğinde hasta mutlaka hekime başvurmalıdır. Durumun ciddiyetine göre hekim doğru antibiyotik ve ağrı kesiciyi hastaya reçete eder. Diş sürme ağrısı hekimin uygun gördüğü süre boyunca ilaçlar düzenli kullanıldığında zamanla kontrol altına alınır ve ilgili diş çekildikten sonra tamamen geçer.

Yirmi yaş dişi çekilmezse ne olur

Hekimin verdiği ilacı kullandıktan sonra ağrı şikayeti geçen dişlerin en kısa zamanda çekilmesi gerekir. İlacın verdiği rahatlık bir süre için geçerlidir. Hastanın bağışıklığının zayıf olduğu, ağız hijyeninin düzeltilmediği durumlarda diş tekrar ağrı yapmaya başlar. Devamlı şikayet veren ama şikayeti antibiyotik içilerek bastırılan gömülü dişlerin çevresinde kist oluşur ve çene kemiğini zamanla zayıflatır.

diş sağlığı

Yirmi yaş dişi ameliyatı nasıl yapılır

Gömülü diş operasyonlarında ilgili bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Dişin etrafındaki kemik uygun aletlerle kaldırılır ve dişin çekimi yapılır. Çekim sonrasında bölgeye dikiş atılır. Dikişler 7-10 gün arasında alınır. Hekim gerekli görürse operasyon sonrasında antibiyotik ve ağrı kesici ilaç reçete eder.

Yirmi yaş dişi ameliyatında acı hissedilir mi

Gömülü diş operasyonlarında bölgenin anatomisi iyi değerlendirilip, uygun ve yeterli anestezi uygulanırsa işlem esnasında ağrı hissedilmez.

Ameliyat sonrası neler yapılmalı

Çekim sonrası yerleştirilen tampon kanamayı durdurmak içindir . Tampon yarım saat sıkıca ısırıldıktan sonra bu bölgede pıhtı oluşur ve kanam durur. Fakat ilk 24 saat tükürme ve çalkalama yapılmamalıdır. Operasyon sonrasında ilgili bölgede ödeme bağlı şişlik oluşabilir. İlk 24 saat buz kompres yapılarak ödem kontrol altında tutulmalıdır. İlk hafta sigara ve alkol kullanılmamalıdır. İlk hafta asitli, acılı ve sıcak gıdalar tüketilmemelidir ve ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Eğer reçete edildiyse ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.

Page 1 of 81 2 3 8