Diş sıkma sebepleri

Diş sıkma sebepleri

Dış sıkma meseleyi her 10 şahıstan 9’unda görülüyor. Diş sıkmanın çocukluk yarıyılda süt dişlerinin çıkmasıyla başka bir deyişle 1 yaşında itibaren başlayabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Diş Doktoru Gökhan Gerek, “Araştırmalara göre çocukken uyku sırasında diş sıkma alışkanlığı olanların yüzde 86’sında bu alışkanlığın gençlikte de sürdüğü görülüyor. Dış sıkma meseleyi olan anne-babaların çocuklarında ise bu sualin görülme sıklığı çoğalıyor” dedi.

Stres diş sıkmaya yol açabiliyor

Etrafsal etmenlerin başında bireyin diş yapısındaki anatomik bozukluklar ile alt ve üst çenelerin kapanışındaki bazı bozuklukların yer aldığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Diş Doktoru Gökhan Gerek, “Stres, diş sıkmaya yol açan en ehemmiyetli neden. Diş sıkma ve gıcırdatmanın diş anatomisi ve çeneler arasındaki ilişkinin harikulade olduğu fertlerde dahi görülebilir; bu vaziyet strese bağlı olarak hakikatleştiğini gözler önüne seriyor” biçiminde konuştu.

Diş gıcırdatmasında öncelikle dişler gözetmeye alınmalı

Uyku sırasında diş sıkma alışkanlığı olan şahıslarda ilk yapılması gerekenin dişleri gözetmeye almak olduğunun altını çizen Diş Doktoru Gökhan Gerek, “Bu sayede diş gıcırdatma önlenir, çene eklemindeki ve çiğneme adalelerindeki sızı hafifler ve uyku niteliği çoğalır” dedi. Uyku sırasındaki diş sıkma için 3 tip rehabilitasyon usulünün bulunduğunu söyleyen Diş Doktoru Gökhan Gerek, “Bunlar, dental dişsel rehabilitasyon, ilaçla rehabilitasyon ve psikolojik rehabilitasyondur” söylemesinde bulundu.

Çocuklarda görüldüğünde duygusal vaziyet değerlendirilmeli

Şiddetli diş sıkma ve diş gıcırdatmanın görüldüğü çocukların kaygılı, hiperaktif, asaplı, kuruntulu veya evham seviyelerinin yüksek olduklarının görüldüğünü belirten Diş Doktoru Gökhan Gerek, “Evham, asabiyet, fobi ve duygusal stres; adale etkinliğindeki çoğalışla yakın ilişkidedir. Bu sebeple uyku sırasında oluşan diş sıkmanın duygusal gidişatla iletişimli olduğundan rehabilitasyon usullerinde bu mevzuların da değerlendirilmesi gerekir” dedi.

Diş sıkma kahvaltı yapmak istememeye neden olabilir

Uyku sırasında dişlerini sıkan çocuklarda diş yüzeylerinde anormal eskimelerin, buna bağlı olarak da sıcak-soğuk hassasiyeti ve özellikle çene eklemlerinde sızı gibi bulguların görüldüğünü anlatan Gökhan Gerek, “Bu çocuklarda bazen de ağız açmada güçlük, baş sızısı, özellikle sabah saatlerinde tedirginlik ve uykusuzluk ile çenedeki sızı sebebiyle kahvaltı yapmak istememe gibi bulgular da görülebilir” dedi.

Bağırsak asalakları diş sıkmaya neden olabiliyor

Diş sıkma ve gıcırdatma ile bağırsak asalakları arasındaki ilişkinin araştırıldığı araştırmalara da değinen Gerek, “Araştırma neticeleri bağırsak asalaklarının gece uykudayken etkin hale geçtiği için diş sıkma ve gıcırdatmasını tetiklediğini ortaya koyuyor. Bu sebeple yoğun diş sıkma yarıyılında olan çocuklarda bu etmeni ortadan kaldırmak için bağırsak asalak testi yaptırılmalı” dedi.

Stres hastalığı: Bruksizm

Stres hastalığı: Bruksizm

Altında bir hayli neden uyuyabilen bruksizm, ilerleyen süreçte dişlere hasar verirken, surat yapısında da farklılıklar yaratabiliyor. Hastalığın özellikle yoğun stres altında kalınan günlerin gecelerinde, uyku sırasında ortaya çıktığı öğreniliyor. Peki, bruksizmin gün içindeki tepkilerinizi yansıyabileceğini öğreniyor musunuz? Diş Doktoru Aylin Hoşzeban Erdur, bruksizm hakkında merak edilenleri cevaplıyor.

Stresli günlerde dişlerinize dikkat

Tıp dilinde bruksizm olarak adlandırılan diş sıkma, dişlerde fazla kenetlenme görülmesi ya da diş gıcırdatmak olarak belirleniyor. Hastalık, sabahları genellikle çenede, surat adalelerinde ve boyun bölgesinde sezilebilen sızılarla ortaya çıkıyor. Gün içinde fazla stres altında olmanın ise bruksizm hastalığına davetiye çıkardığı öğreniliyor. Yalnızca dişler üzerinde tesiri olmayan diş sıkma hastalığı, ağız içerisindeki sert ve yumuşak dokuların da hasar görmesine neden olabiliyor.

Stres yaşayan talebelerde de görülebiliyor

Diş sıkma problemi, psikolojik ve genetik etmenler ve stresle beraber görülebiliyor. Bu sebeple çoğunlukla farkına varılmadan, özellikle erişkinlerde karşılaşılıyor. Yoğun stres altında iş yaşamını sürdüren şahıslar, ayrıca mektep ve imtihan yarıyılı stresi yaşayan talebelerse bruksizmi yaşayan gruplar arasında yer alıyor. Çocuklarda da görülebilen bruksizm, özellikle süt dişleri ve daimi dişlerin bir arada bulunduğu yarıyıllarda ağız yapısının bütün oturmaması sebebiyle oluşuyor. Araştırmalara göreyse bruksizm %80 oranla en çok bayanlarda görülüyor.

Diş sıktığımızı nasıl anlarız?

Hastalar genellikle dişlerini sıktıklarının farkında olmaması sebebiyle, problemi boyunda görülen adale ve çene ağrılarını kavrayabiliyor. Diş sıkma yalnızca sızılarla kendini emin etmeyip, diş kırılmalarına, sallanmalara veya dişlerde yıpranmaya da neden olabiliyor.

Botoks usulü ve saydam plak rehabilitasyonu uygulanabiliyor

Erişkinlerde stres kaynaklı görülebilen bruksizm, çiğneme adalelerine botoks yapılarak ya da hastaya özel planlanan saydam plakaların kullanımıyla rehabilitasyon edilebiliyor. Diş doktorunun asıllaştırdığı rehabilitasyonun yanı gizeme, psikolog veya psikiyatrist dayanağıyla da hastalığın rehabilitasyonu desteklenebiliyor. Hastanın dişlerinde diş sıkmadan kaynaklı eskimeler bulunuyorsa, bruksizm rehabilitasyonu reelleştirildikten sonra yıpranan dişlerdeki biçim bozukluğunu önlemek için porselen kaplamalarla dişlerin estetik görünüme kavuşması sağlanıyor. Bu usul aynı zamanda yıpranan diş yüzeyinin yarattığı, eksilen surat yüksekliğinin de düzenlenmesine fayda sağlıyor.

Diş sıkma sosyal yaşamınızı etkiliyor

Bruksizm, şahsın sosyal yaşamında da farklılıklara neden olabiliyor. Diş sıkma problemi günlük tepkilerin değişmesini sağlayabiliyor. Diş sıkma tutumu, gün içinde öfkelenildiğinde ve fazla hiddet hissiyle beraber diş sıkma veya diş gıcırdatma biçiminde ortaya çıkabiliyor. Bruksizm rehabilitasyonu reelleştirildikten sonraysa, diş sıkma tutumu için psikolojik yardımla rehabilitasyona devam edilmesi gerekiyor. Hastada görülen stresin veya bunalımın rehabilitasyonu reelleştirildiğinde hasta bilinçlenirken, hastalık hakimiyet altına alınmış oluyor.

Diş gıcırdatma ile alakalı 7 sual 7 yanıt

Diş gıcırdatma ile alakalı 7 sual 7 yanıt

Diş Doktoru Pertev Kökdemir uyarıyor: “Gece farkında olmadan dişlerinizi sıkıyor ve sabah çene sızısı ile mi uyanıyorsunuz? Stresin neden olduğu günümüzün en ehemmiyetli hastalıklarından ‘Bruksizm’ sizin de kapınızı çaldı demektir.”

Cemiyette ‘İdareyici Hastalığı’ olarak da öğrenilen, günlük yaşamda yaşanılan strese bağlı olarak dişleri sıkmaya neden olan ‘Bruksizm’ ile alakalı merak edilen sualleri Diş Doktoru Pertev Kökdemir cevapladı…

Kimler daha çok diş sıkıyor?

Diş sıkma öncelikle stresin neden olduğu bir gidişattır. Ancak ağızdaki mevcut noksan dişler ve yanlış yapılan takmalar da çene kapanışını negatif etkilediğinden diş sıkmaya neden olabilmektedir. Yoğun stres altında olan idareyiciler ve çalışanlar ile özellikle imtihan yarıyıllarında olan talebeler; değişik insanlara oranla daha çok diş sıkıyor.

Gündüz de oluyor

İş veya mektep stresi diş sıkmaya neden olur mu?

Evet, günümüzde gerek mektep yaşamı ve imtihan stresi, gerekse iş yaşamının yaşattığı stres fazla olduğundan; diş sıkma sıklıkla görülen bir gidişattır. Diş sıkma, şahsın stresli olduğu zamanlarda daha çok gece görülen bir gidişat olsa da, gün içerisinde de görülebilmektedir.

Diş sıkmak dişlere ne gibi hasarlar verir?

Diş sıkmak; diş minelerinde ve mevcut porselen onarım ya da dolgularda yıpranmalara ve kırıklara neden olabilir. Aynı zamanda çene eklemi içerisindeki eklem akışkanının eksilmesine bağlı olarak eklem başında ve yuvasında yıpranmalara; ağız açmada güçlükler ve sızılara da neden olabilir.

Botoks ile rehabilitasyon edilebilir

Diş sıkma sualin rehabilitasyonu nasıldır?

Diş sıkma, surat adalelerine yapılan botoks harekâtı ile eksiltilebilir. Ayrıca hastanın ağız miktarına göre hazırlanan özel transparan plaklar ile dişlere ve ekleme verilen hasar eksiltilebilir. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülünün tıkanması gibi cerrahi müdahaleler mevzubahisi olabilir.

Diş sıkma neticeyi oluşan hasarların rehabilitasyonu var mı?

Eskiyen dişlerin zorunlu rehabilitasyonları yapıldıktan sonra porselen veneerler ile kaplanarak hem koruma altına alınır, hem de eksilen surat yüksekliği hastaya geri kazandırılır.

Çocuklarda da görülebilir

Diş sıkma çocuklarda da görülür mü?

Özellikle karmaşık dişlenme yarıyılında başka bir deyişle çocukların ağızlarında hem süt, hem de daimi dişlerinin bulunduğu yarıyıl bütün bir oklüzyon olmadığından başka bir deyişle çocuklar dişlerini balanslı bir kapanışa getiremediğinden diş gıcırdatma görülebilmektedir.

Rehabilitasyon olunmazsa yaşlı bir görünüm oluşur

Diş sıkan bir şahıs rehabilitasyon görmezse bu nelere yol açar?

Dişlerinde yıpranmalara bağlı olarak mine katmanı yok olur. Bu gidişat çürümeye ve enfeksiyona sarih bir diş yapısına neden olurken, estetik anlamda da güzel olmayan bir görüntü oluşur. Yıpranmalara bağlı hastanın surat yüksekliğinin eksilmesi, daha yaşlı görünmesi ile beraber çene eklemlerinde ciddi problemler ve estetik meseleler oluşur.

Diş gıcırdatmanın sebepleri ve rehabilitasyonu

10 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Diş gıcırdatmanın sebepleri ve rehabilitasyonu

Cıvıl cıvıl bir yaz mevsimi daha geride kaldı. Yaz aylarının enerjisine alışan şahıslar güz mevsiminin getirdiği sıkıntılı havaların tembelliğine alışmaya çalışıyor. Bu vaziyete bir de yine başlayan yoğun iş temposu, yaz saati uygulamasının statiklenmesi ve uzunca bir zaman tatil yapamayacak olmanın psikolojisi de ilave edildiğinde diş sıkma ya da gıcırdatma problemi bruksizm gibi sıhhat meseleleri ortaya çıkabiliyor. Gün içerisinde yaşanan yoğun stres veya bunalımın neden olduğu bu problem, fark edilmediğinde ise kronik bir hal alabiliyor.

Protetik Diş Rehabilitasyonu Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Üşümez, diş sıkma ve gıcırdatma rahatsızlıklarına karşı uygulanabilecek rehabilitasyon yöntemlerine söylüyor.

Pek çok insan gün içerisinde istemeden de olsa iş yoğunluğu, günlük maraton gibi sebeplerle ciddi bir stres dalgası içerisinde bulunuyor. Bu stres, zaman zaman insan ilişkilerindeki tahammül hududunu en alt seviyelere sürüklerken, şahısların istem dışı tavırlarında da muhakkak bir çoğalışın gözlemlenmesine yol açıyor. Diş sıkma alışkanlığı da bu tavırlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Üstelik diş sıkma alışkanlığı edinen şahısların büyük bir kısmı bu gidişatın farkına bile varmıyor. Bu hastalar, ancak gece boyu dişlerini sıktıkları için sabah ciddi surat sızılarıyla uyanma şikayeti ile uzman doktorların kapısını çalıyor.

İlk etapta surat sızılarıyla kendini sezdiren diş sıkma problemi, ileri yarıyılda çeneyi açmada hudutluluk, kilitlenme, dişlerde sallanma veya diş kırıkları, eklem sesleri gibi neticeler doğurabiliyor. Bu sebeple diş sıkma alışkanlığının umursamama edilmemesi büyük ehemmiyet taşıyor. Zira bu alışkanlık, erken teşhis edilmediği ve uygun biçimde rehabilitasyonu yapılmadığı takdirde şahsın beden sıhhatini negatif istikamette tesirlerken, hayat niteliğini de düşürebiliyor.

Bilinçaltındaki stres diş sıkma sebebi

Uykusunda dişlerini gıcırdatan şahıslar bu eylemi şuurlu olarak yapmaz. Günlük hayatın getirdiği stres şahsın bilinçaltına yerleşir. Bilinçaltından gelen ihtarlar ise şahsın dişlerine gün içinde yaptığı baskıya oranla daha fazla şiddet uygulamasına neden olur. Problemin teşhisi ise uzman doktorun, şahsın çene eklemi bölgesinin radyolojik görüntülerini alması ve analiziyle koyulur.

Mevsim geçişleri de diş sıkmayı tetikleyebiliyor

İnsanlar, hayatlarının belli zamanlarında içinde bulundukları kasvetlerden ya da sahip oldukları mesullüklerden sıkılabiliyor. Boşanma kasveti, imtihan endişesi, yeni iş kurma stresi ya da aile içi tedirginlikler bu kasvetlere ehemmiyetli birer misaldir. Bu tip problemlere bir de mevsim geçişlerinde duygu gidişat farklılıkları ilave edildiğinde mesele iyice içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor. Şahıslar bu stresle baş edebilirse ve mevcut gidişat çok fazla ilerlemediyse çene eklemi rahatsızlıklarında geri dönüşüm sağlanabiliyor.

Rehabilitasyon süreci zaman gerektirir

Öncelikle çene eklemi meselelerinin bir günde oluşmadığı, zaman içerisinde usulca çoğaldığı, dolayısıyla rehabilitasyonunun da bir günde yapılamayacağı öğrenilmelidir. Ayrıca çene eklemi problemlerinde iyileşme süreci zaman alacağı için hastaların sabırlı olması gerektiği uslardan çıkarılmamalıdır. Akut adale spazmlarında, adale hafifletici kullanımı ve sıcak su rehabilitasyonu hastaları hafifletmeye destekçi olsa da rahatsızlığa neden olan etmeni tamamen ortadan kaldırmaz. Zira hasta geceleri dişlerini sıkmayı ve gıcırdatmayı sürdürürse, problem de devam edecektir. Bu sebeple rehabilitasyonda dikkat edilmesi gereken en ehemmiyetli nokta diş gıcırdatmayı tetikleyen etkenleri ortadan kaldırmaktadır. Var olan neden ortadan kaldırıldıktan sonra da, problem kademeli olarak eksilecektir.

Diş sıkmanın tesirleri plaklar ile eksiltilebilir

Diş gıcırdatma ya da sıkma problemlerine karşı birtakım rehabilitasyon usulleri uygulanır. Bu usullerden biri dişlerin birbirine olan temasını kesmek için kullanılan plaklardır. Bu plaklar sadece diş sıkma problemiyle müracaat eten hastalara verilir. Fakat dişlerini sıkan hastaların henüz çene eklem bölgesinde ya da surat adalelerinde şikayetler baş göstermediyse sıkmanın şiddetiyle büyüyebilecek hasarlar saydam plak ile gevşetilebilir.

Gözetici apareyler dişlerin hasar görmesini yasaklayabilir

Diş gıcırdatma problemlerinin bir değişik rehabilitasyon usulü ise, diş gıcırdatmalarının semptomatik rehabilitasyonunda kullanılan ve gece gözeticileri olarak adlandırılan apareylerdir. Diş gıcırdatma eylemini yasaklamak emeliyle uykuya geçmeden evvel ağza gece gözetici apareyler takılır. Bu gözeticiler diş gıcırdatma meselesinin tamamen önüne geçmese de gıcırdatmanın neden olduğu negatif tesirleri eksiltebilir. Bu gözeticiler ayrıca dişlerin daha ileri safhalarda yıpranmasına ve hasar görmesine mani olur. Gece gözetici apareyler sayesinde hastanın üst ve alt dişleri birbirine çarpmaz ve gıcırdatma eylemi önlenmiş olur. Bu apareylerin imalinde ise sert akrilik plastik malzemeler kullanılır.

İleri ebattaki diş sıkmalarında cerrahi usule müracaat etilebilir

Teşhisin ardından rehabilitasyon evresine gelindiğinde, hastadan alınan çene kayıtlarına uygun biçimde sert akrilik materyalinden bir plak hazırlanır. Hastanın ağzına takılacak bu plağın iki ana misyonu vardır. İlki hastanın gece dişlerini sıkma alışkanlığını önlemektir. Plağın ikinci misyonu ise, hasta dişlerini sıksa bile dişlerin ve eklemlerin bu baskıdan hasar görmesini yasaklamaktır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, her plağın her hastaya uygun olmayabileceğidir. Bu sebeple rehabilitasyon sürecini takip eden uzman doktorun, hastanın çene hareketlerini dikkate alarak apareye zorunlu ilaveler ya da yıprandırmalar yapması gerekir. Sonraki düzeyde ise doktor, aparey rehabilitasyonu gören hastayı belli yarıyıllarda hakimiyet etmeli ve uygulanan rehabilitasyon sürecini değerlendirmelidir. Rehabilitasyon edilmeyen çene eklemi problemleri, ileri ebada eriştiğinde, aparey ile birlikte cerrahi rehabilitasyonlar da gerekebilir.