Cinsel ilişki migreni tetikliyor

Cinsel ilişki migreni tetikliyor

Erkeklere göre bayanlarda üç kat daha fazla görülen migren tüm dünyanın çözülemeyen kronik meseleyi. Geldiği zaman insanı 4 saatten 72 saate kadar iş göremez hale getirebilen migreni tetikleyen 18 neden var.

İşte o nedenler…

Aura

Migrene sahip bazı insanlar aura tecrübeyi yaşar. En yaygın auralar; titrek ışıklar, noktalar ya da çizgiler gibi görseldir. Minik tırtıklı çizgiler, çapraz çizgiler, hareket eden dalgalı çizgiler görebilirsiniz. Aura migren başlangıcı evveli son 5 dakika ile bir saat arasında görülebilir. Bazı hastalar migren tipi baş sızısını aurasız yaşarlar. Veya migren sızısı sürüklemeden yalnızca aura görebilirler.

Bunalım, asaplılık, coşku

Bunlar migren bulgusu olabilir. Bazı hastalar çok depresiftir veya aniden nedensiz yere moralsiz sezerler. Kimilerinin ise morali yüksektir mutlu sezerler. Hollandalı tahlilciler son zamanlarda bunalım ve migren arasında mümkün bir genetik iletişimi, özellikle auralı migrende bildiriyor. Başka bilimsel çalışmalar da şiddetli bunalımın epizodik migrenin, kronik olma tehlikesini çoğaldırdığını destekliyor.

Dinlendirici uyku noksanlığı

Uykuya dalarken mesele yaşamak veya bitkin uyanmak migreni olan şahıslarda ortak meselelerden. Çalışmalar, uyku noksanlığı ve uyku bozukluğu ile migren arasında şiddetli bir ilişki olduğunu gösteriyor. Migren hamleyi ile gece iyi bir uyku almak güçtür. Migrene sahip bir çok insan insomnia uykusuzluk problemi de sürükler. Araştırmalar bu uyku beceriksizliğinin de migreni tetikleyebileceğini ve bir kısır döngü oluşacağını söylüyor.

Burun tıkanıklığı veya göz sulanması

Burun tıkanıklığı, burun drenajı problemi, sarkık göz kapakları, sinüs problemleri de migreni tetikleyebilir. Migren ilacı yapan Glaxo Smith Kline tarafından desteklenen araştırmalar, sinüs problemi olanlar ile baş sızısı şikayeti arasında takribî % 90 oranında ilişki olduğunu gösteriyor.

Yeme isteği

Bazı migren hücumları alana gelmeden evvel bazı insanlar bazı besinleri yemek ister. Genellikle migreni olanlar çikolataya özlem dinler.

Başın bir veya her iki tarafında sızı

Sızı titreşim stili veya zonklama stili olabilir. Zonklama genellikle başın bir tarafını sezilir. Migren hastalarına yapılan online bir ankete göre, hastaların % 34’ünde sık sık, % 50’sinde her zaman, bir tarafta zonklama oluyor.

Göz sızısı

Migren genellikle göz arda vuran bir sızı yapar. Dr. Messina ‘İnsanlar göz yorgunluğunu yargılarlar ve bir hayliyi gözlerini hakimiyet ettirir, ama bu onların baş sızısını daha iyi yapmaz.’ diyor.

Boyun sızısı

Bir Hayli insan ‘Boynum sertleşir ve sonra bir baş sızısı olur’ der. Evet, muhtemelen bu migrenin erken safhasında olur.

Bir başka online ankette her zaman boyun sızısı olan migren hastalarının oranının % 31, sık sık boyun sızısı olan migren hastalarının oranının ise % 38 olduğunu ortaya çıkmıştır.

Sık idrara çıkma

Çok idrara çıkma varsa bu bir migren geliyor anlamına gelebilir. Bu yalnızca bir migren evveli yaşanan bir hayli bulgudan biridir. Bu ihtar işaretleri, baş sızısı başlamadan bir saat evvel veya en fazla iki gün evvelinde görülebilir.

Esneme

Esneme migren hamleyi hakkında başka bir ipucu olabilir. Klasik bitkinlik esnemesinin aksine fazladır ve her birkaç dakikada bir ortaya çıkabilir. Migren hastalarının takribî % 36’sı esnemenin, yanaşan bir migren hamleyi bulgusu olduğunu söylüyor.

Anlaşma ve karıncalanma

Migrenli bazı hastalar duyusal auraya sahiptir. Tipik olarak bedenin bir tarafında kol süresince ve surata dağılan geçici duyu noksanlığı, iğnelenme, anlaşma ve karıncalanma biçiminde görülür.

Bulantı veya kusma

Amerikan Migren Çalışması II tarafından yapılan bir çalışmaya göre, 3 bin 700 şahsiyet migren hastası üstünde yapılan anket bilgilerine göre, hastaların % 73’ünde bulantı ve % 29’unda kusma var. Milli Baş sızısı Vakfı Amerikan Migren Yaygınlığı ve Tedbire Müesseseyi incelemesine göre sık sık migren irtibatlı bulantılı hastalar daha az şiddetli sızı ve bulantısı olanlara göre ilaç rehabilitasyonundan netice almakta meseleli bulundu.

Işık, hengame, koku

Işık, hengame ya da kokular sızıyı tetikleyebilir hatta makûslaştırabilir. Bir migren krizi sırasında birey karanlık ve suskun bir yere sığınma meylindedir. Parlak ışıklar ve yüksek sesler bir migreni tetikleyebilir ya da sızıyı yoğunlaştırabilir. Bu bazı kokular için de geçerlidir. Kokularda migren hücumunu tetikleyebilir veya var olan sızıyı çoğaldırabilir.

Etkinlik

Faallik sızıyı tetikler ya da makûslaştırır. Merdiven tırmanma veya yürüyüş gibi rutin faaliyetler migren sızısı yapabilir. Bazı hastalarda migren, egzersiz koşu, ağırlık kaldırma veya efor cinsel etkinlik tarafından uyarılmaktadır. Efor kaynaklı baş sızıları olan şahıslar beyin anevrizması gibi altta uyuyan sebepleri ekarte etmek için detaylı bir muayene yaptırmalıdır.

Konuşma güçlükleri

Kelimeler çıkmıyor veya konuşma güçlüğü oluyorsa bu migrenin bir işareti olabilir. Şayet ilk defa konuşma problemleri yaşıyorsanız, inme gibi daha ciddi bir mesele olmadığından emin olun başka bir deyişle bir hekime müracaat etin.

Bedenin bir tarafında cılızlık

Bir kol cılız sezildiğinde bu bir migren bulgusu olabilir. Bazı insanlar bir migren hücumundan evvel bedenin bir tarafında adale zayıflığına tecrübelerler. Bu bir inme bulgusu da olabilir, bu sebeple bir hekime danışılmalıdır.

Vertigo veya çift görme

Baziler tip migren denilen migrenin tipinde, baş dönmesi, çift görme ya da görme kaybı olabilir. Migrenli bazı insanlar da denge problemleri yaşayabilir.

Akşamdan kalma baş sızısı

Migren geçtikten sonra bedeni pelte gibi ve halsiz sezebilirsiniz. Migren sonrası yarıyılda bitkinlik, konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, baş dönmesi, sersemlik ve denge kaybı gibi bulgular görülebilir.

Bedenin denge illüzyonisti: Tiroid bezi

Bedenin denge illüzyonisti: Tiroid bezi

Tiroid bezi, bedenimiz için hayati ehemmiyete sahip; zira tiroid hormonunun gereğinden az ya da fazla salgılanması bedende ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. 25 Mayıs Dünya Tiroid Günü… Peki, tiroid hastalığı bizi ne derece tehdit ediyor? Tiroid’e karşı nasıl bir savaş vermeliyiz? Yapısal ve fonksiyonel olmasına bağlı olarak pek çok bulgusu olan hastalığın rehabilitasyon usulleri de hastalığın cinsine bağlı olarak farklılık gösteriyor. Liv Hospital Genel Cerrahı Doç. Dr. Fatih Tunca, boyunda şişlik, geçmeyen öksürük, soluk alma ve yutkunma güçlüğü, ses kıskılığı bulgularına dikkat sürüklüyor. Doç. Dr. Fatih Tunca, “Tiroid hastalıklarının tanısı evvel hastayı çok iyi dinleyip ondan doğru bilgileri almakla muhtemel” diyor.

Tiroid hastalıklarının bulguları nelerdir

Tiroid bezinin yapısal hastalıklarında; nodüllerin sayı ve büyüklüğüne göre boyunda şişlik, soluk borusuna bası sebebiyle geçmeyen öksürük veya ilerlemiş olgularda soluk almada güçlük, yemek borusuna bası sebebiyle yutkunma güçlüğü, ses kıskılığı, boyundaki lenf bezlerinde şişlik gibi bulgular olabilir. Çok çalışan tiroid bezi hastalıklarında ise; çarpıntı, fazla terleme, sıcağa tahammülsüzlük, ellerde titreme, kilo kaybı, saçlarda incelme, gözlerin öne doğru çıkması gibi bulgular ortaya çıkabilir. Tiroid bezi az çalışıyorsa halsizlik, yorgunluk, üşüme, kilo alma saçlarda dökülme gibi şikayetler görülür.

Tiroid hastalıklarında tanı usulü nedir

Doç. Dr. Fatih Tunca: “Öncelikli olarak kan TSH seviyeyi test edilmelidir. Tiroid hastalıklarında olmazsa olmaz tanı vasıtayı ultrasonografi tetkikidir. Ultrasonografik tetkikte nodülün katı olması, düşük yankılı olması, kenarlarının kumpassız olması, minik kireçlenmeler kapsaması, etraf dokulara atlaması gibi belirtilere tesadüfüldüğünde bu hastaların kesinlikle iğne biyopsisi ile değerlendirilmeleri gerekir. Bir öbür tanı vasıtayı, tiroid sintigrafisidir. Emel, tiroid bezi ve nodüllerin işlevi başka bir deyişle çalışma gidişatı ile alakalı bilgi vermesidir.”

Tiroid bezinin fonksiyonel hastalıkları ve rehabilitasyon usulleri nelerdir

Hipotiroidi, tiroid bezinin bayağıdan daha az hormon salgılaması gidişatıdır diyen Tunca laflarına şöyle devam ediyor: “Bu hastaların çoğunda minik çaplı palavracı nodüller görülür. Bu hastalarda operasyonla rehabilitasyon mevzubahisi değildir. Ancak hakikat nodülleri olan hastalarda operasyon gerekebilir. Hipertiroidi ise tiroid bezinin bayağıdan fazla hormon salgılaması gidişatıdır. Bu hastalarda tiroid hormon üretimini eksilten ilaçlar, radyoaktif iyot rehabilitasyonu ve cerrahi rehabilitasyon uygulanabilir. Tiroid bezinde soğuk nodülü olan hastalar ve tiroid bezi çok büyük olan hastalarda operasyonla tiroid bezinin alınması, tiroid bezinde nodül olmayan ve tiroid bezi minik hastalardaysa radyoaktif iyot rehabilitasyonu uygulanır. Birden fazla sıcak nodülü olan hastalarda genellikle tiroid bezinin kalan kısımlarında da nodül bulunması sebebiyle cerrahi rehabilitasyon öncelikli olarak düşünülmelidir. Tiroid bezinde başka bir nodül mevcut değil ise radyoaktif iyot rehabilitasyonu yapılabilir.”

Doç. Dr. Fatih Tunca: “Nodüler guatr, en sık görülen tiroid bezi hastalığıdır. Elle tetkik edilen 100 hastanın 7’sinde, ultrasonografi yapılan insanların ise yüzde 50’den aşırısında başka bir deyişle cemiyetin yarısında tiroid nodülleri tespit etilebilir. Hastalık bu kadar yaygın olmasına karşın bu hastaların tamamının operasyon olması gerekmez. Ultrasonografi ve iğne biyopsisinde kanser kuşkusu olan nodül varlığında, soluk borusu, yemek borusu gibi yapılara baskı olması vaziyetinde, kozmetik sebeplerle ya da 4 cm’den büyük nodül varlığında hastalara operasyon önerilir. Tek tiroid nodülündeyse tiroid bezinin öbür kısımlarının tamamen basmakalıp olduğu hastalarda değerlendirme büyük ehemmiyet taşır; zira bu nodüllerde kanser ve hipertiroidi tehlikeyi öbür hastalara oranla daha yüksektir” diyerek Tiroid hastalığının ne denli ehemmiyete sahip olduğunu vurguluyor.

Kalça kırığını önlemenin 4 yolu

20 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kalça kırığını önlemenin 4 yolu

Yapılan çalışmalara göre; 65 yaş üstü yaşlıların takribî üçte biri, 80 yaş üstü yaşlıların ise yarısından çoğu her sene vasati bir kere düşüyor. Takribî 10 düşmeden birinde bir kırık alana kazançken bu kırıkların en ölümcül olanını ise kalça kırığı oluşturuyor. Kalçası kırılan hastaların takribî üçte biri kırıktan sonraki ilk bir sene içinde kaybediliyor. Vasati vefat yaşının ileri olduğu gelişmiş cemiyetlerde 65 yaş üstü takribî her 5 yaşlıdan birinde ömrü süresince kalça kırığı görülüyor. Kalça kırığının ise tek bir çözümü var; operasyon. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seyhan, kalça kırıklarının ehemmiyetli bir sıhhat meseleyi olduğunu belirterek 65 yaş üstü bireylerde, bu meseleyi önlemenin 4 yolu hakkında bilgi verdi.

İşte kalça kırığını önlemenin 4 yolu…

Düşme tehlikesini eksiltmek emeliyle konuttan çıkmamak yapılan en büyük kusurlardan. Zira konutta kapalı civarda ve hareketsiz kalmak iskelet sistemini iyice zayıflatıp osteoporoza yol açtığı için sanılanın aksine kırık tehlikesini artırıyor. Doç. Dr. Mustafa Seyhan, kalça kırıklarına karşı alınması gereken usulleri şöyle sıraladı:

Konutta lüzumlu ihtiyatlar: Kalça kırıkları genellikle konutta veya yolda kolay düşmeler neticeyi oluyor. Öncelikle düşme önlenmeye çalışılmalı. Takılarak düşmeye neden olabilecek halı parçaları, kapı eşikleri ve iletişim kabloları kaldırılmalı, halılar statiklenmeli, banyoya kaymayan taban örtüleri yerleştirilmeli, banyo ve tuvaletlere tutamak konulmalı ve hayat alanı yeterli seviyede aydınlatılmalı.

Özel şort: Kalça yanlarında gözetici yumuşak yastıkları olan özel şortlar özellikle sık düşen insanlar için bereketli olabiliyor.

Cep telefonu veya düdük: Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların desteğe lüzumları olduğunda kendilerini haber verebilmeleri için tuvalete giderken dahi yanlarında cep telefonu bulundurmaları veya boyunlarına düdük asmaları öneriliyor.

Baston: Baston kullanmak eklemlere binen yükü eksilttiği gibi balansa da katkı sağlıyor.

Kalça çivisi hastaya daha az zarar veriyor ve son neticeyi daha iyi

Takma operasyonları oldukça büyük yara oluşturularak yapılan, ehemmiyetli ölçüde kanamaya yol açan, hastanın kırılmış kalça kemiğinin bir kısmının çıkarılıp yerine metal takmanın yerleştirildiği oldukça asabi operasyonlar. Bu surattan muhtemel olduğu hallerde takma yerine kalça çivi veya vidalarının kullanıldığı, kırık kemikleri bir araya getirip kaynatmayı amaçlayan osteosentez operasyonları seçim edilmeye başlandı.

Kalça çivisi ile kırılmış kemik yapı restore edilerek orijinal kalçaya en yakın netice elde edilmesi amaçlanıyor. Takma operasyonunda ise hastanın kemiklerinin bir kısmından bırakılıp yerine metal malzeme yerleştiriliyor.

Takmada kırık evveli kalça işlevlerinde emin oranda bir kayıp göze alınıyor, başka bir deyişle gaye daha düşük oluyor.

Takma ilk birkaç ayda yürüme açısından daha avantajlı. Bu, ileri yaş hastalarda oldukça ehemmiyetli bir vaziyet. Ancak yeni üretilen modellerle kalça çivilerinin bu ilk aylardaki dezavantajı ehemmiyetli miktarda giderilmiş gidişatta.

İlerleyen aylarda çivinin avantajları besbelli şekilde kendini gösteriyor. Bu sebeple özellikle çok yaşlı olmayan ve zinde hayat temennisi olan uygun tipteki kalça kırıklarında öncelikli olarak kalça çivisi düşünülmeli. Takma ise yalnızca düşük kaynama potansiyeli olan ileri yaştaki kalça kemiği boynukırıklarında seçim edilmeli.

Hasta operasyonun ertesi günü yürütülüyor

Daha Önceki tip kalça çivileri teknik yetersizlikleri sebebiyle kırık kaynaması oluşana kadar hastanın yük vermesine imkân tanımıyordu. Yaşlı hastaların yük vermeden yürüyebilmeleri pratikte muhtemel olamadığından çivi operasyonlarının ilk birkaç ayı zahmetli geçiyordu. Artık teknik yetersizlikleri giderilmiş ve biyomekanik olarak kuvvetlendirilmiş yeni jenerasyon kalça çivileri mevcut. Bu çiviler kırık kaynamadan evvelki yarıyılda da hastayı taşıyabilecek eforda olduklarından kaynama potansiyeli olan bölgedeki kalça kırıklarında her yaşta güvenle kullanılabiliyor, hastalar operasyon oldukları günün bir gün sonrasında takmada olduğu gibi yürütülmeye başlanıyor.

Bazı vaziyetlerde seçim yeniden takma oluyor

Kalçanın özellikle kaynama potansiyeli yüksek olan bölgedeki kırıkları artık her yaşta takma yerine kalça çivileriyle rehabilitasyon edilebiliyor. Kalça boynu kırıklarında ise kırık tipi uygunsa kalça vidası rehabilitasyonu uygulanıyor. Ancak kırık yer değiştirmişse veya hasta çok yaşlı ise takma uygulamak daha uygun oluyor. Bunların muhtemel olmadığı vaziyetlerde ise takma yapılıyor.

Osteoporozdan korunmak: Osteoporozun önlenmesi veya varsa rehabilitasyonu da kalça kırığından korunmada çok ehemmiyetli.

Mutlu konutluluk kalp krizi tehlikesini eksiltiyor

19 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Mutlu konutluluk kalp krizi tehlikesini eksiltiyor

Kalbimiz, yalnızca kan pompalayan bir uzuv değil aynı zamanda duygularımızın da uzvudur. Kalbimiz aşk, sevgi, coşku, mutluluk, yeis, nefret gibi duyguların da aynasıdır. Yapılan son araştırmalar duygularımızın, kalp sıhhatimiz üzerindeki tesirinin çok ehemmiyetli olduğuna dikkat sürüklüyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Özkara, özellikle mutlu konutluluk ve pozitif düşüncenin hem bayanda hem de erkeklerde kalp krizi tehlikesini eksilttiğine dikkat sürüklüyor.

Doç. Dr. Ahmet Özkara, Sevgililer Günü vesilesiyle kalbiniz için tüyolar veriyor: Stresi eksiltin ve beğendiklerinizle mutlu olduğunuz anları artırın…

Sahip olduklarınızın bedelini öğrenil

Hepimiz çağımızın en büyük problemi olan stresle baş etkenin yollarını arıyoruz. Stresin kalp ve damar sistemi üzerine olumsuz tesirleri olduğunu uzun zamandır biliyoruz ama hakikatinde stresi eksiltmenin bir hayli yolu var. Bu yollardan belki de en ehemmiyetlisi mutlu olduğumuz anları artırmak ve hayatın olumsuz tesirlerini bertaraf edecek mevzulara odaklanmaktır. Kısacası duygu dünyamız, stresi idaremekte en ehemmiyetli etmendir. Sahip olduklarımızın bedelini öğrenmek, sevgi ve hürmeti göz arkasını etmemek iç dünyamızda daha dingin ve huzurlu olmamızı sağlayacaktır.

Kalbimiz sevgi de pompalar

Bizi üzen vakaları düşündüğümüzde ya da yaşadığımızda kalbimizin süratli attığını, tansiyonumuzu yükseldiğini öğreniyoruz. Beslenme alışkanlıklarımız da stres altındayken değişir. Tüm bunlar kardiyovasküler sistemimizi de etkileyecek ve belki de damar sertliği ve kalp ritim bozukluğu olarak bize geri dönecektir.

Oysaki mutlu olduğumuz, huzurlu sezdiğimiz anlarda tansiyonumuz basmakalıp izler, nabzımız düşer ve çarpıntı gibi kalbimiz yoracak belirtiler yaşanmaz. Kalbimiz bedenimize yalnızca kan değil, sevgi de pompalar. Pozitif düşüncenin, sevginin ve sahip olduklarımızın bedelini öğrenmenin ruh sıhhatine katkısı olacağı sıhhatine de çok büyük bir tesiri olacaktır.

Mite alerjisine dikkat

14 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Mite alerjisine dikkat

Genetik ve etrafsal etmenler alerji büyümesine neden oluyor. Konut tozu akarı olarak öğrenilen mite’lar, özellikle genetik yatkınlığı olan çocuklarda alerjik tepkinlere ve hastalıklara yol açıyor.

7-13 Nisan Dünya Alerji Haftası

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de alerjik hastalıkların görülme sıklığı çoğalıyor. Alerjinin büyümesine genetik ve etrafsal etmenler neden oluyor. Etrafsal etkenlerin başında da alerjenler geliyor. Sıklıkla karşılaşılan bu alerjenlerden en ehemmiyetlisi de mite’lar oluyor.

Çocuklarda hastalıklara neden oluyor

Konut tozu akarı olarak öğrenilen mite’lar, gözle görülemeyecek kadar ufak, 8 ayaklı böcekler. Mite’ların dışkıları alerjik özellik taşıyor ve konut tozuna yapışarak hareket ediyor. Bu sebeple, paklik yapılırken toza yapışmış mite’ların dışkıları, tozla beraber havaya karışarak burun ve ağızdan bedene giriyor. Bedene giren mite alerjenleri, özellikle genetik yatkınlığı olan çocuklarda alerjik tepkinlere ve hastalıklara yol açıyor.

Çocuk Alerjisi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Akçay, mite alerjisinin sık öksürük, soluk sıkışması ve hırlama bulguları ile izleyen alerjik astıma neden olduğunu belirtiyor. Doç. Dr. Akçay, “Mite’lar, sık burun akıntısı, peş peşe aksırma, burun tıkanması, burun kaşınması, gözlerde kaşınma gibi bulguları olan alerjik nezle ve göz alerjisine neden olabilir. Astım, alerjik nezle ve göz alerjisi, insan sıhhatini makûs güzergahta tesirler ve yaşam niteliğini bozar. Tüm bu sebeplerden dolayı mite alerjisi çok ehemmiyetlidir” diye bilgi veriyor.

Mite alerjisinden nasıl korunmalı

Doç. Dr. Ahmet Akçay, mite alerjisinden korunmak için tekliflerini şöyle sıralıyor:

· Konutunuzu her gün iyice havalandırın.

· Toz yakalayan eşyaları eksiltin, muhtemelse tamamen kaldırın. Toz yakalayan kitaplar için kapaklı kütüphane kullanın.

· Mobilyalarda kumaş yerine ten veya yapay ten kaplama seçim edin.

· Yatak, yorgan ve yastıklarınızda pamuklu, yünlü, kuştüyü mahsuller kullanmayın. Seçiminiz sentetik mahsuller olsun.

· Çarşaf, yastık suratı ve nevresimlerinizi haftada bir değiştirin. Bu mahsulleri 60 derece veya daha sıcak suyla yıkayın, kesinlikle ütüleyin.

· Perdelerinizi, kilimlerinizi, elbiselerinizi iki haftada bir, 60 derece veya üzerindeki bir sıcaklıkta yıkayın.

· Halılarınızı eforlu bir elektrik süpürgesiyle en az haftada bir arının.

· Konut içi nemi hakimiyet altına alın, konutunuzda buğu cihazları ve ıslatıcı kullanmayın. Konutta soba üstüne kaynayan su veya peteklerin üstüne ıslak bez koymayın. Zira mite’lar % 55’in üstündeki nemli civarlarda yaşar.

· Çocuğunuzda mite alerjisi varsa, konutta paklik yapılırken çocuğunuz arınılan odada kalmasın veya maske taksın.

· Çocuğunuzun tüylü veya kumaş oyuncakları varsa kaldırın. Kaldıramıyorsanız, haftada bir kere 55-60 derecede yıkayın veya haftada bir 24 saat buzdolabının buzluğunda bekletin.

· Çocuğunuzun odasındaki halıları kaldırın ve silinebilen özellikte parke ile kaplayın. Halıfleks kullanmayın. Salonda da cihazda yıkanabilen tüysüz kilimleri seçim edin.

· Yeni geliştirilen, nanokapsül teknolojisi ile üretilen su bazlı sprey, mite’ları öldürür, dışkılarının havaya karışmasını maniler ve 3 ay süresince tesirlidir. Bu sebeple yatak, koltuk, halı ve perdelerinizi 3 ayda bir bu mahsulle arınarak mite’lara karşı ihtiyat almak umut verici görünmektedir.

Acı kayısı çekirdeği yaşam kurtarıyor

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Acı kayısı çekirdeği yaşam kurtarıyor

Acı kayısı çekirdeğinden kanser ilacı imali için bazı yatırımcılarla beraber teşebbüslerde bulunduklarını ancak Sağlık Bakanlığı’nın vermesi gereken izinle alakalı onayını beklediklerini ifade eden İnönü Üniversitesi Kimya Kısmı Öğretim Azası Yrd. Doç. Dr. Yunus Önal, ” Sağlık Bakanlığı’ndaki idaremelikleri aşamadık ancak Türkiye’de suratlarca birey, bizim Malatya’da üretmek istediğimiz ilacı internet üzerinden Amerika Birleşik Devletlerinden satın alarak getirtiyor. Acı kayısı çekirdeğinden üretilmiş, Vitamin B17 olarak öğrenilen Amigdalin dediğimiz madde, yüzde 6’lık oranla en fazla acı kayısı çekirdeğinde var. Amigdalinin bilimsel olarak kanseri önlediği öğreniliyor. Bilimsel çalışmalarla bu kanıtlanmış gidişatta ” dedi.

Tüm kanser cinslerinde kullanılan bir hammadde

Yrd. Doç. Dr. Yunus Önal, ” İsteğimiz bu mahsulün Türkiye’de, Malatya’da yapımının önünün açılması. Bilimsel çalışmalarda bu maddenin kullanılmadığı bir kanser cinsi yok. Bildiğimiz tüm kanser cinslerinde destekçi ilaç cinsi olarak kullanılıyor ” diyerek ilave etti.