Hem kilo verme hem de kanseri tedbire

Hem kilo verme hem de kanseri tedbire

Çağımızın en ehemmiyetli sıhhat meselelerinden biri olan kanser ve sıhhatsiz beslenme ilk sıralarda yer alıyor. Hayatınızı ve yapmanız gereken beslenme biçiminizde küçük metamorfozlar ile bu tehlikeyi azaltabiliirsiniz. Doğru beslenmek ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmayı seçim etmek kanserden korunmada büyük bir faktördür. Kanser teşhisi konulan şahısların da doğru bir beslenme tasarılaması ile yaşam niteliklerini artırmaları ve rehabilitasyona takviye olmaları olası olmaktadır. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Beslenme ve Perhiz Bölümü’nden Dyt. Sinem Uygun kanserden korunmak ve sıhhatli kalmak için doğru beslenme tekliflerini sıraladı:

– Mantar, yulaf ve hububat mahsulleri ile kilo vererek kanserden korunabilirsiniz

Bazı mantarlarda, yulaf ve hububatlarda bulunan beta glukan kolesterolün düşürülmesine ve kilo vermeye destekçi olmaktadır. Bunun dışında kalın bağırsak ve mide kanserlerinden korunmada tesirlidir. Yulafın haftada 2-3 defa muhtelif meyveler ve yoğurt ile harcanması hem bağışıklık sistemini hem sindirim sistemini desteklemeye destekçi olur.

– Kırmızı, mor ve siyaha yakın renkteki meyveler

Böğürtlen, yaban mersini, siyah üzümün çekirdeği, siyah erik gibi koyu mor –kırmızı-siyaha yakın renkteki gıdaların içinde bulunan maddeler, hücrelerin hayat zamanını uzatmaktadır. Günlük meyve tüketiminin 1-2 porsiyonunun bu meyvelere dağılması, hayat zamanını uzatmanın yanı gizeme kalp ve damar hastalıkları ile karaciğer, safra yolları, meme, pankreas gibi kanserler ile alakalı tehlikeleri en aza indirmektedir.

– Zerdeçal kanserden gözetir

Zerdeçal bedende iyi bir cerahat gidericidir. Bu özelliği nedeniyle kansere karşı gözetici olduğu düşünülmektedir. Toz veya taze hali ile günlük beslenmeye ilave edilebilir.

– Domates, karpuz ve kayısı prostat kanserine karşı gözetici birer kalkandır

Domates, karpuz, kayısı gibi kırmızı ve turuncu renkteki gıdaların içinde bulunan likopen güçlü bir antioksidandır. Prostat ve rahim ağzı kanserine karşı korucu tesirleri vardır.

– Süt ve süt mahsulleri ile bir hayli kanserde tesirli

Yoğurt, süt, ayran, peynir ve tereyağı gibi süt mahsulleri ile aspir yağında bulunan konjuge linoleik asit CLA obezite, yağlanma, diyabet ve kanser tehlikesini eksiltmektedir. Günlük tüketim ölçülerinde fazlaya kaçılmadan harcanan süt mahsulleri, bağışıklığın kuvvetlenmesine de katkıda bulunmaktadır.

– Prostat ve sütun kanserine karşı sarımsağı fazla harcayın

Sarımsağın içinde bolca bulunan alil sülfür, Deoksirübo Nükleik Asit zararını onarma, bağışıklığı artırma ve kansere neden olabilen özgür radikallerin tesirlerini eksiltme mevzularında öne çıkmaktadır. Sarımsak; mide, prostat ve kalın bağırsak kanserlerine karşı gözeticidir. Olası olduğunca ham harcamaya çalışmak, faydalı maddelerin korunması açısından ehemmiyetlidir. Sarımsak dışında karnabahar, brokoli, pırasa gibi sülfürlü bileşikler ve selenyum kapsayan yiyecekler de kansere karşı gözeticidir.

– Balık, keten tohumu, besili otu ve ceviz

Balıklarda bolca bulunan Omega-3, keten tohumu semizotu ve ceviz gibi nebatsal kaynaklarda da bulunmaktadır. Meme, kalınbağırsak, pankreas ve prostat kanserlerinin büyüme tehlikesini eksiltir. Haftada 2-3 defa balık tüketimi omega-3 den zengin beslenme açısından ehemmiyetlidir. Balığın kızartılmadan buğulama veya ızgara yapılarak harcanması gerekir

İlaç kullanmadan baş sızısını geçirmenin yolları

İlaç kullanmadan baş sızısını geçirmenin yolları

Baş sızısı, her yaşta görülebilen ve bir hayli şahsın deneyim ettiği, muhtelif rahatsızlıklara bağlı olarak veya hayat stilinden kaynaklı olarak ortaya çıkabilen bir rahatsızlık cinsidir.

Bu usulleri sınayarak siz de baş sızısından kurtulabilirsiniz.

Bir fincan kahve

Kafein baş sızısını eksiltir. Ağrı başlarken, henüz şiddetlenmeden meşrubatınız bir fincan kahve sızının şiddetlenmesine mani olur.

Lavanta kokusu

Lavanta kokusu hafifletir ve baş sızısı üzerinde sağaltıcı tesiri vardır. Birkaç damla lavanta yağı ile boynunuza ve şakaklarınıza yapacağınız masaj sızıyı azıcık dindirir. Sıcak su içine birkaç damla lavanta yağı damlatıp teneffüs etmek de işe verim. Elinizin altında lavanta yağı yoksa, lavanta kokuları da iş görür.

Kendinize dokunun

Hafif canınız yanacak ama kendinize değmeleriniz çok işe yarayacak.

– Kulaklarınızı baş ve işaret parmaklarınız arasında ikiye katlayın. 1 dakika sıktıktan sonra vazgeçin.

– Kulak memelerinize 1 dakika zamanla mandal takın.

Kulaktaki akupunktur noktalarıyla sızılarınızdan kurtulun

– Bir elinizin işaret parmağıyla baş parmağı arasındaki bölgeyi öteki elinizin baş ve işaret parmakları arasında sıkın. Bu operasyonu 1 dakika sonra öteki elinize de uygulayın.

Fıtık operasyonu denge bozuyor

Fıtık operasyonu denge bozuyor

Omurga kemikleri arasında bulunan dokuların beden mekanizmasında hayati bir misyona sahip olduklarını söyleyen Proloterapi, Anestezi ve Reanimasyon Uzman Dr. İlker Solmaz, ‘Bel sızısı sürükleyen hastalara hemen operasyon çözümü sunuluyor. Oysa bu dokunun alınması bedenin hatasız balansına ciddi hasarlar veriyor. Belden diskin çıkarılması sızıyı bir vakitliğine eksiltse de senelerce geçmeyecek kronik sızılara ve yeni fıtık yaradılışlarına neden oluyor. Hastalarımızda bu gidişatın bir hayli misalleriyle karşılaşıyoruz. Bu sebeple operasyon en son derman olmalıdır’ diyor.

İnşaat sütunundan tuğla sürüklemek gibi

Omurganın bedeni taşıyan bir sütun misyonu gördüğünü belirten Dr. İlker Solmaz, beldeki fıtığın alınmasının disklerin işleyişini bozarak domino taşı tesiri yarattığını, zamanla değişik bölgelerde de meselelerin çıkmasına neden olduğunu söylüyor.

‘Omurgayı bir arada yakalayan bağların zayıflaması ile omurgaya olan bası çoğalmaya başlar. Sızının nedeni bu baskıdır. Baskı neticesinde omurga arasındaki disk ismini verdiğimiz doku zamanla dışarı doğru kaymaya başlar ve fıtık oluşur’ söylemesini yapan Solmaz, ‘Bel fıtığına neden olan omurgadan dışarı doğru kayan fıtığın operasyon ile alınması demek, bir inşaatı ayakta yakalayan sütundan tuğlanın çıkartılmasına eş. Sütunun ehemmiyetli bir bitirici olan tuğlanın çıkartılması ile zaman içinde tüm yapının bozulmasına taban hazırlanmış olur. Bu noktada fıtığa neden olan bağları kuvvetlendirmek ve kıkırdak yapıyı eksi haline getirmek Proloterapi uygulaması ile olası’ diyor.

Bel fıtığına neden olan doku nasıl onarılıyor

Bedenin tamir sistemini uyararak sızılı, cılız ve işlevini kaybetmiş bölgenin tekerrür daha önceki haline dönmesini sağlayan natürel bir rehabilitasyon tekniği olan proloterapiyi Türkiye’de ilk kere uygulayan Solmaz, bu usul sayesinde bel fıtığına neden olan diske baskı yapan zayıflamış bağları nasıl güçlendirdiklerini şöyle söylüyor: ‘Bir enjeksiyon usulü olan proloterapi uygulamasında bel fıtığına neden olan zararlı doku üzerine, şekerli su karışımının bulunduğu özel bir solüsyon enjekte ediyoruz. Solüsyon sonrası sızıya neden olan zararlı dokuda palavracı mikrop yaradılışı asıllaşıyor. Beden, bu palavracı mikrobu yok etmeye çalışırken aynı zamanda dokunun onarılmasını ve yenilenmesi için süratle iyileştirici hücrelerin çoğalışını sağlıyor. Böylece mikrop yok edilirken zararlı doku da rehabilitasyon edilmiş oluyor.’

Bel sızılarında erken teşhisin hayati ehemmiyet taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. İlker Solmaz ‘Fıtık başlangıç safhasında tespit edilirse omurgaya baskı yapan bağların ve kayan kıkırdak dokunun rehabilitasyonu daha süratli asıllaşıyor. Operasyona gerek kalmadan meseleyi organik olarak çözüyoruz’ dedi.

Kulak çöpünün verdiği hasarlar

Kulak çöpünün verdiği hasarlar

Bayağıda kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin arınılması emeliyle üretilen kulak çubukları, kulak kanallarının içini arınmak emeliyle şuursuzca derinliklere sokulursa mantardan kulak çeperinde delinmeye, enfeksiyondan duyma kaybına dek bir hayli hastalığa yol açabilir.

Dış kulakta çizilme ya da yaralanma alana gelebilir

Özellikle yaz aylarında havuz, deniz ve duş esnasında suyla temas çoğalırken; kulağını sık sık arınma lüzumu paydan ve kulak çubuğuyla karıştıran insanlar, dış kulak yolunda gözle görülmeyen bazı çiziklere, yaralanmalara yol açabilir. O yaralanmalar ve çatlaklar da lekeli maddelerin dış kulak yolunda iltihaplanma yapabilir. Bu çok basit enfeksiyona yol açabilir. Bu sebeple şuursuz hareket etmemek, kulak çubuklarını kulakların derinliklerine sokmamak gerekir.

Lekeler daha da derine gidebilir

Normalda dış kulak yolu kahverengi bir salgı yapar. Dış kulak yolunu enfeksiyonlardan gözeten bu salgı dış kulak yolu tarafından dışarı atılır. Ama biz onu günlük yaşantımızda göremeyiz. Dışarı atılmasında problem olması gidişatında ise bu salgı içeride birikebilir. Biriken salgı, kulak çubuğu ile arınılmaya çalışılırken bütün tersi o biriken salgılar daha da içeri itilip birikmesine yol açılabilir, dış kulak yolu kanalı kapanabilir.

Duyma kaybına neden olabilir

Kulak natürel yapısı gereği kendi kendini arınma özelliğine sahiptir. Kulak lekeleri, sanılanın aksine kulağımız için verimlidir. Ancak kulak çubuğu ile bu verimli lekelere müdahalede bulunarak hasar verebiliriz. Şuursuz kulak çubuğu kullanımı kulak tıkanıklıklarını hatta duyma kaybını birliktesi getirebilir.

Kulağın delinmesine dahi neden olabilir

Kulak çeperi takribî 2.5-3 santim ileride yer alır. Ani ve fazla tazyik farklılıkları, patlama, fazla ses, travma, tokat atma ve darp gibi sebeplerle kulak çeperi delinebildiği gibi kulağın, kulak çubuğu ve neticeyi de kulak çeperi hasar görebilir ve delinebilir. Bu sebeple özellikle havuz, deniz ve duştan sonra kulağın nemini almak yeterlidir.

Mantar yaradılışına yol açar

Kulak çubukları bayağıda kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin arınılması emeliyle üretilmesine rağmen, kulak kanallarının içini arınmak için şuursuzca derinliklere sokulduğunda kulağın kendi kendini natürel yoldan arınma mekanizmasını bozar. Bu gidişatta buşon denilen yapıların ortaya çıkmasına neden olur. Buşon yapıları da suyla temas ettiğinde kokuşup mantar gelişimine neden olabilir. Kulak çubukları kulağımızda paklik olarak yalnızca en dış kısmın nemini almak ya da kurulamak emelli kullanılabilir. Ama kulak lekeyi sebebiyle kulakta bir tıkanma olduğunda KBB uzmanı tarafından lekenin arınılması en doğrusu usuldür.

Topuklu kundurayla üç sene balansı bozuyor

Topuklu kundurayla üç sene balansı bozuyor

Güney Kore’deki Hanseo Üniversitesi’nden bilim insanları, haftada en az 3 kere 10 cm topuklu kundura giyen 40 Koreli kadının ayaklarını araştırdı. Araştırma neticesinde, üç sene süresince kumpaslı olarak ‘topuklu’ giymenin bazı adalelerin baskın hale gelip ayakların natürel balansının bozulmasına neden olduğunu ve bilek burkulmalarının yaşanma ihtimalini artırdığını ortaya çıkardı.

Tahlilci takımın lideri Dr. Yong Seok Jee, bayanların ayak sıhhatlerini gözetmek için ya kesintisiz topuklu kundura giymekten bırakmaları ya da kumpaslı olarak bacak adalelerini kuvvetlendirecek egzersizler yapmaları gerektiğini söyledi.

Dr. Seok, bayanların topuklarının üzerinde yürüyerek ya da ayaklarının taban kavisine bir havlu yerleştirip esneme egzersizleri yaparak topukluların ayak ve bacaklarına verdiği hasarı eksiltebileceklerini söyledi. Araştırma, International Journal of Clinical Practice adlı akademik mecmuada yayınladı.

Doğru beslenme kanser rehabilitasyonunu pozitif etkiliyor

Doğru beslenme kanser rehabilitasyonunu pozitif etkiliyor

Nitelikli ve sıhhatli bir hayatın yanı gizeme kanser gibi ehemmiyetli hastalıklardan korunmada beslenme kumpası tesirli olabiliyor. Sebze ve meyveden zengin bir perhiz, sigarasız hayat, kumpaslı fiziksel etkinlik ve sıhhatli beden ağırlığının korunması ile kanser gelişiminde %40’lara varan bir eksilme sağlanıyor. Beslenme, kanser rehabilitasyonu gören hastalar için de çok ehemmiyetli.

kanser

Hastalıklardan korunmak için eforlu bir bağışıklık sistemi koşul

Bağışıklık sistemi, pek çok hücre ve uzvu kapsayan, oldukça karmaşık bir sistemdir. Bu sistem sayesinde fertler, kanser ve pek çok ciddi hastalıktan korunmaktadır. Sıhhatlı bir bağışıklık sistemine sahip şahıslar hastalıklara karşı mukavemetlidir. Ancak bağışıklığın zayıflaması vaziyetinde, hasarsız görünen mikrobik hastalıklar dahi hayatsal kayıplara yol açabilir.

Eforlu bir bağışıklık sistemi için 12 teklif

– Eforlu bağışıklık sisteminin olmazsa olmazı sıhhatli beslenmedir. Sıhhatlı şartlarda hazırlanmış, natürel yiyecekleri uygun ölçülerde harcamak beden için gözetici bir kalkan tesiri oluşturmaktadır.

– Ham sebze ve meyve sebzeler hastalık savıcı tesire sahiptir. Sebze ve meyveler kapsadıkları natürel vitaminler ve öbür antioksidanlar aracılığıyla, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye takviyeci olur.

– Yiyecek hijyeni ehemmiyetlidir. Sebze ve meyveler yıkandıktan sonra 15 dakika sirkeli suda bekletilip harcanmalıdır.

– Gün içinde yeterli protein alımı, sıhhatli bir bağışıklık sisteminin olmazsa olmazıdır. Hayvansal proteinlerle nebatsal proteinlerin balanslı bir şekilde harcanması çok ehemmiyetlidir.

– Probiyotiklerin gözetici tesirinden faydalanılmalıdır. Yoğurt ve kefir gibi besinler, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi personellerinin sıhhatli işleyişinde rol almaktadır.

– Su yaşam kaynağıdır. İçeriğindeki tuz ve mineraller sayesinde, gün içinde yeterli ölçüde su tüketimi, bağışıklık sistemine pozitif katkı sağlamaktadır.

– Hazır meşrubatlar yerine taze bunalmış meyve ve sebze suları seçim edilmelidir.

– Yeterli uyku sıhhat için lüzumludur. Sadece yeterince uzun zaman yatmak değil, “nitelikli” uyku da bağışıklık sisteminin sıhhatli işleyişi açısından ehemmiyetlidir.

– Kumpaslı fiziksel etkinlikler beden mukavemeti için lüzumludur.

– Pozitif olmak ve bol bol gülmek, bedene şifa sağlar.

– Sigara içilen civarlarda bulunulmamalıdır. Pasif olarak da olsa sigara dumanına maruz kalmamak genel beden sıhhati açısından ehemmiyetlidir.

– İdeal kilo korunmalıdır. Fazla kilolar hastalıklara taban hazırlayabildiği gibi süratli kilo kaybı da, bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır. Şuursuz, süratli kilo kaybettiren perhizlerden sakınılmalıdır.

Kanser hastaları beslenmede nelere dikkat etmeli

– Öğünlerde kesinlikle hububatlar, fasulye, sebze ve meyve gibi nebatsal kaynaklı besinler de bulunmalıdır.

– Protein lüzumu için günde bir öğünde kesinlikle balık, yağsız et ve tavuk harcamak gerekir.

– Koyu renkli öğeler zengin antioksidan kaynakları olduğu için bu cins yiyecekleri sık yemek önerilir.

– Genel olarak orta ölçüde yemek ile kilo hakimiyeti yapmak sıhhatli beslenmenin esas kaideyidir.

– Mevsim meyve ve sebzelerinden her gün en az 5 porsiyon yenmesi lüzumludur.

– Günde en az 2–3 litre akışkan almanız gerekmektedir.

– İshal vaziyeti varsa kurufasülye, nohut, barbunya, mercimek, karnabahar, lahana gibi gaz yapıcı gıdalardan sakınmak gerekir.

– Şayet ağız yaralar ve yutma eforluğu mevzubahisiyse, domates sosu veya suyu, portakal, limon, greyfurt gibi ekşi ve asitli meyve sularından, ham sebzelerden, kuru ve sert besinlerden kraker, tost, ekmek kabuğu gibi, acılı, baharatlı ve çok tuzlu gıdalardan uzak durulmalıdır.

– Ham köfte, ham pastırma, salam gibi ham et mahsulleri harcanmamalıdır.

– Kızartma ve kavurma yerine, haşlama, ızgara veya fırında pişirme gibi usuller seçim edilmelidir.

Bu meşrubatlar kabarıklığa birebir

Bu meşrubatlar kabarıklığa birebir

Özellikle geç yenilen akşam yemeği sonrasında bir hayli şahsı rahatsız eden kabarıklık ve mide krampları, bazen dayanılmaz hale kazanç. Kabarıklığa neden olacak değişik etkenler; yemek yerken ağzı sarih yakalamak, fazla yağlı gıdalar, bağırsak rahatsızlıkları, fazla lif alımı ve yemeğin hemen üzerine içilen sigara olarak belirtilebilir. Bu cins rahatsızlıkları yaşayanların yaptığı ilk şey maden suyu içmek. Ama bu problemlere çok daha iyi gelecek natürel çözümler var. Zencefil ve nane.

Zencefil

Zencefil, binlerce yıldır muhtelif kültürlerde kabarıklık iyileştirici bir kök olarak öğrenilmektedir. Bağırsak aktivitelerini uysallaştırır, sızı kesici olduğundan kabarıklıkla beraber görülen karın sızısına da iyi kazanç.

Kıyılmış zencefili, nane ile karıştırın. Üzerine kaynamış su ilave edin ve 30 dakika bekletin. Bu meşrubatla çok daha iyi sezeceksiniz.

Nane

Nane, en tesirli natürel ilaçlardan biridir. Mide – bağırsak sistemine gevşetir, safra çoğalışını uyarır. Mide kabarıklığı ve gaz problemleri için yararlıdır. Yatıştırıcı bir tesiri vardır. Nane yapraklarını çiğnemek, nane yağını sıcak suya damlatmak veya çayını yaparak sızı ve kramplar gevşetilebilir.

Konsantrasyon için tarçın, stres için ceviz

Konsantrasyon için tarçın, stres için ceviz

Stresin de çoğalmasıyla birlikte talebelerin imtihan evveli, beslenmelerine yeteri kadar umursamadıklarını söyleyen Beslenme ve Perhiz Uzmanı Sevil Nas, “Özellikle son birkaç günde stres sebebiyle mide daha da alınganlaşır bu yarıyılda talebeler beslenme kumpaslarına önemsemezlerse mide hastalıkları ve yiyecek zehirlenmeleri kaçınılmaz olur” dedi.

Beslenme ve Perhiz Uzmanı Sevil Nas, talebelere imtihan evveli ve imtihan günü konsantrasyonu artıran beslenme tüyolarını paylaştı:

İmtihana hazırlık yarıyılı süresince tüm gıdaları kapsayan yeterli, balanslı ve şuurlu beslenme; hem fiziksel ve ruhsal sıhhati pozitif tesirler, stres tesirlerini eksiltir, hem de mektep/imtihan galibiyetine katkıda bulunur.

Öncelikle öğün rakamı ve sıklığına dikkat edilmelidir. 3 ana öğün-3 ara öğün harcayacak biçimde balanslı ve yeterli bir beslenme kumpası tasarlanmalı. Ara öğünlerde hem kan şekerinin ani iniş çıkışlarını hem de konsantrasyonu sağlayacak stresi eksiltecek besinleri seçilmelidir.

Dışarıda yemek yemeyin

Özellikle imtihandan evvelki gün dışarıda yemek yememeye itina gösterilmeli; zira bu imtihan arifesi muhtemel bir yiyecek zehirlenmesine karşı tedbir alınmış olur. Harcanan besinlerin taze olduğundan emin olunmalı. Yeni tatlar sınamak için imtihan yarıyılları uygun değildir. Bu sebeple talebeler daha evvel harcamadıkları besinleri yemeyi imtihan sonrasına ertelemeli. Özellikle son birkaç gün kala dışarıda yemek yemek seçim edilmemeli.

Yeniden imtihandan dün gaz problemine ve mide rahatsızlıklarına neden olabilen kuru fasulye, lahana, pilav, yağda kızartılan, çok yağlı, ağır soslu yemekler seçim edilmemeli, haşlanmış besinler ve sebzeler seçim edilmeli. İmtihana birkaç gün kaldı. Bu zaman iyi değerlendirilmeli. Her gün balık eti harcanmalıdır. Oldukça zengin Omega-3 kaynağı olan balık belleği kuvvetlendirir, konsantrasyonu çoğaldırır.

Misal akşam yemeği menüsü:

1 kase sebze çorbası, ızgara pişirilmiş yağsız kırmızı et veya balık, zeytinyağlı sebze, az yağlı ve soslu salata, 2 dilim kepek ya da çavdar ekmeği

Ceviz imtihan stresini eksiltir

Stresin eksiltilmesi açısından antioksidanların harcanması önerilebilir. Balık, ceviz, fındıkta bol ölçüde bulunan Omega-3 yağ asitleri stresin eksilmesine takviyeci olur. Son birkaç günde bir öğün balık harcayın. Maydanoz, ıspanak, karnabahar gibi sebzelerde bol ölçüde bulunan C vitamini de antioksidandır. Günde 3- 4 porsiyon meyve ve sebze harcamak lüzumludur.

Strese karşı faal olan yumurta, süt, ıspanak, havuç, kayısı gibi yiyeceklerde bulunun A vitamini ve tahin, fındık, badem gibi yağlı tohumlarda bol ölçüde bulunan E vitaminin harcanması imtihan yarıyılında stresin eksiltilmesinde tesirli olacaktır.

Tarçınlı süt şekeri dengeler

Tarçının kan şekerini tertip edici tesiri sebebiyle harcanmasında fayda vardır. Çaylara çubuk tarçın ilave edilebilir ya da tarçınlı süt içilebilir. Bu kan şekerinin düşmesini maniler ve konsantrasyonu artırır. Ara öğünler kan şekerinin süratle yükselip, düşmesine neden olan tatlı, çikolata, hazır meyve suları yerine kan şekerini yavaş yükselten, glisemik indeksi düşük ve düşük kalori kapsayan meyve, yoğurt, kepekli sandviç, ayran gibi besinler seçim edilmeli.

Güne kahvaltısız başlamak dikkat noksanlığı sebebi

Güne devingen ve dinamik başlamayı sağlayan en ehemmiyetli öğün kahvaltıdır. Sabah kahvaltı yapılmazsa beyin işlevleri için yeterince enerji oluşmaz. Bitkinlik, baş sızısı, dikkat ve idrak etmede eksilme görülebilir. Özellikle imtihan sabahı sabah kahvaltısı çok ehemmiyetli.

İmtihan kahvaltısı misal menü: Bütün buğday – çavdar – çok hububatlı ekmek, 3-4 tane ceviz içi, az yağlı, az tuzlu beyaz peynir, tarçınlı yeşil çay ya da kuşburnu çayı, 1 haşlama yumurta, bir avuç üzüm ya da kuru erik.

İmtihan evveli şeker uyku yapar

Sofra şekeri, başka bir deyişle kolay karbonhidratlar, kan şekerini süratle yükseltip düşürdüğü için kan şekerinin düşmesine neden olur. Bu gidişat ise çocukta dikkatte kayma, konsantrasyon noksanlığı ve uyku hali yaratır. İmtihan evveli ve imtihan sırasında kolay karbonhidrat kapsayan yiyecek çikolata kaplı drajeler, şekerlemeler vs. tüketimi yanlıştır.

Tuz imtihanda susatır

Reçel, bal, pekmez gibi gıdaları, fazla harcanmamalı. Daha seri acıkmaya neden olabilir. Tatlı lüzumunu karşılamak için taze meyve yemek de sıhhatli bir seçenek olur. Çok tuzlu besinlerden uzak durulmalı. Tuz, susuzluk hissini çoğaldırabilir, imtihan evveli fazla harcamayın.

Fazla terlemenin çözümü botoks

Fazla terlemenin çözümü botoks

Beden için natürel bir süreç olan terleme, bazı şahıslar için mevsim fark etmeksizin iş ve sosyal yaşamı negatif güzergahta etkileyecek ebatlara erişebiliyor. Bölgesel fazla terleme, hastaların elbiselerinde iz vazgeçmesi nedeniyle sarih renk giyinmelerine hatta tokalaşmalarına dahi mani olabiliyor. Türk Cildiye Derneği genel sekreteri Doç. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu fazla terleme ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgiler vererek botoks uygulaması hakkında aydınlattı.

aşırı terleme

Bölgesel terleme bireyi sosyal hayattan soyutlayabiliyor

Bölgesel ya da yaygın olabilen fazla terleme; diyabetli hastalarda, tiroid bezi fazla çalışan bireylerde ve kanser hastalarında sıklıkla oluşabilmektedir. Ayrıca koltuk altı, el ve ayaklarda duygusal etkenlere bağlı olduğu düşünülen bölgesel fazla terleme görülebilmektedir. Bölgesel terlemede asapsal uyarım neticeyi terleme bezlerinin olağandan fazla çalışmasının sebebi bütün olarak öğrenilmemektedir. Fazla terleme hiperhidroz hastanın iş ve sosyal yaşamını negatif güzergahta etkileyen bir hastalıktır.

Misalin; koltuk altı terlemesi elbiselerde ıslaklık ve iz oluşturarak hastayı sosyal etraflarda utandıracak güzel olmayan gidişatlara yol açabilmektedir. Ayrıca, tenin tahriş olması ve makûs bir koku oluşması da hastanın sosyal hayatını negatif güzergahta etkilemektedir. Bunların yanı gizeme, ellerdeki terlemeye bağlı olarak tokalaşma sırasında yaşanan negatiflikler ise bireyin iş hayatında güçlük yaratabilmektedir. Bölgesel terleme bireyin yaşamını tehdit etmese de hayat niteliğini ehemmiyetli miktarda eksilten bir rahatsızlıktır ve kesinlikle rehabilitasyon edilmelidir.

Bölgesel fazla terleme için rehabilitasyon seçenekleri olarak; ağızdan alınan ilaçlar, metal tozların bölgesel olarak kullanımı, iyontoforez usulü, cerrahi rehabilitasyon usulleri ve botoks botulinium zehirli maddeyi A uygulamaları yapılmaktadır

botoks,

Fazla terleme rehabilitasyonunda botoks en tesirli ve basit usul olarak öne çıkıyor

Bölgesel fazla terlemenin rehabilitasyonunda seçenek usuller kullanılmasına karşın günümüzde rahatsızlığın rehabilitasyonu için en tesirli ve basit harekât botoks uygulamasıdır. Fazla terleme hiperhidroz rehabilitasyonunda kullanılan A tipi botulinium zehirli maddeyi BTX-A, yiyecek zehirlenmelerinden mesul olan botulinium bakterisinden elde edilen bir zehirli maddedir. Botoks rehabilitasyonu evvelinde, A tipi botulinium zehirli maddeyi uygulanacak bölge iyot testi ile tanımlanmaktadır. İyot uygulanan bölgelerde terleme varsa ten rengi siyahlaşmaktadır. A tipi botulinium zehirli maddeyi sulandırıldıktan sonra 2 cm’i geçmeyen aralıklarla ten içine enjekte edilmektedir. El ve ayaklardaki uygulama sızılı olabileceği için rehabilitasyon evvelinde bölgesel anestezi yapılmaktadır. Koltuk altında uygulama daha sızısız olduğu için, lidokain kapsayan kremlerin harekât saatinden bir saat evvel terleme bölgesine sürülmesi yeterli olmaktadır. Operasyondan birkaç gün sonra A tipi botulinium zehirli maddenin terlemeyi eksiltici tesiri besbelli olmaya başlamaktadır. Rehabilitasyonun tesiri 4 ile 6 ay arası devam etmektedir. Bu sebeple senede iki ya da üç kere yinelenmesi gerekmektedir.

Botoks operasyonunun hemen sonrasında hastalar şikayetlerinden kurtuluyor

Fazla terleme rehabilitasyonunda botoks operasyonu; hamilelik ve emzirme yarıyılında, miyastenia gravis isimli adale hastalığı olanlarda ve bazı antibiyotikleri kullanan bireylerde netlikle uygulanmamalıdır. Rehabilitasyonun yan tesirleri çok az olmakla beraber enjeksiyon bölgesindeki minik adalelerde cılızlığa neden olabilmektedir. Bazı gidişatlarda da uygulama yapılmayan yerlerde uygulama yapılan yerlere oranla terleme çoğalması görülebilmektedir. Uygulaması son derece basit olan harekât sonrasında hastalar, iş ya da günlük hayatlarına hemen dönebilmektedirler.

Mide yanmasına iyi gelen gıdalar

Mide yanmasına iyi gelen gıdalar

Ciddi ebatlara varmayan mide yanmasının rehabilitasyonu genellikle asit salgısını yasaklayarak midedeki asidi nötr hale getiren anti asitlerdir. Ancak reçetesiz satılan bu ilaçları hekime danışılarak ve hekim himayesinde kullanılması koşuldur. Aynı zamanda günümüzde fazla mide yanması ve reflü rehabilitasyonunda pek çok endoskopik müdahale yapılabilmektedir.Tüketeceğiniz yiyeceklerle de mide yanmasını büyük miktarda durdurabilirsiniz. İşte mide yanmasına karşı natürel çözümler.

Bir iki yudum süt

Mide yanmasına garip bir biçimde iyi gelen sütü yanma sezildikten sonra bir iki yudum içmek gerekiyor. Laktoz intoleransı olanlar için laktozsuz süt önerilirken ülseri olanların sütü uzun vadede harcamamaları gerekir.

Karbonatlı su

Bir su kadehi suda eritilen bir çay kaşığı karbonat midedeki hidroklorik asidin tesirini eksilterek yanmayı hızla eksiltecektir.

Yemekten sonra papatya, meyan kökü veya kekik çayı

Yemek yedikten hemen sonra içilen papatya ve meyan kökü çayı besin asitlerini yasaklayarak midede yanma oluşumunu yasaklayacaktır. Kekik çayı ise sindirimi basitleştirerek mideyi gevşetir.

Zencefilli bal ya da zencefil çayı

Bir tatlı kaşığı bala taze ya da kuru zencefilden bir çay kaşığı ilave edin ve yutun. Ya da bir kadeh sıcak suya zencefil ve bal karıştırarak için. Farkı göreceksiniz.

Sakız çiğneyin

Mide asidinin tesirini eksilten ve sindirimi gevşeten sakızın yemeklerden sonra özellikle şekeriz yarım saat çiğnenmesi mide yanmasını önleyecek ve olacaksa da tesirini eksiltecektir.

Her gün bir kaşık tarçınlı bal

Mide asidi ve ülser için ananesel olarak kullanılan balı az bir tarçınla karıştırarak yemek midenizi soğukkanlılaştıracaktır.

Muz ve kavun yiyin

Muz ve kavun yemenin mide yanmasının tesirini eksilttiği kollanmıştır.

Midenize masaj yapın ya da yürüyüşe çıkın

Mide yanması gaz kaynaklı ise, sırtınızı dik yakalayacak biçimde oturup midenize dairesel hareketlerle masaj yapabilirsiniz. Ya da ağır ve soğukkanlı bir biçimde yürüyüş yaparak gevşeme sağlayabilirsiniz.

Page 1 of 31 2 3