Otlarla rehabilitasyonun geri dönülmez neticeleri

30 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Otlarla rehabilitasyonun geri dönülmez neticeleri

Ten hastalıklarında faallikleri bilimsel olarak ispatlanmayan hiç bir usulün uygun olmadığını belirten Türk Cildiye Derneği idare heyeti abonesi Prof. Dr. Osman Köse, özellikle egzema hastalığında kullanılan bazı otların tende zarara yol açtığını ve bu gidişatın karşılamasının olmadığını söyledi.

Otlarla rehabilitasyon mevzusunda kamuoyunu uyaran Köse şunları söyledi:

Tende kalıcı izler vazgeçiyor

“Tabiatta bulunan öncelikle ten hastalıklarında bunun dışında ise özellikle diz ve eklem sızılarına karşı iyi geldiği düşünülen otlar risk saçıyor. İleri yaşlarda ortaya çıkan diz sızıları ve eklem problemleri için özellikle kırsal kesimlerde çok rakamda ot rehabilitasyon emeliyle kullanılmaktadır. Tende ise özellikle egzema hastalığında kullanılan bazı otların tende kalıcı zararlanmalara ve izlere yol açtığı ve bu gidişatın karşılamasının olmadığı belirtildi.

ot

Ne cins otlar kullanılıyor

Bu emelle kullanılan otlar Yarpuz Otu Mentha pulegium, Düğün Çiceği Ranunculus arvensis ve Ters lale çiceği Fritilllaria imperialis olmak üzere kırlarda bulunan otlardır.

Bu cins otlar hangi emelle kullanılmaktadır

Bu otlar daha çok eklem sızıları gidermek emeliyle ileri yaşlardaki bireyler tarafından kullanılmaktadır. Otlar rastgele bir operasyona tabi yakalanmadan ten üzerine sarılmakta ve bir müddet kapalı yakalanmaktadır.

Bu otlar nasıl bir alerjik tepkine neden olur

Tene temastan 6-8 saat sonra tende yanma, kaşıntı, sızı ile başlayan şikayetler daha sonra o bölgede su toplaması, yanık eşi tepkinler, tende kabuklanma, sulanma ile başlayan rahatsızlıklara neden olurlar.

Oluşan bu tesirler kalıcı mıdır

Temas vaktine bağlı olarak tende yanık sonrası oluşan renk kaybı, tende kalınlaşma, skar yaradılışı gibi bazı tesirler kalıcı zararlara yol açabilir. Bunlar rehabilitasyonlarla bütün olarak düzelmeyebilir.

Ten hastalıklarında bu otlar yararlı mıdır

Ten hastalıklarında faallikleri bilimsel çalışmalarla ispatlanamayan hiçbir usul uygun değildir. Tende egzema ve eşi hastalıklarda cildiye uzmanı tarafından tetkik edilmek ve rehabilitasyonun buna göre tanımlanması uygundur.”

Konutluluk evveli tarama ve testleri bakımsızlık etmeyin

Konutluluk evveli tarama ve testleri bakımsızlık etmeyin

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mualla Çetin, çiftlerin konutluluk evveli yaptıracakları testlerle talaseminin tespit etilebildiğini belirterek, “2009’da evlenen çiftlerin yüzde 82’si taranmıştır. Böylece yenidoğan talasemili rakamı da yüzde 87 eksilmiştir” dedi.

Prof. Dr. Çetin, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla yaptığı söylemede, ulus arasında “Akdeniz kansızlığı” olarak da öğrenilen ve Türkiye’de sıklıkla görülen talaseminin, anemiye bağlı kalp yetmezliği, sihrime ve büyüme geriliği, uzuv yetmezliği gibi ciddi sıhhat meselelerine yol açtığını söyledi.

Ağır anemi belirtilerine yol açabilen talaseminin genetik bir mesele olduğuna dikkat sürükleyen Prof. Dr. Çetin, çiftlerin, konutluluk evveli yaptıracakları testlerle bu sualin tespit etilebildiğini bildirdi. Bu sayede talaseminin sıklığının da eksiltilebildiğini vurgulayan Çetin, ebeveynlerde tespit etilemeyen sualin, her hamilelikte %25 talasemili çocuk sahibi olma tehlikesini ortaya çıkardığını kaydoldu.

Konutluluk evveli testler talasemi tehlikesini eksiltiyor

Prof. Dr. Çetin, Türkiye’de talasemi temkine programı kapsamındaki konutluluk evveli taramalarda, çiftlerin her ikisinin de taşıyıcı olduğunu tespit etmeye müteveccih kan testleri yapıldığını belirterek, şu bilgileri verdi: “Program kapsamında çiftlere hastalığın belirtileri, rehabilitasyonu ve tanı usulleri hakkında bilgilendirmelerde bulunuyoruz. Ayrıca hastalığın anne karnında hamileliğin erken yarıyıllarında yapılacak testlerle tanınması da olası. Talaseminin önlenmesinde en ehemmiyetli hususlar, konutluluk evveli tarama ve testlerin netlikle bakımsızlık edilmemesidir. Bu testler ülke genelinde pek çok şehirde gerekli yapılmaktadır. Buna göre 2009’da evlenen çiftlerin yüzde 82’si taranmıştır. Böylece yenidoğan talasemili rakamı da %87 eksilmiştir.”

Bebeklerde ilk bulgular 3 ve 6. aylar arasında görülüyor

Prof. Dr. Mualla Çetin, talasemili bebeklerde, 3 ve 6. ayları arasında solukluk, sararma, karında şişlik ve beslenirken acele yorulma gibi meseleler görülebildiğini ifade ederek, ailelerin bu bulgular üzerine doktora müracaat ettiğini anlattı.

Talasemi hastalarının, anemiye bağlı kalp yetmezliği, sihrime geriliği gibi meselelerle de karşılaşabildiğini aktaran Çetin, talasemi hastalarına hayatları süresince, kumpaslı olarak 3-4 haftada bir kan verilmesi gerektiğini, bunun da uzuvlarda demir birikmesine neden olduğunu kaydoldu. Prof. Dr. Mualla Çetin, dokularda biriken demirin ilaç rehabilitasyonuyla atılamaması vaziyetinde uzuvların kumpaslı çalışamayacağını vurguladı.

Kesin rehabilitasyon: Kemik iliği nakli

Bu rahatsızlığın kesin rehabilitasyonunun kemik iliği nakli olduğuna dikkati sürükleyen Çetin, “Kemik iliği nakli galibiyeti, vericinin aile içi doku grubu uygun vericiden olması durumunu çoğalıyor. Bununla beraber son senelerde akraba dışı vericilerden gelen nakillerle alakalı bilgilerimiz de süratle artıyor” ifadelerini kullandı.