Çağımızın vebası: Cep boyun hastalığı

Çağımızın vebası: Cep boyun hastalığı

Kent hayatında gün içerisinde en sık şahit olunan görüntü, toplu taşıma vasıtalarında, konutta, dükkanında ya da yolda yürürken dahi cep telefonuna bakan insanlardan oluşuyor. Bu bireylerin büyük çoğunluğu başını elindeki telefona doğru eğerek, büyüklükleri birbirinden değişik ekranlara bakıyor. Oysaki baş ve boyun bölgesini sıradanın dışında kesintisiz aynı pozisyonda yakalamak, sızılara ve ileri vaziyetlerde boyun fıtığına neden olabiliyor.

Cep telefonları tıp dünyasına yeni bir hastalık kazandırdı

Neredeyse her 10 şahıstan biri sıklıkla boyun sızılarından şikayet etmektedir. Olağan pozisyonu ileriye doğru bakmak olan boyun telefon, bilgisayar, tablet, e-okuyucu gibi vasıtaları kullanırken klasik konumundan çoğu zaman uzun müddetliğine çıkarak baş olmaması gereken biçimde omuzlardan ileriye gitmektedir. Özellikle de bu vasıtaların hepsini birden, yoğun biçimde kullanan insanlarda giderek boyun sızıları oluşmaya başlamaktadır. Yabancı literatürde “Text neck syndrome” olarak geçen ve Türkçe “Cep boyun hastalığı” veya “Cep telefonu boynu “ ismi verilen yeni bir hastalık ortaya çıkmıştır. İnsanlar işleri gereği her türlü teknolojik ekrana uzun zaman bakmak ve bu zaman zarfında boyunlarını eğik yakalamak zorunda kalmaktadırlar. Tipik olarak, baş düz yakalandığında yer çekimi boyna güç uygular ve boyun ile düşey düzlem arasındaki açı çoğaldıkça uygulanan güç ölçüyü de çoğalmaktadır.

Bu duruş uyku zamanı hariç tüm güne dağılmış vaziyette

Boynun omuzlardan daha ileride olduğu konumda geçen her gidişat bireyin cep boyun hastalığına bir adım daha yanaşması anlamına gelmektedir. Boynun olağan pozisyonu kulakların omuz merkezleriyle aynı hizada olduğu, boynun eğilmediği bir duruştur. Basmakalıpta başın omuzlara yüklediği bir ağırlık vardır ancak bu cins vaziyetlerde bu ağırlık olması gerekenin oldukça üzerine çıkmakta ve boyna neredeyse 6 kat daha fazla güç uygulanmaktadır. Bugün cep telefonları, tabletler, e-okuyucu makineler artık yalnızca iş zamanı bürolarda değil, iş dışında ve uyku hariç tüm zamanlara dağılmış bir biçimde kullanılmaktadır. Baş bayağıdan fazla bu pozisyonda yakalandığında fazla bir gerilim oluşmaktadır. Bu duruşla fazla zaman geçirmek, omuz etrafı gerginliği, boyunda ve üst sırtta şiddetli sızı, kronik baş sızısı, boyun fıtığı gibi sıhhat meselelerine neden olabilmektedir.

İhtiyat alınmazsa boyun fıtığına neden olabiliyor

Yanlış duruşta telefon ve tablet kullanımı, duruş ve beden mekaniğini negatif etkileyerek boyundaki fizyolojik çarpıklığın deformasyonuna yol açmaktadır. Cep boyun hastalığının şiddeti şahıstan şahsa farklılık gösterebilir. Hafif hadiselerde boyun adalelerinde sızıya, ilerlemiş hadiselerde ise baş sızısı, kollarda karıncalanma ve anlaşma, boyun omuru disk zararlarına yol açabilmektedir. Hatta daha ileri vaziyetlerde omurlar arasındaki diskin dejenere olarak yırtılmasına ve boyun fıtığı oluşmasına neden olabilmektedir.

En sık görülen şikayetler;

– Boyun sızısı

– Sırt sızısı

– Baş sızısı

– Boyun adalelerinde spazm, tetik nokta, gergin bant gibi kulunç eşi sertlikler

– Kollarda üşengeçlik, karıncalanma

– Kamburluk

– Başın bedene ağır gelen hissi

– Gece uyku niteliği düşüklüğü

Cep boyun hastalığı yaradılışını önlemek için dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralanabilir:

Telefonunuzu altta yakalamayın

Boynu öne eğerek değil, gözlerin uygun açıda olduğundan emin olarak telefona bakılmalıdır. Boynu zorlamadan okumayı basitleştirmek için telefonun metin ebadı artırılabilir.

Kollarınızla destekleyin

Telefon masanın üzerinde veya ön kollarla desteklenerek iki elle kullanılmalıdır. Bu mevzuda telefon ve tablet kılıflarından faydalanılabilir.

Mola verin

Uslu telefon üzerinden uzun zaman yazı yazmaktan, uzun evrakları okumaktan veya uzun zaman reyin oynamaktan sakınılmalı, sık sık molalar verilmelidir. İdeal duruşu sürdürmek ve hareket etmek için anımsatıcı kurulabilir.

Dik durun

İdeal duruş korunmalıdır. Baş ve boyun aynı dingil üzerinde, omuzlara olan uzaklığı denk olmalıdır. Omuzlar dik ve natürel pozisyonunda konumlanmalıdır.

Çocuklar ve gençler yüksek tehlike altında

Çocuklar telefon ve tabletlerle çok fazla müddet geçirmektedir. “Cep Boyun Hastalığı” açısından kalıcı duruş bozuklukları büyüyebilmesi sebebiyle çocuklar daha fazla tehlike altındadır.

Esneme ve germe egzersizleri yapın

Uzun zaman aynı pozisyonda kalmak kan dolaşımını da negatif etkilemektedir. Kumpaslı olarak esneme-germe egzersizleri yapmak adale sızılarını rahatlatarak, daha güçlü boyun adalelerine sahip olunmasına destekçi olmaktadır.

Yolculukta dikkat edilmesi gerekenler

20 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Yolculukta dikkat edilmesi gerekenler

Günümüzde uçak yolcuğu, sağladığı avantajlarla öteki seyahat usullerine göre daha çok seçim edilen seyahat cinsi. Fakat bu yolculuklari tüm avantajlarına karşın sıhhat meselelerine neden olabiliyor. Hareket hastalığı olarak da öğrenilen araç yakalaması, iç kulakta alana gelebilen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığı yaşayan fertler, vücutsal hareketlerini hakimiyet etmekte eforluk sürükler ve denge meseleyi yaşar. Baş dönmesi ve sallantı ile beraber mide bulantısı hissi alana kazanç. Tüm bu süreçler, araç yakalaması dediğimiz rahatsızlık neticeyi ortaya çıkar. Araç rahatsızlığı denmesinin nedeni, bu hastalığın daha çok hareket halindeki vasıtalarda ortaya çıkmasındandır. Bu rahatsızlığın önüne geçebilmek ismine bu yazımızda yolculukta dikkat edilmesi gerekenler hakkında konuştuk.

Hareketin beyinde idrak edilmesi üç değişik asapsal yolla reelleşir. İç kulaktan gelen ihtarlar, gözlerden gelen ihtarlar ve beden dokusundan gelen ihtarlar; hareketin idrak edilmesini sağlar. Hareket sırasında beyne bu yollardan iletiler iletilir ve beyin, hareketi koordine eder. Hareket şuur dışı asıllaştığı zaman misalin deniz yolculuklarında beyne gelen iletiler karışır ve beyin hareketi koordine edemez. Başka Bir Deyişle gözlerinizden gelen ihtarlar bir hareket iletiyi verirken iç kulak, bu hareketi bedenin hakikatleştirdiğini onaylamaz. Böylece karmaşıklık alana kazanç. İhtarlar arasındaki bu ihtilaf vaziyeti araç yakalaması olarak adlandırılır.Araç yakalaması vaziyeti uçakta da kendini gösterebilir. Bir hareket vardır fakat şuur dışıdır. Beyne iletilen bu karmaşık sinyaller bulantı ve kusmayla sonuçlanabilir.

Uçarken araç yakalaması yaşıyorsanız…

– Ağır yemeklerden kaçının. Seyahatinizden en az 24 saat evvel ne yediğinize dikkat edin. Yağlı, ağır baharatlı veya tuzlu yemek istemeyin. Bunun yerine, uçuşunuzdan evvel atıştırmalık bir şeyler yemeyi deneyin. Mide ekşimesi veya reflü hissi yaratan besinlerden kaçının.

– Uçmadan evvel hemen bir şey yememeye çalışın, ancak bomboş bir mideyle de uçağa binmeyin.

Adale rahatlatma tekniği

– Uçuşunuz sırasında bol su harcadığınızdan emin olun.

– Koltuğunuzu dikkatli seçin. Kanatların üstünde ve pencere tarafından bir koltuk seçmeye dikkat edin. Uçuş sırasında en az hareketi, kanatlardaki koltuklar sezer. Pencereli koltuklar, bakışınızı ufukta veya uzaktaki başka bir statik nesneye odaklamanıza imkân tanır. Bu koltuklar mevcut değilse, o zaman uçağın önüne ve pencereye yakın bir koltuk seçin.

– Araç yakalaması ilaçları kullanın.

– Reyin oynamaktan veya kitap okumaktan kaçının. Suratınıza ve gözlerinize daha yakın bir şeye odaklanmak, beyne giden hareket sinyallerinde karmaşıklığa neden olur. Kaydolunmuş bir kitap veya müzik dinlemek sıhhatli zaman geçirmenize katkı sağlar. Çok yakından olmamakkaydı ile film de izleyebilirsiniz.

– Ufka odaklanın. Ufka odaklanır gibi statik bir noktada uzaklaşmak, beyninizi gevşetmeye ve balansını dengelemeye takviyeci olur.

– Havalandırma kanallarını ayarlayın.

– Suratınızın çevresinde pak hava üflediğinden emin olun.

– Uçarken hafif yiyin. Kafeinden kaçının.

– Midenizi tahriş edici bir şey yememeye itina gösterin. Uçuşunuz sırasında mide bulantısı yaşıyorsanız tuzlu kuru kraker yiyebilirsiniz. Kusmaya başlarsanız, ayağa kalkın. Sırt üstü koltuğa uyumak verimli değildir. Ayağa kalkmak, bedeninizin denge hissi kurmasına takviyeci olur ve bulantı hissi ile başa çıkar.

– Başka şeylere odaklanın. Misalin iş seyahatindeyseniz ve gideceğiniz yerde sunum yapacaksanız, sunumunuzu düşünün.

– Tatile çıkıyorsanız dolaşılacak yerlerin tasarılamasını yapabilirsiniz.

– Progresif adale rahatlatma tekniği ile adalelerinizi rahatlatmayı deneyin. Bu teknik, adalelerinizi hakimiyet etmeye müteveccihtir.

– Ayrıca düşüncelerinize ve enerjinize odaklanmayı öğretir. Misalin ayak parmaklarınızdan başlayarak bedeninizi yukarıya sürükleyip özgürce alt vazgeçin. Bir adale grubunu gerginleştirmeye ve takribî beş saniye yakalamaya odaklanın, adaleleri 30 saniye dinlendirin.

Sırt sızılarına karşı dik oturup belinizi destekleyin

Uzun müddet hareketsiz oturmaktan kaynaklanan sırt sızısı, havayollarına en sık bildirilen rahatsızlıkların başında geliyor. Rastgele bir sırt probleminiz olmasa dahi uçak yolculukları sizin için güç geçiyor olabilir. Bunun kısaca sebebi, bedenin hareket etmeden saatlerce oturmaya uygun olmamasıdır. Bir Hayli birey akut bir sırt sızısı atağına sahiptir. Uzun bir uçuş sonrasında fark ettiğiniz sırt sızısı zaman içerisinde kronikleşebilir. Bu sızılar her zaman alışılmış cılız duruşlardan kaynaklanır. Tenis oynamak, yüzmek veya egzersiz yapmak, omurganızı dik yakalayan adaleleri kuvvetlendirir. Egzersiz veya spor yapmaktan beğenmezseniz; omurganızın kemiklerini yakalayan adaleler, tendonlar ve bağlar zayıflayabilir. Cılız duruş ve cılız omurga adaleleri, sırtınızda kalıcı zararlara yol açabilir. Omurga yapısı elastiktir, ayakta ve hareket halinde basitçe ayarlanabilir. Fakat otururken koltuk yapısı ve hareketsizlik sebebi ile zorlanabilir. Uçuş evvelinde bel ve sırtınız için zorunlu lüzumları yanınızda getirebilir, kabin vazifelisinden takviye alabilirsiniz. Belinizi yastıkla veya omuz çantanızla doldurararak sızılarınızı eksiltebilirsiniz.

Boyun yastığı

Dik oturmanıza, belinizi desteklemenize karşın sızınız sürüyorsa, bunun sebebi uzun müddet aynı pozisyonda kalmaktır. Uzun süreli uçuşlarda koltuğunuzu dik tutun, sızı sezmeye başladığınız anda koltuğu yatırın. Bitkinlik hissine kapılırsanız omurganızı özgür vazgeçin ve yastığı belinizden çıkarın. Uçuşlarda uyku da bazen problemlere yol açabiliyor. Uyku esnasında duruş bozukluğu yaşayabilir ve bir zaman o pozisyonda kalabilirsiniz. Burada boyun yastığı ile başınıza ve boynunuza destekledimek çok ehemmiyetli.

Doc. Dr. Halit Yerebakan

özel içeriğidir.

Sırt ve boyun sızısı kamburluğa neden olabilir

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Tutumsal ve perhiz tehlikeleri eksiltilerek kanseri önleyebilirsiniz

Omurgamızda sırt bölgesindeki çarpıklığın olağandan daha fazla dışarı çıkıntı yapmasına kamburluk kifoz denir. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, kamburluk bulguları ve rehabilitasyon usulleri hakkında şu bilgileri verdi:

Çocuklarda sırt çantalarına dikkat

Kamburluk gidişatı bir postür problemidir ve bu surattan tam bedeni tesirler. Zamanla kısalan ön grup adaleler ve zayıflayan sırt adaleleriyle postür bozukluğu bedene yerleşmiş olur. Özellikle çocukluk çağında sırt çantalarının tesiriyle zamanla çocuklarda dik duruş yerine kambur postür oluşmaya başlar. Bu surattan sihrime çağındaki çocuklar için sırt çantaları kendi ağırlıklarının yüzde 5-10’u arasında olmalıdır.

Sırtınız, başınız ve boyununuz ağrıyorsa…

Sırt bölgesinde omurganın fazla dışarı hareketi sonrası oluşan kamburluk ile zamanla tüm omurgada biyomekani bozulmaktadır. Zayıflayan sırt adaleleri ile beraber ilk ortaya çıkan problem sırt sızısıdır. Sırt sızısına ek olarak boyun bölgesindeki adalelerin fazla gerilmesi neticeyi baş öne doğru pozisyon alır ve baş ve boyun sızıları ortaya çıkabilir. Ön grup adalelerin kısalması neticesinde omuz hareketlerinde limitasyon ve sızı oluşmaktadır. Kambur postür sonrası daralan göğüs kafesi soluk darlığına neden olabilir. Özellikle sihrime çağındaki çocuklarda ortaya çıkan bu gidişat omurganın banal çarpıklıklarını gözetememesine ve adale iskelet sistemi problemlerine yol açar. 2017 senesinde Journal of the American Geriatrics Society’de yayınlanan çalışmada, kamburluk vaziyetinin genç fertleri fiziksel olarak çok kısıtlamadığı ancak özellikle 65 yaş üstü bireylerde fiziksel kısıtlılıklara neden olduğu bulunmuştur. Kamburluk genç fertlerde fiziksel kısıtlılığa neden olmasa dahi rehabilitasyon edilmesi gerekmektedir. Dikkate almadığımız sırt sızıları zamanla ciddi seviyede kısıtlılık oluşturabilir. Ayrıca genç yaşta bu gidişata çözüm bulmak daha basit olacaktır.

Kamburluk 10 senede bir çoğalış gösterir

2015 senesinde Journal of Physical Therapy Science’da yayınlanan çalışmada, 55 yaşından sonra kamburluk gidişatı her 10 yılda yüzde 6-10 arasında çoğalmaktadır. Bu surattan her zaman fiziksel kısıtlılık oluşturmasa da kamburluk gidişatını hakimiyet altına almalıyız. Yaşla bitlikte çoğalan kamburluğun en ehemmiyetli tesirlerinden birisi soluk alıp vermekte eforluk çekilmesidir. 2018 senesinde Jornal Brasileiro de Pneumologia’da yayınlanan çalışmada kamburluğu olan yaşlı fertlerde diyafram hareketliliğinin daha az olduğu bu vaziyetin de soluk darlığına neden olduğu bulunmuştur.

Rehabilitasyon edilmesi güç değil

Kamburluk rehabilitasyon edilmesi güç bir gidişat değildir ancak erken müdahale etmek gerekmektedir. Özellikle kısalan ve gerginleşen ön grup adalelerin esnetilmesi ve zayıflayan sırt adalelerinin egzersiz ile kuvvetlendirilmesi rehabilitasyonda esas olarak yapılması gereken parametrelerdir. Bunların yanında özellikle postüral eğitim rehabilitasyonun olmazsa olmazıdır. Bireye doğru duruşun nasıl olduğunu öğretmek, elverişli olarak takviye alabileceği yastık, rulo gibi dayanaklar önermek rehabilitasyonun en ehemmiyetli kısmını oluşturmaktadır.

Rehabilitasyon için manuel terapi

Kamburluk rehabilitasyonunda ayrıca egzersizlerle beraber uygulanacak olan manuel terapi, rehabilitasyonun galibiyetini daha çok çoğaldıracaktır. 2016 senesinde Physiotherapy Theory and Practice’de yayınlanan çalışmada, kamburluk derecesini eksiltmede ve adale eforunu çoğaldırmada manuel terapinin, egzersiz rehabilitasyonu kadar tesirli olduğu bulunmuştur. Kamburluk rehabilitasyonu için egzersiz ve manuel terapi problemin çözümünde yol gösterici olacaktır.