Bu hastalık binlerce insanı yattırmıyor

Bu hastalık binlerce insanı yattırmıyor

Çoğu zaman horlamayı bir şikayet olarak görmez; gün içi bitkinliklerinize, işinizin yoğunluğuna bağlar ve bu vaziyeti hekime gitme sebebi olarak düşünmezsiniz. Uyku apne vaziyeti cemiyette astım ve şeker hastalığı kadar sık görülen bir hastalık olmasına karşın tanısı konulmadığı için saklı kalmıştır. Hekimler de bu mevzuda tecrübesiz olduklarından hastalarını yönlendiremezler. Uyku apne hastalığı, son 20 sene içinde belirlenip büyüdüğünden ne yazık ki hekimler arasında da yeterli derecede öğrenilmemektedir.

Alttaki suallerle uyku apnesinin değişik bulgularına bakarak kendinizi test ederek bu sualin sizde olup olmadığını kavrayabilirsiniz:

– Soluğunuzun durduğu ya da iç sürükleme biçiminde kumpassız soluduğunuz eşinizin dikkatini sürükledi mi?

– Genellikle sabah yataktan bitkin mi uyanıyorsunuz?

– Gün içinde kendinizi fazla bitkin, uykulu seziyor musunuz?

– Enerjiniz, motivasyonunuz ve konsantrasyonunuz eksildi mi?

– Kilolu musunuz ve kilo verememekten mi şikayet ediyorsunuz?

– Şiddetli horluyor musunuz?

Bu vaziyetlerden rastgele birine evet diyorsanız, uyku apne tehlikeniz büyük bir oranda var demektir.

Uyku apnesi bütün olarak nedir

Hayati sıhhat meselelerine neden olabilen uyku apnesinin bulgularını hastanın kendisinin fark etmesi güçtür. Hasta genellikle uykudaki anormal vaziyetlerden, eşi veya yakınlarının fark etmesi ile haberdar olur.

Kumpassız solunum uyku apnesinin en ehemmiyetli bulgusu uykuda ani solunum duraklamaları, çok hengameli horlamalar ve iç sürüklemelerdir. Sıradanda üst solunum yollarını hakimiyet eden adaleler boğaz ve gırtlağı çevreleyen adaleler uyku esnasına hafiflerler. Şayet bu hafifleme çok fazla olursa üst solunum yolları daralır ve solunum esnasında giren çıkan havanın titreşimleriyle “horlama” sesleri oluşur. Horlama , uykuda soluk almak için güçlü, külfetli, solumanın çıkardığı seslerdir.

Bazen de hava yolu uykuda bütün tıkanır ve solunum geçici olarak kesilir. Bu vaziyetine “apne” ismi verilir. Solunum durması apne vakasında en az soluğun 10 saniye kesilmesi ve soluk durmalarının saatte en az 5 kez yinelemesi “uyku apne hastalığı” olarak tasvir edilir. Hastalar uykularında yineleyen soluk durmalarıyla sanki boğulurcasına geçime çabalarlar. Her bir apne esnasında, oksijen düşer, beyinde ve kalpte stres oluşur. Her gece yineleyen bu vaziyet hayatınızı tesirler: uykunuzu bozar; sabah bitkin, sersem gibi, uykunuzu alamamış uyanırsınız, gün içinde genel bitkinlik, gönülsüzlük sezersiniz, bu gidişatlar hayat niteliğinizi, iş yaşamınızı, sosyal ilişkilerinizi tesirler.

Sıhhatinizi tehdit eden çok ehemmiyetli tehlikeler

Son yapılan araştırmalar, horlama ve uyku apnesinin bir hayli ehemmiyetli hastalıkla ilişkili olduğunu göstermiştir.

Uyku apnesi rehabilitasyon edilmezse bu meselelere yol açabilir:

Kumpassız kalp atışları, kalp gelişmesi, kalp krizi tehlikesinin çoğalması, yüksek tansiyon, inme, fazla bitkinlik ve gündüz uyku hali, trafik kazaları direksiyonda uyku gelmesi, cinsel tutkuların eksilmesi iktidarsızlık, hakimiyet edilemeyen şişmanlama, uykuda terleme, sık çişe kalkma, fazla asaplılık, bunalım, canlılığın kaybolması, uykuda vefat.

Uyku apnesinin rehabilitasyonu

Uyku apnesi kesin olarak çok tesirli bir biçimde rehabilitasyon olur. Dünyada en yaygın kullanılan uyku apne rehabilitasyonu “Sürekli Pozitif Nazal Tazyik” rehabilitasyonudur. Uykuda baş ucuna konulan minik bir aygıt ile burun yoluyla yansıtılan çok hassas pozitif tazyik oluşturulur. Bu pozitif tazyik, sanki bir hava yastığı yerleştirilmiş gibi hava yollarının ve gırtlağın uykuda kesintisiz sarih kalmasını sağlar, apne ve horlamaları ortadan kaldırır.

Bu rehabilitasyonda ilaç kullanılmaz ve cerrahi harekât yapılmaz. Düzelmenin tesirleri, rehabilitasyondan hemen sonra, ertesi günü görülür. Horlamalar kesilir, uykuluk hali düzelir, kendinizi enerjik ve yine doğmuş gibi sezersiniz.