Düşüncelilik sara işareti olabilir

Düşüncelilik sara işareti olabilir

Sarada beynin tamamında veya bir bölgesindeki bir grup beyin hücresinde anormal olarak kısa ve ani başlayan fazla biyo-elektriksel deşarjlar ortaya çıkar. Bu da nöbet ve havaleye neden olur. Okan Üniversitesi Sağlık Kurumu Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Adnan Ayvaz çocuklarda sara hastalığı hakkında merak edilenleri yanıtladı.

Bulguları nelerdir ?

Nöbetler beyinde kaynak aldıkları bölgedeki hücre gruplarına göre değişik bulgular gösterebilir.

Kasılma olmayan nöbetler: Düşüncelilik, değişmez bakma, donakalma, bazen fobi hissi.

Kasılma ile gelen nöbetler: Ani şuur kaybı, yere düşme, kol ve bacaklarda devamlı kasılma, kasılı kalma, ağızdan körük gelme, altına kaçırma, dişlerde kenetlenme ve morarma. Bebeklerde nöbetler büyük çocuklardaki gibi aşikar olmayabilir. Nedensiz ve sık ani atlamalar, ağzın tek taraflı çekilmesi, ağız şapırdatma, sık göz kırpma, değişmez bakmalar nöbet olabilir. Çocuğunuz yapmakta olduğu bir etkinliği kesintiye uğratıyor ve uysallaşıyorsa, buna farkında olmadan yaptığı ufak el, kol, mimikler eşlik ediyorsa nöbet açısından araştırılmalı.

Nedenleri nelerdir ?

Sara hadiselerinin yüzde 50-60’ında bir neden bulunamaz. Bu tip saralar genellikle 15 yaşından evvel başlar. Geri kalanlarında nedenler şunlar: Doğuştan metabolizma hastalıkları, hamilelikte beyin gelişimi etkileyen vakalar rahim içi enfeksiyonlar vb., doğumda beynin oksijensiz kalması, kafa içi kanama, menenjit, kazalar, beyin urları ve uzun süren ateşli havaleler.

Nasıl rehabilitasyon edilir ?

Sara nöbetleri öncelikle anti-epileptik sınan ilaçlarla rehabilitasyon edilir. İlaçlar nöbetleri baskılayarak rehabilitasyon eder. Hastanın gidişatına ve hastalığın seyrine göre rehabilitasyon süresi 2-4 yıldır. Ömür boyu ilaç yanıt vermeyen mukavemetli hastalarda VNS, sara cerrahisi gibi öteki rehabilitasyon alternatifleri de kullanılır.

Tamamen iyileşebilir mi ?

Çocuk hastaların büyük çoğunluğu ilaçlara iyi yanıt verir ve nöbetler hakimiyet altına alınır. Rehabilitasyona iyi cevap veren, başka nörolojik problemi olmayan, en az 2 sene nöbetsiz yarıyıl geçiren çocuklarda iyileşme kabul edilir ve ilaçlar eksiltilerek kesilebilir. Sara ilaçlarının hakimiyetsiz bir biçimde ani kesilmesinin nöbetlerin yinelenmesine yol kalemtıraşını çocuk hastalarda yüzde 70-80 gibi yüksek bir oranda saradan tamamen kurtulmak muhtemeldir.

Anemi erken doğuma neden oluyor

Anemi erken doğuma neden oluyor

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği TJOD Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, hamile olan bayanlarda anemininkansızlık erken doğum oranını takribî 2 kat artırdığını öyledi.

12.Ulusal Kadın Hastalıkları ve Doğum Kongresi’nde, Antalya’da konuşan TJOD Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, basın buluşmasında, ilk olarak Soma’da maden ocağında yaşamını kaybedenler için Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türkiye’ye başsağlığı dileğinde bulundu.

Demir, özellikle ileri yaş gebeliklerde amniyosentez uygulamasından pek çok kadının çekindiğini belirterek, “Anne kanından yapılan ve kromozomal anomalileri tespit eden ‘Fetal Deoksirübo Nükleik Asit Testi’ ise amniosentez ve koryon villus biyopsisi ile mukayese etildiğinde hiç bir tehlikeyi taşımıyor” dedi.

Uygulama hakkında bilgi veren Demir, kanın özel bir tüpte saklanarak, belirli bir zamanı aşmaksızın, laboratuvara iletildiğini; anne kanındaki fetal Deoksirübo Nükleik Asidin özel bir platformda arttırılarak eldeki sıhhatli veya tanımlanmış kromozomal hastalıkları kapsayan şablonla mukayese etildiğini anlattı. Demir, mevzubahisi testin, amniyosentez ve koryon villus biyopsisi ile mukayese etildiğinde hiç bir tehlikeyi bulunmadığının altını çizerek, “Bu sayede kromozomal anomalisi olduğundan şüphelenilen sıhhatli fetuslar düşük tehlikesine maruz kalmaz. Harekâtın neticesinde fetusun sıhhatli olduğu ortaya çıkarsa, amnioseteze veya koryon villus örneklemesine gerek kalmamaktır” diye konuştu. Demir, şöyle devam etti:

“Teknikle şu an standart olarak en sık görülen 3 farklı kromozomal anomali değerlendirilmekte, muayenehane kuşku olursa bu sayı artırılabilmektedir. Belirli başlı tüm kromozomal anomalilerin değerlendirilmesinin standart hale gelmesi ve maliyetin eksilmesiyle, anne kanında fetal Deoksirübo Nükleik Asit testi, amniyosentez ve koryon villus biyopsisine olan gereksinimi oldukça eksiltecektir.

Hür fetal Deoksirübo Nükleik Asit hamilelikte seyrek 5. hafta son adete göre kadar erken yarıyılda tespit etilebilse de genellikle 9. haftadan sonra tespit etilebilmektedir. Fetal kan dolaşımı başlamadan evvel anne kanında hür Deoksirübo Nükleik Asit tespit etilmesi bunun trofoblastlar kaynaklı olduğunu düşündürmektedir. Anne kanında hür fetal Deoksirübo Nükleik Asidin yarı ömrü dakikalarla ifade edilebilecek kadar kısa tespit etilmiştir. Bu sebeple doğumdan takribî 2 saat sonra anne kanında tespit etilemediği bildirilmiştir.”

Demir, bebekte down belirtiyi taramasının neredeyse rutin olarak yapıldığını; ancak yapılan testlerle down belirtili bebeklerin takribî yüzde 15-20’sinin tespit etilemediğini belirterek, “Ayrıca yüksek tehlike sebebiyle amniyosentez uygulanan her 20 hamileden 1’inde down belirtili Bebek tespit etilmektedir, 19 hamile afaki teşebbüse maruz kalmaktadır” dedi.

Dokulara oksijen taşıyan kan hücreleri eksilir

Hamilelikte en sık görülen anemi tipinin demir noksanlığına bağlı kansızlık olduğunu ifade eden Demir, demir olmadan yeni kan hücresinin yapılamayacağını söyledi.

“Kansızlığı olan hamilelerde erken doğum oranının 2 katına dek çoğaldığı kollanmıştır” diyen Demir laflarına şöyle devam etti:

“Kansızlığın en sık görülen tesiri ise bebeğin büyümesinde ve gelişmesinde gerilik yapmasıdır. Tüm hamilelik süresince bir hamilenin toplam demir gereksinimi 1000 mg’dır. Bunun 300 mg’ı Bebek ve plasentaya aktarılır. 200 mg’ı mide ve barsaktan olağan olarak kaybolur. 500 mg’ı ise çoğalan kan hücresi lüzumunu karşılamak için kullanılır. Hamilelikteki günlük gereksinim 7 mg’dır.

Çok az kadının hamilelik evvelinden gelen demir ambarları bu gereksinimi karşılayacak seviyededir. Kırmızı et ve yeşil sebzeler iyi demir kaynakları olmakla birlikte, perhizle alınan demir ölçüyü de bu gereksinime yanıt veremez. Bu sebeple hamilelikte dışardan demir dayanağı sanki bir lüzumluluk halini almaktadır. Hamilelikte demir alımı ilk 16 hafta içinde var olan bulantı ve kusmayı bir ölçü çoğaldırabilir. Bu olursa, demir yardımına ara verilerek ilk 16 haftadan sonra tekerrür başlanabilir.”

Meme kanseri teşhisinde yeni dönem

Meme kanseri teşhisinde yeni dönem

Meme kanseri kadınların korkulu rüyası olmasına rağmen gelişmiş görüntüleme teknikleri sayesinde erken teşhis edildiğinde hastaların %98’i başarıyla tedavi edilebildiği gibi, memelerinin bile alınmasına gerek kalmayabiliyor. Bununla birlikte geçmişte meme kanseri menopoz sonrası kadınların hastalığı gibi algılanırken, artık 20’li yaşlarda teşhis konan kişilerin sayısının artmasıyla bu algı da değişmeye başlıyor. Bu yüzden her yaşta, herkes için erken teşhis hayat kurtarıyor.

Erken teşhis için ergenlikten itibaren her ay elle kontrol ve yılda bir doktor kontrolü öneriliyor. 40 yaş sonrası kadınlar için mamografi ve ultrason ile bu kontroller yapılıyor.

Hastalığın yaşı önemli

40 yaş altında ise sadece elle kontrol önerilir ve eline şüpheli bir oluşum gelen kişinin doktoruna başvurup ultrason ile kontrolünü yaptırması isteniyor. Elle uygulanan klasik ultrason meme kontrolünde uzun ve zahmetli bir yöntem olduğundan, bir tarama sistemi olarak genç yaşlardan itibaren düzenli olarak önerilemiyordu, ancak gerek duyuldukça uygulanabiliyordu. Bu da geç kalınmış kanser teşhisleriyle karşılaşma sıklığını artırıyor.

Genç yaşlı herkese uygun

Yeni teknoloji 3 Boyutlu Otomatik Meme TomoSonografi sistemi sayesinde her yaşta hızlı, konforlu ve güvenilir bir şekilde herkes meme kontrollerini yaptırabiliyor. Sistem ultrasonun kullandığı ses dalgası yöntemiyle çalıştığından hiçbir zararı olmuyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı herkese uygun. Kalp pili, implant, hamilelik vs. gibi hiçbir durum engel oluşturmuyor. Her memeden 240 adet görüntü alarak tüm memeyi detaylı inceleme, raporlama imkanı sağladığından erken teşhiste hem hastalar için hem de uzmanlar için büyük bir avantaj sağlıyor.

Bayan hastalıkları kumpaslı takip gerektiriyor

Bayan hastalıkları kumpaslı takip gerektiriyor

En sık tesadüfülen bayan hastalıkları olan vajinal akıntı, cinsel işlev bozuklukları, kısırlık, adet kumpassızlığı ve pelvik sızı bayanları güç vaziyette vazgeçebiliyor.

Bayan Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Esra Can Çetin mevzuyla alakalı görüşlerini paylaşarak, bayanları bilgilendiriyor.

Vajinal akıntı

Bayan doğum polikliniklerindeki hasta müracaatlarında birinci sırayı alan vajinal akıntı, genellikle altında uyuyan bir hastalığa işaret eder ancak olağan, fizyolojiye bağlı akıntılar da görülebilir. Başka Bir Deyişle her akıntı bir hastalığa işaret etmez.

Adet döngüsünün belirli yarıyıllarında, saydam, kokusuz, rastgele bir yakınmaya yol açmayan akıntı natüreldir. Bu cins akıntılar hormonların tesiriyle oluşur ve kendiliğinden geçer. Vajinal akıntıda ilk akla gelen faktör enfeksiyon oluşturan mikroplardır. Daha az oranda rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanallarının kanserleri de mevzubahisi olabilir.

Cinsel işlev bozuklukları

Bu cins kasvetleri olan bayanlar hekime genellikle sızı şikayeti ile müracaat etir. Bayan hastalıkları ve doğum uzmanları hastaların anatomik problemleri olup olmadığını inceler. Tetkikte cinsel ilişki sırasında oluşan fizyolojik farklılıklar anlatılır. Patolojik bir mesele, endometriozis, sızıya neden olan miyom ya da geçirilmiş bir doğum sonrası vajinal yara dokusu, cinsel ilişki sırasında sızı yapabilir. Bunlar ayırt edildikten sonra şayet anatomik bir neden bulunamazsa, hastalar psikiyatri uzmanlarına yönlendirilir.

Kısırlık

Bayanların hamile kalabilmesi için yeterli sperm olması, rahim ağzının spermlere uygun olması, rahmin içinde ciddi anomalilerin olmaması gerekir. En azından bir kanal sarih ve misyonunu yapıyor olmalıdır. Yumurtalıklarda her ay yumurtlama olmalı ve karın içinde bir ekip yapışkanlıklar olmamalıdır.

Bayanların yumurtalıklarının aktif olup olmadığını kavramak için, adetin üçüncü gününde FSH, LH, E2 hormonlarına ve yeniden hamileliğe tesirli olabilecek Prolaktin ve TSH hormonlarına bakılması uygundur. FSH’nin bayağıda 10’dan daha düşük olması zorunludur, 10-15 arasında hamilelik kaderinde zayıflama, 15’in üzerinde ise çok ciddi bir zayıflama olur.

Adet kumpassızlığı

Vasati 28 gün olan adet döngüsünün, 26-32 günden değişik zamanlarda olması adet kumpassızlığı olarak nitelendirilir. Bayanlardaki adet kumpassızlıkları sık adet görme 15-20 günde bir, seyrek adet görme 2-3 ayda bir, adet ölçüsünün çok az olması biçiminde sınıflandırılır. Adet kumpassızlığı her zaman patolojik değildir.

Doğum hakimiyet hapı ve eşi ilaç kullanan bayanların adet ölçüyü eksilir. Bazı özel hormonlu spirallerle de adet ölçüyü eksilebilir. Bunun dışındaki yarıyıllarda, adet ölçüsünün eksilmesi seyrek olur. Adet kumpassızlıklarının en ileri ebadı Amenore’de hiç adet görememe mevzubahisidir. Şayet bir genç kız 15-16 yaşına gelmiş ve hala adet görememişse, kesinlikle nedenleri incelenmelidir.

Pelvik sızı

Kolay gibi görülen bazı sızılar kimi zaman son derece kompleks olabilir. Bu da rehabilitasyonda eforluk oluşturur. Bayanların büyük çoğunluğunda, göbek altındaki bölgede görülen ve uzun vakit geçmeyen pelvik sızı bu cins sızılardandır.

Kronik pelvik sızı, rehabilitasyon gerektiren ve fonksiyonel noksanlığa neden olan, en az 6 ay süren göbek altındaki sızı olarak ifade edilir. Bu sızının jinekolojik, ürolojik, gastrointestinal bağırsak sistemi, adale ve iskelet sisteminden kaynaklanan ya da asapsal sebepleri olabilir. Bu hastalıklarla alakalı ayırıcı tanı gerekir.

Kumpassız adet neyin göstergesi

Kumpassız adet neyin göstergesi

40 yaş altındaki her 100 bayandan birini etkileyen erken menopoz hastalığıyla alakalı söylemelerde bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mehmet Özgür Demirel, bayanların kumpassız adetlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Erken menopoz sebebi ile bayanlık hormonlarının gözetici tesirlerinin ortadan kalkmasıyla cinsel birleşmede ehemmiyetli meselelerin ortaya çıktığını kaydolan Dr. Demirel, erken menopoz hastalığı yaşayanlara, banal yolla hamile kalmalarının çok güç olması sebebi ile tüp bebek önerildiğini belirtti.

Dr. Demirel, “Menopoz kelime anlamı itibari ile adetten kesilme olarak belirlenmektedir. Erken menopoz ise 40 yaşından evvel adetten kesilme vaziyetidir. Her 100 bayandan birini etkilemektedir. En sık bulgu, adetlerde alana gelen kumpassızlıktır. Bunun yanında kısırlık, bunalım, çarpıntı, halsizlik gibi öteki belirtilerle de doktora müracaat etebilmektedirler. Erken menopoza neden olan en sık nedenler arasında otoimmün hastalıklar, cerrahi olarak yumurtalıkların alınması veya yaralanması, aile hikayesi, kullanılan bazı kanser ilaçları ve hayat stili yer almaktadır. Hayat stili derken özellikle sigara ve İçki kullanımı, uyuşturucu içerikli ilaçların kullanımından laf edilmektedir” dedi.

Östrojen hayati ehemmiyet taşıyor

Erken menopoz rehabilitasyonunun, şahsın çocuk isteyip istememesine göre farklılık gösterdiğini anlatan Dr. Demirel, “Çocuk isteyen çiftler için en uygun rehabilitasyon alternatifi tüp bebek iken, doğurganlık müddetini bitirmiş şahıslarda emel noksan olan hormonların yerine konması olan hormon dış saha rehabilitasyonudur. Emel, hastadaki şikayetler ve hormon beceriksizliğine bağlı kollanabilecek hastalıkları yasaklamaktır. En sık öğrenilen bayanlık hormonu olan östrojen, bedende bir hayli dokuya tesir etmektedir. Özellikle vajina mukozasında takviye dokuların sürekliliği ve kayganlığı sağlayan akışkanların salgılanması gibi çok ehemmiyetli rollere sahiptir.

Erken menopozdaki hastaların yaşını dikkate alırsak hala cinsel olarak etkin yarıyılda oldukları için azalan hormon sebebi ile kuruluk ve darlık büyüyeceğinden Ağrı sebebi ile cinsellikten uzaklaşabilmektedir. Ayrıca östrojen kalp damar sıhhatinde, kemik imalinde, cildin nemli ve gergin kalmasında, kalın barsak kanserine karşı gözetici tesiri sebebi ile noksanlığının yerine konması ile kadının geri kalan hayatında daha konforlu yaşamasını sağlayacaktır. Ayrıca rehabilitasyon sonrası bağlı ateş basması, tedirginlik gibi şikayetler de ortadan kalkacağı için şahsın hayat niteliği ehemmiyetli oranda çoğalacaktır” diye konuştu.

Önem Verilmeyen bulgular kanser bulgusu olabilir

Önem Verilmeyen bulgular kanser bulgusu olabilir

Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir “1-7 Nisan Milli Kanser Haftası” evvelinde bayan ve erkeklerde kanserin habercisi olabilecek bulgular hakkında bilgi verdi.

Memedeki farklılıklar bayan ve erkeklerin ortak meseleyi olabilir

Memede veya koltuk altında kitle, meme başının içe çekilmesi, büyüklük ve biçim farklılıkları, meme başı akıntısı, tende yara, kızarıklık ve kolda ödem bayanlarda meme kanserini düşündüren bulgulardır. Erkekler de meme kanseri ender de olsa görülmektedir.

Normal dışı kanamalar bayanları kaygı vermeli

Kumpaslı adet gören bayanlarda ara yarıyılda görülen, menopoz yarıyılında yaşanan ya da cinsel ilişki sürecinde alana gelen kanamalar rahim veya rahim ağzı kanseri gibi jinekolojik kanserlere işaret edebilmektedir.

Bayanlarda kabarıklık ve gerginlik hissi her zaman hazımsızlığa işaret etmiyor

Özellikle bayanlarda görülen karında kabarıklık ve fazla doygunluk hissi yumurtalık kanserinin habercisi olabilir. Karın sızısı, kasık sızısı ve devamlı idrara çıkma isteği bu gidişatlara eşlik ediyorsa kesinlikle hekime müracaat etilmelidir.

Erkeklerde prostat ve mesane kanseri tuvalet alışkanlıklarındaki metamorfozlar ile gelebilir

Sancılı veya sık idrar yapma, idrarda kan bulunması prostat veya idrar torbası mesane kanserinin ilk bulguları olabilir. İdrarda kan görülmesinin en ehemmiyetli sebeplerinden biri de böbrek kanseridir. Bunun yanı gizeme uzun süren kabızlık, ishal, kalem biçiminde ince dışkılama, dışkılamadan sonra bütün boşalmama hissi, özellikle dışkıda kan görülmesi kalın bağırsak kanserinin ilk bulguları olabilir.

Kısa vakitte istemsiz kilo kaybı kanserin sık görülen bulgularındandır

İştahın her zamanki gibi olmaması, iyi beslenmeye karşın birkaç ay gibi kısa zamanda 5 veya daha fazla kilo kaybının olması özellikle pankreas, mide, yemek borusu ve akciğer kanseri gibi bir hayli kanserin bulgusu olabilmektedir.

Devamlı ve yüksek ateş kan kanseri habercisi olabilir

Genelde ileri aşamalarda görülmekle birlikte; lösemi, lenfoma gibi kan kanserlerinin erken belirtisidir. Ayrıca böbrek ve karaciğer kanserlerinde de sıkça olabilmektedir.

Bitkinliğiniz geçmiyorsa…

Bir Hayli hastalığın olduğu gibi kanserin de en yaygın bulgusudur. Birkaç haftadan daha uzun süren, istirahat ile geçmeyen, ilerleyici bir halsizlik ve bitkinlik kanserin habercisi olabilir. Mide, kalın bağırsak kanserleri kan kaybı yoluyla da halsizlik yapabilmektedir.

Uzun müddet devam eden sızılar her zaman yoğun iş temposu sebebiyle görülmüyor

Devamlı olan ve uzun müddet devam eden sızı gidişatlarında kanserden şüphelenilmelidir. İleri safha kanserlerde daha sık görülmekle beraber kemik veya testis kanserlerinde erken aşamalarda görülebilmektedir. Uzun süren, rehabilitasyon ile geçmeyen baş sızısı beyin uruna bağlı olabilir.

Lenf bezlerindeki farklılıkları dikkate alın

Boyunda, koltuk altlarında ve kasıklarda ele gelen, çoğunlukla sızısız olan kitleler olması ve birliktesi kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş bulunması lenfoma gibi kan kanserlerini düşündürebilmektedir.

İnatçı öksürük ve ses kısıklığı kanser belirtisi olabilir

Özellikle sigara içenlerde uzun müddet devam eden, şahsiyeti değişen öksürük yakınması varsa, bu vaziyete kanlı balgam, soluk darlığı ve ses kısıklığı yakınmaları eşlik ediyorsa akciğer kanserinden şüphelenilmektedir. Boyunda şişlik, ses kısıklığı, öksürük de gırtlak kanserinin habercisi olabilir.

Ağız içinde veya dilde beyaz-kırmızı kirler ile iyileşmeyen yaralar varsa

Özellikle sigara içenlerin dikkat etmesi gereken bulgulardır. Bunlar ağız kanserinin erken bulguları arasındadır. Dil veya ağız içinde duyarlı, şişkin, kalınlaşmış alanlar, çiğneme ve yutmada zorlanma, dil ve çene hareketlerinde zorlanma öbür bulgulardır.

Yutkunma eforluğu ve boğazda takılma hissine dikkat edin

Yemek yerken yutkunma güçlüğü yaşanıyorsa, akışkan yiyecekler daha rahat alınıyorsa bu bulgu çoğunlukla yemek borusu kanserinin habercisi olabilmektedir.

Cildinizdeki farklılıkları gözlemleyin

Tende yeni ortaya çıkan bir yaradılış, senelerdir bedenimizde var olan bir ben veya kirlerde görülen biçim, ebat, renk farklılıkları ve iyileşmeyen ten ülserleri ten kanserini düşündürebilir.

Kadınların sinsi düşmanı yumurtalık kanseri

Kadınların sinsi düşmanı yumurtalık kanseri

Yumurtalık kanseri genellikle 60 yaş ve üzerinde görülüyor. Ancak genç yaşlarda hatta mektep yaşamı yarıyılında dahi görülebilen yumurtalık kanserleri, özellikle başlangıç düzeyinde rastgele bir bulgu vermeyip suskun izliyor. Bazen karnın alt kısmında tedirginlik hissi veya hafif sızılar olabildiği gibi bazen da bunlara âdet kumpassızlıkları veya vajinal kanamalar eşlik edebiliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Jinekoloji Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Genelde ilk şikayetler karın şişliği, alt karında dolgunluk hissi, tuvalet alışkanlıklarında farklılık kabızlık, ishal, idrar yapma alışkanlıklarında farklılık, vajinal kanamalar, gece terlemeleri, kilo kaybı ve genel gidişat bozuklukları olarak görülüyor” dedi.

Doğuştan tehlikeli olabilirsiniz

Bu hastalıkta ehemmiyetli bir tehlike etmeni ise ailesel geçmiş oluyor. Ailesinde meme, bağırsak, mide ve yumurtalık kanseri bulunan bayanlarda tam tetkik ve analizler banal olsa bile çoğalmış tehlike sebebiyle ayrıntılı bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Yumurtalık kanserinin alt tiplerinden kimileri genç yaşlarda da görülse de en sık görülen grup genellikle 50’li yaşların ikinci yarısından sonra tutuluyor. 40’lı yaşlarda yapılan kumpaslı hakimiyetlerle bu riskli ve sinsi hastalığı en azından erken aşamada tutmak muhtemel oluyor.

Kalın bağırsak kanserine operasyonsuz rehabilitasyon

Kalın bağırsak kanserine operasyonsuz rehabilitasyon

Kalın bağırsak kanseri, bir öbür ismiyle ‘Kolorektal kanserler’ en sık tesadüfülen kanser cinsleri arasında yer alıyor. Coşturucu olan ise kolorektal kanserlere erken aşamada tanı koyulduğunda iyileşme kısmetinin bir hayli yüksek olması. Gastroentoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Tarçın kolorektal kanser gelişiminin, genellikle polip olarak adlandırılan bağırsak yüzeyinde gelişen anormal yapılardan alana geldiğine dikkat çekti. Tarçın, “Polipler geliştikçe kansere olasılığı da çoğalıyor. Bu sebeple emin yaşlarda yapılan kolonoskopik tahlil ile polipler tespit edilip, saplı olanlar kesilerek kansere dönüşme olasılığı ortadan kaldırılabiliyor” dedi.

Endoskopik müdahale

Prof. Tarçın, bağırsak poliplerine uygulanan endoskopik usuller ve kanser rehabilitasyonu hakkında şu bilgileri verdi: “Sapsız ya da yatay polip olarak adlandırılan poliplerin, ortadan kaldırılması ise ananesel usullerle olası değil; ancak son zamanlarda geliştirilen rehabilitasyon usulleri ile yatay polipler cerrahi işleme gerek kalmaksızın endoskopik olarak çıkartılabiliyor. Bu sayede poliplerin kansere dönüşmesi yasaklanıyor. Bu usuller endoskopik mukozal rezeksiyonEMR veya endoskopik submukozal diseksiyonESD olarak adlandırılmaktadır. Yeniden bu usullerle, derine inmemiş, erken aşamalardaki yüzeysel sütun kanserleri de arınılabiliyor. Böylece cerrahi bir işlemlere maruz kalmadan rehabilitasyon olası olabiliyor. Erken safha yüzeyel kanserlerin derinliğini ölçebilmek için ise teknolojik ön analizler kullanılıyor. Optik boyama yapabilen özelleşmiş endoskoplar, boyama Kromoendoskopi ve endoskopik ultrasonun kullanıldığı tahlil usulleri ile sütunun iç yüzeyinin yanı gizeme, sütun duvarları incelenelerek tümörel yapının derinliği doğrudan ölçülebiliyor.”

Erken teşhiste rehabilitasyonun galibiyet uğru %95

Erken teşhisin çok ehemmiyetli olduğunu vurgulayan Tarçın: ” Ur, ilk iki tabaka ile 3. tabakanın 1/3 yüzeyel kısmını geçmemişse, operasyona gerek kalmadan endoskopik olarak çıkartılabiliyor. Endoskopik mukozal rezeksiyon usulü ile tümörel doku 2 santimin altında ise özelleşmiş metalik kement-ulusa ile tutularak elektrik akımı ile kesiliyor. Bu usule endoskopik mukozal rezeksiyon denir. Tümoral dokunun çapı 2 cm’nin üzerinde ise bu gidişatta endoskopik mukozal rezeksiyon usulü kullanılamıyor. Onun yerine yükseltilmiş tümörel dokunun altına iğne biçimindeki bıçaklarla girilip, elektrik akımı ile evvel etrafı sonra da alt kısmı kesilerek, doku tek parça halinde çıkartılıyor. Bu rehabilitasyon usulleri ile erken safha sütun kanserinde rehabilitasyon galibiyeti yüzde 95’in üzerindedir. Hasta konforu çok yüksek olan endoskopik metodlar sayesinde, hasta kısa müddette taburcu edilebiliyor ve olağan yaşama rahatlıkla dönebiliyor.” dedi.

İş yerinde en az 2 saatinizi ayakta geçirin

İş yerinde en az 2 saatinizi ayakta geçirin

İşyerinde mesainizin en az 2 saatinizi ayakta geçirin. Bu nasihat, İngiltere’deSağlık Bakanlığı’na bağlı Kamu Sıhhati Merkezi’nin emriyle yürütülen bir araştırmada yer aldı. Beynelmilel uzmanlar tarafından yapılan araştırmaya göre, günün büyük kısmını oturarak geçirmek erken vefat ve kronik hastalıklara tutulma tehlikesini artırıyor.

Çok oturanlarda kalp damar hastalıklarının görülme tehlikeyi yüzde 13, kansere tutulma tehlikesiyse yüzde 17 daha fazla. Hareketsizlik şeker hastalığı tehlikesini ikiye katlarken, erken vefata da davetiye çıkarıyor. Günde 7 saatten fazla oturanların erken vefat tehlikeyi, oturarak geçirdikleri her saat başı yüzde 5 çoğalıyor. Araştırmada bu tehlikelerin düşürülmesi için neler yapılması gerektiği de sıralanmış.

Mesainin yüzde 65’inden aşırısını oturarak geçiyor

Vasati bir çalışanın, mesaisinin yüzde 65’inden aşırısını oturarak geçirdiğine dikkat sürükleyen uzmanlar, bu vaziyetin değişmesi gerektiğini söylüyor. Çalışanların 8 saatlik mesainin 2 saatini ayakta geçirmesi için patron tarafından teşvik edilmesi isteniyor. Uzun vadede bu vaktin 4 saate çıkarılması nasihat ediliyor.

Bunun sağlanması içinse, büro etrafında farklılığa gidilebileceği belirtiliyor. Buluşmaların ayakta yapılması, ayakta çalışmaya imkân verecek masa kumpasının sağlanması gibi teklifler yer alıyor. Geçtiğimiz ay Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen bir başka araştırma da saat başı 2 dakika yürümenin vefat tehlikesini yüzde 33 eksilttiğini ortaya koymuştu.

Kabak çekirdeği ve pişmiş domatesin Prostot’a bereketi

Kabak çekirdeği ve pişmiş domatesin Prostot'a bereketi

Erkeklerde 30’lu yaşlardan sonra prostatın gelişmeye başlar ve 40’lı yaşlardan sonra gelişmenin ölçülebilir olması natürel bir süreç olarak değerlendiriliyor. İdrar yapma ile alakalı meselelere neden olan iyi mizaçlı prostat gelişmesi genellikle 50’li yaşlardan sonra görülüyor. Ancak sadece bu yarıyılda değil erken yaşlardan itibaren prostat sıhhatinin korunması büyük ehemmiyet taşıyor. Rutin muayenelerin de bakımsızlık edilmemesi hayati ehemmiyet taşıyor. Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Bevliye Bölümü’nden Prof. Dr. Turhan Çaşkurlu, prostat hastalıkları ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

Prostatın gelişmesi gerçeğinde bir hastalık değil

Tam erkeklerde bulunan prostat, 50’lu yaşlardan itibaren idrar yapmada şikayetlere yol açmaktadır. Saçın ağarması hastalık sayılmadığı gibi prostatın gelişmesi de gerçeğinde bir hastalık değildir. Her gelişen prostat meselelere neden olmazken en sık yaşanabilen kasvetler idrar akımındaki farklılıklardır.

-İdrara başlamada zorlanma

-İdrar yaparken zorlanma

-İdrarı bütün boşaltamama

-İdrar yaptıktan sonra gevşeyememe

-Kısa müddet sonra yine idrar yapma hissi

-Kesik kesik idrar yapma

-Gece sık idrara çıkma

-İdrar yaparken yanma

-İdrara sıkışma ve kaçırma

Prostat için uygun besinler harcayın

Hareketsiz hayat, kızartma, yağlı beslenme, kilo çoğalışı, şekerli besinler, sigara ve içki tüketimi genel sıhhat kaideleri bakımından öneri edilmediği gibi prostat sıhhati açısından de uygun değildir. Prostat arkadaşı yaşam stili ve besinler bulunmaktadır. Sıhhatlı, banal kilo ve hareketli beden yapısı, hasarlı yiyeceklerden ve alışkanlıklardan sakınmak prostata bağlı idrar şikayetlerinde hafifleme sağlayabilir.

-Pişmiş domates

-Kabak çekirdeği

-Soya fasulyesi

-Brokoli gibi sebzelerin yenilmesi prostat sıhhati için önerilir.

İlk düşünülen prostat kanseri olmamalı

Erkeklerde idrar zorlanması şikayetlerine en sık yol açan iyi mizaçlı prostat gelişmesidir. İyi mizaçlı prostat gelişmesi ile prostat kanseri değişik hastalıklardır. Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanserlerin başlarında kazanç. Prostat kanserinin erken safhalarda kendine has bir şikayeti bulunmaz ve prostat kanserini uzva hudutluyken teşhis etmek en ehemmiyetli emeldir. Hekime müracaat bakımsızlık edilirse prostat kanseri lenflere, kemiklere atlayabilir. İlerleyen safhalarda öğrenilen idrar şikayetlerine ek olarak atladığı uzuvlarda bağlı sızılar, idrarda kanama, anemi, halsizlik ve kemik sızıları ortaya çıkabilmektedir.

Erken teşhis için bulguların olmasını beklemeyin

Ailesinde prostat kanseri geçmişi olmayan erkeklerin rutin hakimiyetlerine 50’li yaşlarda başlaması gerekmektedir. Şayet baba, kardeş, amca gibi yakın akrabaların biri veya birkaçında prostat kanseri varsa prostat kanseri erken teşhisi için 45 yaşında taramaya başlanmalıdır. Bu yaşlardan sonra erkeklerin rutin hakimiyetlerine prostata has bir enzim olan PSA bedelleri de ilave edilmelidir. Bu müddet bazen senede bir, bazen daha uzundur. PSA kıymetlerinin yüksek olması şahsın prostat kanseri olduğunu anlamına gelmemektedir. İyi mizaçlı prostat gelişmesi ya da prostat irinlerinde de PSA bedelleri yükselebildiği için kapsamlı değerlendirme gerekir.Parmakla prostat tetkiki, PSA ve biyopsiye karşın kanser teşhis edilememiş ancak kuşku devam ediyorsa değişik ur göstergeçleri kan, prostat dokusu ve idrarda incelenir. Son zamanlarda prostatın MR görüntülemesi teşhise destekçi olmaktadır.

Her prostat kanserine müdahale edilmeyebilir

İyi mizaçlı prostat gelişmelerinin rehabilitasyonları ile prostat kanserinin rehabilitasyonları birbirinden çok değişiktir. İyi mizaçlı prostat gelişmelerinde öncelikle ilaç rehabilitasyonu seçim edilirken, ilaca karşın şikayetleri geçmeyen hastalarda cerrahi müdahale ön tasarıya çıkmaktadır. İyi mizaçlı prostat gelişmelerinde rehabilitasyonun amacı prostatın iç kısmındaki gelişen dokuyu yok etmek ve prostat büyüklüğünü basmakalıpa döndürmektir. Prostat kanserlerinin cerrahi rehabilitasyonlarında ise prostatın tamamı kanserli dokuyla beraber bedenden çıkartılır. Prostat kanserinde rehabilitasyon evresine geçilmeden evvel hastalığın tehlike grubu tanımlanır. Orta ve yüksek tehlikeli hastalar rehabilitasyon edilmelidir. Uygulanacak rehabilitasyon usulü hastanın yaşı, genel sıhhat vaziyeti, hastalığın safhası gibi değerlendirmelere göre tanımlanmaktadır.

Yeni hormon ve aşı rehabilitasyonları

Prostat kanseri metastaz yapmış başka bir deyişle bedene yayılım göstermiş hastalarda normal olarak testosteron hormonunu baskılayıcı rehabilitasyonları uygulanır. Günümüzde daha faal hormonal tesirli yeni ilaçlar kullanılmaya başlamıştır. Ayrıca kemoterapi tesiri olan, niyete müteveccih tesiri olan tertemiz ilaçlar prostat kanserinin faal rehabilitasyonu için geliştirilmekte; bunların yanında radyum rehabilitasyonu ve şahsın kendi kanından üretilen aşı rehabilitasyonları gibi usulleri de kullanılmaktadır.

Page 1 of 21 2