Geniz akıntısı ve rehabilitasyon usulleri

Geniz akıntısı ve rehabilitasyon usulleri

Öksürük, ses kısıklığı, boğaz sızısı gibi bir hayli sıhhat meselesini birliktesi getiren geniz akıntısı, günlük hayatta oldukça rahatsız edici olabiliyor. Uygun usullerle rehabilitasyon edilmeyen geniz akıntısı, orta kulak ve sinüs enfeksiyonlarını da tetikleyebiliyor. Memorial Ankara Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ozan Gökdoğan, geniz akıntısı ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

Salgı fazla ölçüde ve yoğun kıvamlıysa dikkat

Burun, boğaz, mide ve sindirim sistemi bölgesini döşeyen çeper tarafından günde takribî 1-2 litre mukus ismi verilen salgı yapılmaktadır. Mukus bu bölgeleri ıslatan bir salgı olup, bakteri ve virüsler gibi hasarlı maddelerin bedene girmeden tutulmasını sağlamaktadır. Sıradan şartlarda burunda yapılan salgı fark edilmeden geniz bölgesinde tükürükle karışmakta ve gün süresince yutulmaktadır. Bu akıntının yemek borusuna götürülmesi, üst solunum yolu hücrelerinde bulunan “siliya” denilen tüylerle olmaktadır. Bu tüycükler saniyede 16 defa titreşerek akıntının iletilmesinde rol almaktadır. Banalden fazla salgı yapıldığında veya mukus banalden daha koyu kıvamlı olduğunda bu vaziyet fark edilir hale gelmektedir. Fazla salgılanan burun akıntısı, genze doğru gitmekte ve bu vaziyet geniz akıntısı olarak adlandırılmaktadır.

Bu sebeplere dikkat

Fazla salgılama yapılmasının sebepleri; nezle, grip, alerjiler, sinüzit, özellikle çocuklarda buruna yabancı cisim kaçması, gebelik, doğum hakimiyet hapları gibi bazı ilaçlar, burun orta parçalamasında çarpıklıklar, hava metamorfozları, soğuk ve kuru havalar, kimyevi buğu ve dumanları olarak sıralanabilir. Geniz akıntısı bazı vaziyetlerde salgının ölçüsünün fazla olmasına değil, yeterince iyi arınılamamasına bağlı olabilmektedir. Yutma problemleri de boğazda salgı ve akışkan birikimine yol açarak geniz akıntısı hissini ortaya çıkarabilmektedir.

Orta kulak ve sinüs enfeksiyonlarına yol açabilir

Geniz akıntısı, aralıksız boğazı arınma isteğine neden olarak bireyin rahatsız olmasına yol açmaktadır. Geniz akıntısının içindeki bazı iltihabi maddeler boğazı tahriş ederek özellikle geceleri barizleşen öksürüğü tetikleyebilmektedir. Uzun süreli öksürüklerin en sık sebeplerinden biri geniz akıntısıdır. Fazla geniz akıntısı, ayrıca ses kısıklığı ve boğaz sızısına da neden olabilmektedir. Bunun yanı gizeme akıntı genizde östaki borusuna yakın bir yerde birikip orta kulak enfeksiyonlarına ve sinüs kanallarını tıkarsa sinüs enfeksiyonlarına da yol açabilmektedir.

Şikayetlerin kendiliğindene geçmesini beklemeyin, hekime müracaat etin

Geniz akıntısı rehabilitasyonu neden olan etkenlere bağlı olarak değişmektedir. Bakteriyel enfeksiyonlar için antibiyotik rehabilitasyonu gerekebilmektedir. Bununla beraber her sarı renkli veya yeşil renkli akıntı, bakteriyel enfeksiyon demek değildir. Bazen viral enfeksiyonlar gripte olduğu gibi bu renk farklılığına neden olabilmektedir.Sinüzit veya viral enfeksiyonlarda bazı ilaçlar geniz akıntısını eksiltmek emeliyle kullanılabilmektedir. Geniz akıntısı rehabilitasyonunda bir öbür alternatif ise bu salgının inceltilmesidir. Daha koyu kıvamlı mukus daha yapışık olup daha çok rahatsızlık yaratabilmektedir. Bu salgıyı inceltmenin en esas usulü ise bol akışkan alınmasıdır. Bunun dışında; balgam söktürücüler, burun devireme solüsyonları veya burun spreyleri ve burun ıslatılmasının artırılması için ıslatıcı veya soğuk buğu cihazları kullanılabilmektedir. Ayrıca gece uyurken yüksek yastık kullanmak bu akıntının genizde göllenmesini yasaklamak ve alerji varsa alerji yapıcı maddelerden uzak durmak da şikayetlerin eksilmesi açısından ehemmiyetlidir. Geniz akıntısıyla birlikte; akıntıda makûs koku, ateş, soluk darlığı var veya şikayetler 10 günden uzun sürüyorsa bakteriyel enfeksiyondan kuşku edilmelidir ve rehabilitasyon da buna uygun olarak tertip edilmelidir.

Geçmeyen burun akıntısı ve alınması gereken temkinler

Geçmeyen burun akıntısı ve alınması gereken temkinler

Genellikle soğuk algınlığından kaynaklandığı düşünülerek geçiştirilen burun akıntısının rengi, kokusu, süresi veya tek taraflı olması değişik hastalıkları işaret edebiliyor. Burun akıntısının 10 günden fazla sürdüğü gidişatlarda zaman kaybetmeden uzman bir hekime müracaat etilmesi gerekiyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Yalçın Varnalı, geçmeyen burun akıntısı ve alınması gereken temkinler hakkında bilgi verdi.

Bedeni enfeksiyonlardan gözetiyor

Burun ve sinüslerin içini döşeyen mukozada bulunan salgı bezleri günde 1-1,5 litre etrafında salgı üretmektedir. Burun mukozası; yüzeyinde ancak mikroskopla görülebilen ve siliya ismi verilen hareketli ufak tüyler sayesinde solunan havayı ısıtarak ıslatmaktadır. Bakteri, virüs ve tozları filtre ederek alt solunum yollarına inmelerini yasaklayan burun mukozası bedenin enfeksiyonlara karşı korunmasına katkıda bulunmaktadır.

Burun akıntınız duymanızı yasaklayabilir

Fazla üretilen mukus burun- geniz akıntısına, öksürük ve boğazda tahriş hissine yol açabilmektedir. Yaşanan akıntı transparan ve sulu olabileceği gibi; yoğun, kokulu hatta kanlı olabilmektedir. Fazla burun akıntısı; bağışıklık sistemi düşük ve sigara içenlerde sinüzit, bronşit gibi ikincil enfeksiyonlara taban hazırlayabilmektedir. Yoğunlaşan mukus akıntısı orta kulakta akışkan birikimi ve orta kulak cerahati büyümesine, dolayısıyla kulak sızısına ve duyma kaybına yol açabilmektedir. Mukus akıntısıyla beraber görülebilen kronik geniz akıntısı ise geçmeyen öksürüğe ve hatta ses kısıklığına neden olabilmektedir.

Akıntının sebepleri incelenmeli

Burnu ya da burun içindeki dokuları tahriş eden her şey burun akıntısına yol açabilmektedir. Burun akıntısı yaygın görülmesine ve genellikle kendiliğinden düzelmesine karşın, daha ciddi meselelerin göstergesi de olabilmektedir. Bazı bireylerde rastgele bir neden olmamasına karşın kronik burun akıntısı görülebilmekle birlikte genellikle; sinüzit, alerji, grip, nezle, burun damlasının fazla kullanımı, burun kemik-kıkırdak çarpıklığı, sigara kullanımı, madde bağımlılığı, bazı ilaçlar, kuru hava, hamilelik, hormonal metamorfozlar, fasulye, bezelye gibi yabanca cisimlerin buruna kaçması, burun içi polipler, burun ve sinüs urları, mesleksel astım, akciğer ve solunum yolları enfeksiyonuna neden olan virüsler ile beyin omurilik akışkanının burundan gelmesi BOS rinore neden olabilmektedir.

10 günü geçtiyse hekime müracaat etin

10 günü geçen, ateşin eşlik ettiği, flu görmeye neden olan, sarı-yeşil renkli ve koyu kıvamlı, kanlı, kokulu, tek taraflı ya da kafa travması sonrası ortaya çıkan burun akıntılarında zaman kaybedilmeden hekime müracaat etilmelidir. Emin bir zaman rehabilitasyona karşın akıntı kesilmiyorsa sebebi tanımlamak için; kan ve alerji testleri, burun, boğaz ve balgam kültürü, sinüs grafisi gibi muayenelerin yapılması gerekmektedir. Tetkikte; burun akıntısını ne zaman başladığı, ateş, eklem ve adale sızılarının eşlik edip etmediği, emin yarıyıllarda misalin mevsim dönümlerinde tekerrür edip etmediği, gözlerde sulanma, akıntının kişiliği, iş ve hobilerin tanımlanması ehemmiyetlidir.

Tek taraflı akıntılara dikkat

Burun akıntılarında rehabilitasyon, sebebe müteveccihtir. Bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotiklerle rehabilitasyon edilirken, kronik sinüzit, kemik çarpıklığı ve burun içi et gelişmesi gibi yapısal bozukluklar ya da alerjik bireylerde görülen polipler cerrahi bir teşebbüs gerektirebilmektedir. Alerjiye bağlı olgularda antialerjik ilaçlar kullanılırken, alerjenle temas olası olduğunca önlenir. Tek taraflı burun tıkanıklığı ve makûs kokulu burun akıntısı; çocuk hastalarda burunda yabancı cisim düşündürürken, yaşlı hastalarda burun ve sinüs uru bulgusu olabilmektedir.

Alınması gereken temkinler

Burun akıntısıyla alakalı hekime müracaat etene kadar şahsın kendiliğindene alabileceği ihtiyatlar da bulunmaktadır.

-Sık sık ellerinizi yıkayın.

-Burnunuzu çekin, yutkunun ya da hafifçe sümkürün.

-Öğrenilen alerjen maddelerle temastan kaçının.

-Sigara içmeyin ve içilen civarlarda bulunmayın.

-Ani ısı metamorfozlarına maruz kalmamaya çalışın.

-Yatağınızın baş kısmını hafifçe rakımın.

-Odanızı ıslatın.

-Bol ölçüde su için ve akışkan alımını artırın. Ancak bu akışkanların şeker kapsamamasına dikkat edin.

-Serum fizyolojik, umman suyu gibi tuzlu sularla burnunuzu yıkayın.