İşe göre gözlük sırçayı tercihi

İşe göre gözlük sırçayı tercihi

Bir Haylimiz gözlük tercihlerimizi yaparken estetik endişelerle hareket ediyoruz. Çerçeve yakışıyorsa gözlüğü almaya karar veriyoruz. Peki, reel ehemmiyetli olanın gözlük sırçayı olduğunun farkında mıyız? Hatta her işe uygun seçenek gözlük sırçayı olduğunu öğreniyor muyuz? İşinize uygun olmayan gözlük sırçayı tercihlerinin pek çok sıhhat meselesine neden olabileceğini söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar; “Her iş grubunun görme lüzumları değişiktir. O sebeple kullanılacak gözlük sırçaları da yapılan işe uygun olmalıdır” biçiminde uyardı.

İşlere göre gözlük sırçayı tercihi değişir mi? Hekim, kaptan, sporcu hangi gözlük sırçasını kullanmalı? Yaptığımız işe uygun olmayan gözlük sırçaları ne gibi sıhhat meselelerine taban hazırlar? Prof. Dr. Banu Coşar, merak edilen sualleri cevapladı.

Başınız ve boynunuz ağrıyorsa gözlük sırçanızı hakimiyet ettirin

Yanlış sırça tercihinin yeterince net göremememize neden olacağını söyleyen Prof. Dr. Banu Coşar; “Ayrıca yanlış sırça tercihi baş ve göz sızısına neden olur. Gözlük sırçasında odak doğru merkezlenmediyse, odağı tutmak için yapılan fazla baş kaldırma veya baş eğme hareketi boyun ve sırt sızılarına yol açabilir” dedi.

Her iş grubunun görme lüzumları değişiktir

Her iş grubunun görme gereksinimlerinin değişik olduğunun altını çizen Prof. Dr. Banu Coşar, yanlış gözlük sırçayı tercihinin mesleksel galibiyetsizliğe de neden olabileceğini bildirerek, işlere göre gözlük sırçayı seçmenin püf noktalarını anlattı.

Kaptanlar, sürücüler ve denizciler geniş açılı sırçaları kullanmalı

Sürücüler, kaptanlar ve denizciler hem uzağı net gösteren hem de kullandıkları taşıtın göstergelerini başka bir deyişle yakın mesafeyi net gösteren, ayrıca geniş açılı sırçaları seçim etmeli. Yol veya deniz gibi yansıtıcı yüzeylere uzun zaman bakanlar için polarize sırçaları önermekteyiz. Bu sırçalar daha az göz bitkinliği ve güneşli günlerde yüksek kontrastlı görüş sağlar.

Sporcuların sırça ve çerçeve tercihi özel olmalı

Sporcular için hem çerçeve tercihi hem de sırça tercihi özel olmalıdır. Temas tehlikeyi olan sporlarda, sırçaların kırılmaya dayanıklı özellikte olması zorunludur. Çerçeveler çarpma anında göze hasar vermeyecek biçimde olmalı, sivri kenarlar kapsamamalıdır. Sırçalar ise kontrastı artıran ve parlamayı eksilten özellikte olmalıdır. Sırçalarda da darbeye karşı dayanıklılık ehemmiyetlidir. Ayrıca dış mekân spor sırçalarında kesinlikle güneşin hasarlı ışınlarına karşı UV koruma olmalıdır. Sırçalar değişik hava koşulları için buğulanmama gibi özellik de taşımalıdır.

Golf, tenis, kayak, yelken, koşu, bisiklet ve yürüyüş için güneşli havalarda yeşil, bakır, kahverengi renk tonlarını; kapalı havalarda ise turuncu ve sarı renk tonlarındaki sırçaları kontrast artırıcı olarak önermekteyiz.

Talebelere gözlük sırçayı seçerken dikkat

Özellikle minik yaştaki talebelere çizilme mukavemeti yüksek sırçalar öneriyoruz. Zira çocuklar sırçaları çizme mevzusunda çok galibiyetli olabiliyorlar. Ayrıca çok hareketli olan bu yaş grubunu çarpma-vurma gibi vaziyetlerden gözetmek için; kırılmaya dayanıklı ve hafif sırçaları, sivri köşeleri olmayan çerçeveler öneriyoruz.

Büro çalışanları mavi hakimiyetli sırçaları seçim etmeli

Büro çalışanları bilgisayarların ve cep telefonu ekranlarının yaydığı mavi ışıktan korunmak için “mavi hakimiyetli” sırçalar kullanmalıdır.

Polis veya askerler darbeye dayanıklı sırça ve çerçeve seçmeli

Polis veya askerler de darbeye dayanıklı sırça ve çerçeve seçmeli. Güneşte koyulaşan fotokromik sırçalar bu iş gruplarının sarih havada da rahat görüşünü sağlar.

Hocalar sınıfın en artta oturan talebeyi net görebilmeli

Hocalar hem imtihan kâğıtlarını hem bilgisayarı hem de sınıfın en artta oturan talebeyi net gösterecek bir gözlük sırçayı kullanmalıdır. Burada yaş da çok ehemmiyetli bir etmendir. Kırk yaşın altında tek odaklı bir sırça, tüm bu mesafeleri net gösterirken, kırk yaştan sonra ancak progresif başka bir deyişle uzak ile yakının bir arada olduğu bir sırça bu mesafelerin tamamını net gösterir.

Diş doktorlarının seçimi yakın ve orta mesafeyi net gösteren sırçalar olmalı

Diş doktorları çalışırken yakın ve orta mesafeyi net gösteren bir sırça seçmeli.

Ressamlar renk algılarını bozmayacak sırçaları kullanmalı

Ressamlar her mesafeyi net gösteren bir sırça seçmeli. Renk algılarını bozmamak için fotokromik veya renkli sırça seçmemeli.

Tatilde göz sıhhatinize dikkat edin

Tatilde göz sıhhatinize dikkat edin

Kavurucu yaz sıcaklarının iyice kendini sezdirdiği şu günlerde tatilciler tasarılarını uygulamaya başladı dahi. Bazıları tatil için deniz kenarlarını seçim ederken, bazıları da havuz seçeneğini değerlendiriyor. Fakat ferahlamak gayesiyle tatil köylerine gidenlerin çok dikkat etmesi gerekiyor! Zira lüzumlu hijyenik şartlara sahip olmayan havuz ve denizler ciddi göz problemlerini tetikleyebiliyor.

Yazın gözlerde en fazla alerjik konjonktivit oluşuyor

Havuz kullanımlarında en sık karşılaşılan göz enfeksiyonu konjonktivittir. Bu enfeksiyon, viral muhtelif virüslerle veya bakteriyel bedene alınan bakterilerle olabildiği gibi gözde kızarma, sulanma, yanma ve çapaklanma ile izleyebilir. Viral enfeksiyonlar genellikle hafif muayenehane şikayetlere neden olurken, 3-4 gün gibi bir vakitte kendiliğinden kaybolabilir. Fakat şahsın beden mukavemeti düşükse tablo ağırlaşabilir ve enfeksiyon haftalarca sürebilir. Bakteriyel olanlar ise daha ciddi bir tablo oluşturur. Viral ve alerjik konjonktivitlerin rehabilitasyonunda kortizonlu damlalar çok tesirlidir ve süratle düzelme sağlar. Fakat bu damlaların uzun müddet kullanılması katarakt ve glokom gibi karmaşıklıklara yol açabilir. Bu sebeple kesinlikle hekim hakimiyetinde kullanılmalıdır.

Sarih havuzlar, etrafsal etmenler sebebiyle bakteri tehlike taşıyabiliyor

Günümüz yaz tatillerinin olmazsa olmazı haline gelen havuzların büyük bir çoğunluğu kimyevi usullerle chlorid dezenfekte ediliyor. Fakat kullanılan bu maddeler ne yazık ki tek başına enfeksiyonlardan korunmak için yeterli olmuyor. Zira havuzu kullanan birey rakamı ne kadar fazla olursa, enfeksiyon tehlikeyi oranında da o denli çoğalış oluyor. Ayrıca sarih havuzlara etraftaki nebatlardan ve ağaçlardan dökülen kuru yapraklar ve uçuşan haşeratlar, toz ve bakteri tehlikeyi taşıyabiliyor. Bunların yanı gizeme enfeksiyon taşıyan bireylerden öteki havuz kullanıcılarına da havuz yoluyla hastalık geçebiliyor.

Suda bulunan kimyeviler göz alerjilerini tetikleyebiliyor

Enfeksiyon dışında suda bulunan kimyeviler de gözlerde alerji yapabiliyor. Özellikle havuz suyunu dezenfekte etmek emeliyle kullanılan kimyeviler, gözlerde hassasiyet yaşanmasına neden olabiliyor. Bu gibi problemlerden korunabilmek için havuza yüzücü gözlüğü ile girilmesi bereketli olacaktır. Ayrıca teftişlerinin yapıldığından ve uygun biçimde arınıldığından emin olunmayan havuzlara girilmemelidir. Havuz kullanımı sonrası alerjik bulgular gözlemleniyorsa bir göz hastalıkları uzmanına müracaat etilmelidir.

Bazı asalaklar âmâlığa neden olabiliyor

Acanthamoeba isimli asalak, gözde bir çeşit enfeksiyon yaradılışına neden olabiliyor. Bu enfeksiyon, çok sık karşılaşılmamakla beraber kornea katmanında çok ciddi yaralar oluştururken, âmâlığa kadar gidebilen bir tabloyla sonuçlanabiliyor.

Denizde gözleri açmamaya itina gösterilmelidir

Havuz kadar olmasa da deniz suları da gözlerde kızarıklığa yol açabiliyor. Zira yeterince pak olmayan deniz suları konjonktivit riskini çoğaldırabiliyor. Tatilciler özellikle çok fazla tuz kapsayan denizlerde gözlerini açmamaya dikkat etmelidir. Havuz gibi deniz kullanımlarında da alınacak bu gibi temkinler, alerjik göz rahatsızlıklarından korunmada tesirli olacaktır.

Havuz ve deniz kadar güneş ışınları da gözleri etkiliyor

Yaz aylarında göz sıhhatini tehdit eden öteki faktörler arasında katarakt ve sarı nokta hastalığı yer alıyor. Özellikle yazın daha yoğun olan güneş ışınları, gözde katarakt ve sarı nokta hastalığı yaradılışını dolaysız olarak etkiliyor. Zira göze gelen güneş ışınları göz merceğinin ve gözün arka kısmındaki görme merkezi olan sarı noktanın yapısını bozarak görmeyi negatif güzergahta etkileyebiliyor. Uzun müddet güneş ışınlarına maruz kalmak ise, göz etrafındaki ciltte kanserlere ve göz yüzeyini örten dokuda farklılıkların yaşanmasına yol açabiliyor. Bunların yanı gizeme göze dolaysız gelen güneş ışınları korneanın üst katmanında tahribat yaşanmasına neden olabiliyor. Bu vaziyet ise gözün arka kısmında muhtelif urların oluşmasına taban hazırlayabiliyor.

Güneş gözlüğü kullanımı önem verilmeli

Yaz aylarında dünyaya erişen ultraviyole ışınlarının çoğalış göstermesi nedeniyle gözleri güneşin hasarlı tesirlerinden gözetmek gerekiyor. Bunun için de güneş ışınlarının en dik geldiği zamanlarda dışarı çıkmamaya itina gösterilmelidir. Şayet dışarı çıkılması zoraki ise ultraviyole filtreli güneş gözlükleri kullanılmalıdır. Güneş gözlüğü kullanmayan ve güneş ışığına doğrudan maruz kalan şahıslarda kuruluk, batma, sulanma, ışıktan fazla rahatsız olma gibi şikayetler görülebilir. Ayrıca güneş ışınlarına dolaysız maruz kalan ve güneş gözlüğü kullanmayan tatilcilerde, gözün sırçası katmanına kornea et yürümesi gibi ehemmiyetli göz problemleri oluşabilir.

Güneş gözlüğü tercihinde blokaj derecesi dikkate alınmalı

Güneş gözlüğü seçerken dikkat edilmesi gereken özellik gözlüğün biçimi ya da rengi değil, sırçalarının ultraviyole ışınlarına karşı uyguladığı blokaj derecesi olmalıdır. Zira her gözlük sırçasının ultraviyole ışınlarını değişik derecelerde bloke edebilme özelliği vardır. Bu sebeple güneş gözlüğü alırken sırçalarının en az %90 oranında UV blokajı yapabiliyor olmasına itina gösterilmelidir.

Asla piyasa mülkü gözlük satın alınmamalıdır

Armağanlık eşya dükkanları ya da cadde tezgahlarında satılan niteliksiz gözlükler göz sıhhatinde kalıcı problemlere neden olabiliyor. Bu sebeple gözler, hasarlı güneş ışınlarından sadece asıl güneş gözlükleri ile korunmalıdır. Zira niteliksiz gözlüklerin sırçaları, UV ışınlarını yasaklamadığı gibi bu ışınların göze daha tesirli gelmesine yol açıyor.

Numaralı gözlük kullananlar dikkat

Günlük yaşamda numaralı gözlük kullananlar, yaz aylarında gözlerini gözetebilmek için yeniden numaralı güneş gözlükleri seçim etmelidir. Ancak numaralı güneş gözlüğü alternatifleri, aksesuar olarak kullanılan rengarenk seçeneklerin yanında yok denecek kadar azdır. Fakat satın alınacak güneş gözlükleri hem göz sıhhati hem de stil emelli kullanılacaksa optik sırçalara geçimli çerçeveye sahip olup olmadığına dikkat edilmelidir. Zira optik sırça takılacak güneş gözlükleri bombeli bir modele sahip olmamalı, düz ve köşeli seçenekler göz önünde bulundurulmalıdır.

Havuz veya deniz kullanımlarında kontakt lensler çıkarılmalı

Optik gözlüklere seçenek olarak üretilen kontakt lenslerin kullanımı yaz aylarında uslara birtakım sualler getiriyor. Bu suallerin başında da havuz ve deniz kullanımlarında lenslerin çıkarılıp çıkarılmaması mevzusu geliyor. Yaz tatillerinde kontakt lens kullanımına ara verilmesi önerilmiyor fakat lenslerle de havuz veya denize netlikle girilmemesi gerekiyor. Bunun sebebi ise su yoluyla göze mikrop bulaşmasının daha da basit hale gelmesidir. Mikrop bulaşan lensin kullanımına devam edilmesi yeniden başta konjonktivit ve keratit gibi iltihaplanmalara taban hazırlayabiliyor.

Göz makyajı ile güneşte fazla kalınmamalı

Göze uygulanan far, göz kalemi, rimel gibi kozmetik malzemeler fazla sıcak ve terleme sebebiyle gün içerisinde akabiliyor. Göz içine kaçan bu malzemeler ise gözyaşı salgısını sağlayan bezlerin tıkanmasına ve ardından muhtelif enfeksiyonların oluşmasına yol açabiliyor. Bu sebeple göz makyajı ile muhtemel olduğunca güneşte fazla kalınmamasına dikkat edilmeli ve uyumadan evvel göz makyajının kesinlikle arınılmasına itina gösterilmelidir.

Gözlerinizi havuz suyunun tesirinden gözetmek için birkaç ipucu

– Bedenin baş ve surat kısmının havuz suyuna sokulmamasına itina gösterilmelidir. Sokulacaksa da, kesinlikle gözü iyi çevreleyen bir yüzücü gözlüğü kullanılmalıdır.

– Kontakt lensler havuza girildiği zaman çıkarılmalıdır.

– Göz kuruluğunu önlemek için yapay gözyaşı kullanılmalıdır.

– Havuzdan çıktıktan sonra surat ve gözler bol su ile yıkanmalıdır.

– Enfeksiyonu olanlar olasıysa havuza girmemelidir.

– Göz alerjisinin yoğun yaşandığı yarıyılda ise güneş ışınlarından korunmaya itina gösterilmeli ve muhtemel olduğunca havuzdan uzak durulmaldır.

– Kalabalık tarafından kullanılan havuzlarda özellikle hijyen koşullarına uyulup uyulmadığına ve havuzun bakımlarının günlük olarak yapıldığına dikkat edilmelidir.

– Havuz kullananlar, suya girmeden evvel kesinlikle duş almalıdır.

– Havuzun giriş evvelinde ise ayaklar için dezenfeksiyon havuzu olmalıdır.

Gözlük için aksesuar deyip geçmeyin

Gözlük için aksesuar deyip geçmeyin

Gözlük tercihi hem göz sıhhati hem de estetik endişelerin giderilmesi açısından çok ehemmiyetli. Doğru seçilmeyen gözlük, şahsın gözlüğe uyarlamasını güçleştirirken, rehabilitasyon emelli uygulamalarda hastalık derecesini artırabiliyor. Gözlük, uzman doktor tarafından reçete edilmeli ve yeniden uzman bir optisyen tarafından uygulanmalı.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri İş Yüksek Mektebi Optisyenlik Programı Öğretim Azası Yrd. Doç. Dr. İbrahim Şahbaz, gözlük tercihinde dikkat edilmesi gerekenler mevzusunda şu ihtarlarda bulundu:

– Gözlük tercihi yapılırken gözlüğün kullanıcının surat biçimine geçimi dikkate alınmalı. Pupila mesafesi iki göz arasındaki mesafe veya şakak genişliği veya göz çukuru gibi standartlara dikkat edilirse kullanıcının rahat bir tercih yapması, dolayısıyla sırça numaralarına daha basit adapte olması sağlanabilir.

– Çerçeve tercihinde mevcut reçete bedellerinin uygulanabilir formlarına yönelmek, kullanıcının hem estetik hem de görme performansını üst seviyeye taşıyacak bir neticeye götürür bizi.

– Kullanıcının yaşı, stili, fertsel kimliği dikkate alınarak yapılacak bir gözlük tercihinde şahsın görme gereksinimi giderilirken aynı zamanda bir bitirici aksesuar haline dönüştürülen gözlüğün günlük hayattaki yeri daha neşeli ve kalıcı hale getirilebilir.

Saç ve deri rengiyle geçimli olmalı

– Çerçeve tercihinde renkler şahsın saç ve deriyi ile geçim gösterecek biçimde tanımlanırsa özellikle ilk kullanıcılar için bu geçim şahsın tek gözlük sahibi olacaksa eğer; gözlüğün, her gün aynı elbiseyi giymek gibi bir sıkıcı gidişat oluşturmasını yasaklayabilir.

– Kullanıcının öğrenilen bir alerjik gidişatı var ise kesinlikle tespiti doğru yapılıp alerji yapmayan materyallerden üretilmiş çerçevelere yönlendirilmelidir.

– Sağlıklı bir gözlük kullanıcısının uzun vadeli memnuniyeti için uygulama ve kullanıma dair tüm ayrıntılar mevzusunda bilgi sahibi olması en natürel hakkıdır. Özellikle spesifik bedelleri olan reçetelerde multifocal, prizmatik veya yüksek numaralı sırçalar gibi kullanıcı yeterince bilgilendirilmelidir.

– Özellikle multifocal dediğimiz birden fazla odaklı sırçalarda kullanıcının işi ya da faal kullanım alanları dikkate alınarak yapılacak tercihler kullanıcının memnuniyetini artırır doğrultuda olacaktır.

Gözlük, bir surat kıyafetidir

– Gözlüğün tıpkı bir surat kıyafeti olduğunu unutmadan, yapım niteliği iyi tanımlanmış markalardan seçilmesi sonrasında yaşanacak servis vs. gibi arzlarda meselesizliğe daha da yanaştıracaktır kullanıcıyı.

– Uzman bir doktor tarafından tanımlanmış olan gözlük reçetesinin yeniden uzman bir optisyen tarafından uygulanması tercihlerin ticari endişelerden uzaklaştırıp tamamen sıhhatli bir kullanıma yönlendirecektir.

Uzman optisyenlere müracaat etin

– Özellikle rehabilitasyon emelli yapılan uygulamalarda göz üşengeçliği, şaşılık, az görme gibi… kesinlikle iyi bir optisyen hekim ve hasta bağlantıyı kullanıcının yararına olacaktır.

– Doğru olmayan ya da noksan olan gözlük tercihlerinin kullanıcıyı mutsuz edeceği gibi aynı zamanda doktorun rehabilitasyonunu da bitirdiremeyeceğinden, kesinlikle eminliği patent edilmiş optik sektöründeki uzman optisyenlerden hizmet almak öncelikli seçimimiz olmalıdır.

Gözlerini ovalayanlar dikkat

Gözlerini ovalayanlar dikkat

Hastalığın erken ortaya çıkmasına ve ilerlemesine katkıda bulunan bu tavırdan sakınmak, ileride kornea nakline kadar giden ciddi görme meselelerini önlemeye yetiyor. Hastalık, Türkiye gibi sıcak ve tozlu ülkelerde sık görülüyor.

Keratokonus, gözün şeffaf katmanı korneanın, ilerleyici miyop ve astigmat ile beraber incelme ve sivrileşmesiyle görülen hastalık olarak öğreniliyor. Genellikle ergenlik yarıyılında başlayan hastalıktan hastalar ancak 20’li yaşlarında haberdar oluyor. 20–40 yaş arasında ilerleme gösterip 40 yaştan sonra durağan yarıyıla giren keratokonus, rehabilitasyon edilmezse kornea nakli gerektiren ciddi görme meselelerine yol açıyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Efekan Coşkunseven, korneanın öne doğru bombeleşmesi ve sivrilmesiyle karakterize, “keratokonus” hakkında şu bilgileri verdi:

“Korneadaki biçim bozukluğu olarak da belirlenen keratokonusun bir hayli sebebi öğrenilmekle beraber, gözün sıkça ovuşturulduğu alerjik göz rahatsızlıkları da hastalığa taban hazırlayabiliyor. Çocukluk yarıyılı alerjik konjonktivitin sık görüldüğü sıcak ve tozlu Türkiye gibi ülkelerde ne yazık ki çok daha sık tesadüfülür. Genetik yatkınlık da mevzubahisidir. Ailede bir keratokonus hastası varsa özellikle dikkat edilmelidir zira keratokonusta genetik etken ehemmiyetli rol oynamaktadır. Göz kaşınması, sert kontakt lens kullanımı gibi etrafsal etmenler de genetik olarak müsait bireylerde bu hastalığın ilerlemesine neden olabilir. Bazen de hiçbir şikâyeti olmayan yalnızca miyopi ve astigmat yanılgısını lazer ile rehabilitasyon ettirmek isteyen hastalara yapılan çok özel muayeneler neticeyi teşhis konulabiliyor. Keratokonustan korunmak için gözünüzü ovuşturmayın, kaşımayın ve kesinlikle her sene genel göz tetkikinizi yaptırın.”

Akdeniz ülkelerinde yaygın

Hastalığın her literatürde 2 bin şahıstan birinde görüldüğünü anlatan Dr. Efekan Coşkunseven, Türkiye gibi sıcak ve alerjinin yaygın olduğu ülkelerde bu oranın çok daha yüksek olduğunu söyleyerek keratokonusun belirli başlı özelliklerini şöyle sıraladı:

“Keratokonus özellikle Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde yaygındır. Başlangıç düzeyinde keratokonusun görme üzerine negatif tesiri yoktur. Keratokonuslu hastalarda evvel kontrast duyarlılıkları bozulur. Her rengi aynı canlılıkta görme gibi yakınmalar ortaya çıkar. Özellikle gece görmede meseleler yaşanabilir. Keratokonus ilerlemeye başladıkça çoğu hasta araba kullanırken uzaktaki cisimleri net seçemediğini, televizyon izlerken alt yazıları görememeye başladıklarını fark eder. Bazen hastalar göz kapaklarının üstüne değip baskı yaptıklarında ya da göz kapaklarını yana doğru sürüklediklerinde görmelerinin düzeldiğini, daha net görebildiklerini ifade ederler. Gerçeğinde bu ilerleyen keratokonus olaylarının çoğunda tesadüfülen bir belirtidir. Ancak bu geçici bir düzelmedir. Bu biçimde görmeyi sürdürmek olası değildir. Keratokonusun ilerlemesine bağlı olarak hastaların görme hünerleri ileri derecede kaybolur. Görmenin yüzde 95 kaybı anlamına gelen bu vaziyette, hastalar için bir iki metre ötesini görmek imkânsızlaşır. Bu çoğu şahsın kavradığı anlamda âmâlık olmasa dahi yasal âmâlık denilen görmenin ileri derecede düştüğü seviyedir. Tehlike grubuna giren bireyler takip süreci içinde gözlerini asla kaşımamalıdır. Hastalığın genetik esaslarında kornea ile alakalı yapısal bir farklılık yarattığı için gözleri kaşımak, ovalamak, sert baskı yapmak hastalığın ilerlemesine, erken ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu surattan bu tehlike grubundaki şahıslara ve hastalara gözlerini ovalamamaları, kaşımamaları önerilir.”

Keratokonusu durdurmak olası

Bugün keratokonusun ilerlemesini durdurmak için CCL Corneal Cross Linking öteki bir ismiyle çapraz irtibat usulünün kullanıldığı belirten Op. Dr. Efekan Coşkunseven, rehabilitasyon ayrıntılarını şöyle anlattı:

“Bu usulü hastaya uygulayabilmek için kornea kalınlığının 400 mikronun altında olmaması gerekiyor. Dolayısıyla hastanın bu usul için uygun olup olmadığını kornea kalınlığı ölçümü ve topografik tahlillerden sonra karar verebiliyoruz. Kritik olan nokta hastalığın erken tanısı ve sonrasında rehabilitasyon edilmesi. Keratokonusta erken teşhis kornea nakline kadar ilerleyen hastalığın önlenmesi ve hakimiyet altına alınmasında büyük ehemmiyet taşıyor. Dünyagöz, CCL usulünü 2006 senesinden bu yana Türkiye’de ilk kez uygulayan ve şimdiye kadar 1500’ün üzerinde hasta deneyimi olan bir merkezdir.”

Görmeyi artıracak usuller

Keratakonuslu bir hastanın görmesini artırmak için kontakt lens, millete usulü, topografik lazer rehabilitasyonu ve göziçi kontakt lens olmak üzere 4 değişik usulün bulunduğunu belirten Coşkunseven, bu usulleri anlattı:

Kontakt lens: Günümüzde hali hazırda dünyada kullanılan en yaygın usuldür. Ancak sert yapıda olmaları sebebiyle kullanımları hasta için güç olabiliyor. Bunun yerine bir hayli hasta tarafından seçim edilen Clearkone lens olarak adlandırdığımız lensler yumuşak hybrid ve santral korneayı gözetici özel yapısı ile keratokonus hastalarımızda çok galibiyetle uyguladığımız bir rehabilitasyon usulü.

Millete usulü: Kontakt lensi kullanamayan hastalarda müracaat ettiğimiz bir usuldür. Dünyagöz’debugün Intralase Femtosecond Lazer usulüyle kanal oluşturarak 8 saniye takribî 1-2 dakikada bu operasyonu reelleştirmek muhtemeldir. 5000’den fazla millete deneyimimiz var ve bu mevzuda doktorlaraeğitim de veriyoruz.

Topografik lazer rehabilitasyonu: Türkiye’de yeniden ilk Dünyagöz tarafından yapılmıştır. Rehabilitasyonda lazer, keratokonuslu dokudaki harita inceleme edilerek programlanıyor.

Göz içi kontakt lens: Bu rehabilitasyonla -18 numara sferik ve -6’ya kadar astigmat rehabilitasyonu yapılabiliyor.

Keratokonusta en uygun rehabilitasyon kararının hastanın detaylı tetkikinden sonra verilebileceğini belirten Coşkunseven, CCL rehabilitasyonu ile keratokonus hastalığının durdurabileceğini; kontakt lens, millete, topografik lazer, göziçi kontakt lens rehabilitasyonlarının ise görmemizi artırdığını bu sebeple rehabilitasyonda kontakt lens ve CCL ya da millete ve CCL usullerinin bir arada kullanılması gerektiğini vurguladı.

Bu bulgular varsa kesinlikle hekime müracaat etin:

– Gözünüzde devamlı alerji ve kaşıntı

– Kesintisiz ilerleyen miyop ve astigmat

– Gözlüklerinizden bir cinsli hoşnut olamama

– Gözlüğe karşın net görüş elde edememe

– Gece araba kullanırken güçlük sürükleme

Sigara ve yüksek kolesterol âmâlık tehlikesini artırıyor

Sigara ve yüksek kolesterol âmâlık tehlikesini artırıyor

Kalp, damar ve asap sistemi rahatsızlıklarından böbrek hastalıklarına, ağız ve diş sıhhatinden hipertansiyona kadar bir hayli meseleye neden olan diyabet, gözlere de hasarlı. Diyabetin göz damarlarında kalıcı zararlara yol açabildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Şanlı, bu gibi gidişatların tedbir alınmadığı takdirde görme kaybı ile sonuçlanabileceğini; ayrıca sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği ve kansızlığın da bu vaziyeti tetikleyen öbür ehemmiyetli tehlike etmenleri olduğu ihtarında bulundu.

Göz Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. İsmail Özgür Şanlı, şeker hastalığının, insülin noksanlığı ya da tesirsizliği neticeyi oluşan, yüksek kan şekeri seviyeyi hiperglisemi sebebiyle büyüyen, yaygın metabolik bir damarsal hastalık olduğunu belirterek, “Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki ana tipi vardır. Diyabet, sistemik bir hastalık olduğundan bedende göz, böbrek, damar ve asap sistemi gibi bir hayli uzuvda hasarlara yol açabilir. Diyabete bağlı göz hastalıkları içinde en sık görülen diyabetik retinopati, gözün arttaki ışığı idrak eden ağ tabaka katmanında yaptığı zarar neticeyi oluşan tabloya denir ve insanlarda âmâlık yapan sebeplerin başında kazanç” dedi.

Sigara kolestrol ve kansızlık tehlike etmenlerinden

‘Diyabetik retinopati’nin şeker hastalığına bağlı gözdeki asap katmanı beslenmesinin bozulması sebebiyle ortaya çıkan bir hastalık olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Şanlı:

“Diyabetik retinopatinin oluşma tehlikeyi Tip 1 diyabette, Tip 2 diyabete göre daha fazladır. Diyabetin süresi ehemmiyetli bir faktördür. 30 yaşından evvel diyabet tanısı alındığında diyabetik retinopati oluşma tehlikeyi 10 senede yüzde 50, 30 senede yüzde 90’dır. Yoğun kan şekeri hakimiyeti ile diyabetik retinopati oluşması geciktirilebilir. Ayrıca gebelik de diyabetik retinopati büyümesini tetikler. Hipertansiyon ve böbrek yetmezliği, iyi hakimiyet edilmediği takdirde diyabetik retinopatiyi makûslaştırır. Rastgele bir seviyede diyabeti 15 seneden kısa sürmüş hastalarda diyabetik retinopati oranı en fazla yüzde 45 seviyesinde iken, 15 seneden uzun sürmüş hastalarda bu oran yüzde 62’dir. Sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği, kansızlık öbür ehemmiyetli tehlike etmenleridir” diyerek laflarına şu biçimde devam etti:

En fazla görülen âmâlık sebeplerinden

“Diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yüzde 90’ında görme eksilmesi ya da âmâlığa neden olur. Bu hastalık, gelişmiş ülkelerdeki en ehemmiyetli metabolik âmâlık sebeplerinden biridir ve batı ülkelerindeki tüm âmâlıkların en az yüzde 12’si diyabete bağlıdır.”

İlk düzeyde bulgu vermez

“Diyabetik retinopatinin erken safhalarında, genellikle hastalarda rastgele bir şikâyet yoktur. Görme merkezine akışkan sızması neticeyi, merkezi görmede eksilme olabilir. Bu gidişata ‘makula ödemi’ denir. Şayet kan şeker seviyeyi yüksek izlerse, lüzumlu rehabilitasyonlar yapılmazsa, diyabetik retinopati ilerler. Hastalığın ilerleyen düzeylerinde ise lazer fotokoagulasyon uygulanır. Lazer fotokoagulasyon, hastanın sağlık kurumunda uyumasını gerektiren bir vaziyet değildir. Hasta oturur pozisyondayken yapılır ve operasyon sonrasında hasta evine sevk edilir.”

Senede bir kere göz dibi tetkiki koşul

“Diyabet tiplerinin tanımlanmasında ve rehabilitasyonun tasarlanmasında ‘fundus floresein anjiyografi’ FFA tekniği çok ehemmiyetli yer meblağ. Bu usulde, hastanın kolundan damar içine boya maddesi verilir ve hastanın göz dibinin resimleri çekilir. Böylece diyabetik hastalarda, damarlarda firari, tıkanıklık ve beslenme bozukluğunu tespit etmek muhtemel olabilir.

Çok ilerlemiş diyabetik retinopati olgularında ağ tabaka cerrahisi yapılması gerekebilir. Tip 1 veya Tip 2 diyabeti olan her hasta, diyabetik retinopati büyümesi açısından tehlike altındadır. Diyabeti olan her hasta, en azından senede bir kere ayrıntılı göz dibi fundus tetkiki yaptırmalıdır. Öte yandan diyabetli hastalar üzerinde yapılan çalışmalar, kan şekeri hakimiyetinin, retinopati gelişimini ve ilerlemesini yavaşlattığını gösteriyor. Kan şeker seviyesini klasik hudutlar içerisinde yakalamak, hem göz hem de öbür uzuv hastalıkları tehlikesini eksiltir.”

Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat etmeli

Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat etmeli

Kullanacağınız güneş gözlüğü kesinlikle “ultraviyole ışığını yasaklayıcı” özellikte olmalıdır. Bu özelliği olmayan güneş gözlüğü yalnızca fazla ışığın geçmesini maniler. Ancak bu yasaklama hiçbir fayda sağlamaz, aksine hasar verir. Zira renkli sırça takıldığında göz bebeği küçülmez. Böylece görünen ışık değilse dahi hasarlı ultraviyole ışını göz içine bol ölçüde girer. Her güneş gözlüğü ultraviyole ışınlarının geçişini yasaklamaz. Ayrıca giren UV ışınlarının korneada yansıması ile oluşan doğal koruma bariyeri de bu ışınların renkli gözlük sırçasının arka duvarından geri yansıyıp kırılması ile kırılır. Gözlüklerin nitelikli olması ve evraklı olması gerekir. Öte yandan polarize sırçalar bu mevzuda son derece zaferli sırçalardır.

Çerçeve tercihi ehemmiyetli

Çerçeve seçmek natürel ki zevk, estetik, moda işidir emele de uygun olmalıdır. Hasarlı ışınlardan gözü azami derecede gözetebilmek için çerçeve çevresinden girebilecek ışık en az olmalıdır. Bu sebeple sırçanın göze yakın meskenli olması çok bereketli olabilir. Günlük hayatta zamanın çoğunun konut ve büroda geçtiği düşünülürse göz sıhhati için en doğru aydınlatmayı seçmek büyük ehemmiyet taşıyor. Çünkü, yanlış aydınlatılan etraflarda uzun vakit zaman geçirmek gözde kuruluğa, baş sızısına ve göz bitkinliklerine neden olabiliyor.

Genel ışık veren aydınlatmalar seçim edilmeli

Bürolarda kullanılan ışığın odanın her kısmına homojen parçalaması gerekiyor. Çalışma yüzeyinin parlaklığı, bakılan nesnenin parlaklığının en az üçte biri olmasına dikkat edilmeli. Bu sebeple büro etraflarında genel ışık veren aydınlatmalar, floresan veya kompakt floresanlı armatürlerin seçilmesini öneriyoruz. Halojen ve spot gibi dolaysız ışık veren aydınlatmaların ise yalnızca vurgulanmak istenen noktalarda kullanılmasına itina gösterilmeli.

Çalışma etrafındaki ışığa dikkat

Çocuğun çalışma masasındaki aydınlatmanın gün ışığı gibi tüm renkleri doğru haliyle göstermesi, göz sıhhatlerini gözetmek ve yorulmadan uzun vakit çalışmalarını sağlamak için ehemmiyetlidir. Az ışıkta veya halojen olmayan aydınlatma altında uzun vakit çalışan çoğun gözleri tez yorulur. Bu gidişat okuduğunu iyi görememe ve tez bunalma ve yavaş idrak etme gibi neticelere yol açabilir. Bu sebeple çalışma etrafları aydınlık olmalı ve ışığın dolaysız gözlerine yansımamasına dikkat edilmelidir.

Nitelikli güneş gözlüğü nasıl anlaşılır

– Sırçanın renginin koyu ya da sarihliğinden ziyade ultraviyole ışığını yasaklayıp yasaklamadığı ehemmiyetlidir.

– Sırçanın rengi homojen her yerde aynı ya da grade olmalıdır.

– Gözlüğü taktığınızda flu görmemelisiniz, ayrıntılar kaybolmamalıdır.

– Gözlük sırçasından bakarken gözlüğü hareket ettirdiğinizde görüntü hareket etmemelidir numarasız sırçalarda.

– Sırçaların üzerinde emin patent bilgisi olmalıdır.

Gözlerinizi kaşımayın

Gözlerinizi kaşımayın

Afyon Kocatepe Üniversitesi AKÜMÜLATÖR Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ümit Übeyt İnan, göz alerjilerinin “mevsimsel”, “sene boyu süren” ve “akut” olmak üzere üç çeşidi bulunduğunu söyledi.

Bunlardan en sık görüleninin mevsimsel alerji olduğunu vurgulayan İnan, “Mevsimsel alerji genellikle baharda ortaya çıkar, özellikle mayıs ve haziran aylarında, polenlerin havada uçuşmaya başladığı ve güneş ışınlarının dolaysız olarak göze temas ettiği aylarda başlar. En çok şikayetler bu aylarda olur. Güzde havalar tekerrür soğuyuncaya kadar şikayetler devam edebilir” dedi.

Mevzubahisi rahatsızlığın sebebinin, gözün konjonktiva katmanının karşılaştığı alerjen faktörlere tepki göstermesi olduğunu ve bulgularından sulanma, kızarma ve kaşıntının öne çıktığını dile getiren İnan, seyrek de göz kapaklarında hafif şişlik görülebileceğini anlattı.

Kaşımak gözü gevşetmez

Alerjinin başlangıç ve alevli yarıyılında ışıktan rahatsızlık dinlenebileceği bilgisini veren İnan, şöyle konuştu:

“Görme genellikle etkilenmez. Alerji varsa kesinlikle göz kaşıntısı olur. Gözde hafif kaşıntıyla başlar, hasta gözünü ovalar hafifletmek ister ancak kaşıdıkça şikayetler daha da çoğalır. Susayan insanın tuzlu su içmesi gibi kaşıntılı gözü kaşımak, şikayetleri daha da artırır. Olası mevki gözümüzü elimizden gözetmek gerekir. Şikayetlerin hafiflemesi için de göz damlası öneriyoruz. Alerji çok büyük oranda çocukluk çağında başlar, ergenlik yarıyılı ve üniversite çağında da karşımıza çıkabilir. Hastaların büyük bir oranı bu yaşlardadır. 30’lu yaşlardan sonra genellikle mevsimsel alerji daha enderdir. Rehabilitasyonda alerjiye özel damlalarla özellikle şikayetler çok rahatsız edici ise kortizonlu damlalar da kullanılabilmektedir ancak bunların yan tesirleri bulunduğu için doktor hakimiyetinde alınması gerekir. Rehabilitasyon dışında polenler gibi alerji sebebi etmenlerden veya civarlardan sakınmak, güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak bereketli olabilir.”

Soğuk suyla yıkayın

Soğuk suyla gözü yıkamanın hastayı geçici gevşetebileceğine değinen İnan, gözü kaşımak yerine bu uygulamaların daha doğru olacağını bildirdi.

İnan, mevsimsel göz alerjisinin bulaşıcı olmadığını ancak ailede alerji hikayesi olan ve buna duyarlı bireylerde daha sık tesadüfüldüğünü de sözlerine ilave etti.

Katarakt hakkında öğrenmeniz gerekenler

Katarakt hakkında öğrenmeniz gerekenler

Oftalmoloji göz bilimi alanında dünyanın ehemmiyetli işletmeleri arasında yer alan VSY Biotechnology’nin CEO’su Göz Hekimi Ercan Varlıbaş, dünyada âmâlık sebepleri arasında ilk sıralarda yer alan katarakta ait belirsizleri anlattı. Dr. Varlıbaş, görme hatalarını iyileştirici nitelikli lenslerin kullanıldığı operasyonlar sayesinde hastaların 18 yaşındaki görüş eforuna kavuşabildiğini vurgulayarak mevzuya ait söylemelerde bulundu.

Kataraktın dünyada görülme oranları

Dünya Sıhhat Teşkilatı bilgilerine göre; dünyada varsayımı olarak 85 milyon insanın düşüncesi bozuk, 39 milyonu ise göremiyor. Görüş eforu kaybının yüzde 33’ü katarakt rahatsızlığından kaynaklanıyor. Takribî 20 milyon insan katarakt suratından görme eforunu kaybetmiş. Özellikle düşük kazançlı ülkelerde katarakt âmâlığın en büyük sebebi. Kazanç yükseldikçe bu oran düşüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde katarakt sebebiyle âmâ olanlar yüzde 5 seviyesinde iken Afrika ve Güney Amerika’nın bazı ülkelerinde bu oran yüzde 60’a çıkıyor. 2020 senesinde dünyada 60 yaş üzeri 54 milyon insanın katarakt dolayısıyla âmâ olacağı öngörülüyor.

Türkiye’de katarakt

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de katarakt çoğunlukla yaşa bağlı olarak büyüyor. İhtiyarlayan popülasyon çoğaldıkça katarakt daha fazla görülüyor. Bunun yanı gizeme gençlerde bazı sistemik meseleler, kafa travmaları, ilaç yan tesirleri, gebelikte anne adayının geçirdiği rahatsızlıklarla muhtelif göz hastalıkları neticesinde katarakt ortaya çıkabiliyor. Türkiye’de her sene takribî 400 bin katarakt operasyonu yapılıyor.

katarakt

Operasyonun zaferi için dikkat edilmesi gerekenler

Türk göz doktorlarımızın dünyadaki meslektaşlarından hiçbir yetersizi yok; çok gayretli ve galibiyetliler. Yenilikleri takip ediyorlar, teknolojik mahsulleri, makineleri kullanma yetileri çok eforlu. Fakat şu anda SGK işlem maliyetlerinin düşük olması, teknolojik lenslere ekstra fiyat tahsisatının olmaması gibi sebeplerden dolayı ucuz, hangi koşullarda üretildiği muhakkak olmayan, niteliksiz lensleri kullanmak zorunda kalan hekimler var. Hâlbuki katarak rehabilitasyonu için gözdeki natürel merceğin cerrahi bir usulle çıkarılmasından sonra yerine takılacak lensin niteliği operasyonun zaferini doğrudan etkiliyor. Dolayısı ile lens yeterli değilse operasyon neticesinde yeterli görme eforuna kavuşulamaz.

Daha evvel niteliksiz Hint-Çin lenslerinin hastalara uygulanmasından dolayı yaşanan kasvetlere şahit olduk. Bu gibi vaziyetlerle karşılaşılmaması için sağlık kurumulara temin edilen mahsullerin standartlarının yetkili makamlarca sorgulanması ve yeterli onayların alınması gerekmektedir.

İlaçlarda geçerli olan tüm teftiş mekanizmaları, iyi yapım prosedürleri sağlık kurumularda kullanılan mahsuller için de geçerli olmalı; sıhhat mahsulleri için sadece CE sertifikası yeterli değildir.

katarakt

Göz hatalarını düzenleyici katarakt lensleri seçim edilmeli

En ideal uygulama; hastanın rahatsızlığı dikkate alınarak göz hatalarını kapatan, yüksek görüş eforu sağlayan teknolojik lenslerin kullanılmasıdır ki bu sayede hasta 18 yaşındaki görüş eforuna kavuşabiliyor. Fakat Türkiye’de henüz yüksek nitelik lens kullanım şuuru büyümedi. Bu surattan çoğu zaman operasyon sonrasında gözde yüzde 100 bir iyileşme sağlanamıyor. Katarakt operasyonlarında hastaya uygun, göz hatalarını düzenleyici lenslerin kullanılması teşvik edilmeli.

Kışın gözlerimiz de üşür

Kışın gözlerimiz de üşür

Kuru ve sert hava cildimizi olduğu kadar gözlerimizi de negatif etkiliyor. Gözlerimizin natürel nemini kaybetmesine ve kurumasına neden olabiliyor. Seiko Optik Türkiye Göz Sıhhati Danışmanı Op. Dr. Özgür Gözpınar, kış aylarında yaşanabilecek göz kuruluğuna dikkat sürüklüyor ve alınması gereken temkinlerin altını çiziyor.

Soğuk ve sert hava gözleri kurutuyor

Kışın gelmesiyle beraber günlük yaşamın içinde bir çok alanda sıcak hava üfleyen ısıtıcılara ve kalorifere maruz kalıyoruz. Konut, iş, araba, market gibi alanlarda ve toplu taşımada klimaların üflediği sert ve kuru havayı popülasyon ediyoruz. Isınmak için kullanılan klima ve kaloriferler havadaki nem seviyesini düşürüyor. Etraf havasını kurutarak, beden balansını negatif etkileyen ısıtıcıların cilt ve solunum sistemi üzerinde hasarlı tesirleri olabiliyor. Kuru ve nemsiz hava cildimizi olduğu kadar gözlerimizi de negatif etkiliyor ve gözlerde kuruluğa neden olabiliyor. Op. Dr. Özgür Gözpınar, ‘kuru gözün en büyük bulgusu gözlerde fazla yanma, batma, kuruluk hissi ve zaman zaman da buna bağlı olarak oluşabilecek fazla sulanmadır. Kızarıklık da sık görülür. Bunun için kalorifer ve ısıtıcı bulunan civarlarda şayet hava kuruysa, odayı ıslatıcı aygıtlar veya gözyaşı damlaları kullanılabilir. Ayrıca bol akışkan alımı ve gözyaşı imalini çoğaldıran omega-3 ağırlıklı beslenme de yararlıdır. Özellikle kontakt lens kullananlarda bu bulgular daha da çoğalabilir, bu gibi gidişatlarda yapay gözyaşı damlalarıyla birlikte 1 günlük tek kullanımlık silikon lensleri seçim etmek uygun olacaktır’, diyor.

Her abuhavaya geçim sağlayan gözlükler

Çoğu insan tarafından, güneş gözlüğü yalnızca yazın kullanılan bir aksesuar olarak idrak ediliyor. Fakat güneşten yansıyan hasarlı ışınlar her mevsim gözlerimizi negatif etkiliyor. Kışın ultraviyole ışınlarla beraber rüzgar etmeni de devreye giriyor. Fotokromik olarak öğrenilen, en kolay tarifle gün ışığında koyulaşan, kapalı civarda ise rengi açılan optik sırçalı gözlükler; gözlerimiz için özel bir koruma oluşturuyor. Seiko Sensity, sıcaklık, nem ya da UV seviyeleri ne olursa olsun merceğin renk tonunu statik yakalayan uslu ‘Stabilight Technology’ teknolojisini kullanarak, gözlüğünüzün renk tonunu alıngan bir biçimde ayarlıyor. 30 saniyede basmakalıp sırçadan güneş gözlüğü tonlarına geçiş yapabilen tasarımıyla, bulunduğunuz etrafa süratle ve kusursuz bir biçimde geçim sağlıyor. Kapalı ve sarih civarlarda gözlerinizi ışığa fazla maruz kalmaktan gözetiyor. Seiko Sensity, ileri fotokromik teknolojisiyle yanılgısız bir tasarımı birleştirerek, güneşin çıktığı andan itibaren konforlu bir biçimde görebilmenize destekçi oluyor.

Gözlük mü lens mi

Gözlük mü lens mi

Görme bozukluğu olan bireylerin usunda hep aynı sual işareti vardır: Gözlük mü kullanmalıyım, yoksa kontakt lens mi? Her ikisinin de kendi içinde avantaj ve dezavantajlarının bulunduğunu söyleyen Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. U. Emrah Altıparmak, “Bu sebeple pek çok birey bazı gidişatlarda lensi, bazı vaziyetlerde de gözlüğü kullanarak her ikisinin de avantajlarından faydalanabiliyor” diyor. Gözlük veya lens kullanımını karşılaştırdığımızda ortaya çıkan neticeleri Prof. Dr. Emrah Altıparmak anlattı.

Gözlük kullanımı basit ve tehlikesiz

Gözlüklerin öğrenilen takribî 900 senelik geçmişine rağmen kontakt lenslerin ortaya çıkışı 1890’lı senelere denk geliyor. Ancak kontakt lenslerin buluş edilmesi ve lazer cerrahinin yaygınlaşmasına karşın gözlüğün hali hazırda yaygın bir görme taşıtı olduğuna dikkat sürükleyen Prof. Dr. Emrah Altıparmak, gözlüğün avantajlarını madde madde şöyle anlatıyor:

– Kullanımı ve alışmasının basit olması,

– Göz sıhhati ve güvenliği açısından ehemmiyetli bir tehlike oluşturmaması,

– Çocuklarda güvenle kullanılabilmesi, bazı göz kaymalarında rehabilitasyon

– İmalinin ucuz, bakımının basit olması,

– Kozmetik emellerle de kullanılabilmesi,

– Hemen her görme hatayı için üretilebilmesi,

– Atletik emelli kullanım için üretilebilmesi sayesinde su sporları dahil pek çok alanda kullanılabilmesi,

– Sahip olduğu filtreler sayesinde görüntü niteliğini iyileştirerek günlük yaşamı basitleştirmesi.

Lenslerin görme açısı geniş ve daha estetik

Kontakt lenslerin, alışması azıcık daha zaman alan ve motivasyon gerektiren bir gereç olduğunu belirten Prof. Dr. Altıparmak, “Kullanımı mevzusunda hijyene özellikle dikkat etmek gerekir. Bunun karşılığında da hem gözlüksüz olmanın getirdiği kozmetik avantaj, hem de daha geniş bir görme açısı sunar” diyor. Prof. Dr. Altıparmak, kontakt lenslerin artı ve eksilerini ise şöyle değerlendiriyor:

Avantajları

– Estetik emellerle gözlük kullanmak istemeyen şahıslar için daha uygun olması,

– Görme açısının geniş olması,

– Buğulanmadıkları için yağmurlu-karlı havalarda ve spor etkinliklerinde daha iyi görüş sağlaması,

– Numara meseleyi olmadığı için istenen stilde güneş gözlüğü ile kullanılabilmesi, numaralı güneş gözlüğüne lüzum dinlenmez.

– Son senelerde geliştirilen astigmat düzenleyici torik ve orta yaşta görülen yakın problemini presbiyopi düzenleyen lenslerin multifokal ortaya çıkması ile daha çok hastaya hitap etmesi,

– Yumuşak lenslerin kullanıma girmesi ile beraber maliyetlerinin düşmesi,

– Günlük kullan-at lenslerin ortaya çıkması ile aynı lenslerin uzun vakit kullanımı sonrası ortaya çıkan mikrop kapma, görmede flulaşma gibi meselelerin eksilmesi,

– Kornea sivrileşmesi olarak öğrenilen ‘keratokonus’ gibi bazı hastalıklarda sert lens veya hibrid yarısı sert- yarısı yumuşak lens kullanımının gözlüğe göre çok daha iyi görüş sağlaması.

– Renkli lensler ile kozmetik olarak başkalaşım sağlaması.

Dezavantajları

– Alışma süresi külfetli olması, takıp çıkarma mevzusunda yetkin oluncaya kadar emin bir vakit gerektirmesi,

– Bakım ve kullanımının itina ve hijyen kaidelerine geçim gerektirmesi; çok kolay olan bu kaidelere uyulmadığı takdirde göz ve özellikle de korneanın mikrop kapması ihtimalinin bulunması, mikrop kapma neticesinde ciddi problemler ve görme kayıpları tehlikesinin bulunması,

– Alerjik yapıda olan bireylerde göz alerjisini tetiklemesi,

– Göz kuruluğuna neden olabilmesi,

– Aylık veya 2 haftalık lens kullanan bireylerin yanlarında devamlı lens solüsyonu ve kabı taşımak vaziyetinde olması.

Page 1 of 71 2 3 7