Kanser için D vitamini bedellerinize önemseyin

Kanser için D vitamini bedellerinize önemseyin

İnsan bedeninde bir hayli ehemmiyetli işleve hizmet eden D vitamini kanser yaradılışına karşı da büyük ehemmiyet taşıyor. Dünya Kanser Haftası’nda D vitamininin uzuvların çoğunu etkileyen bir hormon olduğuna dikkat sürükleyen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.Rüştü Serter, ” D vitamini eksik olan fertlerde sütun, rektum, meme, over, prostat, mide, mesane,özefagus, böbrek, akciğer, pankreas, uterus, non-Hodgkin lenfoma, multiple myeloma kanser cinslerine daha sıkrastlanıyor. Daha sarihçe şöyle ifade edebiliriz ki, D vitamini yeterli olan şahıslara mukayeseyle eksik olanların bu kanser cinslerine karşı tehlikeleri daha yüksek oluyor. Ayrıca ,D vitamini seviyeleri çoğaldıkça kanser insidansı eksiliyor. Türkiye gibi 37. enlemin kuzeyinde olan ülkelerde güneş ışınlarının büyü açısı D vitamini gereksiniminin karşılamasında beceriksiz kalıyor ve bu ülkelerde çoğalış gösteren D vitamini yetersizliği bunalım gibi psikolojik meselelere neden olabiliyor. Tüm bu nedenler dolayısıyla 37. enlemin güneyinde daha az kronik hastalık görülüyor” söylemesinde bulundu.

D vitamini, kanserin ilerlemesini ve vefat oranını eksiltiyor

D vitamininin kanserli fertlerde vefat oranını eksilttiğine dikkat sürükleyen Prof. Dr. Rüştü Serter, D vitamini kanserin ilerlemesini ve hastayı negatif etkileme sürecini de yavaşlatıyor. Avrupa Endokrin Derneği Muayenehane Uygulama Rehberine göre D vitamini alımında günlük idame dozlar;

– 1 yaşından ufak bebeklere günde 400 birim,

– 1-18 yaş arası çocuklara günde 600 birim,

– 18 yaş ve üzeri erişkinlerde günlük 1000 birimdir.

Son yarıyıllarda sprey formu gibi kullanımı basit, katkı maddesi ve BHA kapsamayan D3 vitaminleri seçim edilmektedir.

Yaz yanaşırken ‘Melanom’a dikkat!

Yaz yanaşırken ‘Melanom’a dikkat!

Melanomun rehabilitasyonunda erken teşhisin çok ehemmiyetli olduğunu belirten Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Azası Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, mevzuyla alakalı tekliflerde bulundu. Tehlike taşıyanların, senede en az iki defa saçlı ten de dahil olmak üzere tüm bedendeki benlerinin çaplarında farklılık veya renk farklıyı olup olmadığını hakimiyet etmesi ve senede bir defa dermatolog tetkiki yaptırması büyük ehemmiyet taşıyor.

Hasta rakamlarında çoğalış var

Melanin isimli cilde rengini veren hücrelerin hakimiyetsiz artması neticesinde ortaya çıkan bir cilt kanseri olan Melanom, son senelerde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çoğalış gösteriyor. Melanom, cildin diğer urlarından değişik olarak uzak uzuvlara atlama, escort alanya başka bir deyişle metastaz yapma sıklığı yüksek olması sebebiyle en asabi seyirli cilt kanseri olarak öğreniliyor. Dünya Sağlık Teşkilatı bilgilerine göre her sene 132 bin bireye melanom teşhisi koyulurken, hastalıkta yaş, ırk ya da cinsiyet ayrımı olmadığı belirtiliyor. Melanom sıklığındaki çoğalışın esas sebebi olarak ozon katmanındaki seyrelmeyle beraber güneş ışınlarının hasarlı tesirleri gösterilirken, ozon katmanındaki yüzde 10’luk bir eksilme, mevcut sayılara ek olarak senelik 4.500 melanom hastasının daha ilave edilmesi anlamına geliyor.

Yaz mevsimi yanaşırken yapılması gerekenler

Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği 10.00 – 16.00 saatleri arasında, muhtemel olduğunca güneş ışınlarından korunmak gerektiğini belirten Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, güneşin hasarlı tesirlerinin önlenmesi için sarih havada geniş şapka takmanın, uzun kollu giysileri seçim faktörün, en ehemmiyetlisi de 30 etmen ve üzerinde gözetici kapsayan güneş kremleri kullanmanın ehemmiyetinden bahsetti.

Erken teşhis çok ehemmiyetli

Hastaların veya melanom açısından tehlikeli fertlerin, kesinlikle periyodik olarak senede en az iki defa ayna karşısında, saçlı ten de dahil olmak üzere tüm bedendeki nevüslerin benlerin çaplarındaki veya renklerindeki farklılıkların gözlemesinin melanomda erken teşhis için ehemmiyetli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kılıçkap, senede bir defa dermatolog tetkiki yapılmasının da ehemmiyetini belirtti.

Tanıda yaşanabilecek en ehemmiyetli güçlüğün ihmalkârsızlık olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıçkap, “Özellikle bedenimizdeki benlerin biçim ve renk farklılığı gibi karakteristik özelliklerinin değişikleşmesi ehemmiyetli bir uyarıcı etkendir. Böyle bir vaziyette kesinlikle hekime müracaat etmek gerekir. Gerektiğinde kuşkulu lezyonlardan biyopsi alınmalı ve muhtemelse melanom mevzusunda tecrübeli bir patolog tarafından ur varlığı incelenmelidir.” dedi. Prof. Dr. Kılıçkap, melanomun, cildin her yerinde ortaya çıkabileceğini vurgularken, bu sebeple saçlı ten, bayan genital bölgesi, anal bölge ve ağız içi gibi mukozal alanların da dikkatli bir biçimde araştırılması gerektiğini belirtti.

Tıbbi olarak 4 düzeyde değerlendirilse de melanom reelinde yerel hastalık, bölgesel hastalık lenf nodu metastazı veya ura yakın alanlarda ikinci bir melanom varlığı ve yaygın başka bir deyişle metastatik hastalık olarak 3 grupta değerlendiriliyor. Yerel hastalıkta takip veya bağışıklık sistemini faal hale getiren aşının seçim edildiğini belirten Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, “Özellikle mitoz rakamı düşük, Breslow kalınlığı urun dikey kalınlığı 1 mm’nin altında olan hastalar rehabilitasyonsuz izlenmekte iken Breslow kalınlığı 4 mm ve üzeri olan veya mitoz rakamı çok yüksek olan tehlikeli hastalar interferon ile rehabilitasyon edilebilir. Son çalışmalar, metastaz yapmamış ancak yüksek tehlikeli yerel ileri aşama melanom hastalarında gözetici emelle kullanılan immunoterapi ve BRAF inhibitörlerinin de aktif rehabilitasyon olduklarını ortaya koymuştur.” dedi.

Yeni rehabilitasyon casusları rehabilitasyon galibiyetini artırıyor

Melanom rehabilitasyonunda kullanılan kemoterapi ilaçlarının istenilen zafere erişemediğini aktaran Prof. Dr. Kılıçkap, 2010 senesine kadar melanom rehabilitasyonunda kullanılan ilaçların rakamı oldukça hudutlu iken, son senelerde immünoterapi casusları ve BRAF değişinimi olan hastalar için BRAF ve MEK inhibitörleri gibi ilaçlar kullanıldığını ve yakın zamanda yeni rehabilitasyonların devreye gireceğini belirtti.

Sıcak havalar beyin kanamasını tetikliyor

Sıcak havalar beyin kanamasını tetikliyor

Sıcak hava ve güneş ışınları bir hayli rahatsızlığı tetiklerken, beyin kanaması tehlikesini de artırıyor.Memorial Şişli/Ataşehir Beyin Asap ve Omurilik Cerrahisi Kısım Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı,özellikle tansiyon meseleyi olanları sıcak havalar ve güneş ışınlarından sakınması gerektiği mevzusunda uyarıyor. Fazla sıcaklar, yüksek tansiyon hastalarını ve fazla kilolu fertleri daha fazla etkiliyor. Tansiyonun ani ve teftişsiz yükselmesi, beyin kanamalarına neden olabiliyor. İleri yaş hastalığı olanlar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için de fazla sıcaklar, kısa müddet bile olsa büyük tehlike oluşturuyor.

Bedeninizi susuz vazgeçmeyin

Sıcak havalarda beyin kanamasına neden olan en ehemmiyetli etmenler ısı balansının bozulması ve bedenin susuz kalması. Lüzumlu ihtiyatların alınması, özellikle de bedenin su balansının korunması hayati ehemmiyet taşıyor. Çay, kahve, asitli meşrubatlar ve meyve sularının suyun yerini yakalamadığı unutulmamalı. Gün içinde 2,5-3 litre su harcanmasına itina gösterilmeli.

Bu bulgulara dikkat

Beyin kanamasının en öğrenilen bulguları ise bulantı, kusma, şiddetli baş sızısı, tembellik, bedenin her hangi bir yerini hareket ettirememe, şuur kaybı, uykuya meyil ve konuşmada bozukluk. Bu şikayetler ile karşılaşıldığında birey fazla hareket ettirilmeden kısa vakitte bütün ekipmanlı bir sağlık kurumunun acil servisine eriştirilmeli.

İhtiyat alın

Sıcak havalarda beyin kanaması tehlikesini eksiltmek için alınabilecek temkinler:

– Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik eriştiği 10.00 – 16.00 saatleri arasında serin etraflarda bulunmaya itina gösterilmeli.

– Güneşe çıkılacaksa baş bölgesini gözetecek şapka ya da bandana takılmalı.

– Hekim hakimiyetinde kullanılan bir ilaç varsa umursamama etmeden kullanılmalı, özellikle tansiyon hakimiyet altında yakalanmalı.

– Fazla sıcaklarda susamayı beklemeden su içilmeli.

– Aç kalmamaya itina gösterilmeli ve beslenme kumpasına dikkat edilmeli. Fast food stili besinler harcanmamalı, tuz olası olduğunca sofradan uzak yakalanmalı.

– Sporun sabah veya akşam serinliğinde yapılmasına itina gösterilmeli. Bedene fazla yük bindirecek sporlardan uzak durulmalı.

– Sigara içiliyorsa vazgeçilmeli, içilen etraflardan uzak durulmalı.

– Fazla şiddetli baş sızısı sezildiğinde zaman kaybetmeden bir sıhhat müessesesine müracaat etilmeli.

Güneş kirleri için nebatsal kür

Güneş kirleri için nebatsal kür

Genellikle yaz tatillerinde güneş ışınlarından dolayı ciltte güneş kirleri oluşabilir. Sizin de böyle bir probleminiz varsa güneş kirlerinden kurtulmak için kayısı ve elma ile yapılan bu kürü sınayabilirsiniz.

Continue reading …

D vitamini beceriksizliği rahatsızlıkları

D vitamini beceriksizliği rahatsızlıkları

Kışın dışarıda yeteri kadar süre geçirmemek, D vitamini noksanlığını artırıyor. Süt mahsulleri harcamamak, vitamin kullanmamak da noksanlığın devam etmesine neden oluyor. D vitamini beceriksizliği rahatsızlıkları ise bunalım, adale sızıları ve kemik erimesi gibi rahatsızlıklar. Bunların önüne geçmek için kesinlikle D vitamini kullanın.

D vitamini beden sıhhatinizin ehemmiyetli bir parçasıdır. Ruh sıhhati açısından ehemmiyetli olan serotonini artıran D vitamini, aynı zamanda bağışıklığınızı kuvvetlendirir, asap ve adale sistemlerinin sıhhatli çalışmasını sağlar, bazı kanser cinslerine karşı korunmaya destekçi olur. D vitamininden faydalanmanın en basit yolu, haftada birkaç kere gözetici krem kullanmadan güneşte 15-20 dakika süre geçirmektir. İçinde bulunduğumuz kış aylarında hava şartları ne yazık ki buna pek izin vermiyor.

d vitamini

Günlük gereksinimimiz 600 IU’dur

Harvard Millet Sıhhati Okulu’na göre, dünya genelinde 1 milyar insanın D vitamini beceriksizliği bulunuyor. Yaşamınızın neredeyse her alanında sıhhatli tercihler yaptığınız halde, yüksek tansiyon ve diyabet tehlikenizi 2.5 kat artıracak çok ehemmiyetli bir mevzuyu ilgisizlik ediyor olabilirsiniz. İlgisizlik edilen D vitamini beceriksizliği tehlikeyi altında olan insanlarda çoğunlukla görülen ortak özellik, süt mahsullerinden sakınma ve fazla dışarıya çıkmamaktır.
Günlük gereksinimimiz olan D vitamini bedeli 600 IU’dur. Günde birkaç dakika güneş ışığına çıkmak, bedenin D vitamini seviyesini geri yüklemeye destekçi olur. Kimilerimizin kullandığı vitamin, mineral ve kalsiyum desteğinin içerisinde yeterli seviyede D vitamini bulunmaktadır.

d vitamini

Kemik erimesi nedeni

Kanadalı analistler, güz ve kış ayları süresince, kandaki D vitamini ölçüsünün ehemmiyetli miktarda eksildiğini gözlemlemiştir. Test ettikleri insanların üçte birinde D vitamini ölçüsünün, bedenin kemik yenileme işlevini etkileyecek seviyeye kadar düştüğü fark edilmiş. Bu araştırmayı Amerika Birleşik Devletlerinde De yapan bilim adamları aynı neticeyi elde etmiş. Tenimiz güneş ışığındaki enerjiyi D vitamini üretmek için kullanıyor. Soğuk havada dışarıya çıkma isteğimiz doğal olarak düşüyor ve bu da kışın daha az gün ışığı almamız anlamına geliyor. Kışın dışarıdayken gün ışığı bedenimizde daha cılız bir tesir yaratır ve ıslatıcılardaki güneş gözeticileri de D vitamini imalini eksiltir. Günde bir kere aldığımız bir multi vitamin, günlük gereksinimimiz olan D vitamini ölçüsünün tamamını karşılayacaktır. D vitamini; çocuklarda raşitizm, bayanlarda kemik erimesi başka bir deyişle osteoporozun önlenmesine destekçi olur.

d vitamini

Kronik sızıya yol açabilir

Peki bedeninizde D vitamini beceriksizliği olduğunu nasıl anlarsınız? İşte bu bulgular:

– Son zamanlarda ekstra enerji tüketmediğiniz halde aralıksız terliyorsanız D vitamini yetersizliğiniz olabilir. D vitamini noksanlığında özellikle surat bölgesinde fazla bir terleme ve bu terlemeye bağlı olarak ortaya çıkan parlama görülür. Bu gidişata sıkça maruz kalanlar D vitamini yetersizliğinden şüphelenebilirler.

– American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir araştırmaya göre, D vitamini beceriksizliği osteoporoz belirtilerini süratlendirebilir veya makûslaştırabilir. Bu gidişata bağlı olarak kemik kırılması tehlikeyi çoğalır. Unutmamak gerekir ki D vitamini ihtiyaçlarını yalnızca beslenme yoluyla bitirmek neredeyse ihtimalsizdir. Beslenmenin yanı gizeme güneş ışığı, ek besinler gibi yardımlara da gereksinim vardır.

– Araştırmalar, bayanlarda D vitamini yetersizliğinin kronik sızılara rol açabileceğini ortaya koydu. Ayrıca değişik araştırmalar, fibromiyalji sızıları ile D vitamini beceriksizliği arasında iletişim olduğunu da ortaya koyuyor. Her iki araştırma neticesine göre kronik nedeninin de D vitamini beceriksizliği olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, sporcularda yeterli D vitamini seviyeleri idman sonrası sızıyı önleyebilir ve adale kurtarma süratini artırabilir.

– D vitamini yetersizliğinin, serotonin gibi hormonları etkileyerek beyinde bunalım ile alakalı kısımlarda rol oynadığı görülmüştür. Bu vaziyet D vitamininin asap sistemi için ehemmiyetli bir vitamin olduğunu ortaya koymaktadır.

d vitamini

Daha fazla mantar harcayın

Mantar, güneş ışığına maruz kaldığında tıpkı cildinizdeki hücreler gibi D2 vitamini üretir. Mantarın, 85 gramında 400 IU D vitamini vardır. Bu da günlük lüzumunuzun 600 IU olduğu düşünüldüğünde yeterince tatmin edici bir seviyedir.
Ayrıca D vitamini seviyenizi yükseltmek istiyorsanız, yumurtanın sarısını harcayabilirsiniz. Özellikle D vitamini yumurtanın sarısında yoğunlaşır ama tam yumurtayı yemeniz her zaman daha doğru ve sıhhatli olacaktır.
Süt ve süt mahsullerini beslenme listenize ilave etmeyi unutmayın. Kalsiyum açısından oldukça zengin bir kaynak olan süt ve süt mahsulleri aynı zamanda D vitamini açısından da oldukça zengindir. Bir kadeh sütten, günlük D vitamini lüzumunuzun takribî yüzde 13’lük kısmını elde edebilirsiniz.

d vitamini

Somon balığı yiyin

Rastgele bir destek almadan tek başına beslenme ile yeterli ölçüde D vitamini almak pek basit değildir. Ama somon balığından iyi bir ölçüde D vitaminini elde edebilirsiniz. Somon gibi yağlı balıkları sık sık harcayın. 85 gram pişmiş somon, günlük D vitamini lüzumunuzu karşılamaktadır. Yalnızca öğle ve akşam yemeklerinde salata veya ızgara somon harcamak yerine kahvaltınızda füme somon yiyebilirsiniz.

d vitamin

Adale bitkinliğine neden olur

D vitamini beceriksizliği, kendinizi fazla bitkin sezmenize neden olabilir. Özellikle adale bitkinliği biçiminde görülen bu bitkinlik bulgusu size bu noksanlığın bir öbür işaretidir. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, 60 yaşındaki erişkinlere D vitamini dayanağı yapıldığında adale bitkinliğinde yüzde 20 oranında düşüş olduğu görülmüştür.

d vitamini

Dışarı çıkın

Güneş ışığı D vitamini için en iyi kaynaktır. Natürel ki güneş ışığına direk biçimde maruz kalmak da kanser tehlikesini artıran bir unsurdur. Neyse ki, gözetmesiz kısa süreli güneşe maruz kalma dahi gereksinim dinlediğiniz D vitamini seviyesini pozitif biçimde etkileyecektir.

özel içeriğidir.

Güneş kreminizi günde 6 kaşıktan az sürmeyin

Güneş kreminizi günde 6 kaşıktan az sürmeyin

Türkiye İlaç ve Tıbbi Makine Müesseseyi, güneşten gözetici kozmetik mahsullere ait kullanım klavuzu hazırladı. Buna göre, mahsuller seçilirken hem UVB hem deUVA ışınlarına karşı koruma sağlamasına dikkat edilmeli.

Mahsuller yaftada belirtilen ölçüde kullanılmalı, özellikle erişkinler için bu ölçü, 6 çay kaşığından az olmamalı. Mahsuller, doğrudan güneş ışığına maruz vazgeçilmemeli, fazla sıcaktan korunmalı ve rengi, kokusu değişmişse kullanılmamalı.

Güneş gözeticilerin yaftasını iyice okuyun

Krem ve spreylerin göz ile temasından sakınılmalı. Güneşderi gözetmenin kesintisizliğini sağlamak için özellikle yüzdükten sonra uygulama harekâtı yinelenmeli. Rehberde, mahsullerin üzerinde bulunmaması gereken ifadelere de yer verildi. “UV ışınlarından yüzde 100 gözetir”, “hiçbir şartta mahsulü tekerrür uygulamaya gerek yoktur”, “tüm gün koruma sağlar” gibi ifadeler güneş gözetici mahsullerin üzerinde yer alamayacak.

Ayrıca bebeklerde ve çocuklarda yeterli koruma sağladığına dair ibarelere de netlikle yer verilmeyecek. Harcayıcıların gözetici mahsul kullanılsa dahi güneşte çok uzun zaman kalmaması mevzusunda da uyarılması gerektiği belirtti.

Kuruyemiş yiyerek kuvvetlenin

Kuruyemiş yiyerek kuvvetlenin

Her anlamda eforlu olmak, ne kadar ehemmiyetli reelinde. Eforlu bir adale sistemi, eforlu bir beyin, eforlu bir kalp, eforlu saçlar, kendini iyi sezmek ve sıhhatliyim diyebilmek ‘kendini eforlu sezmekten’ geçiyor. Kuruyemişler bize hem efor veriyor hem de sıhhat. İkisi bir arada harikulade; ama kalori hakimiyeti yapmadığınızda, başka bir deyişle iyi gelsin diye avuç avuç yemeye başladığınızda kuruyemişlerin makûs suratı ile karşılaşabilir, bu nedenle kilo alabilirsiniz.

Dozunu ayarladığınız sürece cebinizde hergün kuruyemiş olmalı. Kilonun dışında bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, unutkanlığı önlemek, hatta sıhhatli kilo çoğalışı için müracaat eteceğiniz ilk yer kuruyemiş kutuları olmalı.

İşte kuruyemişin bereketleri…

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Güneş gözlüğü tercihinde püf noktalar

Güneş gözlüğü tercihinde püf noktalar

Yaz ve kış aylarında gözlerimizi güneşten gelen UV ışınlarından gözetmenin en uygun ve tesirli yolu güneş gözlüğü kullanmak. Bu anlamda güneş gözlüğü aksesuar olmaktan çok, göz sıhhati için gerekli bir gözetici vasıta ve sıhhat malzemesi kabul edilmelidir. Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gereken püf noktaları sizin için sıraladık.

Surata bütün oturması koşul

Güneş gözlüğü tercihinde tabi ki estetik duruş yanında surat biçimine göre yapılması ehemmiyetlidir. Tercihinde surata iyi oturması, surat anatomisine uygunluğu belki de en duyarlı etkenler arasındadır. Özellikle kulaklara, buruna baskı yapmayan,ve muhtemel olduğunca daha fazla alanı örten güneş gözlükleri seçilmelidir. Üstten, yanlardan, alt alanlardan yansıyan ışınların geçişini yasaklayan büyüklükte gözlükler seçim edilmemelidir.

Nitelik evrakına dikkat

Gözlüklerin muhakkak bir standardı ve nitelik dokümanı olması gerekir. Gözlük sırçasının yüzde 99 ve üzerinde ultraviyole gözetmesi olduğuna veya 400 mm altındaki ışınların filtre ettiğine dair bilginin varlığı denetlenmelidir.

Doğru mahsulü nasıl anlarsınız

Pahalı gözlük her zaman iyi ve doğru gözlük demek değildir. Ayrıca güneş gözlüklerinin lensleri de optik olarak nitelikli ve çiziksiz olmalıdır.

D vitamini alacağım diye kanser olmayın

D vitamini alacağım diye kanser olmayın

Güneşin kendini en fazla sezdirdiği bahar ve yaz aylarında, güneşlenerek D vitamini alma mevzusunda doğru bilgilendirmeyi yapmak üzere dermatologlar milleti uyardı. Türk Cildiye Derneği Başkanı Doç. Dr. Güneş Gür Aksoy “Güneş ışınlarıyla tenimizden D vitamini yapılması çok cazip bir alternatif gibi görünse de, güneş ışınlarının teni bozarak ihtiyarlatması ve ten kanserlerine neden olabilmesi unutulmamalıdır” dedi.

D vitaminini nerelerden alabiliriz?

Eforlu ve sıhhatli olmak için D vitaminine lüzumumuz var. D vitamini yağda çözünen bir vitamindir. Gıdalardan ve dayanak olarak dışarıdan aldığımız D vitamini bağırsaklardan emilir. Gıdalardan özellikle yumurta sarısından, peynirden, somon, ton balığı gibi yağlı balıklardan, balık yağından, karaciğerden ya da etten D vitamini alabiliriz. Bunun yanında D vitamini güneş ışınlarının takviyesiyle tenimizde üretilir. Tenden yapılan lider D vitamini karaciğer ve böbrekten geçerek faal haline kazanç.

Güneş’e dikkat!

Güneş ışınlarıyla tenimizden D vitamini yapılması çok cazip bir alternatif gibi görünse de güneş ışınlarının teni bozarak ihtiyarlatması yanında, ten kanserlerine neden olabildiği unutulmamalıdır. Melanom son senelerde daha sık tesadüfülen, ölümcül ten kanserlerindendir. En ehemmiyetlisi daha çok güneş daha fazla D vitamini anlamına gelmemektedir. Tenden bir ölçü D vitamini yapıldıktan sonra üretim durur, tahrip başlar. Dolayısıyla fazla güneş ışını aldığınızda D vitamini üretmediğiniz gibi hasarlı, kanserojen olan güneş ışınlarına maruz kalmış olursunuz. Bronzlaşma teninizin güneş ışınlarından zararlandığının bulgusudur ve ten koyulaştıkça da D vitamini imali gitgide eksilir. Dolayısıyla sarih derililerde, saat 10:00-15:00 arasında 5 dakika yalnızca surat, kollar, bacaklar güneş görse yeterlidir. Koyu derililer ise 15 dakika yeniden bu bölgelerde güneş görmesi yeterlidir. Güneşderi korunma her zaman temel olmalıdır. Gölgede kalınmalı, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde 5-15 dakika dışında güneşe çıkılmamalıdır. Geniş kenarlı şapka kullanılmalıdır. Dışarı çıkmadan 30 dakika evvel güneş kremi sürülmeli, 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Avustralya’da yapılan çalışmalar, güneş kremi kullananlarla kullanmayanların D vitamini seviyesinin aynı çıktığını göstermiştir. 50 yaş üzerinde tenden D vitamini imali ciddi oranda eksilmeye başlar, ve yaş ilerledikçe tenden D vitamini imali daha da eksilir.

Şahıslardaki D vitamini seviyesi nelerden etkilenir?

Şahısların D vitamini seviyelerini yaş tesirler, yaş çoğaldıkça güneşden D vitamini yapılamaz hale kazanç. Bunun dışında bireyin deri rengi ehemmiyetlidir. Koyu derililer aynı ölçü D vitamini imali için daha uzun müddete gereksinim dinler. Obezitede D vitamini seviyeleri düşer. Güneşe yakınlık etkileyeceğinden yüksek yükseltide daha çok D vitamini yapılabilir. Hava lekeliliği güneş ışınlarını soğurduğundan D vitamini imali eksilir. Yiyeceklerle alınan D vitamini; ince bağırsaklardan emildiğinden bağırsak hastalıklarında, karaciğer ve böbrek hastalıklarında yetersizliği görülebilir.

Kimler D vitamini yetersizliği açısından tehlike altındadır?

50 yaş üzeri şahıslar, örtülü şahıslar, koyu derililer, yalnızca anne sütüyle beslenen bebekler ve obezler D vitamini yetersizliği tehlikeyi altındadırlar.

D vitamini aşırısı diye bir şey var mıdır?

D vitamini en çok sağlam ve eforlu kemiklerimizin olması için ehemmiyetlidir. Bunun yanında bunalımdan, belleğe, saç dökülmesinden, kanser yaradılışına kadar sütun, meme başta olmak üzere otoimmün hastalıkların gelişiminde yargılanmaktadır. Ancak D vitamininin aşırısının da çok hasarlı olduğu andırılmalıdır. Kalp ritm bozukluklarına ve böbrekte taş yaradılışına neden olabilir. Hatta pankreas kanseri gibi kanserlere neden olabileceğine işaret eden çalışmalar vardır.

Devamlı güneşlenirsek daha çok D vitamini mi üretiriz?

Bu gidişatta en doğrusu D vitamini seviyelerinizin hekiminiz tarafından ayarlanmasıdır. Hekiminiz ideal seviyelerde yakalayacak biçimde D vitamini desteğiyle olması gereken seviyede yakalamış olacaktır. Böylece güneş ışınlarıyla deriniz ihtiyarlamamış olacak ve karsinojen güneşten korunarak kanserlerden korunmuş olacaksınız.

Varisi olanlar sıcaktan uzak dursun

Varisi olanlar sıcaktan uzak dursun

Bayanlarda daha fazla gözlemlenen varisler bir toplardamar hastalığı olarak hem sızı yapması sebebiyle hayat niteliğini tesirlerken estetik dışı görüntüsüyle de pek çok şahsın mesele yaşamasına neden oluyor. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, yaz aylarında pek çok şahsın varis suratından estetik meseleler yaşadığını, buna ek olarak kaşıntı, bacak sızısı, bacak bitkinliği, şişme ve ağırlık, cilt renk metamorfozu gibi problemlerden muzdarip olduğunu söyledi: “Varis zamanla zayıflamış damar duvarları nedeniyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Cilt yüzeyine yakın biçimde görülen, bükülmüş ip gibi dokusuyla, hem estetik hem de sıhhat şikayetleri olarak insanların yaşamını etkiliyor. Yaz mevsimini yaşadığımız ve havaların fazla sıcak gittiği şu günlerde, varisi olan fertlerin çok daha fazla dikkatli olması gerekiyor” dedi.

Güneş varisi tetikler mi

“Güneş, varise ya da örümcek ağı görüntüsü dediğimiz apaçık kılcal damar meselesine neden olmaz. Ancak, laf gelimi varisli bacaklarda güneş banyosu sırasında yükselen ısıyla beraber, damarların gelişmesine ve çok daha apaçık hale gelmesine neden olur. Cilde yakınlaşan damarların içi fazla kanla dolar ve bu hastalıklı damarlardaki kan akışı çoğalışı, varislerin çok daha büyük gözükmesini sağlar” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur sadece güneşin değil aynı zamanda sıcak banyo ve uzun süren hamam seanslarının da aynı tesiri yaratabileceğini kaydoldu.

Varisin rehabilitasyonu olası

Şahısların varis problemlerini pratik ve tesirli uygulamalarla analiz etebildiklerini söyleyen Dr.Cihantimur, ” Varis rehabilitasyonunun bir an evvel yapılması, bu damar hastalığının hakimiyet altına alınması açısından çok ehemmiyetlidir. Estetik International muayenehanelerimizde, değişik varis rehabilitasyonlarıyla, bireye özel çözümlerle, özellikle estetik endişelerinden kurtulmalarına kastediyoruz” dedi ve varis meseleyi yaşayanlara yaz mevsiminde uygulayabilecekleri bazı nasihatlerde bulundu:” Isı kaynaklarından sakınmak, damarların genişlemesinin önüne geçmek, alınabilecek en doğru ihtiyatlardan bir tanesidir. Varisler için bacakları alt sallandırmak yerine, kalp seviyesinden yukarıya bir konumda dinlendirmek, daha hareketli bir hayata geçiş yapmak, sigarayı vazgeçmek ve elbette kesinlikle varis rehabilitasyonuna başlamak gerekiyor” dedi.

Page 1 of 51 2 3 5