En tatlı meşrubatlardan biri daha kara listede

En tatlı meşrubatlardan biri daha kara listede

Uzmanlar en çok harcanan meşrubatlardan biri için daha uyardı. Genellikle sıcak aylarda içilen milkshakeler sıhhati en çok tehdit eden meşrubatlar arasında yerini aldı. Yapılan araştırmalara göre milkshakeler, kalori içeriği ve doymuş yağ asidi açısından en sıhhatsiz meşrubat.

Uzmanlar özellikle içerisinde çikolatalı dondurma konulan milkshakelerin karaciğer düşmanı olduğuna söyledi. Gözetici madde kapsayabilen bu meşrubatlar obeziteye neden olan gıdalar kategorisinde değerlendiriliyor. Milkshake tutkunuysanız konutta hazırlamanızı ve haftada 2-3 kadehten fazla harcamamanızı öneririz. Dışarıda satılan milkshakeler pek çok hasarlı madde kapsayabiliyor.

Perhiz meşrubatlar göbeği 2 kat fazla geliştiriyor

Perhiz meşrubatlar göbeği 2 kat fazla geliştiriyor

Amerikan Geriatri Derneği’nin mecmuasında Journal of American Geriatrics Society yayınlanan yeni bir araştırmaya göre perhiz meşrubat harcayan şahısların göbek etraflarının dokuz yılda perhiz içecek içmeyenlere göre üç misli çoğaldığı tespit edildi. Teksas Üniversitesi Sağlık bilimleri Merkezi uzmanlarının yaptığı 1992-1996 seneleri arasında başlatılan ve 2004’de sona erdirilen araştırma için 65 yaş üzerindeki 749 şahsın 9 sene süresince bir günde ne kadar içecek harcadığı ve bunun perhiz mi klasik mi olduğu takip edildi. 9 sene sonunda 375 şahsın yaşamda olduğu görüldü. Diyabet, sigara ve fiziki etkinlik gibi etmenler dışlandıktan sonra perhiz meşrubat harcamayanların 9 senede göbek etraflarının 0.77 cm., seyrek harcayanların 1.76 cm. ve her gün harcayanların ise 3.04 cm. çoğaldığı tespit edildi.

Daha büyük göbek

Sıradan başka bir deyişle şekerli içecek içenlerin göbek etraflarında rastgele bir çoğalış bulunamadı. Uzmanlar göbek etrafının çoğalması iç uzuv yağlanmasıyla beraber başta diyabet olmak üzere, kalp krizi, felç, kanser gibi pek çok hastalık tehlikesini artırdığını belirtiyor.

Asit oranları aynı

Araştırmayı yapan Teksas Üniversitesi uzmanlarından Sharon P.G. Fowler, perhiz meşrubatların göbek etrafını artırmasının fosforik asitle alakalı “Perhiz veya şekerli içeceğin her ikisinin asidik derecesi aynı. Ama perhiz meşrubat kalorisi olmadığı için daha sıhhatli olduğu ve kilo yapmayacağı görüşüyle daha çok içiliyor. Perhiz veya sıradan meşrubatın farkı olduğunu sanmıyorum, her ikisi de bedeni asit yağmuruna maruz vazgeçiyor. Bunlar bağırsaklardaki mikrop balansını bozarak hastalıklara davetiye çıkarıyorlar. En doğrusu şekersiz kahve, çay, maden suyu ve yüzde 100 meyve suyunu seçim edin. En iyi meşrubatın su olduğunu unutmayın” dedi.

Kahve suyun yerini yakalamıyor

Kahve suyun yerini yakalamıyor

Su, öğelerinin hücrelere taşınmasında, tenin canlanmasında, bedenin zehirli maddelerden temizlemesinde ve metabolizmanın sıhhatli çalışmasında ehemmiyetli bir yer meblağ. Yeteri ölçüde harcanmaması çok ehemmiyetli sıhhat meselelerine neden olabilmektedir.

Bedenin gün içerisinde solunum, boşaltım ve terleme yoluyla kaybettiği suyu,yerine koyabilmek için birtakım yiyecek ve meşrubatları harcamak gerekir. Fakat bedene zorunlu ölçüde su kazandırmak için doğru gıda ögeleri seçilmelidir. Zira suyun yerini yakalayabilen meşrubatlar olduğu gibi yakalamayanları da vardır.

Kahve suyun yerini yakalamaz

Bu meşrubatlardan birinin de kahve olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Halit Yerebakan, ”Sonuç itibariyle şunu unutmamak gerekli, biz insanlara günde 2 lt su dediğimiz zaman bu bireye göre de farklılık gösterir çorbalar, yemekler, çaylar, yiyecekler, meyveler, içecekleri de kast ediyoruz. Kahve suyun yerini yakalamaz. Zira idrar sökücü özelliği vardır” dedi.

Suyun yerini yakalayan meşrubatlar İZLE:

Continue reading …

Dişler için en hasarlı 10 gıda

Dişler için en hasarlı 10 gıda

Sıhhatli dişlere sahip olmak için günde 2 kere dişleri fırçalamamız, diş ipi kullanmamız ve kumpaslı aralıklarla diş doktoru hakimiyetine gitmemiz gerektiğini anımsatan Bağcılar Hospitadent Diş Sağlık Kurumu Başhekimi Diş Doktoru Oğuz Kara, “Ancak bunun yanında hangi besinlerin dişlerimize ne kadar hasar verdiğini de öğrenmemiz gerekir. Özellikle dişler için en hasarlı ve uzak durulması gereken şey besin ve meşrubatların içerisindeki asittir. Asit, besinlerin içinde direk bulunabileceği gibi aldığımız yiyeceklerdeki karbonhidratların ağızdaki bakteriler tarafından isyankarda dönüşmesiyle de oluşur. Dişlere en çok hasar veren karbonhidrat ve asit kapsayan yiyecek ve meşrubatlardan olası olduğu kadar uzak durulması gerekmektedir” dedi.

Diş Doktoru Oğuz Karasağlıklı bir tebessüme sahip olmak için uzak durulması gereken 10 hasarlı besin ve meşrubatı söyledi. İşte o gıdalar:

Sigara: Diş ve diş etlerine hasar vererek ağız kokusuna neden olur.
Alkol: Tükürük ağızımızdaki plağın ve asidin tesirini eksiltecek ilk korunmamızdır. Bu surattan ağız kuruluğuna neden olacak her şey diş için hasarlıdır. Alkol de ağız kuruluğuna neden olacağı için kullanılmaması gereken bir içecektir.
Meyve Suları: PH’ı 7 den düşük olan besinler dişlere hasar verir. PH ‘I 2,5 olduğu için meyve suları da dişlere hasarlıdır.
Limon: PH’ı 2 olduğu için dişler için hasarlıdır.
Kola: En hasarlı meşrubatlardan biridir. Zira hem fosforik asit hem şeker hem de sitrik asit içerir.
Enerji meşrubatı: Sitrik asit ve şeker kapsadıklarından dolayı dişler için hasarlıdır.
Yapışık besinler lokum, jeli bon vb. : Tatlı şekerlemelerden daha hasarlıdır. Zira daha fazla şeker verirler ve aynı zamanda sitrik asit içerirler.
Kuru meyve: Kuru meyveler karbonhidrat ihtiva eder. Aynı zamanda kuru meyveler yapışık olduklarından ağız içinde daha uzun müddet kalır. Kesintisiz kuru meyve yiyip dişlerinizi fırçalamamanız dişlerinizin çürümesine neden olur.
Buz: Buz çiğnemek iyi bir fikir değildir. Buz çok serttir. Şayet daha önceki büyük dolgularınız varsa buz yediğiniz zaman çok basit bir biçimde dişleriniz kırılabilir. Soğuk aynı zamanda dişlerinizin kamaşmasına neden olur.
Beyaz ekmek: Tükürükte bulunan amiloz enzimi karbonhidratları şekere çeviren enzimdir. Fakat şekeri hasarlı kılan şey ağızdaki bakterilerin şekeri yemesi ve asit ortaya çıkarmasıdır. Şayet ağızda hiç plak yoksa şekeri isyankarda çevirecek ve diş çürüğü oluşturacak bir şey de yoktur.

Fazla portakal suyu tüketimi cilt kanseri yapabilir

Fazla portakal suyu tüketimi cilt kanseri yapabilir

Muayenehane Onkoloji Dergisi’nde yayımlanan çalışmada, yüksek ölçüde portakal ya da greyfurt suyu harcayanlarda melanomun büyüme ihtimalinin fazla olduğu yazıldı. Ancak Brown Üniversitesi ve Warren Alpert Tıp Fakültesi tahlilcileri protakal ve greyfurt suyu tüketimi ile alakalı tekliflerde bulunmak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini korundu.

Amerikan Kanser Derneği’ne göre, Amerika Birleşik Devletlerinde bu sene 73 bin 870 şahsa melanom teşhisi konulacak ve 9 bin 940 şahıs da melanomdan yaşamını kaybedecek.

Bu meşrubatlar melanom tehlikesini artırabilir

Daily Mail’deki habere göre, melanom için 1. tehlike etmeni solaryum ve ultraviyole ışınlara maruz kalmak. Narenciyede de bulunan furo-kumarin denilen maddelerin UV ışınlarına karşı cildi duyarlı hale getiriyor. Bu sebeple de portakal suyu ile greyfurt suyunun melanom tehlikesini artırabileceği kaydolundu.

Melanom nedir

Malign melanom; makûs bir kanser cinsidir. Genellikle tende kendini göstermeye başlayan hastalık, bağırsak ve göz etrafında da görülebilmektedir. Tırnak altında ve saç teninde de çok az olasılıkta olsa görülebilir. Dünya çapında 160.000’den fazla olay bulunur. Günümüzde, daha öncekine oranla daha çok görülür ve çok ciddi, riskli bir ebat kazanır. Erken teşhis edilmediği takdirde vefatla sonuçlanabilir.

Şekerli meşrubatlar gebeliği yasaklıyor

Şekerli meşrubatlar gebeliği yasaklıyor

Şekerin bir hasarı daha ortaya çıktı. Tüp bebek rehabilitasyonu sırasında şekerli meşrubat harcayan bayanların hamilelik talihi daha az oluyor. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmanın neticeleri hakkında bilgi verdi.

Yüzde 16’lık düşüşe neden oluyor

“Günde bir adetten fazla şekerli meşrubat tüketimi, hamilelik kısmetinde yüzde 16’lık bir düşüşe neden oluyor. Günde bir kere harcanan şekerli meşrubatlar ise hamile kalma uğrunu yüzde 12 eksiltiyor. Şekerli meşrubatlar yumurta rakamını ve olgunlaşmasını eksiltirken, yüksek nitelikte cenin gelişimini de negatif etkiliyor. Şeker aynı zamanda stress hormonlarının salınımını da uyararak, faize sisteminin işleyişini bozuyor. Yüksek kan glikoz seviyesi yumurta ve ceninin niteliğini düşürüyor. Aramolı şekerli sütler ve sodalar Özellikle yazın da harcanan milkshakeler aromalı ve şekerli süt, şekerli sodalar, sukroz bir şeker cinsi ya da darı şurubuyla tatlandırılmış enerji meşrubatları olgun ve nitelikli yumurta rakamının eksilmesine ve cenin niteliğinin düşmesine neden oluyor.”

Çocuklarda kanser tehlikeyi

20 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Çocuklarda kanser tehlikeyi

Üstelik sayılar bir milyon popülasyonlu bir popülasyonda her sene 100’ü aşkın çocuğu etkileyecek kadar ciddi ebatlara erişebiliyor. Süratli kilo kaybı, iştahsızlık, bedende morluklar, renkte solukluk, eklem sızıları ve bir anda belirip artan bezelerle kendini gösterebilen kanserden korunmanın yanı gizeme rehabilitasyon sürecinde de doğru beslenme kaidelerine dikkat etmek gerekiyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atila Tanyeli, 1-7 Nisan Kanser Haftası’nda hem bağışıklığı zayıflamış kanser hastaları hem de kanserden korunmak için ailelere tekliflerde bulundu.

Kanserde beslenme çeşitleri

Enfeksiyonlar, etrafsal tesirler nedeniyle ortaya çıkan çocuk yarıyılı kanserleri erken tanı ve aktif usulleriyle edavi edilebilir. Kansere yol açan birtakım faktörler bireyin kendi hakimiyetinde olmasa dahi değişik tehlikeler alınacak birtakım temkinlerle hakimiyet altına alınabilir. Beslenme de buradaki ehemmiyetli basamaklardan biridir. Yapılan araştırmalara göre yanlış beslenme alışkanları kanserin ortaya çıkışı ve gelişiminde yüzde 35 etkilemektedir. Bu sebeple mevsiminde meyve-sebze yenilmesi, muhtemelse organik ve natürel besinlerin tüketimi lüzumludur.

Sofranızı bu besinlerle donatın

– Turpgiller: Bedende sülforafan gibi etkin bileşiklere dönüşür. Bunlar da antikanserojen tesir gösterir.

Sarımsak: Antibiyotik özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve kanın sıvılığını sağlayarak kolesterolü düşürür.

Domates: Kanserden gözetici, zekâsal ve vücutsal ihtiyarlamayı yavaşlatır. C vitamini açısından da zengindir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

– Ispanak: Kansere, kalp hastalıklarına, yüksek tansiyona karşı çok tesirli bir sebzedir.

– Lahana: Bedende biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.

– Brokoli: Kansere karşı gözetici vitamin dolu bir sebzedir. Beta karoten ve C vitamini ihtiva eder.

– Kayısı: Hücrelere ve dokulara hasar veren moleküllerin tesirini ortadan kaldırarak kansere karşı gözeticidir.

– Hububatlar: Arpa, darı, buğday, yulaf gibi hububatlar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum kapsar.

– Fasulye: C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir.

– Havuç: Havuç tüketimi çoğaldıkça kanser tehlikesinin eksildiği ortaya konmuştur. Bunun esas sebebi betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.

– Nohut: Yağ seviyeyi düşük ve kolesterol kapsamayan nohut kalsiyum, magnezyum, betakaroten ve folik asit açısından zengindir.

– İncir: Potasyum, demir ve kalsiyum kapsar. Sindirim sistemine dayanakçı olur ve çağdaş tıp tarafından da kansere karşı gözetici olarak önerilmektedir.

– Fındık: E vitamini açısından zengin bir gıdadır. Ceviz gibi cinsleri ellagic ismi verilen bir cins asit kapsar. Bu asit kanserli hücrelerin kendilerini öldürmeleri anlamına gelen apoptosis sürecini başlatır. Her gün bir avuç yenmesi çok bereketlidir.

– Zeytinyağı: Kandaki kolesterol seviyesini balansta meblağ. E vitamini açısından da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken ihtiyarlamaya karşı beyni gözetici tesire sahiptir.

– Soğan: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Kapsadığı allicin ve sülfür ile mide ve bağırsak kanserine karşı gözetici tesir sağlar.

– Şeftali: Kansere ve kalp krizine karşı gözetici olan betakaroten açısından da zengindir. Bir şeftali günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 50’sini karşılar.

– Pirinç: E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı gözetici, kolesterolü düşürücü ve kalp krizi tehlikesini eksiltici tesiri vardır.

– Kırmızı üzüm çekirdeği: Polifenolik bileşenleri proantisiyanidler ve tokoferol kapsar. Bunlar antioksidandır. Kanser önleyici tesirleri mevcuttur.

– Isırgan otu: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici tesir yapar.

Kanserden korunmak için bunlardan uzak durun

– Katkı maddeleri: Bazı katkı maddeleri kansere taban hazırlar. Bu sebeple, güvenilmeyen katı yağlar, meyve suları, çikolatalar yenmemelidir.

– Tatlandırıcılarsakkarin: Sakkarin, böbreklere hasar verdiği gibi, mesane kanserine de neden olmaktadır.

– Küfler: Yiyecekler üzerinde üreyen küfler ‘aflatoksin’ denilen kanser yapıcı maddeyi alana getirir.

– Kahve: Kahve içenlerde içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.

Besinler ve hazırlanış biçimleri: Fazla et yiyenlerde kalın bağırsak kanseri sık görülür. Proteinli yiyecekler, 100 derecenin üzerinde pişirildiklerinde kanser yapan maddeler oluşur. Fazla ısıtılan yağlarda kızartılan besinler kanser yapıcı olurlar. Kullanılan kızartma yağları tekerrür tekerrür kullanılmamalıdır.

– Dioxin: Beyazlatılmış yiyeceklerde bulunur.

Kafein hakkında bilinmeyen 6 gerçek

14 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kafein hakkında bilinmeyen 6 gerçek

Bir fincan kahveye kim hayır diyebilir ki? Üstelik kahve hem lezzetti hem de sağlığa oldukça faydalı bir içecek. Kahvenin içinde bulunan kafein ise merkezi sinir sistemine etki eder, dopamin ve serotin seviyelerini değiştirir ve ruh halinizi yükseltir. Bu da kafeinin neden dünyada ki en çok tüketilen psikoaktif ilaç olduğunun göstergesidir.

Metabolizmayı hızlandırır

Yapılan araştırmalar, Türk kahvesinin iştahı kestiğini gösterdi! Günde bir fincan Türk kahvesini yanında bol su ile içerseniz, kahvenin idrar söktürücü etkisini de tetiklemiş olursunuz. Böylece vücudunuzdan zararlı toksinlerin atılması da kolaylaşır. Türk kahvesi hakkında yapılan araştırmalar, metabolizmayı hızlandırmanın yanında selülitler üzerinde de etkili olduğunu gösterdi. Türk kahvesinden faydalanmak istiyorsanız, kahvenizi mutlaka şekersiz içmelisiniz.

Parkinson belirtilerini hafifletir

Harvard Tıp Okulu araştırmacıları, günde bir veya iki bardak kahve tüketiminin hastalıkla ilgili olan beyin sinyalini blokladığını ve hastalığın belirtilerini azalttığını öne sürüyorlar. Uykulu olmayı hafifletmenin yanı sıra, parkinsonun en net belirtisi olan sallanmayı da yavaşlatıyor.

Egzersize yardımcı olur

Journal of Nutrition’da yapılan bir araştırmada, kafeinin yetişkinlerde motor hareketlerine yardımcı olduğu yazıldı. Katılımcıların girdiği el becerisi testinde, kafein dozu alan yetişkinlerin fiziksel performanslarındaki ve daha cok efor harcama isteklerinde gözle görulen bir artış vardı. Başka bir arastırmaya göre, ağırlık kaldıran kadın ve erkeklerin, kafein içeren enerji içeceklerinin tüketiminin ardından daha fazla ağırlık kaldırmasına yardımcı olduğu kanıtlandı.

Ciğerleri temizler

American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir araştırmaya göre, kafein tüketen insanlar 30% oranında daha az böbrek taşı düşürüyor.

Ruh halinizi düzenler

Archives of Internal Medicine’da yayınlanan makalede, orta yaşlı ve yaşlı kadınlar 10 senelik bir süreçte günde dört veya daha fazla bardak kahve tüketen kadınların depresyona yakalanma oranı daha az. Kafein erkeklerinde ruh halini olumlu yönde arttırıyor. Yapılan araştırmalarda 55 ile 70 yaş arasında tip 2 diyabete sahip olanlar, günlük kahve tüketildiği zaman depresif belirtilerin azaldığı ortaya çıkmıştır.

Beyninizi koruyor

Çalışırken içtiğiniz kahveye eklenen ekstra espresso shot sadece daha iyi odaklanmanızı sağlamanın yanında, uzun vadede ruhsal faydalara da sebep oluyor. Kafein adenozini (beyinsel iltihaba etki eden madde) bloke ediyor ve unutkanlığı önlüyor. Alzheimer Disease yazısında yayınlanmış bir araştırmada, günde beş bardak kahve tüketiminin Alzheimer hastalığı ile bağlantısı olan protein seviyesini düşüreceği yazılmıştır.

Doç. Dr. Halit Yerebakan

özel içeriğidir.

Yüksek kafeinli meşrubatlar kalbi negatif etkiliyor

13 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Yüksek kafeinli meşrubatlar kalbi negatif etkiliyor

Tüm dünyayı ilgilendiren en ehemmiyetli ve yaygın sıhhat meselelerinden biri olan obezite, her geçen gün çoğalmaktadır. Bu gidişat bazen bireylerin kendi istemleriyle bazen de hekimlerin manipülasyonlarıyla kilo verme isteğini ortaya çıkarmaktadır. Kilo vermek beden için basit bir süreç değildir. Bu sebeple süratle zayıflamak için anlık bir yöntem yoktur. Tek gıdaya katlanan ve “FED perhizleri” denilen rejimler genellikle bu arayışa yanıt gibi görünmektedir. Bir Hayli misali bulunan bu perhizlerin tipik özellikleri; fantastik bir çözüm olduğu iddiası ile sunulması, genellikle tek gıda harcanarak uygulanması ve bilimsel esaslarının bulunmamasıdır. Bu uygulamalarla kısa müddette kilo verilse de kalıcı kilo hakimiyeti sağlanamayacağı unutulmamalıdır. Sürdürülebilir olmayan perhizlerle verilen kilolar misliyle geri alınırken bedende pek çok sistem de negatif etkilenmektedir. Yüksek proteinli perhizlerin en riskli yanı, bedende elektrolit kaybına neden olmalarıdır. Bedendeki potasyum oranının düşmesi, kalsiyum balansının bozulması kalpte ciddi ritim bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Protein tozları kalp sıhhatini tehdit ediyor

Sporcuların ve beden geliştirme egzersizleri yapan bireylerin sıkça kullandığı protein tozları ve yüksek protein kapsayan meşrubatlar da kalp sıhhatini tehdit etmektedir. Spor yaparken çoğalan protein lüzumunu natürel yiyeceklerden almak gerekmektedir.

Enerji meşrubatlarına dikkat

Gün içinde daha uzun zaman açıkgöz kalmak ve dikkati çoğaldırmak için bir hayli birey muhakkak ölçülerde kafein almaktadır. Bir kadeh çay ya da kahve bireye ciddi bir hasar vermezken, miktar kaçırıldığında çarpıntı görülebilmektedir. Çay ve kahvenin içindeki kafein ölçüyü çok da fazla değildir. Enerji meşrubatlarında ise çok yüksek oranda kafein vardır. Bu meşrubatlar daha uzun zaman açıkgöz kalmayı sağlarken, kalpte ritim bozukluklarının ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. Harcanan meşrubatın içindeki kafein ölçüyü çoğaldıkça kalpteki ritim bozukluklarının şiddeti de çoğalmaktadır. Enerji meşrubatlarının en hasarlı tüketim yolu, içkiyle karıştırılarak içilmesidir. Enerji içeklerinin içkiyle beraber içilmesi vaziyette ortaya çıkabilecek riskler; içkinin tesirinin daha az sezilmesi sebebiyle daha çok içki harcanması ve hayat kayıplarına yol açabilecek ritim bozukluklarının ortaya çıkmasını, ciddi kan tazyiki düşmelerini tetiklemesidir.

Kalp sıhhatini korunmak için dikkat faktörüz gerekenler

– Tüm gıda gruplarından miktarlı bir biçimde harcamaya çalışın.

– Kısa müddette kilo vermek yerine balanslı bir beslenme programı ile uzman hakimiyetinde ideal kilonuza erişin.

– Gün içinde bol su harcamaya itina gösterin. Fazla kafein kapsayan tüm meşrubatlardan uzak durun.

– Spor yaparken çoğalan protein lüzumunu protein tozları yerine natürel besinlerle destekleyin.

– Kumpaslı kalp hakimiyetlerinizi yaptırın ve kalp sıhhatinizi gözetmek için nasıl beslenmeniz gerektiği mevzusunda uzman desteği alın.

Enerji meşrubatlarındaki risk

13 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Enerji meşrubatlarındaki risk

İHA ‘nın haberine göre, enerji meşrubatı olarak adlandırılan içeceklerin sportif performans, konsantrasyon ve canlılığı artırdıklarına ya da sıhhate pozitif tesirleri olduğuna dair ispat bulunmadığını aksine bunların özellikle kalp, böbrek, karaciğer, şeker ve ruhsal hastalıklara tutulanlar için tehlike teşkil ettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, mevzuyla alakalı ehemmiyetli bilgiler verdi.

Tüm dünyada salgın bir hastalık gibi çoğalan başta obezite, diyabet, kalp krizi, felç ve kanser olmak üzere hemen her hastalığın altında sıhhatsiz gıda ve meşrubatlar uyuyor. Şekerli ve gazlı içecekler sıhhati tehdit eden meşrubatların başında geliyor. Bunların yüksek früktozlu darı şurubu ile üretilenleri de yapay tatlandırıcılarla hazırlananları kadar hasarlı.

Çocukları bu meşrubatlardan uzak tutun

Ülkemizin popülasyonu genç olduğu için içeceklerin yarattığı hastalıkların faturası henüz çok şişkin değil. 10 sene sonra sıhhat sigortaları ve sosyal güvenlik müesseseleri, bunları ödeyemeyecek vaziyete gelecek. Çocukların netlikle bu cins hazır içeceklerden uzak yakalanmaları, bu meşrubatların mektep kantinlerinde satılmaması ve bu meşrubatlardan özel ödenti alınması gerekiyor.

Spor sırasında harcamak daha tehlikeli

Enerji meşrubatı olarak adlandırılan içeceklerin sportif performans, konsantrasyon ve canlılığı artırdıklarına veya sıhhate pozitif tesirleri olduğuna dair ispat yok. Aksine bu meşrubatlar özellikle kalp, böbrek, karaciğer, şeker ve ruhsal hastalıklara tutulanlar için tehlike teşkil ediyor. Yüksek oranda kafein kapsayan enerji meşrubatları, yoğun egzersiz sırasında kalbi besleyen koroner damarlarda kasılmaya yol açarak, kalp krizi ve ölümcül ritm bozukluklarını tetikleyebiliyor. Bu sebeple enerji meşrubatlarının spor sırasında harcanması çok daha tehlikelidir.

Fazla kafein tüketimine dikkat

Enerji meşrubatları gazoz, kola, soda gibi eşi içkisiz meşrubatlara göre çok daha fazla kafein kapsıyor. Bunların çoğunun 250 mililitresinde 80 miligram kafein bulunuyor. İçlerinde kutu ya da şişe başına 505 miligrama varan ölçülerde kafein ihtiva eden enerji meşrubatları da var. Kafein, tıpta merkezi ve etrafsal asap sistemini uyaran bir ilaç olarak kullanılıyor ve mantıklı ölçülerde genellikle emniyetli bir madde ve aynı zamanda çocuklarda kullanılabilen tek psiko-etkin ilaç. Fazla ölçüde kafein tüketimi asaplılık, tedirginlik, uykusuzluk, mide-bağırsak problemleri ve çarpıntı gibi şikayetlere neden olabilir.