İshal hadiseleri ciddi meseleler açabiliyor

İshal hadiseleri ciddi meseleler açabiliyor

Yaz mevsimi ile beraber beslenme kumpası ve günlük hayat alışkanlıklarının değişmesine ek olarak tatil sezonunun da açılması yaz hastalıklarının sık görülmesine neden oluyor. Sıcak aylarda tez bozulan ya da hijyenik etraflarda hazırlanmayan gıdalar, soğuk ve buzlu meşrubatların harcanması ishale sebebiyet verirken; bu sualin kolay gibi görülmesi bazı negatifliklere yol açıyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özlem Kaplan, ishal hakkında bilgi verdi.

Bu bulgulara dikkat

İshal tablosunun umursanması gerekmektedir. Bazı vaziyetlerin varlığında kesinlikle doktora müracaat etilmeli, damar yolundan akışkan ve elektrolit desteği yapılmalıdır. Ayrıca dışkının araştırılması ile enfeksiyonla alakalı nedenler varsa ortaya konmalı ve rehabilitasyon tasarlanması yapılmalıdır. İshalde dikkat edilmesi gereken noktalar şöyledir:

– İshalin 48 saatten uzun sürmesi

– 38 dereceyi geçen ateşin olması

– Dışkıda kan görülmesi veya dışkının renginin siyah olması

– İshalle beraber şiddetli bulantı ve kusma olması

– Şiddetli karın sızısının varlığı

– Ağızdan akışkan alımının olmaması

ishal tedavisi

Konutta ishal rehabilitasyonu

Kusma, bulantı, ağızdan akışkan alımının olmaması gibi kritik bulgular yoksa, genel vaziyetin iyi olduğu hastalarda konutta hazırlanacak akışkanlarla ishal rehabilitasyonu olasıdır. Herkes bu akışkanı konutta basitçe hazırlayabilmektedir. İshali rehabilitasyon eden akışkanın tanımı şöyledir:

– 1 lt kaynatılmış soğutulmuş su

– 1 çorba kaşığı şeker

– 1 tatlı kaşığı tuz

– 1 çay kaşığı karbonat

Bu malzemeleri karıştırıp gün içinde yudumlayarak içmek, kolay ishali rehabilitasyon edebilmektedir.

ishal

Vefata kadar götürebilir

İshal olaylarında yalnızca su değil, bunun yanında potasyum ve sodyum gibi mineraller de kaybedilmektedir. Potasyum noksanlığı kalp hastalıklarına, adale cılızlıklarına yol açarken; sodyum noksanlığı baş sızısından, akıl karmaşıklığına, şuur kaybından, komaya dolayısıyla da vefata kadar pek çok negatif tabloya neden olmaktadır. İshal rehabilitasyonunda da bedenin kaybettiği sodyum ve potasyum yerine konulmaktadır.

açık büfe

Sarih büfe gıdaları ishal edebilir

Yaz mevsiminde ishal daha sık görülmektedir zira bakteriler sıcak etraflarda üremektedir. Yazları etraf ısısının çoğalması sebebiyle sarihte vazgeçilen yiyecekler çok riskli olmaktadır. Ancak ishal yalnızca yiyecek kaynaklı değildir. Soğukkanlı sular, girilen havuzların iyi arınılmaması ve bu suyun yutulması da ishal olaylarını getirmektedir. Sarih büfelerde bulunan gıdalarda da bakteri birikimi oluşurken, bu bakteriler ishale sebebiyet vermektedir.

buz

Dışarıda meşrubatınıza buz koydurmayın

Yaz ayları soğuk ve buzlu meşrubatların da sık harcandığı bir yarıyıldır. Konutta hangi suyla buz yapıldığı öğrenilmektedir ama dışarıda hangi cins suyun buz imali için kullanıldığı öğrenilmemektedir. Bu sebeple kalabalık yerlerde buzun kaynağı öğrenilmiyorsa buzlu meşrubat harcanmamalıdır. Konutta da buz hazırlarken arıtılmış su kullanılmalıdır.

salata

Ham sebze ve meyve yemeyin

Kalabalık yerlerde iyi yıkanıp yıkanmadığına emin olmadan ham sebze, ham meyve ve salata cinsi mahsulleri harcamamak gerekmektedir. Sarihte olan süt ve süt mahsullerinden, sarih dondurmalardan uzak durulmalıdır. Ham meyve yenilecekse kabukları ceddilip yenilmelidir. Konutta da sebze ve yeşillikler arıtma suyla yıkanmalıdır.

bebek altı değiştirme

Çocuğunuzun altını değiştirirken eldiven kullanın

Çocuklarda oluşan ishallerden ebeveynler de etkilenmektedir. Ufak çocukların altı değiştirilirken çocukta bulunan ishal anne ya da babaya da geçmektedir. Bu noktada el hijyeni çok ehemmiyetlidir. Çocuğun altını değiştirdikten sonra ya çok iyi bir el hijyeni sağlanmalıdır ya da alt başkalaşımı sırasında eldiven kullanılmalıdır. Ayrıca genital bölge pakliği sonrası da eller iyi arınılmadığında ishal olunabilmektedir. Zira bu pakliği yaparken tırnak aralarına da bazı atıklar yerleşebilmektedir.

susuz kalmak

Susuz kalmamak çok ehemmiyetli

İshal, susuz kalmaya neden olmaktadır. Bu noktada kendiliğindene tetkik ehemmiyetlidir. Kendiliğindene tetkikte mukozalara dikkat etmek gerekmektedir. Göz küresi çöktüyse beden susuz kalmış demektir. Ayrıca cilt de susuzluğun bulgularını vermektedir. Yeterince akışkan almış bir bireyin cildi elle çekildiğinde hemen yerine gelmektedir. Yeterince akışkan almamış şahısların cildi çekildiğinde çok yavaş şekilde yerine gelmektedir.

Önem Verilmeyen sızılar ciddi problemler oluşturabilir

Önem Verilmeyen sızılar ciddi problemler oluşturabilir

İnsan bedenindeki tüm uzuv ve sistemler bir geçim içerisinde çalışıyor. Bu yapının bir parçasında alana gelen rastgele bir mesele bir hayli başka bölgeyi etkileyebiliyor. Karın sızısı, ağza acı su gelmesi, ani kilo kaybı, ishal, çarpıntı, sık idrara çıkma gibi belirtiler çoğu zaman umursanmasa da, hakikatinde ciddi sıhhat problemlerinin habercisi olabiliyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, bedenin verdiği sinyaller ve bunların işaret ettiği hastalıklar hakkında bilgi verdi.

mide yanması

Mide yanması ve mide sızısı

Mide yanmasında ilk akla gelen mide hastalıklarıdır. Mide yanmasına ağza acı su gelmesi eşlik ediyorsa bir hayli insanın yaşadığı reflü düşünülür. Reflüye en çok kahve, çay, stres, fazla yemek ya da fazla yağlı yemek, acılı baharatlı yemekler, makûs yağda kızarmış yiyecekler ve gece geç saatte yemek neden olmaktadır. Mide hastalıklarının içinde en çok mide yanması yapan gastrittir. Mide yanmasına gece uykudan uyandıran mide sızısı da ilave ediliyorsa gastritle beraber mide ülseri ihtimali düşünülmelidir. Bu belirtilerin aniden başlaması ve kilo kaybı, halsizlik gibi şikayetlerle beraber yaşanması vaziyetinde ise gastrit ve ülser dışında mide kanseri gibi hastalıklardan da şüphelenilmektedir.

Ani kilo kaybı

Ani kilo kaybı, stresten habis hastalıklara kadar bir hayli hastalıkta yaşanabilmektedir. Ani kilo kaybına eşlik eden çok terleme, çarpıntı, el titremesi gibi şikayetler olduğunda tiroid bezinin süratli çalıştığı hipertiroid akla gelebilir. Ani kilo kaybı şekerin çok yükseldiği Tip 2 diyabetli hastalarda da oluşabilmektedir.

– Kan şekeri seviyesi 300-400 oranlarına eriştiğinde hasta fazla kilo vermeye başlar. Buna ağız kuruması, halsizlik, çok su içme gibi şikayetler de ilave edilir.

çarpıntı

Çarpıntı

Çarpıntı, kalbin ritim problemlerinde, kalbe ait hastalıklarda görülebileceği gibi kalbe ait olmayan başka sistemlerin hastalıklarında da görülebilmektedir. Misalin düşük eforlar sarf ederken dahi kalp çok süratleniyorsa bir anemi kansızlık bulgusu olabilir. Ufak eforlarla soluk soluğa kalınıyorsa kesinlikle kan sayımlarının yapılması gerekmektedir. Durduk yerde kalp çok süratli atıyorsa bu tiroid bezinin çok süratli çalıştığını düşündürebilir.

– Fazla kahve, çay ve nikotin tüketimi de çarpıntı nedeni olabilir. Çarpıntılar kumpaslı ve aritmik başka bir deyişle kumpassız çarpıntılar olarak ikiye böler. Göğüs duvarında ritmi bozulmuş değişik atımlar seziliyorsa bir kardiyoloji uzmanına görünmek gerekmektedir. Çarpıntıya; terleme, asaplılık, kilo kaybı eşlik ediyorsa tiroid işlevlerine baktırılması gerekir.

halsizlik

Halsizlik

Halsizlik de ani kilo kaybı gibi çok geniş hastalık grubunda görülen ilk belirtilerden biridir. Kolay bir enfeksiyon da halsizlik yapar, depresif insanlar da halsiz olur, gece nitelikli uyku yatmayanlar da sabah halsizlikle kalkabilir. Bunların yanında tam kronik hastalıklar, tam enfeksiyonlar, tam habis hastalıklar halsizlik nedenidir. Dolayısıyla halsizliği kronikleşmiş, uzun vakit devam eden bireylerde belli kan biyokimya bedellerinin tek tek gözden geçirilmesi gerekir. Bunun yanında eşlik eden başka belirtiler soruşturulmalı, hastanın iyi bir fizik tetkikten geçmesi gerekmektedir.

nefes darlığı

Soluk darlığı

Soluk darlığının nedenini bulmak için hangi civarlarda oluştuğuna bakılması gerekmektedir. Şayet soluk darlığına öksürük, balgam gibi şikayetler de eşlik ediyorsa KOAH denilen kronik akciğer hastalığı düşünülebilir. Bunun yanında kalp hastalıklarının bulgusu olabilir. Çok derin anemiler soluk darlığı yapabilir. En çok dikkat edilmesi gerekense kalp ve akciğer hastalıklarıdır. Özellikle soluk darlığı yeni başlayan hastalarda buna çarpıntı, göğüs sızısı gibi şikayetler de ilave ediliyorsa kesinlikle süratli biçimde kalp tetkiki yapılması gerekmektedir.

– Soluk darlığı tozlu ya da kokulu etrafta oluşuyorsa alerjik astım düşünülebilmektedir. Soluk alırken solunum seslerinin basmakalıp dışı gelmesi astım ya da akut bronşitleri düşündürebilir. Soluk darlığına ateş ve göğüs sızısı da ilave ediliyorsa zatürree başlangıcı olabilir.

kabızlık

Kabızlık

Yeterince su içmeme, sebzeden fukara beslenme, katı beslenme, hijyenik nedenlerle dışarıda tuvalet kullanamama, tiroidin yavaş çalışması gibi nedenlerle oluşan kronik kabızlık olağan sayılabilir. Ancak hasta her gün tuvalete çıkarken birden bire başlayan kabızlık, karın sızısı, karında kabarıklık gibi şikayetler belirliyorsa bunun yanında bir de dışkıda kanama, dışkının biçiminin ince ve bozuk olduğunu tasvir ediyorsa müddet kaybetmeden kalın bağırsağın araştırılması ve gastroenterolog tarafından kolonoskopi yapılması gerekmektedir.

ishal

İshal

Özellikle yaz aylarında bir hayli insanda ishal görülür. Çoğunlukla sıcak havalarda yiyeceklerin tez bozulması nedeniyle ya da seyahatlerde değişik civarlarda değişik kültürlerin besinlerinin harcanması neticesinde oluşan kısa süreli, turist ishali de denilen tablodur. Yaz ishalleri genelde 2,3 gün içinde sona erer. Ancak ishallerin uzun sürmesi, kanlı olması, kilo kaybının eşlik etmesi ve 4 haftayı geçtiği gidişatlarda artık kronik ishallerden bahsedilmektedir.

– İshalin uzun sürmesi vaziyetinde kronik bağırsak hastalıklarının incelenmesi gerekir. Bu gidişatta da öncelikle dışkı testleri, kan testleri ve gerekirse kolonoskopik tahlillerin yapılması gerekmektedir.

idrar

Sık idrara çıkma

Çok sık idrara çıkmanın yanındaki belirtiler ehemmiyetlidir. Birliktesi ağız kuruması ve kilo kaybı mevzubahisi ise şeker hastalığı düşünülebilmektedir. Çok sık idrara çıkmanın yanında idrar yaparken yanma gibi şikayetlerle üşüme, titreme, ateş belirtileri de görülüyorsa idrar yolu enfeksiyonu düşünülebilir.

– Çok sık idrara çıkan bir hastanın idrar analizi ve aç karınla kan şekerine baktırması gerekir. Bunun dışında erkeklerde gece çok sık idrara çıkma prostat hastalıklarının bulgusu olabilir. Erkeklerde gece 1 defadan fazla tuvalete çıkılıyorsa, yeterince idrar yapıldığı halde çok kısa bir vakitte yine tuvalete çıkma lüzumu yaşanıyorsa prostat açısından analiz gerekmektedir.

karın ağrısı

Karın sızısı

Karın sızısının karındaki yeri, başlayış biçimi, kişiliği, besinlerle ilişkisi, ateşin eşlik edip etmediği, beraber tuvalete çıkma alışkanlığındaki farklılıklarla beraber genel değerlendirilmesi gerekir. Sağ üst kadranda sırta vuran bir sızı safra kesesi taşını düşündürebilir. Sol üst kadranda sızı dalakla alakalı bir hastalığı düşündürebilir. Zaman içinde yavaş yavaş çoğalan sızılar batın içindeki habis hastalıkları düşündürebilir. Yeniden mide hastalıkları da karın sızısı nedenlerindendir. Karın sızısı olan bir hasta batın ultrasonuyla basitlikle araştırılır. Gerekirse tomografi ve daha ileri tekniklerle bakılır. Kolay bir gaz şikayeti de olabilmektedir ancak bir uzman tetkik etmeden anlaşılamaz. Uzayan karın sızılarının önem verilmesi gerekir.

– Ani karın sızısı akut batın denilen apandisit, pankreatit, safra kesesi taşı tıkanması, bağırsak tıkanması gibi bir hayli hastalığın bulgusu olabilmektedir. Ani bel ve kasık sızıları karın hastalıklarına, böbrek taşlarına bağlı olabilir. Aynı biçimde ani başlayan göğüs sızısı, karın sızısı, baş sızısında belli acil uzmana gidilmesi gerekir. Ani göğüs sızıları kalp krizi bulgusu, ani baş sızısı beyin içinde büyüyen bir ekip meselelerin bulgusu olabilir.

Yaz ishalinden nasıl korunulur

Yaz ishalinden nasıl korunulur

Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Adnan Gülsoy ”Tüm dünya için ciddi bir problem olan ishalden senede 2-3 milyon insan yaşamını kaybediyor” dedi. Uzm. Dr. Adnan Gülsoy özellikle yaz aylarında ishalden korunmanın püf noktalarına dikkat sürüklüyor.

İshalin en büyük düşmanı mikroplar

İshalle barsak hareketleri de çoğalır. Sindirim bitirilemez, bu nedenle bayağıdan daha sık olarak ve sulu dışkı çıkarılır. İshal nedenleri arasında ilk sırayı mikroplar alır. En ehemmiyetli ve yaygın olanı mikrobik ishallerdir. Ayrıca muhtelif ilaçlar, antibiyotikler, bazı mide ve barsak hastalıkları, bazı hormonal hastalıklar, fazla stres-coşku, seyahatler, yeme-içme alışkanlığında değişme, yüzmek için girilen kıyı suları, ırmak ve göllerde yutulan sular da ishale neden olur.

Bulguları nelerdir?

Bir günde ikiden fazla dışkı yapmak, dışkının cıvık-biçimsiz veya su kıvamında olması; bulantı, karın sızısı özellikle göbek çevresinde veya karnın alt kısmında, ateş, dışkıda kan veya mukuslu görüntü, dışkının yapıldığı halde bütün hafifleyememe hissi, fazla su kaybına bağlı olarak susuzluk hissi ve ağız kuruması, baş dönmesi, göz kararması, cildin kuruması, gözlerin çökük gibi görünmesi olabilir. Daha ağır hadiselerde böbreklerin bozulmasına bağlı idrar çıkaramama, kalp yetmezliği ve şuur kaybı olabilir.

Erken teşhis ehemmiyetli

İlk iş başlangıçta meyve sebze yemeyi kesmek ve kaybedilen akışkan ölçüsünü takip edip olası olduğunca su, ayran, maden suyu içerek kaybı karşılama etmek olmalıdır. Bu önlemlerle beraber enfeksiyon hastalıkları polikliniğine gidip tetkik ve muayene olunmalıdır. İshal mikrobik, paraziter, geçici veya yiyecek zehirlenmesi biçiminde olabilir. Muayene neticesine göre bir an evvel rehabilitasyona başlanmalıdır.

Nasıl korunabilirsiniz?

– Besin maddelerini satın alırken soğuk zincir koşullarına uygun üretilip muhafaza edildiğinden emin olunmalıdır. Özellikle sebze ve meyvelerde oluşan çürüklere dikkat edip natürel renklerindeki canlılığın olmasını görülmelidir.

– Ham harcanan gıdalarda daha fazla dikkatli olmak üzere sebzeleri arınıp, yıkayıp sonra mikroplarını yok etmek için dezenfekte edilmelidir.

– Pişirilen gıdalar soğutulmadan harcanıp, yinelenen ısıtılma teşebbüsleriyle besin niteliği bozulmayıp, ısısının oda sıcaklığına ininceye kadar bekletip buzdolabına konulmalıdır.

– İçilen suyun klorlanmış veya kaynadığında hijyenik olarak şişelenmiş olduğundan emin olunmalıdır.

Hipnoz ile karın sızısı rehabilitasyonu

Hipnoz ile karın sızısı rehabilitasyonu

Destekleyici rehabilitasyon usullerinden hipnozun kulanım alanları her geçen gün çoğalıyor. Tıbbi hipnoz, şimdi de tıp alanında Sıkıntılı Bağırsak Belirtiyi IBS-Irritable Bowel Syndrome rahatsızlıklarına müdahale için kullanıyor. Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, misalin ishalin baskın olduğu alıngan bağırsak belirtisine sahip insanlarda, bağırsak sistemlerini bir akarsunun akışı gibi hayal etmeleri ve akarsunun akışını yavaşlatarak bağırsak hareketlerini hakimiyet altına almaları sağlanabiliyor. Kabarıklık ile kabarıklık hissi yaşayan insanların rahatsızlıkları da eş usullerle giderilebiliyor.

Bu ve eş müdahalelerin hipnoz ve psikoloji rehabilitasyonunun kombinasyonu olan muayenehane hipnoterapi sayesinde muvaffak olunabildiğini belirten Uzman Muayenehane Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, Sıkıntılı Bağırsak Belirtiyi ve tıbbi hipnoz ile alakalı bilgi verdi.

Karın sızısı, ishal ve kabarıklıkta kullanılır

Sıkıntılı bağırsak belirtiyi tecrübeyi olan insanlar güzel olmayan sindirim bulguları ile karşılaşıyor. Karın sızısı, kabarıklık, ishal, kabızlık gibi. Bu rahatsızlıkların günlük yaşam niteliğine tesiri oldukça yüksek. Bazen bu semptomlar kendi kendilerine, rehabilitasyonsuz gidebilir, fakat bazı insanlar için semptomlar şiddetlidir. Bu surattan bir hayli çalışmanın odak noktası; hipnoterapinin besbelli ve kalıcı gevşetme semptomları üzerine geliştirdiği usul ve özellikle değişik rehabilitasyonlardan netice alamamış insanlar.

Yapılan bilimsel çalışmalardan elde edilen ispatlar, hipnoterapinin güçlü, inatçı semptomlarda ananesel terapi usullerinden çok daha iyi netice alındığını gösteriyor.

Karın sızısı sürükleyen çocuklarda iyi netice veriyor

Karın sızısı sürükleyen çocuklar da dahil olmak üzere 4-6 seansta yüzde 68 oranında netice alınabiliyor. Araştırmalar hipnoterapinin sıkıntılı bağırsak belirtisinde özellikle de güçlü, inatçı semptomlarda ananesel terapi usullerinden çok daha iyi netice verdiğini gösteriyor.

Bu alanda yapılan değişik çalışmalar, tıbbi hipnoterapinin, özellikle çocuklarda kemoterapiye bağlı rehabilitasyonlarla oluşan kusma ve mide bulantısını gevşetmeye de dayanakçı olabileceğine işaret ediyor.

Uzman Muayenehane Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, bağırsakları ile alakalı rahatsızlık yaşayanların zaman geçirmeden hekimine müracaat etmesini, destekleyici tıp hizmeti almak isteyenlerin ise kesinlikle tıbbi hipnoz alanında uzman hipnoterapistlerle irtibata geçmesi gerektiğini belirtti.

Çocuklarda kusmayı dikkate alın

Çocuklarda kusmayı dikkate alın

Düşen hava sıcaklıklarıyla beraber salgın hastalıklar da çoğalış gösteriyor. En fazla çocukları tesiri altına alan bu hastalıkların başında ise kusma ve ishal geliyor. Bu sıhhat meselelerinin altında genellikle, muhtelif yollarla sindirim sistemine alınan virüsler uyuyor. Bedende süratle su kaybına yol açabilen kusma ve ishal, kaybedilen akışkanın geri kazanılmaması gidişatında ise ağır neticeler doğurabiliyor. Central Hospital’dan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm Dr. Özlem Sipahi, “Şiddetli kusmalar ise değişik hastalıkların sinyalini veriyor olabilir.” dedi.

Kusma, akut gastroenterit mide bağırsak enfeksiyonu hastalığının bulgularından biridir. Çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarından menenjite kadar pek çok hastalığın ilk bulgusu olan kusmaya bir de sulu dışkı, karın sızısı, halsizlik ve tedirginlik gibi bulgular ilave edildiğinde bu gidişat gastroenterit ishal olarak adlandırılıyor. Çocukların bir kısmı kustuğunu söyler ancak ishal olduğunu söylemeyebilir. Bu sebeple kusmaya başlayan çocuğun dışkılama rakamı ve dışkının kıvamı kesinlikle takip altına alınmalıdır.

İshal ve kusma bakterileri bedenden atmaya destekçidir

Çocuğun ishal mikrobu sebebiyle muhtelif rahatsızlıklar yaşamaya başlaması, bakterilerin bedenin ilk korunma duvarını aştığını gösterir. Bu da bakterilerin beden hücrelerini yok etmesi, devamlı olarak bağırsaklarda artması ve milyonlarca mikroptan oluşan bir ordu kurması olarak söylenebilir. Bu düşman orduyu bedenden atmanın en pratik yolu kusma ve ishal biçimindeki dışkılamadır. Zira kusma ve ishal ile her keresinde ehemmiyetli ölçüde bakteri devre dışı vazgeçilmiş olur. Beden aksi biçimde davransaydı bakterilerin rakamı giderek çoğalabilir, bağırsak duvarını delerek tüm bedene dağılabilirdi. Bu sebeple kusma ve ishal bulgularının ehemmiyetli bir emele hizmet ettiği öğrenilmeli ve önüne geçilmeye çalışılmamalıdır.

İshal ve kusma yaşayan çocuk yemek mevzusunda zorlanmamalı

Mevcut bakterilerle savaş halinde olan mide işlevini yerine getiremez. Bu nedenle çocuk, yemek yemek istemeyecektir. Bu vaziyetin klasik olduğu, çocuğun zorlanmaması gerektiği ve iyi sezmesi gidişatında kendisinin yemeğe başlayacağı unutulmamalıdır. Böyle gidişatlarda öncelikle çocuğun yeme isteği desteklenmelidir. Bunun için 1 yaşından ufak çocuklar, anne sütü veya mamayla beslenmeye devam etmelidir. Çocuklara ise ishale en iyi gelen gıdalar olan konut civarında mayalanmış yoğurt, pirinç suyu ve lapası, haşlanmış patates ve çubuk kraker gibi hafif yiyecekler verilmelidir. Ayrıca çocuk, şekerli yiyeceklerden uzak yakalanmalıdır.

Kusma başka hastalıkların habercisi olabilir

Gerçeğinde kusma, her çocukta ve bebekte görülebilen genel bir problemdir. Fakat bazı gidişatlarda hastalık habercisi olabilir. Bunu tanımlayan etmense kusmanın şiddeti, ölçüyü ve zamanıdır. Bebeklerde görülebilen şiddetli kusmalar, sindirim sistemiyle alakalı hastalıkların sinyalini veriyor olabilir. Sindirim sistemi rahatsızlıklarının yanı gizeme mide darlığı da fışkırarak kusmaya yol açabilir. Ayrıca reflü, erişkinlerde olduğu kadar 1 yaş altındaki bebeklerde de sıkça görülebilir.

Su kaybı ciddiye alınmalı

Bedende ishal ve kusma büyüdüğünde dikkat edilmesi gereken en ehemmiyetli mevzu ise oluşan su kaybıdır. Her kusma ve ishal dışkılaması sırasında beden, hücrelerinde bulunan su ve tuzu kaybeder. Bu nedenle bedenin susuz kalması ölümcül neticelere yol açabilir. Sıvı kaybına neden olmayacak günlük kusma 2 veya 3 iken, ishalli dışkılama ise 4 ya da 5’tir. Şayet çocuk kusmuyor sadece ishal problemi yaşıyorsa, susuz kalma olasılığı daha düşüktür. Fakat çocuk, aldığı her akışkanı 10 dakika içerisinde kusarak çıkarıyorsa, susuz kalma riski altındadır ve kesinlikle bir doktora müracaat etilmesi gerekir. Bunun yanında, ateşle beraber ishal yaşayan, kusmuğunda kan ve dışkısında mukus sümüksü madde görülen, ishal ve kusması ağır olmamasına karşın süresi 10 günü geçen, ayrıca sıkıntılı ve çok ağlayan bebek ve çocuklar da bir uzmana gösterilmelidir.

Cep’teki mikrop yatağa düşürüyor

Cep'teki mikrop yatağa düşürüyor

Amerika Birleşik Devletlerinin Indiana eyaletindeki Muncie Laboratuvarları’nda yürütülen araştırmalarda, uslu telefonların hastalıklara karşı bünyeyi zayıflattığı ortaya konuldu. Test edilen sekiz telefonda, 2 bin 700 ila 4 bin 200 birim sıcak civarlarda sık tesadüfülen “koliform bakterisi” tespit edildi. Bu oran, 100 miligram, başka bir deyişle yarım kadeh suda kabul edilebilir koliform bakterisi oranınının çok üstünde çıktı. Vasati bir telefonun rastgele bir tuvalet kapısında olduğu kadar mikrop taşıdığı tanımlandı.

Cep telefonlarındaki mikroplar, klavyeler, anahtarlar, kalemler ve ahizeli telefonların üzerindeki mikrop cinsleriyle aynı. Fakat uzmanlar, telefonların bu cins mikropları taşıyan değişik aygıtlara göre daha riskli olduğuna dikkat sürüklüyor. Çünkü, telefonlarla daha yakın ve uzun süreli temasta bulunulduğundan mikropların bulaşma sürati yükseliyor. Dolayısıyla, grip, ishal ve göz enfeksiyonlarına kadar bir hayli hastalığın tetiklenmesinde cep telefonları ehemmiyetli rol oynuyor. Uzmanlar bu gidişatı, telefonların kullanımı sırasında kulak, burun ve ağza çok yakın yakalanarak üzerindeki mikropların bedene en basit yoldan girebilmesine söylüyor. Koliform bakterisi telefonun ısısı sayesinde kendine hayat etrafı sağlayabiliyor.

Afaki antibiyotik kullanmanın 6 büyük hasarı

Afaki antibiyotik kullanmanın 6 büyük hasarı

Bu sene 16 – 22 Kasım Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası olarak bülten edildi. Rastgele kullanılan antibiyotikler fayda sağlamadıkları gibi, pek çok ciddi sıhhat problemine de neden olabiliyor. Böbrek veya karaciğer yetmezliği ile obezite bunlardan yalnızca kimileri.

NTV’ye konuşan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal afaki antibiyotik alımının yol açtığı meseleleri şöyle sıraladı:

1- Ciddi alerjik tepkinler oluşturabiliyor

Bu alerjik tepkinler yalnızca hafif bir kaşıntı ya da ten döküntüsü biçiminde büyüyebildiği gibi, vefatla sonuçlanabilecek kadar şiddetli olabiliyor.

2- Karaciğer işlevlerini bozabiliyor

Karaciğer işlev testleri ismi verilen kan muayeneleriyle bu yan tesirler takip edilebilmektedir. Altta uyuyan karaciğer hastalığı olanlarda karaciğerde metabolize olacak bir antibiyotiklerden sakınılmaktadır.

3- Böbrek yetmezliğine neden olabiliyor

Böbrekler üzerine toksik tesirler oluşturarak uzuv yetmezliğini tetikleyebiliyor. Akut böbrek yetmezliğinin en az 5’te biri kullanılan ilaçlar sebebiyle büyüyor.

4- Antibiyotik ilişkili ishale yol açabiliyor

Sıradanda bağırsak içinde 400’den fazla bakteri cinsi bulunuyor ve bunlar hastalık oluşturmadıkları gibi fayda sağlıyorlar. Antibiyotik kullanımı bu basmakalıp floradaki bakterilerin can vermesine ve böylece fırsatçı bakterilerin üremelerine civar hazırlıyor ve böylece ishaller oluşabiliyor. Hatta dizanteriyi taklit eden kanlı ishal tablosu büyüyebiliyor.

5- Obeziteye neden olabiliyor

Son senelerde yapılan araştırmalar gösteriyor ki; özellikle bebeklik ve çocukluk yarıyıllarında daha sık antibiyotik kullananlarda obezite daha çok görülüyor.

6- Bağırsak sistemine zarar verebiliyor

İshal dışında görülebilen sindirim sistemi yan tesirleri arasında bulantı, kusma, karın sızısı gibi bulgular da görülebiliyor.

Çölyak hastalığına karşı yapılması gerekenler

Çölyak hastalığına karşı yapılması gerekenler

Çocuklarda sihrime geriliği ve ishalle bulgu verebilen çölyak hastalığı, erişkinlerde ise demir yetersizliği, gaz ve kabarıklıkla kendini belirli ediyor. Masum şikayetlerle ortaya çıkan çölyak hastalığı, genellikle bulgularının eşliğinden dolayı değişik rahatsızlıklarla karıştırılabiliyor. Glutenli besinlerden uzak durarak beslenmek, çölyak hastalığının hakimiyet altına alınmasında ehemmiyetli rol oynuyor.

Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, “9 Mayıs Dünya Çölyakla Gayret Günü” evvelinde, çölyak hastalığı ve yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.

Demir yetersizliğinizi göz arkasını etmeyin

Çölyak, bazı besinlerde bulunan glutene karşı bedenin gösterdiği immün tepkin neticeyi ortaya çıkmaktadır. İnce bağırsağın üst kısmında bağırsağın iç suratını örten hücrelerde oluşan zarar sebebi ile besin emiliminde bozulma yaşanmaktadır. Bulgular hastanın yaşı ve ince bağırsağın tutulum genişliğine göre değişiklik gösterebilmektedir. Sindirim sistemi şikayeti olmayan hastalarda tespit edilen demir yetersizliğinin sebebinin, demir emilimini bozan çölyak hastalığı olabileceği akla getirilmelidir.

Erişkinlerde çölyak bulguları çocuklardan daha değişik izliyor

Çölyak hastalığı çocukluk yaşlarında ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da kendini gösterebilmektedir. Özellikle 2 yaşından minik çocuklarda ishal ve sihrime geriliği ile bulgu vermektedir. Erişkinlerde ise;

– Karın bölgesinde öne doğru kabarıklık
– Yaşa göre kilo azlığı
– Adale cılızlığı
– Anemi
– Kemik erimesi
– Halsizlik
– Gaz şikayetleri ve dışkıda anormallik
– Ağız içinde oluşan aftlar
– Eklem, kemik ve adale sızıları
– Asaplılık
– Karanlıkta görme bozukluğu başlıca bulgular arasındadır.

Hastalığın çok hafif seyir göstermesi ve bulguların değişik rahatsızlıklarla karıştırılması, teşhisin gecikmesine ve ileri yaşlarda tanı konulmasına neden olabilmektedir.

Gluten perhizi bozulduğunda şikayetler süratle geri dönüyor

Çölyak hastalığından şüphelenilen hastanın endoskopik tahlilinde onikiparmak bağırsağı klasik dahi görünse, biyopsi ile araştırılması gerekmektedir. Alınan biyopsi misallerinin patolojik tahlilinde çölyak hastalığına bağlı tipik farklılıkların görülmesi, tanı için lüzumlu ve ehemmiyetlidir. Bununla beraber hastaların %40’ında karaciğer enzimlerinde yükseklik tespit etilebilmektedir. Çölyak hastalığının rehabilitasyonu, içeriğinde gluten bulunan yiyeceklerin olmadığı bir perhizdir. Perhize bütün uyan bir hastada ince bağırsak hücre yapısı sıklıkla 3-12 ayda banale gelmektedir. Tanı konduğunda pozitif olan antikorlar, glütensiz perhiz sayesinde 3 ay gibi bir vakitte gerilemektedir. Ancak hasta perhizini bozup tekerrür az ya da çok gluten kapsayan yiyecek harcamaya başlarsa, hastanın tüm şikayet ve bulguları süratle geri dönmektedir.

Ürün yaftalarına dikkat edin

Çölyak hastaları buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi hububatlardan uzak durmalıdır. Bisküviler, hazır çorba ve köfteler, malt meşrubatlar, gluten kapsayan sakız ile çikolatalar çölyak hastaları için uygun değildir. Bunun yanında kutu etler ve sosis gibi bazı besinlerde dolgu malzemesi olarak buğday kullanılabilmektedir. Hazır besinlerde sıklıkla kullanılan glutene maruz kalmamak için çölyak hastalarının iyi bir yafta okuyucusu olması gerekmektedir. Çölyak hastaları glutensiz ama sıhhatli beslenme alışkanlığı hayat biçimi haline getirmelidir. Mısır, pirinç, patates, nohut, fasulye, mercimek, kestane, soya, gibi yiyecekleri ve bu gıdalardan elde edilen un ve nişastaları rahatlıkla harcanabilmektedir. Bunların yanında; ceviz, fındık gibi kuru yemişler, incir, kuru üzüm, kümes hayvanları ve kırmızı et, tüm sebze ve meyveler, bakliyatların tüm çeşitleri, yumurta, bal gibi yiyecekler rahatlıkla harcanabilmektedir. Çölyak hastası olanların bir haylisinin laktoz hassasiyeti olduğu göz önüne alınarak, süt ve süt mahsulleri harcanırken dikkat edilmelidir.

Sivrisinek ısırığını hafife almayın

Sivrisinek ısırığını hafife almayın

Kuşlardan beslenerek taşıyıcı hale gelen sivrisinekler, menenjit gibi ölümcül hastalıklara neden olabiliyor. Hastalığı önleyen bir aşı ya da ilaç bulunmadığını söyleyen Bayındır İçerenköy Sağlık Kurumu Enfeksiyon Hastalıkları ve Muayenehane Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Fatma Nur Özdoğan, “Hastalığa tutulmamak için limon okaliptus ağacı yağı ile sivrisinekleri uzaklaştırın. Sık seyahat ediyorsanız, bulunduğunuz bölgede daha dikkatli olun. Hastalığa bağlı bulgular oluştuğunda ise kesinlikle bir hekime müracaat etin” diye tekliflerde bulunarak, Batı Nil virüsü ile alakalı bilgiler verdi.

Ciddi neticeler doğurabiliyor

Havaların mevsim klasikleri üzerinde izlediği güz yarıyılında görülen sivrisinekler, taşıdıkları Batı Nil Virüsü sebebiyle cemiyet sıhhatini negatif etkiliyor. Virüs taşıyan kuşların kanından beslenerek taşıyıcı hale gelen sivrisinekler, virüsleri ısırdıkları insanlara ve değişik hayvanlara bulaştırıyor. Sineklerin ısırması neticesinde ise insanlarda arbovirüs grubunda yer alan virüslerin neden olduğu Batı Nil ateşi hastalığı görülüyor. Hastalık, çok düşük oranlarda görülmekle beraber kimi zaman hamilelik, doğum veya emzirme esnasında anneden bebeğe, kan verme, uzuv nakli ve laboratuvarda maruziyet yollarıyla da bulaşabiliyor.

Dış civarda çalışanlar tehlike altında

Uzmanlara göre; Kuzey Amerika’da ilk defa 1999 senesinde tespit edilen ve o tarihten beri Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da yaygınlaşan virüse, Amerika Birleşik Devletlerinde 48 eyalette tesadüfüldü. Avrupa, Ortadoğu, Avustralya, Asya’nın bazı bölgeleri ve Afrika’da da görülen virüs çok geniş bir coğrafi dağılım gösterdi. Batı Nil Virüsü taşıyan sivrisineklerin bulunduğu alanlarda yaşayanlar ve bu bölgelere seyahat edenler tehlike altında olduğunu belirten Uzman Dr. Fatma Nur Özdoğan; “Özellikle dış civarda çalışan veya sarih hava etkinliklerine katılan insanlar, sivrisinek hücumuna daha fazla maruz kalacakları için hastalığa tutulma tehlikeleri çoğalır” dedi.

Ateş-kusma ve ishal bulgularına dikkat

Hastalığın bulgularının şahıstan şahsa değişiklik gösterebileceğini söyleyen Özdoğan “Sinek ısırdıktan sonra virüsün kuluçka süresi 2-14 gün olarak belirtilse de, sıklıkla 2-6 gündür. Bu müddet bazı tıbbi sebeplerle bağışıklık sistemleri etkilenmiş şahıslarda daha uzun olabilir. Virüsle enfekte olmuş insanların çoğunda %70-80 hiçbir bulgu görülmez. Bazı şahıslarda ateşli bir hastalık tablosu büyür. Virüsü almış takribî her 5 şahıstan 1’inde ateşle birlikte ishal, kusma, eklem sızıları, baş sızısı, beden sızıları veya döküntü gibi değişik bulgular büyüyebilir. Çoğu şahıs bu tip Batı Nil Ateşi hastalığından tamamen kurtulur ancak bitkinlik ve halsizlik haftalar veya aylarca devam edebilir” diye konuştu.

Ölümcül neticeler doğurabilir

Uzmanlar, hafif bulguların yanı gizeme bazı bireylerde de şiddetli bulgular da görülebileceğini belirtiyor. Virüs bulaşmış şahısların %1’inden azında ‘ensefalit’ beyin cerahati veya menenjit beyin ve omurilik çeperi cerahati gibi ciddi nörolojik hastalıklar büyüyebileceğini vurgulayan uzmanlara göre, nörolojik hastalık bulguları kendini şöyle gösteriyor: Baş sızısı, yüksek ateş, ense sertliği, oryantasyon bozukluğu, koma, titremeler, nöbetler veya felç. Yeniden son yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu ağır hastalıktan kurtulmak, birkaç hafta veya aylar sürebilirken, bazı nörolojik zararlar kalıcı olabiliyor. Batı Nil virüsüne bağlı olarak nörolojik tablo alana gelen hastaların takribî %10’u yaşamını kaybederken, kanser, diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalıkları gibi bazı sıhhat meseleleri bulunan fertler, ciddi hastalık tablosu açısından daha büyük tehlike altında.

Hastalıktan korunmak için sineklerden uzak durun

Hastalara virüs tanısı konulabilmesi için muayenehane bulgu ve belirtilerden yola çıkarak kan ve omurilik akışkanı testleri gibi özel laboratuvar testleri yapılır. Bu testler, tipik olarak viral enfeksiyona karşı bağışıklık sisteminin ürettiği antikorları tespit ederek neticeye erişir. Batı Nil Ateşi hastalığından korunmak ve hastalık bulaştıktan sonra rehabilitasyon edilmek için kullanılacak aşı yoktur. Sızı gibi bazı bulguların tesirini eksiltmek ve ateşi düşürmek için sızı kesici-ateş düşürücü kullanılabilir. Hafif bulgulara sahip hastaların bir kısmı tipik olarak kendiliğinden iyileşir, bazı bulgular ise birkaç hafta sürebilir. Daha ciddi olayları, genellikle tıbbi bakım ve destekleyici rehabilitasyonlar için sağlık kurumuna yatırmak gerekir.

Limon ve okaliptüs yağı ile natürel koruma kalkanı

Hastalığı önlemenin en tesirli yolu olan sivrisinek ısırıklarının önüne geçmek için yapılması gerekenler:

– Dışarı çıkmadan, DEET, picaradin, IR3535 ve bazı limon okaliptus ağacı yağı ile para-menthane-diol gibi haşere kovucu mahsulleri kullanın.

– Sivrisineklerin pek çoğunun en faal olduğu akşam karanlığında uzun kollu kıyafet ve pantolon giyin.

– Kapı ve pencerelerinize sineklik takın veya var olanları onarın, varsa klima kullanın.

– Kaldığınız yerin etrafındaki sivrisineklerin rakamının eksiltilmesine takviyeci olmak için; vazo, oluklar, kovalar, havuz örtüleri, evcil hayvan ve kuşların su ve yemek kaplarının içinde birikmiş suları boşaltın.

– Şayet kendinizi hasta seziyorsanız hemen doktorunuza veya bir sıhhat kuruluşuna müracaat etin. Seyahatiniz hakkında doktorunuza kesinlikle bilgi verin.

– Ateş ve sızınız için Asetaminofen kullanın. Kanamaya eğilimi artırabileceğinden aspirin ve ibuprofen kapsayan sızı kesicilerden uzak durun.

– Daha fazla sivrisinek ısırıklarından korunarak hastalığın dağılmasını önleyin.

Yaz ishali kabusunuz olmasın

Yaz ishali kabusunuz olmasın

Yaz aylarının gelişiyle ishal olayları çoğalış gösteriyor, çocuklar kadar erişkinler de bu gidişattan etkileniyor. Yaz aylarında görünen ishal hadiselerindeki çoğalışın nedenlerini, ishal hadiselerinden korunma usullerini, ishal yarıyılında seçim edilmesi gereken besinleri ve uzak durulması gerekenleri Dr. Back-Up hekimi Ali Esat Apaçık anlatıyor.

Havuz ve denizlere dikkat

Yaz aylarında, sıcakta mikropların daha basit artmaları, havuz ve denizlerden mikrop bulaşma tehlikesinin çoğalması, uygun civarlarda saklanamayan yiyeceklerde bakterilerin çoğalması gibi nedenler ishal hadiselerinin çoğalmasına neden oluyor.

İshallerde en çok kasvet yaratan vaziyet fazla akışkan ve elektrolit sodyum,potasyum kaybı oluyor. Bu sebeple ishal rehabilitasyonunda akışkan tüketimi ve beslenme büyük ehemmiyet taşıyor. Kullanıcılarına özel konutta bakım hizmetleri veren Dr. Back-Up’ın hekimi Ali Esat Apaçık, ishalden korunma usullerini aktarıyor:

· Musluk suları ve kaynağı belirsiz suları harcamayın.

· İçine buz konulmuş suların ishal kaynağı olabileceğini unutmayın.

· Ham meyve ve sebzeleri iyice deviremeden harcamayın.

· Besinleri buzdolabı dışında uzun vakit bekletmeyin.

· Şahsi hijyene önemseyin ve sık sık ellerinizi yıkayın.

· İshalli şahıslarla aynı tuvaletleri kullanmamaya dikkat edin.

İshali olanlar ne yemeli

Dr. Apaçık, ishal hadiselerinin rehabilitasyonu için de tekliflerini paylaştı: “İshali olan şahıslar düzelene kadar yağsız ve posasız besinler almalı. Zira yağlı ve liften zengin besinler bağırsakları daha fazla çalıştırır. Bu sebeple salata, sebze, meyve, kuru yemiş, çikolata ve kızartmalar ishal düzelinceye kadar harcanmamalı; bağırsak hareketlerini süratlendiren kepek ekmeği yerine beyaz ekmek tüketimi seçim edilmelidir. İshalli şahıslar yağsız makarna, haşlanmış patates, yağsız patates püresi, pirinç pilavı, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte gibi mahsulleri harcayabilir. İshal ve kusma ile kaybedilen akışkanı yerine koymak, son derece ehemmiyetlidir. Harcanan su birden ve süratlice değil az az ve sık sık olacak biçimde harcanmalı.”

Dr. Apaçık, bireylerin hekimlerine danışmadan ishal kesici ilaçlar kullanmamaları mevzusunda da uyardı: “İshal rastgele kesilirse, sindirim sistemindeki hasarlı bakteri ve zehirli maddelerin atılımı durabilir ve tablo daha da ağırlaşabilir.”

Page 1 of 21 2