İşlenmiş et pankreas kanserine neden oluyor

İşlenmiş et pankreas kanserine neden oluyor

Şayet sosis, salam, sucuk gibi şarküteri mahsullerine çok düşkünseniz haberler makûs. Günde 157 gram bu yiyeceklerden harcamak pankreas kanseri tehlikesini %57 oranını çoğaldırıyor.

Tehlike hipotez edildiği üzere tüketime bağlı olarak değişiyor.

Bu hastalık genellikle son evrelerdeyken teşhis edilebiliyor ve bir sene içerisinde hastaların %80’i yaşamını kaybediyor. Teşhisten sonraki 5 sene içerisinde yaşamda kalmayı muvaffak olabilen hastaların oranı ise ne yazık ki %5’te kalıyor.

Pankreas kanseri tehlikeyi erkeklerde daha yüksek

Stockholm’de bulunan Karolinska Enstitüsü ‘nden tahlilciler tarafından yapılan deneylere göre, pankreas kanseri tehlikeyi erkeklerde çok daha yüksek. Uzmanlar bunun erkeklerde et tüketiminin daha fazla olmasıyla ilişkilendirilebileceğini düşünüyor.

Kumpaslı egzersizle meme kanseri tehlikesini eksiltebilirsiniz

Kumpaslı egzersizle meme kanseri tehlikesini eksiltebilirsiniz

Kilo, perhiz ve egzersiz sıhhati ve kanser tehlikesini doğrudan etkiliyor. Egzersizin kalın bağırsak ve meme kanseri tehlikesini eksilttiğine dair ikna edici deliller var. Ayrıca rahim, akciğer ve prostat kanseri tehlikesinin de egzersizle eksildiğine dair bazı çalışmalar yer alıyor.

Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Derin, “Son yapılan araştırmalar ve Amerikan Hastalık Hakimiyet ve İhtiyata Merkezi CDC, kanser tehlikesini eksiltmek için haftanın 3 ya da 5 günü orta-ağır seviyede en az 30 dakika egzersiz öneriyor” dedi.

Hareket her yaşta koşul

Son yapılan çalışmaların çoğu egzersiz yapan bayanlarda meme kanseri büyüme tehlikesinin yapmayanlara göre daha düşük olduğunu gösteriyor. Bilgilerin çoğu egzersizin meme kanseri tehlikesini hem menopoz evveli hem de menopoz sonrası bayanlarda eksilttiğini gösteriyor. Ergenlik süresince orta ve ağır egzersiz yapılması özellikle gözetici bir tesir sağlıyor. Her ne kadar yaşam boyu kumpaslı ve eforlu egzersizin en fazla verimi olduğu düşünülmekteyse de, menopozdan sonra bile egzersizi artıran bayanlarda egzersiz yapmayan bayanlara göre tehlike eksilmesi oluyor.

Bir kısım çalışmaya göre egzersizin tesiri VKİ Beden kitle indeksi ne göre değişmektedir. VKİ 25 altında olanlarda, başka bir deyişle ağırlığı sıradan aralıkta olanlarda, egzersizin yararı azami seviyede. Bilgiler egzersiz süresi ve sıklığı çoğaldıkça meme kanseri tehlikesinin de eksildiğini gösteriyor. Çalışmaların çoğu 30-60 dakika/gün orta-ağır fiziksel etkinliğin meme kanseri tehlikesini eksilttiğini gösteriyor. Egzersiz özellikle menopoz evveli bayanlarda, hormon seviyesini düşürerek ur gelişimini önlüyor. Egzersiz kanda insülin ve insülin eşi sihrime etmeni IGF-1 seviyelerini düşürmekte, bağışıklık yanıtını çoğaldırmakta ve ideal kiloyu gözeterek fazla beden yağı ve yüksek beden kitlesini önlemektedir.

Meme kanserinde de egzersiz yaşam niteliğini artırıyor

Araştırmalar gösteriyor ki meme kanseri teşhisinden sonra da egzersiz yaşam niteliğini artırmakta, bitkinliği eksiltmede ve enerji balansını kurmada bereketli olabiliyor. Genellikle meme kanseri teşhisinden sonra hem rehabilitasyon hem de hareket eksilmesi kilo çoğalışına neden oluyor. Ancak meme kanseri teşhisinden sonra orta seviyede egzersiz yapan bir bayandaki sağ kalım, hareketsiz hayat süren aynı gidişattaki bayandan daha uzun olabiliyor. Bu fayda hormon duyarlı hastada daha da bariz. Artan fiziksel etkinlik insülin ve leptin seviyelerini ve meme kanseri vaziyetini etkileyebiliyor. Umut verici çok rakamda çalışmanın varlığına karşın meme kanseri sağ kalımında egzersizin tesirine dair güçlü bir neticeye varmak için henüz erken olduğu bilimsel yazılarda bildirilmektedir.

Başta Amerikan Milli Kanser Enstitüsü NCI olmak üzere dünyadaki bir hayli bilimsel kuruluşta hangi fiziksel etkinlik ile kanser hastalarının yaşam niteliklerinin ve durumlarının daha iyi olabileceği incelenmektedir.

Kanser için D vitamini bedellerinize önemseyin

Kanser için D vitamini bedellerinize önemseyin

İnsan bedeninde bir hayli ehemmiyetli işleve hizmet eden D vitamini kanser yaradılışına karşı da büyük ehemmiyet taşıyor. Dünya Kanser Haftası’nda D vitamininin uzuvların çoğunu etkileyen bir hormon olduğuna dikkat sürükleyen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.Rüştü Serter, ” D vitamini eksik olan fertlerde sütun, rektum, meme, over, prostat, mide, mesane,özefagus, böbrek, akciğer, pankreas, uterus, non-Hodgkin lenfoma, multiple myeloma kanser cinslerine daha sıkrastlanıyor. Daha sarihçe şöyle ifade edebiliriz ki, D vitamini yeterli olan şahıslara mukayeseyle eksik olanların bu kanser cinslerine karşı tehlikeleri daha yüksek oluyor. Ayrıca ,D vitamini seviyeleri çoğaldıkça kanser insidansı eksiliyor. Türkiye gibi 37. enlemin kuzeyinde olan ülkelerde güneş ışınlarının büyü açısı D vitamini gereksiniminin karşılamasında beceriksiz kalıyor ve bu ülkelerde çoğalış gösteren D vitamini yetersizliği bunalım gibi psikolojik meselelere neden olabiliyor. Tüm bu nedenler dolayısıyla 37. enlemin güneyinde daha az kronik hastalık görülüyor” söylemesinde bulundu.

D vitamini, kanserin ilerlemesini ve vefat oranını eksiltiyor

D vitamininin kanserli fertlerde vefat oranını eksilttiğine dikkat sürükleyen Prof. Dr. Rüştü Serter, D vitamini kanserin ilerlemesini ve hastayı negatif etkileme sürecini de yavaşlatıyor. Avrupa Endokrin Derneği Muayenehane Uygulama Rehberine göre D vitamini alımında günlük idame dozlar;

– 1 yaşından ufak bebeklere günde 400 birim,

– 1-18 yaş arası çocuklara günde 600 birim,

– 18 yaş ve üzeri erişkinlerde günlük 1000 birimdir.

Son yarıyıllarda sprey formu gibi kullanımı basit, katkı maddesi ve BHA kapsamayan D3 vitaminleri seçim edilmektedir.

Etek vücudu kanser tehlikesini gösteriyor

Etek vücudu kanser tehlikesini gösteriyor

Londra’daki araştırma takımı, 20’li yaşlardan sonra her on senede bir beden daha büyük etek giyen bir kadının menapoz sonrasında meme kanseri olma tehlikesinin yüzde 33 yükseldiği neticesine vardı.

Fazla kiloluluk, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, kanser tehlikesini artıran bir etmen olarak öğreniliyor. Üniversitenin Bayan Kanseri Bölümü’den Profesör Usha Menon, BBC’ye verdiği görüşmede, araştırma kapsamında İngiltere’de yaşayan 50 ve 60’lı yaşlarda 90 bin kadının kilo ve sıhhatini takip ettiklerini anlattı.

Üç senelik izleme sürecinde bu bayanlardan 1090’ında meme kanseri tespit edildi.

Bir kadının 25 yaşından menapoz sonrasına değin geçen zaman zarfında giydiği etekler, her on senede bir beden daha gelişiyorsa misalin 40’tan 42’ye çıkıyorsa meme kanseri tehlikeyi yüzde 33 çoğalırken, aynı vakit zarfında etek vücudu iki kat çoğalanların kanser tehlikeyi de buna paralel yüzde 77’ye tırmanıyor.

Araştırma neticelerini inceleme eden meme kanseri uzmanı Simon Vincent, meme kanseri olaylarının takribî yüzde 40’ının kumpaslı egzersiz ve sıhhatli bir kiloda kalmak suretiyle yasaklanabileceğini söyledi.

Fazla kilolu bayanların yaşam stillerini değiştirerek tehlike etmenini eksiltebileceklerini kaydolan Vincent, bayanların genç yaştaki beden kitle endeksinden ziyade etek vücutlarını daha iyi andırdığını ve kanser tehlikesini bu biçimde daha basitçe değerlendirebileceklerini belirtiyor.

Alkole de dikkat

Buna rağmen araştırmanın bazı cılız noktaları olduğu kabul ediliyor. Takibe alınan bayanlar ayrıcalıksız 20’li yaşlarda etek vücudunu anımsayabilenler arasından seçilmiş. Dolayısıyla genel bayan nüfusuna içermiyor.

Fakat kanser uzmanları, menapoz sonrasında bayanların meme kanseri tehlikesini eksiltmek için kilolarına dikkat etmeleri gerektiğinin başka araştırmalarda da ortaya çıktığını vurguluyorlar.

Özellikle bu yaş grubundaki bayanlara hareket etmeleri, sıhhatli bir kiloda kalmaları ve içki tüketimini az yakalamalarını öneriyor. BBC Türkçe

Şiddetli mide ve omuz sızısına dikkat! Safra kesesi taşı olabilir

Şiddetli mide ve omuz sızısına dikkat! Safra kesesi taşı olabilir

Acıbadem Bakırköy Sağlık Kurumu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, “Bu taşlar ile alakalı doğru bilgiler edinmek bazen yaşam kurtarırken, bazen afaki yere operasyon yapılmasının önüne geçilmesini sağlar” diyor. Dr. Ünal, safra kesesi taşlarına müteveccih hastaların merak ettiği mevzularda söylemeler yaptı, önemli uyarılar ve tekliflerde bulundu.

Şiddetli sızıların sebebi safra olabilir

Safra kesesinde genellikle bir şikayete yol açmadığı sürece kazara tespit etilen safra taşları, kimi zaman da çok şiddetli sızılarla gösteriyor kendisini. Üstelik bu sızılar mide sızısı ile karıştırıldığı için uzun zaman safra kesesine müteveccih bir araştırma yapılmadığı için tanısı gecikebiliyor. Dr. Ünal “Safra kesesi taşlarının en sık yol açtığı şikayet; yemek yedikten takribî yarım saat- bir saat sonra ani ortaya çıkan, karnın sağ üst kısmında olan ve sağ omuza vuran şiddetli sızıdır. Genellikle iki saatten kısa sürer ve aniden sona erer. Sızı olduğu vakitte bulantı ve kusma da görülebilir. Bu sebeple sızının mideden kaynaklandığı düşünüldüğünden tanı gecikebilir” diyor. Safra kesesi taşına bağlı büyüyen karın sızısı genellikle çok şiddetli olmasına rağmen, bazen yineleyen ve direnilebilir sızılar biçiminde olduğu için mide kaynaklı sızı olduğu düşünülerek mide ilaçları kullanılıyor. Mide şikayetlerine müteveccih verilen rehabilitasyona karşın sızısı geçmeyen hastaların müddet kaybetmeden doktora müracaat etmelerinin büyük ehemmiyet taşıdığını söyleyen Dr. Ümit Ünal böyle bir gidişatta akla safra kesesi taşı ihtimalinin kesinlikle gelmesi gerektiğini vurguluyor. Safra kesesi ağzının ya da safra kanallarının taş ile tıkanması halinde sızı daha da uzun sürüyor.

Uzun zaman aç kalmak da taşa neden olabiliyor

Bayanlarda safra kesesi taşı yaradılış tehlikeyi erkeklerin takribî üç katına çıkarken, yaşla beraber safra kesesinde taş yaradılış tehlikeyi her iki cinsiyette de çoğalıyor. Gebelik, fazla kilo, çok süratli kilo almak veya vermek, safra yapısındaki kolesterol ölçüsünün çoğalması ve uzun zaman aç kalmak safra taşı yaradılış tehlikesini artırıyor. Dr. Ünal, buna rağmen kumpaslı egzersiz, fiziksel etkinliğin artırılması, ideal kiloya inmek ve sıhhatli ve kumpaslı beslenmekle safra kesesi taşlarının şikayet oluşturma tehlikesinin eksildiğini söylüyor. Safra kesesinde taşı olan hastaların takribî yüzde 30’unda safra kesesindeki taşa ait şikayetler ortaya çıktığına, bu taşların genellikle bir şikayete neden olmadan uzun zaman kalabildiklerine dikkat sürükleyen Dr. Ünal “Bu taşlar ile alakalı doğru bilgi sahibi olmak bazen yaşam kurtarırken, bazen afaki yere yapılacak bir operasyonun önüne geçilmesini sağlar” diyor.

safra

Sarılık ve kanser tehlikesini artırabiliyor

Safra kesesindeki büyük taşların kanser gelişim tehlikesini artırdığı hala kavgalı, ancak safra kesesi duvarında yoğun kireçlenmenin bu tehlikeyi artırdığı kesin. Ayrıca safra taşları mikrobik olmayan/bulaşıcı olmayan sarılığa da neden olabilirken, safra taşlarının safra kanalının önünü tıkaması pankreas ödemlenmesine pankreatit yol açarak hayati tehlike oluşturabiliyor. Safra kanallarına düşen ve buna bağlı sızı, sarılık, pankreatit büyüyen hastalarda, safra yollarının arınılması için ağızdan girilerek kesinlikle endoskopik harekât olan ERCP yapılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Bu işlemden sonra hastanın safra kesesi operasyonu olması ve safra kesesinin bir kısmının veya yalnızca taşların değil, safra kesesinin tamamının alınması gerekir. Zira taş ve buna bağlı şikayet oluşturmuş bir kesenin hastalandığı düşünülür ve kaldığı sürece tekerrür taş ve buna bağlı şikayetler oluşturma tehlikeyi çoğalır. Buna rağmen safra kesesindeki taşa bağlı hiçbir şikayeti olmayıp misalin check-up sırasında bu taşlar kazara tespit etilen hastalarda ilk etapta operasyon önerilmez, hastada taşa ait şikayet büyüyüp büyümediği takip edilir. Safra kesesindeki taş minik veya balçık halinde ise taş eritici rehabilitasyonlar sınanabilir. Ancak bu rehabilitasyonların galibiyet oranları düşüktür. En az bir şikayeti olan hastalarda ise takiple kanaat etmek anlamlı olmaz ve kesinlikle safra kesesi operasyonu gerekir” diyor. Dr. Ünal, kesintisiz kıtalar arası uçan kaptanlar, gemi kaptanları ve sık ve uzun süreli yolculuklar yapan bireylerin de şikayetleri olmasa dahi safra kesesi operasyonu olmalarının önerilebileceğini söylüyor.

Genellikle operasyonun ertesi günü bayağı yaşama dönülüyor

Günümüzde safra kesesi operasyonları, ‘kapalı operasyon‘ olarak adlandırılan laparoskopik usulle yapılıyor. Bu operasyondan sonra hastalar ertesi gün genellikle günlük yaşamlarına dönebiliyor. Çok az bir hasta gurubunda safra kesesinin karaciğere yapışması sebebi ile operasyon sırasında alınan karar ile sarih operasyon yapılabiliyor.

Hastalığınıza internetten teşhis koymayın

Hastalığınıza internetten teşhis koymayın

İnsanların internetten hastalıklar hakkında araştırma yapmasının ve kendi kendilerine teşhis koymasının yanlış olduğunu belirten Dr. Aybüke Aslı Ayyıldız “Hastalıklar için kesinlikle bir doktora görünün” dedi. Yaşamın her alanında yer alan internetin şifa kaynağı olmadığını kaydolan Kula Cemiyet Sıhhati Merkezi Başkanı Dr.Ayyıldız “Yaşamımızın her alanında kullandığımız internet hepimiz için bilgiye erişmeyi basit kılmaktadır. Ancak, mevzu bedenimiz hakkındaki şikayetler olunca dikkatli olunmalıdır” dedi.

İnternetteki her bilgi doğru değil

İnternetten edinilen her bilginin doğru olmadığını ve mevzu hastalık olunca daha da dikkatli olunması gerektiğini özellikle vurgulayan Dr. Ayyıldız şunları söyledi: “İnternette doğru bilginin yanı gizeme çok fazla yanlış bilgi de yer alıyor. Bireyler inceleme neticeleri ve vücutsal şikayetleri ile alakalı bir hekime danışmadan internetten araştırma yapmayı seçim ettiğinde kendine kansere varan teşhisler koyuyor. Bu vaziyet; bireyde paniğin yanı gizeme bazen benim rehabilitasyona lüzumum yok, nasıl olsa geçer ya da rehabilitasyonum için geç son günlerimi hoş geçirmek istiyorum gibi yaklaşımlara neden oluyor. Şahısların bu ruh hali suratından geciken rehabilitasyonlar, ilerleyen hastalıklar geri dönülmesi güç süreçler yaşanıyor. Çağımızın nimetlerinden olan internet elbette kullanılmalı, araştırma yapılmalı. Ancak mevzu sıhhat olduğunda iyileşmesi ve sürdürülmesinin esasının doktorlarımız olduğu asla unutulmamalı, araştırmalarımızı saplantıya dönüştürmeden bir doktora müracaat etilmeli.”

İHA

Kanseri şekerle beslemeyin

Kanseri şekerle beslemeyin

Fazla şeker kullanımının hormonal, metabolik, hücresel pek çok hasarlı tesiri mevzubahisi. En ehemmiyetlisi de şeker tüketiminin kanserle olan ilişkisi. Bilim insanları kanser hücrelerinin en beğendiği besin olan şekere karşı herkesi uyarıyor. Fazla şeker kullanımının kanserin beslenmesine izin vermek olduğunun altını çizen Medicana Sağlık Kurumular Grubu Onkoloji Koordinatörü Doç. Dr. Mutlu Demiray, şeker yerine tatlandırıcı kullanmanın da yanlış olduğunu vurguluyor.

Şeker kullanımında tertip etme yapılıyor

Dünyada bir hayli ülkede kanseri besleyen doğrultuyu sebebiyle şeker tüketiminin eksiltilmesine müteveccih tertip etmeler, yaptırımlar uygulanıyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde İngiltere’de bu güzergahta bir tertip etme yapıldı. Buna göre işletmelere, meşrubatlara kullandıkları şeker ölçüsüne göre aşırıdan aidat koyulacak. Nisan 2018’de yürürlüğe girecek olan aidatla senede 520 milyon sterlin bir araya gelmesi bekleniyor. Türkiye’de de meşrubatlarda kullanılan şeker oranlarına müteveccih eş bir tertip etmenin yapılmasını doğru bulan Demiray, “Bedenin şekere lüzumu var, şeker enerji kaynağıdır ve onsuz yaşamamız olası değil. Ancak aşırısı çok hasarlı” diyor.

Kanser hücreleri yalnızca şekerle besleniyor

Öte yandan açlık kan şekerinin yüksekliği ile kanser oranları arasındaki ilişkiyi gösteren çalışmalar da var. M.D. Anderson Kanser Merkezi’ndeki çalışmalarda; sigara kullanmayan, glisemik indeksi yüksek besinlerle beslenen bireylerde kanser görülme oranının yüzde 49 daha yüksek tehlikeye sahip olduğunun tespit etildiğini belirten Demiray, “Özellikle akciğer kanserinin squamöz hücreli alt grubunda bu belirtiler daha apaçık. Çalışmada tespit etilen değişik ehemmiyetli bir nokta da harcanan toplam şekerin değil, işlenmiş olup kana süratli geçen şekerin kanser tehlikesini çoğaldırması. Bu noktada ‘glisemik indeksi yüksek demek’ süratlice kana geçerek kan şekerini yükselten ve ani olarak insülin salgısını da çoğaldıran şeker anlamına geliyor” diye anlatıyor.

Şeker günde ne kadar harcanmalı

Uzmanlar, günlük alınması gereken azami ölçüde şekerin erkekler için 9 çay kaşığı, bayanlar içinse 6 çay kaşığı olduğunu belirtiyor. Bu ölçüler kalori türünden hesaplandığında erkekler için 150 kalori, bayanlar için de 100 kaloriye denk geliyor. Bir Hayli insan ise günlük bu oranı basitlikle ikiye katlayabiliyor. Şeker alımını eksiltmek için meşrubatlardan konserve yiyeceklere, salata soslarından ekmeklere kadar bir hayli besinin içinde bulunan şeker oranlarına bakmak gerektiğine vurgu yapan Demiray, “Artık bu mevzuda şuurlu hareket etmek gerek. Mahsullerin yaftalarındaki fruktoz, laktoz, sükroz, maltoz, glükoz ya da dekstroz gibi maddelerin oranına dikkat edilmesi gerekiyor” diye ilave ediyor.

Rahim ağzı kanserine karşı ‘Spiral’

Rahim ağzı kanserine karşı ‘Spiral’

Servikal rahim ağzı kanseri, bayanlarda en sık görülen üçüncü kanser cinsi. 2030 senesine kadar yılda 710 bin bayan serviks kanserine tutulacağı ve senede 383 bin bayan can vereceği söyleniyor. Kansere tutulma sıklığını eksiltmek için pek çok tarama programları geliştirilse de gitgide güçleşen yaşam şartları ve ülkeler arasındaki ekonomik uçurumların gitgide çoğalması ne yazık ki kanserin yayılımını önleyemiyor. Ancak coşturucu haber yeniden bilim dünyasından geldi. Dünyada en sık kullanılan geçici doğum hakimiyet usullerinden biri olan spiralin yalnızca istenmeyen hamilelikleri önlemekle kalmadığı, rahim ağzı kanserini de önlediği ortaya çıktı.

Yüzde 30 daha az tutuluyorlar

Bayan Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, bu ehemmiyetli bilimsel bulgu hakkında bilgiler verdi. “Spiral kullananlar, hiç kullanmayan bayanlara göre, yüzde 30 daha az rahim ağzı kanserini tutuluyor. Çok iyi öğreniyoruz ki, kanser evveli lezyonların kaynaklandığı bölge rahim ağzı kanalında yer alan “transformasyon” bölgesidir. HPV enfeksiyonlarının niyet seçtiği bu bölge aynı zamanda hücreler yoluyla oluşan bağışıklık cevabı için de ehemmiyet taşımaktadır. Spiralin yerleştirilmesi esnasında bu bölgeye yapılan teşebbüs, buradaki hücreleri uyarmakta ve onların tepki vermesini sağlamaktadır. Başka Bir Deyişle harekât esnasında oluşan doku travması, buradaki bağışıklık sistemini uyararak, hamleye kaldırmaktadır. Oluşan bu immun cevap da HPV enfeksiyonunu ve kanser evveli lezyonları arınmaktadır. Spiralin aralıksızında oluşan lıkal mukozal enfeksiyon ve burda büyüyen ufak iltihabi adacıklar sayesinde de bu gözetici tesir devam etmektedir.

Spiralin önleyici tesiri

İnvaziv saldırgan rahim ağzı kanseri, rahim içi vasıta spiral kullananlarda 1/3 oranında daha az görülüyor. Bu gidişat, özellikle kumpaslı kanser taraması yaptıramayan, az gelişmiş ve uzman hekime erişme olanağının hudutlu olduğu insanların yaşadığı bölgeler ve ülkeler için çok ama çok yararlı bir tesir.”

Kendiliğindene meme tetkiki nasıl yapılır

Kendiliğindene meme tetkiki nasıl yapılır

Dünyada her 8 bayandan 1’inde büyüyebilen meme kanseri, şahsın şuurlu olması ve bulguları tanıması ile başlayan erken teşhis süreci, rehabilitasyon galibiyetini de büyük oranda artırıyor. Memorial Ankara Sağlık Kurumu Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Reis, meme kanserinde en ehemmiyetli 8 tehlike etkeni ve hastalığın rehabilitasyon tasarılamasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

meme kanseri

8 tehlike etkeni

1 – Yaş

Bayanlarda yaş ilerledikçe meme kanseri tehlikeyi çoğalmaktadır. Çoğu meme kanseri olgusu 60 yaşın üzerinde görülür. Ancak erken yarıyıllarda da kanserin görülme sıklığında çoğalış olduğu gözlemlenmektedir.

2 – Aynı bireyde daha evvel meme kanseri gelişmiş olması

Bir memesinde kanserli kitle saptanmış olan bayanların öteki memesinde kanser büyüme tehlikeyi daha fazladır.

3 – Aile öyküsü

Bir şahsın anne, kız kardeş ya da kızında meme veya yumurtalık kanseri olması o bireyde meme kanseri büyüme tehlikesini artırır. Bu tehlike, ailede ilk kanser tespit edilen şahsın yaşı 40’ın altında ise daha da yüksektir.

4 – Bazı genetik farklılıklar

Emin genlerdeki bozukluklar BRCA1, BRCA2 gibi meme kanseri tehlikesini artırmaktadır. Bu gen farklılığı olan şahısların takipleri özel protokollerle yürütülür.

5 – Kilonun yaşa ve boya göre ideal seviyenin üzerinde olması

Özellikle menopoz sonrası yarıyılda kilo çoğalışı olan bireyler daha yüksek tehlike altındadır. Meme kanserinden korunmak için şahsın kendisi için en sıhhatli kiloda kalması çok ehemmiyetlidir.

6 – Faize ve adet görme, emzirme

İlk adet görme yaşı 12’nin altında, menopoz yaşı 55’in üzerinde olan, hiç doğum yapmamış, uzun vakit östrojen rehabilitasyonu kullanan şahıslarda tehlike çoğalmaktadır. Aynı biçimde ne kadar geç çocuk sahibi olunursa tehlike o kadar yüksektir. Yapılan çalışmalarda bebeklerini 1 seneden fazla emziren annelerde meme kanseri tehlikesinin takribî 4 kat eksildiği gözlemlenmiştir.

7 – Hormon rehabilitasyonu

Ufak dozlarda, hekim hakimiyetinde verilen hormon rehabilitasyonu kullanımında dahi takiplerin daha sık aralıklarla yapılması önerilmektedir.

8 – Işınım rehabilitasyonu

Çocukluk ya da ergenlik yarıyılında göğüs duvarına ışınım rehabilitasyonu uygulanmış olması tehlike etmenlerinden biridir.

meme kaseri

Bu bulgulara dikkat

– Meme ve meme başının biçiminde ya da ebadında farklılık.

– Meme dokusu içinde ya da koltuk altında ele gelen kitle.

– Meme başı hassasiyeti.

– Meme başının meme dokusu içine doğru dönmesi.

– Meme üzerindeki tenin kızarıklığı, şişmesi, meme başı akıntısı gibi şikayetleriniz varsa zaman kaybetmeden hekiminize müracaat etiniz.

Meme kanseri genellikle sızıya neden olmaz.

elle muayene

İlk adım kendiliğindene tetkik

Şahıs her ay kendi memesinde bir farklılık olup olmadığını hakimiyet etmelidir. İhtiyarlama, adet yarıyılı, gebelik, lohusalık ve menopoz yarıyıllarında natürel farklılıklar olacağı usta yakalanmalıdır. Bu yarıyıllarda meme dokusu daha sert, şiş ya da alıngan olabilir.

Bunun dışında bulgulardan rastgele biri tespit etildiğinde kesinlikle hekime müracaat etilmelidir. Son senelerde genç doğurganlık çağında da meme kanseri olaylarıyla sıkça karşılaşılmaktadır. Bu sebeple özellikle lohusalık yarıyılında emzirmeyle kaybolmayan kitleler veya yineleyen enfeksiyon vaziyetlerinde kesinlikle meme kanseri ekarte edilmelidir.

Henüz hiçbir şikayet oluşmadan meme kanseri taraması yapılması, hastalığın erken tanısına ve doğru rehabilitasyon tasarılamasına imkân tanır. Kanser ne kadar erken tespit edilirse rehabilitasyon zaferi o kadar yüksektir. Bu emelle kullanılan usuller; şahsın kendiliğindene elle meme tetkiki, kumpaslı hekim tetkiki ve tarama için mamografi harekâtıdır. 20–30 yaş grubunda aylık olarak kendiliğindene meme tetkiki, senede bir muayenehane tetkik ve 40 yaşından başlayarak senede 1 defa iki taraflı mamografi uygulanması ehemmiyetlidir.

meme kanseri

Meme kanserinde kitlenin ebadına bağlı olarak rehabilitasyon tanımlanır

Meme kanseri operasyon ve operasyon sonrası destekleyici rehabilitasyonların beraber kullanılması ile rehabilitasyon edilir. Operasyon usulü kanserin ebadına ve hastanın özelliklerine göre tanımlanır. Memenin yalnızca etkilenen kısmının alındığı usuller uygulanabildiği gibi, memenin tamamının alınması da lüzumlu olabilir.

Memenin alınmasından sonra onkoplastik cerrahi harekâtları ile memeye estetik görünümü yine kazandırılır. Koltuk altı lenf bezlerine müteveccih harekâtlar da hastalığın aşamasına bağlı olarak değişmektedir. Bugün pek çok hasta da koltuk altı lenf bezlerinin operasyon ile çıkarılmasına gerek kalmamaktadır. Cerrahi teşebbüs sonrasında rehabilitasyonun bitirilmesi ve kanserin yine oluşmasının önlenmesi emeliyle ilaç, hormon ya da ışınım rehabilitasyonu önerilir. Bu rehabilitasyonların hangilerinin uygulanacağı kanserli bölgede büyüklük, tür, yayılım gibi özelliklerine göre tanımlanır.

Kanser tehlikesinin %50’sini önlemek için yapmanız gerekenler

Kanser tehlikesinin %50'sini önlemek için yapmanız gerekenler

Bir şahıs hayat stilini daha sıhhatli bir hale getirerek kanserin %30 ile %50’sini önleyebilir. İşte kendinizi kanserden gözetmek için yapmanız gereken bir dizi teklif…

Teklifler

– Sigara içmeyin.

– Gittiğiniz yerde sigara içilmesine izin vermeyin.

– Kilonuzu hakimiyet altında tutun.

– Daha fazla hareket edin ve hareketsiz hayat stilinden kaçının.

– Daha çok hububatlı besinler, meyveler, sebzeler harcamaya itina gösterin. Yüksek kalorili besinler, tatlı meşrubatlar, kırmızı et ve fazla tuz kapsayan gıdaların tüketimini sınırlayın.

– içki içmeyi vazgeçin ya da emin bir hudut koyun.

– UV ışığına maruz kalmaktan kaçının.

– Kanserojen maddelerle temas etmemeye çalışın ve sıhhat güvenliği kaidelerine yatıl.

– Konutunuzdaki ışınım seviyelerini hakimiyet edin.

– Çocuğunuzu aşılayın.

– Bayanlar, muhtemel oldukça çocuklarınızı emzirmeye itina gösterin.

Page 1 of 201 2 3 20