Sıhhatlı beslenerek meme kanserinden kurtulun

Sıhhatlı beslenerek meme kanserinden kurtulun

“Yiyecekler ve meme kanseri arasındaki ilişkide; tek bir gıdaya odaklanmak yerine, sıhhat yararlarını bildiğimiz yiyecek gruplarını balanslı ve kumpaslı harcamaya odaklanmamız kanser tehlikesini eksiltmek için en ehemmiyetli unsur” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Sağlık Kurumu Beslenme ve Perhiz Uzmanı Dyt. Sinem Usuk, söyledi.

Beslenme teklifleri

– İdeal beden ağırlığınızda olun, değilseniz kısa vakitte harekete geçin.

– Sebze ve meyve tüketiminizi her gün asgari 5 porsiyon olarak amaçlayın. Bunun 3 porsiyonunun sebze, 2 porsiyonunun meyve olması yiyecek öğesi dağılımı açısından ideal olacaktır. Sebze ve meyve seçimlerinizin hep aynı rutinde değil, olası olduğunca renk renk, çeşit çeşit olmasına itina gösterin.

– Kurubaklagilleri haftanın vasati 2 günü beslenmenize dahil edin. Böylece hem nebatsal protein alımınızı hem de lif posa tüketiminizi desteklemiş olursunuz.

– Meme kanseriyle ilişkisi üzerine en çok çalışılan mevzulardan biri perhizin kapsadığı “yağ” sorunudur. Günlük yağ alımınızı sınırlamanız ve sıhhatli yağ kaynaklarını seçim etkeniz sizi güvende yakalayacaktır. Beslenmenize hayvansal kaynaklı yağlardan ziyade nebatsal kaynaklı yağlar dominant olmalı. Listenin en başına zeytinyağını yazdıktan sonra ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlardan gelecek sıhhatli yağları da beslenmenize dahil edin. Bu besinlerden gelen E vitamini çok eforlu bir antioksidandır ve bedeninizin savaş gücünü çoğaldırır. Sıhhatlı olarak nitelendirdiğimiz bu yağları ise netlikle yakmamak ehemmiyetli. Yiyecekleri pişirime usulümüz özellikle yağ kapsayan yiyeceklerin sıhhatsiz forma mutasyonunda oldukça tesirlidir. Ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumları kavrulmamış harcayalım, yemeklerimizi pişirme metotlarımızdan kızartmayı çıkartalım.

– Trans yağ asitlerinden, özellikle kutulu/işlenmiş yiyeceklerden uzak duralım. Yiyecekleri yağda kızartarak yemek de yeniden trans yağ asidi alımı çoğaldıran etmenlerden biridir.

– Kırmızı et tüketiminizi haftada 1-2 gün biçiminde sınırlamanız genel sıhhat açısından idealdir.

– Kalori içeriği yoğun, yiyecek bedeli olmayan işlenmiş hazır mahsullerden uzak duralım. Bunlar hem basit kilo almanıza neden olarak sizi ideal kilonuzdan uzaklaştıran hem de mikro yiyecek öğesi içeriği çok düşük olan maddelerdir. Bedeni asıl anlamda beslemez, yalnızca boş kalori sunarlar.

– Günlük su tüketiminizi vasati 8-10 kadeh su içmek üzerine ayarlayın. Böylece suyun bedeninizdeki zehirli maddeleri uzaklaştırma tesirinden en iyi biçimde faydalanabilirsiniz.

– Stres her hastalığın altında uyuyan, basitlikle çözülemeyen bir etmen. Ancak günlük fiziksel etkinliğinizi çoğaldırarak hem stres seviyenizi daha altlara sürükleyebilir hem ideal kilonuzu gözeterek bir öteki tehlikeyi ortadan kaldırmış olursunuz. Bir taşla iki kuş!

Doğru bildiğimiz sıhhat hurafeleri

Doğru bildiğimiz sıhhat hurafeleri

Sıhhati internet üzerinden araştırmanın kafa karıştırıcı olabildiğinden geçtiğimiz günlerde bahsetmiştik. Bir de yaşadığımız cemiyette yaygın olan geçmişten gelen kulaktan dolma yanlış bilgilerle reel sıhhat bilgisine erişmek her zamankinden daha da güçleşiyor. Bu bilgilerin orijini her ne olursa olsun, sizin zaman ve enerji kaybetmenize neden olup gerçekten edinmeniz gereken sıhhat alışkanlıklarından uzaklaştırabilir. Günlük yaşamda hem kendimiz, hem de beğendiklerimizin sıhhati için müracaat ettiğimiz ama reelinde yanlış olan, hatta bazen de hasar veren tavırları ne yazık ki zaman zaman hepimiz uyguluyoruz. Kulaktan kulağa dağılan yanlış bilgilere inanmamanız için bilimsel reelleri sizler için derledim…

Islak saçlarla dışarı çıkmak hastalanmamıza neden olur mu?

Islak saçla dışarı çıkmanız, grip veya nezle gibi hastalıklara tutulmanıza doğrudan neden değildir. Yalnızca, ıslak saçla dışarı çıkarsanız üşütme tehlikenizi artırmış olursunuz. Gribin gerçek sebebi sık sık söylediğimiz gibi; virüstür. Başka Bir Deyişle ıslak saçla dışarı çıkmak sanıldığının aksine hastalığa neden olmaz. Yalnız çalışmalar, saçlarınızın ıslak ve nemli olmasının burnunuzu sürüklemenize neden olabileceğini gösteriyor. Dikkatli olmakta fayda var.

Boğulmaya neden olmaz

Yemekten sonra yüzmek hasarlı mı?

Dolu bir mideyle yüzmenin, kramplara ve daha sonra bireyin boğulmasına neden olabileceği düşüncesi, reelinde bütün olarak bir sıhhat efsanesidir. Yüzmeden kısa bir vakit evvel yemek yemek, fizyolojik olarak rastgele bir sıhhat meselesine yol açmayacaktır ve bu ikisi arasındaki irtibatı gösteren rastgele bir rapor ya da çalışma yapılmamıştır.

Aç karnına egzersiz yapmak daha fazla yağ yakmamızı sağlar mı?

Bu gidişat kısmen doğru ama ekstra bir yağ yakma mucizesi de beklememek gerekir. Egzersiz yaparken bedeniniz hem kalori, hem de karbonhidrat yakar. Çalışmalar, aç karnına egzersiz yapmanın, daha fazla karbonhidrat kalorisi olmaması sebebiyle yalnızca birkaç kalori yakabileceğini ancak genel olarak kalorinin yakıldığı oranın aynı olduğunu gösteriyor.

Hamilelikte saç boyatılmaz mı?

2005 senesinde yapılan bir araştırma, nevroblast ur gebelikte saç boyatmanın neden olduğu düşünülen kanser cinsi ile doğan bebeklerin anneleri üzerinde yapılmış. Anneleri psikolojik tesir altında vazgeçmemek için hamilelikleri süresince saçlarını boyatıp boyatmadıkları suali, onlarca farklı sualin arasına yerleştirilerek sorulmuş. Aynı sualler nevroblast ur taşımayan bebeklerin annelerine de yönlendirilmiş ve neticeler değerlendirilmiş. Her iki grupta da hamileyken saçlarını boyattığını söyleyen annelerin rakamı birbirine çok yakın bulunmuş. Bu gidişat, hamileyken saç boyatmanın nevroblast ur ile doğrudan bir bağının olmadığını kanıtlar kalitede görülmüş ve yapılan bu çalışma referans alınmaya başlanmış. Gebeliğinizde saçlarınızı boyatacak olursanız, hekiminize belli danışmalısınız.

Dudak Boyasılar, kansere neden olabilecek mermi kapsar mı?

Araştırmalara göre, 10 farklı dudak boyası markasının FDA tahlilinde çok düşük mermi seviyeleri tespit edildi. Dolayısıyla ulus arasında yaygın olan bu rivayetin de reelinde aslı çok yansıtmadığını görüyoruz.

Bayanlar erkeklere göre daha mı güç kilo verir?

Erkekler daha fazla adale kütlesine sahiptir ve daha az hormonal metamorfoza uğrarlar. Bu da, ilk birkaç kiloyu vermeyi basitleştirir. Ancak, araştırmalara göre; sıhhatli bir perhiz ve egzersiz rutinine sadık kaldıkça bayan-erkek arasındaki kilo verme oranı zaman içinde eşitlenir.

Her gün 1 yumurta yiyebilirsiniz

Yumurtada çok fazla kolesterol bulunur mu?

Bir adet yumurtada 200 mg. kolesterol bulunur. Her gün bir adet yumurta harcayabilirsiniz. Yumurtanın içindeki kolesterol besin ağırlıklı olduğu için günde iki tanesi hasarlı değildir.

Zayıflama hapları süratli kilo verdirir mi?

Son senelerde ortaya çıkan en riskli perhiz trendi, bu cins haplardır. Bir Haylisine internet üzerinden basitçe erişmek muhtemel. Ancak bunun reel olması için mucize gerekir. Şöyle düşünün, obezite son senelerin en büyük belası. Böyle bir hap ya da içerik doğru olsaydı, piyasa avcıları tarafından ele alınır ve bir vakit sonra reçete edilir hale kazançtı. Oysa bu tip haplar genelde kulaktan dolma ‘kullanıcı’ nasihatleri ile gündeme geliyor.

Gözlerini şaşı yaparsan öyle kalır mı?

Afacanlık yapmayı beğenen çocuklar, birbirlerini korkutmak için gözlerini şaşı yapıp suratlarını biçimden şekle sokarlar. Bu esnada ortamda bulunan anneler, buna gerçekten inandıklarından mı, yoksa korkarak ağlayan değişik çocuğu kurtarmaya çalıştıklarından mı bilinmeyen, gözlerini şaşı yapmış olan çocuğa bunu yapmaya devam ederse öyle kalacağını söylerler. Şaşılık, sık tesadüfülen bir rahatsızlıktır. Dünya genelinde, insanların yüzde 2-4’ünde şaşılık olduğu tespit edilmiş. Doğuştan şaşı olunabileceği gibi ilerleyen yaşlarda kapılan bir enfeksiyon ya da beynin alakalı alanında büyüyen bir çeşit urun da şaşılık yaradılışının nedenleri arasında olduğu gösterilmiş. Gözlerdeki şaşılık ve oluşma nedenleri hakkında araştırmalar yapan bilim adamları, şuurlu olarak gözleri şaşı yapmanın kalıcı şaşılığa neden olduğuna dair hiçbir ispata tesadüfmemişler. Ancak araştırmalar sonunda, gözleri uzun vakit bu halde yakalamanın, alakalı adaleleri germesi nedeniyle sızı ve flu görmeye neden olduğu da kanıtlanmış. Görme maharetinin verildiği bu uzuv, birbiriyle geçim içinde çalışan üç çift adale tarafından hakimiyet edilir. Bu adalelerden biri gözü sağa ve sola, ikincisi yukarıya ve alt, üçüncüsü ise çapraz konuma getirme vazifeyi görür. Gözleri şaşı yapmanın öyle kalacağına neden olmasına inanmak, kolumuzu adalelerimiz dayanağıyla rastgele bir konuma getirdiğimizde öyle kalacağına inanmak kadar abestir.

Karanlıkta kitap okumak gözleri bozar mı?

Loş civarlarda bir şeyler okumanın göz üzerindeki tesirlerini inceleyen bilim adamları, muhtelif neticeler elde etmişler. Bu araştırmalar sonucunda, karanlık sayılabilecek civarlarda bir şeyler okumanın; daha fazla odaklanmaya, natürel olarak yinelediğimiz göz kırpma hareketinde fark edilir bir eksilmeye, gözlerde kuruluk hissine ve uzun vakit gözleri kısmaya neden olduğu tespit edilmiş. Bu tesirlerin kalıcı hale gelmesi hayat niteliğinde düşmeye neden olabilir. Bu tesirlerin sürekliliğini inceleyen bilim adamları, tekerrür ışıklı bir etrafa geçildiğinde bu şikayetlerin ortadan kalktığını tespit etmiş.

Doç. Dr. Halit Yerebakan

özel içeriğidir.

Yeşil kahve zayıflamada ne kadar tesirli

Yeşil kahve zayıflamada ne kadar tesirli

Yeşil kahve sadece kavrulmamış veya ham kahve ile yapılan bir kahve cinsidir.

Zayıflamaya tesiri

Zayıflama mevzusunda gösterdiği tesir, bir cins antioksidan olan klorojenik asit kapsamasından kaynaklanır. Klorojenik asit, ince bağırsakta glikoz emilimini ve karaciğerden dolaşıma glikoz salınımını maniler. Bu da kandaki glikoz seviyesinin eksilmesine ve bedenin enerji için karbonhidratların yerine yağ hücrelerini kullanmasına yol açar ve netice olarak bedende yağ kaybı sağlanır. Yeşil kahvede yüksek ölçüde bulunan bu asit, kavrulmuş kahvelerde ise yapıt ölçüde bulunur. Yeşil kahve çekirdeklerinin 1 gramında 34,4 – 41,6 mg klorojenik asit vardır. 230 derecede 12 dakika süresince kavrulan kahvede asidin hemen hemen yarısı kayba uğrarken, 250 derecede 21 dakika kavrulan kahvede de neredeyse tamamen tükenir. Çoğu kavrulmuş kahvede gram başına 2-7 mg klorojenik asit bulunur.

Yeşil kahve, kavrulmuş kahve gibi demlenemediği için yalnızca yeşil kahve ekstresi şeklini harcanabilir. Bir Hayli marka da yeşil kahve ile kavrulmuş kahvenin bir arada bulunduğu karışımlar sunmakta, sadece ekstre olarak bulunan ve kahve kapsamayan çeşidi ise supleman olarak satılmaktadır. Ancak, böyle bir mahsul kullanmadan evvel rastgele bir yan tesiri olup olmadığını bilmek ismine kesinlikle hekime danışılması gerekir.

Yapılan çalışmalarda;

– Kilo hakimiyetinde günde 400-1000 mg yeşil kahve ekstresinin, 180-500 mg klorojenik asit içeriğinin ve 40 mg kafein alımının pozitif tesirleri olduğu,

– Kan tazyiki ve kardiyovasküler sıhhat için günlük 1000 mg ekstrenin kapsadığı 50-500 mg arası klorojenik asit ve 40 mg’a kadar kafein alımının tesirli olduğu,

– Antioksidan etkinlik için günlük 1000 mg ekstre, 500 mg’a kadar klorojenik asit ve 40 mg kafein alımının lüzumlu olduğu görülmüştür.

Çocuğunuz sizi fıtık etmesin

Çocuğunuz sizi fıtık etmesin

Beden ağırlığının yüzde 15’inden fazla ağırlık kaldıranların bel ve boyun fıtığı tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Uzman Hekim Ali Şahabettinoğlu, çocukların uzun zaman kucakta taşınmaması gerektiğine de dikkat çekti.

Uzman Hekim Ali Şahabettinoğlu, bel ve boyun fıtıklarının günümüz koşullarında daha çok karşılaşıldığını ifade ederek, hareketsiz yaşamak, iş yaşamı gereği daha çok oturmak zorunda kalmak, çoğalan bunalım, psikososyal etkenler ve obezite kaynaklı fıtıklara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Duruş bozuklukları ve işe bağlı pozisyon yanılgılarının neden olduğu bel ve boyun fıtıklarının yanı gizeme konut hanımları ve çocuklu bayanların da büyük tehlike altında olduğunu belirten Şahabettinoğlu, çocukların uzun zaman kucakta taşınmasının potansiyel risk olduğunu söyledi.

Şahabettinoğlu, “Bayanların çocuklarını, uzun zaman veya yanlış biçimde kucaklarında taşımaları, bel ve boyunlarına afaki yük binmesine neden oluyor. Bu da fıtık için potansiyel risk teşkil ediyor. Kucakta çocuk taşımanın yanı gizeme, alışveriş çantalarını ağırlık korumaksızın tek taraflı taşımak da tehlikeli. Toplam beden ağırlığının yüzde 15’inden fazla ağırlık kaldırmak bel ve boyun fıtığına davetiye çıkarmak anlamına geliyor” dedi.

12 kilodan ağır çocukları taşımayın

Bel ve boyun fıtıklarının yüzde 98 99’unun operasyonsuz rehabilitasyonunun olası olduğunu ifade eden Şahabettinoğlu, yalnızca yüzde 1-2 hastada da operasyon gerekebileceğini söyledi. Bel ve boyunfıtıklarında başta manipülasyon, başka bir deyişle elle rehabilitasyon olmak üzere fizik rehabilitasyonların galibiyetli olduğunu ifade eden Şahabettinoğlu, “Hafif olaylarda 2-3, ileri olaylarda 8-10 seans rehabilitasyon gerekiyor. Fıtık her ne kadar rehabilitasyon edilebilen bir gidişat olsa da, alınabilecek temkinlerle potansiyel riskin önüne geçmek atılacak ilk adım olmalı. Çocuklar 10-12 kilonun üzerinde ise olası olduğunca kucakta taşımamak, zoraki kalınırsa taşımanın süresi 1-2 dakikayı geçmemesi gerekmektedir. Alışveriş çantalarının 2-3 kilo ağırlığın üstünde olması gidişatında ise taşımamak veya ağırlığı iki kola denk ölçüde yayarak taşımak gerekiyor” diye konuştu.

Operasyon gerekebilir

Kilosu 60 olan bir bayan, 9 kgın üstünde yük kaldırdığında ve taşıma süresi uzadığında hem bel, hem de boyun fıtığı olmaya aday olduğunu ifade eden Şahabettinoğlu, “Taşınan yük ilk etapta yakınmaya yol açmasa dahi, zaman çoğaldıkça yükün ağırlaşmasıyla birey farkında olmadan boyun fıtığı için taban hazırlar. Boyun fıtığında da el ve kollarda ilerleyen efor kaybı varsa ya da sızı ve anlaşmaları operasyonsuz rehabilitasyonlara 2-3 ay yanıt vermemiş ise operasyon gerekir. Yalnızca bel ve boyun sızısı veya kol-bacak anlaşması olan hastalarda yüzde 98 galibiyet operasyonsuz olarak fıtıklar rehabilitasyon edilebilir” dedi.

Polikistik Over Belirtisinde beslenme

Polikistik Over Belirtisinde beslenme

Polikistik over, faize yarıyılındaki bayanların bir haylisini takribî %10 etkileyen endokrin bir hastalıktır. Polikistik over belirtiyi, hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının basmakalıp olmayan bir biçimde üretilmesiyle oluşur. Bu balanssızlık sebebiyle yumurtlama her ay kumpaslı bir biçimde hakikatleşmez ve mens olmaz ya da seyrek olur. Yumurtalıklarda androjen erkeklik hormonları imali artar.Yumurtanın çevresinde üzüm salkımına benzeyen minik minik kistler oluşur. İnsülin mukavemeti ile de ilişkili bir hastalıktır.

Polikistik overin en sık görülen bulguları; adet kumpassızlığı, yağlı cilt, sivilce yaradılışı, tüylenmenin çoğalması, infertilite kısırlık ve karbonhidrat harcamaya fazla derecede meyilli olurlar ve hipoglisemik saldırıları ani kilo vermekte eforluk sürüklerler. Bu bir kısır döngü olarak devam eder.

Polikistik over; diyabet, kalp hastalığı, hipertansiyon ve rahim kanserine yol açabilir. Birey devamlı kilo alıp veriyor ve aldığı kiloyu hemen verme isteğiyle bir ekip yanlış perhizlere müracaat etiyorsa, bunun neticesinde yeme tavır bozukluğu da ortaya çıkabilir.
Araştırmalardan elde edilen neticelere göre, mevcut kilonun %5- %7 ‘sinin kaybı ile adet kanamalarının sıradana dönmesi sağlanabilir. Polikistik overde uygulanması gereken beslenme rehabilitasyonu için, bazı çalışmalar düşük karbonhidrat içerikli perhiz önerir.Ancak, polikistik overi olan bayanların karbonhidrat istekleri daha yüksek olduğundan, böyle bir perhiz uyguladıklarında daha fazla yeme isteği oluşabilir ve yeme hamleleriyle kilo alımına neden olabilir.

Teklifler

– Sıhhatli beslenme alışkanlıkları edinilerek, hayat stili haline getirilmeli.
– Düşük glisemik indeksli gıdalar seçilerek, şeker içeriği düşük ve lif içeriği yüksek gıdalar harcanmalı.
– Emel kilo vermek ise kahvaltı sıçranmamalı ve kahvaltıda kesinlikle nitelikli bir protein yumurta yada az yağlı beyaz peynir ve düşük glisemik indeksli bir karbonhidrat çavdar ya da bütün hububat ekmeği harcanmalı.
– Porsiyon hakimiyeti yapılmalı ve yemekler yavaş yenmeli.
– Sebze ve meyve tüketimi artırılmalı,kilo hakimiyeti sağlamak için daha az doymuş yağ harcanmalı, bütün yağlı süt yerine yarım yağlı veya yağsız süt seçim edilmeli.
– 3- 4 saat ara ile öğün yapılarak kan şekeri regülasyonu sağlanmalı.
– Kan şekerinin dengelenmesi ve uzun müddet tok kalmak için,ara öğünlerde kompleks karbonhidratlar ile protein harcanmalı. Meyveli yoğurt,kuru meyve + yağlı tohumlar veya yağsız tost gibi
– İnsülin seviyesini tertip etmede tesirli olduğu için fiziksel etkinlik artırılarak, 20-30 dakikalıkegzersizler haftada 4-5 defa veya 45-60 dakikalık egzersizler haftada 2-3 defa yapılmalı.
– Günde en az 8 kadeh su harcanmalıdır.

Meme kanserini atlatanlar kilo alıyor

Meme kanserini atlatanlar kilo alıyor

Amerikalı bilim adamları, meme kanseri rehabilitasyonundan sonra hayata tutunan ve bu kansere tutulmamış ancak genetik yatkınlığı bulunan 600’den fazla kadının verilerini inceledi.

Yaş ve menopoz gibi etmenleri de göz önüne alan bilim adamları, henüz sebebi öğrenilmese de meme kanserini atlatan bireylerin teşhisi izleyen 5 senede vasati 2 kilo aldığını tespit etti. Araştırma, kemoterapi alan bayanların hormon rehabilitasyonu gören veya kansere tutulmamış bayanlara göre vasati 5 kilo daha fazla kilo aldığını da ortaya koydu.

Kilo hastaların iyileşme sürecini etkiliyor

Bilim adamları, kalp-damar ve diyabet gibi başka hastalıklara taban hazırlaması sebebi ile kanser hastalarının kilosunun izlenmesinin ehemmiyetine işaret ederek ayrıca kilonun hastaların rehabilitasyona verdiği tepkiyi ve iyileşme sürecini etkilediğine dikkati çekti.

Araştırmanın neticeleri “Cancer Epidemiology” mecmuasında yayımlandı.

Kilo aşırısı olan bireyler kireçlenmeye karşı hareket etmeli

Kilo aşırısı olan bireyler kireçlenmeye karşı hareket etmeli

En sık görülen eklem hastalığı olan kireçlenme özellikle ilerleyen yaşla beraber çoğalış gösteriyor. Hastalık, eklem kıkırdağının yapısının genetik etmenler, fazla kilo, kaza ya da rastgele bir travmaya bağlı bozulması neticeyi büyüyor. Kireçlenmenin, sızı, eklemlerde tutukluk gibi bulgularla ortaya çıktığını söyleyen Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nural Aydın, hareketsiz hayat ve kilo çoğalışı vaziyetinde şikayetlerde çoğalış görüldüğünü belirtiyor. Kireçlenmede, bozulan kıkırdak dokunun yerine getirilmesinin muhtemel olmadığını ifade eden Dr. Nural Aydın, bu sebeple kilo aşırısı olan bireylerin, eklemlere binen yük ölçüsünü eksiltmek için egzersizle adalelerini kuvvetlendirmesi gerektiğini söyledi.

Bahar aylarında kireçlenme şikayleri çoğalıyor

Özellikle ileri yaştaki bireylerde sıklıkla karşılaştığımız “dizlerim ağrıyor” şikayetlerinin sebeplerinden birini kireçlenme oluşturuyor. Eklem yapısındaki deformiteye bağlı olarak yaşanan sızı ve tutukluk bireyin hayat niteliğinin de ciddi oranda düşmesine neden oluyor. Bahar aylarının nemli havasına bağlı olarak kireçlenme şikayetlerinde de çoğalış kollandığını söyleyen Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nural Aydın, laflarına şöyle devam etti: “Hastalar yağışlı havalarda ‘Yağmur yağacağını dünden seziyorum. Barometre gibi oldum’ biçimindeki ifadelerde yaşadıkları kasvetleri anlatıyor. Eklemlerdeki sızının yanında kızarıklık ve şişlik gibi semptomlarda görülüyor.”

Dizi fazla bükmek mahzurlu

Kireçlenmeye bağlı sızı özellikle sabah saatlerinde ve ilk harekete geçildiğinde kendini gösteriyor. Bunun yanında uzun süreli yürüyüşler sonrasında da sızı yaşanabiliyor. Tutulumun asıllaştığı eklem bölgesine göre yaşanan kasvetlerin de değişikleştiğini belirten Dr. Nural Aydın laflarına şu biçimde devam etti: “Misalin diz kireçlenmesi yaşayan hastalar merdiven çıkmakta zorlanırken, rahatlıkla çömelememekten şikayet ediyor. Sızılar özellikle sabahları ya da ilk harekete geçiş anında kendini gösteriyor. Uzun müddet yürüyüş yaptıktan sonra da sızı başlayabiliyor.” Dr. Nural Aydın, hastaların dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor: “Dizi bedenin altına alıp oturmak, fazla çömelmek, daha önceki tip alaturka tuvaletler kullanmak sızının şiddetini eksilttiği için bunlardan kaçınmak gerekiyor. Ayrıca merdiven kullanmak yerine asansörü seçim etmekte bereket var. Ancak bu vaziyet hastanın egzersiz yapmayacağı anlamına gelmiyor. Doktorunun da onayladığı uygun etkinlikler bereket sağlıyor.”

Fizik rehabilitasyon kireçlenmeyi önlüyor

Diz kireçlenmesinde iltihaplanmanın çoğalmasına bağlı tutuşma ve buna bağlı olarak da kızarıklık, şişlik görülebildiğini söyleyen Dr. Nural Aydın, bu gidişatta hastaların buz rehabilitasyonundan bereket görebildiğini anlatıyor. Kireçlenmede ortaya çıkan zararı geri döndürmenin muhtemel olmadığını, aksine hastalığın arka tasarıda ilerlemeye devam ettiğini belirten Dr. Nural Aydın, laflarına şöyle devam etti: “Rehabilitasyonla hastalığın ilerlemesini durdurarak, sızıyı eksiltmek ve bireyin hayat niteliğini artırmaya kastediyoruz. Bu noktada fizik rehabilitasyon uygulamaları büyük ehemmiyet taşıyor.” Kireçlenme rehabilitasyonunda hastanın gidişatına göre değişik usullerden faydalandıklarını anlatan Dr. Nural Aydın, kilo hakimiyeti sağlamak ve eklemlere düşen yük ölçüsünü eksiltmek için adaleleri güçlendiren egzersizlerin yapılmasının da bereket sağlayacağını ifade etti.

Kalbinizi gözetecek teklifler

Kalbinizi gözetecek teklifler

Sıhhatsiz beslenme, hareketsizlik, stres ve etrafsal etkenler kalp damar hastalıkları için en ehemmiyetli tehlike etmenlerini oluşturuyor. Dünyada vefat sebepleri arasında ilk sırada yer alan kalp damar hastalıklarından korunmak için ise kalbe hasar veren alışkanlıklardan uzak durmak ve birkaç kolay temkin almak gerekiyor.

Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Kardiyoloji-Kalp Damar Cerrahisi Kısım Başkanı Prof. Dr. Azmi Özler, “Kalp Haftası” evvelinde kalbi gözeten tekliflerde bulundu.

Ömür uzadı ancak kalp hastalıklarına tutulma yaşı düştü

Büyüyen teknolojiyle basitleşen tanı ve rehabilitasyon süreçleri, kalp damar hastalıklarından vefatları eksiltmekte ve vasati ömür zamanını uzatmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu tedbirlerin 1920-1940 tarihleri arasında doğmuş olan bireylerin ömrünün uzamasını sağlamış olmasıdır. Zira bu grubun yaşadığı yarıyılda gıdalar organikti, hava ile su lekeliliği yoktu, erişim yürüyerek sağlanmaktaydı, stres seviyeleri ve performans anksiyeteleri ise oldukça düşüktü. Oysa günümüze baktığımızda hava lekeliliği son derecede çoğalmış, organik besin neredeyse bulunamaz hale gelmiş, hareketsiz bir hayat dominant olmuş, fast food besinler ile obezite ve sigara alışkanlıkları çoğalmış gidişattadır. Bir de buna stres ilave edilince tüm bu etmenler ile kalp damar hastalıkları kaçınılmaz olmuştur.

Ömrün hakikat anlamda uzayıp uzamadığı ilerleyen senelerde denetlenebilir; ancak tüm bu sebeplerle görüyoruz ki kalp damar hastalıklarına tutulma yaşı oldukça düşmüş ve koroner atardamar hastalığı sebebiyle gerek stent gerekse by pass operasyonu rakamları gitgide çoğalmıştır. Her hastalık cinsinde olduğu gibi kalp damar hastalıklarında da hastalanıldıktan sonra bunun her türlü rehabilitasyonu hem şahıs hem etrafı için külfetli olmaktadır. Bu sebeple öncelikli maksat kalbi hasta etmeden gözetmek olmalıdır.

Kalbinizin sıhhatle atmaya devam etmesi için 10 teklif

1. Ebeveynler öncelikle çocuklarına ilkokul çağından itibaren doğru beslenme ve kumpaslı spor yapma gibi 2 ehemmiyetli mevzuyu kendileri rol model olarak öğretmelidir. Mekteplerde de bu eğitimlerin verilmesi, gelecek jenerasyonların kalp sıhhatini gözetmeye destekçi olacaktır.

2. Ailede kalp tehlikeyi yüksekse; bu ailedeki fertlerin çocukluk çağından itibaren koruma altına alınması gerekir. Bir uzman hakimiyetinde lüzumlu incelemelerle erken yarıyılda temkin alınmalıdır.

3. Hareketsiz hayattan uzaklaşılmalıdır. Günde 5 bin adım paslanmamak, 7 bin 500 adım yağlanmamak, 10 bin adım ise ihtiyarlamamak için atılmalıdır. Bu felsefe yaşama geçirilirken muhtemelse egzozdan uzak kalınmalı, oksijen barındıran parklar ve sarih alanlar seçim edilmelidir.

4. Sigara, pipo, puro, nargile gibi tüm tütün ve tütün mamulleri kalp için hasarlıdır. Muhtemelse içilen etraflardan dahi uzak durulmalıdır.

5. Besinler olabildiğince organik olanlardan seçilmelidir, mevsimi dışında sebze-meyve harcanmamalıdır.

6. Şahıs şeker ve tuzu yaşamından çıkarıp kalbine en hoş armağanı vermelidir.

7. Kilo meseleyi olan fertler kesinlikle perhiz ve spor ile lüzumlu ihtiyatları almalıdır. Şayet varsa insülin mukavemeti ile çaba edilmeli ya da diyabet hastalığı gelişmişse lüzumlu perhiz ve ilaç kullanımına dikkat edilmelidir.

8. Yüksek tansiyon problemi varsa, kumpaslı ilaç kullanılarak tansiyonun balansta yakalanmalıdır.

9. Stresi yok etmek olası değildir. Bu sebeple stresle baş etkenin yolları bilinerek damar sıhhati korunabilir.

10. Bireyin genetiğinde kalp ve damar hastalığı tehlikeyi varsa tedbirler çocukluk çağından itibaren başlamalıdır Kilo, diyabet veya yüksek tansiyon problemi varsa, şahıs sigara kullanıyorsa 30, kullanmıyorsa 40 yaşından itibaren rutin hakimiyetlerine başlamalı ve kumpaslı devam etmelidir.

Her tasaya derman kızılcık

Her tasaya derman kızılcık

Kızılcık, zengin bir melatonin kaynağıdır; beynimizde bulunan epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin ismi verilen bir hormon salgılar. Hayat ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku beyni dinlendirir, kuvvetlendirir, hücre yenilenmesini sağlar bağışıklık sistemini, oksidasyonu onarır ve tüm hayat niteliğini yükseltir.

Bereketleri saymakla bitmiyor

Öte yandan ehemmiyetli hormonların salgılanmasına destekçi olur. Araştırmalar neticeyi uzmanlar melatonini en ehemmiyetli antioksidan olarak belirlerler. Melatonin yardımı günümüzdeki esas anti-aging rehabilitasyonlarından birisi olmuştur. Bu hormonun hekim hakimiyetinde kullanımı, bağışıklık sistemini ve hayat niteliğini tesirli bir biçimde yükseltir. Kızılcık kanın pıhtılaşmasını artırır, hamdan hazırlanmış kızılcık suyu veya kaynatarak yapılan kızılcık şerbeti, kan pıhtılaşmasını kumpaslar. Özellikle şeker hastaları için verimlidir. Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve eforlu bir ishal kesicidir.

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, ”Kızılcık, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengindir. A, C vitaminleri ile karoten, tiamin, riboflavin, niasin, kalsiyum, magnezyum, fosfor, bakır, kükürt, demir ve iyot kapsar. Verimi saymakla bitmeyen kızılcık, eforlu antioksidan özelliği ile soğuk algınlığı, grip başta olmak üzere bağışıklık sistemi meselelerinde destekçi olur ve bağışıklığı kuvvetlendirir. Bol ölçüde lif içeriği ile sindirimi basitleştirir ve özellikle zayıflama perhizlerinde tokluk hissini çoğaldırır. Beden mukavemetini çoğaldırdığı için hastalıklardan korunmamızı ve onlarla baş etmemizi sağlar” dedi.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor

Bedenimizdeki iltihaplanmayı önleyen, alerjileri eksilten, kan damarlarını kuvvetlendiren mükemmel antioksidanlardır. Ateşli hastalıklarda ve menopozdaki ateş basmalarında çok hafifletirler. Kızılcık, gözlere de yararlıdır. Ağ Tabakayı gözeterek görüşümüzün duru olmasını sağlarlar.

İHA

Yüksek kan şekerinin bulguları

Yüksek kan şekerinin bulguları

Çoğu şahıs yalnızca şeker hastalarının kan şekeri seviyelerinin yüksek olduğunu düşünüyor. Ancak öyle değil. Şeker hastalığınız olmasa bile yüksek kan şekerine maruz kalabilir, asaplara, kan damarlarına ve uzuvlara neden olan hasarı fark etmeyebilir. Bu cins karmaşıklıkları önleyebilmek için kan şekeri seviyesinin çoğaldığını gösteren bulguları yazdık.

Aralıksız açlık

Yüksek kan şekeri, glikozun hücrelere girmesini maniler. Netice olarak, beden enerjisini almaz ve tekerrür tekerrür besin almak ister.

Artan bitkinlik

Yüksek bir kan şekeri seviyesinde, beden glikozu uygun bir biçimde depolayamaz ve ememez. Bu enerjiyi bereketli kullanamamasına neden olur. Aralıksız bitkinlik, halsizlik ve can kasveti hissi çoğalır.

Sık idrara çıkma

Kan şekeri çok yüksekse, böbrek akışkanları absorbe edemez. Bu sebeple, kan ve hücrelerdeki glikoz ölçüsünü eşitlemeye çalışan beden, hücre içi akışkan ile kanları eriterek glikoz konsantrasyonunu basmakalıp seviyeye getirir. Bu vaziyet sık idrara çıkmayla sonuçlanır.

Ağız kuruluğu

Ağız kuruması ve susuzluk şiddetli akışkan kaybının işaretidir. Su içmenin bir hasarı yoktur ancak şekersiz alternatifleri seçim etmelisiniz.

Kilo kaybı

Glikoz seviyesinin yüksekliği, sık acıkmaya dolayısıyla sık yemeye neden olur. Bu sebeple kilo kaybı yaşanabilir. Sık idrara çıkma sebebiyle akışkan kaybı, tüm bedende düşük akışkan seviyesine neden olur ve kilo kaybına yol açar.

Flu görme

Flu görüntü aynı zamanda yüksek kan şekeri sebebiyle oluşan susuzluğun bir neticeyidir. Bu göz hücrelerini tesirler ve flu görmeye neden olur.

Yaraların geç iyileşmesi

Bu vaziyet, yüksek şeker seviyesinin damar zararına neden olmasına bağlı olarak hakikatleşir. Kan dolaşımının eklemlerde makûslaşması ve dokuların eksik beslenmesine yol açar.

Page 1 of 61 2 3 6