Yumurtalık kistlerinin bir hayliyi sıradandır

Yumurtalık kistlerinin bir hayliyi sıradandır

Kadınlar arasında sık sık şikayet edilen gidişatlardan biri de yumurtalık kistleri. Bu kistlerin bir hayliyi kadının fizyolojisi gereği bedende bayağı seyirde ilerlerken, bazı kistler için ise rehabilitasyon gecikmeden uygulanmalı.

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu size ‘Yumurtalık kistleri’ ile alakalı ehemmiyetli bilgiler veriyor…

Continue reading …

Adet kumpassızlığı yaşamınızı zehir etmesin

Adet kumpassızlığı yaşamınızı zehir etmesin

Adet kumpassızlığı bir bayan için fertlere göre değişiklikler gösterse de deyimi caizse yaşamı zehir eden bir vaziyettir ve birtakım varyasyonları bulunmaktadır. Misalin; sık biçiminde de olabilir, seyrek biçiminde de olabilir. Bazen ise adet kanamasının çok uzaması biçiminde görülebilir.

Muhtelif sebeplere bağlı olan adet kumpassızlığının esasında uyuyan sıkça tesadüfülen neden, guatr bezlerinde yaşanan hormonal problemlerdir. Bu problemler hastanın bedenine göre farklılıklar gösterip myom, kist gibi meseleler olarak da karşınıza çıkabilir. BayanveBayan takımı olarak sizler için sancılı geçerek hareket becerinizi ve hayatınızı kısıtlayan adet kumpassızlığı hakkında doğru ve faydalı bilgiler almak ismine Bayan Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Alpaslan Baksu ile neşeli bir görüşme hakikatleştirdik.

Adet kumpassızlığı nasıl rehabilitasyon edilir İZLE

Continue reading …

Bayanların fobili düşü çikolata kistinin 8 işareti

Bayanların fobili düşü çikolata kistinin 8 işareti

Her 10 bayandan birinin meseleyi olan çikolata kisti, yol açtığı şikayetler bir hayli hastalıkla eşlik gösterdiğinden teşhis edilmesi güç bir hastalık. Tanın gecikmesi de rehabilitasyonun uzun seneler sürmesine yol açıyor. İyi mizaçlı olmasına karşın makûs tutumları olan bir hastalık çikolata kisti. Yol açtığı şikayetleri sürükleyen kadar yakınları da çok iyi öğreniyor. Bu sinsi hastalık, tek başına bel sızısıyla kendini gösterebildiği gibi, devamlı bitkinlik, gaz ve kabarıklık, idrarda yanma, şiddetli adet sancıları hatta bunalım gibi birbirinden çok değişik maskelere de bürünebiliyor.

Çikolata kisti bu bulgularla ortaya çıkıyor

Kronik bitkinlik: En garip bulgulardan biri kronik bitkinlik belirtiyi. Devamlı bitkinlik hissi, stres ve yapılan işe odaklanamama endometriozis hastalığı olan bayanlarda daha çok görülüyor. Geçmeyen bahar bitkinliğini de umursamak ve altında böyle ciddi bir hastalığın uyuyabileceği olasılığını akla getirmek gerekiyor.

Bel, sırt, karın, kasık sızısı: En sık bel ve sırt sızıları görülüyor. Ancak bu sızılar dolayısıyla kuşkusuz bayan doğum uzmanına müracaat etmek akla gelmiyor. Oysa geçmeyen bel, sırt, karın ve kasık sızıları çikolata kistinden kaynaklanabiliyor.

Tuvalete çıkmak istememe: Çikolata kisti bağırsağı yakalayıp orayı daraltıyorsa; şahıs tuvalete çıktığında fantastik sızı dinliyor, bu sebeple tuvaletini yapmak istemiyor. Öyle ki, ‘tuvalete çıkarım’ diye yemek yemek dahi istemiyor. İdrarını yaparken çok ciddi sızılar sürüklüyor zira her biri birbirine çok yakın olan uzuvlar. O uzuvların rastgele birinin hareketi yan taraftaki lezyonu hareketlendirip çekilmez sızılara ve yanmalara neden olabiliyor.

Kısırlık: Endometriozis ile kısırlık arasındaki ilişki uzun senelerdir tartışılan bir mevzu. Buna rağmen; özellikle tüplerde, yumurtalıklarda yapışkanlıklar, tıkanıklıklar yaparsa yumurtayla spermin buluşmasını bloke edip infertiliteye neden olabiliyor. Hastalık bazen çiftlerin ‘çocuğum olmuyor’ diyerek doktora danıştıklarında ortaya çıkabiliyor.

Sızılı cinsel ilişki: Pek çok bayan sızılı cinsel ilişkiye bir hastalığın neden olabileceğini öğrenmediğinden meselesini bayan doğum uzmanına danışmaktan da sakınıyor. Bu gidişat eşler arasında da, ilişkiden soğumaya hatta ayrılığa dek ciddi meselelere yol açabiliyor. Bu sebeple böyle bir meselede çikolata kistini akla getirmekte fayda var.

Şiddetli adet sancısı: Çikolata kistinin yol açtığı ehemmiyetli meselelerden biri çok tipik adet sırasındaki sancıları. Buna rağmen pek çok bayan adet sırasındaki sancıları ‘çok klasik, her bayan bunu sürüklüyor, dostumda da benzersi var’ diyerek klasik sanabiliyor.

Karında gaz ve kabarıklık: Hastalık, bağırsakta da kabarıklık yapıyor. Pek çok bayan “karnımda büyük bir kabarıklık var”, “hiç neden yokken yeniden karnım şişti” diye sık sık şikayet ediyor, mesele yaşıyor. Bunun başka sebepleri de olmakla beraber genç yaştaki bir bayan karın sızısı ve karında özellikle döngüsel olarak şişme gibi meseleler yaşıyorsa endometriozis de akla gelmeli.

Bunalım: Ciddi bir bunalım, anksiyete bozukluğu görülebiliyor. Bu kronik hastalık şahsın yaşamını hudutlandırıyor, şahıs spora gidemiyor, eşiyle beraber olamıyor, yemek yediği zaman sızıları oluyor, devamlı bitkin seziyor, dolayısıyla yaşamdan zevk almamaya başlıyor.

Çikolata kistleri ne cins meselelere yol açar

Çikolata kistleri ne cins meselelere yol açar

Tıbbi ismi endometrioma olan ulus arasında çikolata kistleri neden olur, bayan sıhhatinde ne cins meselelere yol açar ve nasıl rehabilitasyon edilir?

Çikolata kistlerinin bayanların yüzde 10’unda görüldüğünü belirten Bayan Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, “Genç bayanlarda olduğu zaman özellikle o tarafın tüpünde ve yumurta rezervinde eksilmeye yol açabiliyor. Hamilelik kısmetini negatif etkileyebiliyor. Ama bazen hiç semptomsuz, bulgusuz oluyorlar” diye konuştu.

Çikolata kistlerinin rehabilitasyonuna hastanın yakınmalarına, semptomlarına ya da çikolata kistinin meskenine, büyüklüğüne göre karar verildiğini söyleyen Op. Dr. Betül Görgen, özellikle her yaş bayanda görülebileceğinin altını çizdi.

Çikolata kistleri ne cins meselelere yol açar – İZLE:

Continue reading …

Bulguları Alzheimer ile aynı olan hastalık: Hidrosefali

Bulguları Alzheimer ile aynı olan hastalık: Hidrosefali

İlerleyen yaşla beraber görülmeye başlanan unutkanlık, yürüme bozukluğu ve idrar kaçırma meseleleri Alzheimer hastalığı bulgusu olabiliyor. Ancak neredeyse aynı bulgularla ortaya çıkan kafa içinde su bir araya gelmesi başka bir deyişle olağan tazyikli hidrosefali, basitçe rehabilitasyon edilebiliyor.

55-60 yaşından sonra ortaya çıkıyor

Beyin, kafatasının içinde beyin omurilik akışkanı BOS denilen bir akışkanın içinde bulunmaktadır. Günde 500 mililitre üretilen ve beden tarafından emilen beyin omurilik akışkanı dışarıdan gelen darbelere karşı gözetici özellik taşımaktadır. Beyin omurilik akışkanı aynı zamanda, beyin omurilik kanalları arasında dolayarak atılması gereken maddelerin arınılması ve asap sistemi için ehemmiyetli maddelerin dağılımını sağlamaktadır. Genellikle 55-60 yaşından sonra muhtelif sebeplerle kanalların tıkanması beyin omurilik akışkanının dolaşıma katılmayarak kafatası içinde birikmesine neden olabilmektedir.

Yaşın ilerlemesinin haricinde;

– Kafa travması

– Daha evvelden geçirilen beyin kanaması

– Kanalların tıkanmasına neden olan ur ve kistler

– Beyin damarlarının tıkanmasına neden olabilen hastalıklar

– Menenjit olağan tazyikli hidrosefali oluşmasına yol açabilmektedir.

Sallanarak yürümeye başladıysanız

Olağan tazyikli hidrosefali büyüdüğü gidişatlarda genellikle ilk mesele yürümede ortaya çıkmaktadır. Sallanarak, ördek gibi paytak yürüyüş, adımların kısa ve yavaş olması dikkat edilmesi gereken bulguların başında gelmektedir. Hastalar ayaklarının altında mıknatıs varmış gibi kaldırmada güçlük yaşamaya başlamaktadır. Denge meseleyi yaşayan hastalar kendi çevrelerinde dönme mevzusunda da mesele yaşamaktadır.

Unutkanlığınız sebebi yaşlılık olmayabilir

Alzheimer, demans gibi rahatsızlıklarda yaşanan yakın zamana müteveccih hafıza meseleleri olağan tazyikli hidrosefali büyüdüğü vaziyetlerde de görülmektedir. Günlük etkinliklere karşı alakası eksilen hasta seneler evvelini net andırsa da yakın zamanı karıştırabilmektedir.

Tuvalet meseleleri yaşanabilir

Olağan tazyikli hidrosefali hastalarında mesane hakimiyetinde meseleler yaşanabilmektedir. Mesane hakimiyetindeki meseleler her hastada değişik ortaya çıkabilmektedir. Bu mesele bazı hastalarda sık tuvalete çıkma gereksinimi olarak görülürken bazı hastalar idrarını yakalayamamaktadır.

Bulguları ilgisizlik etmeyin

Alzheimer, Parkinson gibi daha çok ilerleyen yaşlarda görülen nörolojik hastalıklar ile olağan tazyikli hidrosefali bulguları karıştırılabilmektedir. Yürüyüş bozukluğu, unutkanlık ve mesane hakimiyeti gibi olağan tazyiki hidrosefali hastalarında görülen bulgular çok şiddetli olmadığı için, ihtiyarlamanın natürel süreci sayılarak ilgisizlik edilmektedir. Hastalar kendilerinde bulunan meselelerin sıklıkla farkında olmayarak kabullenmek istememektedir.

Farkı ortaya koymak olası

Olağan tazyikli hidrosefali teşhisinde hastaya nöro psikolojik test uygulanıp belinden bir ölçü beyin omurilik akışkanı alınmaktadır. Hastanın demans ya da Alzheimer olup olmadığı mevzusunda yol gösterici olan bu iki operasyonun ardından hastanın şikayetlerinde gözle görülür düzelmeler yaşanabilmektedir. İğne ile beyin omurilik akışkanını boşaltıldığı sırada ve sonrasında yapılan tazyik ölçümleri ve hastanın şikayetleri gözlemlenerek teşhis konulabilmektedir.

Bozulan işlevler sırasıyla düzeliyor

Kafatası içinde birikip dolaşıma katılamayan beyin omurilik akışkanının şant denilen kalıcı kateter sistemiyle beden boşluklarına aktarılması şikayetlerin bir anda düzelmesini sağlayabilmektedir. Damar gibi ince bir borudan oluşan şant, genel anestezi altında belden ya da beyindeki karıncıktan karın boşluğuna karıncığa yerleştirilerek beden boşluklarına tahliyesini sağlamaktadır. Dışarıdan görülmeyen ve hastaya hiçbir rahatsızlık vermeyen şant rehabilitasyonundan sonra şikayetler kısa müddette düzelebilmektedir.Ayarlanabilir şantlar sayesinde bireyin muayenehane gidişatına göre ne kadar beyin omurilik akışkanının boşaltılacağı ölçü poliklinik koşullarında eksiltilip artırılabilmektedir.

Kendiliğindene meme tetkiki için ideal yaş

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kendiliğindene meme tetkiki için ideal yaş

Bayanlarda en sık görülen kanser cinsi olan meme kanseri her sene dünyada milyonlarca bireyin yaşamını kaybetmesine neden oluyor. Ülkemizde her 10 bayandan 1’i yaşamının bir yarıyılında meme kanseri ile karşı karşıya kalması tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu Genel Cerrahi Kısım Başkanı Prof. Dr. Abdullah İğci, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı”nda meme kanseri ile alakalı merak edilen sualleri cevapladı.

Meme kanseri bayan kanserlerinin tümünün %33’ünden ve kanserle ilişkili vefatların %20’sinden mesuldür. Kansere bağlı vefatlarda ise akciğer kanserinden sonra 2. sırada gelmektedir. Meme kanseri yaşla beraber çoğalış gösterdiğinden, 40 yaşından sonra her kadının senede bir kere kumpaslı olarak meme tetkiki ve mamografi yaptırması gerekir. Meme kanseri erken tanı ile tamamen rehabilitasyon edilebilir. Bu sebeple her ay kendiliğindene meme hakimiyeti erken teşhis açısından hayati ehemmiyet taşımaktadır. Meme kanseri mevzusunda yeterli ve doğru bilgiye sahip olmak da rehabilitasyonda galibiyet talihini artıran ehemmiyetli bir etmendir.

Memede ele gelen her kitle kanser midir

Memede ele gelen kitlelerin % 90’nından aşırısı kanser değildir. Bunlar genellikle meme içinde gelişen kistler, iyi mizaçlı bu urlar olabilir veya memenin kendi dokusu kitle gibi bir hal alabilir. Daha çok regl evvelinde meme iç yapısı çok yoğun olduğundan, bu yarıyılda yapılan meme hakimiyetleri kitle varlığı görüşü oluşturabilir.

Fibrokistler kansere dönüşür mü

Fibrokistler meme içindeki fizyolojik başkalaşımlardır ve hastalık olarak kabul edilmemektedir. Bu sebeple kansere dönüşme tehlikeleri de yoktur. Fibrokistik yapıların varlığı sırasında memede kanser büyüyebilir ancak neden bu yapılar değildir. Stres, yeis ve kasvet vaziyetlerinde fibrokistlerin rakamı artar ve bu gidişat gerginliğe yol açar. Kafein kullanımı, fazla tuzlu ve yağlı besinler de bu gerginliği tetikler. Fibrokistlerin çoğalışı memede sızıya neden olur.

Fibroadenom kanserleşir mi

Fibroadenom, iyi mizaçlı bir urdur. Etrafına kapsülü vardır ve etrafa dağılması muhtemel değildir. Bunda meme kanseri oluşma tehlikeyi, klasik meme dokusundan kanser büyüme tehlikeyi kadardır. Çapı çoğaldıkça tehlikeyi % 1-2 oranını çoğalır. Fibroadenom, soya tüketimi ve doğum hakimiyet hapı kullanımı sebebi ile bir ölçü gelişebilir ancak kanser yapıcı bir tesirinin olduğu söylenemez.

Meme kanserinde en ehemmiyetli tehlike etkenleri

Meme kanserinde en büyük tehlike etkeni bayan olmaktır. Bayan cinsiyeti, 100 kat çoğalmış tehlikeyi ifade eder. Menopozdaki bayanlarda tehlike daha da yüksektir. Östrojen hormonuna maruz kalınan zamanda çoğalış olması, meme kanseri büyüme tehlikesini artırır. Göğüs bölgesine radyoterapi yapılması ve özellikle 15 yaşından evvel rehabilitasyon görmüş olmak ehemmiyetli bir tehlike etkenidir. Yağ içeriği yüksek besinlerin uzun süreli tüketimi ve her gün 1-2 bardak içki tüketimi meme kanserinin çoğalışında tesirlidir.

Kendiliğindene meme tetkiki için en uygun zaman

Bayanlar kendiliğindene meme tetkikine 20 yaşından sonra başlamalıdır. 20 yaş ve altındaki genç bayanlarda meme kanseri tehlikeyi düşük olduğundan kafa karıştırıcı ve paniğe yol açıcı tesiri sebebiyle, kendi kendini meme hakimiyeti önerilmemektedir. Meme tetkiki yapmak için en ideal zaman, adet yarıyılının bitiminden 4-5 gün sonraki yarıyıldır.

İlk mamografi ve meme ultrasonu ne zaman yapılmalı

Ailesinde meme kanseri hikayesi bulunanlar 26 ve ailesel olarak meme kanserine tutulma oranı yüksek gruplar 32-34 yaşlarında bir kere, sonraki senelerde 40 yaşına kadar 1-2 senede bir mamografi yaptırabilir. 40 yaşından sonra ise her sene kumpaslı olarak mamografi yaptırılmalıdır.

Mamografinin kanser yaradılışına tesiri var mı

Geçmişte, hastaların yüksek doz ışınıma maruz kaldığı düşünülen mamografilerde dahi 30 senelik hasta takiplerinde, alınan ışınımın beden için ehemmiyetli seviyede bir riski bulunmadığı delil edilmiştir. Günümüzde kullanılan dijital mamografi teknolojisi, geçmişe göre 10 kat daha az ışınım kapsamaktadır. Bireyin kumpaslı mamografi sürükletirken dikkat etmesi gereken en ehemmiyetli detay, makinenin nitelikli ve sıhhatli bir görüntü vermesidir. Zira eksik ve niteliksiz görüntü, memedeki çok ehemmiyetli bir urun sıçranmasına neden olabilir. Meme kanserinin erken tanısında çok ehemmiyetli bir hisseyi olan mamografik belirtiler iyi nitelikte filmlerle daha net bir biçimde seçilmektedir. Hatta meme dokusundaki başkalaşımlar kanserleşmeden evvel dijital mamografiler sayesini tutulabilir.

Günümüzde meme kanserindeki cerrahi yaklaşım

Meme kanseri operasyonlarında günümüzde, hasta tıbbi açıdan uygunsa ve tehlike etkeni yoksa meme gözetici cerrahi uygulanmaktadır. Hastanın memesinin alınması vaziyetinde ise ikinci seneden sonra bazı tehlike etkenleri ortadan kalktığında yeni meme yapılabilmektedir. Zira meme kanseri sebebiyle memenin kaybedilmemesi ya da daha sonra yine bir memeye sahip olunması hastayı psikolojik açıdan hafifleterek, sosyal hayata uyarlamasını daha basit sağlamasına takviyeci olmakta ve rehabilitasyon zaferini artırmaktadır. Son senelerde, memesi alınmak zorunda olan hastalara ten gözetici mastektomi ardından da rekonstrüksiyon yapılmaktadır.

Genç hastalarda meme korunur, yaşlı hastalarda meme alınır algısı doğru mu

Tıbbi olarak böyle bir görüş netlikle doğru değildir. Meme, her yaşta bayan için ehemmiyetli bir objedir. Yaşlı hastaların memesi alınacak diye bir kaide ya da böyle bir kavrayış yoktur. Uygunsa urunun düzeyi, biçimi, şekli ve yaygınlığına bakılarak 70-80 yaşındaki bir kadının memesi de korunabilir.

Meme gözetici cerrahi için kriterler

Hastanın memesinin alınmasını istememesi ve meme gözetici cerrahiyi seçim etmesi zorunludur. Bu hastanın en esas hakkı ve seçimidir. Bu gidişatta hekimin öncelikli olarak meme gözetici cerrahiyi düşünmesi gerekir. Kanserin bir bölgede olması gerekir. Memedeki urun da çok büyük olmaması, meme büyüklüğü ile kanserin orantısının bulunması gerekir. Kanser büyük meme ufaksa memenin tümü alınmalıdır. Koltuk altı metastazları meme gözetici cerrahi yapılmasını yasaklamaz.

Meme hangi gidişatlarda kesinlikle alınır

Meme içinde yaygın urları bulunan, memenin bir hayli noktasında aynı anda başlamış kanseri olan hastalarda meme gözetici cerrahiler yapmak muhtemel değildir. Bu gidişatta memenin kesinlikle alınması gerekir. Hastanın mamografisinde yaygın ve makûs kireçlenmeleri varsa meme kanserinin bir hayli odakta başlamasına neden olacağı düşünülüyorsa, bu hastaların memesinin alınması tasarlanmalıdır. Daha evvel göğüs duvarına radyoterapi yapılan hastalarda, meme gözetici operasyon sonrası yine radyoterapi yapılması gerektiği için, bu hastalara mastektomi uygulanmalıdır.

Meme kanseri hakkında doğru öğrenilen yanlışlar

22 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Meme kanseri hakkında doğru öğrenilen yanlışlar

Meme kanseri tüm dünyada ve ülkemizde, bayanlar arasında görülen kanserlerde vefat sebepleri arasında 2. sırayı oluşturan bir kanser cinsi. Ülkemizde her 12-15 bayandan 1’i meme kanserini tutuluyor. Meme kanseri görülme sıklığı her sene bir evvelki seneye kıyasla çoğalış gösteriyor. Üstelik çok değil bundan 20 sene evveline dek bayanlarda genellikle 45-55 yaşları arasında görülürken, günümüzde 35, hatta çok daha genç yaşlardaki bayanları dahi tehdit ediyor. Ancak sayılara bakıp umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor. Çünkü “erken tanı” konulan meme kanseri rehabilitasyonunda galibiyet oranı, son senelerde geliştirilen yeni rehabilitasyon usulleri ve ileri teknolojik uygulamalar sayesinde yüzde 90’a erişiyor, hatta hasta bütün şifaya kavuşabiliyor. Ancak cemiyette meme kanserine müteveccih kulaktan kulağa dağılan yanlış bilgiler sebebiyle yapılan yanılgılar hayatsal ehemmiyete sahip olan erken tanıyı geciktirebiliyor.

Yanlış: Memede büyüyen her kitle kanserdir

Doğrusu: Cemiyetteki yaygın inanışın aksine memedeki kitlelerin 10’undan 8’i kanser değildir. Bu kitlelerin kist içi akışkanla dolu kese veya fibroadenoma anormal ancak kanser olmayan kitle olma olasılığı daha yüksek. Bazı kitleler adet yarıyıllarında ortaya çıkıp daha sonra kaybolabiliyor.

Yanlış: Kanser olan meme kitleleri sızı yapmaz

Doğrusu: Bu her zaman doğru olmayabiliyor. Meme kanseri çoğunlukla sızısız olmakla beraber, kitlenin sızı yapmaması meme kanseri olasılığını tamamen ortadan kaldırmıyor. Zira iltihabi tepkinli meme kanseri erken aşamada şişlik, hassasiyet ve sıcaklık gibi bulgularla büyüyor ve ele gelen kitle varsa bu sızılı olabiliyor.

Yanlış: Emziriyorum, kanser olmam

Doğrusu: Emzirirken enfeksiyon veya süt kanallarının tıkanması neticeyi memede kitleler oluşabiliyor ve bunlar kanserle ilişkili olmuyor. Emzirmek meme kanserinden gözetici faktörlerden biri. Yapılan çalışmalarda 12 ay emziren bayanlarda tehlikenin yüzde 4 oranında eksildiği tespit edilmiş. Ancak uzun müddet süt vermiş bayanlarda da meme kanseri görülme tehlikeyi olabiliyor. Emzirmek meme kanserine tutulma tehlikesini eksiltse de, ele gelen kitle seyrek de olsa makûs mizaçlı ur olabiliyor.

Yanlış: Genç yaştayım, elime gelen kitlenin meme kanseri olma olasılığı yok

Doğrusu: Meme kanserine tutulma tehlikeyi menopozdan sonra ve 50 yaşın üzerinde daha yüksek olmakla beraber, günümüzde 35 yaş altında tanı konulan meme kanseri rakamı gün geçtikçe çoğalıyor. Bu sebeple genç yaşlarda ele gelen kitle de meme kanserine işaret edebiliyor.

Yanlış: Mamografimi yeni yaptırdım, elime gelen kitle için bir yıl bekleyebilirim

Doğrusu: Yakın zamanda neticeyi sıradan çıkan bir mamografi sürükletmiş olsanız dahi memenizde bir kitle fark ettiğinizde kesinlikle hekime müracaat etin. Zira özellikle yoğun meme dokusuna sahipseniz veya kitle koltuk altı gibi saptanması güç bir bölgede ise mamografide gözden kaçmış olabiliyor. Hekiminiz mamografinin tekerrür edilmesini veya ultrasonografi muayeneyi yaptırmanızı ya da MR magnetik rezozans sürükletmenizi isteyebilir. Netice yeniden sıradan çıkarsa yalnızca takip ederek beklemeyi önerebilir.

Yanlış: Ailemde meme kanseri yok, elime gelen kitle muhtemelen hasarsız

Doğrusu: Pek çok bayan ailesinde meme kanseri hikayesi yoksa bu tehlikeyi taşımadığını düşünüyor. Ancak Amerikan Kanseri Derneği’nin bilgilerine göre; meme kanserine tutulan bayanların en fazla yüzde 15’inin ailesinde bu hastalık mevcut. Prof. Dr. Şükrü Aktan bu sebeple ailede meme kanseri hikayesi olsun veya olmasın, memede fark edilen kitlelerin önemsememe edilmemesi ve hekime müracaat etilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Unutmayın ki meme kanserinde erken teşhis yaşam kurtarıyor.” diyor.

Yanlış: Memedeki kistler fibrokistik hastalık kanser tehlikesini artırır

Doğrusu: Fibrokistik meme yapısı kanser tehlikesini artıran bir gidişat değil. Ancak bu cins yapıda meme dokusuna sahip bir bayan meme kanseri sebebiyle oluşan kitleyi ayırt edemeyeceği için mesele yaratabiliyor. Ayrıca bu cins meme yapısında doktorlar ne kadar tecrübeli olurlarsa olsunlar, elle tetkikte mümkün bir kitle tespit etilemeyebiliyor. Bu sebeple fibrokistik meme yapısına sahip bayanların her sene elle tetkik +hekim tetkiki + mamografi 40 yaş ve üzeri +ultrasonografi muayenelerini önemsememe etmemeleri hayatsal ehemmiyet taşıyor.

Yanlış: Memede tespit edilen kitleden biyopsi yapılması kanserin dağılmasına neden olur

Doğrusu: Memede kuşkulu bir kitle tespit edildiğinde önerilen biyopsi ve sonrasında meme kanseri dağılmaz, zira günümüzde tru-cut biyopsi olarak adlandırılan özel bir muayeneyle yapılan biyopsi iğnesi tamamen kapalı sistemle işlev görüyor. Başka Bir Deyişle; kitleden alınan doku iğnenin ucunda bulunan ve otomatik çalışan bir sürgülü kapak sistemiyle iğne ucuna alınıyor ve ur iğne yolu süresince yayılımı yasaklıyor.

Kadınlar dikkat! Miyomlar kısırlığa yol açabilir

19 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kadınlar dikkat! Miyomlar kısırlığa yol açabilir

Miyomlar, rahim ve rahim ağzında görülen bayağı dışı düz adale dokusu gelişmeleridir. Miyomlar rahimde, miyometrium ismi verilen adale katmanında bulunan düz adale hücrelerinin anormal gelişmesi ile oluşur. Çoğu zaman birden fazla rakamda miyom büyür. Ferti-Jin Kadın Sıhhati ve Tüp Bebek Merkezi Muayenehane Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, bayanların fobili düşü miyomları anlattı.

miyom

Miyom ne sıklıkta ve kimlerde görülür

Miyomlar her dört bayandan birinde görülür. 30-40 yaşlarında görülen miyomlar, menopoz sonrasında küçülür. 40 yaşın üzerindeki bayanların yüzde 40’ında miyom vardır ve miyomu olan bayanların takribî yüzde 75’i miyomunun olduğunun farkında değildir.

Miyom neden oluşur

Miyomların kesin sebebi öğrenilmemekle birlikte östrojenin bayanlık hormonu, miyomların gelişmesine yol açtığı düşünülmektedir. Hamilelik sırasında, salınan östrojen ölçüyü çoğaldığından miyomlar bu yarıyılda gelişir. Menopoz yarıyılında ise östrojen seviyeyi eksilir ve miyomlar küçülür. Ailesinde özellikle annesi, kız kardeşi veya anneannesinde miyom olan şahıslarda miyom büyüme ihtimali fazladır.

kadın hastalıkları

Miyomlar ne süratte gelişir

Genellikle çok yavaş gelişen miyomlar, hamilelik yarıyılında ve östrojen kapsayan hormon rehabilitasyonu gören bayanlarda süratli gelişir.

Doğum hakimiyet hapları miyomlara neden olur mu

Daha Öncekinden doğum hakimiyet haplarının, östrojen ve progesteron kapsadığı için miyomlara neden oldukları düşünülmekteydi. Fakat yapılan çalışmalarda miyom oluşma tehlikeyi açısından doğum hakimiyet hapları kullanan ve kullanmayan bayanlar arasında hiçbir fark bulunamadı.

doktor

Miyomların farklı tipleri var mıdır

Miyomlar genellikle rahimde, seyrek de rahim ağzında görülür. Miyomlar rahimde yerleşmiş oldukları katmana göre tiplere parçalar.

Ferti-Jin Kadın Sıhhati ve Tüp Bebek Merkezi Muayenehane Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, miyomların tiplerini anlattı:

Subseröz miyomlar

Rahmin dış katmanında yerleşmiş miyomlardır.

İntramural miyomlar

Rahmin orta katmanında yerleşmiş miyomlardır.

Submüköz miyomlar

Rahmin iç katmanında yerleşmiş miyomlardır.

Saplı miyomlar

Rahim dışına doğru gelişen miyomlardır.

Parazitik miyomlar

Karın içinde rahim dışında yerleşmiş miyomlardır.

miyom

Miyomların bulguları nelerdir

Bir Hayli miyom hiçbir belirti vermez. Miyomların yol açtığı yakınmalar; miyomların büyüklüğü, mesken yeri ve rakamına göre değişir. Miyomların en sık yol açtığı yakınmalar: Kasık ve karın sızısı, kasıkta ve karında dolgunluk ve tazyik hissi, cinsel ilişki sırasında sızı, fazla ve uzun süren adet kanaması ve ara kanamalardır. Miyomların endometriuma rahmin iç katmanına bası yapmasından dolayı adet kanamaları arasında anormal kanamalar görülür. Eksilen mesane kapasitesine bağlı olarak sık sık idrara gitme lüzumu sezilir. Şayet miyoma bağlı bası düzenlenmezse böbrekler hasar görebilir. Rahmin alt bölgesindeki miyomlar kalın bağırsaklar ve rektuma bası yapar. Buna bağlı bağırsak hareketleri eforlaşır, kabızlık ve hemoroidler hemoroit oluşabilir.

Miyomlar sızıya neden olabilir mi

Miyomlar gelişebilmek için kanlanmaya ve oksijene gereksinim dinler. Ani gelişen miyomlar iyi kanlanamadığı ve oksijen lüzumu karşılanamadığında hücre vefatı hakikatleşir ve dejenere olur. Bu sırada ortaya çıkan kimyeviler sızıya neden olur.

Miyomlar kısırlığa yol açar mı

Rahim içinde bulunan miyomlar infertiliteye kısırlığa neden olabilir. Çocuk sahibi olamayan hadiselerin yüzde 2-3’ünde infertilite sebebi miyomlardır. Miyomlar endometriumda farklılıklara neden olarak döllenen yumurtanın rahme tutunmasını yasaklayabilir. Bunun ötesinde fallop tüplerine yumurtalık kanallarına baskı yaparak spermin yumurtaya ulaşmasını ve döllenmeyi maniler. Miyomlar çıkartıldıktan sonra elde edilen hamilelik oranları; hasta yaşı ve hamileliğe mani olan öbür sebeplerin bulunmasına bağlı olmakla birlikte genellikle yüksektir.

Miyomlar düşüğe neden olur mu

Miyomu olan bayanlarda düşük görülme olasılığı yüzde 40 gibi yüksek oranlara erişebilir. Endometrial doku ve rahmin kanlanmasındaki bozukluklar erken yarıyılda düşüklere neden olabilir. Hamilelik yarıyılında çoğalan östrojenin tesiri ile miyomlar gelişir, rahimdeki mesken ve büyüklüklerine göre bebeğin ve plasentanın bebeğin eşi büyümesini yasaklayarak düşüklere yol açar. Miyomların cerrahi ile çıkartılmasından sonra miyoma bağlı düşük yapan hastaların yüzde 80’i sıhhatli çocuk sahibi olabilir.

kadın

Miyomların tanısı nasıl konulur

Ferti-Jin Kadın Sıhhati ve Tüp Bebek Merkezi Muayenehane Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, miyom tanısının nasıl konulduğunu şu maddelerle anlattı:

– Kolay jinekolojik tetkik ile miyomların tanısı konulabilir. Miyomlar erken yarıyıldaki hamilelik, yumurtalık ve bağırsak urları ile karışabildiğinden hastalara kesinlikle ayrıntılı tahlil yapılmalıdır. Miyomların tanısında alttaki usuller kullanılır:

– Ultrason, yüksek frekanstaki ses dalgalarını kullanarak faize uzuvlarının görüntülenmesini sağlar. Miyomlar 1 cm’den ufak veya çok büyük ise ultrason ile tahlil sıhhatli netice vermeyebilir.

– Bilgisayarlı tomografi ile rahmin üç ebatlı görüntüsü elde edilir, miyomların tanısında bu usule genellikle gerek dinlenmez.

– Magnetik Titreşim, miyomların tanısında seyrek müracaat etilen bir yöntemdir.Bu harekât miyomun büyüklüğü ve yeri hakkında fikir verir.

– Histerosalpingografi HSG-rahim filmi ismi verilen tahlil ile rahim ve fallop tüplerine özel bir boya verilerek bu yapılar değerlendirilir. Rahim ve tüplerdeki anormalliklerin tanısına ihtimal veren bu usul ile miyomların da tanısı konur.

– Diagnostik Histeroskopi analizinde histeroskop olarak adlandırılan teleskopik bir aygıt ile rahim içi değerlendirilir. Bu usul ile aynı zamanda miyomlar çıkartılabilir.

– Diagnostik Laparoskopi ile miyomların tanısı konur ve rehabilitasyonu yapılabilir. Laparoskop olarak adlandırılan teleskopik bir aygıt ile karından girilerek faize uzuvları değerlendirilir. Genel anestezi altında yapılan harekât esnasında histeroskopi de uygulanabilir.

hastalık

Nasıl rehabilitasyon edilir

Ferti-Jin Kadın Sıhhati ve Tüp Bebek Merkezi Muayenehane Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, miyomun nasıl rehabilitasyon edildiğini madde madde anlattı:

Kumpaslı takip: Tüm miyomların cerrahi ile çıkarılmasına gerek yoktur. Sızı, tazyik hissi, kumpassız ve fazla kanama yakınmaları olmayan hastaların kumpaslı hakimiyetleri yapılarak miyom ebatları takip edilir.

Cerrahi: Yakınmalara yol açan ve süratle gelişen miyomlar cerrahi olarak çıkartılmalıdır. Rahim vazgeçilerek yalnızca miyomların çıkartıldığı operasyonlara miyomektomi denir.

Cerrahi histeroskopi: Rahme yerleştirilen histeroskop ile yalnızca rahim içinde bulunan miyomlar çıkartılabilir.

Cerrahi laparoskopi: Rahmin dış duvarına yerleşen miyomların çıkartılması için uygulanabilir. İnce bir kesiden laporoskop ile karın içine girilip miyomlar çıkartılır.

Laparatomi: Miyomlar çok büyük veya çok rakamda ise öbür usullere göre daha büyük bir teşebbüs olan laparatomi uygulanabilir.

Miyom ve kist arasındaki fark nedir

Miyom; düz adale hücrelerinin toplandığı, çoğunlukla rahmin içinde veya etrafında bulunan katı urlardır. Kist ise yumurtalık içindeki içi su dolu keselerdir. Her ikisi de iyi mizaçlıdır.

Kistlere çözüm soğan suyunda

Kistlere çözüm soğan suyunda

Bayanların en ehemmiyetli meselelerinden yumurtalık kisti, miyom, akıntı ve menopoz şikayetlerine soğan kürü deva oluyor. Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun hazırladığı bu usulle bu meselelerinizden kurtulabilirsiniz.

Kürün hazırlanış ve uygulama süresi:

Yemeklik beyaz soğanı dörde dağılarak, evvelden kaynatılmış 2 su kadehi klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynatın. İçine bir şey ilave etmeden öğle ve akşam yemeklerinden evvel birer kadeh harcayın. Bu küre yalnızca 15 gün devam edin.

Bu kür adet yarıyılında da yapılabilir. Fakat en ideal zaman adet bitiminden 7 gün sonrasıdır. Akıntılar bu kürün uygulanmasının 2.ve 3.gününden sonra bedenden atılmaya başlayacaktır.

Bu kürün bereketleri:

Erken menopoz

Çikolata kisti

Miyom

Polikistik over

Yumurtalık kisti

Adet kumpassızlığı