Konut imali boğaz pastili

Konut imali boğaz pastili

Özellikle kış aylarında daha sık yaşanan boğaz sızısına çözüm boğazı hafifleten pastilleri kullanmak. Eczanelerden temin edebileceğiniz boğaz pastillerini konutunuzda kendinizde basitlikle hazırlayabilirsiniz.

Boğaz pastili için malzemeler:

1 kadeh toz şeker
1/2 kadeh su
1 yemek kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı bal
1/2 tatlı kaşığı öğütülmüş zencefil
1/4 tatlı kaşığı toz halinde karanfil

Yapılışı:

Ufak bir tencereye şeker, su, limon suyu, bal, zencefil ve karanfili sırasıyla koyun.
Karıştırarak 15-20 dakika bir taşım kaynatın.
Ateşten alın ve şurup kıvamına gelene kadar bekletin.
Karışımı fırın kabına küçük parçalar halinde kurabiye yapar gibi vazgeçin.
20 dakika soğumasını bekleyin. Ardından üzerine pudra şekeri serpin. Dilerseniz pastil gibi dilerseniz de çayınıza karıştırarak harcayabilirsiniz.

Parkinson hastalığında yakınlarının takviyeyi koşul

Parkinson hastalığında yakınlarının takviyeyi koşul

Parkinson hastalığı, beynimizin hareket sisteminden mesul bazı bölgelerindeki hücre kayıpları ile izleyen bir rahatsızlıktır. Bulguları arasında titreme, hareketin yavaşlaması, adalelerde kasılma, yürüyüş bozukluğu ve hareket edememe gibi semptomlar yer alır. Prof. Dr. Raif Çakmur; doktor ile hasta ve hasta yakınlarının geçiminin, hastalık yönetimi ve rehabilitasyondaki en ehemmiyetli fakörlerden biri olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Raif Çakmur, “Hastalığın ilerleyen düzeylerinde en yaygın olarak titreme, adale sertliği, ve hareket yavaşlığı gibi bulgular giderek makûslaşabilir. Bu nedenle de ileri aşama Parkinson hastalığında, düşmeler ve yürümede eforluk çoğalabilir” dedi. Özellikle hasta yakınlarına büyük iş düştüğünü belirten Raif Çakmur, günlük yaşamda dikkat edilecek ufak detayların, Parkinson hastalarının hayat konforunun yükselmesine dayanakçı olabileceğini belirtti. “Parkinson hastası yakınınız şayet hareketlerde güçlük yaşıyorsa basit giyilebilecek elbiseler seçmek, konut etrafındaki halı gibi eşyaları değişmezlemek, varsa kabloları bir araya getirip manileri ortadan kaldırmak hastanızın günlük yaşamını basitleştirir” dedi.

Yolculukta dikkat edilmesi gerekenler

20 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Yolculukta dikkat edilmesi gerekenler

Günümüzde uçak yolcuğu, sağladığı avantajlarla öteki seyahat usullerine göre daha çok seçim edilen seyahat cinsi. Fakat bu yolculuklari tüm avantajlarına karşın sıhhat meselelerine neden olabiliyor. Hareket hastalığı olarak da öğrenilen araç yakalaması, iç kulakta alana gelebilen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığı yaşayan fertler, vücutsal hareketlerini hakimiyet etmekte eforluk sürükler ve denge meseleyi yaşar. Baş dönmesi ve sallantı ile beraber mide bulantısı hissi alana kazanç. Tüm bu süreçler, araç yakalaması dediğimiz rahatsızlık neticeyi ortaya çıkar. Araç rahatsızlığı denmesinin nedeni, bu hastalığın daha çok hareket halindeki vasıtalarda ortaya çıkmasındandır. Bu rahatsızlığın önüne geçebilmek ismine bu yazımızda yolculukta dikkat edilmesi gerekenler hakkında konuştuk.

Hareketin beyinde idrak edilmesi üç değişik asapsal yolla reelleşir. İç kulaktan gelen ihtarlar, gözlerden gelen ihtarlar ve beden dokusundan gelen ihtarlar; hareketin idrak edilmesini sağlar. Hareket sırasında beyne bu yollardan iletiler iletilir ve beyin, hareketi koordine eder. Hareket şuur dışı asıllaştığı zaman misalin deniz yolculuklarında beyne gelen iletiler karışır ve beyin hareketi koordine edemez. Başka Bir Deyişle gözlerinizden gelen ihtarlar bir hareket iletiyi verirken iç kulak, bu hareketi bedenin hakikatleştirdiğini onaylamaz. Böylece karmaşıklık alana kazanç. İhtarlar arasındaki bu ihtilaf vaziyeti araç yakalaması olarak adlandırılır.Araç yakalaması vaziyeti uçakta da kendini gösterebilir. Bir hareket vardır fakat şuur dışıdır. Beyne iletilen bu karmaşık sinyaller bulantı ve kusmayla sonuçlanabilir.

Uçarken araç yakalaması yaşıyorsanız…

– Ağır yemeklerden kaçının. Seyahatinizden en az 24 saat evvel ne yediğinize dikkat edin. Yağlı, ağır baharatlı veya tuzlu yemek istemeyin. Bunun yerine, uçuşunuzdan evvel atıştırmalık bir şeyler yemeyi deneyin. Mide ekşimesi veya reflü hissi yaratan besinlerden kaçının.

– Uçmadan evvel hemen bir şey yememeye çalışın, ancak bomboş bir mideyle de uçağa binmeyin.

Adale rahatlatma tekniği

– Uçuşunuz sırasında bol su harcadığınızdan emin olun.

– Koltuğunuzu dikkatli seçin. Kanatların üstünde ve pencere tarafından bir koltuk seçmeye dikkat edin. Uçuş sırasında en az hareketi, kanatlardaki koltuklar sezer. Pencereli koltuklar, bakışınızı ufukta veya uzaktaki başka bir statik nesneye odaklamanıza imkân tanır. Bu koltuklar mevcut değilse, o zaman uçağın önüne ve pencereye yakın bir koltuk seçin.

– Araç yakalaması ilaçları kullanın.

– Reyin oynamaktan veya kitap okumaktan kaçının. Suratınıza ve gözlerinize daha yakın bir şeye odaklanmak, beyne giden hareket sinyallerinde karmaşıklığa neden olur. Kaydolunmuş bir kitap veya müzik dinlemek sıhhatli zaman geçirmenize katkı sağlar. Çok yakından olmamakkaydı ile film de izleyebilirsiniz.

– Ufka odaklanın. Ufka odaklanır gibi statik bir noktada uzaklaşmak, beyninizi gevşetmeye ve balansını dengelemeye takviyeci olur.

– Havalandırma kanallarını ayarlayın.

– Suratınızın çevresinde pak hava üflediğinden emin olun.

– Uçarken hafif yiyin. Kafeinden kaçının.

– Midenizi tahriş edici bir şey yememeye itina gösterin. Uçuşunuz sırasında mide bulantısı yaşıyorsanız tuzlu kuru kraker yiyebilirsiniz. Kusmaya başlarsanız, ayağa kalkın. Sırt üstü koltuğa uyumak verimli değildir. Ayağa kalkmak, bedeninizin denge hissi kurmasına takviyeci olur ve bulantı hissi ile başa çıkar.

– Başka şeylere odaklanın. Misalin iş seyahatindeyseniz ve gideceğiniz yerde sunum yapacaksanız, sunumunuzu düşünün.

– Tatile çıkıyorsanız dolaşılacak yerlerin tasarılamasını yapabilirsiniz.

– Progresif adale rahatlatma tekniği ile adalelerinizi rahatlatmayı deneyin. Bu teknik, adalelerinizi hakimiyet etmeye müteveccihtir.

– Ayrıca düşüncelerinize ve enerjinize odaklanmayı öğretir. Misalin ayak parmaklarınızdan başlayarak bedeninizi yukarıya sürükleyip özgürce alt vazgeçin. Bir adale grubunu gerginleştirmeye ve takribî beş saniye yakalamaya odaklanın, adaleleri 30 saniye dinlendirin.

Sırt sızılarına karşı dik oturup belinizi destekleyin

Uzun müddet hareketsiz oturmaktan kaynaklanan sırt sızısı, havayollarına en sık bildirilen rahatsızlıkların başında geliyor. Rastgele bir sırt probleminiz olmasa dahi uçak yolculukları sizin için güç geçiyor olabilir. Bunun kısaca sebebi, bedenin hareket etmeden saatlerce oturmaya uygun olmamasıdır. Bir Hayli birey akut bir sırt sızısı atağına sahiptir. Uzun bir uçuş sonrasında fark ettiğiniz sırt sızısı zaman içerisinde kronikleşebilir. Bu sızılar her zaman alışılmış cılız duruşlardan kaynaklanır. Tenis oynamak, yüzmek veya egzersiz yapmak, omurganızı dik yakalayan adaleleri kuvvetlendirir. Egzersiz veya spor yapmaktan beğenmezseniz; omurganızın kemiklerini yakalayan adaleler, tendonlar ve bağlar zayıflayabilir. Cılız duruş ve cılız omurga adaleleri, sırtınızda kalıcı zararlara yol açabilir. Omurga yapısı elastiktir, ayakta ve hareket halinde basitçe ayarlanabilir. Fakat otururken koltuk yapısı ve hareketsizlik sebebi ile zorlanabilir. Uçuş evvelinde bel ve sırtınız için zorunlu lüzumları yanınızda getirebilir, kabin vazifelisinden takviye alabilirsiniz. Belinizi yastıkla veya omuz çantanızla doldurararak sızılarınızı eksiltebilirsiniz.

Boyun yastığı

Dik oturmanıza, belinizi desteklemenize karşın sızınız sürüyorsa, bunun sebebi uzun müddet aynı pozisyonda kalmaktır. Uzun süreli uçuşlarda koltuğunuzu dik tutun, sızı sezmeye başladığınız anda koltuğu yatırın. Bitkinlik hissine kapılırsanız omurganızı özgür vazgeçin ve yastığı belinizden çıkarın. Uçuşlarda uyku da bazen problemlere yol açabiliyor. Uyku esnasında duruş bozukluğu yaşayabilir ve bir zaman o pozisyonda kalabilirsiniz. Burada boyun yastığı ile başınıza ve boynunuza destekledimek çok ehemmiyetli.

Doc. Dr. Halit Yerebakan

özel içeriğidir.

Ağız kokusu psikolojik kaynaklı olabilir

17 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Ağız kokusu psikolojik kaynaklı olabilir

İş ve sosyal hayatı negatif etkileyen ağız kokusu, makûs ağız hijyeninin kaçınılmaz bir neticeyidir. Memorial Suadiye Tıp Merkezi Ağız ve Diş Sıhhati Bölümü’nden Dt. Aslı Tapan, ağız kokusu ve rehabilitasyonu hakkında bilgi verdi.

Yoğun stres ağızda makûs kokuya neden olabilir

“Halitozis” denilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin “hidrojen sülfür” içerikli mahsullerinden ortaya çıkmaktadır. Ağız kokusu fizyolojik, patolojik ve psikolojik olmak üzere üç sebepten kaynaklanmaktadır. Stres altındaki fertlerde, tükürük akımındaki eksilmeyle birlikte dolaylı olarak halitozis ortaya çıkabilmektedir. Stres, beden sıhhatini etkilediği gibi ağız sıhhatini de negatif etkileyebilmektedir.

Bazı hastalar ağız kokusunu yalnızca kendileri sezip rahatsız olur ve bu da yaşamlarını negatif doğrultuda tesirler. Bu vaziyet “hayali halitozis” olarak adlandırılır. Hasta ve diş doktoru arasında iyi bağlantı kurulmasıyla hastanın ağız kokusu ve öbür insanların algıları ile alakalı evhamları eksilecek, kokuya müteveccih uygulanacak rehabilitasyon metotlarıyla hasta hafifleyecektir.

Yanlış beslenme bakterileri besler

Makûs ağız hijyenine sahip kimselerde ise bakteri rakamı çoğalmaktadır. Beslenme şeklinin de tesirli olduğu fizyolojik tipteki ağız kokusunda, yüksek protein içerikli; kırmızı et, balık, peynir ve süt mahsulleri gibi yiyeceklerle bakterilerin tesirleşmeleri neticesinde oluşmaktadır. Ayrıca soğan, sarımsak, turp gibi koku veren besinler de ağız kokusuna yol açan sülfür kapsamalarından dolayı soluk kokmasına yol açmaktadır. Yeniden içki, kahve ve sigara kullanımı da ağız kokusuna yol açabilmektedir.

Ağız kokusuna muhtelif hastalıklar da neden olabilir

Patolojik tipteki ağız kokusu; genellikle ağız-yutak hastalıkları ve muhtelif sistemik hastalıklarla ortaya çıkmaktadır. Kronik bademcik cerahatleri, ağız içinde alana gelen mantar hastalıkları ve ağızda yara yapan hastalıkların seyrinde de ağız kokusu alana gelebilmektedir. Ağız kuruluğuna neden olan tükürük bezi hastalıkları, şeker hastalığı, hepatitler, vitamin beceriksizlileri, menopoz, duygusal gerilim ve ilaçlar; eksilmiş tükürük akımına yol açarak, ağzın kendi kendini arınma mekanizmasının ortadan kalkmasına neden olmakta ve ağız kokusuna yol açmaktadır.

Dilin doğru arınılması çok ehemmiyetli

Ağız kokusu esas olarak ağız boşluğunun hijyeni ve diş-dişeti sıhhat gidişatı ile ilgilidir. Kokuya besin artıkları, ağız mukozasından dökülen hücreler, tükürük ve ağızda bir araya gelen akyuvarların artıkları yol açmaktadır. Ağız kaynaklı ağız kokusu; çoğunlukla dişeti hastalıkları, diş çürüğü, ağızdaki daha önceki dolgu ve kaplamaların altındaki çürüklerden kaynaklanmaktadır. Ayrıca dilin arka tarafı şayet tükürük tarafından bütün olarak arınılamıyorsa buradaki küçük kırışıklıklar arasında da rahatça bakteriler yerleşebilmekte ve bu da ağız kokusuna yol açabilmektedir. Burun ve sinüs kaynaklı ağız kokuları da alana gelmektedir. Burunda, ya da ağız-yutakta mevcut yabancı cisimlerin varlığı iltihaplanmaya yol açarak solukta da makûs kokuya neden olabilmektedir.

Kokunun kaynağı iyi incelenmeli

Ağız kokusu rehabilitasyonu için kokunun kaynağı bulunmalıdır. Ağız kokusunu yasaklamak için bunlara dikkat edilmelidir:

– Bütün bir ağız tetkiki yaptırılmalıdır. Koku testleri ile uçucu sülfür gazları ve halitozis hastalığının ebatları tespit edilir. Diş, diş eti problemleriyle öbür patolojik sebeplerin rehabilitasyonu yapılmalıdır.
– Ağız enfeksiyonları yok edilmeli; defineli ve meseleli dişler çekilmelidir.
– Ağız hijyenine itina gösterilmelidir. Dişlerin tüm suratları ve dil sırtı pak yakalanmalıdır. Ağız enfeksiyonları rehabilitasyon edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da dayanakçı olabilir.
– Ağız kuruluğunu önlemek için gün boyu su içilmelidir.
Tükürük salgısını hareketlendirilmelidir. Bakteri yaradılışını önlemek için ağzın oksijenlenmesine dayanakçı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en basit yoludur. Mentollü pastillere dikkat edilmelidir. Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olmaktadır.
– Su içeriği bol olan sebze domates, kereviz, pırasa ve meyveler harcanmalıdır. Gıdaların üzerine maydanoz doğranması kokuyu yasaklayacaktır.
Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüllerden kullanılabilir.
– Sarımsak, soğan ve baharattan sakınılmalıdır ya da bu yiyecekler pişirerek harcanmalıdır.
İçki ve sigara kesinlikle vazgeçilmelidir.

Regl evveli gerginlik belirtiyi nasıl önlenir

Regl evveli gerginlik belirtiyi nasıl önlenir

Adet evveli gerginlik belirtiyi bayanlarda adetten takribî 1 hafta evvel başlayan ruhsal ya da fiziksel birtakım kasvet ve gerginlik bulgularıdır. Bu şikayetler genellikle adetin görülmesiyle beraber birkaç gün içinde kaybolsa da, iş ve sosyal hayatı negatif etkileyebilmektedir. Bu süreci konforlu bir biçimde atlatmak için bir ekip tedbirler alınması ehemmiyetlidir. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Bayan Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Hakan Peker, adet evveli gerginlik belirtisine karşı alınması gereken ihtiyatlar hakkında bilgi verdi.

Sakarlık ve ağlama krizlerine neden olabiliyor

Adet evveli gerginlik belirtiyi, beklenen adetten 10-15 gün evvel başlayan ve adet bitene kadar devam eden duygu gidişat farklılıkları bunalım, anksiyete, uykusuzluk, gerginlik, göğüslerde hassasiyet, bedende kabarıklık, bitkinlik, sıcak basmaları, iştah farklılıkları, baş ve kasık sızısı, konsantrasyon azlığı, sakarlık, ağlama krizleri gibi tutumsal farklılıklar gibi şikayetleri kapsayan belirtidir. Bayanlar arasında %75 oranında görülen bu şikayetler şayet kadınlarda adetin ikinci yarısında ve de en az 2 siklus adet yarıyılı görülüyorsa adet evveli gerginlik belirtiyi tanısı konulabilinmektedir.

Bunalım, fazla asaplılık ve hafıza kaybına dikkat

Her bayanda adet evveli yarıyılda bazı bulgular ortaya çıkar. Bu bulguların emeli kadının adet olacağından haberdar edilmesi ve böylece hazırlıksız tutulmasının yasaklanmasıdır. Bu bulgular bayanların yarısından daha azında rahatsız edici, ancak katlanabilecek şiddette olurken, %5 bayan oldukça şiddetli bulgular sezdirmektedir. Bunalımdan evhama ve fazla asaplılığa kadar pek çok farklı duygu gidişatı olabilmektedir. Bazı bayanlarda hafif hafıza kaybı görülebilir. Bazı bayanlarda görülen bunalım hali, tedirginlik ve gerginlik tablosuna Premenstruel Disforik Bozukluk PMDD ismi verilmektedir.

Uzman dayanağı alınmalı

Adet evveli gerginlik belirtiyi yumurtalıkları kumpaslı çalışan, yumurtlaması olan bayanlarda görülmektedir. En sık görülme yaşı 20’li yaşların sonları ile 30’lu yaşların başlarıdır. Bu belirti, yumurtlamanın olmadığı ergenlik ve menopoz yarıyılında görülmemektedir. Bir bireye premenstruel belirti tanısını koymak için günümüzde geçerli tarama ve tanı testi yoktur. Bu belirtide görülen şikayetlerle alakalı olabilecek psikiyatrik, mide, bağırsak, genital ve idrar yoluna ait hastalıkların tetkik ile yok edilmesi ve hekimin bu belirtiden şüphelenip hastanın öyküsünü bilmesi ve ile tanı konulması gerekmektedir.

Yoga ve kumpaslı egzersiz rehabilitasyonda ehemmiyetli

Bu belirti, teklifler ve ilaç takviyeyi ile rehabilitasyon edilmektedir. İlk evvel yeme alışkanlığının değiştirilmesi gerekmektedir. Az ve sık, yağsız karbonhidrattan zengin kumpaslı balanslı beslenmek gerekmektedir. Ayrıca kafein, içki, sigara, çikolatadan uzak durmak verimli olmaktadır. Stres ile başa çıkabilmek için yoga veya kumpaslı egzersiz yapılabilir. Kumpaslı egzersiz, serotonin hormonunun çoğalmasını sağlayarak rehabilitasyonda tesirli olmaktadır.