Kalp ve tansiyon hastaları oruç yakalayabilir mi

Kalp ve tansiyon hastaları oruç yakalayabilir mi

Show TV’de yayınlanan İclal Aydın’ın sunuculuğunu yaptığı ‘Hayat Hoştur’ programının misafiri Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez’di.

Prof. Dr. Bingür Sönmez, Diyanet İşleri’nin sitesindeki maddelere direnerek kalp ve tansiyon hastalarına ihtarlarda bulundu:

“1. maddede ‘Yaşlı insanlar oruç yakalamamalı’ diyor, ‘Vücuda işkence olarak yapılan hiçbir iman makbul değildir’ diyor. ‘Şayet diyabetikseniz, tansiyon hastasıysanız, kalbinizde stent varsa, bypass operasyonu olduysanız, kalp krizi geçirdiyseniz netlikle oruç yakalamayın’ diyor.”

Kısa kış günlerinde imanına çok önemseyen insanlara bazı ilaçlar ayarlayarak, çok dikkatli takip ederek oruç yakalamalarına izin verdiklerini söyleyen Sönmez, “Ama bu yaz aylarında, 17 – 18 saat susuzluk, açlık pratik olarak olası değil” dedi. Sönmez, şeker, kalp ve tansiyon hastalarının bu uzun yaz günlerinde oruç yakalamaları halinde felç ve kalp krizi gibi rahatsızlıklara kadar neden olabilecek tehlikeleri anlattı.

Prof. Dr. Bingür Sönmez: Kalp ve tansiyon hastaları oruç yakalayabilir mi İZLE:

Continue reading …

Astım hastaları Ramazan’da bunlara dikkat etmeli

Astım hastaları Ramazan'da bunlara dikkat etmeli

Güneşin yakıcı ve sıcak tesiri Ramazan ayına denk geliyor. Yaz mevsiminin ortasına denk gelen bu günlerde oruç yakalamak isteyenler için sıcaklarda en çok susuz kalmak mesele oluyor.

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, asrın hastalığı olan alerjinin beslenme ile yakından ilişkisine değinerek, susuz kalan bedenin alerjik tepkinleri çoğaldırdığına dikkat sürüklüyor.

Prof. Dr. Yonca Tabak; susuz kalmanın en ehemmiyetli mesele olduğunu, tüm bedenin günün ilerleyen saatlerinde giderek kurumaya başladığını belirtiyor. Susuzluğa bağlı olarak, bedende gezen kanın koyulaştığını ve sıvılığını kaybettiğini bazı dokuların kanlanamamasının ileri yaş hastalarında, beyin ve asap sıhhati açısından ciddi meseleler oluşturduğuna dikkat sürüklüyor. Özellikle solunum sistemindeki salgıların kurumasının ve koyulaşmasının, bedenden atılmasını güçleştirdiğini, bu gidişatın oluşturduğu öksürüğün bireyleri zorladığını söylüyor.

Solunum problemleri çoğalabilir

Kronik bir solunum yolu problemi olan hastaların uzun zaman susuz kalması hastalık tutuşmasına neden olabiliyor. Astım ve sinüzitin susuzluktan en çok etkilenen iki hastalık olduğunu, astımda akciğerlerdeki salgıların kuruduğunu ve atılmasının güçleştiğini, bunun sonucunda da bronş daralması yaşandığına sözlerine ilave ediyor. Sinüzitte ise aynı gidişatın burun salgıları için geçerli olduğunu ve geniz akıntısının atılmasının güçleştiğini vurguluyor.

Açkalmak nasıl etkiliyor

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; susuzluğun yanı gizeme uzun zaman aç kalmanın da beden açısından hasarları olabildiğini, uzun saatler aç kalmanın kan şekerinin düşmesine neden olduğunu söylüyor. Düşen kan şekeri iftarda fazla ve süratli yemek yenmesi ile yükseltilmeye çalışılırsa tokluk hissinin oluşmasının da zaman alacağını ve şahsın bir seferde sıradandan çok daha fazla yiyecek harcayabileceğine dikkat sürüklüyor.

İftarda seçimlerin şekerli ve yağlı besinler doğrultusunda olduğu takdirde, sıhhatli insanlarda dahi reflü oluşabildiğine değiniyor. Reflünün astım hastalarının yüzde 80’inde var olan bir vaziyet olduğunu, dolayısıyla bir seferde çok yemek yenirse reflünün tetiklenmesi ile astım tutuşması büyüyebildiğini belirtiyor. Özellikle uyumaya yakın zamanlarda yemek yendiğinde, mideden yukarıya taşan asitli mide içeriğinin dolaysız akciğerlere kaçtığını ve öksürük, hırıltı, soluk darlığı oluşturduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Yonca Tabak, üçüncü bir sualin de astım ilaçlarının müddetiyle alakalı olduğunu söylüyor. En fazla 12 saat tesiri olan ilaçların, sabah sahurda en geç saatte alınsa dahi iftara kadar tesirinin geçtiğini, bu gidişata reflünün ilave edilmesi neticeyi hastalık tutuşmasının kaçınılmaz olduğunun altını çiziyor.

Astımın en büyük düşmanı sigara

Prof. Dr. Yonca Tabak, sigaranın astım hastalığının en büyük düşmanı olduğuna, sigara bağımlılarının tüm gün sigara içmeyip iftardan sonra bu sarihi kapatmaya çalışmalarının, astım hastaları için salt saldırı oluşturduğuna değiniyor. Hem sigaranın bronş üzerindeki daralmayı tetikleyici tesirine, hem de reflüyü tetiklemesine dikkat sürüklüyor. Sigara vazgeçilemeyecekse bu biçimde oruç yakalanmasının sıhhat için sıradandan çok daha büyük hasar demek olduğunu belirtiyor.

Astım hastaları için ramazan teklifleri

1- Oruç saatleri dışında bol su harcanması

2- Suyun çay, kahve, kolalı veya şekerli meyve suları biçiminde değil, su olarak harcanması

3- Oruç açılırken birden çok ve süratli yeme değil; az ve sık aralıklarla yavaş yemek yenmesi

4- Mide asitini artıran kafein kapsayan çay, kahve ve kolalı meşrubatlardan uzak durulması

5- Mide boşalmasını geciktiren yağlı kızartma besinler ve ağır şerbetli tatlılar harcanmaması

6- Reflüyü tetikleyen ham sarımsak, ham soğan ve fazla domates tüketiminden sakınılması

7- Uyumadan evvel en az iki saat yemek yenmemesine itina gösterilmesi

8- Sahurda yemek yiyip hemen uyunmaması

9- Sabah akşam ilaç kullanımı gereken bir astım hastalığı varsa oruç yakalanmaması

10- Sigara vazgeçilemiyorsa oruç yakalanmaması veya iftar sonrası hakimiyetli tüketim sağlanması

Ramazan’da bu hastalıklara dikkat

Ramazan'da bu hastalıklara dikkat

Ramazan ayında acil servislere en çok hangi sebeplerle gidildiğinin cevabını Acil Servis Doktori Dr. İrfan Yaldır’dan anlattı.

Şeker hastalığı, ileri seviyede mide hastalıkları, gebelik, kalp damar hastalıkları, migren, metabolik hastalığı olanlar ile akut geçici hastalığı olup kumpaslı olarak ilaç alması gereken bireylerin ve yaşlıların ancak doktor hakimiyetinde oruç yakalaması gerektiğinin altını çizen Dr. Yaldır; ‘Yaz günlerinde terleme ve yerine su koyamama sebebi ile su kaybının da çoğaldığı düşünüldüğünde muhakkak hastalıkların ağırlaşması da kaçınılmaz olacaktır.’ söylemesinde bulundu.

Ramazan’da hangi hastalıklar görülebilir

• Kan şekeri düşüklüğüne ya da gıda ile tetiklenen migrene bağlı şiddetli baş sızıları,

• Şeker hastalarında su kaybı, kan şekeri düşmesine bağlı olarak bayılma ve halsizlik,

• Mikrobik ishali ya da yiyecek zehirlenmesi olan hastalarda elektrolit ve akışkan balansının bozulmasının yarattığı genel vaziyet bozukluğu bulguları,

• Alıngan ülser ya da gastriti olan hastalarda mide yanmaları, karın sızısı ve kabarıklık.

• Tüm kronik hastalığı olan şahıslarda hastalık bulgularının ağırlaşması,

• Yaşlılarda akışkan kaybının neticeyi oluşabilecek üre yükselmesinin yarattığı bulantı ve kusma,

Bunun yanında özellikle iftarda balanssız ve süratli yemeye bağlı olarak oluşan mide-bağırsak rahatsızlıkları Ramazan ayında acil serviste en sık görülen hastalık ve şikayetlerden başlıcalarıdır.

Ramazan’da mideniz yanmasın

Ramazan'da mideniz yanmasın

Sıhhatli bir Ramazan geçirmek istiyorsanız, beslenmenize dikkat etmelisiniz. Prof. Dr. Ziya Mocan, mide sıhhati için sahurda yumurta, ceviz, et, süt ve yoğurt gibi protein ağırlıklı yiyeceklerin harcanmasını önerdi.

Kızartma ve şeker yükleyici yemeklerden sakınılmasını isteyen Prof. Dr. Mocan, şu nasihatlerde bulundu: “Acı baharatlı, ekşi besinlerden uzak durun. İçi asit dolmuş mide sizden besin beklerken, siz ikinci bir asit kaynağı hırpalayıcı gıdalar yollarsanız, mide duvarını yaralayacak besinleri harcarsanız, bu mide duvarında birkaç gün sonra bir sürü yaralar ve çatlaklar açılır. Hiç mide şikayeti olmayanlar dahi ülserle karşı karşıya gelebilir. Bu hasarlı besinleri boş değil tok mideyle yemek gerekir.”

Ramazan Bayramı’nda diş ipini yanınızdan ayırmayın

Ramazan Bayramı'nda diş ipini yanınızdan ayırmayın

Ramazan’ın bitmesine rakamlı günler kaldı. Oruç sonrasında bol bol tatlı, şekerleme ikramları sunulacak. Ramazan Bayramı’nda sıklıkla harcanan şekerleme, çikolata, tatlı ve asitli meşrubatlar ise dişlerin çürümesine taban hazırlayabilir.

Diş Doktoru Pertev Kökdemir, “Bayramda dişlerinizi fırçalamak yetmez; diş aralarında kalan tatlı artıkları veya lokum gibi dişlere yapışan şekerlemeler için kürdan değil, kesinlikle diş ipi kullanılması gerekiyor” diyerek uyardı.

Ramazan Bayramı’nda ziyaret edilen hemen hemen her konutta tatlı harcandığını belirten Kökdemir, dişlerin kumpaslı fırçalanmamasıyla oluşacak diş çürüklerinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Tatlı ve asitli meşrubat tüketiminin en aza indirilmesi gerektiğini belirten Diş Doktoru Pertev Kökdemir, “Dişler ne kadar fırçalanırsa fırçalansın, diş ipi kullanılmadıktan sonra diş çürümelerinin önüne geçilemez” dedi.

Ağız ve diş sıhhatiniz için teklifler

– Tatlı, şeker, lokum veya çikolata gibi gıdalar ağız içerisinde asidik bir civar oluşturarak dişlerde çürümeye neden olur. Bu çeşit yiyecekler, muhtemel olduğunca öğünlerden hemen sonra harcanmalı.

– Asidik etrafın alkalik civara dönüşmesini sağladığından dişlerinizi fırçalayamadığınız yerlerde peynir yiyin.

– Asidik etrafı eksiltmek için ağzınızı bol suyla çalkalayın.

– Tatlı tüketiminin hemen arttan bol ılık su için ya da şekersiz sakız çiğneyin. Bol su tüketimi ağız kokusunun giderilmesinde de fayda sağlar.

– Diş aralarına sıkışan yiyecek artıkları kürdan gibi sert maddeler kullanılarak uzaklaştırılmaya çalışılmamalı, diş etlerine hasar verilmemeli.

– Lokum gibi yapışık şekerlemeler harcadığınız zaman dişlerinizi fırçalamak yeterli olmaz, diş aralarında kalan bu şekerlemeler ancak diş ipi kullanılarak uzaklaştırılabilir.

– Hazır meyve suları, asitli meşrubatlar veya hamur işleri harcandıktan sonra dişlerinizi fırçalayamıyorsanız; en azından ağzınızı bol su ile çalkalayın.

Ramazan’da kalbi yoran 8 yanılgılı alışkanlık

Ramazan'da kalbi yoran 8 yanılgılı alışkanlık

İftar sonrasında arkasını arkasına sigara ve çay içmek, çok süratli yemek yemek, iftar sofrasından kalktıktan sonra spor salonuna koşmak, sahura kalkmamak… Sıhhatlı şahısları dahi negatif etkileyen bu yanılgılı alışkanlıklar, kalp hastalarında çok ciddi tablolara yol açabiliyor. Soluk darlığı, ritim bozuklukları, hatta kalp krizi gibi…

Ramazan ayı süresince öğün sayımız ve yeme kumpasımız aniden değişiyor. Bu vaziyet de beden balansının bozulmasına neden olabiliyor. Günlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları Ramazan ayında da değişmemesine karşın, bu ayda üç öğün olan günlük beslenme iki öğüne düşüyor ve kırmızı et, pide, hamur işleri, tatlı tüketimi çoğalıyor.

Tüm bu vaziyetler de sıhhatli insanlarda dahi problemlere neden olabilirken özellikle kalp ve tansiyon hastalığı olanlarda ritim bozukluğu ve kalp krizi gibi ciddi sıhhat problemlerine yol açabiliyor.

Acıbadem Kadıköy Sağlık Kurumu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Duhan Bayraktar, Ramazan ayında kalbimizi yoran 8 yanılgılı alışkanlığımızı ve bunların yol açtığı sıhhat meselelerini sıraladı.

1. Kusur: Hekime danışmadan oruç yakalamak

Kronik hastalığı olan bireyler ramazan ve oruç evveli kesinlikle hekimlerinin hakimiyetinden geçmeli ve oruç yakalamayı tasarlıyorlarsa onay almalı. “Kronik hastalığı olan herkes oruç yakalayamaz” demek doğru değil. Misalin günde tek doz alınan bir antihipertansif ilaçla tansiyonu hakimiyet altına alınan bir hasta, Ramazan ayında ilaç saatini değişmezlemek, tuz tüketimini kısıtlamak, yeteri kadar akışkan harcamak, ağır ve fazla ölçüde yemeklerden sakınmak şartıyla oruç yakalayabilir.

Ancak bu vaziyette olan şahısların oruç yakaladıkları yarıyılda her gün kumpaslı tansiyon takibi yapmaları ve tansiyonda düşme yada yükselme meyli görmeleri vaziyetinde kesinlikle hekimlerine müracaat etmeleri öneriliyor. Çok rakamda ilaç kullanan yeni kalp krizi geçirmiş hastalar, ciddi kalp beceriksizliği olanlar ise oruç yakalamamalı.

2. Kusur: Su yerine gazlı tuzlu veya şekerli meşrubatlar içmek

İftarda yemeğe başlamadan evvel 1 veya 2 kadeh su içmek gerekiyor. Tüm gün kaybedilen akışkanın yerine konulması ve doygunluk hissinin oluşması bakımından bu çok ehemmiyetli. Gazlı meşrubatlar ise diyaframın kalbe bası yapmasına, bunun sonucunda da ritim bozukluklarına ve soluk darlığına neden olabiliyor. Tuzlu meşrubatlar da kan tazyikinde yükselmelere yol açabiliyor. Şekerli meşrubatlar kan şekerinde oynamalara neden olup, metabolizmasının bozulmasına yol açıyor.

3. Kusur: Bolca şarküteri mahsulleri ve hamur işleri yemek

İftar sofrasında salam, sucuk ve pastırma gibi mahsulleri seçim etmek, afaki yere tuz harcamak, özellikle hipertansiyon ve kalp yetmezliği hastalarını negatif etkiliyor. Hipertansif krizi kan tazyikinin yaşamı tehdit edici biçimde yükselmesi neticeyi oluşan gidişat, kalp krizi, akciğer ödemi gibi ciddi tablolara neden olabiliyor.

4. Kusur: Tek öğünle oruç yakalamak

Sahura kalkmamak için akşam uyumadan evvel yemek yemek ve sahurda yalnızca su içerek tekerrür yatmak özellikle yaz aylarında 18 saat gibi uzun bir müddet aç kalınmasına ve metabolizma süratinin yavaşlamasına neden oluyor. Uzun açlıklarda kan şekeri düşüyor, akışkan ile tuz kaybı oluyor ve tansiyon düşüyor.. Tam geceyi ve ertesi günü aç geçirmemek için kesinlikle sahura kalkılmalı.

5. Kusur: Sahurda ağır yemekler yemek

Sahurda yağlı ve ağır gıdalar yenildiğinde metabolizma sürati yavaş olduğu için bedene alınan yiyeceklerin yağa mutasyonu daha fazla oluyor ve ciddi reflü ile mide rahatsızlıkları görülebiliyor. Yeniden sahurda şeker içeriği yüksek yiyecekler kan şekerini süratle yükseltiyor ve süratle düşürüyorlar ki bu da ertesi gün çok tez acıkmamıza ve kan şekerinin çok daha tez düşmesine yol açıyor.

Kan şekerinin düşmesi sonrası şekeri yükseltmek için bedenin verdiği cevap, kalbin daha süratli atmasına ve damarlarda büzülmeye neden olarak kalp hastalarında çarpıntı, tansiyon yükselmesi, kalp damar hastalarında göğüs sızısı, hatta kalp krizine kadar ilerleyebilecek vaziyetlerin oluşmasına neden olabiliyor. Ağır yemekler sonrasında kan akımının mide ve bağırsaklara yönelmesi kalp damar tıkanıklığı olanlarda kalpte beslenme bozukluğuna yol açabiliyor ve yeniden ritim bozuklarını tetikleyebiliyor.

6. Kusur: Kan şekerini süratle yükselten gıdalar yemek

Ramazanda yapılan en büyük yanılgılardan biri de, çok süratli bir biçimde, çok yüksek ölçüde yiyecek harcamak. İftarda süratli yemek yemek kalp ile beyne giden kan akışının eksilmesine, bunun sonucunda da göğüs sızısı, daha da makûssu bayılmalara neden olabiliyor. Ayrıca midenin kalbe baskı yapması neticeyi ritim bozuklukları büyüyebiliyor.

7. Kusur: İftarın hemen ardından çay veya sigara içmek

İftar sonrası çok rakamda ve peş peşe sigara içmek, nikotinin tesiriyle tansiyon yükselmesine, çarpıntı ve ritim bozukluklarının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Ayrıca damarlarda büzüşmeye bağlı olarak göğüs sızısı ile kalp krizine kadar ilerleyen problemler oluşturabiliyor. Yeniden iftardan sonra fazla ölçüde ve koyu çay harcanması hasarlı olabiliyor. Çay yiyeceklerden alından demirin emilmesini yasaklıyor, nabız ve tansiyonda yükselmeye yol açabiliyor. En ehemmiyetlisi idrar çıkartıcı tesirinden dolayı zati oruç müddetince akışkan kaybeden beden daha fazla akışkan kaybedebiliyor.

8. Kusur: Ağır spor yapmak

İftar sonrasında spor salonunda egzersiz veya halı sahada maç yapmak, sakatlık, ritim bozuklukları ve kalp krizi oluşturabiliyor. Ramazanda özellikle yaz aylarında gün içinde ağır egzersizden uzak durmalı. İftar sonrasında hafif, yürüyüş stilinde etkinlikler seçim etmeli.

Kalp ve tansiyon hastalarına Ramazan ihtarı

Kalp ve tansiyon hastalarına Ramazan ihtarı

Ramazan ayının, yaz mevsiminin sıcak ve uzun günlerine denk gelmesi, kronik hastalıkları bulunan şahıslar için oruç yakalamayı mahzurlu hale getirebiliyor. Gün içinde halsizlik ve bitkinlik şikayetlerine, tansiyon yükselmesi veya düşmesi gibi yeni problemler de ilave edilebildiğinden özellikle kumpaslı ilaç kullanan yüksek tansiyon ve kalp hastalarının, hangi gidişatta oruç yakalayabileceğinin ya da oruç yakalamalarına mani teşkil eden hastalık ebatlarının iyi değerlendirilmesi gerekiyor.

Hekiminizin teklifleri ile hareket edin

Yüksek tansiyon hastalarının bir kısmı kumpaslı ilaç kullanımına karşın, ilaçlarının hekimi tarafından tasarlanması ile oruç yakalayabilir. Ancak bazı gruptaki hastaların ise oruç yakalaması mahzurludur. Sıhhat açısından oruca mani bir vaziyet olup olmadığına hekimle beraber karar verilmelidir. Kan tazyikinin hakimiyet altında olması ve kullanılan ilaçlar oruç yakalama mevzusunda tanımlayıcı etmenlerdir. Bazı yüksek tansiyon hastaları günde bir ilaç kullanırken kimileri de beş değişik ilaca lüzum dinlemektedir. Oruç meblağken bu ilaçların kimileri kumpaslı kullanılamayacağından hasta açısından negatif neticelere yol açabilir.

Tansiyon ilacınız idrar söktürücü özellikteyse bol akışkan alın

İdrar söktürücü olarak gruplandırılan bazı ilaçlar, hastaların sık idrara çıkmasına neden olarak akışkan kaybını artırmakta ve bu da hastanın bedenden su kaybı sürecini süratlendirmektedir. Akışkan kaybının seviyeyi, kullanılan idrar söktürücü ilacın dozu ile orantılıdır. Bu sebeple idrar söktürücü ilaç kullananlar, gün içerisinde bedendeki akışkan sarihini kapatmak için bol su harcamalıdır. İdrar söktürücü grupta yer almayan öteki ilaçların kullanımında bu vaziyet mevzubahisi olmayabilir.

Böbrek yetmezliği ve kalp hastası olanların oruç yakalaması mahzurlu

Oruç yakalaması ehemmiyetli sıhhat meselelerine yol açabilecek bir öteki hasta grubu da böbrek yetmezliği olan yüksek tansiyon ve kalp hastalarıdır. Böbrek ve özellikle de ileri seviyede kalp yetmezliği bulunan hastalar, beslenme ve akışkan alma kumpaslarına çok dikkat etmelidir. Ramazanın sıcak ve uzun günlerde yaşanması, bu hastalar için oruç yakalamayı mahzurlu hale getirmektedir. Ayrıca kalp yetmezliği olan hastalar aynı zamanda idrar söktürücü de kullanmaktadır ve bu vaziyet, bedenden akışkan ve elektrolit kaybına yol açar. Akışkan tüketimi bu hastalar için hayati ehemmiyet taşımaktadır.

Gün içerisinde belirli aralıklarla tansiyon takibi yapılmalı

İdrar söktürücü ilaç kullanmayan, yüksek tansiyonu uzun vakittir hakimiyet altında olan ve başka bir ek hastalığı da bulunmayan şahıslar, ramazanda bazı kaidelere dikkat ettikleri sürece oruç yakalayabilir. Gün içinde belirli aralıklarla tansiyon ölçümü yapılmalı, havanın çok sıcak olduğu öğle saatlerinde muhtemelse dışarı çıkılmamalı, dışarda bulunulacaksa da hafif, terletmeyen pamuklu kıyafetler ile güneş gözetici şapka kullanılmalı, sahur ve iftarda yeterli akışkan alımına dikkat edilmelidir. Yüksek tansiyonu henüz bütün olarak hakimiyet altında olmayan, ayrıca başka ek hastalıları da olan hastaların ise oruç yakalaması sıhhat açısından uygun değildir.

Özellikle tansiyon hastaları tuza dikkat etmeli

Ramazan ayı süresince de kalp ve yüksek tansiyon hastalarının beslenmeye itina göstermeleri gerekir. Türkiye’de yanlış beslenme alışkanlıkları sebebiyle çoğalan tuz tüketimi özellikle tansiyon hastası olanlar için büyük bir meseledir. Klasik sıhhatli bir insanın günlük tuz lüzumu vasati 4-5 gramdır. Ancak ülkemizde bu vaziyet günlük 15 gramı aşmaktadır. Bu sebeple özellikle kalp ve tansiyon hastalarının az tuzlu beslenmeleri sağlanmalıdır.

Ramazan’da kolesterol seviyenizi bu 10 yiyecekle dengeleyin

Ramazan'da kolesterol seviyenizi bu 10 yiyecekle dengeleyin

Son senelerde yapılan araştırmalar orucun dikkatli ve tasarılı bir biçimde yakalandığında tıbben yararlı olduğunu gösteriyor. Ancak bu tamamen bu yarıyılda uygulanan beslenme ve hayat biçiminin tertip edilmesi ile olası. Ramazan’da sıkça yapılan yanlış beslenme yanılgıları pek çok sıhhat problemine yol açabiliyor. Açlık hissi iftar saati geldiğinde çok yemek yeme isteği doğuruyor. Açlık sonrasında iftarda fazla ölçüde, yüksek kalorili ve yağlı gıdalar yemek ise koroner damar hastalığı olanlarda kalp krizini tetikleyebilir.

Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yelda Tayyareci kolesterol seviyesini balansta yakalamaya yarayan gıdaları anlattı.

İşte kolesterol seviyesini balansta yakalamaya yarayan 10 yiyecek…

Balık: Somon, sardalya, hamsi gibi balıklarda bol ölçüde bulunan omega-3 yağ asitleri, kolesterolün yükselmesini yasaklayarak, damar tıkanıklığını yasaklıyor.

Yeşil yapraklı sebzeler: Yeşil yapraklı sebzeler de aynı biçimde damar sertliğini maniler ve kolesterol seviyesini hakimiyet altında meblağ. Semizotu, pazı, tere, roka, Akdeniz yeşillikleri, maydanoz, dereotu gibi yeşil yapraklı sebzelere rengini veren klorofil pigmenti ödem meseleyi de ortadan kaldırır.

Domates: Domates içinde barındırdığı beta karoten ve eforlu antioksidan tesiri ile bedenimizi özgür radikallerden korur. Tansiyonu maniler ve kalp ritmini tertip etmeye dayanakçı olur.

Avokado: Avokado, kalp sıhhatine verimli olan potasyum ve aynı zaman da folik asit ve E,B vitaminleri açısından da zengindir.

Ktümörü erik: Ktümörü erik içinde barındığı lifler ve fitokimyasalar sayesinde kalbinize gözetir. İçindeki potasyum tansiyonu hakimiyet altında yakalamaya dayanakçı olur.

Ceviz: Son araştırmalar cevizin kalp sıhhati faal bir yiyecek olduğunu vurguluyor.

İncir: A, E, K vitaminleri açısından zengin ve antioksidan.

Karpuz: Karpuz A, C vitaminlerini kapsar. Kalp krizine yol kalemtıraş özgür radikalleri balansta yakalamaya dayanakçı oluyor.

Elma: Elma, demir, C vitamini, fosfor ve potasyum ve lif açısından zengin bir meyvedir. Damarların elastikliğini gözetmesini sağlıyor.

Hurma: Ramazan’da sık harcanan yiyeceklerden hurma, balanslı bir enerji ve karbonhidrat kapsayan müthiş bir yiyecek kaynağıdır. Lifli bir besin olması bağırsak ve bu yarıyılda sık tesadüfülen kabızlık problemlerini de ortadan kaldırır. Aynı zamanda akışkan kayıplarıyla alana gelebilecek potasyum sarihini de kapatır. Ramazan ayında kilo verilmesi orucun öteki pozitif tesirlerindendir. Bu yarıyılda kan kolesterolleri üzerinde de pozitif tesirler gösterilmektedir.

Sahurda ve iftarda ilaçlarınızı aksatmayın

Yakın zamanda kalp operasyonu geçiren, ağır kalp eksikliği olan, kalp damar hastalığı tanısı konulup rehabilitasyon edilmeyenler ve sağlık kurumunda uyuyan kalp hastaları oruç yakalamamalıdır. Yüksek tansiyon veya kalp hastalığı sebebiyle ilaç kullananlar ise bu mevzuda hekimine danışarak, ilaçlarını sahurda ve iftarda aksatmadan alarak oruç yakalayabilirler. Ancak sık tansiyon hakimiyeti yapılmalı, gerektiğinde hekimle konuşarak ilaçların dozlarının tertip edilmelidir.

Hurma dişlerinizi çürütmesin

30 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Hurma dişlerinizi çürütmesin

11 ayın sultanı Ramazan konutlarımızı şenlendirirken ananeyi de birliktesi getiriyor. Ramazan’ın bırakılmaz besinlerinden biri hurma, oruç açarken seçim edilse de, tadından bırakamayanlar hurmayı ilerleyen saatlerde de bol bol harcıyor.

Ancak uzmanlar, bu lezzetli meyveyle alakalı ehemmiyetli bir ihtarda bulunuyor. Dentistanbul Levent Academy Başhekimi Doç. Dr. Ali Çağın Yücel, hurmanın diş için en riskli gıdalardan biri olduğuna işaret ederek, “Hurma çok yapışık ve şekerli bir besin. O sebeple diş çürüğü yaradılışında çok tesirli. Hurma yedikten sonra, kesinlikle dişimizi fırçalamalıyız” dedi.

Ramazan ve diş sıhhatine ait suallerimizi cevaplayan Doç. Dr. Ali Çağın Yücel, Ramazan’da oruç sebebiyle su kaybı alana geleceği için tükürük oranı, akış sürati ve niteliğinde düşme alana geldiğini andırdırarak, dişin fırçalanmaması gidişatında, “şeker yedikten sonra diş fırçalamadan yatılmış” gibi olacağı için çürük yaradılış süratinin çoğalacağını vurguladı. “Banalde 6 ayda oluşabilecek çürük Ramazan ayında bir ay içerisinde dahi oluşabilir. Var olan çürükler çoğalır, yeni çürük yaradılışı alana kazanç” diyen Doç. Dr. Yücel, laflarını şöyle sürdürdü:

“Sahurda insanlar özellikle karbonhidratlı besinler yiyorlar. Çürük yaradılışında karbonhidrat çok ehemmiyetli bir faktör zira şeker oranı fazla, ette de şeker var ama ekmek kadar değil.”

İftardan sonra dişlerinizi fırçalamayı önemsememe etmeyin

Günde iki defa, iftardan ve sahurdan sonra kesinlikle dişlerimizi fırçalamamız gerektiğine işaret eden Ali Çağın Yücel, “İftardan sonra, yiyecek alınmaya devam edildiği için diş fırçalanmayabiliyor. Ancak dişlerinizi gözetmek için, yiyecek almaya devam edecek olsanız bile, dişlerinizi fırçalayın. Yemek yedikten hemen sonra plak yaradılışı ve diş hassasiyeti çoğalacağı için dişlerinizi 30 dakika sonra fırçalayın. İftar yaptıktan sonra, arada 1 saat mola verdiğiniz zaman yarım saat bekleyip dişlerinizi fırçalayın, yarım saat sonra yiyecek almaya başlayabilirsiniz” diye konuştu.

Ağız kuruluğu çok tesirli

Ramazan’da ortaya çıkan en ehemmiyetli meselelerden birinin ağız kuruluğu olduğunu belirten Doç. Dr. Ali Çağın Yücel, laflarını şöyle sürdürdü:

“Özellikle gece ağzı sarih yatanlarda bu çok daha besbellidir. Ağız kuruduğu zaman, dişler tükürüğün gözetici etkisinden faydalanamaz, o sebeple su yutmamak kaydıyla, ağızlarını suyla çalkalayıp tükürebilirler. Ramazan’daki en ehemmiyetli meselelerden biri de ağız kokusu. Hem mide boş, hem yediğimiz besinlere bağlı olarak bir koku vardır, hem de ağız da kuruduğu için koku iki kat çoğalır. Bunu yasaklamanın yolu da, gün içinde su yutmadan diş macunsuz dişi fırçalamak ve ağız çalkalamak.”

Reflüsü olanların dikkatine

29 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Reflüsü olanların dikkatine

Reflü deyip geçmeyin zira Türkiye’de her dört bireyden biri bu hastalıktan mustarip. Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır Söğütözü ve Kavaklıdere Sağlık Kurumuları Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Yüksel Ateş’in tekliflerine uyarsanız oruç sırasında mide yangınlarıyla çaba etmezsiniz. Reflü, Türkiye’de çok yaygın bir mide hastalığı; yapılan araştırmalara göre her dört erişkinden biri bu hastalıktan dolayı kasvet yaşıyor. Mide içeriğinin bir zorlama olmaksızın yemek borusuna geri gelmesi biçiminde tasvir edilen bu hastalık, hayat niteliğini makûs etkiliyor ve ne yazık ki yineliyor. Oruç imanını yerine getirken, tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi reflüye karşı da bazı kaidelere dikkat ederseniz, Ramazan ayını basitlikle geçirebilirsiniz.

Reflünün bulguları

– Mideden yemek borusuna asit, safra, pankreas salgılarının kaçması neticeyi mide ekşimesi,

– Ağza acı ve ekşi su gelmesi,

– Geğirme, bulantı, kusma, yutma güçlüğü,

– Boğazda takılma hissi,

– Ses kısılması,

– Göğüste yanma,

– Öksürük,

– Gece ortaya çıkan boğulma hissi

– Diş çürükleri, ağız kokusu.

Reflünün safhaları:

– Reflü hastalığı, dört safhada derecelendirilir. A’dan D’ye kadar verilen dereceler hastalığın şiddetini ve midede oluşturduğu lezyonların büyüklüğüne göre sınıflandırılmasını sağlar. Los Angeles sınıflamasına göre, A düzeyi hastalığın başlangıç aşamasıyken D düzeyi en ilerlemiş halidir.

Reflünün derecesine göre iftar ve sahur teklifleri

– Şayet reflünüz D safhasındaysa yemek borunuzda ülserler başka bir deyişle yaralar ve daralmalar vardır. Dolayısıyla ilerlemiş aşamadaki reflünüz ve varsa mide fıtığınız oruç yakalamanız sebebiyle şiddetini artırabilir. Bu vaziyetteyseniz oruç meblağken kesinlikle hekiminize danışmalısınız.

– Reflünüz değişik safhalarda ise hekiminizin verdiği perhiz listesine çok dikkat etmelisiniz ve özellikle sahurda PPI başka bir deyişle proton pompası inhibütörünü ve yemek sonrası da yemek borusunda gözetici bir katman oluşturacak aljinik asit preparatlarını kullanmalısınız.

– İftar yemeğini muhtemelse ufalayarak yiyelim.Azıcık yiyelim, azıcık bekleyelim .

– Sahur yemeğinde yağlı ve kızartmalardan, domatesli gıdalardan, baharatlardan, kafeinli meşrubatlardan, çikolata ve eşi yiyeceklerden uzak durmalısınız.

– Şayet mideniz yanmadan rahat bir gün geçirmek istiyorsanız, sahurda et ve yumurta gibi proteinli besinleri seçim etmelisiniz.

Page 1 of 21 2