Baş sızısına karşı natürel rehabilitasyon usulleri

Baş sızısına karşı natürel rehabilitasyon usulleri

Baş sızısı rehabilitasyonunda ilaçlar büyük yer kaplıyor. Migren gibi seneler süren kronik bir rahatsızlıkta uzun süreli ilaç kullanımı bedende özellikle karaciğerde ciddi yan tesirlere neden oluyor. Uzmanlar, bu surattan baş sızısı rehabilitasyonunda seçenek, özellikle de natürel yolların seçim edilmesi gerektiğini söylüyor.

Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, baş sızısı için manuel terapi ve refleks terapiyi öneriyor.

Rehabilitasyon şekli seçilirken baş sızısının tipi ve altta uyuyan sebebin göz önünde bulundurulmasını isteyen Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, manuel terapi ve refleks terapinin baş sızısı problemlerinde kullanımıyla alakalı bilgi verdi.

Baş sızısı çeşitleri ve sebepleri

Baş sızılarının rehabilitasyonunda sızının çeşidini ve tipini kavramak ehemmiyetlidir. Şahsiyeti tanımlanan sızının rehabilitasyonu daha basit olur. Muayenehane olarak 5 adet baş sızısı türü sınıflandırılmıştır.

Bunlar;

– Gerilim tipi baş sızısı

– Migren baş sızısı

– Sinüs baş sızısı

– Küme tipi baş sızısı

– Kronik günlük baş sızısıdır.

Gerilim tipi baş sızısı erişkinlerde en sık görülen baş sızısıdır. Toplam baş sızıların %78’ini oluşturuyor. Bant biçimindedir. Sızıyı sürükleyenler tarafından gerginlik, sıkışma hissi olarak belirlenir. Başın her iki yanında veya tek taraflı olabilir. Başlangıç yeri genellikle ense köküdür ve başın arttan öne doğru ilerler. Gerilim tipi baş sızısının en tipik sebebi boyun, omuz, çene ve kürek kemiği etrafındaki gerginliklerdir. Sızı stres, öfkelenme veya bitkinlikle çoğalır.

Migren tipi baş sızısı genellikle tek taraflıdır. Sızı hücumlar halinde kazanç. Bazen saatler bazen de haftalarca sürebilir. Migren tanısı konan bireylerin %94’ünde hücumlar görülür. Sızının tipi yoğun, zonklama biçimindedir. Bazı insanlarda gözde ışık parlamaları, ışığa hassasiyet de görülebilir. Dünya Sağlık Teşkilatı migreni hayat boyu mani özür teşkil eden hastalık grubuna dâhil etmiştir ve 19. sıradadır.

Gerilim tipi baş sızısına manuel migrene refleks terapi

Gerilim tipi baş sızısında sızının kaynağı baş ve boyun bölgesindeki gerginlikler, yaralanmalardır. Bu bölgelerden gelen sinyaller sızıya neden olmaktadır. Manuel terapi uygulamalarıyla boyundaki yaralanma bölgesine iyileşmeyi süratlendiren ihtarlar verilmektedir. Doku gerginlikleri eksiltilmekte ve eklem hareketindeki kısıtlanmalar mobilizasyonlarla giderilmektedir. Sızıya neden olan doku sinyalleri ortadan kalktığında baş sızısı da ortadan kalkar.

Migren tipi baş sızısının sebebi ise stres, anksiyete veya hormonaldir. İspanya’da geliştirilen refleks terapi usulü ise migren rehabilitasyonu için idealdir. Rehabilitasyon programı içinde bulunan hormonal ve asap sistemine ait noktalar uyarılır. Doğru ihtar ise sistemin çalışmasını dengeler. Migrene neden olan sistem bozukluğu balansa erişince sızı otomatik olarak ortadan kalkar.

Sayılarla baş sızısı

– Dünya popülasyonunun %90’ı yaşamlarının bir yarıyılında baş sızısından davacı.

– Hücumlar halinde gelen baş sızıların oranı %75.

– İnsanların %50’si ciddi derecede baş sızısı sürüklüyor.

– İnsanların %12’sinde migren tanısı var ve %4’ü günlük hayatta rutin olarak baş sızısı sürüklüyor. Bunlar yalnızca kayıtlara geçen sayılardır.

Refleks terapi ile diyabet rehabilitasyonu

Refleks terapi ile diyabet rehabilitasyonu

Refleks Terapi üzerine çalışmalarıyla tanınan Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, Refleks Terapi’nin diyabete derman olduğuna söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, Refleks Terapi ile diyabetin rehabilitasyonu hakkında şu bilgileri verdi:

“Refleks Terapi; surat, eller ve ayaklardan beyinle iletişimli asap noktalarının elle uyarılmasıyla beden üzerinde bir dizi tepkin oluşturan el ile uygulanan bir usuldür. Beynin yine yapılanmasını sağlayıp, merkezi asap sistemini uyardığı gibi Surat Refleks Terapi usulü hormonlarımızın işleyişine takviyeci olmak için şahane bir usuldür. İster noksan insülin yapımı suratından olsun ister hücreler insüline mukavemetli hale geldiği için olsun Surat Refleks Terapisi ile hormonların yapımını dengeleyerek bedenimizin hormonlara tepkilerinde dolaysız tesire sahiptir. Aynı zamanda doğru noktaları ve bölgeleri uyararak, kandaki glikoz seviyelerini dengelemeye de takviyeci olur. Bu biçimde daha balanslı bir kan glikozuna katkıda bulunarak bedenin insüline yeterince tepki verecek biçimde yine eğitilmesi sağlanır.

Bedendeki kan akışını artırır

Refleks terapi yalnızca hormonlarınızı dengelemekle kalmaz. Aynı zamanda Refleks Terapi ile hem bedendeki enerji akışınız hem de kan dolaşımı çoğalır. Bedende denge sağlayan bir rehabilitasyon usulü olduğu için bedene sıhhatli bir işleyiş için yol gösterici bir rolü vardır. Netice olarak, Surat Refleks Terapi ile bedende genel bir hafifleme ve serinkanlılık sağlanır.”

Adet kumpassızlığına karşı: Refleks Terapi

Adet kumpassızlığına karşı: Refleks Terapi

Adet kumpassızlığı çoğu kadının kâbusu. Adet kumpassızlığını yok etmek veya kumpasa koymak açısından bir hayli değişik uygulamalar var. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, adet kumpassızlığına karşı Refleks Terapi’yi öneriyor.

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, medikal rehabilitasyonlar haricinde adet kumpassızlığıyla başetme usulü hakkında şu bilgileri verdi:

Yedi esas harita üzerinde uygulama

Refleks terapi doğuya orijinal boylam kuramı, akapunktur noktaları, güney Amerika surat haritaları ve muayenehane nörolojiyi de kapsayan bir hayli sistemin kombine edilerek kullanıldığı rehabilitasyon edici bir usuldür. Refleks terapi ile yedi esas harita üzerinde uygulama yapılır. Bölgeler, boylamlar ve asap sonlamaları süresince spesifik noktalara yapılan tazyikler asap sistemini uyarır. Yüzdeki refleks bölgeleri uyarılarak, bedenin organik fizyolojisi, dolaşım sistemi, lenfatik sistemde denge vaziyeti sağlanır.

Surat ve ayaktan alınan değişik sinyaller erken yarıyılda tespit edilerek, hangi sistemden kaynaklı işlev bozukluğu olduğu tespit edilir. İşlev bozukluğu yaratan sistem bulunduktan sonra rehabilitasyon sürecine geçilir. Zorunlu haritalar üzerinden elle surattan ve ayaktan yapılan uygulama ile alakalı sistemin hormon salınımı tertip edilerek adet döngüsü başka bir deyişle menstrüasyon siklusu hakimiyet altına alınır.

Refleks terapi kumpaslı yapıldığı takdirde de gözetici bir rehabilitasyondur. Hem de gevşetici tesiri vardır.

Strese natürel çözüm: Refleks terapi

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Strese natürel çözüm: Refleks terapi

Çalışma veya özel yaşamdaki problemler, parasal kasvetler yaşamımızda strese neden oluyor.

Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, stresin neden olduğu rahatsızlıklara karşı uygulanan refleks terapi ve manuel terapi ile rehabilitasyon usulleri hakkında ehemmiyetli bilgiler verdi.

İyi stres, makûs stres

İyi stres ile makûs stresi ayırt etmekte fayda var. Zira iyi stres, günlük yaşantımızda hayat niteliğimizi artıran itici bir efordur. Beynimiz karşımıza çıkan vakaları tehdit olup olmadığına göre değerlendirir, savaş veya kaç yanıtı verir. Karşılaşılan problemler geliştikçe beynin hadiselere karşı yanıtı çoğalır. Kendimizi devamlı tehdit altında ve stresli sezmenize neden olur.

Stresin sebebi ekonomik

Amerika’da yapılan bir araştırmalara göre stresin esas kaynağı %72’lik bir oranla mali problemler. Stresin kaynağı arasında ikinci sırada ise iş gelmektedir. Öteki nedenleri ise aile ilişkileri ve genel sıhhat meseleleri olarak sıralanıyor.

Hastalıkların kaynağı stres

Stres genellikle hastalıkların oluşmasının en büyük kaynağıdır. Hastalık yapıcı etkenleri tetikleyerek hastalıkların oluşmasını süratlendirmektedir. Uyku problemleri, evham ve bunalım ise stresin neden olduğu hastalıkların başında gelmektedir. Stres kalp-damar problemlerinin, diyabetin, yüksek kan tazyikinin, obezitenin, kalp krizinin en ehemmiyetli sebebidir. İş yerindeki stresin kalp krizi tehlikesini %23 oranında artırdığı bulunmuştur.

Omurgamıza stres darbesi

Stresin en ehemmiyetli tesirlerinden bir tanesi ise adale iskelet sistemimizde alana gelmektedir. Israrlı boyun sızıları, göğüs sızısı, gece yarısı oluşan adale krampları, baş sızısı, adale sızıları hatta zaman zaman adalelerimizde alana gelen seğirmeler günlük yaşantımızda maruz kaldığımız stresin bir neticeyidir.

Omurgamız bedenimizdeki en dayanıklı uzvumuzdur. Tam beden ağırlığımızı taşır, dik durmamızı sağlar. Bu kadar sağlam bir yapı stresin tesirlerine karşı ne yazık ki korunmasızdır. Artan stresle kan dolaşımı etkilenir, yeterince oksijen ve yiyecek alamayan adaleler vazifesini yerin getiremez. Omurga üzerine fazla yük binmesine neden olur. Netice; bel ve boyun bölgesindeki sızılar ve yakalanmalardır…

Bunun yanı gizeme yapılan çalışmalar stresli zamanlarda en fazla kalçadaki adalelerimizi sıkarak oluşan strese bedenin yanıtı doğrultusundadır. Zamanla kesintisiz kasılı kalan kalça adaleleri kalçada sızıya neden olmakta ve bu sızılar ilerleyen yarıyıllarda priformis belirtisine kadar ilerlemektedir.

En duygusal uzvumuz ince bağırsaklar

Bedenimizdeki öteki bir duyarlı adale ise diyaframdır. Karın boşluğumuzda bulunan diyafram tam karışık duygu gidişatlarından en acele ve en basit etkilenen adalemizdir. Tıpkı kalça adaleleri gibi spazma girerek soluk alış verişimizde kumpassızlığa neden olur.

İnce bağırsaklar bedenimizde bağışıklık sistemimizin merkezi olduğu kadar stresin en çok etkilediği bedenimizdeki en duygusal uzvumuzdur. Strese her insanın bağırsağı değişik tepkin gösterir. Bazıları hazımsızlık ve kabızlık sürüklerken, öteki grupta ise bütün tersi neticeler görülür.

Adaleler için en ideal rehabilitasyon manuel terapi

Günlük hayattaki stresiniz adalelerinizden okunmaya başladığı anda sizin için en ideal rehabilitasyon usulü manuel terapidir. Uygun teknikler kullanılarak adalelerdeki gerginlikler giderilir ve dolaşım yine tertip edilir. Böylece omurgaya üzerine binen yükler dengelenir ve adaleler ideal vaziyete getirilir. Tamamen elle yapılan bu usul hem natüreldir hem de yan tesiri yoktur.

Asap sistemi için refleks terapi

Stresin asap sistemi üzerindeki tesirlerden kurtulmak için ise Refleks Terapi en tesirli usuldür. Surattan, elden ve ayaktan yapılan uygulamalar ile bedende genel rahatlama, iyilik hali ve yine doğmuş hissi oluşur. Özel noktalar verilen ihtarlar ile hormonal sistem, adale iskelet sistemi, iç uzuvlar ve bağışıklık sistemi aktive edilir. Uykuya dalma basitleşir, daha nitelikli bir uyku sağlanır.

Kısa zamanda maksimum tesir sağlayan bu rehabilitasyonlar yoğun stres altında çalışan iş gruplarında stresin negatif tesirlerini ortadan kaldırır. Stressiz hayat, etkin sosyal yaşam için enerji ve daha mutlu bir özel yaşam için elzemdir.

Timus bezinin bedene bereketleri

18 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Timus bezinin bedene bereketleri

Bedenimizin hayat kaynağı ve hayat enerjisinin merkezi sizce neresi? Kalp? Beyin? Hayır öğrenemediniz… Ceviz büyüklüğündeki timüs bezi. Bu bez; iman tahtasının üzerinde, tiroid bezinin altında ve soluk borusunun önünde bulunur.

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, her ne kadar çok öğrenilmese de hayati açıdan kendi ufak işlevi büyük uzuvlarımızdan biri olan timüs bezi hakkında ehemmiyetli bilgiler verdi.

Komuta eğitim merkezi

Timüs bezi bir komuta-eğitim merkezidir. Tiroid bezi tarafından salgılanan T hücreleri başka bir deyişle lenfositlerin; beden hücreleri ile bedene hasarlı olabilecek yabancı hücreleri ayırt etmeyi bildikleri yerdir timüs. Başka Bir Deyişle bağışıklık sisteminin mikroplarla nasıl savaşacağının organize ve koordine edilmesi timüs bezi salgılarıyla olur.

Lenfositler doğumdan evvel ve hemen sonra timüs bezi tarafından alana getirilmeye başlarlar. Bu sayede doğar doğmaz enfeksiyonlara karşı bir koruma kalkanımız olur. Timüs bezi yaşla beraber küçülmeye ve işlevlerini de kaybetmeye başlar. Doğumda 15 gr kadar olan timüs, ergenlikte testesteron ve östrojen salınımının çoğalmasıyla beraber 35 gr ağırlığa kadar erişir.

Ergenlik yarıyılında timüs üzerinde testesteron ve östrojenin eğitilebilmesi için 2 kapsül oluşur. Bu da hem işlev hem de ağırlık olarak timüs bezinin büyüklüğünü tesirler. Şayet bu kapsüller büyümez ise ilerleyen yaşlarda eğitilemeyen östrojen ve testesteron hücreleri işlevsiz hücrelere dönüşerek kansere taban hazırlar. Erkelerde kısırlık, prostat ya da testis kanseri; bayanlarda kısırlık, meme ya da rahim kanseri görülebilir.

Kanser tehlikesini ortadan kaldırıyor

Kanserin teorisinin yöntemi üzerine çalışmalar yapan Nobel mükâfatlı Mc. Farlane Buruner; timüs bezinin işlevleri artırıldığında vücudun her türlü kanserden korunmak ve kurtulmak için büyük bir kabiliyet kazandığını ve kanser tehlikesini ortadan kaldırdığını kanıtlamıştır.

Timüs yetişkinlerde 25 gr yaşlılarda ise 6 gr ağırlığına kadar geriler.

Hipofizden salınan endorfin ve serotonin seviyesi timüs bezinin işlevsel olarak sürekliliğini tesirler. Endorfin ve seroton timüsü uyararak beden için mutluluk, iç huzur, denge ve serinkanlılık getirir. Aynı zamanda tebessümmek timüs bezini kuvvetlendirir. Bununla beraber 2009 senesinde yapılan bir çalışmada çinkonun yaşla beraber bedende eksilmesine bağlı olarak timüs işlevlerini ve timüsten salınan T hücrelerinin bozulmasına neden olduğu bulunmuştur.

Fazla asaplı fazla hassassanız

Stres çağımızın hastalığı olarak nitelendirilmeye devam ettikçe serotonin, endorfin salınımı düşecek, tebessümme yaşamımızdan silinecek. Böyle gidişatlarda ilk etkilenen uzvumuz da timüs olacak şüphesiz. Endişe seviyesi düşük ve stresten uzak olan yaşlılarda yapılan çalışmalarda timüs büyüklüğünün yetişkin yarıyıldaki ebadında bulduğu bulunmuş. Yaşamdan zevk almama, fazla asaplılık, duygu gidişatında ani farklılıklar, vakalar karşısında fazla duyarlılık ve hasssaiyet timüsün etkinliğindeki bozulmaların habercisidir. Bu sebeple timüs üzerine uygulanabilecek 8 biçimindeki masaj ya da darbeleme, dilin damağa değdirilmesi ile timüsü dışardan uyarmak olası.

Refleks terapiyi deneyin

Aynı zamanda Refleks Terapi usulü ile timüs üzerine yapılan çalışmalar da timüs işlevleri üzerinde pozitif neticeler sağlamaktadır. Hatta konutta her gün 10 dakika zamanınızı ayırarak yapacağınız kolay değişler ile timüsü uyarıp aktivasyonunu daha uzun vakit gözetebilirsiniz. Tabi ki bol bol gülmek en basit usullerden bir tanesidir.

Kanserden, stresten korkmayın, hakikat timüsüm küçülmüş müdür diye korkun! Timüsün işlevini artırmak, kanserden korunmak, bağışıklılığı destekleyip sürekliliğini sağlamak, stresten temizlemek için ise Refleks Terapi’yi yaşamınıza katın.

Zayıflayamamamızın sebebi

10 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Zayıflayamamamızın sebebi

Alınan fazla kiloları vermenin en faal yolu hoş bir perhiz ve iyi bir spor programıdır. Yapacağınız ekstra yürüyüşler ve bol su tüketimi de zayıflamanıza dayanakçı olacaktır. Fakat bazen tam programa uysanız dahi zayıflayamadığınız ya da verilen kiloları süratli bir biçimde geri aldığınız zamanlar olur. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, bu mevzuda ehemmiyetli bilgiler verdi:

Hormonlarınızı hakimiyet ettirin

Hormonlar özel bezler tarafından kana salgılanan ve kan yolu ile eriştikleri uzuv ve dokularda işlev tertip edici olarak vazife yapan organik bileşiklerdir. Serotonin hormonu insan bedeninde mutluluk, keyif, anti-stres hormonudur. İnsan bedeninde Serotonin hormonu seviyesi alta düşmeye başladığında bireyde yemek yeme lüzumu oluşur. Zamanla Serotonin hormonunun aralıksız düşük seviyelerde dolaşması ile ‘yedikçe yiyesim geliyor’, ‘iştahım çok sarih kendimi durduramıyorum’ diyen insanlar karşımıza çıkmaya başlar ve evvel fazla kilolar oluşur daha sonra bu kilolardan kurtulamazlar. Zayıflama mevzusunda gözden kaçan en ehemmiyetli ayrıntılardan biri hormon seviyesidir. Eğer hormonlar ile alakalı bir kasvet varsa yapılan perhiz ve spor yalnızca günü kurtarmaya dayanakçı olucaktır.

Serotonini refleks terapiyle artırın

Düşük olan serotonin hormonunu beden aralıksız yemek yiyerek çoğaldırmaya çalışmaktadır. Seçenek tıp usullerinden birisi olarak kullanılan refleks terapi ile surat ve ayaklardan yapılan uygulama sonrası serotonin hormonu seviyesi çoğaldırılmaktadır. İlk seanstan itibaren bireyin iştahında besbelli bir eksilme oluşmaktadır. Ancak rehabilitasyonun kumpaslı bir biçimde muhakkak bir müddet yapılması gerekmektedir. Bu sayede düşük olan serotonin hormonu seviyesi dengelenir ve birey fazla kilolarından kurtulmaya başlar. Refleks terapinin en ehemmiyetli özelliği öbür rehabilitasyonlar ile beraber tehlikesiz bir biçimde uygulanabilir olmasıdır.

Refleks terapiden sonra cılızlarsınız

Refleks terapi ile beraber kumpasa giren beden yapılan perhiz ve spor ile beraber zayıflamaya başlar. Siz de her şeyi sınadım ancak zayıflayamıyorum diyorsanız büyük miktarda serotonin hormonu seviyeniz düşmüştür. Kolay ve tehlikesiz bir usul olarak kullanılan refleks terapi hem hormon seviyenizi çoğaldırıp daha mutlu bir yaşam sürmenize dayanakçı olurken hem de fazla kilolarınızdan kurtulmanıza dayanakçı olacaktır.