Migren ve küme baş sızılarının sebepleri

Migren ve küme baş sızılarının sebepleri

Havalar yavaş yavaş ısınıyor; tabiat uyanıp, canlanıyor; ağaçlar yeşeriyor, çiçekler açıyor… Pek çoğumuz için bahar, senenin en hoş zamanı. Fakat baş sızısı sürükleyen, özellikle migren ve küme baş sızısı hastaları için bu aylar çok güç geçebiliyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji A.B.D. Öğretim Abonesi Prof. Dr. Necdet Karlı, tam suallere cevap verdi.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji A.B.D. Öğretim Abonesi Prof. Dr. Necdet Karlı, migrenliler için en ehemmiyetli tehlike etmenlerinden birinin lodos olduğunu belirterek, “Lodos yelleri güneyden, özellikle Afrika üzerinden ülkemize gelen esintiler. Bu esintiler, Afrika çölleri üzerinden geçerken buradan kaldırdıkları toz ve kumun içerisinde bulunan elementleri de beraber taşırlar. Bu elementlerden kimileri migren sızısını tetikleyebilir” dedi. Özellikle bahar aylarında lodostan daha fazla etkilenen İstanbul, İzmir ve Bursa gibi kentlerde yaşayan migrenli hastaların saldırılarının tetiklenme tehlikesinin çoğaldığına dikkat sürükleyen Prof Dr. Necdet Karlı, ancak bunun her migrenlinin saldırısının tetikleneceği anlamı taşımadığını da kaydoldu.

Özellikle belirli elementlere duyarlı olan şahıslarda, migren saldırılarının tetiklenme ihtimalinin daha yüksek olduğunu anlatan Prof. Dr. Karlı, “Hastalarımız özellikle lodoslu havalarda kapalı alanlarda bulunurlarsa, bu elementlere maruz kalma ve migren saldırılarının tetiklenme kaderi eksilir. Bu sebeple lodoslu havalarda migren sızısı sürükleyen hastaların olası olduğunca kapalı alanlarda olmasını öneri ediyoruz. Ayrıca bu yarıyılda, ayda 4 gün ve üzeri migren sızısı sürükleyen hastalarımızın da doktorlarına müracaat etmeleri ve gözetici rehabilitasyon almaları uygun olur” diye konuştu.

Prof. Dr. Karlı, laflarına şöyle devam etti: “Bahar aylarında bir tehlike etkeninin de alerjenlerin, özellikle de polen ve çiçek tozlarının yarattığı tehlikedir. Bu tip alerjenler, migren saldırılarını tetikleyebilmekte ve hastaların sızılarını çoğaldırabilmektedir. Artan tehlike sebebi ile alerjenlerin yoğun olduğu alanlardan uzak durmak, çoğunlukla kapalı alanlarda bulunmak bu tehlikeyi eksiltip saldırıların başlamasını önleyebilecektir.”

Küme baş sızısına da değinen Necdet Karlı, bu tip sızıların ilkbahar ve güz aylarında başlayıp birkaç ay sürebildiğini ve günde birkaç kere yineleyebildiğini belirterek, ancak hastaları yaşamından bezdiren bu baş sızılarının neden bahar aylarında tetiklendiğinin net olmadığını kaydoldu. “Sebebin bedenimizin hormonal balansını ve biyolojik ritmini tertip eden merkezlerin etkinliklerinde bahar aylarında farklılıklar alana gelmesi olduğunu düşünüyoruz. Ne yazık ki migrenlilerde olduğu gibi kapalı alanlarda bulunmak, bu hastalarımızın baş sızısı saldırılarını yasaklamaz” diyen Prof. Dr. Karlı, bu vaziyette yapılabilecek en iyi şeyin, hastaların sızılarını iyi takip ederek, ne zaman başlayıp bittiğini gözlemeleri ve sızıları başlar başlamaz nöroloji doktoruna müracaat etmeleri olduğunu bildirdi.

Soğutucular surat felcine neden olabiliyor

Soğutucular surat felcine neden olabiliyor

Sıcak yaz günlerinde, özellikle duş sonrası ve terliyken, klimanın ya da değişik soğutucuların önünde ferahlamak, surat felci tehlikesini tetikleyebiliyor. Sadece konut etrafında değil, duş alıp dışarı çıktıktan sonra otomobildeki klima ile ferahlamak da bu meseleye taban oluşturabiliyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Abdullah Özkardeş, özellikle bayram tatili yolculuğu sırasında hava sıcaklıkları yüksek olduğu için klima kullanımının çoğalacağını belirterek, klima kullanımı ile alakalı ehemmiyetli tekliflerde bulundu.

Sinir harabiyeti ve mimik kaybı

Surat felci, surat adalelerinin bir kısmının veya tamamının hareket ettirilememesidir. Surata gelen asap liflerinin etkilenmesi neticeyi, suratın mimik adalelerinde hareket kaybı oluşmaktadır. Her yaşta görülebilen bu sıhhat meselesinde; hasta kaşını kaldıramaz, gözünü kapatamaz ve ağzını hareket ettiremez. Bu bulgular suratın sadece bir tarafından ortaya çıkar. Tüm bu bulguların yanı gizeme; yüzde sızı, baş sızısı ve baş dönmesi, kulak sızısı, kulak çınlaması, sese karşı hassasiyet, konuşma güçlüğü, salyayı yakalayamama gibi meseleler de ortaya çıkar.

Kışın soğuk hava, yazın klima

Surat felci, surat asabının hasta olması sebebiyle oluşmaktadır. Surat asabı beyinden dolaysız çıkan asaplardan biridir ve “yedinci asap” olarak adlandırılır. Tıptaki ismi “fasiyal paralizi” başka bir deyişle hareketsizliktir. Fasiyal asap bir sebeple basıya uğradığı zaman da surat felci ortaya çıkar. Surat felci aniden başlamışsa ve hastanın daha evvel bir şikayeti yoksa “periferik fasiyal paralizi” başka bir deyişle öteki ismiyle “Bell’s palsy” denilir.

– Sorunun sebebi kesin olarak öğrenilmese de kışın soğuk havaya ve rüzgara maruz kalmanın tesirli olduğu öğrenilmektedir.

– Yaz aylarında ise klimanın ya da değişik ferahlatıcıların yanlış kullanımına bağlı olarak görülür. Surat felci bir anda ortaya çıkabildiği gibi enfeksiyonlar ve travmalara bağlı olarak da oluşabilir.

Surat felcinin rehabilitasyonu sebebe bağlı olarak yapılır

Surat felci, altta uyuyan nedenler tanımlandıktan sonra bunlara bağlı özel rehabilitasyonlar ile ortadan kaldırılmaya çalışılır. Soruna yol açan nedenlere ilave belirtiler de kollanabilir. Tüm bu değerlendirmenin ardından rehabilitasyon programı da şekillenir. Aniden oluşan surat felcinde hastaya, ilk günlerde yüksek doz kortizon rehabilitasyonu uygulanır. Daha sonra kortizonun dozu yavaş yavaş eksiltilerek rehabilitasyon bitirilir. İlaç rehabilitasyonu, yüzdeki asabın zarar vaziyetine göre tanımlanır. Surat felcinin yaradılışına, enfeksiyon ve travma gibi nedenler yol açmışsa, rehabilitasyon biçimi değişikleşir. Hastanın, diyabet gibi kronik bir hastalığı bulunuyorsa yeniden bu hasta grubuna özel rehabilitasyon programı uygulanır.

İyileşmezse estetik operasyonlar devreye giriyor

Surat felci olaylarının yüzde 90’ı bir ay içinde iyileşmektedir. Sinir zararı fazla olan ve erken yarıyılda teşhis edilmemiş hastalarda bu vakit uzayabilir. Hiç iyileşmeme gidişatı, cemiyette yüzde 1-2 oranında görülebilir. Şayet hasta altı ay içinde iyileşmezse, estetik harekâtlar devreye girebilir.

Alerjiyi önlemek için öneriler

Alerjiyi önlemek için öneriler

VKV Amerikan Sağlık Kurumu Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Sacide Rana Işık, “Bahar ayları “saman nezlesi” veya “bahar nezlesi” olarak da öğrenilen mevsimsel alerjik nezlenin alerjik rinit en fazla görüldüğü zamanlardır. Mevsimsel alerjik nezle çoğunlukla polenlere bağlıdır. Polenler çiçek tozları, çiçekli nebatların artmasına aracılık eden protein yapısında maddelerdir. Polen taneleri gözle görülemeyecek kadar minik olup bir polen tozunda binlerce polen tanesi bulunabilir ve rüzgarla çok uzak yerlere basitçe taşınabilir. Bazı ağaç polenleri kış sonu ve ilkbahar mevsimi başında, mera-çimen ve yabani ot polenleri ilkbahar ve yaz mevsimi başında ve yabani ot polenleri ise yaz mevsimi sonu ve güzde daha yoğun olarak bulunur. Bu polenlere karşı genetik yatkınlığı sebebiyle alerjik duyarlılık gelişmiş bireylerde polenlerin yoğun olduğu yarıyıllarda alerjik hastalıkların bulgu ve belirtileri de çoğalmaktadır” dedi.

Bahar nezlesinin çoğunlukla çocukluk ve erken yetişkinlik yarıyılında başladığına dikkat sürükleyen Doç. Dr. Sacide Rana Işık, çok seyrek yetişkin yaşlarda da başlayabildiğine dikkat çekti. Dış civar alerjeni olan polenlerin astım gelişimi veya hamleyi için de tehlike etmeni olabildiğini aktaran Işık, bazı hastalarda alerjik nezle ile birlikte veya tek başına astıma da neden olabileceğini anlattı. Işık, “Alerjik nezle, genel olarak mevsimsel ve sene boyu tipleri bir arada düşünüldüğünde dünyada cemiyetin takribî % 20-40’ını etkilemektedir. Ülkemizde ise bu mevzuda yapılan araştırmalar dünya sayılarına göre azıcık daha düşük olmakla beraber, sene boyu nezle takribî %20 ortamındayken, mevsimsel alerjik nezle sıklığı takribî %10’dur” dedi.

Solunum yoluyla alınan polenlerin bulguları

Bahar nezlesi alerjik rinit bulguları arasında hapşırık, burunda, damakta, boğazda ve kulakta kaşıntı, burunda akıntı, tıkanıklık ve geniz akıntısı yakınmaları yer alıyor. Alerjik konjuktivit bulguları olan gözlerde kaşıntı, sulanma, kızarıklık ve göz kapaklarında şişlik çoğunlukla alerjik nezleye eşlik edebildikleri gibi tek başlarına da görülebiliyor. Polenler alerjik nezle ve konjuktivit bulgularıyla beraber veya tek başına astım bulgularına da neden olabiliyor. Tek başına öksürük veya birliktesi soluk darlığı, hırıltılı-hışıltılı solunum, göğüste baskı hissi gibi astım bulguları da eşlik edebilir. Seyrek ciltte kaşıntı, kurdeşen ürtiker de görülebilir.

Alerji için ne yapmalıyız ve ne gibi tedbirler almalıyız

Alerjenlerden korunarak ve uygun zamanda lüzumlu ilaçları kullanarak bu hastalığı hakimiyet altına almak muhtemeldir. Polenler genellikle sabah ve güneşin tepede olduğu öğlen saatlerinde havada yoğun olarak bulunur. Polen alerjisi bulunan hastaların polenlerin yoğun olduğu bahar mevsiminde sabah ve öğlen saatlerinde sarih havada bulunmamaya, piknik ve eşi sarih hava gezilerinden ve sarih havada egzersizden uzak durmaya itina göstermeleri gerekir. Polenlerin rüzgarlı ve kuru havalarda dış etraftaki havada yoğunlukları çoğalır. Bahar aylarında otomobilde sırçaların sarih olması, toplu taşıma taşıtlarında sarih pencerenin önünde oturulması veya rüzgarlı havada dış etrafta bulunulması vaziyetinde surata süratle esen rüzgarla beraber polenler alerjik bireyin ağız, burun ve gözlerine dolmaktadır ve alerjik bulguların çoğalmasına neden olmaktadır. Bu sebeple araba sırçalarının kapalı yakalanması önerilir. Yakınmaların yoğun olduğu yarıyıllarda kapalı etraflarda ve otomobillerde polen filtreli klimalardan yararlanılabilir. Çimlerin biçildiği civarlardan uzak durulması önerilmektedir. Polenlerin yoğun olduğu yarıyıllarda dış etrafta yüksek nitelikte bir maske kullanılabilir. Geniş çerçeveli güneş gözlükleri ve siperli şapkalar da yararlı olabilir. Konuta girdikten sonra cadde elbiselerinin hemen çıkarılıp duş alınması, saç ve tendeki polenlerin uzaklaştırılması açısından ehemmiyetli bir etmendir.

Tüm bu tedbirlerle beraber alerjik hastalığı hakimiyet edici ilaçların kullanılması hastaların hayat niteliğini artıracaktır. Alerjik nezle ve astımı olan birey bu biçimde alerji mevsimini meselesiz geçirebilecektir.

Soğuk hava migreni tetikliyor

Soğuk hava migreni tetikliyor

Migren hastalarının hemen hemen yarısı hava vaziyeti metamorfozlarına karşı duyarlıdır. Liv Hospital İstanbul Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Öztürk Yavuz, “Hava gidişatıyla ilişkili olarak migreni tetikleyen gidişatlar arasında fazla soğuk ya da sıcak hava, yüksek nem oranı, fazla kuru hava, parlak güneş ışığı, rüzgar ve fırtına, hava tazyiki farklılıkları geliyor” dedi.

Uzm. Dr. Aylin Öztürk Yavuz migreni tetikleyen gidişatları anlattı.

İşte ayrıntılar…

migren

Tetikleyen etkeni öğrenmek ehemmiyetli

Hava vaziyeti farklılıklarının bütün olarak hangi mekanizmayla migren tipi sızılarını tetikledikleri bütün olarak öğrenilmiyor. Ancak, beyindeki kimyevi balansı etkilediği düşünülüyor. Özellikle soğuk havayla tetiklenen baş sızıları sinüs problemleri olarak açıklanabiliyor. Bazen de öteki basitleştirici etkenler öğrenilmediği için soğuk ya da sıcak hava mesul yakalanabiliyor. Bu sebeple migren teşhisinin netleştirilmiş olması ve öteki sızı basitleştirici etkenlerin de öğrenilmesi sızıdan korunmada büyük ehemmiyet taşıyor.

migren

Baş sızısı günlüğü tutun

Migren hastaları kesinlikle baş sızısı günlüğü yakalamalı. Bu günlükte her sızı hücumunun ne zaman olduğunun ve ne kadar sürdüğünün, varsa abuhavayla alakalı bir tetikleyici olup olmadığının da belirtilmesi gerekiyor. Buna göre, misalin soğuk ve rüzgarlı havalarda migreni tetiklenen şahıslara konutta kalmaları, saçlarını ıslak vazgeçmemeleri, böyle günlerde daha erken yarıyılda ilaç almaları, beslenme, bol akışkan alımı ve stres hakimiyeti açısından daha dikkatli olmaları nasihat ediliyor. Bu ihtiyatlarla migren krizlerinin şiddeti eksiltilebiliyor.

Soğuk hava surat felci yapıyor

Soğuk hava surat felci yapıyor

Kış ayları hastalıkların en sık görüldüğü yarıyıldır. Özellikle grip ve soğuk algınlığı en çok bu mevsimde görülür. Bununla beraber kış aylarında özellikle surata temas eden rüzgar ve soğuk hava surat felci görülme oranlarını da yükseltir.

Surata dolaysız temas eden rüzgar, ağızdaki adale ve beyin işlevlerini bozabiliyor. Central Hospital’dan Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Emin Çakır, “Surat felci süratlice ilerler. Birkaç saat veya gün içerisinde bile maksimum seviyeye erişebilir. Surat felcinde ilk 3 gün en ehemmiyetli yarıyıldır” diyor.

Surat felci, kulak arttaki kemiğin temporal kemik içinden geçen surat asabının fasial asap çevresinde ödem veya enflamasyon olması neticesinde oluşur. Surat felci için yaş ve cinsiyet farkı yoktur, her şahısta görülebilir.

Özellikle soğuk ve rüzgarlı havalar bu hastalığa taban hazırlayabilir. Hasta soğuk nedeniyle istemsizce kendini kasabilir veya korunmasız olarak dışarıya çıkabilir. Bu sebeple kış aylarında surat felcinde çoğalışlar gözlemlenir. Yapılan araştırmalarda da surat felcinin en büyük sebeplerinden birinin soğuk hava olduğu tanımlanmıştır.

Her şahısta aynı derecede kendini muhakkak etmeyebilir

Surat felci olan bir hastada en keskin belirti yüzdeki adalelerin çalışmaması, kulak artta beliren sızı ve uğultudur. Surat felci her şahısta aynı derecede kendini muhakkak etmeyebilir. Bazı hastalarda hafif derecede olabilir. Bu tip hastalarda şahsın suratının bir tarafındaki mimik ve adalelerde hareketsizlik olur. Hasta aynı taraftaki gözünü kapatamaz, dudağı sağlam tarafa kayar, ıslık çalmakta zorlanır ve salgılar gözlemlenir. Surat felci olan bölgede, dilin yarısında tat duyusu da kaybolabilir.

Hastalığın daha ağır izlediği vaziyetlerde ise; yeme ve içmede zorlanma, konuşmada bozukluk, fazla sese duyarlı olma, gözyaşında ve tükürük salgısında keskin derecede çoğalmalar görülebilir. Ayrıca istemsizce göz kapamak-kırpmak, kaşları oynatmak da öteki bulgulardır.

Romatizmal hastalığı olanlar daha çok etkileniyor

Soğuk ve nemli havalarda insan bedeninde genel bir enflamasyon olabilir. Soğuk havayla beraber rüzgar da yüzdeki asaplarda gerilme ve kasılmalara yol açabilir. Hissizleşme sonucu da surat bölgesi ve cilt elastikiyetini kaybederek korunmasız kalabilir. Romatizmal hastalıkları olan bireyler, genellikle soğuk ve nemli havalarda daha fazla rahatsızlık sezerler. Bu sebeple surat felcine çoğunlukla böyle havalarda daha fazla tesadüfülebiliyor.

Surat bölgesi haricinde kulakta korunmalı surat felci bazen, kulak-boğaz enfeksiyonlarından sonra ya da soğuk ve rüzgara maruz kalınan tarafta da oluşabilir. Soğuk, kulağın arttaki kemiğin içinde bir ödem başka bir deyişle akışkan birikmesine ve iltihaplanmaya neden olur. Bu gidişatta aynı tarafta surat felci ile sonuçlanabilir. Toplumuzda surat felcine en nedeni de kulakta oluşan bu iltihaplanmadır. Bu vaziyete bell paralizisi ismi verilir. Ani sıcak-soğuk hava başkalaşımları ve nem de surat felcini tetikleyebilir. Fazla sıcak bir etraftan soğuk bir alana çıkıldığında surat bu gidişattan negatif etkilenebilir. Bu nedenle surat bölgesini gözetmek oldukça ehemmiyet taşır.

Surat felcinden korunabilmek için yalnızca surat bölgesini değil, kulağın arttaki kemiği de gözetmek gerekir. Zira bu kemiğin içinde oluşan ödem nedeniyle surat felci oluşur. Soğuk havalarda kalın giyinerek, kaşkol veya eldiven takarak beden korunabilir ancak surat bölgesi için bu gidişat daha değişiktir. Surat bölgesi direk olarak havayla temas ettiğinden dışarıdan gelen rastgele bir müdahaleye karşı daha duyarlıdır. Bu sebeple surat felci en çok soğuk havayı hoşlanır ve kendini iyi gözetemeyen şahısları seçer. Islak saçla dışarıya çıkmayın Kış aylarında soğuğun fazla sezildiği saatlerde dışarıya muhtemel olduğunca çıkmamak gerekir.

Kimler tehlike altında

Surat felcinde soğuk hava haricinde hastanın yaşı da oldukça ehemmiyetlidir. Bu nedenle surat felci genellikle çocuklarda daha az tesadüfülür. Daha evvelden surat felci geçirenler, kulak enfeksiyonu olanlar, bağışıklık sistemi baskılananlar ve operasyon gibi büyük bir işlem geçirmiş olan bireyler daha fazla dikkatli olmaları gerekir. Bunların haricinde diyabet hastaları, hamileliğinin son 3 ayında olan hamileler, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar tehlike grubundadır. Ayrıca stres, bunalım, kumpaslı beslenememe ve uyku problemleri de surat felcine tutulma oranını yükseltir.

Bahar alerjisi için 10 öneri

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Bahar alerjisi için 10 öneri

Bahar aylarında polenlerin çoğalması, özellikle alerjik yapıdaki pek çok bireyi etkiliyor. “Saman nezlesi” olarak da öğrenilen “bahar alerjisi”, cemiyette her 3 şahıstan birinde görülüyor. Memorial Diyarbakır Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Güngör Ateş, bahar alerjilerinden korunmak için 10 teklifte bulundu.

Alerji sene süresince de sürebilir

Alerjik hastalıkların görülme sıklığı, özellikle bahar aylarını çoğalır. Bu gidişat, nebatların erkek faize yapıları olan polenlerin ölçüsündeki çoğalış ile ilişkilidir. Polenler, tozlaşarak havaya karışır ve rüzgarla taşınma sırasında; saç, cilt, ağız, burun, göz ve alt solunum yolları aracılığıyla alerjik bünyeli bireyleri tesirler. Sıklıkla; çimen polenleri, ağaç polenleri, tahıl ve yabancı ot polenleri şahısta alerjiye neden olur. Rüzgarlı havalarda polenler havaya daha çok ayrıldığı için şikayetler de artar. Alerjik tepkinler mevsimsel olabileceği gibi sene boyu da sürebilir.

Konut içi alerjileri de olabilir

Polen alerjileri genellikle bahar aylarında olduğu gini konut civarında da; konut tozu, küf ve hayvan tüyüne bağlı alerjiler sene boyu süren şikayetlere yol açabilir. Şayet alerjik tepkin gözlerde alana kazançsa buna alerjik konjonktivit, burunda alana kazançsa saman nezlesi bahar nezlesi ya da alerjik rinit, akciğerde alana kazançsa buna da mevsimsel astım ismi verilir. Hangi uzuv etkilendiyse şikayetler de ona göre değişir. Mevsimsel olduğu kadar sene süresince de sürebilir.

Bahar alerjisi bulguları…

– Aksırma

– Burun tıkanıklığı

– Burunda su gibi akıntı

– Gözlerde kaşıntı, sulanma konjonktivit

– Burunda, damakta ve boğazda kaşıntı

– Öksürük

– Hırıltı

– Soluk darlığı

– Göğüste tıkanma ve baskı hissi

Bahar alerjisinden korunmak için 10 teklif

Polenlerle olan teması en aza indirecek şahsi temkinlerin alınmasıdır. Tüm temas ihtiyatları alınmasına karşın yakınması olanların uygun tıbbi rehabilitasyonu almaları çok ehemmiyetlidir. Polen alerjisi olan şahısların, özellikle bahar aylarında alttaki ihtiyatlara dikkat etmeleri şikayetleri eksiltecektir

– Sabahın erken saatleri polenlerin havada en fazla bulunduğu saatlerdir. Bu saatlerde, duyarlı şahısların dışarı çıkmaması önerilir. Şayet çıkacaklarsa da maske takmaları gerekir.

– Dışarıda gözlük, şapka ve zorunlu ise maske kullanılmalıdır. Konuta gelindiğinde saçlar yıkanmalıdır.

– Dışardan konuta gelindiğinde elbiseler değiştirilmelidir.

– Bahar aylarında araba kullanırken sırçaların kapalı olmasına itina gösterilmeli, hava başkalaşımının sağlanması için polen filtreli klima kullanılmalıdır.

– Konut içerisinde nebatlar varsa dışarı çıkarılmalıdır.

– Rüzgarlı havalarda ve sabah erken saatlerde konutta sırçalar açılmamalıdır.

– Polenlerin yoğun olduğu zamanlarda sarih havada egzersiz ve spordan sakınılmalıdır.

– Konutta ve büroda polen yakalayan klimalar kullanılmalı, filtresi sık sık değiştirilmeli veya arınılmalıdır.

– Çim biçmekten sakınılmalı ya da operasyon sırasında maske kullanılmalıdır.

– Bir hekime danışarak bahar nezlesi, astım ve oluşabilecek öteki hastalıklar hakkında bilgi alınmalıdır. Hekim zorunlu gördüyse verilen ilaçlar kullanılmalıdır.

Lodos beden sıhhatimizi nasıl etkiliyor

25 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Lodos beden sıhhatimizi nasıl etkiliyor

Bugün Marmara’da sürati saatte 70 kmye kadar çıkan bir lodos var. Türk Hava Yolları 72 seferini iptal ederken İstanbul Deniz Otobüsleri de tüm iç hat deniz otobüsü seferlerini iptal etti.

Ancak lodos yalnızca erişimi sıhhatini de etkiliyor. Özellikle migreni olanları güç bir gün bekliyor zira lodos şiddetli migren hamlelerine neden oluyor. Mevsim geçişlerinde kumpaslı yatmaya ve akşam saatlerinde kahve içmemeye itina gösterin.

Peki, lodos başka nelere neden oluyor?

Lodos sınan hava hareketliliği, insan organizmasını her güzergahıyla etkileyen bir termal komplekstir. Bu kompleksten insan organizması bir tam olarak idrak edilip etkilenir.

Uyku kumpası: Lodos çoğu insanın uyku kumpasını bozar. Bu rahatsızlık kiminde uykusuzluk, kiminde fazla uyku biçiminde kendini gösterir.

Tembellik: Lodos, bazı insanlarda çalışma şevkini, çalışma isteğini eksiltip bir nevi tembellik, bitkinlik ve hareketsizlik yaratır. İştah farklılıklarına yol açar. Kimilerinin iştahını açarken kimilerinde de iştahsızlığa neden olur.

Baş sızısı: İnsanlarda varolan patolojiyi uyaran lodos, birtakım hastalıklarda tipik bir etken olarak rol oynar. Bazı baş sızısı cinslerini tetikleyip şiddetli ve inatçı baş sızılarına yol açar.

Göz kanlanması: Lodos ”metereosensible” sınan hava vakalarında duyarlı olan insan gruplarında, damar sistemlerini tesirler. Damar iletkenliğini artırıp eksiltebilir, sızılara yol açar. İnsanların yatkınlığı da varsa göz kanlanmaları yaratabilir.

Ağrı ve sancı: Yumuşak doku romatizması olan şahıslarda lodosun tesiriyle sızılar, sancılar kendini gösterir. Bu şahıslarda sızılarla beraber bitkinlik, baş sızısı, sabahları yataktan kalkamamak, sızılarla uyanmak gibi rahatsızlıklar yaşanır.

Asaplılık hali: İnsanlarda var olan depresif ruh halini artırıp insanları daha depresif, daha somurtkan ve asaplı yapabilir.

Soluk darlığı: Lodos aynı biçimde, solunum yollarını etkileyip soluk darlığı, solunum eforluğu yaratabilir.

Hormonal yapı: Bayanlarda ve erkeklerde hormonal yapıyı ve hormonal balansı etkileyip farklı, klasik olmayan psikolojik vaziyetlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Kalp hastalığınız varsa rüzgara doğru yürümeyin

15 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kalp hastalığınız varsa rüzgara doğru yürümeyin

Havaların soğuması ve kış aylarında oluşan hava lekeliliği özellikle kalp ve yüksek tansiyon hastalarında ciddi risklere neden olur. İnsan bedeni iç ısısı statiktir ve vasati 36-37 derecedir. Soğuk havalarda bedende bir ekip farklılıklar oluşur. Ten damarları ısı kaybını eksiltmek için fizyolojik olarak büzüşür, adaleler istemsiz olarak titreme ile ısı yaradılışını arttırır. Beden sıcaklığını gözetebilmek için kalp daha fazla kan pompalar; sonuçta kalbin daha fazla oksijene gereksinimi olur. Ayrıca kalp damarlarında büzüşme; kanın pıhtılaşmasında, nabız rakamında ve kan tazyikinde çoğalma alana kazanç. Göğüs sızısı, ritm bozuklukları, hipertansiyon saldırıları, kalp krizi ve ani vefatların görülme tehlikeyi çoğalır. Medical Park Gaziosmanpaşa Sağlık Kurumu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Akdemir mevzuyla alakalı şu ihtarlarda bulundu.

evde spor

Soğukta sarih hava yerine konutta spor yapın

Her insan bedeninin soğuk havaya verdiği yanıt değişik olabilir. Yaş, fiziksel vaziyet, altta uyuyan kronik hastalıkların rakamı ve ciddiyeti soğuğa karşı verilen cevabı tesirler. Hipertansiyon, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, obezite, ailede kalp hastalığı hikayesi gibi tehlike etmenlerine sahip bireylerin kalp krizi tehlikesinden korunmak için daha dikkatli olması ve kışa girmeden evvel kesinlikle yeni bir sıhhat hakimiyetinden geçmesi gerekir. Kalp ve tansiyon hastalığı olan hastalar kış mevsiminde fiziksel kondisyonu iyileştirmek için etkinliklere, yürüyüşlere devam etmeli, sarih havada spor yapmak yerine konutta veya spor salonlarında egzersizi seçim etmelidirler. Kış aylarında yapılan fiziksel etkinliklerde civar ısısı, esinti, civarın nemi, soğuğa maruz kalınan zaman, fiziksel etkinliğin şiddeti ehemmiyetlidir. Soğuk havalarda yele karşı değil; yeli arkanıza alarak yürümelisiniz. Kalp krizi geçirdiyseniz dumanlı, lekeli, esintili soğuk havalarda olabildiğince dışarı çıkmamalı, çıkmak zorundaysanız kesinlikle yanınıza dilaltı hapını almalısınız.

kol ağrısı

Kol sızısı deyip geçmeyin

Göğüs kafesinde tedirginlik, baskı, ağırlık, yanma ve sıkışma gibi bulgularda zaman kaybetmeden sağlık kurumuna müracaat etilmelidir. Ayrıca tek veya her iki kolda, sırtta, midede sızı, soluk darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi gibi bulgular da kalp krizinin işareti olabileceğinden önemsememe edilmemelidir. Asla tok karnına egzersiz yapmayınız, yemeklerden sonra en az 2 saat geçmiş ve midedeki dolgunluk hissinin eksilmiş veya kaybolmuş olmasına dikkat ediniz. Özellikle soğuk havalarda yemeklerden hemen sonra mide doluyken egzersiz yapıp yediklerini eritme fikri yanlıştır. Sarih havada spor yapmak isteyenler için sabah erken saatler yerine havanın oranla daha ılık olacağı öğlen saatleri seçim edilmelidir. Kumpaslı olarak egzersiz yapmıyorsanız; orta yaş ve üzerindeyseniz soğuk havalarda yeni egzersize başlayacaksanız evvelinde hekiminize müracaat etmeniz verimli olacaktır.

kat kat giyinmek

Çok kalın giyinmeyin

Fazla kalın elbiseler giymek yerine, bedeni ısıtacak elbiseler seçim edilmelidir. Isı kaybının büyük kısmı baş bölgesinden olduğu için soğuk havada uzun zaman kalacak olan şahıslar bere veya şapka kullanmalıdır. Isınmak için netlikle içki alınmamalıdır. İçki başlangıçta damarlarda genişlemeye neden olarak ısı çoğalışı sağlayacaktır fakat bu vaziyet hayati uzuvlardan kalp, beyin, böbrek gibi ısı kaybına yol açacaktır. Soğuktan korunmak emeliyle sigara içilmemelidir. Sigara, sempatik asap sistemi uyarılmasına bağlı olarak kalp süratini, kan tazyikini, kalp debisini çoğaldırır ve sonuçta kalp lüzumu da çoğalır. Ayrıca kalpte kumpassız atışlara, kalp krizine ve ani vefatlara yol açabilir.

grip

Grip ilacı kullanırken dikkat

Enfeksiyonlar, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, kalp hastalarında oldukça ağır izleyerek, kalp krizini ve kalp yetmezliğini tetikleyebilir. Kalp veya akciğer hastalığı gibi kronik hastalığı olan hastalar havalar iyice soğumadan güz mevsiminde grip ve zatürre aşısını kesinlikle yaptırmaları gerekir. Kalp hastalarının grip ilaçları kullanırken de dikkatli olması gerekir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı şikâyetleri için kış aylarında sıklıkla reçete edilen ilaçların çoğu tansiyon yükselmesine, ritm problemlerine ve kalp krizine yol açabilir. Kalple ilişkili yan tesirlerinin fazla olması sebebiyle soğuk algınlığı ilaçlarının kalp hastalarında kullanımı mahzurludur.

c vitamini

C vitamini hastalıktan gözetir

Balanslı ve sıhhatli beslenme kalp sıhhati açısından büyük ehemmiyet taşır. Kalp hastalığı olan hastalar beslenme biçimlerini kış mevsimine göre tertip etmelidir. Hastalar kendileri için uygun dozu aşmayacak biçimde her çeşit gıda harcayabilir. Kış aylarında yeterli ölçüde C vitamini alınmalı ve kış meyveleri bolca harcanmalıdır. Soğuk havalarda kilo almamaya itina gösterilmelidir. Karbonhidratlar bakımından zengin bir perhiz yerine; protein, yağ ve karbonhidrat oranları balanslı bir beslenme biçimi özümsenmelidir.