Duyma kaybı hakkında öğrenilmesi gerekenler

Duyma kaybı hakkında öğrenilmesi gerekenler

Duyma kayıpları doğuştan olabildiği gibi, çocukluk çağında ya da ilerleyen yarıyıllarda ortaya çıkabiliyor. Söyleneni kavramak için konuşan şahsın suratına dikkatle bakan ya da yineletme gereksinimi dinleyen, televizyon ve radyonun sesini fazla açan şahıslarda duyma kaybı mevzubahisi olabiliyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Nurten Ufak, duyma kayıplarında dikkat edilmesi gerekenler ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

İşte duyma kayıplarında dikkat edilmesi gerekenler:

Duyma kaybının pek çok sebebi olabilir

Her yaş gurubunda yaşanabilen duyma kaybı değişik sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. “Mesajım tipi duyma kaybı” denilen duyma kayıpları dış kulak yolunda leke, cerahat ya da dış kulak yolunun kapalı ya da dar olmasından kaynaklanabilmektedir. Orta kulak irini, akışkan birikimi, kulak çeperi yırtılması, orta kulaktaki kemik sistemde rastgele bir mesele de mesajım tipi duyma kayıplarına neden olmaktadır. “Sensorinöral duyma kaybı” ismi verilen duyma kayıpları ise daha çok iç kulak veya duyma asabındaki meselelerle ortaya çıkan duyma kayıplarıdır. Doğuştan olan duyma kayıpları daha çok bu tip duyma kayıpları arasında yer almaktadır.

Bu bulgulara dikkat

– Klasik konuşmayı dinlemede zorlanıyorsanız

– İnsanların ne söylediğini kavramak için suratlarına dikkatle bakıyorsanız

– İnsanlara söylediklerini yineletme gereksinimi seziyorsanız

– Televizyon ve radyonun sesini fazla açıyorsanız

– Konuşurken karşıdaki insan fısıldıyor gibi geliyorsa

– Kulakta enfeksiyon, sızı veya çınlama uzun zaman devam ediyorsa

– Dinlemeye mücadelelerken bitkinlik ve rahatsızlık seziyorsanız

– Telefonla konuşurken bir kulak daha iyi dinliyorsa duyma kaybınız olabilir.

Hamilelikteki duyma kaybını kulak art etmeyin

Yetişkin yarıyılda yaşanan duyma kayıpları daha sık olarak orta kulak iltihaplanmaları ve bu iltihaplanmaların viraneleri ile otoskleroz denilen kulak kireçlenmelerinden kaynaklanmaktadır. Bunların yanında değişik sebeplerle büyüyen tek ya da çift taraflı duyma asabı meseleleri de yetişkinlerde duyma kayıplarına neden olabilmektedir. Daha çok 35 yaşından sonra ortaya çıkan ve duyma kaybına neden olan kulak kireçlenmelerinin otoskleroz görülme sıklığı yaşla beraber çoğalmaktadır. Kulak kireçlenmelerinin oluşmasında östrojen hormonunun ehemmiyetli tesiri ispatlanmış olup bu hastalığın hamilelikte görülme sıklığı daha fazla yaşanmaktadır.

Çocuğunuz söylenenleri sık yineletiyorsa hekime müracaat etin

Çocukluk çağında görülen duyma kayıplarının en sık nedeni orta kulak veya sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak büyüyen seroz otitis media denilen orta kulakta akışkan birikmesinden kaynaklanmaktadır. Söylenenleri yineleten çocukların duyma hakimiyetinden geçirilmesi erken tanı bakımından anne babaların dikkat etmesi gereken mevzuların başında gelmektedir. Viral enfeksiyonlar ve alerjilerin daha fazla görüldüğü bahar aylarında ve bakteriyal enfeksiyonların çoğaldığı kış aylarında orta kulak enfeksiyonları ve akışkan birikimleri daha fazla yaşanmaktadır. Enfeksiyon süresi ve sıklığının çoğalması çocukta büyüyen duyma kaybı ve zamanının uzamasına neden olmaktadır. Kulak enfeksiyonlarının en sık bulgusu olan kulak sızısı geçse dahi kulak içinde akışkan birikiminin devam edip etmediğinin hakimiyetinin yaptırılması, ileriye dönük kulakla alakalı kalıcı duyma kaybı zararının önüne geçme açısından ehemmiyetlidir. Böylece duyma kaybından dolayı çocukların eğitim ve sosyal yaşamda yaşayabilecekleri meselelerin önüne geçmekte muhtemel olmaktadır. Yaşlılarda yaşanan duyma kayıpları ise daha çok iç kulakta ve duyma asabındaki dokuların ihtiyarlamasına bağlıdır. Genelde uygun bir duyma makineyi kullanımı ile hasta günlük yaşamını hafifletecek bir duyma seviyesine erişmektedir.

Bebeğinizin duyma testlerini ilgisizlik etmeyin

Duyma kayıplarında erken tanı ve rehabilitasyon usulleri pozitif neticeler vermektedir. Doğumsal duyma kayıpları, erken yaşta geçirilen havale veya viral enfeksiyonlara bağlı büyüyen asapsal tipte duyma kayıplarının genellikle geri dönüşümü olmamaktadır. Bununla beraber erken tanı ve rehabilitasyonla duyma makineyi ve koklear implant başka bir deyişle iç kulağa biyonik kulak yerleştirme operasyonuyla çocuğun günlük yaşamını sürdürebilmesini sağlayacak bir duymaya erişmesi sağlanır. Müdahale edilmeyen duyma azlığına ilerleyen zamanda konuşma bozuklukları da ilave edilmektedir. Her yeni doğan bebeğin otoakustik emisyon ismi verilen nesnel tarama testinden ve gereksinim halinde BERA denilen nesnel tanı testinden geçirilmesi erken teşhis açısından ilgisizlik edilmemelidir. Duyma kaybı tanımlanan çocukların işitsel takiplerinin yapılması, erkenden çift taraflı duyma makineyi uygulanması, eğitimlerine bir an evvel başlanması ve ileri derece kayıplarda zaman kaybetmeden koklear implant operasyonu uygulanması ehemmiyetlidir. Çocuğun konuşmayı bilme yaşının en etkin olduğu 6 yaşına kadarki yarıyılda dinlememesi konuşmasını da etkilemektedir. Müdahale edilmeyip konuşmayı bilemeyen bu çocukların, dinlediğini bilip konuşmaya çevirmesi için de geç kalınmış olur.

Rehabilitasyondan evvel duyma kaybının sebebi tanımlanmalı

Duyma kayıplarının rehabilitasyonu yaşanan rahatsızlığa göre değişebildiği için öncelikle duyma kaybına neden olan mesele tanımlanmalıdır. Kulakta tıkanıklıktan kaynaklanan duyma kayıpları kulak lekesinin arınılmasıyla giderilebilmektedir. Dış kulak yolunu tıkayan kemik veya yumuşak doku oluşması gidişatlarında ise genellikle ufak cerrahi teşebbüsler yeterli olmaktadır. Orta kulakta akışkan varsa; ilaç rehabilitasyonu ya da ventilasyon tüpü rehabilitasyonu uygulanmaktadır. Doğuştan iç kulak veya duyma asabındaki meselelerden kaynaklanan duyma kayıplarında; erken yarıyılda duyma makineyi takılması, ilerleyen yarıyıllarda ise biyonik kulak operasyonları pozitif neticeler vermektedir. Çocukluk yarıyılında geçirilen enfeksiyonlar sonrası yetişkin yarıyılda kulak çeperi delinmesi ve akıntı ile beraber duyma kayıpları görülebilmektedir. Bu gibi gidişatlarda kulak çeperinin onarılması ve orta kulaktaki enfeksiyonun arınılmasına müteveccih cerrahi usuller uygulanmaktadır. Kulak kireçlenmesinden kaynaklanan duyma azlıklarında kaybın derecesine ve hastanın isteğine göre cerrahi harekâtlar veya duyma makineyi kullanılması önerilmektedir.

Kulak çınlamasının arkasındaki büyük risk

Kulak çınlamasının arkasındaki büyük risk

Bir sabah kalktınız ve kulağınızın birinde tıkanma olduğunu hissettiniz. Evvel önem vermediniz. Ama sonra telefondan gelen sesi de dinleyemediğinizi fark ettiniz…Bu tablo, acil doktora müracaat etilmesini gerektiren ani duyma kaybının en ehemmiyetli bulgusunu oluşturuyor. Viral enfeksiyonlardan, sigara kullanımına kadar bir hayli etmen ani duyma kaybının büyümesinde rol oynayabiliyor. Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ali Titiz, neden ne olursa olsun duyma kaybı ortaya çıktıktan sonra üç gün içinde doktora müracaat etmenin duyma kaybının kalıcı hale gelmemesi için çok ehemmiyetli olduğunu söylüyor.

Daha evvel rastgele bir problem olmadan, 72 saat içinde büyüyen, duyma testinde birbirini takip eden üç frekansta en az 30 dB ‘den fazla kayıp görülen ve duyma asabıyla iç kulak dokusu üzerinde zarar oluşması, ani duyma kaybı olarak belirleniyor. Genellikle tek kulak etkilenirken, seyrek iki taraflı da yaşanabiliyor. Hem erkek, hem de bayanların ortak meseleyi olan ani duyma kaybı 30–60 yaş arası yetişkinlerde daha sık ortaya çıkıyor.

Hastalığın yaradılış sebeplerinin kesin olarak öğrenilmediğini söyleyen Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ali Titiz, “Bununla beraber, viral enfeksiyonlar, damarsal hastalıklar, bağışıklık sistemi ile alakalı meseleler, tazyik farklılığı ve travma gibi bir çok farklı etmenin sualin ortaya çıkmasında tesirli olduğu düşünülüyor” diyor. Bu sebeple hastaların çok az bir kısmında bariz bir faktör tespit etiliyor. Geri kalanlar sebebi belirli olmayan idiyopatik ani duyma kaybı olarak kabul ediliyor.

Kulak çınlaması duyma kaybını saklıyor

Kulak çınlamasının ani duyma kaybı için çok ehemmiyetli bir bulgu olduğunu belirten Doç. Dr. Ali Titiz, “Hastaların yüzde 70’inde kulak çınlaması görülüyor. Ancak ne yazık ki hastalar dinleme niteliğindeki eksilmenin sebebinin çınlama olduğunu düşünüyor. Geçmesini beklerken de doktora gitmekte geç kalıyor. Bu çınlama genellikle bir ay içerisinde ortadan kalkabileceği gibi duyma kaybı ile birlikte de devam edebiliyor.” Duyma kaybı bazı hastalarda kısmi olabileceği gibi kimilerinde bütüne yakın veya bütün görülebiliyor. Kulakta dolgunluk hissi ve uğultu da hastaların şikayetleri arasında yer alıyor.

En ehemmiyetli tanı taşıtı duyma test

Ani duyma kayıpları açısından dikkat edilmesi gereken en ehemmiyetli nokta zamanında doktora müracaat etmek oluyor. Ayrıntılı doktor tetkikinde kulak çeperi ve orta kulaktaki muhtemel meseleler değerlendiriliyor. Şayet bu tetkikte bir problem görülmezse, duyma kaybının iç kulaktan kaynaklandığı düşünülerek öncelikle duyma testi ile duyma kaybının tipi, derecesi ve frekansı tanımlanıyor. Özellikle iç kulakla alakalı duyma kaybının sebebini tanımlamak için bilgisayarlı tomografi CT veya manyetik titreşim görüntüleme MR muayeneleri gerekebiliyor. Ayrıca ayrıntılı kan testleri de sualin kaynağının tespit edilmesinde takviyeci oluyor.

İlk 3 gün çok ehemmiyetli

Bu hastalıkta erken farkındalık ile tanı ve rehabilitasyonun ilk üç gün içerisinde başlanmasının iyileşme açısından büyük ehemmiyet taşıdığını söyleyen Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ali Titiz, “İlk on gün ve özellikle de ilk üç gün içerisinde başlanan rehabilitasyon ile bütün veya bütüne yakın yanıt alınarak duyma meseleyi ortadan kalkabiliyor. Bununla beraber rehabilitasyona başlama süresi ne kadar gecikirse iyileşme temennisi o denli eksiliyor. Duyma kaybı kalıcı hale gelebiliyor” diyor.

Ani duyma kayıplarının rehabilitasyonunda değişik protokollerde ilaç rehabilitasyonu ehemmiyetli bir yer yakalıyor. Ani duyma kayıpları tehlike etmenleri minimize edilse dahi her an karşılaşılabilen bir gidişat. Ancak, erken tanı ve rehabilitasyon ile yüksek oranlarda iyileşme oranlarının sağlanabildiğini andırdıran Doç. Dr. Ali Titiz, “Rehabilitasyona karşın kısmi veya bütün olarak duyma kaybının devam ettiği hastaların oranı çok düşüktür. Ancak bu hastalarda da duyma aygıtları hayat niteliğinin bozulması önleyebiliyor” diyor.

Bu tehlike etmenleri hastalığı taban hazırlıyor…

– Uzun zaman yüksek seslere maruz kalınması neticeyi duyma asaplarının aşınması

– Genetik yatkınlığın olması

– Fabrika, inşaat alanı gibi hengameli etraflarda çalışmak

– Antibiyotikler, bazı kemoterapi ilaçları ve fazla dozda sızı kesici kullanılması

– Yüksek ateş görülen menenjit gibi hastalıkların varlığı

– Duyma asabında ur oluşması

– İçki ve sigara kullanılması

– Alerjik hastalıkların varlığı