Genetik sağırlığa virüsle rehabilitasyon umudu

Genetik sağırlığa virüsle rehabilitasyon umudu

Bilim insanlarınca hayvanlarda sağırlığı gideren son çalışmalar, insanlarda da bazı sağırlık cinslerinin rehabilitasyonu yolunda ehemmiyetli bir dönüm noktası oluşturuyor.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, erken yaşlarda duyma duyusunun yitirilmesi olaylarının hemen hemen yarısının artta bebeklerin Deoksirübo Nükleik Asitlerindeki bazı bozukluklar uyuyor. Science Translational Medicine isimli uzuvda neticeleri yayımlanan ve fareler üzerinde yürütülen araştırma, bir virüsün genetik bozukluğu ve duyma duyusunu kısmen düzenlediğini ortaya koydu. Uzmanlar bu neticelerin, 10 sene içinde bir rehabilitasyon geliştirilmesini sağlayabileceğini kaydoluyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsviçre’deki analistler, bu deneyde kulak içindeki, sesleri beynin idrak edebileceği elektrik sinyallerine dönüştüren minik tüyler üzerinde odaklandı. Deoksirübo Nükleik Asitteki bazı metamorfozlar bu tüyleri elektrik sinyali yaratamaz hale getiriyor ve sağırlık baş gösteriyor.

Virüsle rehabilitasyon fareler üzerinde sınandı

Araştırma takımı, tüy hüclerine geçerek kusuru düzenleyebilen genetiği değiştirilmiş bir virüs geliştirdi. Bu virüs 115 desibellik hengame yaratan rock konserlerinde olduklarını fark etmeyen “ağır seviyede sağır” fareler üzerinde sınandı. Farelerin kulaklarına enjekte edilen virüs, farelerin duyma duyularını bayağı seviyeye çıkarmasa da, ehemmiyetli büyüme sağladı.

Fareler, hareket halindeki bir arabada dinlenen seviyede hengameyi 85 desibel duyabilecek vaziyete geldi. 60 gün süresince süren deneyde sese karşı tepkilerini de değiştirdikleri kollandı.

“Bir rehabilitasyon yolu bulduk demek için henüz erken”

Boston Çocuk Hastanesi’ndeki analistlerden Dr. Jeffrey Holt, BBC’ye yaptığı söylemede “Bu deney son derece coşku verici. Ama boş ümitler yaratmamak için tedbirli bir iyimserlik içindeyiz. Bir rehabilitasyon yolu bulduk diyebilmemiz için henüz zaman erken. Ancak çok da uzakta olmayan bir gelecekte genetik sağırlığın rehabilitasyonunda bu yola müracaat etilebilir ki, bu da ehemmiyetli bir büyüme” dedi.

Ortaya çıkardıkları neticenin, uzun süreli olabileceğini ispatlamak istediklerini vurgulayan araştırma takımı, insanlar üzerine muayenehane deneylerine başlanması için henüz hazır olunmadığını söylüyor.

Virüs rehabilitasyonu kulağın içindeki tüy hüclerinin çoğunu değiştiriyor ama dış tüy hüclerini etkilemiyor. İç tüy hücreleri, seslerin duyulmasına imkân sağlıyor; dış tüylerse seslere karşı hassasiyeti ayarlıyor.

Mevzubahisi araştırmada, aile içinde yeni kuşaklara aktarılan cinsteki sağırlıkların % 6’sının sebebi olan TMC1 genindeki başkalaşım onarıldı. Ancak sağırlıkla ilişkilendirilen 100’den çok ve birbirinden ayrı gen bulunuyor. Elde edilen belirtilerin çok fazla yüksek sesli müzik dinlemenin neticesinde oluşan duyma kaybının düzenlenmesinde tesirli olmadığı kaydolundu.

Duyma kaybı hakkında öğrenilmesi gerekenler

Duyma kaybı hakkında öğrenilmesi gerekenler

Duyma kayıpları doğuştan olabildiği gibi, çocukluk çağında ya da ilerleyen yarıyıllarda ortaya çıkabiliyor. Söyleneni kavramak için konuşan şahsın suratına dikkatle bakan ya da yineletme gereksinimi dinleyen, televizyon ve radyonun sesini fazla açan şahıslarda duyma kaybı mevzubahisi olabiliyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Nurten Ufak, duyma kayıplarında dikkat edilmesi gerekenler ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

İşte duyma kayıplarında dikkat edilmesi gerekenler:

Duyma kaybının pek çok sebebi olabilir

Her yaş gurubunda yaşanabilen duyma kaybı değişik sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. “Mesajım tipi duyma kaybı” denilen duyma kayıpları dış kulak yolunda leke, cerahat ya da dış kulak yolunun kapalı ya da dar olmasından kaynaklanabilmektedir. Orta kulak irini, akışkan birikimi, kulak çeperi yırtılması, orta kulaktaki kemik sistemde rastgele bir mesele de mesajım tipi duyma kayıplarına neden olmaktadır. “Sensorinöral duyma kaybı” ismi verilen duyma kayıpları ise daha çok iç kulak veya duyma asabındaki meselelerle ortaya çıkan duyma kayıplarıdır. Doğuştan olan duyma kayıpları daha çok bu tip duyma kayıpları arasında yer almaktadır.

Bu bulgulara dikkat

– Klasik konuşmayı dinlemede zorlanıyorsanız

– İnsanların ne söylediğini kavramak için suratlarına dikkatle bakıyorsanız

– İnsanlara söylediklerini yineletme gereksinimi seziyorsanız

– Televizyon ve radyonun sesini fazla açıyorsanız

– Konuşurken karşıdaki insan fısıldıyor gibi geliyorsa

– Kulakta enfeksiyon, sızı veya çınlama uzun zaman devam ediyorsa

– Dinlemeye mücadelelerken bitkinlik ve rahatsızlık seziyorsanız

– Telefonla konuşurken bir kulak daha iyi dinliyorsa duyma kaybınız olabilir.

Hamilelikteki duyma kaybını kulak art etmeyin

Yetişkin yarıyılda yaşanan duyma kayıpları daha sık olarak orta kulak iltihaplanmaları ve bu iltihaplanmaların viraneleri ile otoskleroz denilen kulak kireçlenmelerinden kaynaklanmaktadır. Bunların yanında değişik sebeplerle büyüyen tek ya da çift taraflı duyma asabı meseleleri de yetişkinlerde duyma kayıplarına neden olabilmektedir. Daha çok 35 yaşından sonra ortaya çıkan ve duyma kaybına neden olan kulak kireçlenmelerinin otoskleroz görülme sıklığı yaşla beraber çoğalmaktadır. Kulak kireçlenmelerinin oluşmasında östrojen hormonunun ehemmiyetli tesiri ispatlanmış olup bu hastalığın hamilelikte görülme sıklığı daha fazla yaşanmaktadır.

Çocuğunuz söylenenleri sık yineletiyorsa hekime müracaat etin

Çocukluk çağında görülen duyma kayıplarının en sık nedeni orta kulak veya sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak büyüyen seroz otitis media denilen orta kulakta akışkan birikmesinden kaynaklanmaktadır. Söylenenleri yineleten çocukların duyma hakimiyetinden geçirilmesi erken tanı bakımından anne babaların dikkat etmesi gereken mevzuların başında gelmektedir. Viral enfeksiyonlar ve alerjilerin daha fazla görüldüğü bahar aylarında ve bakteriyal enfeksiyonların çoğaldığı kış aylarında orta kulak enfeksiyonları ve akışkan birikimleri daha fazla yaşanmaktadır. Enfeksiyon süresi ve sıklığının çoğalması çocukta büyüyen duyma kaybı ve zamanının uzamasına neden olmaktadır. Kulak enfeksiyonlarının en sık bulgusu olan kulak sızısı geçse dahi kulak içinde akışkan birikiminin devam edip etmediğinin hakimiyetinin yaptırılması, ileriye dönük kulakla alakalı kalıcı duyma kaybı zararının önüne geçme açısından ehemmiyetlidir. Böylece duyma kaybından dolayı çocukların eğitim ve sosyal yaşamda yaşayabilecekleri meselelerin önüne geçmekte muhtemel olmaktadır. Yaşlılarda yaşanan duyma kayıpları ise daha çok iç kulakta ve duyma asabındaki dokuların ihtiyarlamasına bağlıdır. Genelde uygun bir duyma makineyi kullanımı ile hasta günlük yaşamını hafifletecek bir duyma seviyesine erişmektedir.

Bebeğinizin duyma testlerini ilgisizlik etmeyin

Duyma kayıplarında erken tanı ve rehabilitasyon usulleri pozitif neticeler vermektedir. Doğumsal duyma kayıpları, erken yaşta geçirilen havale veya viral enfeksiyonlara bağlı büyüyen asapsal tipte duyma kayıplarının genellikle geri dönüşümü olmamaktadır. Bununla beraber erken tanı ve rehabilitasyonla duyma makineyi ve koklear implant başka bir deyişle iç kulağa biyonik kulak yerleştirme operasyonuyla çocuğun günlük yaşamını sürdürebilmesini sağlayacak bir duymaya erişmesi sağlanır. Müdahale edilmeyen duyma azlığına ilerleyen zamanda konuşma bozuklukları da ilave edilmektedir. Her yeni doğan bebeğin otoakustik emisyon ismi verilen nesnel tarama testinden ve gereksinim halinde BERA denilen nesnel tanı testinden geçirilmesi erken teşhis açısından ilgisizlik edilmemelidir. Duyma kaybı tanımlanan çocukların işitsel takiplerinin yapılması, erkenden çift taraflı duyma makineyi uygulanması, eğitimlerine bir an evvel başlanması ve ileri derece kayıplarda zaman kaybetmeden koklear implant operasyonu uygulanması ehemmiyetlidir. Çocuğun konuşmayı bilme yaşının en etkin olduğu 6 yaşına kadarki yarıyılda dinlememesi konuşmasını da etkilemektedir. Müdahale edilmeyip konuşmayı bilemeyen bu çocukların, dinlediğini bilip konuşmaya çevirmesi için de geç kalınmış olur.

Rehabilitasyondan evvel duyma kaybının sebebi tanımlanmalı

Duyma kayıplarının rehabilitasyonu yaşanan rahatsızlığa göre değişebildiği için öncelikle duyma kaybına neden olan mesele tanımlanmalıdır. Kulakta tıkanıklıktan kaynaklanan duyma kayıpları kulak lekesinin arınılmasıyla giderilebilmektedir. Dış kulak yolunu tıkayan kemik veya yumuşak doku oluşması gidişatlarında ise genellikle ufak cerrahi teşebbüsler yeterli olmaktadır. Orta kulakta akışkan varsa; ilaç rehabilitasyonu ya da ventilasyon tüpü rehabilitasyonu uygulanmaktadır. Doğuştan iç kulak veya duyma asabındaki meselelerden kaynaklanan duyma kayıplarında; erken yarıyılda duyma makineyi takılması, ilerleyen yarıyıllarda ise biyonik kulak operasyonları pozitif neticeler vermektedir. Çocukluk yarıyılında geçirilen enfeksiyonlar sonrası yetişkin yarıyılda kulak çeperi delinmesi ve akıntı ile beraber duyma kayıpları görülebilmektedir. Bu gibi gidişatlarda kulak çeperinin onarılması ve orta kulaktaki enfeksiyonun arınılmasına müteveccih cerrahi usuller uygulanmaktadır. Kulak kireçlenmesinden kaynaklanan duyma azlıklarında kaybın derecesine ve hastanın isteğine göre cerrahi harekâtlar veya duyma makineyi kullanılması önerilmektedir.

Yanlış duyma aygıtı sağır edebilir

Yanlış duyma aygıtı sağır edebilir

Duyma şüphesiz günlük yaşantımızda bağlantı kurmanın ilk ve en ehemmiyetli basamağıdır. Duyma yetimizdeki en minik kayıp dahi günlük hayat niteliğimizi negatif tesirler. Dinlemeye veya kavramaya müteveccih problemler hangi yaşta olursak olalım tespit edilip ona göre rehabilitasyon uygulanabilir. Dinleme ve anlama problemi yaşayanların kesinlikle bir uzmana danışması gerektiğini kaydolan Liv Hospital Ankara Uzman Odyoloğu Nur Baykal “Uzmana danışmadan ve odyolojik testler yapılmadan kullanılan aygıtlar sağırlığa neden olabiliyor. Aygıtlar şahsa özel tanımlanmalıdır” dedi.

Şahsa özel rehabilitasyon usulü uygulanmalı

Kulak burun boğaz tetkiki sonrası ilaç ya da operasyon ile rehabilitasyon edilemeyen bir duyma kaybı olduğunda devreye odyoloji girer. Çağdaş teknoloji ile üretilen aygıtlar artık duyma kaybına son verebiliyor. Rehabilitasyonda kesinlikle şahsa özel bir yaklaşım tanımlanıyor. Şahsa özel rehabilitasyon usulleri sayesinde hastaya muhtelif odyolojik testler uygulanıyor. Bu testlerin neticesine göre hangi makinenin uygulanacağına karar veriliyor. Günümüz çağdaş teknolojisi sayesinde hiçbir biçimde dışarıdan gözükmeyen, estetiği etkilemeyen, aynı zamanda kulağa ekstra hengame vermeyip rahatsız edici sesleri de ortadan kaldıran aygıtlar mevcut.

Ancak uzman hakimiyeti dışında makine kullanımı sağırlığa kadar götürebiliyor. Kesinlikle uzmanların önerdiği model ve markaların kullanılması gerekmektedir. Öneri edilen makine her zaman en uygun makine olmayabilir. Bu makinenin uygun olup olmadığı mevzusunda odyoloğunuz sizi doğru yönlendirecektir. Muhtelif sebeplerden dolayı gelişigüzel alınan aygıtlar uygun uyarlamaları yapılmadığından mevcut duymaya da hasar vererek duyma kaybının ilerlemesine, konuşmanın anlaşılabilirliğinin bozulmasına veya çınlamaya kadar negatif neticeler doğurabiliyor.

Öneri üzerine makine almayın

Öneri üzerine alınan aygıtlar çok nitelikli ve muntazam olsa dahi uygun uyarlamaları yapılmadan hastalar tarafından kullanıldığında tatminsizlikle karşılanmakta ve kullanılmayıp bir kenara atılmakta. Bu cins gidişatlar ferdin sosyal açıdan irtibatının kopmasına, iç dünyasına çekilmesine ve hatta bunalıma kadar yol açmaktadır. Makine ile günlük yaşantısındaki nitelikli civarın sağlanma inancının çürümesine neden olmaktadır. Makine alındıktan sonra kullanım mevzusundaki lüzumlu bilgilendirmeyi, bilgisayarlı ayarların hakimiyetini, makinenin kulağa yerleşmesi mevzusundaki detaylar odyolog tarafından yapılmalıdır. Yanlış uygulamalar makine yararının düşmesine ve yeni sıhhat problemlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Doğumsal kulak deformiteleri tüm yaşamı etkiliyor

19 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Doğumsal kulak deformiteleri tüm yaşamı etkiliyor

Çocuklarda özgüven kaybı ile beraber sosyal ilişkilerde de problemlere yol açan kulak deformiteleri, çağdaş usullerle konforlu bir biçimde rehabilitasyon edilebiliyor. Genellikle 9 yaşından itibaren bu operasyonun yapılabildiğini belirten Memorial Bahçelievler Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Orhan, çocuklardaki doğumsal kulak deformiteleri, duyma kayıpları ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

Erkeklerde daha fazla görülüyor

Doğumsal kulak deformitelerine kulak kepçesi noksan gelişimi ismi verilmektedir.Kusurlu kulaklar takribî 6 bin doğumda bir görülür. Ciddi duyma kayıpları ise takribî 17 bin 500 canlı doğumda bir görülmektedir. Ciddi duyma kayıplarının 10 çocuktan 6’sını erkekler, 4’ünü ise kızlar oluşturmaktadır. Kulağında deformite olan çocukların çoğunda dış kulak yolu da büyüyememektedir. Bu hastalarda dış civardan gelen seslerin tamamı iç kulağa iletilmemektedir. Zira sağlam bir kulak kepçesi ve dış kulak yolu büyümez. Hatta bu hastaların bir kısmında, orta kulak kemikçikleri de büyümemiş olabilir. Dolayısıyla hava yolu ses mesajımının bozulmasına bağlı duyma kaybı büyümektedir.

Kulak deformitesi çocuğun sosyal ilişkilerine hasar veriyor

Duyma kayıplı çocuklar bedenlerindeki beceriksiz büyüyen uzuvlarından dolayı özgüven yetersizliği sezerler. Deformiteli kulaklarını saçlarını uzatarak örtmeye çalışırlar. Mektep evveli ve mektep çocuklarının acımasızca tenkitleri bu çocuklarda psikolojik travmaya neden olur. Bu sebeple kulak deformitesi olan çocukların rehabilitasyonu çocuğun özgüveninin sağlanması açısından da ehemmiyetlidir.

Doğru zaman beklenmeli

Kaburga kıkırdakları kullanılarak yapılacak cerrahi operasyonlarda çocuğun gelişimi için 9 yaşının beklenmesi çok ehemmiyetlidir. 6 yaşındaki bir çocukta kulağın son gelişimi takribî yüzde 80-85 oranında bitirilmiş olur. Cerrahi için kaburga kıkırdakları kullanılacaksa göğüs kafesi gelişiminin de yeterli olması gerekir. Aksi halde kaburga kıkırdakları alındıktan sonra solunum eforluğu büyüyebilmektedir. Bazı kaynaklar 6 yaşın göğüs kafesi gelişimi için uygun bir yaş olduğunu bildirirken, kimileri 9 yaşını beklemek gerektiğini korunmaktadır. Memorial Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nde kulak deformiteleri cerrahisi 9 yaşından itibaren seçim edilmektedir.

Emel hem duymanın hem de estetik görünümün sağlanması

Duyma kaybına kulak deformitesi de eşlik ediyorsa rehabilitasyonda emel hem kozmetik deformitenin düzenlenmesi hem de duymanın sağlanmasıdır. Doğumsal duyma hataları rehabilitasyon alternatifleri şöyle sıralanmaktadır:

– Kaburga kıkırdağı ile cerrahi
– Sentetik materyaller ile cerrahi
– İmplant ve takmalar
– Dış kulak yolunun açılıp kulak çeperi oluşturulması
– Kemiğe implante duyma makineyi uygulaması
– Orta kulak etkin implantlar

Kaburga kıkırdağı ile cerrahi seçim ediliyor

Dış kulak cerrahisi genellikle kaburga kıkırdağı alınarak asıllaştırılmaktadır. Duyma kaybında ise çocuğun orta kulak yapıları yeteri kadar gelişmiş ise dış kulak yolu açılır. Orta kulak yapıları yeteri kadar büyümemiş hastalarda ise kemiğe implante duyma makineleri uygulanmaktadır.

Sabırlı ve titiz bir çalışma gerekir

İki kulakta da duyma kaybı ve deformite ile doğan çocukta öncelikli rehabilitasyon duymanın iyileştirilmesidir. Bu çocuklar alakalı merkezlerde yakından takip edilmeli, kemik yolu duyma makineleri veya dijital harekâtçılı kemik yolu makineyi ile duyma rehabilitasyonu sağlanmalıdır. Çocuk 5 yaşına geldiğinde orta kulak yapıları yeteri kadar büyümediyse harekâtla kemiğe implante duyma makineleri yerleştirilir. Orta kulak yapıları yeterince gelişmiş ise cerrahın seçimine bağlı olarak kulak oluşturulurken dış kulak yolu da açılabilir. Tek taraflı kayıplarda çocuğun öbür kulağının duyması test edilir. Duyma bayağıysa duyma makineyi kullanmak gerekli değildir. Bu çocuklarda da 9 yaşını bekleyip cerrahi yapılırken dış kulak yolu açılıp açılmamasına karar verilir. Bazı çocuklarda ise kulak gelişimi klasik ancak dış kulak yolunda gelişim hatayı mevcuttur. Şayet orta kulak yapıları yeteri kadar gelişmiş ise 9 yaşını beklemeden de dış kulak yolu açılabilir. Bu cerrahilerde iyi netice almak için sabırlı ve titiz bir çalışma gerekir. Cerrahinin her basamağı standardize edilmeli ve hatasız bir biçimde uygulanmalıdır. Minik bir kusur istemeyen neticelere neden olabilir. Bu operasyonun doğru merkezlerde ve bu mevzuda tecrübeli uzmanlar tarafından yapılması hastanın konforu açısından büyük ehemmiyet taşır.”