Nebatsal mahsullerin hasarlı tesirleri

Nebatsal mahsullerin hasarlı tesirleri

Nebatsal mahsullerle bitirici tıp uygulamaları tüm dünyada giderek çoğalıyor. Prof. Dr. Hakan Bozkaya, nebatsal mahsullerin hasarlı tesirleri hakkında bilgi verdi.

İşte ayrıntılar…

Nebatsal mahsuller kesinlikle hekim hakimiyetinde kullanılmalı

Sindirim sistemi yakınmaları, solunum yolu enfeksiyonları, baş sızısı, stres, romatizmal rahatsızlıklar gibi bir hayli sebeple kullanılan ve suçsuz oldukları düşünülen nebatsal mahsullerin sıhhat açısından bir hayli negatif tesiri bulunmaktadır. Son senelerde bu mahsuller sebebiyle ortaya çıkan yan tesir ve zehirlenmelerin çoğalması, mahsullerin satışı ile alakalı tertip etme ve hakimiyetlerin yine gözden geçirilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Piyasada bulunan nebatsal mahsullerin mutlak ticari bir vasıta olarak görülmeye başlanması ve hekim hakimiyeti olmadan kullanılması, bu mahsulleri sıhhat açısından ciddi bir risk haline getirmektedir.

Pakette yazan içeriğe aldanmayın

Bir mahsulün kolisinde ya da prospektüsünde içindeki tüm maddeler belirlenmeyebilir. Yapılan araştırmalar, %20’nin üzerinde mahsulde, belirtilen içeriklerin dışında başka maddelerin de olduğunu ve bunların kimilerinin zehirli olabileceğini göstermektedir. Mahsullerin hazırlanma şeklindeki değişiklikler de aktifliklerinin ve zehirliliklerinin değişik olmasına neden olabilmektedir.

Bir Hayli yan tesire neden olabilir

Nebatsal mahsullerin zehirli tesirinde en ehemmiyetli niyet uzuv, karaciğerdir. Karaciğer zararı ve beceriksizliği yapabilen bazı nebatsal mahsuller; karabaş otu, çörekotu, sinameki, kedi otu, yaban fesleğeni olarak sıralanabilir.

Bazı nebatsal mahsullerin karaciğer zararı dışında neden olabileceği yan tesirler şunlardır:

Aloe Vera: Karın sızısı, ishal ve kalpte ritim bozukluğu

Chapparal: Karaciğer ve böbrek meseleleri

Ayurvedik Mineraller: Ağır metal zehirlenmesi

Sığla Ağacı Cascara Sagrada: Karın sızısı ve ishal

Flavonoidler bir hayli mahsulde karmaşık: Eritrositlerin ayrılınması hemolitik kansızlık ve böbrek hasrı

Ephedra: Ajitasyon, titreme, psikoz ve kalp krizi

Ginkgo Biloba: Kanama

St. Johns Wort: Alerji, sindirim sistemi şikayetleri, ışık hassasiyeti ve ağız kuruluğu

Senna: Karın sızısı, karaciğer zararı ve kalp ilaçlarının tesirini artırma

Bodur Palmiye Saw palmetto: Kalpte ritim bozukluğu

Deve Dikeni Milk thistle: Alerji

Glycrirrhiza Glabra: Ödem, tansiyon ve elektrolit bozukluğu

Kava: Parkinsonu makûslaştırma ve ten döküntüsü

Başka ilaçlarla etkileşimi riskli neticelere yol açabilir

Nebatsal mahsullerle alakalı bir öbür ehemmiyetli mesele aynı anda kullanılan ilaçlarla tesirleşmeleri, bir kısmının tesirlerini eksiltirken bir kısmının tesirlerini artırmalarıdır. Bu mahsullerin başka ilaçlarla beraber kullanılması, ilaç ve nebatsal mahsulün etkileşimleri neticesinde zehirleyici tesirin ortaya çıkmasına veya daha da çoğalmasına yol açabilmektedir. Bu tesirler ölümcül neticelere yol açabilir. Misalin; kan sulandırıcı ilaçlar kullanılırken ephedra, sarımsak, zencefil, ginkgo, papaya, physillium gibi nebatsalların kullanımı, kanama tehlikesini artırmaktadır. Merkezi asap sistemine tesirli ilaçlar kullanırken, kava ve St. John’s Wort gibi nebatsalların kullanılması asap sistemi yan tesirlerinin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Sonuç olarak nebatsal mahsuller, tanınmasında eforluklar olan hatta sıklıkla onlara atfedilmeyen bir hayli sıhhat meselesine yol açabilmektedir. Bu sebeple bu cins mahsuller netlikle doktor hakimiyetinde kullanılmalıdır.

Fazla terleme meseleyi kariyeri etkiliyor

Fazla terleme meseleyi kariyeri etkiliyor

Fazla terleme meseleyi yaşayan bireylerin özgüven beceriksizliği yaşıyor. Bu mesele suratından kariyeri sekteye uğrayan, özel yaşamında ilişkilerinde meselelerle karşılaşanlar dahi var. Medical Park Bahçelievler Sağlık Kurumu Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yıldıray Bekar, “Fazla terleme şahısta saklanma lüzumu oluşturuyor. Tokalaşmak dahi zaman zaman onlar için utanç verici olabiliyor. Bu sebeple devayı sosyal civarlardan uzaklaşmakta buluyorlar. Fazla terleme meseleyi olanlar, elleri terlediği için el ele alevlenmekten çekiniyorlar ve yeni bir ilişkiye başlamalarını güçleştiriyor. Ancak bu meseleden kalıcı bir biçimde kurtulmak olası” dedi.

Yaz gelince terleme meseleyi olanlar için kabus dolu günler başladı. ‘Eller, koltuk altı, ayaklar ve surat bölgesi başta olmak üzere bedenin olması gerekenden fazla terlemesi’ olarak adlandırılan fazla terleme meseleyi, bireyin kariyerinde sosyal yaşamına hatta özel yaşama kadar pek çok meseleye neden oluyor. Op. Dr. Yıldıray Bekar, fazla terleme meseleyi ve rehabilitasyonuyla alakalı bilgiler verdi:

Yaz kış fark etmiyor

Ter; bedenin dış civarla ısı transferini sağladığı gibi aynı zamanda toksik maddelerin beden dışına atılmasını da sağlıyor. İnsanın günlük yaşamını negatif etkileyecek ebatta olan terlemeye ‘Hiperhidrozis’ sınıyor. Genellikle eller ve koltuk altında daha sık olmak üzere yüzde ve ayaklarda da görülüyor. Fazla terleme her surat şahıstan birini etkiliyor. Bu meseleyi yaşayan bireyler, yaz ya da kış mevsim fark etmeksizin her yarıyıl belli bölgelerinde fazla terleme meseleyi yaşıyorlar.

Fazla terlemenin özel bir nedeni yok. Bedendeki sempatik asap sistemi hiperaktif başka bir deyişle fazla çalışıyor. Dolayısıyla belirli grup bireylerde ya da belirli koşullarda daha fazla görülmesi diye bir vaziyet mevzubahisi değil. Ancak Japonlarda 20 kat daha fazla görülüyor. Uyku dışında her daim terliyorlar. Kadın ya da erkek olmak da terlemeyi etkilemiyor. Ancak bayanlar rehabilitasyon mevzusunda daha duyarlılar erkekler rehabilitasyondan kaçıyor.

Ergenlikten sonra çoğalıyor

Fazla terleme, özellikle ergenlik çağından sonra çoğalış gösteren her tür ve sosyal yapıdaki insanda görülen, rehabilitasyon edilmesi gereken patolojik muayenehane bir gidişattır. Bu Muayenehane hastalık tablosu, hastaların sosyal hayatlarını ileri derecede negatif etkileyen, mesleksel zaferlerine mani olabilen, hatta kimilerinin profesyonel işlerini yapamamalarına neden oluyor.

İş vazgeçtiriyor

Stres ve yoğun iş temposu fazla terlemeyi tetikliyor. Devamlı iş buluşmaları ve çok fazla bireyle temas eden bireyler için fazla terleme meseleyi güvensizlik, özgüven beceriksizliği, saklanma lüzumu, sosyal civarlardan uzaklaşma gibi neticelere neden oluyor. Bu vaziyet ise uzun vadede kariyerlerini negatif etkiliyor. Hastalarımızın çoğu, ‘kimse ile tokalaşamıyorum, günde 2-3 defa gömlek değiştiriyorum, topluluk içine çıkamıyorum’ gibi şikayetlerle bize müracaat etiyor. Birey şayet bu vaziyetteyse tıbbi destek gündeme kazanç. Ruhsal ve vücutsal sıhhate darbe vuran bu rahatsızlık için kesinlikle tıbbi dayanak alınmalıdır. Zira bu mesele bir müddet sonra bireyin asosyalleşip, içe kapanmasına neden oluyor. Hatta iş tercihlerini etkiliyor. Başka insanlarla fazla bağlantıya girmeyi gerektirmeyen daha fertsel çalışabilecekleri işlere yöneliyorlar.

Yalnızca sosyal yaşama ya da kariyeri negatif etkilemiyor fazla terleme. Duygusal ilişkileri de sekteye uğratabiliyor. Elleri terlediği için el ele alevlenmekten çekiniyorlar ve yeni bir ilişkiye başlamalarını güçleştiriyor.

Kalıcı çözüm cerrahi

Fazla terleme meselesini en kalıcı ve aktüel rehabilitasyon usulü, klipsli ETS Endoskopik Torakal Sempaktektomi’dir. Takribî bir saat süren kapalı operasyon usulü olan ETS ile her iki koltuk altından sırayla sağ, sonra sol taraf beş milimetrelik, minik iki tane delik oluşturacak kesi yapılır. Bu 5 mm’lik kesilerden birinden kamerayla girilip, terlemeye neden olan sempatik zincir bulunur. Etkilenen bölgeye göre el, koltukaltı, surat o asap zincirinin alakalı kısımlarına titanyum klips yerleştirilir. Klipsi yerleştirdikten sonra harekât biter. Operasyonun tesiri; hasta henüz operasyon masasında iken, asabın kesilmesi veya asaba klips takılması ile hemen başlar ilk 10 dk. içerisinde. Hastalar aynı gün taburcu edilip, ertesi gün banyo yapmalarına dahi mani olmayacak bu harekâttan İki gün sonra da bayağı günlük iş yaşamlarına dönebiliyorlar. Zafer oranları yüzde 98-99 etrafında. Karmaşıklık oranı yok denecek kadar az.”

Obezite fazla terleme sebebi

Guatr, obezite, bazı metabolik hastalıklar ve bunların rehabilitasyonu için kullanılan bazı ilaçlar, sempatik asaplardaki etkinliği çoğaldırarak fazla terlemeye neden olabilir. Özellikle coşkulu bireylerde, genç ve orta yaş grubunda daha fazla görülen fazla terleme hastalığında botoks, iyontoferez gibi rehabilitasyon usullerinin geçicidir. Bu usullerle; el, ayak, koltuk altı, sırt ve surat kısmındaki fazla terleme meselesini tamamen çözülemez, geçici müddet eksiltebilir. Ayrıca bu rehabilitasyonların kısa ve orta vadede yinelenmesi gerekmektedir” dedi.

Kalp operasyonu olduktan sonra alınacak temkinler

Kalp operasyonu olduktan sonra alınacak temkinler

Kalp-damar hastalıkları, ülkemizde ve dünyada hayatı tehdit eden en ehemmiyetli sıhhat meseleyi olarak ilk sırada yer alıyor. Kalp hastalıklarının rehabilitasyonunda bir hayli değişik usul kullanılırken, bazı hasta gruplarında operasyon altın standart olarak öne çıkıyor. Memorial Dicle Sağlık Kurumu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Binali Mavitaş, kalp operasyonundan sonrası iyileşmeyi süratlendiren 8 kaide hakkında bilgi verdi.

Sigarayı vazgeçin

Sigara, genel sıhhat vaziyetini bozan en ehemmiyetli etmenlerin başında kazanç. Hastalık veya operasyon sebebiyle sigarayı vazgeçen hastaların iyileşmeye müteveccih ilk adımı attığı unutulmamalıdır. Hatta sigarayı vazgeçmekle kalmayıp, sigara içilen etraflarda dahi bulunulmamalıdır.

Hasta ziyaretlerini kısıtlayın

Operasyondan hemen sonra ve iyileşme yarıyılındaki dikkat edilmesi gereken bir başka mevzu da hasta ziyaretleridir. Sarih kalp operasyonu sonrasında bedenin korunma mekanizmaları bir müddet baskılanır. Bu yarıyılda, hastanın kendini enfeksiyon kaynaklarına karşı gözetmesi gerekir. Yoğun bakımdan çıktıktan sonraki ilk iki ay olası olduğu kadar az ziyaretçi kabul edilmesi önerilir. İlerleyen günlerde ise ziyaretçilerin az rakamda ve ziyaret saatlerinin ise kısa süreli olması ehemmiyet taşır. Bypass operasyonu olmuş bireylerin, nezle ve grip gibi bulaşıcı hastalığı olanlarla aynı etrafta bulunmaması gerekir.

Ağırlık kaldırmayın, kendinizi yormayın

Kalp operasyonundan sonra uykusuzluk ve iştahsızlık gibi gidişatlara tesadüfülebilir, bu cins başkalaşımların özellikle yaşlı hastalarda daha sık ortaya çıkar. Bu ve eşi şikayetler, iyileşme yarıyılının ardından ortadan kalkar. Ancak bu mevzuda hastaya düşen birtakım misyonlar vardır. Misalin; taburcu olduktan sonra hastanın en az altı hafta sırt üstü uyuması, bu yarıyılda ağırlık kaldırmaması gerekir. Operasyon sonrası yapılan günlük etkinlikler ve yürüyüşler sırasında da kendini yormaması büyük ehemmiyet taşır. Zira bireyin efor kapasitesi zamanla çoğalır.

Göğüs kafesini gözetin

Sarih kalp operasyonlarında göğüs kemiği olarak adlandırılan sternum açılır. Dolayısıyla iyileşme yarıyılında göğüs kemiği bölgesini gözetmek gerekir. Bu bölgenin iyileşmesi takribî iki ay sürer. Operasyon sonrası hastaları vasati ilk bir-iki hafta oturup kalkarken dayanak alması ehemmiyetlidir. Sağa ve sola uyumak bu yarıyılda göğüs kemiğinin kaynamasını yasakladığı için iki ay süresince sırt üstü uyunması ehemmiyet taşır. Yataktan doğrulurken, öksürürken ve yürürken göğüs korsesi kullanılarak göğüs kemiği statiklenmelidir. Göğüs korsesini özellikle yaşlı ve kilolu hastalar kullanmalıdır.

Varis çorabını hekimin önerdiği biçimde kullanın

Bacaktan toplardamar alınan koroner bypass hastalarının iyileşme yarıyılında varis çorabı kullanması önerilir. Bu çorap, ayaklarda şişlik olmasını eksiltmek ve yasaklamak için kullanılır. Varis çorabının, sabah yataktan kalkmadan giyilmesi, hekimin önerdiği müddet süresince kullanılması, çorapta buruşukluk veya direnme olmaması, gece uyurken çıkarılması ve uygun ebatlarda kullanımı büyük ehemmiyet taşır. Ayrıca çorabı giyip çıkarmak için gereksinim halinde dayanak alınması gerekir.

Yara yerinin pakliğine itina gösterin

Operasyon olan tüm hastaların en ehemmiyetli kasvetlerinden biri de şahsi hijyen mevzusudur. Kalp-damar cerrahisi sonrası hastalarda da eş kasvetler görülebilir. Hastalar operasyondan bir hafta sonra duş alabilir, ancak banyoda tek başına kalmamalı, yara yerine netlikle lif uygulanmamalıdır. Yalnızca ılık su ve sabun kullanmak yeterli olur. Banyodan sonra ise antiseptik kullanmak ve yara yerini kuru yakalamak ehemmiyet taşır.

Beslenme tekliflerini dikkate alın

Kalp operasyonu geçiren hastaların beslenmesine de dikkat etmek gerekir. Yemekler, az yağlı ve az tuzlu olmalıdır. Kırmızı et yerine, teni alınmış tavuk, hindi veya balık, ana öğün olarak da kepek ekmeğiyle birlikte pirinç, fasulye veya etsiz sebze yemeği harcanması önerilir. Yağsız pişirme usullerinin, başka bir deyişle kızartma yerine haşlama, buğulama, fırın veya ızgara seçim edilmelidir. Etlerin yağlı kısımlarının pişirilmeden çıkarılması, yağsız ya da az yağlı süt ve süt mahsullerinin seçim edilmesi, günde dört-beş kere taze meyve harcanması da dikkat edilecek öbür beslenme kaideleri arasında yer alır. Tabi, şayet hastanın diyabet ve hipertansiyon hastalıkları yoksa belirtilen beslenme kumpasını iyileşme yarıyılı olan ilk 2 aydan sonra uygulaması gerekir.

Hekimin önerdiği biçimde egzersiz yapın

Egzersiz yapmak genel beden sıhhati için çok ehemmiyetlidir. Ancak operasyon sonrası yarıyılda bunun uygulanışına ve hekimin önerdiği biçimde yapılmasına itina gösterilmelidir. Operasyonlu hastaların ilk hafta konutta istirahat etmesi öneri edilir. Ardından dışarıda yürüyüş programının ilk gün 15 dakikayla başlayıp, daha sonra her gün ya da iki günde bir 5 dakika artırılması uygun olur. Yürüyüş yaparken düz yollar seçim edilmelidir. Bu etkinlik bağırsak hareketlerini artırdığı için kabızlığı da önler, akciğer kapasitesini yükselterek daha rahat soluk almayı sağlar, ödemin yaradılışını maniler, kilo hakimiyetini sağlar ve uyku kumpasına takviyeci olur.