İyice makûsa giden yaşamı için 200 kilo verdi

31 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

İyice makûsa giden yaşamı için 200 kilo verdi

Amerika Birleşik Devletlerinin Oregon eyaletinde yaşayan 24 yaşındaki Amber Rachni, 292 kiloya erişerek obezite hudutlarının üstüne çıktı. Fazla kiloları suratından yaşamı kabusa dönen Rachdi, kilolarından kurtulmaya karar verdi ve bıçak altına yattı.

Sıhhatsiz beslenme ve abur cubur yeme alışkanlığı suratından fazla kilo alan genç kız dışarı çıkamayacak hale geldi. Mektebini ve işini de vazgeçmek zorunda kaldı. Amber Rachdi’nin hekimleri “Bu kilolarla 30 yaşına kadar dahi yaşayamazsın” dedi. Bu tanıdan sonra operasyonun koşul olduğunu kavradı.

Operasyon ve kilo verme mücadelelerinin ardından genç kız bütün 200 kilo verdi. son halini sosyal medya hesaplarında paylaşan Amber Rachdi, fazla kilosu suratından yaşamı mahvolan şahıslar için esin kaynağı oluyor.

Otizm genetik değildir

24 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Otizm genetik değildir

İstatistiklere göre bundan 20-30 yıl sonra her iki çocuktan birinin otistik olacağı öngörülüyor diyen Türkiye’de Fitoterapi alanında ilk eğitim alan tıp doktorlarından Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, toplumda hala bu problemin son derece nadir göründüğüne dair bir algı olsa da, tehlike büyük ve beslenmenin etkisi çok büyük diyor.Otizmle, nadir rastlanan genetik bir hastalık olarak 1940’larda başladığını, genetik olmadığının ise yarım yüzyıl sonra anlaşıldığına dikkat çeken Dr. Ümit Aktaş, “Otizm, çevresel toksinler, yiyeceklerin içindeki kimyasallar, DNA’mızın tanımadığı suni yiyecekler ve aşılarda kullanılan ağır metallerle ilişkili bir sorun. Bu toksik saldırı, sağlıksız bir mikrobiyomla birleşince ortaya, birçok farklı faktörün birlikte rol oynayarak beyin fonksiyonlarında bozukluğa yol açtığı bir tablo çıkıyor” diyor.

Doğru bir beslenme modeli ile otistik semptomlar hafifler, hatta tamamen iyileşebilir. Bilinenin aksine, doğru bir beslenme modeli ile otistik semptomların hafifleyeceğini, hatta tamamen iyileşebileceğini belirten Dr. Ümit Aktaş, belirlen teşhis ne kadar erken konmuşsa ve doğru beslenme modeline ne kadar erken geçildiyse tedavinin başarı şansı da o kadar artar diyor.

Dr. Ümit Aktaş’tan Anne Adaylarına 7 Maddede Sağlıklı Çocuk Yetiştirme Önerileri

– Toksinlere maruz kalmayın

– D vitamini eksikliğine dikkat edin

– Sağlıklı yağlardan zengin gıdalar tüketin

– Ciddi bir tıbbi komplikasyon söz konusu olmadıkça normal doğum yapın.

– Diyetinize omega-3 ekleyin

– GDO yemeyin, yedirmeyin

– Beslenme modelini değiştirin, glüten içeren her şeyi kesin.

Otistik semptomların hafiflemesini, hatta bazı durumlarda tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak beslenme modelinin yapıtaşlarını sıralayan öncelikle glutenden uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Pek çok nörolojik ve psikiyatrik problemin arkasındaki esas sorumlunun gluten hassasiyeti olduğunu gösteren birçok bilimsel çalışma olduğuna dikkat çeken Dr. Aktaş, “Otistik çocuklarda çölyak hastalığının daha sık görülmesi kesinlikle bir tesadüf değil. Otizm teşhisi konmuş bir çocuğun diyetinden ilk çıkarılması gereken şeyler makarna, ekmek, börek, çörek gibi gluten içeren tüm besinlerdir. Otistik çocukların hemen hepsinde bağırsak ve mide problemleri olması da sürpriz değil. Bu yüzden çocuğa bağırsak florasını iyileştirecek bir beslenme modeli uygulanmalı, fermente gıdalardan zengin bir diyet ve probiyotik takviyeleri tercih edilmeli.Otizmle savaşta, süt ve süt ürünleri beslenme modelinden tamamen çıkartılmalı, probiyotik takviyesi, turşu ve sirke gibi seçenekler tercih edilmeli, mevsiminde sebzeler yenmeli ve işlenmiş, paketlenmiş tüm yiyeceklerden uzak durulmalıdır” diyor. Otistik bir çocuğun beslenme modelinde şeker kesinlikle yer almamalı diyen Dr. Aktaş, otizm teşhisi konmuş tüm çocuklara ilk yapılması gereken şeyin ağır metal testi olduğunu vurguluyor.

Dr. Ümit Aktaş’tan Otizmle savaşta oluşturulacak beslenme modelinde mutlaka bulunması gerekenlere dair öneriler:

– Mevsiminde her türlü taze sebze

– Ev turşusu

– Paça çorbası, işkembe çorbası

– Kemik suyu. Hazırlanıp derin dondurucuya konularak, her yemekte kullanılmalı

– Kaya tuzu (kararında kullanılacak, rafine tuz kullanılmayacak)

– Saf sızma zeytinyağı- her gün en az 10 yemek kaşığı

– Hakiki köy tereyağı – her gün en az 3 yemek kaşığı

– Organik Hindistan cevizi yağı (coconut oil) – her gün en az 1 yemek kaşığı

– Deniz balığı (mevsim balığı)

– Kırmızı et (merada yayılmış hayvan eti)

– Karabuğday (greçka)

– Kinoa

– Her türlü kuruyemiş (kavrulmadan yenilecek)

Genç yaşta unutkanlığın 10 nedeni

11 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Genç yaşta unutkanlığın 10 nedeni

Sıhhatsiz beslenme alışkanlıkları, uyku bozuklukları, vitamin noksanlıkları ve bunalım… Genç yaşlarda da sıklıkla görülmeye başlayan unutkanlık meselesine yol açan bu sebeplerin yanı gizeme, ciddi hastalıkların bir bulgusu olarak da unutkanlık ortaya çıkabiliyor. Memorial Dicle Sağlık Kurumu Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Birsen Aydın, genç yaşlarda görülen “hafıza işlev bozukluğu” nun sebepleri hakkında bilgi verdi.

Güçlü bir hafıza için bilgi ve hünerler yenilenmeli

Unutkanlık, bellekte depolanan bilgi ve deneyimlerin geri çağırılmasında yaşanan eforluklar olarak belirlenebilir. Beyinde takribî elli milyar kadar hücre bulunmaktadır ve bu hücreler birbirleriyle aralıksız bağlantı halindedir. İnsan ihtiyarladıkça beyin de ihtiyarlar ve hücre kaybına uğrar. Bilgi ve hünerler aralıksız yenilendiğinde ve yinelendiğinde, bellekte kalması ve andırılması daha basit olur. Aksi takdirde kullanılmayan bilgiler hafızadan zamanla silinir.

Uslu telefon ve bilgisayar kullanımı hudutlandırılmalı

Unutkanlıklar şahsın günlük hayat etkinliklerini, performansını ve sosyal kumpasını bozmadığı sürece büyük bir mesele yaratmaz. Ancak bunlardan birinde aksama olduğunda, meseleler başlar. Unutkanlık genellikle ileri yaş meseleyi olarak görülse de günümüzde artık genç yaşlarda da sıklıkla tesadüfülmektedir. Bunun en büyük sebebi, geçenlerin uslu telefon ve bilgisayarla çok fazla müddet geçirmesinden kaynaklanmaktadır.

Kolay şeyleri unutuyorsanız check-up yaptırın

Unutkanlık bazen sinsi bir biçimde başlar ve erken yarıyıllarda, hasta ve yakınları tarafından fark edilmeyebilir. Kolay şeyleri unutma, ilerleyen zamanlarda şahsın öğrenişsel işlevlerde bozulma ve günlük hayat etkinliklerinin etkilenmesine yol açar. Unutkanlığın erken fark edilmesi, rehabilitasyon zaferi için çok ehemmiyetlidir. Şahsın kolay şeyleri unuttuğunu fark etmesi gidişatında zaman kaybetmeden bir check up yaptırması bereketli olacaktır. Check up’da hafıza performans ölçümü yapılır ve bu da, ileride oluşabilecek hafıza bozuklukları için referans olup erken tanıyı sağlayacaktır.

Alzheimer genç yaş hastalığı değil

Genç yaşlarda unutkanlığa yol açan sebeplerin tamamı ileri yaşlarda da unutkanlık sebebi olabilir. Ancak, yalnızca ileri yaşlarda görülen ve unutkanlığa taban hazırlayan Alzheimer ve frontotemporal demans gibi bazı hastalıklar, genç yaşlarda unutkanlığa yol açmaz.

Gençlerde unutkanlığa yol açan sebeplere dikkat

– Bilgisayar ve uslu telefonların yoğun kullanımı

– Bunalım, evham bozukluğu, stres

– Afaki bir hayli bilgi

– Uyku bozuklukları

– B12-D3 vitamin ve folik asit noksanlıkları

– Tiroid hormon bozuklukları

– Kafa travmaları

– Kumpassız hayat stili

– Yanlış beslenme alışkanlıkları ve etrafsal toksik maddelere maruz kalma

– Kitap okuma alışkanlığının olmaması