Klima mikrobuna dikkat

Klima mikrobuna dikkat

Yaz aylarında özellikle mevsim klasiklerinin üzerinde izleyen bunaltıcı sıcaklıklar klima kullanımını da artırıyor. Klima tesirli bir ferahlama usulü olsa da şuursuz ve devamlı kullanıldığında klimadan kaynaklanan hastalıklar da çoğalıyor. Uzm. Dr. Şafak Göktaş, en ehemmiyetli klima hastalıklarından Lejyoner Hastalığı’na neden olan Legionella Pneumophila adlı bakteriye karşı uyarıyor. Klima sistemlerinin sorgulanması ve pakliğinin kumpaslı yapılması, sıhhat açısından büyük ehemmiyet taşıyor.

Lejyoner Hastalığı nedir?

Lejyoner Hastalığı, akciğerin Legionella Pneumophila bakterisi ile iltihaplanması sonrası ortaya çıkıyor. Bu bakterinin klimaların sistemlerinde uygun ısıda ve nemde artarak dağıldığını söyleyen Uzm. Dr. Şafak Göktaş, otellerde, sağlık kurumularda, plazalarda kısacası klimanın yoğun olarak kullanıldığı her civarda salgına neden olabileceğinin altını çiziyor. Legionella Pneumophila bakterisi akciğere eriştiğinde atipik zatürreye neden oluyor. Öbür zatürrelerden ayırt faktörün basit olmadığı Legionella Zatürresi, vefatla bile sonuçlanabiliyor.

Nasıl korunabiliriz?

Legionella Pneumophila bakterisi, ılık ve serinkanlı sularda ürüyor. Yaz aylarında ortaya çıkan salgınlar ise genellikle klima kullanımıyla ilişkili oluyor. Bu surattan, klima sistemlerinin sorgulanması, mikroplardan temizletilmesi, soğutucu ve su kuruluşlarının bakımı bakterilerin artmasını sınırladığı için önemsenmesi gereken noktalardan. Klimaların teknik bakımlarının doğru ve kumpaslı olarak yapılmasının bakterinin bulaşma olasılığını düşürüyor. Dr. Göktaş; “Civar dezenfeksiyonu ve bakteri suda üreyebildiği için kullandığımız su sistemli çalışan mahsullerin bakımlarının yapılması ehemmiyetlidir. Afaki ve fazla klima kullanımından sakınmak gerekir. Bu hastalık baskılanmış fertlerde daha şiddetli izleyeceği için orta yaş ve üzerinde olanların, sigara içenlerin, kronik akciğer hastalığı olanların, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, AIDS ve kanser hastalarının özellikle dikkat etmesi ve klima bulunan civarlardan muhtemel olduğunca uzak durması gerekiyor.”

Hastalığa yalnızca semptomlara sabrederek teşhis koymak basit olmadığı için, bazı laboratuvar testleri yaptırmak gerekiyor. İdrarda ve kanda Legionella bakterisinin antijen, antikor veya direk olarak kendisini arayan emin laboratuvar testleri bulunuyor.

Polenler sinüziti tetikliyor

Polenler sinüziti tetikliyor

Erken yarıyılda en sık burun tıkanıklığı, surat ve baş sızısı, burun ile geniz akıntısı gibi yakınmalarla kendini muhakkak ediyor. Kronikleşirse mesele daha da şiddetleniyor ve bu tabloya baş sızısı, geçmeyen surat sızısı ve koyu renkli burun akıntısı eşlik ediyor. Bunların yanı gizeme ağız kokusu ve öksürük gibi meselelere de neden olabiliyor. Hastanın hayat niteliğini oldukça düşürebilen bu hastalığın ismi; sinüzit! Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından sinüslerin ağızlarının tıkanması neticeyi oluşsa da daha pek çok faktör sinüzite yol açabiliyor.

Misalin bahar ve yaz aylarında polenler de sinüziti tetikleyerek alerjik riniti olan hastalara sanki kabus yaşatabiliyor. Dr. Naser Dadaşzade alerji kaynaklı sinüzitin rehabilitasyon edilmezse kronikleştiğine dikkat sürükleyerek, “Bu sebeple polenlere maruz kalmaktan sakınmalı. Bunun için de alerjik bünyesi olan şahısların, polenlerin en çok yoğun olduğu 05.00 – 10.00 saatleri arasında zoraki kalmadıkça dışarı çıkmamaları bu olası değilse maske ile gözlükle korunmaları koşul” diyor.

Sinüzite yol açan öbür faktörler

Virüs

Sinüs enfeksiyonuna en sık adenovirüsler, bir başka deyişle üst solunum yolları hastalıklarına neden olan bir grup Deoksirübo Nükleik Asit virüsü yol açıyor. Adenovirüsler daha çok sinüs ağzı yollarında ödeme yol açtıkları için sinüzit oluşturma tehlikeyi daha fazla oluyor. Dadaşzade, salgınlardan korunmak için zorunlu ihtiyatları almanın ve grip için senelik hazırlanan aşıları yaptırmanın hastalık tehlikesini eksilttiğini belirtiyor.

Alerjik rinit

Aralıksız ve mevsimsel görülen alerjik rinitler yüzde 10-20 oranında sinüzite yol açıyor. Alerjiye bağlı burun mukozasının ödemi konkaların şişmesine ve burun hava yolunun daralmasına neden oluyor. Bunun neticesinde sinüs ağzı yolları daralarak viral ve bakteri enfeksiyonunu çoğaldırıyor. Özellikle mevsimsel alerjide çok kısa müddette süratli bir ödem oluşuyor ve burun içi mukozası tepkini reelleşiyor. Hapşırıkla beraber nazal tıkanıklık ile ödem çoğalıyor, bu vaziyet de bakterilerin basitlikle artmasına taban hazırlıyor.

Deviasyon

Burundaki kıkırdak, kemik ve konka gibi anatomik yapının burun pasajını daraltması neticeyi, alerjide olduğu gibi, sinüs ağzı yolları daralarak sinüslerde enfeksiyona neden olabiliyor. Bayağıda nazal pasajdan geçen hava, konkalar tarafından arınılıyor ve ısısı bedene uygun hale getiriliyor. Ancak deviasyon varlığında havanın nazal pasajdan geçememesi neticeyi sinüslerin havalanması bozuluyor, bunun neticesinde da sinüzit tetikleniyor.

Polip

Alerjik rinitin neden olduğu ve burun mukozasından kaynaklanan polipler sinüs ağzı ile burun pasajını daraltarak sinüslerin enfeksiyonunu başlatabiliyorlar. Poliplerin salgıladığı sekresyonlar burun ile sinüslerin mukozasını kapladığı için burundan hava alma eksiliyor ve koku hücrelerinin reseptörlerinin üzerini örttüğünden koku alma eksilmiş olur.

Burundaki büyük konkalar

Burun içindeki yapılar olan konkalar büyük olduklarında yeniden burun pasajını daraltarak sinüs ağzı yollarında tıkanıklık ve buna bağlı olarak sinüslerde enfeksiyonlara yol açabiliyorlar.

Reflüden bağışık sistem yetmezliğine

Bağışıklık sistem yetmezliği, gastroözofajial reflü ve kistik ribrozis gibi faktörler de seyrek de olsa sinüzite neden olabiliyorlar. Bunların yanı gizeme üst dişlerin bazı enfeksiyonları ve rehabilitasyonları da sinüzite taban hazırlayabiliyor.

Grip deyip geçmeyin

Grip deyip geçmeyin

Yurt genelinde grip influenza hadiselerinde çoğalış yaşanıyor. Son günlerde herkes öksürükten, boğaz sızısından ya da burun akıntısından yakınıyor. Çoğunlukla bu bulgulara halsizlik, adale sızısı ve baş sızısı da eşlik ediyor. Böyle olunca mevsim itibariyle akla gelen ilk hastalık ‘grip’ oluyor. Günlük yaşamımızı bu kadar çok etkileyen hatta sağlık kurumuna uyumamıza bile neden olabilen grip nedir?

Bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan grip, hafif görülebileceği gibi çok ağır da izleyebilir. Hastalık sizi yatağa düşürmeden bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirmeniz ehemmiyetli. Tutulma gidişatında hastalığı en hafif biçimde sıçramaya çalışmanın yollarını aramak gerekir. Amerikan Sağlık Kurumu Enfeksiyon Hastalıkları Kısmı Dr. Şiran Keske çocuk, genç ya da yaşlı ayırmadan gelen gribin salgın halinde dağıldığını vurgulayarak, çok basit ve süratli bulaştığını belirtti. Dr. Şiran Keske, virüsün bulgularını, nasıl bulaştığını ve rehabilitasyon sürecini anlattı.

grip

Grip bulguları ve belirtileri nelerdir

Ani başlangıçlı ateş, öksürük, boğaz sızısı, burun akıntısı, eklem sızısı, adale sızısı, baş sızısı, halsizlik gibi şikâyetler görülür. Özellikle daha ufak yaştakilerde bulantı, kusma ve ishal de görülebilir.

Grip nasıl bulaşır

Virüs çoğunlukla hastalanan bireyin öksürmesi, aksırması ile veya konuşması sırasında sekresyonlar aracılığıyla yakın mesafedeki şahıslara 1,5-2 metre bulaşabilir. Ayrıca virüsün bulaştığı yüzeyler, çarşaflar, giysiler ve ellerle temas sonrası da virüs bulaşabilmektedir.

hasta

Bulaştırıcılık süresi ne kadardır

Bulaştırıcılık, bireyde hastalık bulguları ortaya çıkmadan 1 gün evvel başlar ve şikâyetler başladıktan sonra 5-7 gün devam eder. Bulaştırıcılığın azami olduğu yarıyıl, hastalığın ilk 3-4 günüdür. Bağışıklık sistemi cılız olan bireylerde bulaştırıcılık süresi daha uzun sürebilmektedir.

Hastalığın kuluçka süresi ne kadardır

Virüsün bulaştığı bireyde hastalık bulguları, virüs bulaştıktan 1-4 gün sonra başlar vasati 2 gün.

Gribe bağlı karmaşıklık büyüme tehlikeyi yüksek olanlar

– 5 yaş altı çocuklar özellikle 2 yaş altı çocuklar,

– 65 yaş ve üzerinde olan hastalar,

– Hamileler ve doğum sonrası ilk 2 haftalık yarıyılda olanlar,

– Obezler,

– Uzun yarıyıllı hasta bakım konutlarında ve huzur konutlarında kalanlar,

– Kronik hastalığı olanlar astım, kronik akciğer hastalığı, diyabet, nörolojik hastalıklar, kan hastalıkları, böbrek hastalıkları, kronik kalp hastalığı olanlar, metabolik hastalıklar, bağışıklık sistemi zayıflamış hastalar AIDS, kanser, kemoterapi alanlar vb., 19 yaş altında olup kumpaslı olarak aspirin kullanan hastalar.

grip aşısı

Gribin önlenmesi

– En tesirli yol, her sene influenza aşısı yaptırmaktır. İnfluenza aşısı 6 aylıktan itibaren herkese yapılabilir. İnfluenza, özellikle yukarıyada belirtilen tehlike grubunda yer alan bireylerde çok ağır, hatta ölümcül izleyebilmektedir. Bu sebeple aşı, özellikle tehlike grubundaki şahıslar için önerilmektedir. Ancak isteyen herkes aşı olabilir.

– Aşının kuzey yarımküre için Ekim ayında tek doz olarak yaptırılması önerilir, ancak daha geç yarıyılda da uygulanabilir.

– Aşının 4 influenza virüs tipine karşı tesirli olan yeni bir formu geçtiğimiz seneden itibaren kullanılmaktadır. Yumurtaya karşı ciddi alerjisi olan bireylerin influenza aşısı yaptırması önerilmez.

– Aşıya ek olarak, günlük yaşamda öksüren, ateşi olan, burun akıntısı olan bireylerden uzak durmak ve sık el hijyeni uygulamak da hastalığın bulaşmasını önlemek için önerilen günlük tavır ve tutumlardır.

grip

Gribin karmaşıklıkları nelerdir

Viral pnömoni zatürre, bakteriyel pnömoni, kulak enfeksiyonları ve sinüzite yol açabilir. Kalp yetmezliği, astım veya diyabet gibi kronik hastalıkların daha da makûslaşmasına neden olabilir.

Gribin rehabilitasyonu nasıl olmalı

Rehabilitasyonda kullanılabilen antiviral ilaçlar mevcuttur. Antivirallerin hastalık başladıktan sonra ilk 48 saat içinde uygulanması gidişatında daha faal olduğu öğrenilmektedir. Bu sebeple hem hastalık zamanının kısalması hem de bulaştırıcılığın eksilmesi için antiviral rehabilitasyonun olabildiğince erken başlanması önerilir. Ancak sıhhat merkezine geç müracaat eten şahıslara da antiviral ilaçlar başlanmalıdır. Rehabilitasyon süresi 5 gündür. İnfluenza hastalığı olan biriyle yakın temasta bulunan şahıslar için de hastalığın önlenmesi emeliyle anti-viral ilaçların verilmesi önerilir.

Kalp sıhhatiniz için teklifler

21 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kalp sıhhatiniz için teklifler

Kalp Haftası dolayısıyla konuşan Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır İçerenköy Sağlık Kurumu Kardiyoloji Kısım Başkanı Prof. Dr. Timur Timurkaynak kalbi gözetecek altın tekliflerde bulundu:

– Kalp sıhhatiniz için otomobilinizi konuttan uzakta park edin. Asansörlü yerine kalp arkadaşı merdivenli konutları seçim edin. Kalbinizi besleyen damarlarınızı, tuz, şeker ve sigara gibi makûs alışkanlıklar ile tıkayarak, kalp hastalıklarına davetiye çıkarmayın.

Kalp hastası

– Çağımızın iki büyük salgın hastalığı var. Birincisi kalp hastalığı. Sağlık şuuru yüksek insan kalp hastası olmaz. Kimler kalp hastası olma tehlikesini taşıyor sualinin yanıtı, ne yapmamız gerektiğini bize anlatıyor. Tansiyonunuz yüksek, şeker hastasıysanız, kolesterolünüz yüksek, spor yapmıyor ve kilolu iseniz, bir de bunlara ek olarak sigara içiyorsanız kalp hastası olmamanız bir mucizedir. Bu bahsedilen nedenler herkesin basitlikle önleyebileceği ve hakimiyet edebileceği tehlikelerdir.

Alzeimer

– Öte yandan kalp hastalığı kadar salgın bir öteki hastalık da alzheimer, öğrenilen öteki ismi ile vasküler demans bunamadır. Ömür uzadıkça alzheimer tehlikeniz de çoğalıyor. Kalp damarlarınızı için ne hasarlıysa beyniniz için de aynı şeyler hasarlı. Başka Bir Deyişle, yüksek kolesterol, hakimiyetsiz hipertansiyon, diyabet, sigara, obezite. Kalbinize iyi bakarakbir taşla bir hayli kuş vurmuş oluyorsunuz. Bu kuşlara kanserden korunma da dahil. Sağlık şuuru yüksek insan hem kalp hastalığından hem felçten hem böbrek yetmezliğinden hem de alzheimerdan korunur.

Kalbinizi gözeten altın teklifler

Damarlara fazla yüklenen tuz ve şeker kalbi yoruyor: Beden kitle endeksi, 25’in üstünde ve bel bölgesinde yağlanma olması tam “makûslukların anasıdır”. Kilo,insülin mukavemetini tetikliyor;insülin mukavemetinin başlaması ile birlikte tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği başlıyor ve kalp hastalığının ilk esası atılmış oluyor. Damarlarımız içinde basmakalıptan fazla şeker, tuz, kolesterol bulunursa kalp hastalığı kaçınılmaz hale geliyor.

Bir dal ile bir koli arasında fark yok: Önlenebilir vefatların en ehemmiyetli sebebi sigara. Günde bir adet içmek ile bir koli içmek arasında bir fark yok tehlike açısından.

Reçetesiz rehabilitasyon spor: Tüm bunları yasaklamak elimizde ve çok eforlu bir silahımız var; spor. Spor kilonuzu hakimiyet ederek insülin mukavemeti, diyabet, hipertansiyon ve hiperkolesterolemiyi önleyen çok güçlü bir silah. Hem parasız hem sıhhatli hem de reçetesiz. Sporu hayat stili olarak özümsemiş bir insan tüm uzuvlarını gözetmeye başlamış demektir.

Otoparkınız konuttan uzak olsun: Sağlıklı bir kalp için hareket etmemiz gerekiyor. En sıhhatli ve en ucuz spor tempolu yürüyüştür. Haftanın en az 5, muhtemelse 7 günü 35 dakikadan azıcık daha fazla tempolu yürümek gerekiyor. Ya da teknolojinin sayesinde adımlarınızı sayarak günde 10 bin adım. Arabanızı konutunuza ya da iş yerinize iki durak uzakta vazgeçin ve yürüyün.

Asansör yerine merdiven: Tam gün işyerindeyim ne zaman spor yapabilirim ki diyorsanız, işte çözüm: Merdivenler kalp arkadaşıdır. Asansör kullanmayın, merdivenleri seçim edin. Odanızda saatte bir 5 dakika ileri geri yürüyün. Hareketli olmak ömür uzatıyor unutmayın. Bu hareketler hem size enerji tükettirerek cılız yakalıyor, hem kalbinizin performansınızı artırıyor. Ayrıca efor yaptığınız zaman oluşabilecek göğüs sızısı erken ihtar sistemi olarak sizi bir kardiyoloğa yönlendiriyor. “Yokuş çıkarken göğsüm ağrıdı” diye gelen hastaları, hemen tahlile alıyoruz.

Kendinizle yarışın: Kalp için yapılacak ikinci spor yüzmedir. Futbol ise muhakkak bir yaştan sonra başlamak için uygun bir spor değil. Kalp sıhhatiniz için rekabetçi sporlardan kaçının.

Sporu akdeniz mutfağı ile taçlandırın: Sporun olmaz ise olmazı ise sıhhatli beslenmek. Sağlıklı beslenmek demek fantastik bir mutfak olan Akdeniz – Ege mutfağı ile beslenmek demek.