Proloterapi nedir?

26 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Proloterapi nedir?

Yapısı bozularak dejenere olan bağların, eklemlerin, tendonların ve yumuşak dokunun kendisini yenilemesi için uygulanan proloterapi rehabilitasyonu ile eforunu kaybeden dokular daha önceki sıhhatine kavuşuyor, bu sayede hastaların hayat konforunu çoğalıyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Fizik Rehabilitasyon ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu, proloterapi hakkında bilgi verdi.

Aşınmış eklemler, hücre ve dokular yenileniyor

Proloterapi, zayıflamış, aşınmış, aşınmış, zararlanmış, hafiflemiş ve eforunu kaybetmiş tendon, ligament ve eklemlere hücre ve doku yenileyici ve tahriş edici olan çözeltilerin enjeksiyonu ile bu dokularda yenilenme, artma oluşturarak bu dokuların yenilenmesini ve daha önceki eforuna kavuşmasını kasteden bir rehabilitasyon usulüdür. Enjekte edilen solüsyonlar eklemde, tendonların adalelerle birleşme yerlerinde, tendonların ve ligamentlerin kemiklere yapışma yerlerinde enflamasyon oluşturarak bu dokuların yenilenmesini ve kuvvetlenmesini sağlamaktadır. Bu süreç bedenin iyileştirici mekanizmalarını harekete geçirerek tendon, ligament ve kıkırdaklarda yenilenme alana getirmektedir. Ayrıca eklem, tendon, ligament ve adalelerde büyüyen sızılı gidişatlar rehabilitasyonunda da kullanılmaktadır.

Seans hastaya göre tanımlanır

Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, zararın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik belirti, obezite, sigara ve içki kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme müddetinin uzamasına neden olmaktadır. Çoğu hasta için 4-6 seans yeterliyken bazı hastalar 1-2 seansta anlamlı düzelmeler göstermektedir. Bazı hastalarda ise pozitif netice almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir. Seans zamanları ise enjeksiyon bölgesinin büyüklüğüyle tanımlanmaktadır.

Hastanın kendi kanından da yapılabilir

Hastadan alınan kanın operasyona sokulması neticeyi ile elde edilen PRP kök hücre veya CGF konsantre sihrime etmeni solusyonu kullanarak da proloterapi yapılabilmektedir. Proloterapi ile diz eklemine, eklemlere PRP uygulaması tek noktada yapılır enjeksiyona göre PRP’yi tam diz eklemine yayarak tesirini artırmak olasıdır. Proloterapi sonrasında hastaya özel egzersiz programı uygulanmaktadır. D vitamini eksikliği varsa, proloterapinin faalliğini artırmak için kesinlikle destek yapılmalıdır. Hastalara uygulanan ilk seanstan 3 hafta sonra muayenehane düzelmeler görülmeye başlamaktadır. Bazen birkaç seans uygulama sonrası da iyileşme görülebilmektedir.

Proloterapi pek çok hastalıkta uygulanıyor

Proloterapinin uygulanabileceği pek çok hastalık vardır. Bu hastalıklar şöyle sıralanabilmektedir:

1. Eklem gevşeklikleri ve efor kaybı

2. Adale ve tendonların işlev yapamadığı hastalıklar

3. Tendon ve bağlarda görülen uzun süreli sızılar

4. Yumuşak doku ödemi bursit ve kireçlenmeler

5. Boyun kaynaklı baş sızıları

6. Bel sızıları, fıtık ve kireçlenme

7. Boyun sızıları, sırt sızıları fıtık ve kireçlenme

8. Omurgada, göğüs kafesinde ve kaburgalarda geçmeyen adale ve bağlarda sızıları

9. Topuk dikeni ve taban adalesinde gerilmede

10. Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen sızılar

11. Kuyruk sokumu sızısı

12. Osteitis pubis

13. Menüsküs aşınmaları

14. Diz sızıları

15. Tenisçi ve golfçü dirseği

16. Bel kayması

17. Karpal tünel belirtiyi.

18. Kemik dokusunun noksan kanlanması sebebiyle zarar görmesinde

19. Mat omuz.

20. Omuz sıkışma belirtisinde

Ozon terapisi kronik bitkinliğe birebir

Ozon terapisi kronik bitkinliğe birebir

Tıpta pek çok hastalığın iyileşme sürecinde tesiri olan ozon terapisinin özellikle hastanın enerjisini ve öğrenişsel seviyesini pozitif etkilediği için ileri yaşlarda daha bereketli neticeler verdiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Sadi Kayıran, “Ozon terapisi pek çok hastalığın rehabilitasyonunda gözle görülür verimli neticeler verirken, aynı zamanda mevzubahisi hastalıkların oluşmasını önlemede de ciddi bir rol üstleniyor” söylemesinde bulundu.

Oksijen atomundan oluşan ozonun özellikle iyileşmeyen yaralar, diyabetik ayaklar, dolaşım bozuklukları ve kronik bitkinlik gibi vaziyetlerde kullanıldığını anlatan Dr. Sadi Kayıran, “Ozonlama, takribî surat yıldır öğrenilen bir teknoloji olmasına karşın bedeli daha yeni anlaşılıyor” dedi. Sağlıklı fertlerin de beden antioksidan kapasitelerine göre senelik ozon dozu üzerinden emin rakamda seansa girilebildiklerini belirten Dr. Kayıran, “8-10 seanslık bir rehabilitasyonun ardından ayda bir ya da iki ayda bir andırdırma dozuyla zinde kalmak muhtemel oluyor. Dolayısıyla ozon terapisinin sıhhatli fertlerde veya hastalarda, dinç ve devingenlik hali oluşturmak için de uygulanabilen bitirici bir rehabilitasyon usulü olduğunu söyleyebiliriz” biçiminde konuştu.

İyileşmeyen yaralara karşı ozon terapisi

Yüzey ve su pakliğinde kullanılan ozonun aynı zamanda virüsleri ve bakterileri de öldüren bir gaz olarak aşinasının altını çizen Dr. Kayıran, “Bu doğrultusuyla tıp alanında pek çok hastalığın rehabilitasyonunda, gözle görülür verimli neticeler veriyor. Ozon terapisi özellikle kronik bitkinlikte, bağışıklık sistemindeki bazı bozukluklarda, adale ve eklem sızılarında, iyileşmeyen yaralarda, diyabetik ayaklarda, dolaşım bozukluklarında, zona ve herpes gibi meselelerin rehabilitasyonunda ve hepatit eşi virüs hastalıklarının ağır izlediği vaziyetlerde kullanılıyor” dedi.

Rehabilitasyon şahsa özel olarak tasarlanmalı

Atmosferin üst tabakalarında UVB ışınlarının O2’yi O3’e çevirmesiyle oluşan ozon gazının hava lekeliliği yapmadığını, makûs kokuları yok ettiğini, hayat alanlarındaki tozları emdiğini, mikropları can verdiğini, sıhhatli bir civar yarattığını ve insanlara rahatlık ve devingenlik hissi verdiğini anlatan Dr. Kayıran, “Rehabilitasyonun seansları hastalığa göre de değişkenlik gösterirken en az 6 seans olma gerekliliği var. Antibiyotik gibi, bir gün kullanıldığında hiçbir anlamı olmayan bu rehabilitasyonun da en az 6-8 seansı kullanılması ehemmiyetli. Rehabilitasyonun dozu, seansı, seans sıklığı şahsa özel olarak tanımlanıyor” söylemesinde bulundu.

İleri yaşlarda daha pozitif netice alınabiliyor

Ozon terapisinin pek çok hastalıkta kullanıldığı gibi, bazı yaş aralıklarında ve kimi ciddi hastalıklarda kullanılamadığını söyleyen Dr. Kayıran, “Lenfoma gibi kan kanseri cinslerinin bir haylisinde, glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enziminin yetersizliğinden kaynaklı favizm hastalığının rehabilitasyonunda, kanama-pıhtılaşma zamanı bozuk olan hastalarda, T3, T4 ve TSH kıymetleri yüksek olduğunda, hastanın tiroitlerinin çok çalıştığı vaziyetlerde ve kalbin atım eforu yüzde 40’ın altında izlediğinde uygulanmamalı. Rehabilitasyon için önerilen bir yaş hududu bulunmamasına karşın, hastanın enerjisini ve öğrenişsel seviyesini çok pozitif etkilediği için ileri yaşlarda daha bereketli neticeler veriyor” dedi.

Ozon rehabilitasyonunun uygulandığı vaziyetler

– Kronik bitkinlikte, akut enfeksiyonlarda, bağışıklık sisteminin düşkün olduğu vaziyetlerde usul uygulanabiliyor.

– Cemiyette de yaygın bir hastalık olan genital uçuktan sonra ortaya çıkan sızılarda uygulanan ilk terapiden sonra, sızıda 36-48 saat içinde yüzde 70 oranlarında gerileme görülüyor.

– Diyabetik ayakta ozon terapisinden sonra iyileşme süratinde bir hafta içinde yüzde 42 çoğalış gözlemlenebiliyor.

– Yanık rehabilitasyonlarında da kullanılabilen ozon terapide 2. ve 3. derece yanıklarda 4. haftadan sonra ciddi iyileşmeler gözlemleniyor.