Diş sızısının 10 natürel çözümü

Diş sızısının 10 natürel çözümü

Diş sızısının kesin çözümünün diş doktoruna gidip profesyonel takviye alıp rehabilitasyon olmayı gerektirdiğini söyleyen Dt. Selçuk Özbölük, “Ancak hekime gidinceye kadar sızıyı gevşetmede bazı natürel çözümler uygulanabilir, bu çözümlerin geçici olduğu unutulmamalıdır. Oruçluysanız ve dişiniz ağrıyorsa ağrıyan diş bölgesine soğuk kompres uygulaması geçici olarak sızıyı rahatlatır. Ancak kesinlikle bir diş doktoruna görünmek gerekir” dedi.

Dt. Selçuk Özbölük sızıyı gevşetmede uygulanabilecek natürel çözümleri şu biçimde sıraladı:

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Stres diş gıcırdatmasını tetikliyor

Stres diş gıcırdatmasını tetikliyor

Hayatımızın üçte birini uykuda geçirdiğimiz düşünüldüğünde, uykunun insan aklı ve vücudu için ne kadar ehemmiyetli olduğuna değinen Dr. Selçuk Özbölük, “Gün boyu kent yaşamı veya iş yaşamına bağlı yaşanan stres, balanssız beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik uyku bozukluklarına neden olabiliyor.

Bu uyku bozukluklarından bir tanesi de uykuda diş gıcırdatma olarak öğrenilen ‘Bruksizm’. En sık görülen uyku bozukluklarından biri olan ‘Bruksizm’, uykuda konuşma ve horlamadan sonra 3. sırada karşımıza çıkıyor” dedi.

İçki, sigara ve kafein diş gıcırdatmayı çoğaldırıyor

Uyku esnasında oluşan eforlu çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma vakayı olarak belirlenen bruksizmin görülme sıklığının %20’lere kadar eriştiğini söyleyen Dr. Özbölük, “Bruksizm mevzusunda yapılan araştırmalar; horlama ve uyku apnesi gibi gidişatların dişlerini gıcırdatan şahıslarda daha çok görüldüğünü gösteriyor. Fazla duygusal hassasiyet, asap, stres, vesvese, balanssız beslenme ve hareketsizliğin yanı gizeme fazla ölçüde harcanan içki, sigara ve kafein uykuda diş gıcırdatmayı çoğaldırıyor” diye konuştu.

Bruksizm, uyku bozukluklarında 3. sırada geliyor

Diş sıkma ve gıcırdatmanın gece veya gündüz oluşabilen istemsiz bir etkinlik olduğu ancak bu gidişatın muhtelif negatif semptomlar ortaya çıkmadan hastalar tarafından genellikle farkına varılmadığını söyleyen Dr. Özbölük; “Diş sıkma ve gıcırdatmanın bir hayli sebebi var ve bu nedenler arasında; stres ve şahsi özellikler, uyku kumpası, uyku esnasındaki solunum bozuklukları, travmatik yaralanmalar, merkezi asap sistemi rahatsızlıkları, yasadışı ilaç kullanımı ekstazi, ilaç rehabilitasyonları seratonin, içki, kafein ve sigara kullanımı gibi etmenler sayılabilir.

‘Bruksizm’, en sık görülen uyku bozukluklarından, uykuda konuşma ve horlamadan sonra 3. sırada karşımıza çıkıyor. Hastalar genellikle diş gıcırdattığının farkında dahi olmuyor. Hasta bize ancak dişlerde hassasiyet, yıpranma, sallanma ve kırılma, diş asaplarında vefat, etraf dokularda yaralanma, çene eklem rahatsızlıkları, baş sızısı ve işlev bozukluğu gibi gidişatlarda geliyor. Hastanın eşi ya da yakınları da bu vaziyetten rahatsız oluyorlar” dedi.

Peki diş gıcırdatmanın çözümü var mı

Diş sıkma ve gıcırdatma rehabilitasyonunun nasıl yapıldığı hakkında bilgi veren Dr. Özbölük, “Uygulanan rehabilitasyon metodu çoğunlukla bireye özel yaptığımız gece plaklarıyla etkinliğin hakimiyet altına alınmasını ve alana gelebilecek patolojik veya fiziksel farklılıkların önlemesini kapsar. Doğru teşhis konulduğu taktirde, bu rahatsızlığın gece plağı kullanımı, hasta eğitimi ve gerek dinlendiğinde fizik ve ilaç rehabilitasyonu ile hakimiyet altına alınabildiği bilimsel araştırmalarla ispatlanmıştır. Ancak diş gıcırdatmanın altında uyuyan öbür stres kaynaklı problemler için de bir uzmandan destek almalarında fayda var” diye konuştu.

Dişlerinizi gıcırdattığınızı kavramanın yolları

– Sabahları kalktığınızda yanaklarınız ağrıyorsa

– Ağzınızı rahat açamıyorsanız, açtığınızda sızı varsa ve gün içinde de sızı devam ediyorsa

– Kulağa ve başa dağılan sızılarınız varsa

– Ağız açma kapama sırasında güçlüğün dışında klik, klak gibi sesler çıkıyorsa, uykuda dişlerinizi gıcırdatıyor olma olasılığınız çok yüksek.

Ağız kokusu konutlulukları tamamlıyor

Ağız kokusu konutlulukları tamamlıyor

Makûs ağız kokusu başka bir deyişle tıbbi ismi ile Halitozis’in, cemiyetin geneline dağılan bir mesele olduğuna dikkati sürükleyen ve her dört bireyden birinin ağız kokusu problemi yaşadığına değinen Hospitadent Diş Sağlık Kurumu İdare Heyeti Azası Dr. Selçuk Özbölük, “Umursanmayan ağız kokusu, sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları, bademcik cerahati ve diş eti rahatsızlıkları gibi hastalıkların habercisi olabilir. Fertlerin öz güvenlerini kaybetmelerine de neden olan ağız kokusu probleminin rehabilitasyonuna bir an evvel başlanması gerekir” dedi.

Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşiklerin ağız kokusunu oluşturduğunu söyleyen Özbölük, “Muhakkak hastalıkların habercisi olduğu gibi ağız ve diş sıhhatine gereken ehemmiyetin verilmemesinden de kaynaklanabilen ağız kokusu, sosyal yaşamda fertlerin öz güvenlerini kaybetmelerine neden olup konutlulukları dahi etkileyebiliyor. Cemiyetin geneline dağılan bir mesele olan ağız kokusu her dört bireyden birinde görülüyor” diye konuştu.

Özbölük “Ağız kokusuna neden olan problem teşhis edilmeli ve nedene müteveccih rehabilitasyon uygulanmalıdır. Ağız kokusunu önlemek için kokuya neden olan besin ve meşrubatlardan sakınmalıdır” dedi.

Ağız kokusundan kurtulmanın yolları

Hospitadent Diş Sağlık Kurumu İdare Heyeti Azası Dt. Selçuk Özbölük, ağız kokusundan korunmak için uygulanacak usulleri şöyle sıraladı:

– Ağızdaki tüm diş çürükleri, kırık dolgu veya kron-köprü rehabilitasyon edilmeli, gömük, meseleli dişler çekilmelidir.

– Diş ve diş eti hastalıkları ağız kokusunun en ehemmiyetli sebeplerinden olduğundan ağız tetkiki ve bakımı için diş doktoru kumpaslı olarak ziyaret edilmelidir.

– Takma, dolgu, diş köprüleri aralarına kaçan ve orada kalan besinler makûs kokuya neden olur. Her gece takmaları çıkarmak ve arınmak, sabah tekerrür takmak gerekir.

– Bakteri plakları ve besin artıklarını arınmak için dişlerinizi günde en az iki kez fırçalamak ve her gün diş ipi kullanmak temeldir.

– Ağız kokusunun sebeplerinden biri de dildeki katmanlaşmadır. Bakteri katmanları ve besin atıkları dilin arka tarafında birikir, kısa zaman da bakterilerin yaşamasına ergonomik bir vaziyete kazançlar. Bu sebeple dilimizi fırçalamayı alışkanlık haline getirmemiz gerekmektedir.

– Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en iyi yollarından biri olduğundan sakız çiğnemek ağız kokusunu eksiltmektedir. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgımızı çoğaldırarak ağız pakliğine destekçi olur.

– Ağız kuruluğundan dolayı ağız kokusu olur. Ağız kuruluğuna sebebiyet vermemek için kesinlikle bol bol su içilmelidir. Su içeriği olan meyve ve sebzeler domates, pırasa, çilek, karpuz harcanmalıdır. Maydanoz soluğumuzu natürel olarak arınmada tesirlidir. Kahve taneleri, limon kabukları ağız kokusunu gidermektedir.

– Sigaranın ağız kokusuna neden olduğu besbellidir. Sigara kullanımını eksiltmemiz gerekmektedir.

Tel takmak istemeyenlere müjde

22 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Tel takmak istemeyenlere müjde

Diş hastalıkları rehabilitasyonunda uygulanan yeni teknoloji “Invasilign” usulüyle tel kullanılmadan ağızda besbelli olarak gözükmeyen, elverişli transparan plakalarla muntazam ve sıhhatli dişlere kavuşabilineceğini söyleyen Dt. Selçuk Özbölük, “Teknolojik büyümelere paralel olarak, diş doktorluğunda her geçen gün ortaya çıkan yeni rehabilitasyon usulleri, hastalara rehabilitasyon sürecinde değişik alternatifler sunuyor. Son birkaç yıldır çapraşık dişlerin düzenlenmesinde uygulanan telsiz rehabilitasyon usulü de bunlardan biri. Rehabilitasyon vaktince takılan tellerden estetik olarak rahatsız olanlar bu usulle; aile, iş ve sosyal hayatlarına hiçbir endişe dinlemeden devam edebiliyor” dedi.

“Estetik endişe erişkinleri bu rehabilitasyondan uzak yakalıyor”

Diş tellerinden kaynaklı estetik endişelerin, erişkinleri bu rehabilitasyondan uzak yakaladığını belirten Dt. Selçuk Özbölük, tel ve braket kullanılmadan yapılan “Invasilign” usulü ile bu sualin ortadan kaldırılabildiğini ifade etti.

İnvisalign usulünü; dişlere takılan, çıkarılabilir, ağızda besbelli olarak gözükmeyen bir seri transparan düzenleyici plaklarla, braket ve teller kullanılmadan çapraşık dişlerin düzenlenebilmesini sağlayan bir sistem olarak belirleyen Özbölük şöyle devam etti:

“Transparan düzenleyiciler, dişlerin özel silikonlar ile miktarları alındıktan sonra, üç ebatlı özel bilgisayarlı sistemler dayanağıyla hastanın diş yapısına birebir uygun olarak modelleniyor.”

“Şahsa özel tebessümme tasarımı”

Bilgisayar civarında oluşturulan bu modeller üzerinde dişlere istenilen hareketler verilerek şahsın isteğine göre bitim hali bilgisayar üzerinde tanımlanıyor. Böylece şahsa özel tebessümme tasarımı da yapılmış oluyor. Bu usulle hasta ve doktorun rehabilitasyon neticesinde dişlerin nasıl görüneceğine üç ebatlı modellerde görerek karar verdiğini söyleyen Dt. Selçuk Özbölük, dişlerin çapraşıklıklarına ve istenilen diş hareket ölçüsüne göre rehabilitasyon süresi ve kullanılacak plak rakamının değiştiğini belirtti.

Transparan plaklar ile rehabilitasyonun genellikle iskeletsel çene problemi olmayan, kolay çapraşıklık olaylarda kullanıldığını söyleyen Özbölük şöyle devam etti: “Her bir düzenleyici plak takribî 2 hafta süresince kullanılıyor. İki hafta sonra yeni bir düzenleyici takılıyor. Altı hafta arayla ortodonti uzmanının yapacağı tetkik ile rehabilitasyon süreci yönlendiriliyor. Rehabilitasyon süresi, dişlerdeki çapraşıklık oranına göre 9-15 ay arasında değişiyor. Bu yarıyılda takribî 18-30 adet transparan düzenleyici plak kullanılıyor. Plaklar yalnızca yemek yerken, bir şey içerken ya da diş fırçalarken çıkarılıyor.”

“Ananesel usule göre daha estetik ve konforlu”

İnvisalign usulünün telle yapılan uygulamaya oranla daha avantajlı olduğunu vurgulayan Dt. Selçuk Özbölük, bayağı tel ve braketlere göre en ehemmiyetli avantajının “estetik ve konfor” olduğunu söyledi. Özbölük,”Özellikle ortodontik rehabilitasyon yaptırmak isteyen, ancak braket ve tellerin görüntüsü nedeniyle rehabilitasyonu erteleyen erişkinler bu usulü seçiyor” diye konuştu. Ağız içinde rastgele bir tel veya metal parçası olmadığı için batma ve yara yaradılışının da yaşanmadığını belirten Özbölük şöyle devam etti:

“Rehabilitasyon ananesel tel rehabilitasyonuna göre daha sızısızdır. Ağız hijyeni daha basit sağlanabilir, yeme-içme mevzusunda bayağı ortodontik rehabilitasyonda olan kısıtlamalar olmaz, zira istendiğinde ağızdan çıkarılabilir ve fırçaladıktan sonra tekerrür takılabilir. Konuşmaya negatif bir tesiri yoktur, sunumlarda buluşmalarda çıkartmaya gerek kalmaz. Hakimiyet seansları ananesel rehabilitasyon usullerine göre daha azdır, böylece yurt dışından gelen hastalar için büyük avantaj oluşturmaktadır.

‘Invasilign Usulü’nin avantajları

– Daha estetik ve konforludur.

– Batma ve yara yaradılışı yaşanmaz.

– Daha sızısızdır.

– Ağız hijyeni daha basit sağlanır.

– Yeme içmede kısıtlamalar olmaz.

– Konuşmaya negatif bir tesiri yoktur.

Diş sızısına 10 çözüm

Diş sızısına 10 çözüm

Diş sızısının kesin çözümünün diş doktoruna gidip profesyonel destek alıp rehabilitasyon olmayı gerektirdiğini söyleyen Diş Doktoru Selçuk Özbölük, “Ancak hekime gidinceye kadar sızıyı rahatlatmada bazı natürel çözümler uygulanabilir, bu çözümlerin geçici olduğu unutulmamalıdır, kesinlikle bir diş doktoruna görünmek gerekir” dedi.

Diş Doktoru Selçuk Özbölük sızıyı rahatlatmada uygulanabilecek natürel çözümleri şu biçimde sıraladı:

1- İlk olarak diş fırçalamayı deneyin. Fırçalama çürüğe sıkışmış ve sızıya neden olan yiyecekleri uzaklaştırmaya destekçi olur. Dişlerin dişipi ile arınılması ve fırçalama sızının eksilmesine neden olur.

2- Sirkeli su ve tuzlu su gargarası diş sızılarını kısmen uyuşturur. Dişi bakterilerden pakler şişlikleri eksiltir. Dişeti ve sarih diş çürüklerine dezenfektan tesiri vardır.

3- Diş doktorunuza danışarak sızı kesici ve antibiyotik kullanımı gerekebilir. Antibiyotik kullanımı için kesinlikle diş doktorunuza danışmanız gerekmektedir. Sızıyan diş ısırdığında daha fazla sızıya neden olursa bu iltahaplanmanın göstergesidir.

4- Karanfil yağı veya kuru karanfil asırlardır enfeksiyonu rehabilitasyon etmede kullanılır. Diş sızısına iyi gelen karanfil yağı anestezik ve antiseptik özelliklere sahiptir. Eugenol denilen eforlu bir madde kapsar. Bakteri öldürmeye yarayan bu madde diş macunlarında da vardır. Kuru karanfil ağrıyan bölgeye konup bekletilirse o bölgeyi uyuşturarak sızı hissini eksiltir. Ayrıca antibakteriyel özelliğinden dolayı çürük dişin etrafındaki hasarlı bakterilere tesir eder.

5- Buz uygulaması; ağrıyan diş bölgesine soğuk kompres uygulaması geçici olarak sızıyı rahatlatır.

6- Sarımsak çürük diş üzerinde bekletilerek sızıya neden olan bakterileri yok eder.

7- Çörek otu uyuşturma özelliği yoktur ancak kumpaslı kullanıldığında sızıya neden olan etmenlerin ortadan kalkmasını sağlar. Bedenin bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

8- Buğday çimi suyu; diş etleri ve dişlerdeki enfeksiyonlardan gözeten natürel bir antibiyotiktir. Ağızda bakterilerin çoğalmasını maniler ve diş sızısını eksiltir.

9- Zerdeçal; antibakteriyel ve antiseptik özellikleri sayesinde sızı giderme eforuna sahiptir. Su ile karıştırılıp hamur haline getirilir ve ağrıyan dişin üzerine uygulanır.

10- Karabiber; eforlu bir antibakteriyel ve antienflamatuar özellikleri olan natürel bir antibiyotiktir. Diş sızısının eksilmesinde tesirlidir.