Genç bayanların kabusu: Endometriosis

Genç bayanların kabusu: Endometriosis

Endometriosis, faize çağındaki genç bayanlarda görülen ve çok farklı bulgular verebilen bir hastalık. Sıklığı kesin olarak öğrenilmemekle birlikte, kısırlık yakınması olan bayanlarda yüzde 20-40 oranında tesadüfülüyor. En ehemmiyetli bulgularından biri sızılı adet görme…

Sizi çölyak hastası sanabilirler

Fakat, tanı gecikip, bulgular şiddetlendikçe gidilen değişik uzmanlık alanlarındaki hekimler sizi testlerle doğrulanmasa da çölyak hastası ya da irritabl barsak hastalığı tiroid hormonları bayağı olsa da otoimmun tiroid irini, ya da eklem romatizması tanısı koyup rehabilitasyon etmeye çalışabilirler.

Hekimler tarafından sıçranan en ehemmiyetli endometriosis semptomları…

Ağırlıktaki dalgalanmalar

Endometriosis östrojen bağımlı bir hastalıktır. Yüksek östrojen, düşük progesteron endometriosisin tetikleyicisidir. Anormal endometriotik hücreler özstrojenle gelişir, büyür aynı zamanda sizin faize kapasitenizi de bozar. Bu hormonal başkalaşımlar ağırlıkta da dalgalanmalara yol açar. Ciltte çatlaklar alana kazanç. Estrojen kontrolü kilo çoğalışı ve sellülitlere neden olur.

Besinlere tahammülsüzlük ve yiyecek alerjileri

Endometriosisli bayanların pekçoğu tanı konmadan evvel ya da konduktan sonra, sindirim meseleleri ve karın sızısı yakınmaları sürüklemiştir. Hatta çoğuna “gluten intoleransı” ya da yiyecek allerjisi tanısı konmuş yumurta, soya, süt ve süt mahsulleri menedilmiştir. Natürel bu besinlerin ortak noktası hormonlardır. Endometriosis bedeninizi enfekte ettiğinde aldığınız etrafsal ya da suni östrojenler kendinizi daha makûs sezdirecektir. Bazen yiyecek allerjileri endometriosisin yegane bulgusu ve hakikat semptomu olabilir. Çoğunlukla bu bulgular endometriosisle ilişkilendirilmez, yiyecek allerjisi tek problem olarak görülür.

Düşük magnezyum

Düşük magnezyum seviyesi endometriosis bulgularını şiddetlendirir. Östrojen bedendeki mağnesyumu yiyip bitirir.Vücutta östrojen kontrolü olduğu sürece magnezyum seviyesi bayağıya dönmez. Düşük magnezyum seviyesi sürdükçe, östrojenin uzaklaştırılması güçleşir. Düşük magnezyumun en ehemmiyetli bulgusu yaz kış ısınmayan eller ve ayaklardır.

Kronik sindirim problemleri

Endometriosisin bayan bedeninin farklı yerlerinde ortaya çıkabilir. Sıklıkla yerleştiği yerlerden biri de sindirim sistemidir. Kronik, uzun süren kabızlık yarıyılları, yiyeceklerin hazmedilmesinde eforluk ve hiçbir tanıya eriştirmeyen kolonoskopiler de gerçeğinde endometriosisli bayanların öykülerinde sıkça yer alır. Bu sindirim problemleri adet yarıyılında makûsa giderler. Ağrı ve kabızlık çoğalır. Hakikat vaka, anormal hücrelerin sindirim sistemine de saldırmasıdır.

Sırt ve arka bacak sızısı

Rahim artta yer alan boşlukta yer alan endometriosis siyatik asaba bası yapabilir. Bu bası neticesinde fizyoterapistin ya da masajcının çözüm bulamadığı sırt, bel ve bacak sızıları alana kazanç. Bu sızılar adetten hemen evvel ve adet sırasında şiddetlenir.

Sistit ve idrar yolu enfeksiyonu

Endometriosisli bayanların çoğu genç kızlıklarından beri kronik mesane ya da idrar yolu enfeksiyonundan yakınmaktadır. Bu bulgular endometriosis odaklarının mesaneye yakın olmasındandır.

Sık sık mantar enfeksiyonu geçirme

Endometriosis bağışıklık sistemini yakından ilgilendiren bir hastalıktır. Bu sebeple vajina da ve boğazda mantar enfeksiyonuna çok sık tesadüfülür. Hatta dışkı testlerinde dahi mantar enfeksiyonu görülebilir. Bu da bağışıklık sisteminin zayıflamasının bir bulgusudur. Hormona bağımlı başağrıları da endometriosis neticeyi oluşabilir.

Kısırlık

Çocuk sahibi olmakta eforluk, çoğu kere endometriosisin teşhis edilmesinin en basit yoludur. Özellikle de nedeni meçhul kısırlık hadiselerinde endometriosis kesinlikle akla gelmelidir. Bazen hiçbir yakınma yokken dahi tek belirti infertilitedir. Natürel rehabilitasyonun tasarıyı hastalık şiddetine göre değişmektedir.

Endometriosisle nasıl savaşırım

– İmmun sistemini kuvvetlendir

– Hormon balansını sağla

– Sıhhatli beslen

– Sıhhatini umursa

– Zehirli Maddelerden uzak dur

– Kimyevi tuvalet malzemelerini çöpe at

– Pozitif ol

– Bedeninin sesine kulak ver

Yağ erirken selülit neden erimiyor

21 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Yağ erirken selülit neden erimiyor

Yağ dokusu bedenin bir hayli bölgesinde değişen oranlarda bulunur. Öncelikli olarak uzuvlar için gözetici bir kılıf oluşturur ve enerji ambarı olarak işlev görür. Basmakalıp gıda alımınızı eksilttiğinizde; bedeniniz, otomatik olarak depolanmış yağ rezervini yakmaya başlar. Düşük kalorili perhizlerde bir hayli bölgeden yağ atılırken selülit öbekleri olduğu yerde kalır.

Cildin tabakaları

Stratum corneum: Cildin en üst katmanıdır. Ölü ve can vermekte olan hücrelerin lipid yağ bir çeper ile bir arada yakalanmış halinden alana kazanç. Bu hücreler atıldıkça epidermisin altında yeni hücreler alana kazanç ve üstlerinde ne var ne yoksa iterek ilerler. Stratum corneum’un, konutunuzun çatısı olduğunu düşünebilirsiniz. Tıpkı etrafsal zararlara karşı koruma sağlayan bir kılıf gibi…

Canlı epidermis: Cildin üst katmanıdır, stratum corneum ile altında bulunan cilt katmanını birbirine bağlar. Can Vermekte olan hücrelerin ihtiva ettikleri su ölçüyü gitgide eksildikçe stratum corneum’a doğru ilerler. Bu gidişat güneş ışınları ve öteki etrafsal stres gibi yanaşmakta olan zarar için ehemmiyetli bir korunma usulüdür. Dermis: Bedenin yapı malzemesi olarak öğrenilen lifli materyaller ve öteki maddelerden oluşur. Bir bakıma bedenin geri kalan kısmını temsil eden daha minik bir kısım denilebilir. Kan damarları, asaplar, bağ doku, bezler ve tüy folikülü gibi daha minik organellerin sentezinden alana kazanç. Dermis, cilde elastikliğini verir. Sıhhatli bir dermis; sıkı bir cilt olarak, sıhhatsiz bir dermis ise sarkma ve buruşukluk olarak kendisini gösterir. Dermis şunlardan oluşur: Glycosaminoglycan GAG ismi verilen maddeler; su yakalama yeteneğini geniş miktarda etkileyen yarı katı maddelerdir. Kolajen ve elastin ise dermisin iskeletini oluşturur. Dermisin kerpiç bir konut olduğunu düşünecek olursak; yapı malzemesini oluşturan balçık; kolajen, elastin ise tamı bir arada yakalayan saplı lifler olarak düşünülebilir. Buruşuklukların dolaysız sebebi kolajen ve elastinin zarar görmesidir.

Ten

Dermis katmanının altında sıkışıp kalan, yakıt olarak yakılamayan yağdır. Üzerinde bulunan dermis ve epidermis zarar görür ve cılızlarsa bu yağlar kendini yüzeye doğru itecek ve selülit görünümü alana getirecektir.

Bağ doku katmanı

Beden bileşenlerini birbirinden ayıran lifli materyaldir. Bir bifteği düşünecek olursak; bağ doku katmanı bifteğin yağı ile etini ayıran katmandır.

Basmakalıp yağ

Fazla yediğinizde ortaya çıkar, egzersiz yaptığınızda ise yakıt olarak yakılır. Selülite yol açmaz. Bedenin her yerinde görülebilir ve bunaldığında görünümü pürüzsüzdür. Selülitin aksine cildin içinde değil, altındadır. Beden tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Basmakalıp yağın bedendeki işlevi adaleler, uzuvlar ve iskelet sistemi için yumuşak ve sürtünmeyi yasaklayıcı bir kılıf oluşturmaktır. Bu nedenle yumuşak ve biçimsiz olan yağlar, çevrelediği dokunun üzerinde mücadele sarfetmeden kaymayı muvaffak olabilir.

Rehabilitasyonda yapılan kusurlar neler

Cildin altında bulunan yağ, adaleleri kaplayan yağdır. Tüketeceğinizden daha fazla kalori aldığınızda; yağ birikme yapar ve bu yağlar ancak perhiz ya da egzersiz yaptığınızda yok olur. Uyguladığınız perhiz ya da egzersiz ne olursa olsun, kilo verdiğinizde beden yağ oranınız düşer fakat ölçülebilir bir selülit oranı düşüşü kollanmaz. Bunun sebebi selülite yol açan yağların dermal katmanda hapsolması ve bedenin bu yağları yakıt olarak kullanmamasıdır. Selülit rehabilitasyonlarının çoğunun esas meseleyi; yalnızca cilt ve ten altında katman oluşturan bağ dokulardaki yağları hedeflemeleridir. Bu yaklaşım işe haylaz zira dermal katmandaki yağ, basmakalıp yağın cevap verdiği rehabilitasyonlara aynı biçimde cevap vermez. Selülit serttir ve değiştirilmesi efor biçimlidir. Popüler görüşün aksine selülit bedendeki fazla yağlar neticeyi ortaya çıkmaz. Selülitin sebebi; su zararı ile cilt hücrelerinin ve bağ dokunun zayıflamasıdır.

Kafein hakkında bilinmeyen 6 gerçek

14 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kafein hakkında bilinmeyen 6 gerçek

Bir fincan kahveye kim hayır diyebilir ki? Üstelik kahve hem lezzetti hem de sağlığa oldukça faydalı bir içecek. Kahvenin içinde bulunan kafein ise merkezi sinir sistemine etki eder, dopamin ve serotin seviyelerini değiştirir ve ruh halinizi yükseltir. Bu da kafeinin neden dünyada ki en çok tüketilen psikoaktif ilaç olduğunun göstergesidir.

Metabolizmayı hızlandırır

Yapılan araştırmalar, Türk kahvesinin iştahı kestiğini gösterdi! Günde bir fincan Türk kahvesini yanında bol su ile içerseniz, kahvenin idrar söktürücü etkisini de tetiklemiş olursunuz. Böylece vücudunuzdan zararlı toksinlerin atılması da kolaylaşır. Türk kahvesi hakkında yapılan araştırmalar, metabolizmayı hızlandırmanın yanında selülitler üzerinde de etkili olduğunu gösterdi. Türk kahvesinden faydalanmak istiyorsanız, kahvenizi mutlaka şekersiz içmelisiniz.

Parkinson belirtilerini hafifletir

Harvard Tıp Okulu araştırmacıları, günde bir veya iki bardak kahve tüketiminin hastalıkla ilgili olan beyin sinyalini blokladığını ve hastalığın belirtilerini azalttığını öne sürüyorlar. Uykulu olmayı hafifletmenin yanı sıra, parkinsonun en net belirtisi olan sallanmayı da yavaşlatıyor.

Egzersize yardımcı olur

Journal of Nutrition’da yapılan bir araştırmada, kafeinin yetişkinlerde motor hareketlerine yardımcı olduğu yazıldı. Katılımcıların girdiği el becerisi testinde, kafein dozu alan yetişkinlerin fiziksel performanslarındaki ve daha cok efor harcama isteklerinde gözle görulen bir artış vardı. Başka bir arastırmaya göre, ağırlık kaldıran kadın ve erkeklerin, kafein içeren enerji içeceklerinin tüketiminin ardından daha fazla ağırlık kaldırmasına yardımcı olduğu kanıtlandı.

Ciğerleri temizler

American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir araştırmaya göre, kafein tüketen insanlar 30% oranında daha az böbrek taşı düşürüyor.

Ruh halinizi düzenler

Archives of Internal Medicine’da yayınlanan makalede, orta yaşlı ve yaşlı kadınlar 10 senelik bir süreçte günde dört veya daha fazla bardak kahve tüketen kadınların depresyona yakalanma oranı daha az. Kafein erkeklerinde ruh halini olumlu yönde arttırıyor. Yapılan araştırmalarda 55 ile 70 yaş arasında tip 2 diyabete sahip olanlar, günlük kahve tüketildiği zaman depresif belirtilerin azaldığı ortaya çıkmıştır.

Beyninizi koruyor

Çalışırken içtiğiniz kahveye eklenen ekstra espresso shot sadece daha iyi odaklanmanızı sağlamanın yanında, uzun vadede ruhsal faydalara da sebep oluyor. Kafein adenozini (beyinsel iltihaba etki eden madde) bloke ediyor ve unutkanlığı önlüyor. Alzheimer Disease yazısında yayınlanmış bir araştırmada, günde beş bardak kahve tüketiminin Alzheimer hastalığı ile bağlantısı olan protein seviyesini düşüreceği yazılmıştır.

Doç. Dr. Halit Yerebakan

özel içeriğidir.