Mental sıhhatini gözetmek için egzersiz koşul

Mental sıhhatini gözetmek için egzersiz koşul

Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Kısım Başkanı Prof. Dr. Defne Kaya, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü’nün Türkiye’nin teklifi ile tüm dünyada senelerdir kutlandığını söyledi.

Her dört şahıstan biri mental mesele yaşıyor

Prof. Dr. Defne Kaya, “Her sene bir mevzu başlığı tanımlayan, bir hafta süresince farkındalık oluşturmaya çalışan Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu’nun World Confederation of Physical Therapy- WCPT bu yılki başlığı mental sıhhat” dedi. Her dört şahıstan birinin, hayatı süresince mental sıhhatini negatif etkileyecek vaziyetlerle karşılaştığını belirten Prof. Dr. Defne Kaya, “Her altı şahıstan biri de, geçen hafta, çok sık görülen mental sıhhat meselelerinden birisini yaşamıştır” dedi.

Mental meseleler ömrü kısaltıyor

Mental sıhhat problemlerinin, dünya çapında genel hastalık yükü yaratan ana nedenlerin en ehemmiyetlilerinden birisi olduğuna dikkat sürükleyen Prof. Dr. Defne Kaya, “Ciddi mental hastalığa sahip bireylerin hayat vakitleri, kalp hastalığı gibi bulaşıcı olmayan önlenebilir hastalığı olanlara göre 10-20 sene daha kısalmaktadır. Mental sıhhat problemi olan hastaların %70’i aynı zamanda fiziksel sıhhatleri makûslaştığı için erken yaşta kaybedilmektedir” diye konuştu.

Kronik hastalığı olanlar da mental meseleler yaşıyor

Bununla beraber kronik hastalığa sahip olan, kumpaslı ilaç kullanan ya da uzun süren rehabilitasyonlara maruz kalan bireylerde de mental sıhhat problemleri görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Defne Kaya, “Kireçlenmesi olan hastaların %20’sinde bunalım ve anksiyete, felç geçiren hastaların %33’ünde bunalım ve kırılganlık belirtiyi olan fertlerin özellikle yaşlılarda %38’inde bunalım görülmektedir” dedi.

Bu tekliflere kulak verin

Prof. Dr. Defne Kaya mental sıhhatimizi gözetmek için tekliflerini şöyle sıraladı:

– Sıhhatlı ve balanslı beslenmeliyiz.

– Beden ağırlığımızı sıhhatli hudutlar içini yakalamalıyız.

– Kumpaslı egzersiz yapmalıyız.

– İçkiyi çok az seviyede harcamalıyız ya da vazgeçmeliyiz.

– Sigara içmemeliyiz.

– Kan tazyikimizi bayağı sıhhatli hudutlar içini yakalamalıyız.

Kumpaslı egzersiz beyin için de faydalı

“Egzersiz yatırımı”nın yalnızca beden sıhhati için değil, beyinde de çok ehemmiyetli ve eforlu tesirler oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Defne Kaya, “Kumpaslı fiziksel etkinlik çok değerli bir mücevher gibi hep hayatınızın içinde olması gerekiyor. Egzersiz hapınızı kumpaslı alarak sağlayabileceğiniz bayağı kan tazyiki, nabız, kolesterol seviyesi, insulin seviyesi ve bayağı beden ağırlığı sizleri ileri yaşlarda bunama tehlikesinden de bir şemsiye gibi gözetecektir” dedi.

Orta şiddette egzersiz yapılmalı

Prof. Dr. Defne Kaya, egzersiz tekliflerini de şöyle sıraladı:

– Haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik etkinlik ve haftada 2-3 gün büyük adale gruplarına müteveccih güçlendirme egzersizleri.

– Haftada en az 75 dakika yüksek şiddette aerobik etkinlik ve haftada 2-3 gün büyük adale gruplarına müteveccih güçlendirme egzersizleri.

– Orta ve yüksek şiddetli aerobik egzersizleri karıştırabilirsiniz: Haftada iki gün 30 dakika koşup öteki günler süratli yürüyüş yapabilirsiniz. Yeniden haftada 2-3 gün büyük adale gruplarına müteveccih güçlendirme egzersizi yapmanız koşul.”

Hareketsizlik beyni küçültüyor

Fiziksel hareket seviyesi klasikten %20 daha az olan bireylerin kendi akranlarına göre beyinlerinin ufak olduğunun da gösterildiğini ifade eden Prof. Dr. Defne Kaya, “Aynı biçimde yüksek kalp sürati nabız ve kan tazyiki tansiyon olan bireylerin de bayağı tansiyon ve nabza sahip akranlarına oranla beyin hacimlerinin daha ufak olduğu tanımlanmıştır. Yüksek yoğunlukta interval idmanı, aerobik egzersiz, ağırlık idmanı, yoga, spor veya spora has etkinlikler, beyindeki değişik işlevlerin geliştirilmesini sağlıyor. Hafıza ve doğrultu bulmadan, kompleks düşünme, problem çözme, us yürütme ve birden fazla işle uğraşmaya kadar pek çok mevzuda işlevi olan bölgeler harekete geçiyor” dedi.

Kalp sıhhatiniz için aşık olun

Kalp sıhhatiniz için aşık olun

Memorial Sağlık Kurumu Kalp ve Damar Cerrahisi Kısım Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Kalp Sıhhati Haftası’nda sıhhatli bir kalp için dikkat edilmesi gereken püf noktaları hakkında bilgi verdi.

Sigarayı vazgeçin

Şayet sigara içiyorsanız, kalbiniz, aileniz ve ülkeniz için sigarayı vazgeçin. Sigara, koroner kalp hastalıklarını süratlendirici etkenlerin başında yer almaktadır. Ayrıca doğrudan akciğeri etkilediği için kalp operasyonu olan hastalarda da operasyon sonrası ciddi meselelere neden olmaktadır. Ehemmiyetli olan bireyin sigaraya hiç başlamamasıdır. Sigara içimi bayanlarda daha ehemmiyetli sıhhat meselelerine yol açmaktadır. Bu sebeple bayanların östrojeni ayrılıcı ve erken menopoza neden olan sigaradan uzak durması gerekir.

Kalp check up’ı yaptırın

Senede bir kere kan yağlarınızı ve kan şekerinizi hakimiyet ettirip, efor testi yaptırın. Şayet 40 yaş ve üzerindeyseniz, bugüne kadar da kalp doğrultusundan hakimiyet edilmediyseniz bu hafta vesilesi ile kesinlikle kardiyolojik hakimiyetten geçin. 40 yaş üzerinde iseniz ve stresli, yoğun mesullüğü olan bir işiniz varsa özellikle bilgisayarlı anjiyografi ile kalp damarlarınızın vaziyetini hakimiyet ettirmeniz bereketli olacaktır. Bu size koroner damarlarınızın bugününün ve gelecek 5-10 senesini gösterir. Aile geçmişinizde kalp hastası varsa, fazla kiloluysanız, diyabet veya yüksek tansiyon hastasıysanız, sigara kullanıyorsanız 30, değilseniz 40 yaşından sonra her senede; Total kolesterol, HDL iyi mizaçlı kolesterol, LDL makûs mizaçlı kolesterol, tligriserid ve kan şekeri ölçtürün. Ayrıca tansiyon bedellerinizi de kesinlikle öğrenil.

İyi beslenin

Sıhhatlı beslenme mevzusunda kesin kararınızı verin. Çoğunlukla sebze ve meyveye dayalı, kolesterol doğrultusundan cılız bir perhiz organize edin. Bu mevzuda yalnızca emin kaynakların bilgilerine haysiyet edin. Öğrenil ki, ‘mucize perhiz’, ‘lokman doktor ilacı’, ‘can vermez otu’ diye birşey yok. Beslenmede çok spektrumun ehemmiyetli olduğunu unutmayın. Yapılan sıkı bir perhizin mükafatı olarak ayda bir – iki kere kendinize hoşlandığınız bir gıda için miktarlı olmak şartıyla izin verin.

Daha hareketli bir hayat stilini özümseyin

Egzersizden uzak, hareketsiz bir hayat sürüyorsanız, merdiven yerine asansörü kullanıyorsanız yeni senede bu alışkanlıklarınızı tamamen vazgeçin. Daha hareketli bir hayatın startını verin. Konutunuz işinize yakın mesafedeyse taşıtınızı kullanmayın. Haftada en az üç kere bir saat yürüyün. Temponuz, 5 kmyi 45 dakikada kat ediyor biçimde olmalıdır. Olağan bir insan 5 kmyi bir saatte yürür. Yaptığınız yürüyüşten neşe almak istiyorsanız kemerinize bir adım sayıcı takmanızı rica ediyorum. Bu sayede günün sonunda ne kadar yürüdüğünüzü tanımlayarak, bir sonraki günü daha iyi programlayabilirsiniz.

Kalbinizi yaza hazırlayın

Yazın su kaybı fazla olacağı için kanın koyulaşıp sıvılığının eksilme tehlikeyi mevcuttur. Özellikle sıcak havalarda herkese bol su içmeyi öneriyoruz. Özellikle suskun kalp hastalığı olanların hudutta koroner atardamar darlığı olan hastalarda bol su içme yaşam kurtarıcı olacaktır. Kalp hastaları iki çeşit hastalık sebebiyle yazdan etkileniyor. Bunlardan biri, koroner kalp hastaları ötekiyi de kalp kapak hastaları. Kapak hastalarının yazdan etkilenme sebepleri, %90 oranında idrar söktürücü kullanmalarından ileri geliyor. Ancak yazın çok terledikleri için terleme ile de tuz ve su atacakları için özellikle kapak hastalarının da hekimlerine danışarak idrar söktürücü ilaç dozunu lüzumlu ölçüye gelecek biçimde eksiltmeleri gerekiyor. İçilecek suyun ölçüyü için en uygun miktar idrarın renginin sarih olmasıdır.

Müsabakacı sporları seçim etmeyin

‘Spor kalbe iyi geliyor’ diye hiçbir zaman müsabakacı sporlara başlamayın. Futbol, tenis, basketbol gibi müsabakacı sporlarda 15-20 senelik geçmişiniz yoksa 40 yaşından sonra bu cins sporlara başlamak size fayda getirmeyecektir. Bu sebeple rekabet içerikli sporların yerine yapacağınız kumpaslı egzersizler, kalp hastalıkları ve kalp krizi tehlikesine karşı gözetici bir tesir yapar kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı kuvvetlendirir. 30 yaşından sonra yoğun efor gerektiren bir spora başlayacaksanız, saklı kalp hastalığı tehlikesine karşı kesinlikle iyi bir kalp hakimiyetinden geçmeniz ve bir rehabilitasyon uzmanının yapacağı programı uygulamanız gerekir.

Egzersiz sırasında nabzınızı 120’nin üzerine çıkarmayınız. Kural 220 – yaş çıkan sayıyı maksimum sürat için 0.70, asgari sürat için 0.60 ile çarpınız. 40 yaş için misal: maksimum nabız için 220-40=180×0.70=126, asgari nabız için 220-40=180×0.60=108,

Stresi dolayısı ile adrenalini hayatınızdan çıkarmaya çalışın

Daha sulhçu, daha uzlaşmacı, daha az stresli, daha huzurlu bir hayat stili özümseyin. Öncelikle kendi iç dünyanızla sulhun. Bu sayede çevrenize mutluluk ve sulh iletileri verebilirsiniz. Konutluysanız, eşinizle daha geçimli olmaya çalışın.

Anne babaysanız, çocuklarınızla daha ılımlı ve uzlaşmacı bir bağlantı kurun. Bunun için de gerekiyorsa bir aile psikoloğundan dayanak alın. Çok tez karar veren, süratli süratli konuşan, merdivenleri birkaç basamak birden çıkmaya çalışan, sabırsız biriyseniz A tipi karakter yavaşlayın. Tehlikenizi eksiltmek için daha yumuşak, uysal hareket eden, huzurlu biri olmaya itina gösterin. Yeni senede iş ve iş hiçbir zaman, maharet ve imkânlarınızı zorlamayın. Çocuklarınıza da hazır olmadıkları mesullükleri vermekten kaçının, onlar için çıtayı çok yüseltmeyin.

Aşık olun

Öncelikle eşinize, ailenize, işinize ve yaşama aşık olun. Zira aşık olmak kalbe iyi kazanç. Endorfin hormonu salgılanmasını sağlar. Endorfin, zevk ve mutluluk veren bir hormondur. İyi bir aşk yaşamı kalp sıhhati için çok lüzumludur. Mutlu yaşayabilmek için sıhhatli bir aşk yaşamına lüzum vardır. Kumpaslı bir aşk yaşamı olan insanların hayat niteliklerinin çoğalacağı da kesindir. Aşık olduğumuzda beynimiz phenylethylamin üretir. Bu madde de kalp atışını süratlendirir ve neşe verir. Ayrıca iyi bir müzik dinlemek, spor yapmak, yoga da endorfinimizi artırır.

İdrar kaçırmak istemiyorsanız bu 10 yiyeceği dikkatli harcayın

İdrar kaçırmak istemiyorsanız bu 10 yiyeceği dikkatli harcayın

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen faal mesane başka bir deyişle idrar kaçırma meseleyi, sosyal hayatı negatif etkilediği gibi psikolojik meselelere de neden olabiliyor. Değişik hastalıklardan kaynaklanabilen idrar kaçırma meseleyi gün içinde harcanan gıdaların içeriğiyle de irtibatlı olabiliyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Tea Tavadze, idrar kaçırma meseleyi ve harcanmaması gereken yiyecekler hakkında bilgi verdi.

Gün içinde içtiğiniz su ölçüyü ehemmiyetli

Karın içi tazyikini artıran öksürme, aksırma, gülme veya ağır kaldırma gibi ani bir teşvik ve mesane hakimiyetinde muhtemel bir kayıp ile ortaya çıkan idrar kaçırma meseleyi değişik rahatsızlıklardan kaynaklanabilmektedir. Obezite, sigara kullanımı, diyabet, dolaşım ve böbrek hastalıkları gibi değişik rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkan idrar kaçırma gidişatını ortadan kaldırmak için genellikle az akışkan harcanması gerektiği düşünülebilmektedir. Çok fazla akışkan tüketiminin idrar kaçırma meselesini tetikleyebileceği bir reeldir ancak az akışkan harcamak da idrarı daha yoğun ve asidik hale getirerek banyo kullanma gereksinimini artırabilmektedir. Faal mesane başka bir deyişle idrar kaçırma meselesinde akışkan alımı balanslı olarak yapılmalıdır.

Sigaranın idrar kaçırma ile ne alakası olabilir demeyin

Faal mesane meselesinde sigara ehemmiyetli tehlike etkenlerinden biridir. Sigara kullanımı, mesane adalelerini tahriş etmektedir. Sigara içen bireylerde sık yaşanan öksürük gibi tetikleyici vaziyetlerde yaşanan spazmlar idrar firarisine neden olabilmektedir. Faal mesane meselesine neden olan ehemmiyetli etkenlerden biri de harcanan besinlerdir. Bazı yiyecekler mesane veya idrar yollarını tahriş ederek şikayetlerin şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Besinlerin fazla faal mesane üzerindeki tesirleri bireyden bireye değişebilmektedir.

idrar kaçırma

Domates: Yapılan bir hayli araştırma domatesin mesaneyi tahriş ettiğini ortaya koymaktadır. Fazla faal mesane şikayetlerini artırabilecek asidik bir yiyecek olan domatesten özellikle duyarlı olan şahısların uzak durması gerekmektedir.

Kahve ve çay: Kahve ve çaydaki kafein mesane etkinliğini artırabilmektedir. İdrara çıkma oranının sıklaşmasına neden olan kahve ve çay semptomların şiddetlenmesine de yol açabilmektedir. Kafein alımının eksiltilmesi veya ortadan kaldırılması veya kafeinsiz çeşitlerin değiştirilmesi semptomları eksiltebilmektedir.

Çikolata: Kahve ve çay gibi çikolata da bir ölçü kafeini kapsamaktadır. Çoğunlukla kafein kapsamayan beyaz çikolata ya da daha fazla kakao kapsayan koyu renkli çikolataların sınanması meseleyi eksiltebilmektedir.

Portakal, limon ve greyfurt: Domates gibi portakal, limon ve greyfurt da yüksek ölçüde sitrik asit kapsamaktadır. Mesane hakimiyetini güçleştiren bu meyveler yerine daha az sitrik asit kapsayan elma, muz gibi yiyecekler seçim edilmelidir.

Gazlı meşrubatlar: Gazlı meşrubatlarda bulunan fizz, potansiyel olarak fazla faal mesane semptomlarını şiddetlendirebilmektedir. Özellikle meyveli soda ve enerji meşrubatlarının tüketimine dikkat edilmelidir.

idrar kaçırma

Baharatlı yiyecekler: Gözleri sulandıran ve dudakları yakan yiyecekler mesaneyi de rahatsız edebilmektedir. Baharatlı ve acı yiyeceklerden uzak durmak yaşana meselelerin eksilmesine dayanakçı olabilmektedir.

Tatlandırıcılar: Yapılan araştırmalarda suni ve natürel tatlandırıcıların faal mesane meseleyi şikayetlerini artırabileceği ortaya koymaktadır. Şekeri tamamen kesmek yerine perhizle hudutlandırarak şikayetler üzerindeki tesirini hakimiyet edilmelidir.

İşlenmiş yiyecekler: İşlenmiş yiyecekler; aroma ve gözeticiler gibi bir hayli suni bileşen kapsadığından dolay şikayetleri artırabilmektedir.

Soğan: Baharatlı ve asitli besinlerde olduğu gibi soğan tüketimi mesane problemlerine neden olabilmektedir. Özellikle ham soğan tüketimi idrar yapma isteğini artırabilmektedir. Mesanedeki negatif tesiri eksiltmek için soğanı pişirerek harcamak daha sıhhatlidir.

Kızılcık: Bir Hayli birey kızılcık suyunun üriner sistem enfeksiyonlarının bulgularını gevşettiğini iddia etmektedir. Ancak asidik bir meyve olan kızılcık, domates, limon, portakal ve greyfurt gibi mesaneyi tahriş edebilmektedir.

Böbrekleri tamamlayan alışkanlıklar

Böbrekleri tamamlayan alışkanlıklar

Bedenin asit balansını kumpasa sokan, kanı filtreleyen, zorunlu hormon ve enzimleri üreten başka bir deyişle sıhhatli bir insan olabilmek için çok ehemmiyetli uzuvlarımızdan olan böbrekler, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı kusurlar sebebiyle hasar görüyor. İşte böbrekleri tamamlayan alışkanlıklar.

Fazla protein tüketimi

Fazla protein tüketimi, fazla amonyak üretir. Böbrek ise bunu nötralize etmek için fazla çalışır ve böylece yavaş yavaş efordan düşer.

Tuz

Çok fazla tuz harcanması, beden elektrolitlerini ve kan tazyikini tertip etmek için böbreklere fazla baskı uygular.

Dehidrasyon

Böbrek muntazam bir biçimde çalışabilmek için suya lüzum dinler. Bunun için günde takribî 10 kadeh su içilmeli. Yeterince su harcadığınızı kavramak için idrarınızın rengine bakmalısınız.

Sigara

Kan damarlarının daralması ve sertleşmesiyle irtibatlı olarak böbrekler de dahil tüm beden uzuvlarına kan temini negatif olarak etkilenir.

sigara

İçki

Çok fazla içki tüketimi, kandaki ürik asit seviyesini artırır. Böbreklerdeki boruların tıkanmasına ve taş yaradılışına neden olur.

alkol

İlaçlar

İlaçların makûsa kullanımı, özellikle sızı kesici, böbreklere hasar verebilecek yan tesirlere yol açabilir.

ilaç

B6 vitamini noksanlığı

Maryland Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, B6 vitamini noksanlığının böbrek taşı tehlikesini artırdığını gösterdi. Bu vitamin kaynakları arasında ayçiçeği tohumları, Antep fıstığı, nohut, balık ve nişastalı sebzelerde bulunuyor.

nohut

Sigarayı vazgeçmek astım hakimiyetini basitleştirir

Sigarayı vazgeçmek astım hakimiyetini basitleştirir

Bir Hayli solunum yolu rahatsızlığının en esas önlenebilir sebebi sigaradır. Kronik hastalığı olan bireylere daha da hasarlıdır. Sık tesadüfülen kronik hastalıklardan astım ömür boyu takip gerektirir.

Hastalıklardan korunmak istiyorsak ışınımdan, lekeli havadan kaçınmamız ve en ehemmiyetlisi hasarlı maddelerden uzak durmamız zorunludur. Hava lekeliliği, sigara dumanı ve öteki havayı lekeleyen etmenlerin olduğu etrafta astım hastaları astım krizine girerler. Kronik astım hastaları sigaradan uzak durmalı, sigara içen bireylere dahi yanaşmamalıdır. Klasikte sıhhati gözetmek için dikkat edilmesi gerektiren hususlara astım hastalığına tutulanlar daha fazla dikkat etmelidir. Alerjik olsun olmasın astım hastalığı solunum yollarının enfeksiyonları ile beraber tetiklenir ve bir hücum biçimine dönüşür.

Katliam gibi

Muhtelif maddelere karşı geliştirilen bağımlılıklar sıhhatimiz üzerinde imha edici tesirlere sahiptir. Sigaradan dünyada her sene 4,9 milyon birey can vermektedir. Başka Bir Deyişle günde 13.000 birey. Dünya Sıhhat Örgütü’nün WHO verdiği sayılara göre dünyada her on üç saniyede bir birey sigara suratından yaşamını kaybetmektedir. Bu sebeple ülkeler sigara kullanımını kısıtlama ya da menetme meylindedir. Sigara özellikle ciğerlerdeki ve kalpteki kan damarlarının daralmasını ve kalınlaşmasına neden olur. Solunumla alakalı enfeksiyonları ve astım hastalığını tetikler. Sigara içenlerde içmeyenlere oranla bronşit tehlikeyi 10 kat daha fazladır.

Astımla baş edebilmek hastalığın iyi idarenmesinden geçer

Yeşilay Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman Dünya Astım Gününde, sigaranın kronik solunum yolu hastalıklarını tetikleyici tesirlerine bir kere daha dikkat çekti. Karaman “Yapılan araştırmalar, astım hastalığının tüm dünyada 300 milyon, ülkemizde ise 4 milyon kadar insanı etkilediğini gösteriyor. Tüm dünyada astımdan can verenlerin rakamının 250 bin birey etrafında olduğu hipotez ediliyor. Astım hakimiyetini eforlaştıran faktörler arasında ilaçların doğru ve kumpaslı kullanılmaması dışında, sigara dumanı vb. tetikleyicilere maruz kalmak ve obezite sayılabilir. Ülkemizde astımlı hastalarının %10’undan aşırısı hali hazırda sigara içmektedir. Sigarayı vazgeçmek astım hastalığının hakimiyet edilmesinde ehemmiyetli bir etmendir. Aktüel bilgilere göre, sıhhat kuruluşlarına müracaat eten astımlılarda bütün hakimiyet oranı yüzde 22’leri bulmaktadır. Hali Hazırda dört astımlıdan biri senede bir kere astım krizi sebebiyle acil servislere müracaat etmektedir.” dedi.

Çocuklar daha da alıngandır

Ülkemizde takribî her 12-13 yetişkinden biri ve 7-8 çocuktan biri astım hastasıdır. Çocuklar sigara dumanının hasarlı tesirlerine karşı çok daha duyarlıdırlar. Astım hastası çocuğun bulunduğu etrafta sigara içilmesi rehabilitasyonun galibiyetsiz olmasına ve astım bulgularının devam etmesine neden olmakta ve astım hastalığının hakimiyet altına alınmasını yasaklamaktadır. Bu sebeplerden dolayı astım ve akciğer hastalıklarının yasaklanması için sigaradan uzak durulması çok ehemmiyetlidir. Konutta sigara içilmesine izin verilmemelidir. Astımlı çocuğu olanlar otomobillerinde de sigara içmemelidir.Balkonda veya mutfakta sigara içilmesi çocuğu gözetmede eksik kalmaktadır. Sigara içen şahısların giysi ve ağızlarına sinmiş kokular da kokulara alıngan olan astımlı çocukları etkileyebilmektedir.

Peki ya pasif içiciler?

Sigaradan çıkan dumanda bulunan kimyevi karışımlar, sigara içenin etrafa saldığı dumanda, içine sürüklediği dumandan çok daha fazla bulunur. Kendileri sigara içmeseler dahi sigara içenlerin tütün dumanına maruz kalan milyonlarca insan, sigaranın neden olduğu hastalıklar sebebi ile yaşamını kaybetmektedir. Sigara dumanının hasarları, maruz kalma süresi uzadıkça çoğalmaktadır. Başkalarının içtiği sigaranın dumanına yalnızca 30 dakika maruz kalmak, uzun süreli sigara içiciliğinde ortaya çıkanlarla aynı fiziksel tesirlere neden olmakta ve astım gibi kronik hastalıkları tetiklemektedir.

Kanser tehlikesinin %50’sini önlemek için yapmanız gerekenler

Kanser tehlikesinin %50'sini önlemek için yapmanız gerekenler

Bir şahıs hayat stilini daha sıhhatli bir hale getirerek kanserin %30 ile %50’sini önleyebilir. İşte kendinizi kanserden gözetmek için yapmanız gereken bir dizi teklif…

Teklifler

– Sigara içmeyin.

– Gittiğiniz yerde sigara içilmesine izin vermeyin.

– Kilonuzu hakimiyet altında tutun.

– Daha fazla hareket edin ve hareketsiz hayat stilinden kaçının.

– Daha çok hububatlı besinler, meyveler, sebzeler harcamaya itina gösterin. Yüksek kalorili besinler, tatlı meşrubatlar, kırmızı et ve fazla tuz kapsayan gıdaların tüketimini sınırlayın.

– içki içmeyi vazgeçin ya da emin bir hudut koyun.

– UV ışığına maruz kalmaktan kaçının.

– Kanserojen maddelerle temas etmemeye çalışın ve sıhhat güvenliği kaidelerine yatıl.

– Konutunuzdaki ışınım seviyelerini hakimiyet edin.

– Çocuğunuzu aşılayın.

– Bayanlar, muhtemel oldukça çocuklarınızı emzirmeye itina gösterin.

Sigara içerken vitamin alanlara makûs haber

Sigara içerken vitamin alanlara makûs haber

Yapılan bir araştırmaya göre E vitamini ve eş başka vitaminler kullanmak akciğer kanserini gelişimini süratlendiriyor.

Bilim adamları fareler üzerinde yaptıkları araştırma neticesinde antioksidan hapların urun sihrime süratini artırdığını ve vefat sürecini süratlendirdiğini buldu. İsveçli uzmanlar bunun insanlarda da geçerli olduğunu vurguluyor. İngiltere’deki Kanser Araştırmaları merkezi sıhhatli beslenme programlarında dışarıdan vitamin alınmasına gerek olmadığına söyledi. A, C ve E vitamini gibi antioksidanlar kanser gibi bir hayli hastalığa karşı gözetiyor. Ancak son yapılan araştırmalar bunların akciğer kanserini süratlendirebileceğini de ortaya koydu.

Vitamin verilenler iki kat daha süratli yaşamını kaybetti

Gothenburg Üniversitesi’nden analistler akciğer kanserinin çok erken aşamasında E vitamini verilen farelerde urun daha süratli geliştiği ve daha seri dağıldığı, vitamin verilmeyen hayvanlara göre de iki kat daha süratli bir zamanda yaşamını kaybettiğini tespit etti. Sigara ile ilgili akciğer kanseri sürecinde başka antioksidanların da eş tesirler yarattığı görüldü.

E vitamini ve kanser

E vitamini hücre üretimini süratlendiren bir vitamindir. A, C ve E vitamini gibi antioksidanlar kanser dahil bir hayli hastalığa karşı koruma özelliğine sahiptir. Bilim adamları ise vitamin ve antioksidanların sigara tiryakilerine ihtar ile satılmasını, zira kansere karşı gözetse de kanser başladıktan sonra yaradılışını süratlendirdiğini düşünüyor.

Sıcak havalar beyin kanamasını tetikliyor

Sıcak havalar beyin kanamasını tetikliyor

Sıcak hava ve güneş ışınları bir hayli rahatsızlığı tetiklerken, beyin kanaması tehlikesini de artırıyor.Memorial Şişli/Ataşehir Beyin Asap ve Omurilik Cerrahisi Kısım Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı,özellikle tansiyon meseleyi olanları sıcak havalar ve güneş ışınlarından sakınması gerektiği mevzusunda uyarıyor. Fazla sıcaklar, yüksek tansiyon hastalarını ve fazla kilolu fertleri daha fazla etkiliyor. Tansiyonun ani ve teftişsiz yükselmesi, beyin kanamalarına neden olabiliyor. İleri yaş hastalığı olanlar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için de fazla sıcaklar, kısa müddet bile olsa büyük tehlike oluşturuyor.

Bedeninizi susuz vazgeçmeyin

Sıcak havalarda beyin kanamasına neden olan en ehemmiyetli etmenler ısı balansının bozulması ve bedenin susuz kalması. Lüzumlu ihtiyatların alınması, özellikle de bedenin su balansının korunması hayati ehemmiyet taşıyor. Çay, kahve, asitli meşrubatlar ve meyve sularının suyun yerini yakalamadığı unutulmamalı. Gün içinde 2,5-3 litre su harcanmasına itina gösterilmeli.

Bu bulgulara dikkat

Beyin kanamasının en öğrenilen bulguları ise bulantı, kusma, şiddetli baş sızısı, tembellik, bedenin her hangi bir yerini hareket ettirememe, şuur kaybı, uykuya meyil ve konuşmada bozukluk. Bu şikayetler ile karşılaşıldığında birey fazla hareket ettirilmeden kısa vakitte bütün ekipmanlı bir sağlık kurumunun acil servisine eriştirilmeli.

İhtiyat alın

Sıcak havalarda beyin kanaması tehlikesini eksiltmek için alınabilecek temkinler:

– Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik eriştiği 10.00 – 16.00 saatleri arasında serin etraflarda bulunmaya itina gösterilmeli.

– Güneşe çıkılacaksa baş bölgesini gözetecek şapka ya da bandana takılmalı.

– Hekim hakimiyetinde kullanılan bir ilaç varsa umursamama etmeden kullanılmalı, özellikle tansiyon hakimiyet altında yakalanmalı.

– Fazla sıcaklarda susamayı beklemeden su içilmeli.

– Aç kalmamaya itina gösterilmeli ve beslenme kumpasına dikkat edilmeli. Fast food stili besinler harcanmamalı, tuz olası olduğunca sofradan uzak yakalanmalı.

– Sporun sabah veya akşam serinliğinde yapılmasına itina gösterilmeli. Bedene fazla yük bindirecek sporlardan uzak durulmalı.

– Sigara içiliyorsa vazgeçilmeli, içilen etraflardan uzak durulmalı.

– Fazla şiddetli baş sızısı sezildiğinde zaman kaybetmeden bir sıhhat müessesesine müracaat etilmeli.

7 adımda kanser tehlikesiyle vedalaşın

7 adımda kanser tehlikesiyle vedalaşın

Yeni sene, sıhhatli hayat mevzusunda yeni kararlar ve ihtiyatlar almak için ehemmiyetli bir fırsattır. Balanssız beslenme, fast food tüketimi, sigara, içki ve hareketsizlik gibi hasarlı alışkanlıklardan kurtulup, yaşam stili farklılıkları ile kanserden korunmak muhtemel olabilmektedir. Memorial Şişli ve Ataşehir Sağlık Kurumu Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Soley Bayraktar, kanserin yaradılışında etrafsal etkenlerin ehemmiyetli rol oynağını belirterek, kanser tehlikesine karşı dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı ve balanslı beslenin

Doğru bir beslenme tasarıyı uygulamak başta kanser olmak üzere bir hayli hastalığı yasaklamaktadır. Fazla kilo başka bir deyişle obezite bedendeki yağ oranının çoğalması ve uzuvları etkilemesi sebebi ile hayati tehlikeye neden olan hastalıklara taban hazırlamaktadır. Obeziteyi yasaklamak için az kalori kapsayan gıda ve meşrubatların seçim edilmesi gerekir. Arıtılmış şekerle yapılmış besinler ve yağlı et mahsullerden uzak durulmalıdır. Bol sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmeli, bütün hububatlı besinler seçim edilmelidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yayımlandığı rapora göre, işlenmiş et mahsullerini fazla harcamak kanser tehlikesini çoğaldırmaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalar uygun ölçülerde zeytinyağı ve kuruyemiş harcayan bayanların meme kanserine daha az tutulduğunu ortaya koymuştur.

İdeal kilonuzu gözetin

Beden için ideal olan kiloyu tanımlayıp gözetmek; meme, prostat, akciğer, bağırsak ve böbrek kanseri tehlikesini eksiltmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalar fiziksel etkinliğin meme ve bağırsak kanseri tehlikesini eksilttiğini göstermiştir. Günde 30 dakika, haftada 150 dakika orta derece aerobik etkinlik ya da 75 dakika güçlü etkinlikte bulunarak meme ve bağırsak kanserinden korunmak muhtemel olabilir.

Sigaradan uzak durun

Nikotin kapsayan rastgele bir mahsul harcamak, şahsı doğrudan çağın hastalığı kanserle karşı karşıya getirir. Sigara tiryakileri akciğer kanseri, baş-boyun, pankreas, mesane, karaciğer ve böbrek kanserleri başta olmak üzere bir hayli kanser cinsine tutulabilmektedir. Sigara harcamayan ancak aynı civarda bulunan insanlar dahi maruz kaldıkları duman sebebiyle akciğer kanserine tutulma tehlikeyi taşımaktadır. Sigarayı vazgeçmeye karar vermek sıhhatle alakalı alınabilecek en ehemmiyetli kararlardan biridir. Yapılan çalışmalar sigara vazgeçmek için en galibiyetli yolun, günlük tüketim ölçüsünü eksiltmek değil kararlılıkla bir daha içmemek olduğunu göstermiştir.

İçkiyi vazgeçin ya da eksiltin

İçki mahsulleri de sigara gibi bir hayli kanser cinsine neden olabilmektedir. Uzun müddet ve fazla ölçülerde içki harcayanların başta kanser olmak üzere hayati ehemmiyet taşıyan bir hayli hastalığa tutulma tehlikeyi harcamayan insanlardan daha fazladır. Fazla içki tüketimi meme, bağırsak, böbrek ve karaciğer kanserine yol açmaktadır.

Kış güneşinden kendinizi gözetin

Yaşami tehlikeye neden olan ehemmiyetli kanser cinsleri arasındaki cilt kanserinden korunmada güneş ile ilişkilerin iyi ayarlanması çok ehemmiyetlidir. Bu tehlikeyi en aza indirmek için yaz aylarında güneşe çıkılması gerekiyorsa netlikle güneş gözlüğü ve geniş kenarlı bir şapka seçim ederek uygun güneş gözetici mahsullerin kullanılması gerekir. İklim farklılıkları sebebiyle günümüzde kış aylarında da güneşe maruz kalınmaktadır. Bu sebeple kış güneşinden de yaz aylarında olduğu gibi korunmak gerekir. Bronzlaşmak için saunayı seçim edenlerin gereğinden fazla kalmaları cilt kanseri tehlikesini artırmaktadır. Bu sebeple saunalarda 5-10 dakikadan fazla durulmaması gerekir.

Aşı olmayı bakımsızlık etmeyin

Kansere neden olan bazı virüs tiplerinden aşı ile korunmak muhtemeldir. Hepatit B karaciğer kanserine, HPV rahim ağzı kanserine neden olabilir. Bu mevzuda bir uzmana müracaat eterek aşı takvimi hakkında kesinlikle bilgi alınmalıdır.

Kanser taramalarınızı yaptırın

40 yaş sonrasında bayanların meme ve rahim ağzı kanseri, 50 yaşına gelmiş erkeklerin ise prostat kanseri taraması yaptırmaları çok ehemmiyetlidir. 50 yaşından sonra ise herkesin bağırsak ve akciğer kanseri taraması yaptırması gerekmektedir.

Yirmili diş hakkında öğrenmeniz gerekenler

Yirmili diş hakkında öğrenmeniz gerekenler

20 yaş dişleri ile alakalı olarak her yirmi yaş dişinin çekilmesi gerekliliği olmadığını, sızı şikayetine dişin ne kadar defineli olduğuna bağlı olarak çekime diş doktorunun karar vereceğini söyleyen Hospitadent Diş Hastanesi’nden Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Gizem Güzelgen, yirmi yaş dişleri hakkında merak edilen suallere cevap verdi.

Yirmi yaş dişi nedir

Çenelerde diş dizilerinin en sonundan süren 3. büyük azı dişleri, yirmili yaşlar civarında gelişimlerini bitirip ağız içine çıktıklarından genellikle yirmi yaş dişi olarak öğrenilirler. Çenelerde yer darlığına, dişin çıktığı bölgenin kemik yoğunluğuna ve dişin kök anatomisine bağlı olarak bu dişler tamamen çıkabilir veya çene kemiğinde tamamen veya yarı gömük kalabilir.

Yirmi yaş dişini sürükletmek gerekir mi

Her yirmi yaş dişini sürükletmek zorunlu değildir. Çekim için değerlendirirken bütün defineli olan dişlerde sızı şikayeti verip vermemesi, dişin çene kemiği içerisine ne kadar defineli olduğu, defineli dişin komşu dişe olan teması göz önünde bulundurulur. Bazen dişin içinde büyüdüğü keseden kaynaklı sürme kistleri oluşabilmektedir. Bu kistler fark edilmeden gelişirse çene kemiğini zayıflatabilir. Sızı oluşturmayan, bütün defineli olan dişler hekiminiz tarafından rutin hakimiyetlerle takip edilip gerek olursa çekilebilir. Ağız içinde tamamen veya yarısı çıkmış olan dişlerde ise ağız hijyeni çok ehemmiyetlidir. En geri bölgede olan bu dişlere diş fırçası ile erişmek oldukça efordur. Çürük nedeniyle çıbana neden olan yirmi yaş dişlerinin kesinlikle çekilmesi gerekmektedir.

Yirmi yaş dişi sızısı nasıl geçer

Defineli yirmi yaş dişleri çıkmaya çalıştığında üst çenede kulak bölgesi ve şakaklara alt çenede çene altına ve boyuna doğru sızı verebilir. Bazen bu bölgelerdeki lenf bezlerinde de şişlik ve hassasiyet oluşturabilir. Böyle bir vaziyet büyüdüğünde hasta kesinlikle doktora müracaat etmelidir. Vaziyetin ciddiyetine göre doktor doğru antibiyotik ve sızı kesiciyi hastaya reçete eder. Diş sürme sızısı doktorun uygun gördüğü müddet süresince ilaçlar kumpaslı kullanıldığında zamanla hakimiyet altına alınır ve alakalı diş çekildikten sonra tamamen geçer.

Yirmi yaş dişi çekilmezse ne olur

Doktorin verdiği ilacı kullandıktan sonra sızı şikayeti geçen dişlerin en kısa zamanda çekilmesi gerekir. İlacın verdiği rahatlık bir müddet için geçerlidir. Hastanın bağışıklığının cılız olduğu, ağız hijyeninin düzenlenmediği gidişatlarda diş tekerrür sızı yapmaya başlar. Kesintisiz şikayet veren ama şikayeti antibiyotik içilerek bastırılan defineli dişlerin etrafında kist oluşur ve çene kemiğini zamanla zayıflatır.

Operasyon sonrası yapılması gerekenler

Çekim sonrası yerleştirilen tampon kanamayı durdurmak içindir. Tampon yarım saat sıkıca ısırıldıktan sonra bu bölgede pıhtı oluşur ve kanam durur. Fakat ilk 24 saat tükürme ve çalkalama yapılmamalıdır. Harekât sonrasında alakalı bölgede ödeme bağlı şişlik oluşabilir. İlk 24 saat buz kompres yapılarak ödem hakimiyet altında yakalanmalıdır. İlk hafta sigara ve içki kullanılmamalıdır. İlk hafta asitli, acılı ve sıcak besinler harcanmamalıdır ve ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Şayet reçete edildiyse ilaçlar kumpaslı kullanılmalıdır.

Page 1 of 91 2 3 9