Bayanlar kendi rahim ağzı taramalarını yapabilecek

Bayanlar kendi rahim ağzı taramalarını yapabilecek

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, rahim ağzı kanserinin tespiti emeliyle yeni bir tarama metodolojisi üzerinde çalıştıklarını, geliştirecekleri sistem ile bayanların bir merkeze gitmesine, tetkik olmasına gerek kalmadan, kendiliğindene alabileceği bir sürüntü misali ile tarama yapılabileceğini bildirdi.

Kendi taramalarını yapabilecekler

Tuncer, Karadeniz Ülkeleri Meme ve Serviks Kanseri Tedbire Ortak Yönetimi Toplantısı’nda yaptığı söylemede, rahim ağzı mevzusunda yeni tarama metodolojisi geliştirildiğini ifade etti. Özellikle Deoksirübo Nükleik Asit bazlı olan sistem ile bayanların bir merkeze gitmesine gerek kalmadan, kendilerinin yollayabilecekleri bir kit aracılığıyla taramaların yapılabileceğini anlatan Tuncer, şunları kaydoldu:

Bunun ehemmiyetli bir tarafı biz kendi sistemimizi, kendimiz geliştirmeye başladık. Başka Bir Deyişle Türk mülkü kitler geliştirilecek. Dünyada da allahın izniyle yakın bir zamanda bu kullanılabilecek. Biz üniversite olarak bu araştırma geliştirme projesine desteklediyeceğiz. Hem bayanlar rahim ağzı kanseri için daha rahat taranabilecek, hem de kendi kendilerine misallerini alabilecek. Hem de bir Türk tarama mahsulü geliştirilmiş olacak.”

Bu çerçevede rahim ağzı kanserine neden olan HPV virüsünün tespiti için bayanlara arzları yönünde bir kit geleceğini ve onun içinden çıkan malzemeye sürüntü misali verilebileceğini anlatan Tuncer, bunun üzerinden ileri muayenelerin yapılabileceğini ifade etti.

Sisteme müteveccih AR-GE çalışmalarının devam ettiğini bildiren Tuncer, “Bu çok ehemmiyetli bir büyüme. Rahim ağzı kanserine dönük tetkiklerde rahat olmaması sebebiyle bir çok bayan taramalara gitmeyebiliyor. Bu büyük bir devrim olabilir taramalarda” dedi.

“Boğaz kültürü gibi gayet basit”

Bu testin öteki uygulamadan farkının, kadının tarama yaptırması için bir merkeze ya da hekime gitmesine gerek kalmaması olduğunu vurgulayan Tuncer, şöyle devam etti:

Taramalar için hastalanmak gerekmez. Zati kadının bir şikayeti varsa bir hekime görünmesi gerekli. Bununla hiç şikayeti olmayan cinsel yaşama başlamış konutlu bayanların tümünün taranmasına kastediyoruz. Bayanların kendiliğindene alabileceği bir sürüntü testi ile tarama yapılabilecek, aynı boğaz kültürü gibi bir şey gayet basit. Kiti aldıktan sonra, neticeler zorunlu testin yapılacağı laboratuvara gidecek. Başka Bir Deyişle bir anlamda herkes kendinin hekimi olabilecek. Neticeler pozitif çıktığında kanser olmuş olmuyorsunuz, kanser olma olasılığınız yüksek oluyor. Bunu tutup yok ediyoruz, başka bir deyişle kanser olmadan kurtuluyorsunuz. Bu çok ehemmiyetli

Mevzubahisi kitleri 2017 senesine kadar geliştirmeyi kastettiklerini bildiren Tuncer, geliştirilmesi gidişatında bu mahsullerin ihraç da edilebileceğini ve bir çok dünya ülkesinde bunun kullanabileceğini söyledi.

Vefatların yüzde 40’ı bu hastalıktan kaynaklanıyor

Vefatların yüzde 40'ı bu hastalıktan kaynaklanıyor

Türkiye İstatistik Müesseseyi TÜİK, 2013 senesine ait vefat sebebi istatistiklerine söyledi. Buna göre, en fazla vefata neden olan hastalıklar yüzde 39,8 ile dolaşım sistemi, yüzde 21,3 ile iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlar, yüzde 9,8 ile solunum sistemi, yüzde 5,6 ile endokrin, beslenme ve metabolizmayla alakalı hastalıklar, yüzde 5,5 ile dışsal yaralanma sebepleri ve zehirlenmeler ile yüzde 4,1 ile asap sistemi ve duyu uzuvları hastalıkları oldu.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı vefatların en çok bayanlarda, iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlardan kaynaklı vefatların ise erkeklerde görüldüğü tespit edildi.

Dolaşım sistemi kaynaklı vefatların yüzde 38,8’ini iskemik kalp hastalığı oluşturdu. Bunların yüzde 25,2’si serebro-vasküler hastalık, yüzde 17,7’si değişik kalp hastalığı ve yüzde 12,8’i hipertansif hastalıklardan kaynaklandı.

En fazla vefata yol açan urlar

Makûs mizaçlı ur sebebiyle hakikatleşen vefatların yüzde 31,3’ne gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin makûs mizaçlı uru, yüzde 8,9’una midenin makûs mizaçlı uru, yüzde 8,2’sine lenfaid ve hematopoetik makûs mizaçlı uru, yüzde 6,9’una sütunun makûs mizaçlı uru ve yüzde 5,9’una pankreasın makûs mizaçlı urları neden oldu.

Dolaşım sistemi hastalıklarına en fazla görüldüğü yaş grubu 75-84 olurken, iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlar ise en fazla 65-74 yaş grubunda görüldü.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı vefatların oranının azami olduğu ilk beş şehir sırasıyla Kırklareli, Yozgat, Uşak, Bolu ve Denizli oldu. Ayrıca, iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlar sebebiyle hakikatleşen vefatların oranının azami olduğu ilk beş şehir ise sırasıyla İstanbul, Kocaeli, İzmir, Rize ve Tekirdağ olarak tanımlandı.

Gaz sancısına kimyon

Gaz sancısına kimyon

Kimyon demir açısından çok zengindir. Demir bağışıklık sisteminin daha sıhhatli çalışmasını sağlamaktadır. Bayanlarda regl yarıyılı sırasında demir beceriksizliği olursa adet yarıyılı çok sancılı geçmektedir. Hamile ve emziren bayanlar, gelişim içerisinde olan çocuklar ve gençler de demir gereksinimi daha fazla olduğundan kimyon harcamaları önerilmektedir.

İçeriğinde bir hayli vitamini barındırır

Kimyon içeriğinde A vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini ve C vitaminleri de bulunmaktadır. Ayrıca kimyon tıbbi özellikleri bulunan timol açısından da oldukça zengindir ve buna bağlı olarak uçucu yağ bulundurmaktadır.

Kimyon tohumunun sindirim sistemi için verimli olduğu ananesel olarak da öğrenilmektedir. Tohumu aynı zamanda anti kanserojen özelliklere de sahip olabilmektedir. Yapılan muhtelif çalışmalara göre kimyon tohumundan mide ve karaciğer urlarının gelişimini eksilttiği ve buna bağlı olarak yok ettiği görülmüştür.

Gaz sancısına da iyi geliyor

Gaz sancısına iyi geldiği söylenen kimyonu kaynamış su ile karıştırıp içebilirsiniz. Kabarıklık ve gaz sancısına karşı önerilen kimyonu et yemeklerinde, salatalarda ve çorbalarda kullanabilirsiniz. Ancak fazla ölçüde koymamaya çaba edin. Yoksa yemeğinizin tadı acı olabilir.

En çok öldüren hastalıklar

29 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

En çok öldüren hastalıklar

Türkiye İstatistik Müesseseyi TÜİK, 2013 senesine ait vefat sebebi istatistiklerine söyledi. Buna göre, en fazla vefata neden olan hastalıklar yüzde 39,8 ile dolaşım sistemi, yüzde 21,3 ile iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlar, yüzde 9,8 ile solunum sistemi, yüzde 5,6 ile endokrin, beslenme ve metabolizmayla alakalı hastalıklar, yüzde 5,5 ile dışsal yaralanma sebepleri ve zehirlenmeler ile yüzde 4,1 ile asap sistemi ve duyu uzuvları hastalıkları oldu.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı vefatların en çok bayanlarda, iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlardan kaynaklı vefatların ise erkeklerde görüldüğü tespit edildi.

Dolaşım sistemi kaynaklı vefatların yüzde 38,8’ini iskemik kalp hastalığı oluşturdu. Bunların yüzde 25,2’si serebro-vasküler hastalık, yüzde 17,7’si öteki kalp hastalığı ve yüzde 12,8’i hipertansif hastalıklardan kaynaklandı.

En fazla vefata tümerler yol açıyor

Makûs mizaçlı ur sebebiyle reelleşen vefatların yüzde 31,3’ne gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin makûs mizaçlı uru, yüzde 8,9’una midenin makûs mizaçlı uru, yüzde 8,2’sine lenfaid ve hematopoetik makûs mizaçlı uru, yüzde 6,9’una sütunun makûs mizaçlı uru ve yüzde 5,9’una pankreasın makûs mizaçlı urları neden oldu.

Dolaşım sistemi hastalıklarına en fazla görüldüğü yaş grubu 75-84 olurken, iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlar ise en fazla 65-74 yaş grubunda görüldü.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı vefatların oranının azami olduğu ilk beş şehir sırasıyla Kırklareli, Yozgat, Uşak, Bolu ve Denizli oldu. Ayrıca, iyi mizaçlı ve makûs mizaçlı urlar sebebiyle reelleşen vefatların oranının azami olduğu ilk beş şehir ise sırasıyla İstanbul, Kocaeli, İzmir, Rize ve Tekirdağ olarak tanımlandı.