Kafein göz seğirmesinin müddetini uzatıyor

Kafein göz seğirmesinin müddetini uzatıyor

Göz seğirmesi cemiyette yaygın olarak öğrenilenin aksine manevi vakalara işaret edebilecek bir gidişat değil, ehemmiyetli sıhhat problemlerinin habercisi olabilecek bir tablodur. “Sağ gözüm sıhhate, sol gözüm varlığa” biçiminde açıklanan ve önem verilmeyen bazı göz seğirmesi hadiseleri, görmeyi yasaklama noktasına kadar gelebilir. Göz kapaklarında ortaya çıkan spazm neticeyi büyüyen göz seğirmesi ve dikkat edilmesi gerekenleri Memorial Şişli Sağlık Kurumu Göz Merkezi Başkanı Doç. Dr. Barış Sönmez anlattı.

Seğirme birkaç gün sürebilir

Göz seğirmesi, göz kapaklarında büyüyen ani ve kısa süreli spazmlar sebebiyle ortaya çıkar. Kısa süreli bu spazm genellikle görmeyi etkilemez. Sıklıkla birkaç dakika sürer ve geçer. Dışarıdan bakıldığında görülmez ve görünüşü etkilemez. Seyrek birkaç saat ya da birkaç gün sürebilir.

Hafif izleyen göz seğirmesinden süratli bir biçimde kurtulmak için şunlara dikkat edilmelidir:

1. Yeterli müddette ve nitelikli uykuya umursayın.
2. Kardiyo yapın.
3. Hafifleme ve germe egzersizleri yapın.
4. Kahve ve çay tüketimini eksiltin.

göz seğirmesi

Kafein tüketimini sınırlayın

Yoğun çay ve kahve tüketimi göz seğirmelerini tetikleyebilir. Neşe için içilen kahvenin dozu günde 3-4 fincanı geçmemelidir. Bitkin ve stresli zamanlarda ister istemez daha sık ve yoğun ölçüde çay kahve içilmektedir. Bu da göz seğirmelerinin sıklığını ve müddetini artırabilir. Farkında olmadan kahve dışındaki besin ve meşrubatlardan, bazen de bazı ilaçlardan yoğun ölçüde kafein alımı asıllaşabilir. Kış yarıyılında yaygın görülen soğuk algınlığının rehabilitasyonunda kullanılan bir hayli sızı kesici ve ateş düşürücünün de kombine olarak kafein kapsadığı unutulmamalıdır.

Hırslı ve stresli bireylerde daha çok görülüyor

Göz seğirmesini sıklıkla faal yaşamın içerisinde, hırslı – çabacı ve stresli genç yetişkinlerde görülmektedir. Ruhsal ve vücutsal fazla bitkinlik en ehemmiyetli göz seğirmesi sebepleri arasında yer alır. Son birkaç hafta içerisinde yaşadığınız yeisler, kafanızı taktığınız ve uykunuzu kaçıran duygusal kasvetler de gözlerde seğirmeye neden olabilir.

göz seğirmesi

“Dışarıdan görünüyor mu?” kaygısı da hücumları tetikliyor

Bazen göz seğirmesi günler hatta haftalarca sürebilir. Bu gidişat gerçekten can sıkıcıdır. Sosyal yaşamınızı etkilemeye başlar ve bulunduğunuz etrafta “Acaba dışarıdan görünüyor mu?” kaygısı yaşanır. İşte bu evhamda da strese katkıda bulunur. Seğirme birkaç haftadan uzun sürüyor ve alınan kolay ihtiyatlara karşın gevşemiyorsa bir göz hekimine tetkik olmanızda fayda vardır.

Seğirme görmeyi eksiltecek seviyeye gelebilir

Uzun süren göz seğirmesi can sıkıcı olabilir ve uzun yarıyılda yüzdeki öbür adalelerin de beraber kasılmasına izleyebilir. Blefarospazm ismi verilen bu hastalıkta seğirmeler, bir veya iki gözü birden kapatacak ve görmeyi eksiltecek seviyeye kadar erişebilir. Daha çok 40 yaş üzerindeki bayanlarda ortaya çıkan bu gidişat ilerleyici olabilir ve rehabilitasyon gerektirir. Göz kapaklarındaki bu adale spazmı bazı nörolojik hastalıkların bulgusu olabilir.

göz seğirmesi

Botoks ile rehabilitasyon edilebilir

Göz seğirmesi sıklıkla botoks enjeksiyonlarını düzenlenir. Kozmetik olarak surat ve göz etrafındaki buruşuklukları rehabilitasyon etmek emeliyle kullanılan botoks hakikatinde uzun senelerdir göz hekimleri tarafından blefarospazm başka bir deyişle anormal göz seğirmesi rehabilitasyonunda göz etrafındaki adalelere hatta bazı şaşılık tiplerinde gözü hareket ettiren göz adalelerine tehlikesiz bir biçimde uygulanmaktadır. Göz etrafındaki adalelere uygulanan botoks enjeksiyonları anestetik bir krem sürüldükten takribî 10-15 dakika sonra yapılır. Tesir genellikle birkaç gün içerisinde kendisini gösterir ve birkaç ay sürer. Spazmın şiddetine ve hastalığın seyrine göre bu enjeksiyonları birkaç defa tekerrür etmek gerekebilir.

İdrar kaçırmak istemiyorsanız bu 10 yiyeceği dikkatli harcayın

İdrar kaçırmak istemiyorsanız bu 10 yiyeceği dikkatli harcayın

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen faal mesane başka bir deyişle idrar kaçırma meseleyi, sosyal hayatı negatif etkilediği gibi psikolojik meselelere de neden olabiliyor. Değişik hastalıklardan kaynaklanabilen idrar kaçırma meseleyi gün içinde harcanan gıdaların içeriğiyle de irtibatlı olabiliyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Tea Tavadze, idrar kaçırma meseleyi ve harcanmaması gereken yiyecekler hakkında bilgi verdi.

Gün içinde içtiğiniz su ölçüyü ehemmiyetli

Karın içi tazyikini artıran öksürme, aksırma, gülme veya ağır kaldırma gibi ani bir teşvik ve mesane hakimiyetinde muhtemel bir kayıp ile ortaya çıkan idrar kaçırma meseleyi değişik rahatsızlıklardan kaynaklanabilmektedir. Obezite, sigara kullanımı, diyabet, dolaşım ve böbrek hastalıkları gibi değişik rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkan idrar kaçırma gidişatını ortadan kaldırmak için genellikle az akışkan harcanması gerektiği düşünülebilmektedir. Çok fazla akışkan tüketiminin idrar kaçırma meselesini tetikleyebileceği bir reeldir ancak az akışkan harcamak da idrarı daha yoğun ve asidik hale getirerek banyo kullanma gereksinimini artırabilmektedir. Faal mesane başka bir deyişle idrar kaçırma meselesinde akışkan alımı balanslı olarak yapılmalıdır.

Sigaranın idrar kaçırma ile ne alakası olabilir demeyin

Faal mesane meselesinde sigara ehemmiyetli tehlike etkenlerinden biridir. Sigara kullanımı, mesane adalelerini tahriş etmektedir. Sigara içen bireylerde sık yaşanan öksürük gibi tetikleyici vaziyetlerde yaşanan spazmlar idrar firarisine neden olabilmektedir. Faal mesane meselesine neden olan ehemmiyetli etkenlerden biri de harcanan besinlerdir. Bazı yiyecekler mesane veya idrar yollarını tahriş ederek şikayetlerin şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Besinlerin fazla faal mesane üzerindeki tesirleri bireyden bireye değişebilmektedir.

idrar kaçırma

Domates: Yapılan bir hayli araştırma domatesin mesaneyi tahriş ettiğini ortaya koymaktadır. Fazla faal mesane şikayetlerini artırabilecek asidik bir yiyecek olan domatesten özellikle duyarlı olan şahısların uzak durması gerekmektedir.

Kahve ve çay: Kahve ve çaydaki kafein mesane etkinliğini artırabilmektedir. İdrara çıkma oranının sıklaşmasına neden olan kahve ve çay semptomların şiddetlenmesine de yol açabilmektedir. Kafein alımının eksiltilmesi veya ortadan kaldırılması veya kafeinsiz çeşitlerin değiştirilmesi semptomları eksiltebilmektedir.

Çikolata: Kahve ve çay gibi çikolata da bir ölçü kafeini kapsamaktadır. Çoğunlukla kafein kapsamayan beyaz çikolata ya da daha fazla kakao kapsayan koyu renkli çikolataların sınanması meseleyi eksiltebilmektedir.

Portakal, limon ve greyfurt: Domates gibi portakal, limon ve greyfurt da yüksek ölçüde sitrik asit kapsamaktadır. Mesane hakimiyetini güçleştiren bu meyveler yerine daha az sitrik asit kapsayan elma, muz gibi yiyecekler seçim edilmelidir.

Gazlı meşrubatlar: Gazlı meşrubatlarda bulunan fizz, potansiyel olarak fazla faal mesane semptomlarını şiddetlendirebilmektedir. Özellikle meyveli soda ve enerji meşrubatlarının tüketimine dikkat edilmelidir.

idrar kaçırma

Baharatlı yiyecekler: Gözleri sulandıran ve dudakları yakan yiyecekler mesaneyi de rahatsız edebilmektedir. Baharatlı ve acı yiyeceklerden uzak durmak yaşana meselelerin eksilmesine dayanakçı olabilmektedir.

Tatlandırıcılar: Yapılan araştırmalarda suni ve natürel tatlandırıcıların faal mesane meseleyi şikayetlerini artırabileceği ortaya koymaktadır. Şekeri tamamen kesmek yerine perhizle hudutlandırarak şikayetler üzerindeki tesirini hakimiyet edilmelidir.

İşlenmiş yiyecekler: İşlenmiş yiyecekler; aroma ve gözeticiler gibi bir hayli suni bileşen kapsadığından dolay şikayetleri artırabilmektedir.

Soğan: Baharatlı ve asitli besinlerde olduğu gibi soğan tüketimi mesane problemlerine neden olabilmektedir. Özellikle ham soğan tüketimi idrar yapma isteğini artırabilmektedir. Mesanedeki negatif tesiri eksiltmek için soğanı pişirerek harcamak daha sıhhatlidir.

Kızılcık: Bir Hayli birey kızılcık suyunun üriner sistem enfeksiyonlarının bulgularını gevşettiğini iddia etmektedir. Ancak asidik bir meyve olan kızılcık, domates, limon, portakal ve greyfurt gibi mesaneyi tahriş edebilmektedir.

Çağımızın vebası: Cep boyun hastalığı

Çağımızın vebası: Cep boyun hastalığı

Kent hayatında gün içerisinde en sık şahit olunan görüntü, toplu taşıma vasıtalarında, konutta, dükkanında ya da yolda yürürken dahi cep telefonuna bakan insanlardan oluşuyor. Bu bireylerin büyük çoğunluğu başını elindeki telefona doğru eğerek, büyüklükleri birbirinden değişik ekranlara bakıyor. Oysaki baş ve boyun bölgesini sıradanın dışında kesintisiz aynı pozisyonda yakalamak, sızılara ve ileri vaziyetlerde boyun fıtığına neden olabiliyor.

Cep telefonları tıp dünyasına yeni bir hastalık kazandırdı

Neredeyse her 10 şahıstan biri sıklıkla boyun sızılarından şikayet etmektedir. Olağan pozisyonu ileriye doğru bakmak olan boyun telefon, bilgisayar, tablet, e-okuyucu gibi vasıtaları kullanırken klasik konumundan çoğu zaman uzun müddetliğine çıkarak baş olmaması gereken biçimde omuzlardan ileriye gitmektedir. Özellikle de bu vasıtaların hepsini birden, yoğun biçimde kullanan insanlarda giderek boyun sızıları oluşmaya başlamaktadır. Yabancı literatürde “Text neck syndrome” olarak geçen ve Türkçe “Cep boyun hastalığı” veya “Cep telefonu boynu “ ismi verilen yeni bir hastalık ortaya çıkmıştır. İnsanlar işleri gereği her türlü teknolojik ekrana uzun zaman bakmak ve bu zaman zarfında boyunlarını eğik yakalamak zorunda kalmaktadırlar. Tipik olarak, baş düz yakalandığında yer çekimi boyna güç uygular ve boyun ile düşey düzlem arasındaki açı çoğaldıkça uygulanan güç ölçüyü de çoğalmaktadır.

Bu duruş uyku zamanı hariç tüm güne dağılmış vaziyette

Boynun omuzlardan daha ileride olduğu konumda geçen her gidişat bireyin cep boyun hastalığına bir adım daha yanaşması anlamına gelmektedir. Boynun olağan pozisyonu kulakların omuz merkezleriyle aynı hizada olduğu, boynun eğilmediği bir duruştur. Basmakalıpta başın omuzlara yüklediği bir ağırlık vardır ancak bu cins vaziyetlerde bu ağırlık olması gerekenin oldukça üzerine çıkmakta ve boyna neredeyse 6 kat daha fazla güç uygulanmaktadır. Bugün cep telefonları, tabletler, e-okuyucu makineler artık yalnızca iş zamanı bürolarda değil, iş dışında ve uyku hariç tüm zamanlara dağılmış bir biçimde kullanılmaktadır. Baş bayağıdan fazla bu pozisyonda yakalandığında fazla bir gerilim oluşmaktadır. Bu duruşla fazla zaman geçirmek, omuz etrafı gerginliği, boyunda ve üst sırtta şiddetli sızı, kronik baş sızısı, boyun fıtığı gibi sıhhat meselelerine neden olabilmektedir.

İhtiyat alınmazsa boyun fıtığına neden olabiliyor

Yanlış duruşta telefon ve tablet kullanımı, duruş ve beden mekaniğini negatif etkileyerek boyundaki fizyolojik çarpıklığın deformasyonuna yol açmaktadır. Cep boyun hastalığının şiddeti şahıstan şahsa farklılık gösterebilir. Hafif hadiselerde boyun adalelerinde sızıya, ilerlemiş hadiselerde ise baş sızısı, kollarda karıncalanma ve anlaşma, boyun omuru disk zararlarına yol açabilmektedir. Hatta daha ileri vaziyetlerde omurlar arasındaki diskin dejenere olarak yırtılmasına ve boyun fıtığı oluşmasına neden olabilmektedir.

En sık görülen şikayetler;

– Boyun sızısı

– Sırt sızısı

– Baş sızısı

– Boyun adalelerinde spazm, tetik nokta, gergin bant gibi kulunç eşi sertlikler

– Kollarda üşengeçlik, karıncalanma

– Kamburluk

– Başın bedene ağır gelen hissi

– Gece uyku niteliği düşüklüğü

Cep boyun hastalığı yaradılışını önlemek için dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralanabilir:

Telefonunuzu altta yakalamayın

Boynu öne eğerek değil, gözlerin uygun açıda olduğundan emin olarak telefona bakılmalıdır. Boynu zorlamadan okumayı basitleştirmek için telefonun metin ebadı artırılabilir.

Kollarınızla destekleyin

Telefon masanın üzerinde veya ön kollarla desteklenerek iki elle kullanılmalıdır. Bu mevzuda telefon ve tablet kılıflarından faydalanılabilir.

Mola verin

Uslu telefon üzerinden uzun zaman yazı yazmaktan, uzun evrakları okumaktan veya uzun zaman reyin oynamaktan sakınılmalı, sık sık molalar verilmelidir. İdeal duruşu sürdürmek ve hareket etmek için anımsatıcı kurulabilir.

Dik durun

İdeal duruş korunmalıdır. Baş ve boyun aynı dingil üzerinde, omuzlara olan uzaklığı denk olmalıdır. Omuzlar dik ve natürel pozisyonunda konumlanmalıdır.

Çocuklar ve gençler yüksek tehlike altında

Çocuklar telefon ve tabletlerle çok fazla müddet geçirmektedir. “Cep Boyun Hastalığı” açısından kalıcı duruş bozuklukları büyüyebilmesi sebebiyle çocuklar daha fazla tehlike altındadır.

Esneme ve germe egzersizleri yapın

Uzun zaman aynı pozisyonda kalmak kan dolaşımını da negatif etkilemektedir. Kumpaslı olarak esneme-germe egzersizleri yapmak adale sızılarını rahatlatarak, daha güçlü boyun adalelerine sahip olunmasına destekçi olmaktadır.