Stresin bedeninizdeki görünmez tesirleri

Stresin bedeninizdeki görünmez tesirleri

Yaşamımızda bizleri zorlayan gidişatlarda, bir ilişki ile başa çıkmada, ailenizle yaşadığınız müzakerede, parasal problemlerde, yoğun çalışma gidişatlarında stres bulguları görülebilir.

Fazla streste bedeninizde istenmeyen hastalıklara yol açabilir.

Mide sızısı

Baylor Tıp Fakültesi’nden Gastroenterolog Bincy Abraham, “Beyindeki asap sistemi bağırsaklara bağlıdır. Bu sebeple zekâsal stres sindirim sistemine hasar verebilir” diyor. Vaziyetine bağlı olarak hekimin mide problemlerinin reçetesiz ilaçlarla laksatifler, reçeteli ilaçlarla bulantı ilaçları gibi veya beslenme farklılığı ile misalin lif alımını çoğaldırmak bağırsaklarındaki stres sebebiyle zarar görmüş verimli bakterileri yenileyebilir rehabilitasyon edebilir.

Mide ağrısı

Stres kaynaklı kabızlık, ishal, bulantı veya kusma için en iyi rehabilitasyon ise egzersiz yapmak.

Miden ağrırken yapmak isteyeceğin son şey bu olabilir; ancak koşu yapmak için yola koyulduğunda hem aklının, hem de bağırsaklarının daha iyi sezmesini sağlayacak endorfin hormonları salgılanır.

İltihaplı Sivilce yaradılışı

Dermatolog Roberta Sengelmann, “Tıpkı saçın gibi, cildin de olağandan fazla androjen seviyesine karşı duyarlıdır. Bu hormonlar iltihaplı sivilceye neden olabilir” diyor.

Sivilce problemin devam ederse dermatologunla görüşmelisin; kronik irin suratında sivilce izlerine neden olabilir. Güç olsa da onları sıkma isteğine karşı koy, bu sadece cerahati çıkarmaya fayda. Üstelik iz vazgeçme ihtimali daha fazladır zira stresliyken bedeninin iyileştirme mahareti olağandan daha azdır.

sivilce

Ağız yoluyla alman veya tropikal uygulanan reçeteli ilaçlar ve muhakkak sabunlar, gözeneklerin açılmasına ve iltihaplı sivilceye neden olan bakterilerin dışarı atılmasına takviyeci olabilir. Dermatologun hormonlarını dengelemek için doğum hakimiyet hapı kullanmanı veya zati kullanıyorsan değiştirmeni de önerebilir.

Natürel makyaj malzemelerini, ıslatıcını ve güneş kremini de nonkomedojenik olanlarla gözenekleri tıkamayan değiştirmelisin.

Saç dökülmesi

İşten çıkarılmak veya uzun soluklu bir ilişkiyi tamamlamak gibi yoğun stresli bir vakadan sonra vasati üç, altı ay süresince saç fırçanda veya küvetinde olağandan daha fazla saç teli görebilirsin günde 100 saç telinin dökülmesi banaldir.

Saç dökülmesi

Dermatolog Roberta Sengelmann, androjen ismi verilen seks hormonlarının stres anında yüksek seviyede salgılandığını, bunun da saç foliküllerine hasar vererek dökülmeyi geçici olarak süratlendirdiğini söylüyor. Kaybettiğin saç tellerinin yerine hemen yenilerinin çıkmasını sağlayacak mucize bir gıda veya dayanak yok.

Ancak sıhhatli beslenerek saç hücrelerinin iyileşmesini ve saçının yine uzamasını sağlayabilirsin.

Kronik bitkinliğinizi yenin

Kronik bitkinliğinizi yenin

Genellikle yoğun çalışma temposuna sahip olanlar, üst seviye idareyiciler ve mükemmeliyetçi şahıslarda görülen Kronik Bitkinli yalnızca hafif bitkinlik ve gönülsüzlük gibi bulgular ile ortaya çıkabileceği gibi, iş yaşamındaki berekette ciddi oranda düşüş ve sosyal yaşamdan kopma gibi meselelere yol açabilecek kadar şiddetli izleyebiliyor. Hatta bireyi günlük etkinliklerini dahi yapamayacak seviyede bakıma fukara hale dahi getirebiliyor. Sanılanın aksine belirti ‘dinlenmekle’ geçmiyor.

”Hazır besinlerden kaçının”

Kronik bitkinlikle çaba usullerini Yrd. Doç. Dr. Halit Yerebakan’a sorduk. Beslenmenin kronik bitkinlik üzerindeki tesirine değinen Yerebakan; ”Hazır besinlerin hepsinden kaçmak gerekiyor. Bir markete gidildiğinde poşetlenmiş besinlerin üzerinde içindekiler yazdığını görürsünüz. İçindekiler kısmında misalin ıspanaktan sonra virgül geliyorsa o mahsulü geri koymanız gerekir” dedi.

Continue reading …

Mükemmeliyetçi bayanların meseleyi

Mükemmeliyetçi bayanların meseleyi

Tempolu bir çalışmanın sonunda konuta geldiğinizde tüm vücudunuzun ağrıdığını sezmeniz büyük ihtimal.

Yaşadığınız streste üstüne ilave edilince sürüklediğiniz sızılar zamanla millet arasında ki deyimiyle kulunç başka bir deyişle yumuşak doku romatizmasına dönüşebilir.

Algoloji Sızı Uzmanı Doç. Dr. Kader Keskinbora, kulunç gibi sızıların özeliikle de yüzde 80 gibi bir oranla mükemmeliyetçi bayanlar ve işkoliklerde görüldüğünü belirterek çoğu insanda da tesirli olduğunu söyledi.

Hastalığın boyun, sırt, boyun, omuz ve kalçalarda ortaya çıkan yakalanmaların olduğunu aynı zamanda da adale sızılarına neden olduğunu vurgulayan Keskinbora ”3 aydan uzun süren yaygın adale-eklem sızısı, bedende bazı duyarlı sızılı noktalar, bitkinlik, sabah tutukluğu ile karakterize kronik bir hastalık olan yumuşak doku romatizması fibromiyalji her yaşta ve her iki türde de görülebiliyor. Ancak sıklıkla 25-60 arası ve bayanlarda, erkeklerden daha fazla tesadüfülüyor. Özellikle mükemmeliyetçi bayanlar ve işkolikler tehlike altında.” dedi.

Strese bağlı yakalanmalar beyni etkiliyor

Keskinbora, strese bağlı olarak büyüyen yakalanmaların, beyin ve etraf asaplar arasındaki mesajımda vazife alan serotonin ve adrenalin gibi bazı kimyevi maddelerde yetersizlik veya bozukluğa neden olduğuna söyledi. Keskinbora, “Bedende sızı idrak edilmesinde ehemmiyetli olan bu maddelerin yetersizliği üzerine ilave edilen, fazla stres ve kaygı ise vaziyeti daha karışık bir hale getiriyor. Son çalışmalar bunalım, uyku bozukluğu ve etrafsal etkenlerin fibromiyalji yakınmalarını kısır döngüye çevirdiğine dikkat sürüklüyor.” diye laflarına devam etti.

Rehabilitasyon uygulaması bir kere yapılıyor

Keskinbora, rehabilitasyonda öncelikle serotonin ve adrenalin maddelerini yerine koyan antidepresanların kullanımının büyük ehemmiyet taşıdığını belirtti. Keskinbora, hastalığın rehabilitasyonu hakkında şu söylemelerde bulundu: “Birliktesi yapılması gereken boyun, omuz ve sırttaki sızılı tetik noktalara radyofrekans rehabilitasyonu uygulamasıdır. Radyofrekans akımı üreten özel bir jeneratör ve bu akımı dokuya ileten bir radyofrekans iğnesi ile sızılı tetik noktalara girilerek radyofrekans akımı pulsed modunda 10 dakika uygulanır. Yapılan çalışmalarda zafer yüzde 70 oranındadır. Hastaya uygulama bir kere yapılır ve vasati 6 ay ile 2 sene süresi süresince hastaların boyun ve sırt sızıları eksilir. Pulsed radyofrekans akımı uyguladığı bölgede doku zararı yapmadan sızı sağaltımı sağlar, bu sebeple bu harekât hastaya tekerrür tekerrür uygulanabilir.”

MS hastalığından korunmanın yolları

MS hastalığından korunmanın yolları

Son senelerde sıkça görülmeye başlanan ve daha çok genç bayanları çalışma çağında tutan MS başka bir deyişle Multiple Skleroz hastalığı, stres ve bunalım sonrası ortaya çıkabiliyor. MS, hastaların çoğu zaman afaki yere sosyal yaşamdan kopmalarına neden olabilirken, bu vaziyet hamlelerin rakamını ve şiddetini de artırabiliyor.

“25 Mayıs Dünya MS günü” evvelinde, Memorial Şişli Sağlık Kurumu Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Türker Şahiner, MS hastalığı ile alakalı dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

MS değişik bulgularla ortaya çıkabiliyor

MS hastalığının neden ortaya çıktığı bütün olarak öğrenilmemektedir. Bağışıklık sistemi, sebebi bütün olarak öğrenilmemekle beraber, beyni ve omuriliği başka bir deyişle merkezi asap sistemini düşman olarak idrak etmektedir. Bağışıklık sisteminin asap sistemine saldırmasıyla ortaya çıkan iltihabi tepkinler, beyinde kalıcı izler başka bir deyişle nedbe dokuları oluşturmaktadır. Yaşanan iltihabi tepkinin süresi ve şiddetine göre beyinde oluşan “plak” ismi verilen kalıcı izlerin ebadı değişmektedir. Genellikle saldırılar halinde ilerleyen MS hastalığı, asap sisteminin zarar gördüğü bölgeye göre şahısta değişik şiddet, sıklık ve belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple her MS hastasının öyküsü birbirinden değişik büyüyebilmektedir.

MS analık tasarılarınızı ertelemesin

MS hastalarının işlerini vazgeçmelerine ya da faal hayattan kopmalarına gerek bulunmamaktadır. Sadece ağır işlerden sakınılabilir. Bunun yanında MS hastalığı çocuk sahibi olmaya mani olmadığı için bu tasarılar ertelenmemelidir. Bütün tersi faal MS hastası bayanlarda hamilelik yarıyılında hastalık yatışmaktadır. Ancak doğumun ardından saldırılar tekerrür ortaya çıkabileceği için annenin yakın takibe alınması ehemmiyetlidir.

Bulguların süresi ehemmiyetli

MS, muhtelif duyularda idrak etme problemleri, geçici felç ve efor kaybı, anormal adale spazmları ve hareket problemleri, denge güçlükleri, konuşma ve görme bozuklukları, yutmada güçlük, fazla bitkinlik, muhtelif sızılar, bunalım gibi bulgularla ortaya çıkmaktadır. Günler içinde ilerleyen ve belirli bir müddet sonra azami seviyeye çıkan bulgular bir müddet sonra düzelmektedir. 24 saatte ya da daha kısa vakitte sona eren meseleler çoğu zaman MS hastalığının bulgusu değildir.

MS hastaları için fiziksel etkinlikler çok ehemmiyetli

Yoğun stresin, MS hamleleri ve bağışıklık sistemiyle yakından ilişkili olduğu öğrenilmektedir. Ailelerin MS hastalarını manili gibi görüp kesintisiz gözlem altında yakalamaları, hareketlerini kısıtlamaları, stresi çoğaldırıp hastalığı şiddetlendirebilmektedir. MS hastalarının sosyal yaşamlarına devam etmesi, özellikle spor etkinliklerinde bulunması hastalığın seyrini çok pozitif olarak etkilemektedir.

Saldırılara aşı ihtiyatı

MS hastalarının hücum geçirdiğini sezdiği yarıyılda süre kaybetmeden hekime gitmesi rehabilitasyonun ilk adımıdır. Hamlelerin başladığını gösterecek olan beyin ve omurilik MR’larının çekilmesi, beyin omurilik akışkanından misal alınarak yapılan testler ve elektro fizyolojik testler rehabilitasyon tasarılaması için tanımlayıcı olmaktadır. Beyinde tanımlanan plakların rakamı hastalığın seyrini ve ağırlığını göstermektedir. Saldırılar sırasında kortizon rehabilitasyonu uygulanabilir. Sık hücum geçiren hastalarda ise hücumlardan gözetici rehabilitasyonlar uygulanmaktadır. Bu rehabilitasyonlar saldırılar sonrasında yaşanabilecek olasılıklını da eksiltmektedir. Bununla beraber kronik MS hastası olma olasılığı bulunmayan, tek hücum geçiren hastalarda, bağışıklık sistemini baskılayan MS hücum koruma rehabilitasyonları uygulanması önerilmez. Günümüzde kesintisiz ilerleyen başka bir deyişle MS hastalığının az görülen ağır tipleri içinde artık rehabilitasyon alternatifleri vardır. Ancak bağışıklık sistemini baskılayan bu rehabilitasyonların yakın hakimiyet altında olan ve tecrübeli merkezlerce seçilmiş hastalara uygulanması gerekmektedir.

Hastalık doğru rehabilitasyon ve hayat stili tertip etmeleri ile hakimiyet altına alınabiliyor.

MS hastalığından korunmak için;

– Fazla bitkinliklerden kaçının.
– Sıhhatli beslenin.
– Sigara içmeyin.
– Günlük yürüyüş ve egzersizler yapın.
– Bazı hastalarda mevcut şikayetlerin daha fazla sezilmesine neden olabilecek hamam, sauna gibi sıcak etraflar yerine ılık suda duş almayı seçim edin.
– Bunalım yaratabilecek hadise ve civarlardan kaçının.

İdrar kaçırma problemine çözüm

İdrar kaçırma problemine çözüm

Cemiyet olarak bazı sıhhat problemlerini saklamayı ve hatta kendi içimizde çözüme eriştirmeyi seçiyoruz. Ancak seçtiğimiz bu yol, kolay bir hastalığın rehabilitasyon edilmedikçe gelişmesine ve sonunda ise ciddi bir tabloya dönüşmesine yol açıyor. belek escort Bir Hayli şahsın yaşadığı ancak gizlemeyi seçim ettiği idrar kaçırma problemlerinde olduğu gibi… Avrasya Sağlık Kurumu Bevliye Uzmanı Arman Çitçi, idrar kaçırmanın bir mukadderat olmadığı vurgularken mevzuyla alakalı ehemmiyetli bilgiler veriyor.

İdrar kaçırma enkotinans

İdrar kaçırma enkotinans, hastalarda istemsizce alana gelen idrarı yakalayamama vaziyetine verilen addır. Türkiye de ise 40 yaş ve üzeri her 4 bayandan 1 i idrar kaçırma meseleyi yaşarken, 50 yaş ve üzeri her 10 erkekten 1 i ise idrar kaçırma meseleyi yaşıyor.

Kimlerde ve hangi yaş gruplarında görülür

– Çocuklarda gece nemlendirmeleri, zaman içerisinde geçeceği düşünülen ve rehabilitasyona gerek dinlenmeyen bir mesele olarak idrak edilmektedir.

– Bayanlarda doğum rakamıyla doğru orantılı menopoz sürecinde yaşanan hormonal metamorfozlar neticesinde bu hastalık görülebilir. Gülerken, öksürürken, aksırırken hatta ayağa kalkarken dahi istemsizce idrar kaçırma olayları yaşanmaktadır. Bu vaziyet bayanlarda yaşa bağlı bir vaziyetmiş gibi kabul görmekte ve natürel bir sonuç olarak kabul edilmektedir.

– Bunun dışında seyrek de olsa prostat operasyonu sonrası erkeklerde de eş stilde idrar kaçırma olayları ortaya çıkmaktadır.

– Enkontinans sosyal ve günlük yaşamda kabullenilmesi ve alışılması hayli güç ve yaşamı belirli oranda kısıtlayıcı bir vaziyettir. Bazen bu kasvetten dolayı içtiği su ve akışkanı ileri derecede eksilten bireyler vardır. kadriye escort Böyle bir yola müracaat etmek çözüm değildir aksine dokuları ve böbrekleri susuz vazgeçmeye neden olur ve daha büyük sıhhat meselelerine yol açar.

İdrar kaçırma tipleri

Total Enkontinans: Mesanenin hiçbir biçimde idrar depolayamaması, böbreklerden mesaneye akan tüm idrar tamamen dışarı vazgeçilmesidir. Bazen nörolojik hastalıklar, bazen de operasyonlar sonrasında ortaya çıkabilir. Enkontinans esas olarak dört tipte gruplandırılır. Bunlar;

Refleks Tipi İdrar Kaçırma: Rastgele bir ihtar olmaksızın istemsiz olarak altına kaçırma gidişatıdır.

– Sıkışma Aciliyet veya Yetiştirememe Tipi İdrar Kaçırma: Şahsın idrar olduğunu fark ettiği anda idrarını bekletememe ve erteleyememesi neticeyi idrarını kaçırmasıdır. Mesanenin doluluk idrak etmesi ve hassasiyeti, olması gerekenden hayli fazladır. Bu tip idrar kaçırma enfeksiyonları; taşlar, idrar yolu veremi veya mesane urlarında karşımıza çıkmaktadır. Bu kasveti yaşayan insanlar bulundukları her etrafta evvel tuvaletin yerini bilme gereksinimi dinlerler.

Stres Tipi İdrar Kaçırma: Karın içi tazyikin çoğalışı neticeyi ıkınma, öksürme, gülme, kahkaha atma, yüksek sesle konuşma, ayağa kalkma damlalar halinde veya daha fazla idrar kaçırmadır.

– Taşma Tipi İdrar Kaçırma: Her yaşta oluşabilecek idrar yolu darlıkları veya ileri yaşlardaki prostata bağlı tıkanıklar neticeyi boşaltılamayan idrar torbasındaki tazyikin çoğalmasıyla taşan idrarın kaçmasıdır. İdrar kanalında darlığı olan gençlerde de görülebileceği gibi prostat hastalıklarında da karşımıza çıkabilir.

İdrar kaçırma sebepleri

– İlerleyen yaşa bağlı sıhhat meseleleri,

– Fazla kilolu olmak,

– Kabızlık,

– Vajinal enfeksiyonlar,

– Sarkmalar,

– İdrar taşları ve urları,

– Menopoza bağlı hormonal farklılıklar,

– Şeker hastalığı,

– Erkeklerde görülen prostat gelişmesi,

– Beyin işlevlerinde yavaşlamaya neden olan hastalıklar. demans, alzheimer, damarsal hastalıklar

İdrar kaçırma teşhisinde kullanılan usuller

İdrar kaçırma sebeplerini bulmak için birkaç adım gerekir. Uzman hekim tarafından alınacak tıbbi hikayeniz sırasında idrara çıkma alışkanlıkları hakkında ayrıntılı sualler sorulur. İdrar
kaçırma olup olmadığını kavramak için idrara çıkma günlüğü yakalamanız gerebilir. Bu vaziyette idrar kaçırma ölçülerini ve zamanını anekdot faktörüz hekimin tanı koyması için basitleştirici bir etmendir. Bunun dışına yapılacak bir hayli testle de idrar kaçırma tanısı koymak muhtemeldir. Bu testler;

Boya testi: Bedeniniz için hasarsız bir boya idrar torbanıza verildikten sonra size ped verilir. Şayet ped boya olmuşsa idrar kaçırma var demektir.

Stres testi: Sizden idrar torbanız doluyken öksürmeniz istenir. Rastgele bir idrar kaçırma anekdot edilir.

Ürodinami: İdrar torbası dolarken tazyik ile hacim, boşalırken ise idrarın akış sürati ölçülerek tanı konulur.

Sistoskopi: Ucunda mercek olan ince, uzun ve ışıklı bir tüp ile idrar torbasının içine bakılır.

İdrar kaçırma bir mukadderat mı

Büyüyen tıbbi usullerle beraber idrar kaçırma, rehabilitasyon edilebilir bir sıhhat problemidir. Bir Hayli şahsın yaşadığı idrar kaçırmad rehabilitasyon olarak 4 esas ilke vardır. Bunlar;

İlaçla rehabilitasyon: Mevzunun uzmanı doktorlar tarafından karar verilen, mesane rahatlatıcı ilaçların kullanımı buna uygun olan bireylerde fayda sağladığı görülmektedir.

Tutumsal rehabilitasyon: Tutum rehabilitasyonunun emeli bayanların idrar kaçırmalarının neden olduğunu öğrenmelerine ve bunlardan sakınmalarına dayanakçı olmaktır. Yaşam stilinde yapılacak farklılıklar kilo vermek, sigarayı vazgeçmek, ağır kaldırmaktan kaçırmak vb. idrar kaçırma problemine karşı yararlı olmaktadır.

Fizik rehabilitasyon: İdrar kaçırmasıyla alakalı olarak en yaygın fizik rehabilitasyon usulü kegel egzersizlerdir. Kegel egzersizler, alttaki adalelerinizi sıkılaştırıp üretra, vajina ve rektum girişlerinin çevresindeki adaleleri kuvvetlendirmektedir.

Cerrahi rehabilitasyon: Asıl stres inkontinansın rehabilitasyonu, cerrahi usullerle yapılan rehabilitasyon şeklidir. Bu meseleyi düzenlemek için günümüzde uygulanan muhtelif operasyon tipleri mevcuttur.

Adet kumpassızlığı gebeliği güçleştiriyor

Adet kumpassızlığı gebeliği güçleştiriyor

Bayanların adet kumpassızlığı meselesinin çocukluk, ergenlik, doğurganlık, menopoz evveli ve menopoz olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Serdar Koç, “Adet kumpassızlığını belirlemeden evvel bayağı adet kumpasını belirlemek gerekir. Adet kumpassızlıkları genellikle organik nedenlerden ve hormonal nedenlerden kaynaklanır.

Organik neden denildiğinde bayan faize uzuvlarının anatomik yapısındaki farklılar akla gelmelidir. Bunların başında rahimden kaynaklan ve iyi mizaçlı ur olarak kabul edilen miyomlar kazanç. Rahim duvarının kalınlaşmasına neden olan adenomyozis, rahim çeperinden kaynaklanan polip ya da doğum hakimiyet emeliyle uygulanmış spiraller öteki sık nedenlerdir. Organik nedenler adet kumpassızlıklarının yüzde 25’ini oluştururken 40 yaşın üzerine çıkıldığında bu oran çoğalır. Yumurtalıklardan salgılanan hormonlardaki bozukluk, doğum hakimiyet hapları gibi ormon kapsayan preperatlar ve natürel ki hamilelik ise hormonal kaynaklı adet kumpassızlıklarının ehemmiyetli nedenini oluşturur. Tiroid bezindeki hormon bozuklukları da sıklıkla adet gecikmelerine neden olabilir” dedi.

Rehabilitasyonu umursamama etmeyin

Adet kumpassızlıklarının rehabilitasyonu hakkında da bilgiler veren Dr. Koç, ” Problemin kaynağını ortaya koymak için sırasıyla jinekolojik tetkik, ultrasonografik tetkik ve aynı anda yumurtalıktan ve bedenin öteki bölgelerinden salgılanan hormonların ölçümü gerekir. Hormonal ölçüm yaparken adet döngüsünün muhakkak yarıyıllarının seçim edildiği unutulmamalıdır. Mesele ortaya konulmadan yalnızca adet düzenleyeci ilaçların kullanılması doğru değildir. Bu cins preperatları kullanarak 80 yaşındaki bir bayana bile adet gördürtebiliriz, ancak asılda hakikat hastalığın üstünü örtmüş oluruz.

Ayrıntılı bir analizden sonra şayet mesele bir anaotomik problem ise seçim edilecek rehabilitasyon şekli cerrahi yaklaşımdır. Bu cins problemlerin hemen hepsinde kapalı usul olarak adlandırılan laparoskopik usul seçim edilmelidir. Sarih cerrahi, neden olduğu yan ve ters tesirlerden dolayı çağdaş tıp da terk edilmeye başlanmıştır. Mesele spiral ise 3 ay bekleme yarıyılı önerilmeli, zorunlu ek rehabilitasyonlar tertip edilmeli zafersizlik gidişatında çıkarılmalıdır. Doğum hakimiyet haplarının kullanımı sırasında ilk 1-2 ay ara kanamaların olabileceği usta yakalanmalı, sabırlı olunmalı, bu vakti aşan kanamalarda preperat farklılığı önerilmelidir. Her türlü vajinal kanamada hamilelik ve onun getirebileceği problemler hiç bir zaman ustan çıkarılmamalıdır” diye konuştu.

Adet kumpassızlığı gebeliği güçleştiriyor

Adet kumpassızlığının yumurtlama bozukluğunun göstergesi olabileceğinden bu meseleyi yaşayan bayanlarda hamile kalmada eforlukları olmasının çok bayağı olduğuna vurgu yapan Dr. Koç, şu ihtarlarda bulundu: “Adet kumpassızlığı olan bir bayan özellikle çocuk sahibi olmayı istiyorsa kesinlikle bir faize sıhhati merkezine müracaat etmelidir. Burada kumpassızlığın sebebi tespit etildikten sonra bu sebebe müteveccih rehabilitasyon uygulanması zorunludur. Bazen çok kolay rehabilitasyonlar ile hamilelik sağlanabilirken bazı gidişatlarda ileri faize teknikleri olarak adlandırılan tüp bebek usulüne müracaat etilmesi lüzumlu olabilir. Stres ve kasvetin yanı gizeme abuhava farklılıkları da zaman zaman adet kumpassızlığına neden olabilmektedir. Şayet kumpassızlığın altında uyuyan tek neden bu ise zaman içinde kendiliğinden düzelebilir. Öncelikle her bayana önerim, ergenlik çağından itibaren adet takvimini kumpaslı olarak tutmalarıdır.Adet kumpassızlıkları görülmeye başlandığında adet kumpassızlıklarının spektrumlarına dikkat edilmelidir.Bu kumpassızlıklar birkaç ay süresince yineleyip çoğalıyorsa kesinlikle doktora müracaat etmek gerekiyor.”

Stres beyni küçültüyor

Stres beyni küçültüyor

Stres beyninizi hipotez ettiğinizde çok daha fazla tesirler. Stres hormonu kortizol beynin hipokampüs olarak deyim edilen kısmındaki nöronları yıkım edip küçültebilir ve yenilerinin yaradılışını durdurabilir.

Hipokampüs hem mesleksel hem de şahsi yaşantımız için çok gereksinim dinlediğimiz bilme, hafıza, duygusal regülasyon ve stresli bir vaka sonrası stres tepkisinin durdurulması süreçleri için kritik ehemmiyete sahiptir. Aynı zamanda kronik stres de mediyal prefrontal korteksi küçültebilmektedir. Bu vaziyet karar almayı, belleğin çalışmasını ve güdüsel tavrın hakimiyet altına alınmasını negatif güzergahta etkilemektedir.

Hücreleri etkiliyor

Stres aynı zamanda kompleks öğrenişsel tutum ile miktarlı sosyal etkileşimi tasarladığımız prefrontal kortekse ulaşımı yasaklayarak kök hücreleri etkileme hünerine de sahiptir. Bunun neticesinde beynin bilme ve bellekte yakalama kapasitesi eksilirken kaygı ve bunalıma yatkınlığı çoğalır. İşin daha da makûssu mevzubahisi stres hormonları beynin amigdal olarak adlandırılan kısmının boyutunu ve faaliyetini çoğaldırabilir. Amigdal yüksek seviyede duygusal hadiselere ait anıların oluşturulması ve saklanmasında kritik ehemmiyete sahiptir. Bu bir hadiseyi bir duyguyla birleştirir ve bu iletişim hadiseden kaçınabilmemiz ya da ileride onu arayıp bulabilmemiz için uzun süreli hafızamızda saklanır. Kortizolün alana getirdiği farklılıklar fobi, kaygı ve saldırganlık gibi negatif duyguları arttırabilir.

Beyindeki bu alterasyonlar değişik şahıslarla olan etkileşimimiz ve bilme, andırma, karar verebilme ve uzun vadeli maksat asıllaştırabilme marifetimiz üzerinde ehemmiyetli neticeler doğurabilmektedir. Bunlar aynı zamanda, bir kısır döngüye yol açarak, ileride stresli gidişatları galibiyetli bir biçimde yönet edebilmeyi çok daha güçleştirebilir. Neyse ki bu negatif tesirlere karşı egzersiz ismi altında çok tesirli bir panzehir keşfettik. Egzersiz öğrenişsel işlev ve beyin boyutunu çoğaldırmanın yanı gizeme strese dayanıklı bir beyin geliştirmeye de takviyeci olabilmektedir. Egzersiz, sıhhatli beyin dokusu geliştirmeye takviyeci olan ve stresin negatif tesirlerini tersine çeviren beyin kaynaklı nörotrofik etmen BDNF olarak deyim edilen bir maddenin salgılanmasını sağlamaktadır.

HGH hormonu salgılanmıyor

Bu mevcut nöronların dinç ve sıhhatli kalmasını sağlamakta ve aynı zamanda yenilerinin gelişmesini teşvik etmektedir. Ne kadar çok egzersiz yapıp ne kadar çok BDNF oluşturursak, özellikle hipokampüste o kadar çok nöron üretilir. Egzersiz aynı zamanda tüm beyin ve beden hücrelerinin gelişmesi ve gelişimi için hayati ehemmiyete sahip insan sihrime hormonunu da HGH salgılamaktadır. HGH natürel hücresel ihtiyarlama atrofisini tesirsiz hale getirir ve beyin hacmini şişirir.

Tek seferde 30 saniyelik bir depar atmak seviyeleri iki saat sonra en üst seviyeye erişmek üzere HGH de altı katlık bir çoğalışa sebebiyet verebilmektedir. Neyse ki bu bereketlerin çoğunu elde edebilmek için saatlerce idman yapmak zorunda değilsiniz. Yakın zamanda yapılan 10 araştırmanın tahlili beş dakikalık dozlarla yapılan egzersizin ruh halinin düzenlenmesi ve stresle başa çıkılmasında en büyük tesire sahip olduğunu ortaya koymuştur. Birkaç dakika süre ayırabildiğiniz zamanlarda kalp atış süratinizi çoğaldıracak ve/veya adalelerinizi çalıştıracak bir şeyler yapın. Bu stresle baş etkenin pozitif ve yapıcı bir yolu olup usunuzu kaçırmanızı önlemeye takviyeci olabilir.

Kanserden korunmanın yolları

Kanserden korunmanın yolları

Kanserin, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen vefat sebepleri arasında olduğunu ifade eden Samsun Büyük Anadolu Sağlık Kurumu Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, kanserin vefat sebebi olarak kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer aldığını söyledi.

İHA ‘nın haberine göre, Türkiye’de her sene 175 bin bireye kanser teşhisi konulduğunu ve bu gidişatın oldukça düşündürücü olduğunu belirten Prof. Dr. Serdar Yol, yeniden de bu sayılara rağmen kanserin, yüzde 30-­40 oranında önlenebildiğini, kanseri önlemede erken tanı ve yeterli cerrahi teşebbüsün ehemmiyetli olduğunu vurguladı.

Kanserin sebepleri ve kansere karşı alınacak tedbirleri sıralayan Prof. Dr. Serdar Yol, şunları söyledi:

Sigara içmemek

“Kanserden vefatların yüzde 30’undan, akciğer kanseri hadiselerinin yüzde 87’sinden sigara mesuldür. Ayrıca sigara; ağız, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, pankreas, mide, böbrek, idrar kesesi kanserine de yol açmaktadır. İçinde 100’e yakın kansere yol açan madde kapsayan bu sigaradan uzak durmak kanserden gözetici ihtiyatlar arasında başta gelmektedir.”

İçkiyi kullanmamak veya sınırlamak

“İçki ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin öğrenilen nedenlerindendir. Özellikle sigara ile birlikte içki içmek kanser tehlikesini oldukça artırmaktadır.”

Işınımdan korunmak

“Güneş ışığına başka bir deyişle ultraviyole B ışınlarına uzun zaman maruz kalmak ten kanserine yol açmaktadır. Uzun zaman solaryuma girmek de kanser tehlikesini artırmaktadır. Yaz aylarında 11.00­-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığından uzak kalınmalı ve gözetici kremler kullanılmalıdır.”

Enfeksiyonlardan korunmak

“Dünyada tüm kanserlerin 5’te 1’i kronik enfeksiyonlara bağlıdır. Human Papilloma virüsü rahim ağzı kanserine, Hepatit B virüsü karaciğer kanserine neden olmaktadır. Ayrıca AIDS hastalığı olanlarda bir hayli kanser daha fazla görülmektedir. Tehlikesiz bir cinsel hayat ve aşılanma ile bu enfeksiyonlardan ve kanserden korunulabilir.”

Sıhhatli beslenmek

“Kanser tehlikesini artıran yiyeceklerden uzak durmak, kısa zamanda yüksek ateşte pişirme gibi usullerden sakınmak ehemmiyetlidir. Kanserle savaşan gıda ögeleri kapsayan yiyecekler harcanmalı, günde en az 2 buçuk litre su içilmelidir. Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et mahsullerinden uzak durulmalıdır. Günde 2­3 gramdan fazla tuz harcamamak gerekir. Fazla kırmızı et tüketimi, kalın bağırsak kanseri tehlikesini artırdığı için haftada en fazla yarım kilo kırmızı et harcanmalı, bunun yerine; balık, tavuk, hindi gibi beyaz etler seçim edilmelidir. Bakla, kuru fasulye, nohut, börülce, mercimek gibi nebatsal proteinler sofralardan beceriksiz olmamalıdır. Şeker ve yağ tüketimine de dikkat edilmelidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yenilmelidir. Ispanak, karalahana, brokoli, pazı, marul gibi koyu yeşil; domates, pancar, nar gibi koyu kırmızı; havuç, bal kabağı, kayısı gibi koyu sarı­-turuncu; kırmızı lahana, patlıcan gibi mavi-­mor; sarımsak, soğan gibi beyaz sebzeler meyveler ile beslenilmeli başka bir deyişle sofralar renkli olmalıdır. İşlenmiş hububat mahsulleri yerine bütün buğday, bütün çavdar, bütün yulaf seçim edilmeli başka bir deyişle kanserden gözetici gıdaları almak için ‘bütün’ beslenilmelidir.”

Egzersiz yapmak

“Her gün kumpaslı olarak en az 30 dakika egzersiz yapanlarda; meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az görülmektedir.”

Kilo balansını gözetmek

“Fazla kilolar başta meme kanseri olmak üzere; kalın bağırsak, rahim, yemek borusu, böbrek, pankreas, prostat ve yumurtalık kanseri ile çok yakın ilişkilidir. Kilo vermek ile kanser tehlikeyi besbelli olarak eksilmektedir.”

Kanserin erken bulgularını öğrenmek

“Söylenmeyen kilo kaybı, ateş, halsizlik, sızı, ten farklılıkları, bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki farklılıklar, beklenmedik ve anormal kanamalar ile akıntılar, iyileşmeyen yaralar, bedende ele gelen kitleler, şişlikler, yutma eforlukları, hazımsızlık ve ses kısıklığı kanserin bulguları olabilir. Bu bulgular fark edildiğinde en kısa zamanda hekime müracaat etilmelidir.”

Kanser tehlikesini öğrenmek ve kanser tarama programlarına katılmak

“Şahısta rastgele bir şikayet olmasa dahi, muhakkak yaşlarda yapılan tarama testleri ile kanser erken düzeyde tespit etilebilmektedir.”

Stresle başa çıkmak

“Stres, dolaylı olarak kanseri tetikleyebilmektedir. Egzersiz, danışmanlık ve konuşma rehabilitasyonları, grup terapileri, sosyal dayanak, bunalım ve anksiyete giderici ilaçların kullanımı gibi yaklaşımlar stresle başa çıkmak için ehemmiyetli usullerdir.”

Rozasea hastalığı nedir

Rozasea hastalığı nedir

Yaygın öğrenilen ismi “gül hastalığı” olmasına karşın ne yazık ki ismiyle müsemma olmayan bir cilt hastalığı rozasea. Özellikle sarih derili bireylerde görülen bu vaziyet surat bölgesinde yaşanmasından dolayı estetik olarak da rahatsızlık yaratabiliyor. Acıbadem International Sağlık Kurumu Ten Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Sağlam’ın verdiği bilgiye göre, güneşin hasarlı tesirleri, etrafsal lekelilik, stres ve soğuk havalar hastalığın görülme sıklığı ve şiddetinde çoğalış yaratıyor. Üstelik bu meseleyle karşı karşıya kalan şahısların ömür boyu kendilerine dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü yüzdeki bu kızarıklıklar ne yazık ki tamamen geçmiyor.

rozasea

Kapladığı alan itibariyle en büyük uzvumuz olan cildimiz, etrafsal koşullardan yaşadığımız strese kadar her türlü negatif tesiri sünger gibi içine sürüklüyor ve bu sebeple ufak ya da büyük bir hayli mesele ortaya çıkabiliyor. Özellikle de surat bölgesindeki tesirleri estetik açıdan da mutsuzluk yaratabiliyor. Yüzde kızarıklık, yanma, batma hissi, damarlarda apaçıklaşma, sivilce eşi yaradılışlar ile karakterize rozasea hastalığı da bunlardan biri. Bu cilt probleminin gerçek sebebinin damarsal fazla tepkin olduğu düşünülüyor. Bununla beraber mide hastalıkları, tansiyon, maytlar ve ciltte bulunan bir asalak enfeksiyonu da hastalığın sebepleri arasında yer alıyor.

gül hastalığı

Kendiliğinden iyileşmesi sizi yanıltmasın

Yüzdeki ufak, kırmızı kimileri de cerahatli kabarcıklar başlangıç safhasında kendiliğinden geçse de tekerrür edebiliyor. Ancak rastgele bir gerileme yaşamayan hatta kılcal damar genişlemeleri ortaya çıkan şahısların kesinlikle bir uzmana müracaat etmesi gerekiyor.

rozasea

30-60 yaş arasında ve ağırlıklı olarak bayanlarda görülen rozasea, dünyada vasati surat bireyden üçünün şikayet ettiği bir mesele. Üstelik bu oran bazı coğrafi bölgelerde yüzde 20’ye kadar yükselebiliyor. Dr. Sağlam’ın verdiği bilgiye göre hastalık sarih derili bireyler, ailesel geçiş gösterenlere, çiftçi, inşaat emekçisi gibi sıcakta ve soğukta ya da güneş altında çalışanlarda daha fazla ortaya çıkıyor. Bununla beraber fazla ölçüde acı, baharatlı gıdalar, çikolata ve fazla sıcak çay, kahve tüketimi de tetikleyici etmenler arasında yer alıyor. Sedef hastalığı, seboreik egzama, alerjik dermatitler, kortizonlu krem kullanımı, güneş yanığı da kırmızı surata neden olabiliyor.

Kızarıklığa, yanma ve kaşıntı eşlik ediyor

Rozasea tetikleyici faktörlere maruz kalınmasıyla beraber bir anda da ortaya çıkabildiği gibi kızarıklık ve sivilcelenmeler zamanla da çoğalabiliyor. Suratın belirli bölgelerinde kızarıkla başlayıp safhalar halinde ilerleyen bu meseleyle alakalı Dr. Hülya Sağlam şunları anlatıyor: “Hastalık ikinci düzeye eriştiğinde ise damarda genişlemeler sonrasında sivilcemsi kızarıklıklar olarak görülüyor. Yanma, kaşıntı gibi şikayetlerin de eşlik ettiği kızarıklıklar ağırlıklı olarak elmacık kemiklerinin üstünde ve burnun alt yarısını çoğalıyor. Üçüncü düzey olarak belirlediğimiz evrede ise hastanın suratındaki kızarıklıkların çoğaldığını görüyoruz. Bazen burunda yağ kanallarını genişleterek, burnun gelişip biçim değiştirmesine rinofima neden olabiliyor.”

Yalnızca surat bölgesinde görülen rozaseaya, seboreik dermatit, perioralegzema gibi cilt hastalıkları da eşlik edebiliyor. Bu vaziyet hastalığın şiddetinin de çoğalmasına neden oluyor. Ayrıca göz de blefarit sebebiyle kaşıntı yanma ve batmaya yaşanmasının yanında rozaseası olan bireylerde hipertansiyon ve migren görülme oranın da çoğaldığı kollanıyor.

rozasea

Ömür boyu korunma gerekiyor

Dr. Sağlam, hastalığın genellikle hücumlar halinde izlediğini belirterek, tetikleyicilere maruz kalmanın tutuşmayı artırdığını ve akut yarıyıla geçişe neden olduğunu anımsatıyor. Rozasea da hiç bir zaman bütün olarak düzelme sağlanamadığı için, meseleyi yaşayan bireylerde ömür boyu korunma son derece ehemmiyet taşıyor.

Ancak hücum yarıyıllarında hastalığın şiddetine göre bireyden şahsa değişebilen rehabilitasyon uygulanıyor. Dr. Sağlam, rehabilitasyon yaklaşımını mevzusunda şunları anlatıyor: “Rozasea, medikal ve lazer teknolojinin kullanılarak rehabilitasyon edilmesi gereken bir hastalık. Sualin şiddetine göre, antibiyotikler ve uygun krem jellerden faydalanıyoruz. Ancak hastaların tahriş edici mahsullerle içki kapsayan toniklerden uzak durması ve topikal kortizonlu krem kullanmaktan sakınmaları ehemmiyet taşıyor. Bununla beraber özellikle kılcal damarların yoğun olduğu safhada pulsedye lazer, goldtoning lazer, IPL, NDYAG damar lazeri gibi uygulamaların ayda bir 3 seans olarak yapılması fayda sağlıyor. Ayrıca surata mezoterapi uygulanarak cilde nem kazandırılıyor ve damar duvarlarının da güçlendirilmesi ile kılcal damarların çatlaması yasaklanmış oluyor.”

gül hastalığı

Bu tedbirleri almak koşul

– Sıcak meşrubat ve gıdalardan kaçının.

– İçki ve kafein almayın.

– UVA ve UVB’ye tesirli en az 30 etmenli kremlerle güneşten korunun.

– Yaz ayları ve güneş altında daha yüksek koruma etmenli kremleri seçim edin.

– Kumpaslı olarak cildinizi ıslatın.

– Muhakkak aralıklarla lazer rehabilitasyonu uygulatın.

Stresin yol açtığı sıhhat meseleleri

Stresin yol açtığı sıhhat meseleleri

Hakkında suratlarca yazı ve birbirine geçmiş bilgiden bahsedebiliriz mevzubahisi stres olunca. Ancak kısa ve net söylemek gerekirse; azı zafer çoğu ciddi ebatlara erişen hastalıklar getiriyor.

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy, yüksek dozda stresin en ehemmiyetli tesirinin kalp damar rahatsızlıklarında kendini gösterdiğini vurguluyor.

Bedenin strese karşı verdiği cevaplar arasında en ehemmiyetlisi belki de kalp damar sisteminde yarattığı tablo.

Bir stres kaynağı ile karşı karşıya kaldığımızda;

– Kalp süratimiz çoğalır,

– Kan tazyiki yükselir,

– Solunum daha sık hale kazanç.

Adalelerimizin gerilmesi de gerçeğinde bedenin kendini korunmaya hazırlanması anlamına kazanç. Beden dış civardan tehdit altındadır. Stres sebebi ortadan kalkmaz ve devamlı hale kazançsa, korunma ve atak balansını sağlayamayan beden hastalıklarla boğuşma noktasına gelebilir.

Bunlar arasında;

– Kalp hastalıkları,

– Yüksek tansiyon,

– Kalp ritim bozuklukları ilk sırayı alır.”

Kalp damar hastalıklarının yanı gizeme fazla stresin insanda ehemmiyetli başka sıhhat meselelerine de yol açtığının altını çizen Prof. Aksoy, “Bunalım, anksiyete ve obezite kalp damar hastalıklarından sonraki sırayı alıyor. Birey artık kendisinin enerjisinin düştüğünü ifade eder, baş sızısından, devamlı olan mide bulantılarından, kabızlık ve ishalden şikâyet eder.

Adale sızıları sıklaşmaya başlar, uykusuzluk hakimiyet edilemeyen bir hal alabilir, cinsel gönülsüzlük başlar, geceleri diş gıcırdatma ve ağız kuruluğu ön tasarıya çıkar. Birey artık daha basit hiddetlenir bir hal almıştır, kendini yalnız, galibiyetsiz ve bedelsiz sezer” dedi.

Hayır demeyi bilmek stresle baş faktörün en ehemmiyetli yolu

Prof. Dr. Murat Aksoy, strese neden olan gidişat ortadan kaldırılamıyorsa, ufak müdahalelerle sıhhat meseleyi yaşamanın önüne geçilebileceğine dikkat çekti.

Stresle baş faktörün yolu bu kaynağı muhtemelse ortadan kaldırmaktır. Bu muhtemel değil ise stresle baş faktörün sıhhatli yolları arasında;

– Günde 30 dakikalık egzersizler,

– Dostlarla ve aile ile daha sık buluşmak,

– “Hayır” demeyi bilmek,

– Etrafı değiştirmeye çalışmanın yeri olduğunu ifade etmek gerekir.

Bunların yanı gizeme sıhhatli hayat kaidelerine uymak, sıhhatli beslenmek, kahveyi ve şekeri eksiltmek de faydalı olacaktır.

Bunların yerine sigara ve içki harcamak, fazla yatmak veya fazla televizyon izlemek, hemen ilaçlara sarılmak veya dostlardan uzaklaşmak gibi sıhhatsiz olan seçimleri ön tasarıya çıkartmak yalnızca vaziyeti içinden çıkılmaz hale getirecektir.

Page 1 of 91 2 3 9