Böbreğini affettiği bayanla evlendi

Böbreğini affettiği bayanla evlendi

Amerika Birleşik Devletlerinin Chicago kentinde yaşayan Christopher Dempsey ve böbreğini verdiği Heather Krueger, operasyondan takribî iki sene sonra yaşamlarını birleştirdi.

Böbreğini verdi evlendi

Şu anda 27 yaşında olan Krueger’ın ailesi ise, ona böbreğini affedebilecek birini bulmak için yarışa girmişti. Oysa 119 binden fazla hastanın böbrek nakli için beklediği ülkede bu, çok güçtü. İşte Dempsey ile Krueger’ın yolları, bütün bu sırada kesişti. Dempsey, Krueger’ı arayarak 2015’in Şubat ayında ona böbreğini affedebileceği haberini verdi.

Operasyon sonrası evlendiler

Operasyon bu senenin Mart ayında hakikatleştiğinde, ikili birkaç buluşmada buluşmuştu dahi. Ancak ilişkilerini operasyondan sonra resmileştirmeyi seçim ettiler.

Konutluluk öneriyi ise, operasyondan sekiz ay sonra, çift at otomobiliyle Chicago’da romantik bir gezinti yaparken geldi. Nakilden takribî 19 ay sonra, çift sıhhatli olarak dünya evine girdi.

“Onunla evleneceğimi hayal edemezdim”

Dempsey, “Sanırım- özellikle eşim ve ailesi için- ikimizin de nelerin üstesinden geldiğini öğrenmek çok daha duygusaldı” dedi ve ilave etti: “Milyonlarca sene düşünsem, tüm bunlara ‘evet’ dediğimde sonunda onunla evleneceğimi hayal edemezdim. Bu şahane bir şey.”

Akciğer kanserinin 7 bulgusu

Akciğer kanserinin 7 bulgusu

Dünyada hayati riske en fazla neden olan kanser cinsi olarak öğrenilen akciğer kanseri, bedende alana gelen minik farklılıkların umursanması ile erken yarıyılda teşhis edilebiliyor. Bulguları tanımak ve akciğer kanserinin en ehemmiyetli sebebi olan sigaradan uzak durmak, hastalık ile çabada büyük rol oynuyor.

İşte Prof. Dr. Emin Gökhan’ın akciğer kanseri hakkında söyledikleri:

Her sene 1.3 milyon birey yaşamını kaybediyor

Erkeklerde en sık görülen kanser cinsi olan akciğer kanseri, kanserden vefat sebepleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Günümüzde kanser hadiselerine bakıldığında kalın bağırsak, meme ve prostat kanseri sebebiyle hayatını yitirenlerin toplamından daha fazla birey akciğer kanseri sebebiyle yaşamını kaybetmektedir. Dünyada her sene 1.3 milyon birey akciğer kanseri nedeni ile yaşamını kaybetmektedir. Akciğer kanserinde erken tanı ehemmiyetlidir; zira akciğer kanseri sıklıkla kemik, karaciğer, beyin ve böbrek üstü bezlerine yayılım göstermektedir.

Bu bulgular akciğer kanserini işaret edebilir

– Devamlı soluk darlığı, hırıltılı solunum

– Geçmeyen ve giderek makûslaşan öksürük

– Kanlı balgam

– İştah kaybı ve zayıflama

– Göğüs sızısı

– Ses kısıklığı

– Yutma eforluğu

Yaş ilerler tehlike çoğalır

Akciğerlerin her ikisinin ya da birinin dokusunda, anormal hücrelerin hakimiyetsiz gelişmeleri ve artması ile büyüyen makûs mizaçlı urlar, akciğer kanseri tablosunu ortaya çıkarmaktadır. Akciğer kanserinde yaş ehemmiyetli bir etmendir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı çoğalmaktadır. Akciğer kanseri, 45 yaş altında seyrek ortaya çıkabilirken, genellikle 50-70 yaşlarında tanı konulmaktadır. Akciğer kanserinin bayanlarda görülme sıklığı da giderek çoğalmaktadır.

Sigarayı vazgeçin tehlikenizi yüzde 50 eksiltin

Önlenebilir bir hastalık olan akciğer kanserinden korunmak için öncelikle içiliyorsa sigara vazgeçilmelidir. Sigarayı vazgeçmekle tehlike eksilmeye başlar ve takribî olarak 10 sene sonra akciğer kanseri oluşma tehlikeyi takribî olarak yüzde 50 eksilmiş olur. Sigara içmemek ve sigara içilen etraflardan uzak durmak akciğer kanserini önlemenin en kolay yoludur. Akciğer kanseri olaylarının yüzde 85’inden sigaradan kaynaklanmaktadır. Günde harcanan 1 kutu sigara, akciğer kanseri tehlikesini 20 kat daha artırmaktadır.

Doğru beslenme korunma ve rehabilitasyon için ehemmiyetli

Akciğer kanseri mevzusunda yapılan bir hayli çalışma, günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze harcayan şahıslarda akciğer kanseri tehlikesinin daha düşük olduğu göstermektedir. Akciğer kanseri tehlikesini eksilten tedbirler kadar kanser tehlikesini artırabilen unsurlar da mevzubahisidir. Misalin sigara içen şahısların “A vitamini ve beta karoten” istikametinden zengin besinler harcamasının tehlikeyi artırdığı öğrenilmektedir.

Erken düzeyde galibiyet ile rehabilitasyon ediliyor

Akciğer kanserinin bulguları ile karşılaşıldığında kesinlikle hekime müracaat etilmelidir. Detaylı tetkik, aile hikayesinin alınması ve uygun muayenelerle tanı konulabilmektedir. Akciğer kanseri erken aşamalarda tespit edildiğinde zaferle rehabilitasyon edilebilmektedir. Akciğer kanserinde rehabilitasyon biçimi; kanserin tipi, urun büyüklüğü, meskeni, yaygınlığı ve hastanın genel vaziyetine göre tanımlanmaktadır. Günümüzde çağdaş rehabilitasyon usulleri sayesinde hastaların hayat niteliği ve süresi çoğalmış vaziyettedir.

Mutsuzluk beyni küçültüyor

Mutsuzluk beyni küçültüyor

Mutsuzluk ve beyin arasında doğrudan ilişki var. Öyle ki uzun süreli mutsuzluk yaşayanların beyinlerinde küçülme alana geliyor. Mutluluğun, özellikle direnme eforu ve mukavemetliliği artırdığına dikkat sürükleyen uzmanlara göre mutluluk hastalık bulgularının daha az sezilmesine neden olurken, bağışıklık sistemini uyararak hastalıkların tez iyileşmesini sağlıyor.

Dünya Mutluluk Günü

Birleşmiş Milletler BM, dünya üzerindeki insanların mutluluğu andırmaları ve kutlamaları için 2012 senesinde 20 Mart’ı “Dünya Mutluluk Günü” olarak bülten etti. BM Genel Merkezi’nin bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere aza bir hayli ülkede eğitim, kültür ve sosyal faaliyetleriyle kutlanan gün dolayısıyla muhtelif sivil toplum teşkilatları, dernek ve kuruluşlar ileti ve kutlamalar yayınlıyor.

Mutluluk, mukavemeti artırıyor

Genel olarak mutluluğun hayatı uzattığı veya hastalığı iyileştirdiğine dair bilgi bulunmadığını belirten Doç. Dr. Barış Metin, “Ancak bir hayli hastalıkta genel mutluluk seviyesinin hastalık seyri üzerine pozitif tesirleri olduğu bildirilmiştir. Mutluluk özellikle direnme eforu ve mukavemetliliği artırarak hastalık bulgularının daha az sezilmesine neden olur. Ayrıca mutluluk bağışıklık sistemini uyararak hastalıkların tez iyileşmesine neden olur.”

Mutlu insanlar daha az şikayet ediyor

Hastalansalar dahi mutlu insanların hastalığa bağlı daha az şikayet ettiklerini, hastalık bulgularını daha az sezdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Metin, “Özellikle kanser hastaları üzerinde yapılan çalışmalar, genel mutluluk seviyeyi ile hastalıkta şikayet arasında ters istikametli ilişki olduğunu göstermektedir” dedi.

Uzun süreli mutsuzluk, beyinde küçülmeye yol açıyor

Mutsuzluk ve beyin arasındaki ilişkiye değinen Doç. Dr. Barış Metin, uzun süreli mutsuzluk yaşayan bireylerin beyinlerinde küçülme alana geldiğini belirterek “Bu küçülme bir hayli bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Bu gidişat, özellikle rehabilitasyon edilmeyen bunalımdaki fertler için geçerlidir. Uzun süren mutsuzluk, yaşamdan sevinç alamama ve yeis hallerine tıbbi müdahale lüzumludur. Yaşlılık yarıyılında mutsuz olma küçülmeye bağlı olarak bunamayla sonuçlanabilir” biçiminde konuştu.

Mutluluk da mutsuzluk da biliniyor

“Psikoloji, insanı mutsuz eden düşünme şekillerinin varlığını ortaya koymaktadır” diyen Doç. Dr. Barış Metin, “Bu düşünme kalıpları da genel olarak bilme yoluyla kazanıldığından, dolaylı olarak mutluluğu veya mutsuzluğun bilindiği söylenebilir. Bireyin ailede sıhhatli sosyal ilişkiler kurma, bağışlayıcı olma, şükretme gibi mutluluk verici alışkanlıkları kazanması, yaşamda mutlu olmasını sağlayabilir” diye konuştu. Doç. Dr. Barış Metin, zihin ile mutluluk arasında cılız da olsa bir ilişki olduğunu da belirterek, “Yapılan çalışmalar düşük zihinli fertlerin daha az mutlu olduğunu göstermektedir” dedi.

Emeli olan insanlar son seviye mutluluğa erişiyor

“Genel olarak mutluluğun dört çeşidi olduğu söylenebilir” diyen Doç. Dr. Barış Metin, laflarına şöyle devam etti: “Birinci çeşidi; parasal mutluluktur ve bir şeye sahip olmaktan dinlenen mutluluğu anlatır. İkinci çeşidi; şahsi özelliklerden başka bir deyişle kendini geliştirmek ve iyi özelliklere sahip olmaktan dinlenen mutluluktur. Üçüncü çeşidi; ilişkilerden dinlenen mutluluktur başka bir deyişle buna ‘beğenmek ve hoşlanılmaktan dinlenen mutluluk’ da denebilir. Dördüncü ve son düzey mutluluk da kendini reelleştirme ve dünyada var olma emelini kavramış olmaktan dinlenen mutluluktur ki buna ‘mutluluğun azami seviyesi’ de denir. Bu seviyeye erişmek için kendimizi, dünyadaki emelimizi ve kendi emellerimizi reelleştirecek uğraşları, potansiyelimizi kullanabileceğimiz etkinlikleri bulmamız gerekir. Yaşamda emelleri olan insanların bu son seviye mutluluğa eriştikleri öğrenilmektedir.”

Mutluluğu kalıcı kılmak bizim elimizde

Doç. Dr. Barış Metin, “Mutluluğu kalıcı kılmak için kısa yarıyıl parasal mutluluklar yerine manevi mutlulukları öne çıkarma, sosyal dostluk ve aile bağlarını koruma, sahip olduğumuz şeyler için şükretme ve affedici olmak lüzumludur” diyerek en çok mutlu olanların iyi ilişkiler kuran, bağışlayabilen ve şükran dinleyebilen insanlar olduğunun altını çizdi.

Sıhhatsız beslenme, mutluluk seviyesini düşürüyor

“Sıhhatlı ve balanslı bir beslenme bir hayli kronik hastalığı önlediği için uzun yarıyılda mutluluk hissini artırmaktadır” diyen Doç. Dr. Barış Metin, “Kısa süreli mutluluk ve haz için sıhhatsiz, yeterli protein, mineral ve vitamin almadan beslenme uzun yarıyılda diyabet ve obezite gibi sıhhat meselelerini doğurarak mutluluk seviyesini düşürür” ihtarında bulundu.

İdrar kaçırmak istemiyorsanız bu 10 yiyeceği dikkatli harcayın

İdrar kaçırmak istemiyorsanız bu 10 yiyeceği dikkatli harcayın

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen faal mesane başka bir deyişle idrar kaçırma meseleyi, sosyal hayatı negatif etkilediği gibi psikolojik meselelere de neden olabiliyor. Değişik hastalıklardan kaynaklanabilen idrar kaçırma meseleyi gün içinde harcanan gıdaların içeriğiyle de irtibatlı olabiliyor. Memorial Hizmet Sağlık Kurumu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Tea Tavadze, idrar kaçırma meseleyi ve harcanmaması gereken yiyecekler hakkında bilgi verdi.

Gün içinde içtiğiniz su ölçüyü ehemmiyetli

Karın içi tazyikini artıran öksürme, aksırma, gülme veya ağır kaldırma gibi ani bir teşvik ve mesane hakimiyetinde muhtemel bir kayıp ile ortaya çıkan idrar kaçırma meseleyi değişik rahatsızlıklardan kaynaklanabilmektedir. Obezite, sigara kullanımı, diyabet, dolaşım ve böbrek hastalıkları gibi değişik rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkan idrar kaçırma gidişatını ortadan kaldırmak için genellikle az akışkan harcanması gerektiği düşünülebilmektedir. Çok fazla akışkan tüketiminin idrar kaçırma meselesini tetikleyebileceği bir reeldir ancak az akışkan harcamak da idrarı daha yoğun ve asidik hale getirerek banyo kullanma gereksinimini artırabilmektedir. Faal mesane başka bir deyişle idrar kaçırma meselesinde akışkan alımı balanslı olarak yapılmalıdır.

Sigaranın idrar kaçırma ile ne alakası olabilir demeyin

Faal mesane meselesinde sigara ehemmiyetli tehlike etkenlerinden biridir. Sigara kullanımı, mesane adalelerini tahriş etmektedir. Sigara içen bireylerde sık yaşanan öksürük gibi tetikleyici vaziyetlerde yaşanan spazmlar idrar firarisine neden olabilmektedir. Faal mesane meselesine neden olan ehemmiyetli etkenlerden biri de harcanan besinlerdir. Bazı yiyecekler mesane veya idrar yollarını tahriş ederek şikayetlerin şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Besinlerin fazla faal mesane üzerindeki tesirleri bireyden bireye değişebilmektedir.

idrar kaçırma

Domates: Yapılan bir hayli araştırma domatesin mesaneyi tahriş ettiğini ortaya koymaktadır. Fazla faal mesane şikayetlerini artırabilecek asidik bir yiyecek olan domatesten özellikle duyarlı olan şahısların uzak durması gerekmektedir.

Kahve ve çay: Kahve ve çaydaki kafein mesane etkinliğini artırabilmektedir. İdrara çıkma oranının sıklaşmasına neden olan kahve ve çay semptomların şiddetlenmesine de yol açabilmektedir. Kafein alımının eksiltilmesi veya ortadan kaldırılması veya kafeinsiz çeşitlerin değiştirilmesi semptomları eksiltebilmektedir.

Çikolata: Kahve ve çay gibi çikolata da bir ölçü kafeini kapsamaktadır. Çoğunlukla kafein kapsamayan beyaz çikolata ya da daha fazla kakao kapsayan koyu renkli çikolataların sınanması meseleyi eksiltebilmektedir.

Portakal, limon ve greyfurt: Domates gibi portakal, limon ve greyfurt da yüksek ölçüde sitrik asit kapsamaktadır. Mesane hakimiyetini güçleştiren bu meyveler yerine daha az sitrik asit kapsayan elma, muz gibi yiyecekler seçim edilmelidir.

Gazlı meşrubatlar: Gazlı meşrubatlarda bulunan fizz, potansiyel olarak fazla faal mesane semptomlarını şiddetlendirebilmektedir. Özellikle meyveli soda ve enerji meşrubatlarının tüketimine dikkat edilmelidir.

idrar kaçırma

Baharatlı yiyecekler: Gözleri sulandıran ve dudakları yakan yiyecekler mesaneyi de rahatsız edebilmektedir. Baharatlı ve acı yiyeceklerden uzak durmak yaşana meselelerin eksilmesine dayanakçı olabilmektedir.

Tatlandırıcılar: Yapılan araştırmalarda suni ve natürel tatlandırıcıların faal mesane meseleyi şikayetlerini artırabileceği ortaya koymaktadır. Şekeri tamamen kesmek yerine perhizle hudutlandırarak şikayetler üzerindeki tesirini hakimiyet edilmelidir.

İşlenmiş yiyecekler: İşlenmiş yiyecekler; aroma ve gözeticiler gibi bir hayli suni bileşen kapsadığından dolay şikayetleri artırabilmektedir.

Soğan: Baharatlı ve asitli besinlerde olduğu gibi soğan tüketimi mesane problemlerine neden olabilmektedir. Özellikle ham soğan tüketimi idrar yapma isteğini artırabilmektedir. Mesanedeki negatif tesiri eksiltmek için soğanı pişirerek harcamak daha sıhhatlidir.

Kızılcık: Bir Hayli birey kızılcık suyunun üriner sistem enfeksiyonlarının bulgularını gevşettiğini iddia etmektedir. Ancak asidik bir meyve olan kızılcık, domates, limon, portakal ve greyfurt gibi mesaneyi tahriş edebilmektedir.

Bademcik ve geniz eti ne zaman alınmalı

Bademcik ve geniz eti ne zaman alınmalı

Geniz eti ve bademcik problemleri özellikle 3-6 yaş grubunda çocukları olan ebeveynlerin en çok şikayet ettikleri meselelerin başında geliyor. Bağışıklık sistemi bütün olarak büyümemiş olan bu çocuklarda; yoğun ateş, soluk almada eforluk, gece uykusuzlukları gibi problemler sık görülüyor . Bademcik ve geniz eti problemlerinin çocukların hayat niteliğini etkilemesinin yanında değişik sıhhat meselelerine neden olabileceğini belirten Acıbadem Kadıköy Sağlık Kurumu Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, ailelerin kararsız ettiği ve karar vermekte zorlandığı bademcik ve geniz eti operasyonları mevzusunu anlattı.

Şikayetlerin ağırlıklı olarak 3-4 yaşlarında başladığını söyleyen Acıbadem Kadıköy Sağlık Kurumu Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Özellikle mektep evveli eğitimle beraber çocukların virüs ve bakteriyel uyaranlara maruz kalmaları gerek enfeksiyona neden olan, gerekse enfeksiyon dışı bademcik ve geniz eti gelişmelerinde ehemmiyetli etmen oluşturuyor” diyor. Yineleyen enfeksiyonların bağışıklığın büyümesi ile 6 yaşından sonra eksildiği ve ergenliğin başladığı 12-13 yaşlarında ise seyrekleşerek kaybolduğu kollanıyor.

Bir Hayli ehemmiyetli sualin sebebi olabilir

Bademcik ve geniz eti problemleri çocukların hayatını etkileyebildiği gibi gelişmesine göre değişik meselelere de neden olabiliyor. Misalin en sık görülen kolay sihrimeler ve/ veya sık yineleyen enfeksiyonlar çocuğun mektebe gitmesini yasaklayabiliyor. Ancak geniz etindeki gelişmenin tıkayıcı özelliğinden dolayı, ağzı sarih biçimde soluk alma, yatakta sık yer değiştirme, ense, yaka bölgesinde yoğun terleme gibi çocuğun yaşamını güçleştirebilen şikayetler de ortaya çıkabiliyor. Bununla beraber çocuklar sıklıkla uyku problemleri, sık burun akıntısı, rinosinüzitler, kulakta geçici veya kalıcı akışkan bir araya gelmesi ve bunun getirisi olan duyma kaybıyla karşı karşılaşıyor. Ayrıca, damak-diş büyüme meseleleriyle de baş etmek gidişatında kalabiliyor. Bunların gözden kaçması, yeterli rehabilitasyon edilmemesi veya umursamama edilmesi gidişatında ileriki yaşlarda ehemmiyetli operasyonları gerektirebilecek kulak meseleleri de ortaya çıkabiliyor.

Antibiyotik kullanımına dikkat

Bu çocuklarda üst solunum yolu viral enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan rinosinüzit sebebiyle sıklıkla antibiyotik kullanıldığına dikkat sürükleyen Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Ancak burnun arkadan havalanmasının bozuk olması sebebiyle rinosinüzit yinelediğinden tıkayıcı etken devam ediyor. Dolayısıyla antibiyotik kullanılmasına karşın kalıcı olarak rehabilitasyon edilemiyor ve antibiyotik rehabilitasyonu tamamlandıktan kısa müddet sonra burun akıntısı tekerrür başlıyor. Neticede, afaki kullanılan antibiyotik meseleye kalıcı çözüm getiremediği mukavemetinin de çoğalmasına neden oluyor” diyor.

Bademcik ve geniz eti ne zaman alınmalı

Bu meseleyle karşı karşıya kalan ebeveynlerin vermek zorunda kaldıkları kararlardan biri de cerrahi rehabilitasyon oluyor. Sıhhatlı ve çalışan dokunun alınmasının doğru olmadığını, dolayısıyla geniz eti ve bademcik operasyonları için de bazı kriterlerin bulunduğunu andırdıran KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, ur, tanı emelli tahlillerde, tonsil veremi, difteri gibi özel hastalıklar gidişatlarında operasyonun tartışılmaz bir lüzumluluk olduğunu söylüyor. Sık karşılaşılan kolay bademcik ve geniz eti gelişmelerindeki cerrahi yaklaşımı ise şöyle anlatıyor:

Adenoidektomi geniz eti alınması: Geniz etinin alınması için yaş kriteri bulunmuyor. Çocukta, geniz eti dokusuna bağlı horlama, ağız sarih soluk alma, yatarken yer değiştirme gibi bulgular varsa büyüklüğüne bakılmaksızın alınması öneriliyor. 3 yaş evveli ve 7 yaş sonrasında çok ender görülen geniz eti gelişmesi yaş ilerledikçe küçülüyor. Bu sebeple 13-14 yaş veya daha sonrasında daha evvel yakınma yokken aniden gelişmeye ait semptomlar başladıysa ciddiye alıp doktora müracaat etilmesi ve genizden doku alınıp patolojik analiz yapılması gerekiyor.

Tonsillektomi bademcik alınması: İltihabi olmayan ancak kapatıcı bademcik gelişmesinde küçültme cerrahisi yeterli oluyor. Bunun için de rastgele bir yaş hududu bulunmuyor. Bademcik tıkayıcı derecede büyükse küçültülebilen dokunun kalan kısmı vazifesini yapmaya devam edebiliyor. Küçültmek hava pasajını sağlamaya yeterli oluyor. Ancak; misalin, son üç yıldır ateşli tonsillit hamleleri senede dört ve üzerindeyse, yeniden son iki senede yaşanan ateşli tonsillit hamleleri toplam 10’u buldu ve geçtiyse veya son bir senede başlamış hamleler yedi defa yinelendiyse cerrahi ile alınması öneriliyor. Zira her hamlede antibiyotik kullanımı çocuğa hasar verebiliyor.

Çoraptaki soğan sızıları kesiyor

Çoraptaki soğan sızıları kesiyor

Sofralarda en yaygın kullanılan sebzelerden biri olan soğan yiyecek kıymeti bakımından çok zengindir. A, B ve C vitaminleri ilepotasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, iyot, fosfor ve kükürt mineralleri bakımından oldukça zengin olan soğanın kapsadığı değişik etmen maddeler sayesinde de pek çok hastalığa iyi gelmektedir.

Soğan dilimi sızıyı kesiyor

– Ayak asap uçlarında 7 bin tane asap ucu bulunuyor. Soğan dilimleri romatizmal sızıların olduğu yere ya da ayağın içine yerleştirilip bir streç veya çorapla sarıldığında sızılara iyi geliyor.

– Soğan dilimleri, kapısı kapalı bir odada yatak başına konulduğunda sabaha kadar solunum yollarını açıyor.

– Soğan, lapa halinde göğüse sürüldüğünde ise balgam söktürücü tesiri yapıyor.

Kanseri şekerle beslemeyin

Kanseri şekerle beslemeyin

Fazla şeker kullanımının hormonal, metabolik, hücresel pek çok hasarlı tesiri mevzubahisi. En ehemmiyetlisi de şeker tüketiminin kanserle olan ilişkisi. Bilim insanları kanser hücrelerinin en beğendiği besin olan şekere karşı herkesi uyarıyor. Fazla şeker kullanımının kanserin beslenmesine izin vermek olduğunun altını çizen Medicana Sağlık Kurumular Grubu Onkoloji Koordinatörü Doç. Dr. Mutlu Demiray, şeker yerine tatlandırıcı kullanmanın da yanlış olduğunu vurguluyor.

Şeker kullanımında tertip etme yapılıyor

Dünyada bir hayli ülkede kanseri besleyen doğrultuyu sebebiyle şeker tüketiminin eksiltilmesine müteveccih tertip etmeler, yaptırımlar uygulanıyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde İngiltere’de bu güzergahta bir tertip etme yapıldı. Buna göre işletmelere, meşrubatlara kullandıkları şeker ölçüsüne göre aşırıdan aidat koyulacak. Nisan 2018’de yürürlüğe girecek olan aidatla senede 520 milyon sterlin bir araya gelmesi bekleniyor. Türkiye’de de meşrubatlarda kullanılan şeker oranlarına müteveccih eş bir tertip etmenin yapılmasını doğru bulan Demiray, “Bedenin şekere lüzumu var, şeker enerji kaynağıdır ve onsuz yaşamamız olası değil. Ancak aşırısı çok hasarlı” diyor.

Kanser hücreleri yalnızca şekerle besleniyor

Öte yandan açlık kan şekerinin yüksekliği ile kanser oranları arasındaki ilişkiyi gösteren çalışmalar da var. M.D. Anderson Kanser Merkezi’ndeki çalışmalarda; sigara kullanmayan, glisemik indeksi yüksek besinlerle beslenen bireylerde kanser görülme oranının yüzde 49 daha yüksek tehlikeye sahip olduğunun tespit etildiğini belirten Demiray, “Özellikle akciğer kanserinin squamöz hücreli alt grubunda bu belirtiler daha apaçık. Çalışmada tespit etilen değişik ehemmiyetli bir nokta da harcanan toplam şekerin değil, işlenmiş olup kana süratli geçen şekerin kanser tehlikesini çoğaldırması. Bu noktada ‘glisemik indeksi yüksek demek’ süratlice kana geçerek kan şekerini yükselten ve ani olarak insülin salgısını da çoğaldıran şeker anlamına geliyor” diye anlatıyor.

Şeker günde ne kadar harcanmalı

Uzmanlar, günlük alınması gereken azami ölçüde şekerin erkekler için 9 çay kaşığı, bayanlar içinse 6 çay kaşığı olduğunu belirtiyor. Bu ölçüler kalori türünden hesaplandığında erkekler için 150 kalori, bayanlar için de 100 kaloriye denk geliyor. Bir Hayli insan ise günlük bu oranı basitlikle ikiye katlayabiliyor. Şeker alımını eksiltmek için meşrubatlardan konserve yiyeceklere, salata soslarından ekmeklere kadar bir hayli besinin içinde bulunan şeker oranlarına bakmak gerektiğine vurgu yapan Demiray, “Artık bu mevzuda şuurlu hareket etmek gerek. Mahsullerin yaftalarındaki fruktoz, laktoz, sükroz, maltoz, glükoz ya da dekstroz gibi maddelerin oranına dikkat edilmesi gerekiyor” diye ilave ediyor.

Mükemmeliyetçi bayanların meseleyi

Mükemmeliyetçi bayanların meseleyi

Tempolu bir çalışmanın sonunda konuta geldiğinizde tüm vücudunuzun ağrıdığını sezmeniz büyük ihtimal.

Yaşadığınız streste üstüne ilave edilince sürüklediğiniz sızılar zamanla millet arasında ki deyimiyle kulunç başka bir deyişle yumuşak doku romatizmasına dönüşebilir.

Algoloji Sızı Uzmanı Doç. Dr. Kader Keskinbora, kulunç gibi sızıların özeliikle de yüzde 80 gibi bir oranla mükemmeliyetçi bayanlar ve işkoliklerde görüldüğünü belirterek çoğu insanda da tesirli olduğunu söyledi.

Hastalığın boyun, sırt, boyun, omuz ve kalçalarda ortaya çıkan yakalanmaların olduğunu aynı zamanda da adale sızılarına neden olduğunu vurgulayan Keskinbora ”3 aydan uzun süren yaygın adale-eklem sızısı, bedende bazı duyarlı sızılı noktalar, bitkinlik, sabah tutukluğu ile karakterize kronik bir hastalık olan yumuşak doku romatizması fibromiyalji her yaşta ve her iki türde de görülebiliyor. Ancak sıklıkla 25-60 arası ve bayanlarda, erkeklerden daha fazla tesadüfülüyor. Özellikle mükemmeliyetçi bayanlar ve işkolikler tehlike altında.” dedi.

Strese bağlı yakalanmalar beyni etkiliyor

Keskinbora, strese bağlı olarak büyüyen yakalanmaların, beyin ve etraf asaplar arasındaki mesajımda vazife alan serotonin ve adrenalin gibi bazı kimyevi maddelerde yetersizlik veya bozukluğa neden olduğuna söyledi. Keskinbora, “Bedende sızı idrak edilmesinde ehemmiyetli olan bu maddelerin yetersizliği üzerine ilave edilen, fazla stres ve kaygı ise vaziyeti daha karışık bir hale getiriyor. Son çalışmalar bunalım, uyku bozukluğu ve etrafsal etkenlerin fibromiyalji yakınmalarını kısır döngüye çevirdiğine dikkat sürüklüyor.” diye laflarına devam etti.

Rehabilitasyon uygulaması bir kere yapılıyor

Keskinbora, rehabilitasyonda öncelikle serotonin ve adrenalin maddelerini yerine koyan antidepresanların kullanımının büyük ehemmiyet taşıdığını belirtti. Keskinbora, hastalığın rehabilitasyonu hakkında şu söylemelerde bulundu: “Birliktesi yapılması gereken boyun, omuz ve sırttaki sızılı tetik noktalara radyofrekans rehabilitasyonu uygulamasıdır. Radyofrekans akımı üreten özel bir jeneratör ve bu akımı dokuya ileten bir radyofrekans iğnesi ile sızılı tetik noktalara girilerek radyofrekans akımı pulsed modunda 10 dakika uygulanır. Yapılan çalışmalarda zafer yüzde 70 oranındadır. Hastaya uygulama bir kere yapılır ve vasati 6 ay ile 2 sene süresi süresince hastaların boyun ve sırt sızıları eksilir. Pulsed radyofrekans akımı uyguladığı bölgede doku zararı yapmadan sızı sağaltımı sağlar, bu sebeple bu harekât hastaya tekerrür tekerrür uygulanabilir.”

Böbrekleri tamamlayan alışkanlıklar

Böbrekleri tamamlayan alışkanlıklar

Bedenin asit balansını kumpasa sokan, kanı filtreleyen, zorunlu hormon ve enzimleri üreten başka bir deyişle sıhhatli bir insan olabilmek için çok ehemmiyetli uzuvlarımızdan olan böbrekler, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı kusurlar sebebiyle hasar görüyor. İşte böbrekleri tamamlayan alışkanlıklar.

Fazla protein tüketimi

Fazla protein tüketimi, fazla amonyak üretir. Böbrek ise bunu nötralize etmek için fazla çalışır ve böylece yavaş yavaş efordan düşer.

Tuz

Çok fazla tuz harcanması, beden elektrolitlerini ve kan tazyikini tertip etmek için böbreklere fazla baskı uygular.

Dehidrasyon

Böbrek muntazam bir biçimde çalışabilmek için suya lüzum dinler. Bunun için günde takribî 10 kadeh su içilmeli. Yeterince su harcadığınızı kavramak için idrarınızın rengine bakmalısınız.

Sigara

Kan damarlarının daralması ve sertleşmesiyle irtibatlı olarak böbrekler de dahil tüm beden uzuvlarına kan temini negatif olarak etkilenir.

sigara

İçki

Çok fazla içki tüketimi, kandaki ürik asit seviyesini artırır. Böbreklerdeki boruların tıkanmasına ve taş yaradılışına neden olur.

alkol

İlaçlar

İlaçların makûsa kullanımı, özellikle sızı kesici, böbreklere hasar verebilecek yan tesirlere yol açabilir.

ilaç

B6 vitamini noksanlığı

Maryland Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, B6 vitamini noksanlığının böbrek taşı tehlikesini artırdığını gösterdi. Bu vitamin kaynakları arasında ayçiçeği tohumları, Antep fıstığı, nohut, balık ve nişastalı sebzelerde bulunuyor.

nohut

Omuz sıkışması hakkında öğrenilmesi gerekenler

Omuz sıkışması hakkında öğrenilmesi gerekenler

Op. Dr. Davud Yasmin “Omuz sıkışması, rehabilitasyon edilmediğinde ya da geç kalındığı vaziyetlerde omuz liflerinde kopmaya kadar varabilen zararlara ve omuz ekleminde hareket kaybına neden olabiliyor” dedi.

Genellikle tek taraflı olmakla beraber, her iki omuzda da görülebilen omuz sıkışması sualin büyümesinde pek çok etmenin tesirli olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin “Bunlar arasında özellikle; omuz kemiklerinin yapısal değişiklikleri, omuzu 90 derece üstünde yakalayan devamlı yineleyici hareketler, omuz kemiklerinde oluşan kireçlenme, cılız omuz adalelerinin anormal hareketi, omuz kapsül anomalisi sıklıkla yer alıyor” söylemesinde bulundu.

İş yapan konut bayanlarında daha sık görünüyor

Omuz sıkışma belirtisiyle alakalı yapılan çalışmaların, sualin özellikle konutta iş yapan bayanlarda daha sık görüldüğünü ortaya koyduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, “Bunun en ehemmiyetli nedeni ise, baş üstü yapılan yineleyici hareketler. Bunların arasında en çok yargılanan işler ise; sırça silmek, halı silkelemek, perde asmak ya da yüksek bir dolaptan ağır bir tencere almak gibi konut işleri.

Ayrıca konut işleri dışında özellikle anne olan konut bayanlarının çocuklarının biberon ve bunun gibi eşyalarını taşımak için omuzlarına taktıkları ağır ve büyük çantalar ya da moda sebebiyle kullanılan büyük çantalar omuz etrafı tendonlarda bası sebebiyle ödem ve sonrasında omuz sıkışma belirtisine neden olabiliyor. Omuz sıkışma belirtiyi aynı zamanda tenis, basketbol, voleybol, yüzme, cirit, gülle atma gibi baş üstü etkinliğin fazla olduğu sporlarla uğraşan şahıslarda da sıklıkla kollanıyor” dedi.

Korunmak için tedbir alın

Davud Yasmin omuz sıkışması belirtisinden korunmak için ipuçları verdi:

– Özellikle iki kilodan ağır çanta taşımayın ve çantanın yerini 15 dakikada bir değiştirin.

– Bedeninizi zorlayacak biçimde çok yüksek yerlere uzanmayın.

– Sırça silerken kullandığınız kolunuzu 10 dakikada bir değiştirin.

– Sırça silme, perde takma gibi operasyonlarda kolunuzu baş üstüne kaldırarak çalışmadan ziyade, bir merdivenle çıkarak omuz yüksekliğini eksiltecek biçimde çalışın.

– Sabit pozisyonda uzun müddet bilgisayar başında kalmamaya itina gösterin.

Bu bulgular sizde de var mı

Alttaki bulgulardan yakınıyorsanız en kısa zamanda hekiminize müracaat etmeyi umursamama etmeyiniz.

– Omuz adalelerinin eforsuz sezilmesi özellikle baş üstüne doğru kaldırmaya çalışırken

– Omuzu 90 derecenin üzerine kaldırma baş üstü kaldırma hareketinde daha fazla olmak üzere yineleyici ya da devamlı omuz sızısı

– Omuz hareketleri sırasında omuz ekleminden tıkırtı stili ses gelmesi

– Omuz hareketlerinde kısıtlılık; özellikle baş üstüne kaldıramama omuzun 90 derece üzerine kaldırılamaması

Nasıl rehabilitasyon ediliyor

Omuz sıkışmasının üç aşaması mevcut:

Düzey 1: Ödem ve hemoroji kılcal damarların çatlaması neticeyi oluşan ten içi kanamalar

Düzey 2: Fibrozis bağ doku cerahati ve tendonit tendonun cerahati

Düzey 3: Kemik farklılıkları ve tendon rüptürleri yırtılmaları

Düzey 1 ve 2’de ağırlıklı olarak konservatif rehabilitasyon usulleri seçim edilirken, Düzey 3’te genellikle cerrahi rehabilitasyon usulü uygulanıyor. Konservatif rehabilitasyon usulleri arasında alttaki usuller sıklıkla kullanılıyor:

– Antienflamatuar sızı kesici ilaçlar

– Yerel soğuk ya da sıcak uygulama

– Omuz eklemi içi steroid enjeksiyon uygulamaları

– Elektroterapi elektrikle uyarma

– Ultrason uygulamaları

– Fizik rehabilitasyon ve germe, sarkaç egzersizleri

– Bireyin yaşantısını rahatsızlığına göre tertip edecek farklılıklar Misalin zorlayıcı hareketlerden uzak durma, çalışma pozisyonlarını tertip etme gibi

Düzey 3’te uygulanan cerrahi rehabilitasyon usulünde hastalığın gidişatına göre sarih cerrahi ya da artroskopik kapalı cerrahi rehabilitasyon mevzubahisidir. Cerrahi rehabilitasyonda omuz liflerini sıkıştıran kireçlenme dokuları osteofitler, kemikteki yapısal çarpıklıklar akromin kemiğindeki çarpıklık, omuz etrafı liflerde sıkışmaya neden olan dokuların subakromial bursanın eksizyonu, çıkartılması operasyonlarından oluşuyor. Operasyon sonrası yarıyılda hastanın lüzumuna göre rehabilitasyon programı verilebiliyor. Bununla kastedilen ise, omuz hareket sarihliğinin tekerrür sağlanması ve eforun artırılmasıdır. Genellikle sızıdan bütün kurtulma dört ayı almakla beraber bir seneye kadar uzayabiliyor.

Page 1 of 161 2 3 16