Tüm ayrıntılarıyla klima hastalığı

Tüm ayrıntılarıyla klima hastalığı

Sıcak havalarda oda ısısını düşürerek konforlu bir etraf yaratmak için kullanılan klimalar aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabiliyor. Klima hastalığı, zatürre gibi ciddi üst solunum yolu meselelerine yol açabiliyor.

Duş başlıklarından dahi bulaşabilir

Etraflarda bulunan klimaların şayet hijyeni ve pakliği iyi yapılmazsa, “lejyonella” ismi verilen bir bakteri üremektedir. Akarsu, ırmak, göl, sauna, hamam, jakuzi, fıskiye, havuz, duş başlığı gibi sulu ve nemli etraflarda ya da klimalarda üreyen bu bakteri, solunum yoluyla bulaşmaktadır. Reelinde her gün karşılaşılan bu bakteri, bağışıklık sistemi eforlu olmayan bireylerde, ilk olarak üst solunum yolu hastalığı olarak kendini gösterir, rehabilitasyon edilmediğinde de akciğere yerleşerek zatürreye neden olabilir. Bu vaziyet, şahsı komaya kadar götürebilecek bir sürece yol açabilir.

Lejyoner bu bulgular ile kendini gösteriyor:

– Ateş

– Halsizlik

– Eklem sızısı

– Geçmeyen kuru öksürük

– Balgam çıkarma gereksinimi ve balgam çıkarmada güçlük

– Baş sızısı

– Şuur fluluğu

– Soluk darlığı

– Uykuya eğilimli olmak

Bağışıklık sistemi düşük olanlar dikkat

Nezle ve grip gibi üst solunum yolu hastalıkları gibi bulgu veren klima hastalığı, çok kısa bir vakit içerisinde alt solunum yollarını da tutarak, akciğerde iltihaplanmaya neden olabilir. Hem hava hem de ağ suyu yoluyla bulaşabilen klima hastalığı, özellikle bağışıklık sistemi cılız olan şahısları etkilemektedir. Bu bireylerin yaşadıkları etrafa ve yaz yarıyılında tatil bölgelerindeki klimaların hakimiyetinin yapılıp yapılmadığa dikkat etmelidir. Aynı zamanda banyo, havuz ve termal kuruluşlar gibi nemli civarlardaki sistemlerin de hijyeninin yeterince sağlandığından emin olunmalıdır.

Bu bireyler yüksek tehlike altında;

– 50 yaş üstündeki bireyler

– Astım ve KOAH hastaları

– Bebek ve çocuklar

– Kanser rehabilitasyonu gören hastalar

– Uzun süreli kortizon rehabilitasyonu gören hastalar

– Uzuv nakli olmuş hastalar

Erken tanıyla zaferli rehabilitasyon muhtemel

Hastalığın önlenmesi için hem yaşanılan konut hem de otel ve sağlık kurumu gibi büyük yapılardaki klima sistemlerinin uygun bir biçimde bakımlarının yapılması gerekmektedir. Hastalığın tanı ve rehabilitasyonu için de hekimin hastayı özellikle klima hastalığı açısından değerlendirmesi ehemmiyetlidir. Hasta hikayesinde, klima maruziyeti olması veya gidilen bir otel ya da tatil köyü olup olmadığı, suyla fazla temas gidişatı gibi mevzular denetlenmelidir. Tanı konan hastalara zorunlu antibiyotik rehabilitasyonu başlatılır ve özellikle erken yarıyılda müracaat eten hastalarda zaferli neticeler alınmaktadır.

Sigara içenleri bekleyen risk: KOAH

Sigara içenleri bekleyen risk: KOAH

KOAH, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, başka bir deyişle uzun süreli bronşlarda tıkanmayla izleyen bir hastalıktır. Yapılan tüm çalışmalarda KOAH’ın en ehemmiyetli tehlike etmeninin sigara olduğu gösterilmiştir. Ülkemizde beş milyona yakın KOAH hastası olduğu düşünülmektedir, kaba bir hesapla her beş sigara içicisi şahıstan bir tanesinde KOAH büyümektedir. Genellikle 40’lı yaşlardan sonra bulgu vermeye başlayan hastalığın en sık belirtileri olan öksürük ve balgam, bireyler tarafından sigaraya bağlı şikâyetleri olarak değerlendirildiği için genellikle tanı hastalığın ilerlemiş evrelerinde konulabilmekte bu da rehabilitasyon galibiyetini ne yazık ki eksiltmektedir.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Ulaş, KOAH hastalığının sebepleri ve bulguları hakkında ehemmiyetli bilgiler verdi:

Bu bulgulara dikkat

Sigara başta olmak üzere hasarlı maddelerin bronş yapısını bozmasıyla bronşit ve de hava keseciklerinin yapılarının bozmasıyla da amfizem büyür. KOAH bu iki gidişatın bir sentezi olarak ortaya çıkar. KOAH’ın söylediğimiz gibi en sık bulguları öksürük, balgam ve soluk darlığıdır. Öncelikle sabahları yoğun olarak başlayan şikâyetler, sigara içimine devam edilmesi ve rehabilitasyon alınmaması neticesinde gün içine de dağılarak ilerleyici bir yapıya bürünür ve giderek şiddetlenir.

Koah hastalarına zatürre ve grip aşısı yapılabilir

Üzerine basarak söylemek gerekirse hastalığın ilerleyerek ağır rahatsızlıkların ortaya çıkmasını önlemek için yapılması gereken sigara içiminin vazgeçilmesidir. KOAH tanısı, uzun süreli sigara içim hikâyesi olan ve bahsedilen şikâyetlere sahip şahıslara Solunum İşlev Testi yapılıp tıkanıklığın tespit etilmesiyle konur. Rehabilitasyon başta sigara olmak üzere akciğerlere hasar veren tüm etmenlerden korunma ve kumpaslı soluk açıcı ilaçların kullanımı biçimindedir. Yiyeceklerden daha çok sulu besinler seçim edilmeli, gaz şikâyeti oluşturacak gıdalardan sakınılmalıdır. KOAH hastalarına her yıl kışa girerken kesinlikle grip ve zatürre aşılarının yapılması da mikrobik tutuşmaların yasaklanması ismine ehemmiyet taşımaktadır.

KOAH, sigaranın neden olduğu bir hastalıktır, yaşamınız süresince sigara içmeyerek ilerlemiş aşamalarında ölümcül olabilen bu kronik rahatsızlıktan uzak durmanız gerekir.

Bu 7 bulgu zatürrenin habercisi olabilir

Bu 7 bulgu zatürrenin habercisi olabilir

Havaların soğumasıyla kış hastalıklarının görülme sıklığı da çoğalmaya başladı. Ancak bu hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alan zatürreye karşı özellikle dikkatli olunması gerekiyor. Millet arasında zatürre olarak öğrenilen pnömoni, enfeksiyonlara bağlı vefatlarda dünyada birinci sırada yer alıyor. Zatürrenin bulgularını tanımak, erken teşhis ve doğru rehabilitasyon tasarılaması açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Memorial Ankara Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Metin Özkan, “12 Kasım Dünya Zatürre Günü” kapsamında zatürre hastalığının bulguları, tehlike grupları ve rehabilitasyonu hakkında bilgi verdi.

zatürre

Enfeksiyonlara bağlı vefat sebepleri içinde birinci sırada

Zatürre, akciğerlerin iltihaplanmasıdır. Erken tanı konup uygun antibiyotik rehabilitasyonu verilirse hiç iz vazgeçmeden iyileşebilir. Ancak minik çocuklarda, yaşlı hastalarda, KOAH, kalp yetmezliği, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği ve bedenin korunma sistemlerini baskılayan kortizon ve kanser rehabilitasyonları gibi rehabilitasyon alanlarda çok ağır izleyebilir ve bu hastalarda rehabilitasyonu geciktirmemek gerekir. Tüm dünyada enfeksiyonlara bağlı vefat sebepleri içinde birinci sırada yer almaktadır. Ayrıca yoğun bakım gerektiren hastalarda %40 oranında ölümcül olabilir.

Geçmeyen öksürük zatürre habercisi olabilir

Zatürreye bakteri, virüs ve mantarlar neden olabilir. Akciğerlerde oksijen almamızı sağlayan hava kesecikleri cerahatli bir akışkan ile dolar ve buna bağlı alttaki bulgular ortaya çıkar:

– Öksürük ve balgam çıkarma

– Derin soluk alırken veya öksürürken göğüste batma ve sızı

– Yüksek ateş, terleme ve titreme

– Özellikle yaşlı hastalarda şuur fluluğu

– İleri derecede yorgunluk

– Bulantı, kusma veya bazen ishal

– Soluk darlığı

Bu bulgular, zatürreye neden olan mikroba ve hastanın beden mukavemetine göre grip bulguları gibi hafif olabilir veya çok ağır da izleyebilir. Yüksek ateş, soluk darlığı, geçmeyen öksürük, koyu renk veya bazen kanlı balgam çıkarma yakınmalarınız varsa acilen bir hekime müracaat etmelisiniz.

zatürre

Zatürre için tehlikeli gruplar

– Yaşı 65 ve üzerinde olanlar

– İki yaş altı çocuklar

– Bağışıklık sistemi zayıflamış şahıslar

– Kemoterapi ve kortizon gibi bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçlar alanlar

– Kronik akciğer hastalığı astım, kronik bronşit, amfizem, bronşektazi, kalp yetmezliği, şeker hastalığı,
böbrek yetmezliği olanlar ve dalak işlevleri bozuk veya dalağı alınmış olanlar.

Natürel gözetici sisteme hasar verilmemeli

Zatürreye neden olan mikroplar genellikle soluduğumuz havada veya üst solunum yollarımızda zati vardır. Ancak onların hastalık yapmasını önleyen gözetici mekanizmalarımız sayesinde akciğerlere erişmeden yok edilirler. Natürel gözetici sistemlere hasar vermemek için; afaki ve uzun zaman antibiyotik kullanılmamalı, havayı ıslatıp filtre ettiği için burun tıkanıklığı varsa giderilmeli, sigara içilmemeli, havayollarını kaplayan mukusun çok koyu kıvamda olmaması için yeterli su harcanmalı ve öksürük kesiciler sık kullanılmamalıdır.

zatürre

İstirahat ve bol akışkan tüketimi rehabilitasyonda olmazsa olmaz

Hastanın yaşı, kronik hastalığının olup olmaması, akciğer grafisi, kan testleri ve tetkik belirtilerinin değerlendirilmesine göre konutta ağızdan alınacak ilaçlarla veya sağlık kurumunda yatırılarak damar yoluyla verilecek ilaçlarla rehabilitasyon yapılabilir. Rehabilitasyonda genellikle antibiyotikler, bol akışkan, istirahat ve lüzum halinde sızı kesici
ateş düşürücüler verilir. İstirahat ve bol akışkan alımı ehemmiyetlidir. Rehabilitasyon süresi 7 günden bazen 21 güne kadar değişebilir. Korunmada genel sıhhat önlemleri; sigara içmeme, el devireme, soğuk havalarda ağız ve burunun kapatılması ve burundan soluk alıp havanın ıslamasının sağlanması ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek vitamin ve mineralleri kapsayan bol meyve ve sebze harcanması yanında bazı bireylerin aşı yaptırmaları da gerekir. Yaşı 65 ve üstünde, kronik hastalığı, üre yüksekliği, şuur fluluğu, hastalığı iki akciğerde ve yaygın, tansiyonu çok düşük ve solunum kasveti olan hastalar sağlık kurumunda yatırılarak rehabilitasyon edilmelidir.

zatürre

Tehlike grubundaysanız iki aşı yaptırmalısınız

Zatürre aşısı:

Altmış beş yaş ve üstünde olup; KOAH, bronşektazi, kalp ve damar hastalığı, böbrek ve karaciğer
hastalığı, şeker hastalığı olanlar

– Dalağı alınmış olanlar

– Kronik içki alışkanlığı olanlar

– İmmün sistemi baskılayan rehabilitasyon alanlar

– Beyin omurilik akışkanı firariyi olanlar bu aşıyı yaptırmalıdır.

Bu aşı genellikle ömür boyu bir veya iki kere yaptırılır.

Grip aşısı

Grip influenza zatürreye taban hazırlaması açısından riskli olabilir. Her sene en fazla gribe neden olan
mikropların tanımlanması ile her sene yeni aşı hazırlanır ve grip aşısının her sene yinelenmesi zorunludur. Aşı,
Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilir.

Grip aşısı yaptırması gereken şahıslar;

Altmış beş yaş ve üstünde olup; KOAH, bronşektazi, kalp ve damar hastalığı, böbrek ve karaciğer
hastalığı, şeker hastalığı olanlar

– Yüksek tehlikeli hastalara hizmet veren sıhhat personeli

– Güvenlik misyonluları, itfaiyeciler, hocalar gibi cemiyet hizmeti veren şahıslar

– Grip istikametinden tehlikeli bireylerle beraber yaşayanlar altı aydan minik bebekle yakın ve devamlı teması olanlar

Zatürreden korunmanın yolları

Zatürreden korunmanın yolları

Kapalı mekanlarda ve toplu taşımada, hastanın öksürmesi veya aksırması mikrobun bulaşması için yeterli olur. Rehabilitasyondaki büyümeler ve aşılama sayesinde günümüzde daha basit rehabilitasyon edilse de, hala ölümcül olabiliyor. Dünyada her sene 4.5 milyon şahsın yaşamını kaybetmesine neden olan bu hastalığın ismi; zatürre! Acıbadem Altunizade Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu zatürreye karşı alınması gereken tedbirleri anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Kapalı mekanlardan uzak durun

Zatürre mikrobu solunum yoluyla basitlikle bulaşabildiği için tehlike grubundaysanız kapalı mekanlardan olası olduğunca kaçının. Şayet kesinlikle bulunmanız gerekiyorsa maske takmayı ilgisizlik etmeyin.

Ellerinizi sık sık yıkayın

Özellikle toplu taşıma gibi kalabalık civarlarda bulunduktan ve tokalaştıktan sonra, yemeklerden evvel ellerinizi kesinlikle sabunla yıkayın. Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu devireme müddetini kısa yakalamamanız gerektiği ihtarında bulunarak, “Bu gidişatta mikroplar yeterince arınılamıyor ve hastalık dağılmaya devam ediyor. Mikroplardan temizletmek için ellerinizin her bölgesini bilekler, avuç içleri, parmaklar, parmak araları, el sırtı ve tırnak içleri sabunla en az 15’er saniye ovmayı ilgisizlik etmeyin” diyor.

Uykusuz kalmayın

Güçlü bir bağışıklık sistemi için, günde 7-9 saat yatmaya itina gösterin. Hafta sonları da dahil olmak üzere uyku kumpasınızı bozmayın ve içki, kafein ile geç saatlerde yemek yemek gibi uyku niteliğinizi negatif etkileyecek olan etmenlerden de kaçının.

Bol bol su için

Zatürreden korunmanın bir başka ehemmiyetli yolu da, her gün bol bol su içmek. Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, ağız ve buruna erişen mikropların, bu bölgeler kuru ise daha rahat yerleştiklerine dikkat sürükleyerek, “Burun ve ağız bölgesinin nemli kalması için yalnızca yaz aylarında değil, güz ve kış aylarında da bol su içmek çok ehemmiyetli. Bu sebeple her gün 2 – 2.5 litre su içmeyi asla ilgisizlik etmeyin” diyor.

Beslenmenize dikkat edin

Bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirmek için sıhhatli ve balanslı beslenmeye itina gösterin. Bunun için süt ve süt mahsulleri, protein kaynakları et, yumurta ve baklagil gibi, mevsim sebze ile meyveleri ve karbonhidrat kaynaklarını hububatlar sofranızdan yetersiz etmeyin. Kahvaltı başta olmak üzere öğünlerinizi aksatmamanız da çok ehemmiyetli. Yetersiz beslenmenin yanı gizeme katkılı yiyecek kullanımı da enfeksiyonlara taban hazırlayabiliyor. Yiyeceklerin dayanıklılığını artırmak için kullanılan katkıların kimilerinin antibiyotik tesirli olması, bağırsaktaki faydalı mikropları öldürebiliyor ve dışarıdan gelen hasarlıların hastalık yapmasına neden olabiliyor.

Sigara içilen civarlarda bulunmayın

Sigara gibi makûs alışkanlıklardan uzak durmanız da çok ehemmiyetli. Zira sigara hava yollarının yapısını bozarak mikropların bu bölgeye yerleşmelerine ihtimal tanıyor. Sigara içindeki hasarlılar, hava yolunun içini döşeyen ve hava yolunu enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan çeperi yıprandırıyor. Mikroplar yıpranan bu çepere basitçe tutunup kana karışıyor. Günde 10-20 sigara içen şahıslarda zatürre 2.3 kat, 1 kutu içenlerde ise 4 kat fazla oluyor.

Grip aşısı olun

Zatürreden korunmak için en tesirli usullerden biri de, grip aşısı yaptırmak. Zira grip zatürreye çevirebiliyor veya hastalığın yaradılışına taban hazırlayabiliyor. Özellikle çok rakamda şahısla temas edenlerin, 65 yaş ve üzeri bireylerin, gebelerin, KOAH ve astım gibi kronik akciğer hastalıkları olanların, diyabet hastalarının, kalp ve damar hastalarının her sene Ekim – Kasım aylarında grip aşısı yaptırmaları öneriliyor. Prof. Dr. Çuhadaroğlu, cemiyette grip aşıları hakkında doğru sanılan bir hayli yanlış bilgi olduğuna dikkat sürükleyerek, “Misalin aşının gözetici tesiri 2 haftada oluştuğu için bu süreçte grip olunduğunda aşıdan kaynaklandığı düşünülüyor. Oysa sanılanın aksine aşı cansız virüs kapsadığı için grip yapmıyor.” diyor.

Zatürre aşısı yaptırın

Pnömokok zatürreye en sık neden olan mikroptur. KOAH ve astım hastaları, kronik hastalıkları olanlar böbrek, karaciğer, diyabet, kalp ve damar hastaları, bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan rehabilitasyon görenler ile 65 yaş ve üzeri hastaların zatürreye en sık neden olan pnömokok mikrobuna karşı aşılanmaları öneriliyor. Yaşam süresince bir veya iki defa yapılması çoğu defa yeterli oluyor.

Klimalara dikkat

Klimalı civarda bulunuyorsanız şayet doğrudan rüzgârın altında olmamaya itina gösterin. Zira klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda üreyen “lefionelle pnömonisine” maruz kalabilirsiniz. Cemiyetteki öğrenilen ismiyle lejyoner hastalığı özellikle tehlike altındaki şahıslarda ölümcül olabiliyor.

Soğuk havada atkı kullanın

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu hastalıklardan korunmak için kesinlikle burnunuzdan soluk almanız gerektiğini anımsatarak, “Zira soğuk havayı doğrudan ciğerlere sürüklemek mesele oluşturuyor. Soğuk hava burun, boğaz ve hava yolu iç çeperinin soğumasına kan akımının bozulmasına, çeperin çatlamasına, çeper üstündeki gözetici tüylerin işlev bozukluğuna neden oluyor. Burun solunumu yapısı gereği havayı ısıtıp ıslatıyor. Burun solunumu, daha sıcak havayı solumamızı sağlayıp enfeksiyon tehlikesini eksiltiyor. Soğuk havada pak bir atkıyla ağız ve burnu kapamak havanın azıcık ısınmasını sağlayacağı için faydalı olabiliyor.” diyor.

Kuru öksürük ve göğüs sızısı varsa dikkat

Kuru öksürük ve göğüs sızısı varsa dikkat

Son günlerde cemiyette çoğalış gösteren zatürre özellikle çocuklarda, 65 yaş üzeri şahıslarda ve kronik hastalığı olanlarda daha sık görülüyor. Erken yarıyılda teşhis edilip uygun usullerle rehabilitasyon edildiğinde tamamen iyileşebilen hastalık, müdahalede geç kalınması vaziyetinde ise daha ciddi tabloların ortaya çıkmasına yol açıyor.

Memorial Ankara Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Metin Özkan, “12 Kasım Dünya Zatürre Günü” evvelinde zatürre rehabilitasyonu ve korunma usulleri hakkında bilgi verdi.

İleri yaştaki hastalarda şuur fluluğuna yol açabiliyor

Akciğerin iltihaplanması olarak belirlenen zatürre; bakteri, virüs, mantar gibi muhtelif mikroplar sebebi ile oluşabilmektedir. Hastalığın başlıca bulguları arasında; kuru veya balgamlı öksürük, yeşil veya sarı renkli bazen kanlı balgam çıkarma, ateş, titreme, soluk darlığı, baş sızısı, iştahsızlık ve halsizlik sıralanabilir. Bu bulguların yanı gizeme derin soluk alınca ya da öksürünce göğüste sızı ortaya çıkabilmektedir. Daha ağır ve özellikle yaşlı hastalarda şuur fluluğu da görülebilmektedir. Bu bulgular daha çok bakterilerin neden olduğu tipik zatürrede ortaya çıkmaktadır. Virüslerin ve öbür bazı mikropların neden olduğu zatürrelerde ise daha çok kuru öksürük, daha düşük ateş, baş sızısı, halsizlik, adale sızıları ve eforsuzluk gibi bulgular ön tasarıdadır.

Sigara içenler ve kronik hastalığı olanlar tehlike altında

KOAH gibi kronik akciğer hastalığı bulunanlar, sigara içen bireyler, yakın zamanda gribal enfeksiyon geçirenler zatürre hastalığına daha yakındır. Ayrıca Parkinson ve demans gibi yutkunmayı eforlaştıran bazı nörolojik hastalıklar, yenilen ve içilen şeylerin soluk borusuna kaçmasını basitleştirerek zatürreye neden olabilmektedir. Siroz, diyabet, kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olan veya bakım evinde yaşayan ileri yaştaki şahıslar da zatürre açısından tehlikeli grupta yer almaktadır. Bunların yanı gizeme kortizon ve kanser rehabilitasyonları gibi bağışıklık sistemini baskılayan gidişatlar da zatürre tehlikesini artırmaktadır.

Akciğerlerden sürtünme sesi geliyorsa dikkat

Zatürre bulgularının tümü hastalarda görülmese de öksürük hemen her hastada ortaya çıkmaktadır. Zatürre bulguları ile hekime giden bireylerin tetkikinde akciğerler steteskopla dinlendiğinde bazı sesler dinlenir. “Ral”, “ronküs”, “sürtünme sesi gibi” olarak belirlenen sesler dinleniyorsa tanı için hastadan akciğer grafisi, kan testleri ve gerek dinlendiği takdirde tomografi istenebilmektedir. Bazı hastalarda akciğer çeperleri arasında akışkan birikmesi varsa oradan alınacak misal ve çıkardığı balgamda mikrop araştırması yapılmaktadır. Seyrek bazı hastalara “bronkoskopi denilen endoskopi harekâtıyla akciğerlerin içini görerek analiz için misal alınabilmektedir.

Öksürük kesici ilaçları rastgele kullanmayın

Zatürrede hastaların çoğu evinde rehabilitasyon edilebilmektedir. Ancak yaşlı, ileri derecede kronik hastalığı olan, bakım evinde yaşayan, soluk alıp vermede güçlük sürükleyen, parmak ve dudaklarında morarma olan, tansiyonu hakimiyet altında olmayan ve şuur fluluğu gibi bulguları olan hastalar ile çocuklar sağlık kurumunda yatırılarak rehabilitasyon edilmelidir. Rehabilitasyon için mikrobun cinsine göre bir veya birkaç antimikrobik ilaç verilmektedir. İlaç rehabilitasyonuna ek olarak bol akışkan harcanmalı ve balgam yumuşatılmalıdır. Öksürük, akciğerdeki enfeksiyonun ehemmiyetli bulgularından ve bedenin korunma sistemlerinden biridir. Bu sebeple rehabilitasyon sırasında öksürük kesici ilaçların kullanılması önerilmemektedir. Yalnızca öksürüğün hastanın dinlenmesini yasakladığı veya şiddetli sızıya neden olduğu gidişatlarda bu ilaçlar hakimiyetli olarak verilmelidir. Zatürre sağlık kurumunda uyumayı gerektirecek ciddiyette ise akışkan ve antibiyotik rehabilitasyonları damar içine verilebilir ve yardım emelli soluk açıcı uygulamalar yapılabilir. Hasta iyileşene kadar kesinlikle istirahat etmelidir.

Tasarılı bir rehabilitasyon ile hastalar tamamen iyileşebiliyor

Zatürre rehabilitasyonu sonrasında evvelden başka hastalığı olmayan genç bir hasta genellikle bir hafta içinde iyileşmektedir. Daha ileri yaşlardaki ve kronik hastalığı olan şahıslarda iyileşip daha önceki eforuna erişme süresi haftaları bulabilir. Akciğer grafisinin banale dönmesi birkaç hafta alabilmektedir. Zatürre uygun ve zamanında rehabilitasyon edildiğinde tamamen iyileşen bir hastalıktır. Yinelemesi beklenen bir rahatsızlık değildir. Yineliyorsa tomografi ve daha ileri muayenelerle hava yollarında kalıcı genişleme sebebiyle balgamın atılamaması, hava yolunu daraltan, tıkayan bir hastalık varlığı incelenmelidir. Sigara içen şahıslarda hava yollarını mikroplardan ve hasarlı partiküllerden arınan mekanizma baskılandığı için zatürre yineleyebilmektedir.

Korunmanın yolu aşı olmaktan geçiyor

Zatürreden korunmada aşılanma büyük ehemmiyet taşımaktadır. Gribal enfeksiyonlar sonrasında zatürre daha sık görülmektedir. Bu sebeple özellikle tehlike etkeni taşıyan bireylerin senelik grip aşısı yaptırmaları önerilmektedir. Zatürreye en sık neden olan “pnömokok” isimli mikroba karşı geliştirilen aşı da 5 yaş altı çocuklarda, 65 yaş üstü erişkinlere ve yeniden kronik hastalığı olanlara yapılmalıdır. Bu aşının genellikle beş senede bir yinelenmesi gerekmektedir.

Zatürreyi griple karıştırmayın

Tutumsal ve perhiz tehlikeleri eksiltilerek kanseri önleyebilirsiniz

Soğuk hava, kapalı mekan, basitçe bulaşan virüs ve bakteriler… Kış aylarıyla beraber üst solunum yolu enfeksiyonu ve griple beraber çok sık tesadüfülen bir hastalık daha var ki o da zatürre. Üstelik bu iki hastalıkla bulgularının neredeyse eş olması, çok sık karıştırılabilmesine, bu sebeple zatürrenin rehabilitasyonunda geç kalınarak daha da ilerlemesine yol açabiliyor. Acıbadem Kadıköy Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, zatürreyi ‘mikroorganizmaların neden olduğu akciğer dokusunun irini’ olarak belirliyor ve genellikle bakteriler ve virüsler tarafından alana getirildiğini söylüyor. Ülkemizde ve dünyada en sık görülen hastalıklar arasında yer alan zatürre, yaşlıları, çocukları, gebeleri, kronik hastalığı ve beslenme bozukluğu olanları çok daha fazla tehdit ediyor. Dr. Zekai Tarım “Cemiyet orijinli pnömoni zatürre ayakta geçirilen hafif bir enfeksiyondan, sağlık kurumunda uyumayı, hatta yoğun bakımı gerektirecek ağır bir hastalığa kadar farklı biçimlerde olabilir. Dünyada her sene 4 buçuk milyon birey bu sebeple yaşamını kaybetmektedir. Vefat sebepleri arasında altıncı sırada yer alan ve soğuk havalarda görülme sıklığı çoğalan zatürrenin, çoğu zaman griple karıştırılarak rehabilitasyonunda geç kalınması ciddi meselelere hatta vefata dahi neden olabiliyor” dedi.

zatürre

En çok solunum yoluyla bulaşıyor

Zatürrenin ‘tipik ve atipik’ olmak üzere iki gruba böldüğünü belirten Dr. Zekai Tarım, tipik zatürrenin; üşüme, titreme, birden yükselen ateş, öksürük, koyu renkli balgam ve yan sızısı ile kendini gösterdiğini söylüyor. Daha çok gençlerde görülen atipik zatürrenin ise; ateş, halsizlik, baş sızısı gibi bulgularla beraber kuru öksürük ve hırıltılı solunum gibi yakınmalarla ortaya çıktığını belirten Dr. Zekai Tarım, zatürrenin en çok solunum yoluyla bulaştığını belirtiyor. Şahsın öksürüğü, hapşırığı ile havaya dağılan mikroplar saatlerce civarda asılı kalırken, sıhhatli bireylerin bu mikropları soluması hastalığın basitçe bulaşmasına yol açıyor. Toplu taşıma vasıtaları, kalabalık mekanlar, temas ve bireylerin kadeh hatta havlu gibi özel eşyalarını kullanmak da tehlikeyi artırıyor. Öte yandan lekeli sularda oluşan bakterilerden dolayı su sistemleri ve klimalar da bu riskli hastalığın yaygınlaşmasına neden olabiliyor.

grip

Zatürrenin gripten 4 ehemmiyetli farkı

Zatürrenin üst solunum yolu enfeksiyonu ve griple çok sık karıştırılabilmesinden dolayı çok daha riskli bir hal alabildiğini vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, “Bu sebeple hastalar hekime müracaat ettiklerinde ilerlemiş bir zatürre ile karşılaşabilirler. Zatürreyi gripten ayırt etmede 4 ehemmiyetli işaret; 3 günü geçen yüksek ateş, yan sızısı, balgamlı öksürük ve genel vaziyet bozukluğudur. Hastanın ateşinin düşmemesi, tansiyonun çok düşmesi, solunum kasveti ve fazla terleme ile su kaybetmesi hastalığın genel seyrini çok negatif etkilemekte ve sağlık kurumunda yatırılarak rehabilitasyonu gerektirmektedir” ifadelerini kullandı.

grip

Rehabilitasyonda hayati kaideler

Doktorin vereceği antibiyotikler ağızdan veya enjeksiyon biçiminde, kesinlikle doktorun önerdiği zaman süresince kullanılmalı. ‘Kendimi iyi seziyorum’ diyerek rehabilitasyon kesilmemeli.

Çoğunlukla su olmak üzere bol akışkan alınmalı.

Sıhhatli beslenilmeli, mevsim sebze ve meyveleri kesinlikle harcanmalı.

Kesinlikle istirahat edilmeli.

zatürre

Zatürreden korunmanın tesirli yolları

Özellikle yaşlılar ve kronik hastalıkları olanlar, kesinlikle doktora danışmak koşuluyla zatürre aşısı yaptırmalı.

Influenza virüsüne bağlı oluşan zatürreyi yasaklamak emeliyle özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar her sene grip aşısı olmalı.

Sıhhatli ve balanslı beslenmeye itina gösterilmeli.

Meyve ve sebze tüketimine ağırlık verilmeli.

Spor veya haftada en az üç gün, yarım saat kumpaslı, tempolu yürüyüş yapılarak beden mukavemeti artırılmalı.

İçki, sigara ve hasarlı maddelerden sakınılmalı.

Rastgele antibiyotik ve ampirik ilaçlar uygun olmayan nebatsal karışımlar kullanmak bedende mukavemetli mikroorganizmaların gelişimine neden olduğundan doktor önermediği taktirde kullanılmamalı.

Zatürre ile alakalı doğru öğrenilen yanlışlar

Zatürre ile alakalı doğru öğrenilen yanlışlar

Zatürre, Türkiye’de vefata neden olan hastalıklar arasında 5. sırada, enfeksiyona bağlı vefatlar arasında ise 1. sırada yer alıyor. Akciğerlerde alana gelen iltihaplanma sonucunda ortaya çıkan son derece ciddi bir hastalık olan zatürre hakkında cemiyetimizde pek çok doğru öğrenilen yanlış var.

Zatürre hakkında doğru bildiğiniz yanlışlar

Yanlış 1: Antibiyotiklerle rehabilitasyon edilebilmektedir

Bu yanlıştır ve rehabilitasyonu zatürreye neden olan faktörler tanımlanarak tasarlanır. Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonlarda rehabilitasyon edicidir, oysa zatürre her zaman bakteriyel olmamakta. Yaygın nedeni bakteriler olsa da, mantar ve virüsler de akciğerleri etkilemekte ve zatürreye yol açabilmektedir.

Yanlış 2: Zatürre bir cins soğuk algınlığıdır

Bu ifade çok yanlış ve risklidir. Oysa zatürre, soğuk algınlığı vaziyetinden çok daha aşırısını ifade etmekte. Başlangıçta soğuk algınlığına benzeyebilir, ancak ilerledikçe ağırlaşır ve ciddi rehabilitasyon gerektirir.

Yanlış 3: Erişkinler zatürre mevzusunda bağışıktır

Bu da yanlış bir ifadedir. Doğrusu, bağışıklık sistemleri zayıflayan erişkinlerin zatürreye tutulma ihtimalleri çok daha fazla. Bağışıklığın sıhhatli olması genellikle pnömaniyi önler, ancak yeniden de tutulmayacağı anlamına gelmez.

Yanlış 4: Zatürre rehabilitasyonu netlikle sağlık kurumunda yapılmalıdır

Bu herkes için doğru değildir. Zatürrenin şiddeti herkese göre değişkenlik gösterir. Kimilerinde hafif izler kimilerinde şiddetli olabilir. Ağır izlemeyen zatürre hastalıklarının konutta rehabilitasyonları muhtemeldir.

Yanlış 5: Sadece soğuk abuhavada yaşayan bireylerde zatürre olur

Zatürreye tutulma ihtimali abuhavayla oldukça az ilintili bir gidişattır. Soğuklarda çok fazla dış civara çıkmak istemezsiniz. Oysa kapalı ve sıcak civarlar zatürreye neden olan bakterilerin artması için çok uygundur. Bundan dolayı da zatürre hadiselerinde kış mevsiminde çoğalış görülmekte. Özellikle tropikal abuhavaya sahip bölgelerde sıcak ve nem fazla olduğundan zatürre olayları daha çok yaşanmakta.

Yanlış 6: Akciğerlerin ikisinde birden görülen zatürre, birinde görülmesinden daha risklidir

Akciğerlerin sadece tekinde görülen akut zatürre, akciğerlerin ikisinde birden olan kronik bir gidişattan daha tesirli olabilmekte. Burada ehemmiyetli olan pnömaninin mevcut gidişatının tanımlanmasıdır.

Yanlış 7: Zatürre aşısı sadece yaşlılarda gerekir

Zatürreye tutulma tehlikeyi 65 yaşını geçen bireylerde daha fazladır, ancak sadece bu gruptaki bireylere aşı yapılmasının zorunlu olduğu fikri yanlıştır. Yaşlı olmayan her gruptaki şahıslar eğerastım, diyabet, KOAH gibi meseleleri varsa ve bağışıklık sistemi cılız olanlar ile fazla içki harcayan şahısların da aşı yaptırmalarında fayda vardır.

Zatürre ile alakalı merak edilenler

17 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Zatürre ile alakalı merak edilenler

Kış hastalığı olarak öğrenilen zatürre, kronik rahatsızlığı olanlarda daha ağır izleyen ve zaman zaman vefatla sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Prof. Dr. Ferah Ece zatürre ile alakalı merak edilen sualleri cevapladı.

Zatürre nasıl ortaya çıkar

Akciğer lobunun iltihaplanması biçiminde ortaya çıkan, eşlik eden başka bir hastalığı olmayan hastalarda, günlük hayatı sırasında görülebilen, kronik bir rahatsızlık sahibi olan bireylerde daha ağır bir biçimde izleyen ve zaman zaman vefatla sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Bu hastalıkta akciğerlerde bulunan hava kesecikleri cerahatli bir akışkanla dolduğundan akciğerlerin misyonu olan oksijen alışveriş işlevi bozulur ve bu sebeple kanda oksijen seviyeyi eksilir. İltihaplanmaya virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar neden olur.

Bulaşıcı mıdır

Zatürreye neden olan bu mikroplar bireyden şahsa, yakın temas neticeyi bulaşırlar. Hastalığın sıhhatli bireylere bulaşması, öksürük, aksırık ya da hasta bireylerin konuşması sırasında havaya dağılan damlacıkların doğrudan solunması yoluyla hakikatleşir. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu hâlde yaşadığı mektepler, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma ihtimalinin fazla olduğu yerlerdir. İçki, uyuşturucu maddeler, sigara ve makûs yaşam koşulları, ağır grip taban hazırlayan etkenlerdendir.

Grip zatürreye çevirebilir mi

Ağır geçen grip hastalığı zatürreye civar hazırlar, bedeni fazla miktarda cılız düşüren hastalıkların seyri sırasında da zatürre ortaya çıkar.

Bulguları

Pnömonide şikayetler faktör mikroorganizmanın cinsine göre farklılıklar gösterir. Bakteriyel pnömonilerde genellikle ateş, üşüme ve titreme ile başlar ve gitgide yükselir. Öksürük başlangıçta kuru niteliktedir. Ancak daha sonra öksürükle birlikte cerahatli balgam da görülür. Yan sızısı, akciğer çeperlerinin tahrişi neticeyi alana gelebilir ve öksürmekle, soluk alıp vermekle sızıda çoğalış olur. Hastalığın yaygınlık derecesine göre hastalarda soluk darlığı ve el, ayak ve dudaklarda morarmalar görülebilir. Halsizlik, iştahsızlık, küskünlük gibi genel şikayetler sıklıkla hastalığa eşlik eder.

Rehabilitasyonu nedir

Rehabilitasyonda antibiyotikler, gerekirse antiviral casuslar, ateş düşürücüler kullanılması, oksijen alınması, su kaybını karşılayacak miktarda akışkan alınması, yatak istirahati, bol vitaminli ve yüksek kalorili perhiz ile hastanın çok iyi beslenmesi gerekir.

Nasıl korunmak gerekiyor

– Grip hava yolu ile bulaşan bir hastalık olduğundan, grip virüsüne tutulmuş insanların öksürme ve aksırmaları ile civara saçtıkları virüslerden korunmak için maske kullanmak en tesirli yoldur.

– Toplu vasıtalar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, pakliğe itina göstermek gibi ihtiyatlarla gripten korunmak muhtemel olabilir.

– Stres, beden mukavemetini eksilttiği için hastalıklara da taban hazırlayan en ehemmiyetli faktörlerdendir. Bu sebeple, muhtelif yollar ile stresten uzaklaşmak sıhhatli kalmayı da birliktesi getirecektir.

– Sigara içmemek, kumpaslı yatmak alınacak öteki tedbirler arasında sayılabilir.

Kalp hastalığınız varsa rüzgara doğru yürümeyin

15 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Kalp hastalığınız varsa rüzgara doğru yürümeyin

Havaların soğuması ve kış aylarında oluşan hava lekeliliği özellikle kalp ve yüksek tansiyon hastalarında ciddi risklere neden olur. İnsan bedeni iç ısısı statiktir ve vasati 36-37 derecedir. Soğuk havalarda bedende bir ekip farklılıklar oluşur. Ten damarları ısı kaybını eksiltmek için fizyolojik olarak büzüşür, adaleler istemsiz olarak titreme ile ısı yaradılışını arttırır. Beden sıcaklığını gözetebilmek için kalp daha fazla kan pompalar; sonuçta kalbin daha fazla oksijene gereksinimi olur. Ayrıca kalp damarlarında büzüşme; kanın pıhtılaşmasında, nabız rakamında ve kan tazyikinde çoğalma alana kazanç. Göğüs sızısı, ritm bozuklukları, hipertansiyon saldırıları, kalp krizi ve ani vefatların görülme tehlikeyi çoğalır. Medical Park Gaziosmanpaşa Sağlık Kurumu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Akdemir mevzuyla alakalı şu ihtarlarda bulundu.

evde spor

Soğukta sarih hava yerine konutta spor yapın

Her insan bedeninin soğuk havaya verdiği yanıt değişik olabilir. Yaş, fiziksel vaziyet, altta uyuyan kronik hastalıkların rakamı ve ciddiyeti soğuğa karşı verilen cevabı tesirler. Hipertansiyon, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, obezite, ailede kalp hastalığı hikayesi gibi tehlike etmenlerine sahip bireylerin kalp krizi tehlikesinden korunmak için daha dikkatli olması ve kışa girmeden evvel kesinlikle yeni bir sıhhat hakimiyetinden geçmesi gerekir. Kalp ve tansiyon hastalığı olan hastalar kış mevsiminde fiziksel kondisyonu iyileştirmek için etkinliklere, yürüyüşlere devam etmeli, sarih havada spor yapmak yerine konutta veya spor salonlarında egzersizi seçim etmelidirler. Kış aylarında yapılan fiziksel etkinliklerde civar ısısı, esinti, civarın nemi, soğuğa maruz kalınan zaman, fiziksel etkinliğin şiddeti ehemmiyetlidir. Soğuk havalarda yele karşı değil; yeli arkanıza alarak yürümelisiniz. Kalp krizi geçirdiyseniz dumanlı, lekeli, esintili soğuk havalarda olabildiğince dışarı çıkmamalı, çıkmak zorundaysanız kesinlikle yanınıza dilaltı hapını almalısınız.

kol ağrısı

Kol sızısı deyip geçmeyin

Göğüs kafesinde tedirginlik, baskı, ağırlık, yanma ve sıkışma gibi bulgularda zaman kaybetmeden sağlık kurumuna müracaat etilmelidir. Ayrıca tek veya her iki kolda, sırtta, midede sızı, soluk darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi gibi bulgular da kalp krizinin işareti olabileceğinden önemsememe edilmemelidir. Asla tok karnına egzersiz yapmayınız, yemeklerden sonra en az 2 saat geçmiş ve midedeki dolgunluk hissinin eksilmiş veya kaybolmuş olmasına dikkat ediniz. Özellikle soğuk havalarda yemeklerden hemen sonra mide doluyken egzersiz yapıp yediklerini eritme fikri yanlıştır. Sarih havada spor yapmak isteyenler için sabah erken saatler yerine havanın oranla daha ılık olacağı öğlen saatleri seçim edilmelidir. Kumpaslı olarak egzersiz yapmıyorsanız; orta yaş ve üzerindeyseniz soğuk havalarda yeni egzersize başlayacaksanız evvelinde hekiminize müracaat etmeniz verimli olacaktır.

kat kat giyinmek

Çok kalın giyinmeyin

Fazla kalın elbiseler giymek yerine, bedeni ısıtacak elbiseler seçim edilmelidir. Isı kaybının büyük kısmı baş bölgesinden olduğu için soğuk havada uzun zaman kalacak olan şahıslar bere veya şapka kullanmalıdır. Isınmak için netlikle içki alınmamalıdır. İçki başlangıçta damarlarda genişlemeye neden olarak ısı çoğalışı sağlayacaktır fakat bu vaziyet hayati uzuvlardan kalp, beyin, böbrek gibi ısı kaybına yol açacaktır. Soğuktan korunmak emeliyle sigara içilmemelidir. Sigara, sempatik asap sistemi uyarılmasına bağlı olarak kalp süratini, kan tazyikini, kalp debisini çoğaldırır ve sonuçta kalp lüzumu da çoğalır. Ayrıca kalpte kumpassız atışlara, kalp krizine ve ani vefatlara yol açabilir.

grip

Grip ilacı kullanırken dikkat

Enfeksiyonlar, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, kalp hastalarında oldukça ağır izleyerek, kalp krizini ve kalp yetmezliğini tetikleyebilir. Kalp veya akciğer hastalığı gibi kronik hastalığı olan hastalar havalar iyice soğumadan güz mevsiminde grip ve zatürre aşısını kesinlikle yaptırmaları gerekir. Kalp hastalarının grip ilaçları kullanırken de dikkatli olması gerekir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı şikâyetleri için kış aylarında sıklıkla reçete edilen ilaçların çoğu tansiyon yükselmesine, ritm problemlerine ve kalp krizine yol açabilir. Kalple ilişkili yan tesirlerinin fazla olması sebebiyle soğuk algınlığı ilaçlarının kalp hastalarında kullanımı mahzurludur.

c vitamini

C vitamini hastalıktan gözetir

Balanslı ve sıhhatli beslenme kalp sıhhati açısından büyük ehemmiyet taşır. Kalp hastalığı olan hastalar beslenme biçimlerini kış mevsimine göre tertip etmelidir. Hastalar kendileri için uygun dozu aşmayacak biçimde her çeşit gıda harcayabilir. Kış aylarında yeterli ölçüde C vitamini alınmalı ve kış meyveleri bolca harcanmalıdır. Soğuk havalarda kilo almamaya itina gösterilmelidir. Karbonhidratlar bakımından zengin bir perhiz yerine; protein, yağ ve karbonhidrat oranları balanslı bir beslenme biçimi özümsenmelidir.

Zatürre deyip geçmeyin

14 Aralık 2019 Cinsel Sağlık

0 Yorumlar

Zatürre deyip geçmeyin

Bir Hayli bireyin ”Yalnızca öksürüyorum”, ”Hafif grip oldum”, ”Şimdi hekime gitmeye ne ihtiyaç var” gibi laflarla küçümsediği zatürre, özellikle 65 yaş üstündeki şahıslar ve kronik solunum yolu hastalığı KOAH, astım, bronşektazi gibi olanlar açısından çok daha fazla tehlikelidir. Bu şahıslarda zatürrenin çok daha ağır ve süratli ilerleyen formları daha çok görülmektedir.

Ateş, küskünlük hali, öksürük, balgam çıkarma ve soluk darlığı gibi bulgular görüldüğünde şipşak hekime müracaat etmek bazen 24 saat daha erken rehabilitasyona başlanması dahi yaşam kurtarıcı olabilmektedir. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Servet Kayhan’a göre zatürre şehirlerde, kış ayları ve ilkbahara geçiş yarıyılında oldukça sık görülüyor. Zatürre rehabilitasyon edilmediği taktirde bedende muhtelif karmaşıklıklara neden olarak vefata sebebiyet verebiliyor.

İlk bulgular: Halsizlik ve ateş

Bakteriyel orijinli tipik pnömonilerde genellikle birkaç gün içinde başlayan öksürük, halsizlik ve birliktesi ateş alana geliyor. Üşüme ve titreme ile başlayan ateş, gitgide yükselebiliyor. Hastalığın yaygınlık derecesine bağlı olarak ise soluk darlığı sezilebiliyor. Öksürük başlangıçta kuru olsa da daha sonrasında öksürükle birlikte sarı renkli cerahatli balgamla da karşılaşılabiliyor. Göğüs, sırt veya yan sızısı şikayeti en sık izlenen belirtiler arasında yer alıyor” diyen Dr. Servet Kayhan, sigara kullanımının yanı gizeme bireyde mevcut olan şeker, kronik kalp ve akciğer hastalıklarının hem zatürre gelişimini basitleştirdiğini hem de hastalığın daha ağır izlemesine yol açtığını belirtiyor.

D vitamini büyük ehemmiyet taşıyor

Özellikle çocukluk çağındaki zatürrelerde D vitamini büyük ehemmiyet taşıyor. Beden mukavemetini artıran besinlerin başında ise probiyotik içeriği zengin konut üretimi yoğurtlar ve kefir geliyor. Bunun yanı gizeme selenyum, omega -3 ve özellikle A ve C vitaminleri de beden korunmasında ehemmiyetli rol oynayan beyaz kan hücrelerini aktive ederek tesirli oluyor.

Page 1 of 21 2